banner

Kadın idareci olduğunuzda gözler üzerinizde…




Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, kadın idarecinin yanlış yapma, aksamaya sebep olma, erteleme lüksü olmadığını, kadın idareci olduğunuzda tüm gözlerin sizin üzerinizde olduğunu ifade ediyor.

Kadın idarecinin yanlış yapma, aksamaya sebep olma, erteleme lüksü olmadığına dikkat çeken Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, “ Her yönetici gibi ben de zorluklarla karşılaşıyorum ama kendimi şanslı hissediyorum. Ekibim ve çalışma arkadaşlarım arasında kadınların sayısı azımsanmayacak durumda… Hem destek görüyorum hem de elimden geldiğince desteklemeye, teşvik etmeye çabalıyorum” dedi.

Ülkemizde çok az sayıda olan kadın rektörlerden birisiniz. Öncelikle bu durumun sizin için önemi nedir? Diğer kadın rektörleri nasıl buluyorsunuz?

Ege Üniversitesi’nden mezun olup akademik çalışmalarımı yürüttüğüm kurumda üst yönetici pozisyonunda çalışıyor olmak benim için gurur vericidir. İçinden yetiştiğiniz kuruma katkı sağlıyor olmak ayrı bir sorumluluğu gerektiriyor. Öğrencilerimizi düşündüğümde 60 bin kişilik bir ailenin “annesi” gibi hissettiğim zamanlar oluyor. Kadın rektör olarak, görev ve sorumluluğumun farkındalığıyla, zorluklara rağmen hep daha fazlasını nasıl gerçekleştirebiliriz diye sorguluyorum. Bilgiyle, özenle ve özveriyle çalışıp özellikle gençlere rol model olmak zorundayız. Diğer kadın rektörlerin de aynı bilinçle hareket ettiğinden kuşkum yok.

Ülkemizde kadın idareci olmanın birçok zorluğu var. Özellikle kadın yöneticiler eğitim alanında ne gibi zorluklar yaşıyor? Siz bu zorlukları yaşadınız mı?

İdareci olmak, farklı taleplere en iyi ve doğru şekilde cevap verebilmeyi, sorunlara çözüm üretebilmeyi, öngörüyle hareket edebilmeyi ve nihai sonuçlara ulaşabilmeyi gerektiriyor. Kadın idareci olduğunuzda gözler üzerinizde… Yanlış yapma, aksamaya sebep olma, erteleme lüksümüz yok. Her yönetici gibi ben de zorluklarla karşılaşıyorum ama kendimi şanslı hissediyorum. Ekibim ve çalışma arkadaşlarım arasında kadınların sayısı azımsanmayacak durumda… Hem destek görüyorum hem de elimden geldiğince desteklemeye, teşvik etmeye çabalıyorum. Bardağın dolu tarafını görmekten yanayım. Kararlılığım sayesinde de yılmıyorum, hep bir çıkış yolu bulacağımı umut ediyor ve başarıya giden yolun zorluklarını sağlam adımlarla aşacağımı düşünerek çalışıyorum. Rektörlük görevini ikinci dönem yürüten bir yönetici olarak çok çalışmanın ve hedeflere odaklanmanın başarıyı getireceğine inanıyorum. Yeter ki kararlı olalım.

Kurumunuzu yönetirken nelere dikkat ediyorsunuz? Nasıl bir yönetim modeli benimsiyorsunuz?

Ege Üniversitesi ailesinin bir üyesiyim. Öğrenciliğim, akademik hayatım, idari görevlerimle birlikte uzun yıllardır bu kurumun içindeyim. Ege Üniversitesi ailesinin kurum aidiyeti yüksek bir üyesi olarak, şu anda yürüttüğüm görevde de Ege Üniversitesi ailesine layık olmaya çalışıyorum. Katılımcı, şeffaf, demokratik bir yönetim modelini benimsedik. Farklı seslere hep bir renklilik diye baktım, kurumumuzu güçlendiren, farklılaştıran, öne çıkmasını sağlayan bir renklilik… “Birikimi bıkmadan, yılmadan yorulmadan harekete geçirmek” anlayışıyla dinamiklerimizi harekete geçirecek ve bizi geleceğe taşıyacak bir vizyonla Ege Üniversitesi’ni ileri taşıyacağız ve bunu birlikte başaracağız. Öğrencilerimiz, personelimiz, emeklilerimiz, mezunlarımız ve paydaşlarımızla…

KADIN AKADEMİSYENLER ALKIŞI HAK EDİYOR

Kadınların eğitim dünyasındaki yerini genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de kadın akademisyen sayısı, diğer ülkelerdeki kadın akademisyen oranı ve farklı meslek gruplarıyla kıyaslandığında yüzleri güldürüyor. Ege Üniversitesi buna iyi bir örnek… Sadece nicelik olarak değil nitelik olarak kadın akademisyenler çalışmalarıyla alkışı hak ediyor. Gelecek kuşaklara bırakılacak miras için kadın eğitimcilerin rolü tartışılmaz. Gönül ister ki daha çok sayıda kadın yöneticiyi görebilelim ve kadın emeğinin görünür olmasına hep birlikte katkı sağlayabilelim.

Kadının toplumdaki ve iş dünyasındaki konumunun değişmesi sizce neye bağlı? Bu değişimde eğitimin rolü ne derece önemli?

Öncelikle kadınların bilinçlenmesine, kendi güçlerinin, bilgi ve deneyimlerinin farkındalığının artmasına bağlı diyebilirim. Türkiye’de iş dünyasında da toplumun karar alma mekanizmalarında da kadınların başarılarına tanıklık ediyoruz. Uluslararası anlamda kadınlar kendi pozisyonlarında sıralamalara giriyor, ödüller alıyor, ülkemizi temsil ediyor. Bir yandan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, baskı ise sürüyor. Üniversiteler işbirliklerini artırarak topluma hizmet rolünün hakkını vermeli, toplumun farklı kesimlerine yönelik projeler gerçekleştirmelidir. Örneğin bizim üniversitemizde kadın sorunları ve çözüm yolları üzerine çalışmalar yürüten bir uygulama ve araştırma merkezimiz var. Diğer taraftan, yetiştirdiğimiz öğrencilerin sadece diplomalarıyla mezun olmaları bizim için yeterli değil; bu yüzden özgüveni yüksek, sosyal ve kültürel çalışmalara aktif katılan, hayata erkenden atılabilen, girişimci ruha ve enerjiye sahip, gelişen dünya dinamiklerine uyum sağlayabilen, sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katılan bilinçli ve duyarlı gençler yetiştirmeye gayret ediyoruz.

Devletin ve özel sektörün kadınlarla ilgili yaptığı çalışmaları yeterli buluyor musunuz? Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Kadının çalışma hayatına dair hukuki düzenlemeler ivedilikle ve sivil toplum kuruluşlarının talepleri göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Her ne kadar roller değişse de kadının ev ve çocuk gibi sorumluluklarının çalışma hayatında yarattığı zorluklar göz ardı edilmeden çalışma hayatına dair iyileştirmeler gerçekleştirilmelidir. Son dönemde hem kamu kurumları-özel sektör işbirliklerinin hem de özel sektörden firmaların kadına yönelik iyileştirmeler içeren, farkındalıkları arttıran projelerinin çeşitlendiğini ve arttığını gözlüyorum. Ama çok önceleri bu çalışmalar yeterli olsaydı bugün hala cinayetleri, şiddeti, düşük ücreti konuşuyor olmazdık. Demek ki hepimizin elimizi taşın altına koymamız ve başta hem sosyal hayatta hem de iş hayatında kadın haklarına yönelik kollektif bilinci oluşturmamız gerekiyor.

HEDEFLERİ OLAN BİR ÖĞRENCİYDİM

Eğitim hayatınızdan bahsedecek olursak, nasıl bir öğrenciydiniz?

En zor olan sanırım kendini anlatmak… Ne istediğini bilen, çalışmaktan yorulmayan, hedefleri olan bir öğrenciydim diyebilirim. Sorumluluk almaktan kaçınmazdım. İnsanların sorunlarına çare olabilmeyi, dertlerine deva olabilmeyi hep istemiştim. Sanırım Tıp Fakültesi bunun için en doğru yer oldu benim için… Elbette farklı dönemlerde farklı tercihler yapmayı düşündüm ama Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi idealimdi ve bunu gerçekleştirdiğim için mutluyum.

Yeni mezun olan kadın öğretmenlere ve eğitim sektöründeki genç kadın girişimcilere tavsiyeleriniz neler olur?

Öyle bir nesil geliyor, gelişmeler o kadar hızlı cereyan ediyor ki bu hıza yetişmek için sürekli kendimizi yenilememiz gerekiyor. Eğitim sektöründeki sıkıntılara rağmen, öğretmenlerin bilinçli, değişime açık, sürekli kendini yenileyen, donanımlı olması gerekiyor. Öğretirken öğrenmeyi bilmeliyiz, uluslararası gelişmeleri takip etmeliyiz. Kadın girişimcilerin bulundukları alanda en iyi olmayı hedeflemeleri, ilkleri gerçekleştirmeyi, başarısızlıkları olsa bile denemekten ve çalışmaya devam etmekten vazgeçmemeleri gerektiğini düşünüyorum.  John Dewey’in sözünü hatırlatmak istiyorum: “Bugünün çocuklarını, dünün yöntemleri ile eğitirsek, yarınlarından çalarız.”

Kadının çalışma hayatına dair hukuki düzenlemeler ivedilikle ve sivil toplum kuruluşlarının talepleri göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Her ne kadar roller değişse de kadının ev ve çocuk gibi sorumluluklarının çalışma hayatında yarattığı zorluklar göz ardı edilmeden çalışma hayatına dair iyileştirmeler gerçekleştirilmelidir.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.