91 yıllık Cumhuriyetimizde özel okullar




Cumhuriyetimizin ilanı ile birlikte, eğitim alanında da büyük değişimlerin gerçekleştirildiği bilinmektedir. Geçen 91 yıllık süre içinde çok sayıdaki sivil toplum kuruluşları (STK), alanlarıyla ilgili yapılanmaya gitmişlerdir. Gerçi toplumumuzda meslek sahiplerinin dayanışması tarihsel olarak yüzyıllar öncesine uzanmaktadır. Ancak eğitim alanında hizmet veren özel sektör kurumları dayanışmasının ilk örneği 1951 yılında özel okullar tarafından gerçekleştirilmiş ve kurulan Dernek günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Cumhuriyetin ilanından önce, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancılar tarafından açılışlarına izin verilmiş ve yasal adları "özel yabancı okullar" olan okullara, öğrenimlerini yabancı dil ile yapabilmesi, öğretim programlarında bazı esnekliklerin bulunması ve gelir vergisinden muaf olması gibi istisnalar tanınmıştır.

Yabancı kurucular tarafından açılan özel okullardaki eğitim uygulamaları ve özellikle etkin yabancı dil öğretimindeki başarıyı fark eden gençler bu okullara yönelmekteydi. Cumhuriyet’in ilanından iki yıl sonra 1925 yılından itibaren, bu amaçla sınırlı sayıda ve Türkiye'nin belli yerlerinde, yabancı okullara eş değer okullar açılma çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığınca başlatılmış ve iki-üç yıl sonra kolej adındaki yeni okul türü eğitim sistemimize katılmıştır.

1950'li yılları imkan ve şartlarında, özel Türk okullarından hizmet satın alabilecek öğrenci sayısının az olması, özel okulların daha iyi kalitede eğitim vererek cazibelerini arttırma gereğini ortaya çıkarmıştır. Özel Türk okullarının yabancı okullarla aynı statüye kavuşma isteklerine ise Bakanlıkça olumlu yanıt verilmemiştir. Aynı hizmeti veren grubun içindekilerden bir bölümüne istisna tanınıp diğerlerinin mahrum bırakılması açık bir çelişki idi. Haklı taleplerinin birlik içinde sektör olarak savunulmasının daha etkili olacağı düşüncesi ile Cumhuriyet’in ilanından 28 yıl sonra kurulan Dernek, resmi makamlar nezdinde girişimlerini yoğunlaştırdı.

Yabancı okullara tanınmış olan hakların kendilerine de verilmesi ayrıca özel okulculuğun ülke genelinde yaygınlaşmasının sağlanması amacıyla özel Türk okulları tarafından, 1951 tarihinde Şişli’de “Türk Özel Okulları Derneği” kuruldu. Dernek tüzüğünün amaçlarına bakınca, bu isim altında kurulmasının sebebi kolayca anlaşılmaktadır.

Özel okullar, aynı mevzuat hükümleri kapsamında olmak üzere; Özel Türk okulları, özel azınlık okulları (T.C. vatandaşı azınlık çocuklarının devam ettiği okullar), özel yabancı okullar, özel eğitim okulları ve özel uluslararası okullar olarak hizmet vermektedirler.

1950’li yıllarda ise yine aynı mevzuata tabi olmak üzere özel yabancı okullar, özel azınlık okulları ve özel Türk okulları olmak üzere üç grup halinde faaliyet göstermekteydiler. Ancak uygulamada yabancı okullara tanınan ayrıcalıklardan dolayı Türk özel okulları kendilerini (mağduriyetlerini)  ifade etmek için Türk Özel Okulları Derneği ismi altında bir araya gelmişlerdir.

Derneğin kurucuları:

Yeni Kolej'in kurucusu Mehmet Ali Haşmet Kırca (Derneğin ilk başkanı), Boğaziçi Lisesi kurucusu Kudret Sandalcı ve Aydın ilkokulu kurucusu Münevver Aydın'dır. Bu kurucular aynı zamanda okullarında müdür olarak da görev yapmaktadırlar.

Derneğin amaçları arasında yer alan; yabancı okullara uygulanan yabancı dil öğretim programlarının özel Türk okullarında da uygulanması, yabancı okullarda uygulanan ders program ve metotlarındaki esnekliklerin kendi okullarına da sağlanması, yabancı okullar için uygulanan gelir vergisi muafiyetinin özel Türk okullarına da tanınarak bu okullar üzerindeki mali yükün hafifletilmesi,

Özel Türk okullarının ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlayacak mevzuatın düzenlenmesi, hususlarının da bulunduğu dernek tüzüğü, dernek yönetimi tarafından o dönemin Milli Eğitim Bakanı Merhum Tevfik İleri'ye iletilmiştir. Ancak amaçların gerçekleşmesi için daha uzun yıllar beklenmesi gerekecektir.

Eğitim alanındaki ilk birlikteliği gerçekleştiren yönetim kurulu ve kendilerinden sonraki yönetim kurulları, saptanan amaçların sınırlarını taşırmamış, ticari gayeleri ilk sıraya çıkarmamış, siyasi veya sosyal eğilimlerini dernek sınırları içine taşımamış ve kamu hizmeti yapan bir kuruluş gibi faaliyette bulunmuşlardır. Dolayısıyla ülkemizde zaman zaman görülen olağan üstü dönemlerde bile çok kısa süreli geçici kapatmalar dışında hizmetinde hiçbir kesinti olmamıştır. Yapılan tüzük düzenlemeleri uyarınca Dernek adında değişiklikler yapılmasına rağmen kuruluşundaki amaçlar ve bu amaçların gerçekleştirilmesi hep temel hedef olarak kalmıştır.

Hizmetlerini bu inançla devam ettiren Dernek, hedefledikleri amaçlarının tamamını değilse de bir kısmını elli yıl sonra da olsa elde etmenin hazzını duyduğunu sanıyorum. Yönetim kademesinde bulunanlar bu sektörün yaşamasının kaliteli eğitim vermek, gelişen teknolojik imkanlardan azami derecede yararlanmak ve Dernek Genel Kurullarınca belirlenen ilkelerin titizlikle uygulanması gerektiğini her ortamda ifade etmişlerdir. Bu yaklaşım ve anlayış 63 yıl boyunca etkin kılınmaya çalışılmıştır.

Kuruluşunda asil ve fahri üye olarak toplam 59 üyesi vardı. Bu üyelerin hemen tamamı İstanbul'daki özel  okullar olduğundan, lokal bir Dernek konumunda idi. Bugün ise ülkemizin her yöresinde eğitim faaliyeti gösteren özel okulun üyesi olduğu büyük bir STK haline gelmiştir.

Beyoğlu - İstanbul adresinde, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği adı altında hizmetlerini sürdüren Dernek; European Council of International Schools (ECIS) (Avrupa Uluslararası Okullar Birliği), European Council of National Association of Independent Schools (ECNAIS) (Avrupa Birliği Ulusal Özel Okullar Derneği) gibi STK’ların aktif üyesi olarak faaliyet göstermektedir. Gerçekleştirdiği yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim, öğretim, yönetim, sosyal ve teknolojik alandaki gelişmelere ilişkin hizmet içi organizasyonları, eğitim ile ilgili yayınlar, sempozyum, panel ve konferanslarla üyesi olan ve olmayan bütün katılımcılara hizmet sunmaya devam etmektedir.

2000 yılından bu yana hiç aksatılmadan, bin kişiyi aşan katılımcı sayısıyla düzenlenen, yerli ve yabancı birçok akademisyenin sunumda bulunduğu "Geleneksel Eğitim Sempozyumları" genel eğitim sistemimize projektör tutmaktadır.

Bu sempozyumlarda maarif sistemimiz hakkında kapsamlı analizler yapılmakta eğitimimize farklı pencerelerden bakılarak eğitim alanındaki gelişmelerin sisteme kazandırılması yönünde bilgi havuzları oluşturulmaktadır. Cumhuriyetimiz var oldukça Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin hizmetlerine devam etmesini yürekten dileriz.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2004 yılı istatistiklerinde genel örgün eğitim sistemimiz içerisindeki özel okul öğrenci sayısı 245.414 olarak belirtilmiştir. Bu sayı genel örgün eğitim içindeki öğrencilerin %1.7'sidir.

2014 yılı istatistiklerinde ise öğrenci sayısı 629.414 olarak belirtilmiştir. Oran da % 4.36 'ya ulaşmıştır. On yıllık süre sonunda, özel okullarda öğrenim gören öğrenci sayısında 2,5 kattan fazla artış gerçekleşmiştir.

5628 sayılı yasa gereğince özel dershanelerin yaklaşık % 10-15'inin özel okula dönüşme ihtimali ve Devletçe verilen eğitim öğretim desteğinin de etkisiyle özel okullarda öğrenim gören öğrenci sayısının 2014-2015 öğretim yılı sonunda tahminen 750.000 civarına ulaşacağını söyleyebiliriz.

2014-2015 öğretim yılının başından itibaren resmi okullarda okuyan öğrencilerden özel okullara geçmek isteyenlere Devlet bütçesinden eğitim desteği verilmektedir. Yine 2014-2015 öğretim yılında özel okullarda okuyan öğrencilere resmi okullarda olduğu gibi ücretsiz kitap verilmektedir. Özel okul öğrencilerine verilen bu mali destekler, tabii ki hükümetin verdiği karar üzerine yapılan yasal düzenlemeler sonucudur. Ancak ilk defa gerçekleşen bu olumlu gelişmelerden herkes kendisine bir mutluluk payı çıkarmaktadır.

Yukarıda birkaç kez vurguladığımız gibi ilk tüzüğünde amaç olarak belirlemiş ve 63 yıl boyunca özel okul sektörünü destekleyici uygulamaların hayata geçirilmesi, özel okulların ülke genelinde yaygınlaşması hatta % 20-30 oranlarına ulaşması için imkanları nispetinde, yönetimde bulunan her Milli Eğitim Bakanı'na ve bürokratına sabır ve inançla sesini duyurmaya çalışan Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin de kendisine bir mutluluk payı çıkarma hakkı elbette vardır. Bu bağlamda gösterilen emek ve çabaların geç ve sınırlı da olsa karşılık bulması memnuniyet vericidir.

Önümüzdeki dönemlerde:

Özel okulların öğrencilerini hangi şekil ve şartlara göre alacaklarına kendilerinin karar verebilmesi, Milli Eğitim Temel Kanunu hükümleri çerçevesinde olmak koşulu ile daha dinamik ve farklılıkları ortaya çıkartabilecek program ve metotların okul yönetimlerince uygulanabilmesi, eğitimle ilgili mevzuat düzenlemelerinin ve kararlarının uygulayıcılarla birlikte hazırlanması gibi talepler için uzun yıllar beklenmemesi ümidiyle emeği geçen herkese, sektör adına samimiyetle teşekkür etmek gerekir.

Hasan EREN Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Danışmanı

 

 

 

 

 

 

 

Hasan EREN

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği

Yönetim Danışmanı

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.