banner

Hukuk sisteminde iyi yetişmiş elemana her zaman ihtiyaç duyuluyor




Genel tanımıyla, adalete teslim edilmiş toplumsal yaşam düzeni anlamına gelen hukuk, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de binlerce insanı istihdam ediyor.

HukukBarolara kayıtlı 74.492 avukat, 7.853 hâkim ve 4.348 savcının görev yaptığı Türk hukuk sisteminin ihtiyaçlarını, verilen eğitimin niteliklerini ve iyi bir hukukçunun sahip olması gereken özellikleri, hukuk fakültesi dekanları ve hukuk bürolarındaki avukatlarla değerlendirdik.

Toplum kendini adalete teslim etmeye başladıkça, kendini her dönemde gösteren adalet savaşçıları, medeni kanun ile birlikte hukuk sisteminin birer elemanı olarak çıktılar sahneye. Amaçları adaleti tesis etmek olan bu hukukçular, çeşitli üniversitelerden mezun olduktan sonra avukat, hâkim ya da savcı olacaklarına karar veriyorlar. Fakat son yıllarda ülkemizde açılan devlet ve vakıf üniversitelerindeki hukuk fakültelerinin sayısı dikkate alındığında, hukuk eğitiminin sosyal alandaki diğer bilim dallarına oranla çok daha fazla tercih edildiği sonucuna ulaşılabilir. Her zaman öğrencilerin girmeyi en çok istediği bölümlerin başında gelen hukuk fakülteleri, artık çeşitli alanlarda uzmanlaşmaya önem vermeye başladılar. Ekonomik, ticari, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle birlikte yeni disiplinler ortaya çıkarken, hukuk fakülteleri de bu gelişmelere ayak uyduruyor. İnternet ve Bilişim Hukuku, Uluslararası ve Elektronik Ticaret- İmza, E-Devlet, Alternatif Uyuşmazlık Çözme Yöntemleri, Tahkim, Avrupa Birliği Hukuku, Enerji Hukuku, Marka ve Patent Hukuku ve Rekabet Hukukuna ilişkin sorunlar, bundan 30 yıl önce pek de bilinen alanlar değildi ve konuyla ilgili sorunlar henüz kendini göstermemişti. Bu alanların gelişimine küreselleşmenin katkısı da düşünüldüğünde, klasik alanlar yanında bu alanlarda da kendisini yetiştirmiş hukukçulara günümüzde duyulan ihtiyacın arttığını söylemek yanlış olmaz.

SANAL DURUŞMA SALONU İLE HUKUK EĞİTİMİ

Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yavuz Kaplan da üniversite olarak bu alanlarda hukukçular yetiştirmeye özen gösterdiklerini ve günümüz gelişmelerinin takip eden, çağın gerektirdiği modern donanıma ve uluslararası hukukçu misyonuna sahip, dil bilen, bilgi teknolojilerini kullanabilen hukukçular yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Hukuk mezunlarının hâkimlik ve savcılık, kaymakamlık, noterlik, avukatlık, müfettişlik, kontrolörlük gibi meslekler yelpazesinde birçok alternatife sahip olduğunu ifade eden Kaplan, son sınıftan itibaren bu alanlar için meslek sınavlarına girildiğini, öğrencilerine bunlarda başarı kazanmaları için özel kurs ve hazırlık programları vereceklerini anlatıyor. Aydın Üniversitesi, sanal duruşma salonu ve adliyelerde sağladıkları yerinde uygulamalar ile öğrencilerin teorik dersler yanında, daha öğrencilik yıllarından itibaren uygulamayı öğrenmeye başlamalarını da önemsiyor.

Mezunların kendi işlerini yapabilmesi gibi avantajlarının yanında, mesleğin bazı dezavantajları olduğuna da işaret eden Kaplan, avukatlığın ilk yıllarının ve noterlik sırası beklemenin zorlu aşamalar olduğunu vurguluyor. Kaplan’a göre yine de hukuk mezunlarının işsiz kalmaları neredeyse imkansız. Yeni yasalarla kurulan mahkemelerdeki hakim ve savcı ihtiyaçları ile nitelikli avukat ihtiyacı her zaman devam edecek. Hukuk öğrencilerinde bulunması gereken en önemli özelliğin muhakeme yeteneği olduğunu sözlerine ekleyen Kaplan, sürekli değişen hukuk kuralları ve gelişmeleri yakından takip etmenin ve günü gününe istikrarlı çalışmanın önemine dikkat çekiyor.

ESKİNİN KÜÇÜK FİRMALARI, ULUSLARARASI ORTAKLIKLARA DÖNÜŞTÜ

Hukuk sisteminin eğitim ayağı kadar, mesleğin belki de en önemli yükünü çeken hukuk büroları boyutu da var. Serbest meslek kategorisine giren avukatlık, önceleri nispeten daha küçük ölçekli icra edilirken; küreselleşmenin ivme kazanması ve uluslararası davaların çoğalmasının ardından, büyük hukuk firmalarına dönüştü. Hatta son yıllarda farklı disiplinlerde uzmanlaşmış yabancı hukuk firmalarıyla stratejik ortaklıklar kuran şirketlerin sayısı da arttı. Hukuk eğitiminde en önemli olgunun, adalet duygusunu üstün kılacak şekilde; eleştirisel düşünme etkinliği ile düşünsel derinliğe sahip, doğru analiz eden ve doğru karar veren bireyler yetiştirmek olduğunu ifade eden Albayrak&Arslan Hukuk Bürosu ortaklarından Avukat Semih Albayrak, pragmatik ve somut olayların çözümüne dayalı bir eğitim sisteminin, buralarda yetişen bireylerin mesleki niteliğini arttıracağını belirtiyor. Türkiye’deki hukuk eğitiminin yapısal sorunları olduğunu ifade eden Albayrak; “Tartışma ve örnek olay yöntemini etkin kılacak daha az sayıda öğrenciden oluşan sınıflar, yüksek düzeyde mesleki İngilizce eğitimi ve öğrenci değişim programlarının artırılması, kaynakları etkin kullanma ve sağlam bir metodolojik alt yapıyı oluşturabilmesi için gerekli araç-gereç ve bilgisel donanımların sunulması gerekmektedir. Günümüzde birçok öğrenci, bir hukuki araştırma için gerekli kaynakları nerede araması gerektiğini öğrenmeden mezun olmaktadır” diyor.

Yeni mezunların işinin zor olduğunu belirten Albayrak, Türkiye'de yaklaşık 75 hukuk fakültesi ve 7000-7500 kontenjan olduğunu, bunun da işleri çıkmaza götürdüğünü belirtiyor. Albayrak, sektörde yer bulabilmek ve başarılı olabilmek için yeni mezunların, kendilerini diğer adaylardan öne çıkaracak artı değer kazanmalarını, bunun için de yabancı dil bilmeleri ve yüksek lisans yapmalarının iyi olacağını aktarıyor.

Yeni mezunların uzmanlaşmaları gereken alanlar hakkında da bilgi veren Albayrak, “Özellikle, şirketler hukuku, uluslararası vergi hukuku, fikri mülkiyet hukuku gibi alanlar, küreselleşmeye bağlı olarak ulus devletler arasındaki alanların zayıflamasıyla veya silinmesiyle öne çıkan alanlar oluştu. Ayrıca, spor ve sağlık gibi alanların da son yıllarda uluslararası boyut kazanması, bu alanlarda hukuki literatürün gelişmesine katkıda bulundı. Internet, e-ticaret, sosyal medya, e-devletin gelişimi yeni gelişen ve gelecek vaat eden e-ticaret hukukunun gelişiminde kilit rol oynadığını da söyleyebiliriz. Gelecekte yükselişe geçecek bir diğer alan ise tahkim ve ombudsman gibi alternatif hukuki yollar. Bunların bir sonucu olarak, yukarıda sayılan alanlarda kısa ve uzun vadede mutlaka önemli bir işgücü ihtiyacı olacaktır” diyor. Yeni mezunlara da önerileri var Albayrak’ın; “Okuldan henüz mezun olduğumuzda, hepimiz, iyi bir hukukçu olduğumuzu düşünürüz. Ancak aslında burada tecrübenin önemini göz ardı ederiz. Özellikle bizden daha kıdemli meslektaşlarımızdan-üstatlarımızdan feyz almamızın gerekli olduğunu düşünüyorum. Özellikle avukatlık yapacak meslektaşlarımız da işin usta-çırak ilişkisi ile öğrenildiğini göz ardı etmemeliler.”

HUKUK FAKÜLTELERİ, ULUSUN KADERİNİ DEĞİŞTİRİR

İstanbul Kültür Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Bahri Öztürk; iyi bir hukuk eğitimini; bir ülkenin, bir ulusun kaderini değiştiren, onu geçmişten geleceğe yönelten ve karanlıktan aydınlığa çıkartan, Atatürkçü, çağcıl bir seviyeye ulaşmasındaki en etkili unsur olarak tanımlıyor. Amacın; ezbercilikten uzak davranan, hukuki sorunları aklın ve vicdanın terazisinde tartabilen, çağcıl yorum yeteneğine sahip, çatışan çıkarları doğru ve kararlılıkla değerlendirip dengeleyebilen, insan haklarını ön planda tutan, hukuk devletini gözetebilen, güçsüzleri güçlülere karşı koruyabilen genç hukukçuları yetiştirmek olduğunu belirten Öztürk, hukuk fakültelerinin her yıl daha fazla oranda tercih edildiğine işaret ediyor.

Hukuk fakültelerindeki artışın iş bulmada mezunlara sıkıntılı zamanlar yaşattığını ifade eden Öztürk, ancak yine de ülkemizdeki adil yargılamanın gerçekleşebilmesi için hâkim ve savcı sayılarında eksiklik olduğunu, şartların iyileştirilmesiyle, nitelikli mezunların bu alanlara yönelmelerinin sağlanabileceğini savunuyor. Hukuk fakültelerini tercih eden öğrencilerin, hak ve adalet mesleğini seçerek, büyük bir sorumluluk yüklendiklerinin altını çizen Öztürk; mezunların, mesleğin etik değerlerine uygun ve iyi insan olmanın özelliklerine sahip kişiler olmaları gerektiğini, en az bir yabancı dile hâkim olmalarını ve kendilerini bir alanda uzmanlaştırabilmek için mutlaka lisansüstü eğitimlerini tamamlamalarını salık veriyor.

ADALETE OLAN İNANCIN AZALMASI, SİSTEMİ CİDDİ OLARAK ZEDELİYOR

Özellikle vakıf üniversitelerine artan ilgiyle birlikte, sektörde şişme yaşandığına dikkat çeken Zilcioğlu&Batur Hukuk Bürosu ortaklarından Avukat Elif Zilcioğlu, ister istemez kaliteden de ödün verildiği görüşünde. Vatandaşların hak arama duygusunun yeterince gelişmemesinin de hukuk sisteminin ciddi bir şekilde etkilediğini savunan Zilcioğlu, bunun da insanların adalete olan inancının azalmasına bağlıyor. Bu güvenin yeniden tesis edilmesi için sistemde çalılan avukatından, savcısına her bireyin büyük bir titizlikle işlerini yapmalarının çok önemli olduğunu ifaden eden Zilcioğlu, aksi halde ulus olarak ilerlemenin mümkün olamayacağını vurguluyor. Zilcioğlu, sistemdeki hâkim ve savcıların azlığının da uzun yıllardır ciddi bir sorun olduğunun altını çiziyor ve özellikle ceza davalarının haddinden uzun sürmesini buna bağlıyor. Zilcioğlu, hukuk fakültelerinde verilen eğitimin yetersiz olduğunu, yapılan anketlerde öğrencilerin de bunu dile getirdiklerini anlatıyor ve ekliyor; “Çünkü fakültelerde ki teorik eğitim ile pratikte uygulanan işleyiş birbirinden çok farklı. Dolayısıyla, fakülteden yeni mezun olan genç arkadaşlarımız, pratikteki işleyişi gördüklerinde çoğu zaman hayal kırıklığı yaşıyor ve üniversite hiçbir şey öğrenemediğini düşünüyor. Ancak bu geçici bir dönemdir. Hukuk fakültesinden yeni mezun arkadaşlarımız, sürekli okuyarak, güncel gelişmeleri ve kararları yakından takip ederek, bu açıklarını kapatabilirler.”

Mesleği seçen gençlerin, sosyal olmaları gerektiğinin önemini vurgulayan Zilcioğlu, pratikte bunun çok faydasını göreceklerini, bunun yanında ciddi bir öngörü yeteneğine de sahip olmaları gerektiğini söylüyor. Yeni mezun gençlere asla demoralize olmamalarını öğütleyen Zilcioğlu, “Gidecekleri yolu iyi belirleyip, kendilerini sürekli yenilemeliler. İyi bir hukukçu olabilmenin en önemli şartının prensiplerine son derece sadık olmaktan geçeceğine inananlardanım. Zira çalışacağınız alanı iyi seçip, kişisel kurallarınız iyi oluşturmalısınız. Mesleğini seven bir kişi, muhakkak mesleğinde başarıyı yakalayabilmek için, işine yatırım yapacak, sürekli bilgilerini güncelleyecek, adalet duygusu son derece gelişmiş olacak ve bundan da asla taviz vermeyecektir.

eğitimtercihi

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.