Herkes için adil ve nitelikli eğitim




Selçuk Pehlivanoğlu - Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı
selcuk_pehlivanoglu_tedGeride bıraktığımız eğitim öğretim yılı hem ülkemizin yaşadığı olağanüstü koşullar sebebiyle oluşan olumsuzlukların bertaraf edilmeye çalışıldığı hem de eğitim sistemimizle ilgili temel problemleri odağa alan önemli kararların konuşulduğu bir eğitim öğretim yılı oldu.
Türk Eğitim Derneği olarak bir sivil toplum kuruluşu olmanın gerekliliğiyle eğitim sistemimize ilişkin sorunları ve çözüm önerilerimizi düzenli aralıklarla yaptığımız çalışmalarla paylaşıyoruz. Ülkemizdeki her çocuk nitelikli eğitime erişim sağlayana kadar dikkat çekmekten vazgeçmeyeceğimiz en önemli sorunumuzun eğitimde fırsat eşitliği ve adaletin sağlanması olduğunu düşünüyoruz. Geleceğe umutla bakabilmenin yolunun tüm çocuklarımıza adil ve nitelikli eğitim sağlamaktan geçtiği düşüncesinden hareketle Türk Eğitim Derneği çatısı altında yer alan tüm birimlerimizle herkes için adil ve nitelikli eğitime erişim olanağı sağlayacak bir eğitim sistemi için var gücümüzle çalışıyor, bu yolda atılan tüm adımlara katkı sağlamayı önemli görüyoruz.
OKUL ÖNCESİNİN KRİTİK ÖNEMİ
Tam da bu noktada; bireyin hayatı boyunca süren etkilere sahip okul öncesi eğitimin, adil ve nitelikli bir eğitim sistemi için öncelenmesi gereken alanların başında geldiğini düşünüyoruz. Erken çocukluk döneminde sağlanan nitelikli eğitim, fırsat eşitliği sağlamada ve nesilden nesile aktarılması muhtemel dezavantajları gidermede önemli bir yol olarak görülmektedir. Çocukluğun en kritik dönemine yapılan yatırımlar çocuğa ve dolayısıyla topluma kazandırdıkları açısından çarpan etkisi yaratmaktadır. Her çocuğun yaşama güçlü bir başlangıç yapabilmesi ve evrensel nitelikte bir eğitim alabilmesi, çocukların önemli bir kısmının gelişim dönemlerinin daha ilk basamağından geride bırakılmasını önlemekte; dolayısıyla toplumun bütünündeki eşitsizliklerin giderilmesinde kritik bir müdahale alanı olarak işlev görmektedir. Ancak, bazı ülkelerde 3 yaş için bile okul öncesine evrensel erişim sağlanmışken ülkemizde 5 yaşındaki çocukların sadece %59’u okul öncesi eğitime katılım sağlayabilmektedir. Türkiye’nin erken çocukluk eğitimine erişim konusunda dezavantajlı ve avantajlı kesim arasındaki makasın en çok açıldığı ülkelerden biri olması ise ülkemizde okul öncesine erişim ve katılımın önünde pek çok engel bulunduğuna işaret etmektedir. 2017-2019 Orta Vadeli Program’da okul öncesi eğitimin kademeli olarak zorunlu hale getirilmesine yönelik yer alan hedef bu engellerin kaldırılması için bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir.
İKİLİ ÖĞRETİMİN KALDIRILMASI ÖNEMLİ BİR FIRSAT OLUR
Orta Vadeli Program’da yer verilen bir diğer hedef olan ikili öğretimin tamamen kaldırılmasına yönelik hedef ise, hem fırsat eşitliği hem de beşeri sermayenin niteliğinin artırılması için önemli bir fırsattır. Çocuklarımıza okullarda her açıdan doğalarına uygun koşulların sağlanması eğitim öğretim faaliyetlerine şüphesiz olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Bu kapsamda altyapı problemlerinin sağlam gerekçeler üzerine tanımlanması ve planlamalarda dikkate alınması gerekliliğini korumaktadır. Öte yandan, son yıllarda okullarımızın fiziki olanaklarının güçlendirilmesi için çok fazla çalışma gerçekleştirilmiş olmasına rağmen temel altyapı problemlerinin giderilemediği okul sayımız ve bu problemlerden olumsuz etkilenen öğrenci sayımız yadsınamayacak kadar çoktur. Her okulda öğrencilerin kendini güvende hissedeceği ortamların yaratılmasına yönelik çalışmalar hız kesmeden devam etmelidir.
YABANCI DİL KONUSUNDA ATILAN ADIMLAR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sisteminin niteliğini artırmaya yönelik adım attığı alanlardan bir diğeri yabancı dil öğretimidir. Sayın Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 5.sınıflara yabancı dil ağırlıklı eğitim verilmesine ilişkin uygulamayla ilgili yaptığı açıklamalarda TED okullarındaki yabancı dil öğretim programlarını örnek olarak göstermiştir. Okullarımızın yabancı dil öğretimi hedefleri arasında yer alan İngilizce yazılmış bir metni okumaktan zevk alan, tartışabilen, yorum yapabilen; günlük yaşamda yurt içi ve yurt dışında yabancı dilde iletişim kurabilen; akademik düzeyde İngilizce kullanmayı bilen bireyler yetiştirme hedefinin ülkemiz genelinde kapsayıcı olması için atılan adımlar, küresel yetkinliklerin her geçen gün daha çok odağa alındığı uluslararası eğitim politikaları dikkate alındığında ayrı bir önem kazanmaktadır.
Yeni eğitim-öğretim yılında temel sorunlarımızı çözme konusunda kararlı ve uygulanabilir adımların atılmasını umut ediyor, gençlerimizin geleceğe güvenle bakmalarını sağlamanın en önemli görevimiz olduğunun unutulmamasını diliyorum.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.