banner

Ömer Dinçer'in hayalleri




Sabah Gazetesi Yazarı Nazlı Ilıcak’ın bugünkü yazısı

4+4+4 uygulamasında ilk adım 17 Eylül'de. Bir değişim her zaman sorun yaratır. Bence bekleyip sonuçlarına göre değerlendirmekte fayda var. Belki, gelişmeler, Ömer Dinçer'i haklı çıkarır ve çocuklarımız daha iyi bir eğitim görür.

 Her şeyden önce, çok küçük yaşta okula başlanıyor iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. 60 ay (5 yaş) ilâ 66 ay arasında tercih ebeveyne bırakılıyor. 67 aydan itibaren ilköğretime devam mecburiyeti var. (Yasa + Yönetmelik, 31 Aralık'ta 69 ayı dolduranların okula başlamasını şart koşuyor. Evvelce 72 aydı.)

 Anne-baba, 69 ayı da erken buluyorsa, rapor almak suretiyle çocuğunu okula göndermeyebilecek. Ama bu konuda yoğun itiraz mevcut. Haklı olarak kimse, evlâdını yetersiz gösterecek bir raporu arzu etmiyor. Burada da "Takdir hakkı veliye bırakılsın" deniliyor.

 "Küçük çocuk okula nasıl adapte olacak?" sorusuna verilen cevap ise şöyle: "Müfredatta değişiklik var. Meselâ nisandan itibaren okuma yazma öğrenmeleri yeterli sayılıyor."

***

Ömer Dinçer hayallerini gerçekleştirebilirse, eğitimde eşitlik sağlanmış olacak. Nasıl mı? Milli Eğitim Bakanı, önümüzdeki 2-3 yıl, senede 50 bin öğretmen istihdam edilerek, her okulun Anadolu ve Fen lisesi seviyesine çıkarılacağını söyledi. 5'inci sınıftan itibaren haftada 8 saat yabancı dil eğitimi var. İsteyen seçmeli olarak da ilave yabancı dil alabilecek. Fen ağırlıklı eğitim de, her lisede tercihe bağlı olarak verilecek. Başarılı bir çocuğun ayrıca SBS ile Fen lisesine gitmesine gerek kalmayacak.

Tabii ki bunlar Ömer Dinçer'in hayalleri... Ama her proje bir hayalle başlar, unutmayalım.

Vicdan

Öğretmenler çok büyük bir kitle. Önemli sorunları var. Nitekim Batı'da ihtiyaç duyulmadığı için, eş durumundan bazı nakiller gerçekleşemedi. Buna mutlaka bir çare bulmak gerekiyor. Bir yıl bekledikten sonra, onlara "Bir yıl daha, gelecek ağustosa kadar eşinizden ayrı kalacaksınız" demek vicdana sığmaz.

Öğretmenler kızdı

Milli Eğitim Bakanı öğretmenleri kızdıran adımlar attı:

a) Eş durumundan dolayı sadece ağustosta tek bir atama yapıyor.

b) Depo tayinler kalktı. Merkezde ihtiyaç bulunmamasına rağmen, eş durumu yüzünden il emrine öğretmen atanıyordu. Artık, merkezde ihtiyaç yoksa yakın ilçelere tayin yapılacak.

c) Milli Eğitim kadrosunda bulunmakla birlikte, başka kamu kurumlarında çalışan 70 bin kadar kişinin de işine son verildi.

Özetlemek gerekirse: 1) Öğretmen kadrosuyla başka kurumlarda çalışma imkânı artık yok. 2) Yılda birkaç kere eş durumundan başka bir ile atanmak isteyen öğretmenlerin, senenin ortasında ders saatlerinin boş geçmesine yol açmaları engellendi. 3) Eş durumundan atamalarda, il merkezi yerine ihtiyaca göre yakın ilçeler seçiliyor.

Buna mukabil Dinçer, 2012'de 57 bin yeni öğretmeni işe başlattı. Önümüzdeki yıllarda da yoğun öğretmen istihdamı öngörülüyor; yılda 50 bin istihdam, öğretmenlerin yüzünü güldürecek. Tabii ön şart, bu kadar kadroyu Maliye Bakanlığı'nın vermesi.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.