banner

Üniversitelerarası kınama yarışması




Ahmet Hakan’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinden…

-  Üniversitelerimiz ikiye bölünmüş durumda: Bir yanda “ODTÜ’yü kınayanlar”, diğer yanda “ODTÜ’yü kınayan üniversiteleri kınayan üniversiteler”.

-  Hiç kuşku yok ki işin en eğlenceli kısmı, “ODTÜ’yü de, ODTÜ’yü kınayanı da kınayan üniversiteler” diye bir kategorinin belirmesiyle başlayacaktır.

-  “ODTÜ’yü kınayan üniversiteler” arasında bir yarışma tertip edilse birincilik kesin Bingöl Üniversitesi’nin olur... Şöyle demiş üniversite senatosu: “Sayın Başbakanımıza bu nevi muamelenin reva görülmesini doğru bulmadığımızı Türkiye kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.”

-  Korkarım olaylar şu yönde gelişecek: ODTÜ’yü kınayan üniversitelerde “ODTÜ’yü kınayan rektörümüzü kınıyoruz” bildirileri ortaya çıkacak... Bir sonraki adım ise muhtemelen “ODTÜ’yü kınayan rektörümüzü kınayan öğretim üyelerini kınıyoruz” türü karşı bildiriler olacak... Hafazanallah, hafazanallah!

-  Bütün bu “kınama bildirileri”nde işin en hazin tarafı şu: Kınayan kınadığını zerre kadar incitemiyor.

-  En çok şunu merak ediyorum: ODTÜ’yü kınayan üniversitelerin yönetiminde bir tartışma yapılmış mıdır? Eğer yapıldıysa üniversite yöneticilerinden biri çıkıp da “Hükümet zaten tüm gücüyle ve defalarca ODTÜ’ye yüklendi, ‘yazıklar olsun’ bile dedi... Şimdi biz de kalkıp kınama bildirisi yayınlarsak fena halde goygoycu durumuna düşeriz” dememiş midir?

-  ODTÜ’yü kınayan üniversite bildirilerinin hiçbirinde “Protesto adam gibi yapılmalı, şiddet içermemeli ama polis de orantısız güç kullanmamalı” gibi bir cümlenin geçmemesi kaç puan?

-  Peki ODTÜ’yü kınayan rektörlerin büyük çoğunluğunun rektörlük seçiminde ikinci ya da üçüncü olup cumhurbaşkanı tarafından atanan rektörler olması kaç puan?

İktidar yanlılarına ODTÜ vaazı

MUHTEREM arkadaşlar!

Protesto bir haktır.

Protesto olmadan özgürlük olmaz.

Protestoya tahammül edemeyenden de demokrat olmaz.

Protestocunun ideolojisine, kimliğine, dünya görüşüne, ideolojisinin sorunlu taraflarına bakılmaz. “Tek yol İslam” diyenin de protesto hakkı vardır, “Tek yol

devrim” diyenin de...

* * *

Muhterem arkadaşlar!

Şiddete dönüşen bir protesto elbette tasvip edilmez, edilemez.

Kim ki eline taş, sopa alıyorsa, kim ki molotof fırlatıyorsa, kim ki cam çerçeve indiriyorsa...

Demokratik hakkı kötüye kullanıyordur.

Bizden uzaktır. Ancak bir protestonun nasıl gerçekleştiğiyle ilgili olarak sadece devletin resmi makamlarının yaptıkları açıklamalarla yetinilmez.

Olayın nasıl şiddete dönüştüğüne, bunda polisin tutumunun etkili olup olmadığına da bakılır.

Başlangıçta şiddet içermeyen bir protestoya, polisin neden biber gazıyla, copla, tazyikli suyla müdahale ettiği de sorgulanır.

Hüküm bina edilecekse...

Ancak bundan sonra edilir.

* * *

Muhterem arkadaşlar!

İktidarınıza karşı protesto gösterisi yapan herkese “terörist” deme huyundan vazgeçin.

Yoksa ortalık teröristten geçilmez.

Ayrıca inceden de olsa empati yapın.

Mesela şunu düşünün: Suriye’de sizin “özgürlük savaşçısı” dediklerinize başkaları nasıl da kolayca “terörist” diyorlar, diyebiliyorlar?

Ve onlar böyle dediğinde sizin canınız nasıl da sıkılıyor?

Yazının devamını okumak için tıklayın

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.