Öğretmenliğim işletmeciliğimden önce gelir




Biyoloji öğretmeni olarak eğitim dünyasına adım atan Okyanus Kolejleri Kurucusu Orhan Özbey, “Biyoloji çok sevdiğim bir bilim dalı hem de öğretmenlik çok sevdiğim bir meslek, benim öğretmenliğim işletmeciliğimden önce gelir” diyor. Özbey, ilk yıllar kurucusu olduğu kurumlarda öğretmenlik yaparken, daha sonra öğretmenlere en iyi ortamda mesleklerini yapabilmeleri için gösterdiği çabayla meslekle bağını hiç kopartmadığını söylüyor.

orhan ozbeyÖğrencilik yaşamınızdan bahsedebilir misiniz? Nasıl bir öğrenciydiniz? En sevdiğiniz dersler hangileriydi?

1965-1966 ilkokula başlama yılım. İlkokuldayken en çok sevdiğim ders matematikti. Ders saatleri dışında ya sokakta arkadaşlarımla misket oynar ya da ilçedeki dükkanımızda oto parçaları satışına yardımcı olurdum. Her gün dükkana alınan gazete akşamları da eve götürülür orada okunmaya devam edilirdi. Her gün mutlaka gazete okurdum. O yılların çokça okunan Teksas, Tomix, Zagor ve Tarkan gibi çizgi roman kitaplarını ve dergilerini bol bol okurdum. Kitap ve dergi okuma alışkanlığım daha ileriki yıllarda daha kapsamlı kitaplarla devam etti.

İlkokulun son yıllarında ve ortaokulda içimde çok ciddi olarak İstanbul’a gitme ve İstanbul’u görme arzusu vardı. Onun için İstanbul ile ilgili her tür kitap ve her bilgi çokça dikkatimi çekiyordu. Ortaokul yıllarımda Fen Bilgisi özellikle Biyoloji çokça sevdiğim derslerdi. İlk, orta ve lise yıllarımda başarı sıralamasında genel olarak ilk üç öğrenci arasında yer aldım. Ortaokul yıllarında eğitim dışında yoğun olarak bize ait oto parçacı dükkanımızda işletmecilik yapıyor, hatta muhasebe defterlerini bile ben tutuyordum. İlçede (Özalp-Van) varlıklı birkaç aileden biri sayılırdık.

Üçüncülükle mezun olduğum ortaokuldan sonra özellikle Biyoloji merakımdan ötürü bir lisenin Fen bölümünde okumak istiyordum. Ancak lisede kontenjan dolduğu için Van Ticaret Lisesi’nde yer bulabildim. Mecburen Van Ticaret Lisesi’ne kayıt yaptırdım ve orayı da sevdim. Ancak Biyoloji okuyamamak bana derin bir eksiklik hissettiriyordu. Van Ticaret Lisesi’nden iyi derece ile mezun olduktan sonra İstanbul’daki Atatürk Eğitim Enstitüsü (bugünkü Marmara Üniversitesi) Fizik-Kimya-Biyoloji bölümünü kazandım. Böylece hem çok sevdiğim Biyoloji eğitimine, hem de çocukluk hayallerimin en büyüğü olan İstanbul’a kavuşmuş oldum.

KONUYU ÖĞRETMENDEN ÖĞRENMEK YERİNE KİTAPLARDAN ÖĞRENDİM

Öğretmenlerinizle ilişkilerinizde nelere dikkat ediyordunuz? Eğitim hayatınızda sizi etkileyen öğretmenleriniz oldu mu? Bu öğretmenleriniz yaşamınızda nasıl bir değişim sağladılar?

İlkokul öğretmenlerim birer anne veya birer baba parçası gibiydi benim için. Kendilerini hem çok sever, hem de çok özel insanlar olarak görürdüm. Ortaokul yıllarımda çok sayıda öğretmenle muhatap oldum, ortaokuldan sonra Robert Koleji’ni kazanmak istiyordum, dolayısıyla kendi öğretmenlerimden çok büyük beklentim vardı. Ancak öğretmenlerimizin bir kısmı gerçekten çok iyi öğretmenlik yaparken, bir kısmı ise sadece ders saatini doldurmaya çalışıyor, bir kısmı da ideolojik davranıyordu. Kimi öğretmenler de biliyorlarsa bile bilgilerini aktaramıyorlardı. Bunun üzerine kendi kendime karar verdim. Bundan sonra konuyu öğretmenden öğrenmek yerine kitaplardan okuyarak öğrenecektim. Nitekim öyle de yaptım, her konuyu öğretmen sınıfta anlatmadan önce evde çalışıyor, derse öyle gidiyordum. İdarenin yetersiz rehberlik hizmeti yüzünden, sınav tarihinin kaçırdım. Sınava giremeden, azimle devam ettiğim üç yıllık ortaokul eğitimimi tamamlamış oldum.

Her şeye rağmen bütün öğretmenlere karşı saygılı olmak ile beraber bazı öğretmenlerin daha iyi öğretmen olduklarını fark etmeye o yıllarda başlamıştım.

Lise yıllarında da aynı durumla karşılaştım. Kimi öğretmenler büyük bir özveri ile dersini öğretmek kaygısı taşırken, kimisi ise maalesef ideolojik propagandalarla zaman geçiriyordu. Bu tecrübe beni, her öğretmenin fikri ne olursa olsun önce kendi dersini iyi bir şekilde öğrenciye aktarması gerektiği düşüncesine götürdü.

Öğretmenlik yıllarınız nasıl geçti, neler yaşadınız?

Biyoloji öğretmeniyim öncelikle şunu söylemeliyim ki hem Biyoloji çok sevdiğim bir bilim dalı hem de öğretmenlik çok sevdiğim bir meslek, benim öğretmenliğim işletmeciliğimden önce gelir. İlk yıllar kendi kurumlarımda öğretmenlik yaparken, en iyi öğretmenliği yapmak için gerekli ve yeterli olan eğitim kurumlarını geliştirerek mesleğimi her zaman sürdürdüm.

YETENEK MERKEZLİ EĞİTİM REHBERLİĞİNDE OKYANUS KOLEJLERİ GELİŞİYOR VE BÜYÜYOR

Öğretmenlikten okul kuruculuğuna yönelmeye nasıl ve ne zaman karar verdiniz? Ayrıca kurduğunuz eğitim kurumunu nasıl geliştiriyorsunuz?

1980 -1990 yılları arasında kendi dershanem olan Kültür Dershanesi’nde idarecilik yanında aynı zamanda öğretmenlik de yaptım. 1990’da askere gittim, askerden sonra yine kısa bir süre öğretmenlik yaptım, ancak idari ve ticari işlerin çok yoğunlaşmasından dolayı eğitimin artık sadece işletme boyutuyla ilgilenmeye başladım.

2004 yılına geldiğimizde kurucusu olduğum bir hayli eğitim kurumu İstanbul ve Türkiye çapında yüzlerce şubeye ulaşmıştı. Çevrenin de baskısıyla ilk Okyanus Koleji’ni Avcılar’da açtım. Eş zamanlı olarak kendi ilçem olan Van’ın Özalp ilçesinde de bir lise yaparak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışladım.

Okyanus Kolejleri kurulmadan önce ortaya koyacağımız eğitim modelinin yıllarca kurgusunu yaptık. Bu kurgunun merkezine de öğrencinin sürekli geliştirilmesini temel alan bir yapılanma koyduk.

Nitekim Okyanus Kolejleri’nin geliştirilmesi öğrencinin gelişmesi ile birebir ilişkilidir. Bu noktadan hareketle her öğrencide geliştirilmesi gereken dört temel öğeyi ele aldık:

1. Zihinsel gelişim

2. Duygusal gelişim

3. Ruhsal gelişim

4. Bedensel gelişim

İşte bu dört öğe için gerek akademik, gerekse fiziksel çalışmalar yapıldı. Okul binalarımızda bu konsepte uygun inşa edilerek eğitim çalışmalarına başlandı. “Eğitim ve Yaşam Merkezi” lejandı ile çıktığımızda yolda Yetenek Merkezli Eğitim rehberliğinde Okyanus Kolejleri gelişiyor ve büyüyor.

Günümüzde de Türkiye çapında yer alan 20 büyük kampüsümüz bilim, sanat, spor, eğitim ve kültür dallarında aldıkları dünya ve Türkiye şampiyonlukları ile eğitim alanında hizmetlerini sürdürüyorlar.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.