Okul fobisi ve okula adaptasyon




Sevil Yavuz / Uzman Pedagog
cocukOkul Fobisinin mutlaka bir nedeni vardır ve önce bu neden tespit edilmeli ve olumsuz şartlar ortadan kaldırılmalıdır.
1. Okul fobisi nedir? Okul fobisi, çocuğun okula gitmek istememesi, okuldan korkmasıdır. Bu korkunun mutlaka bir nedeni vardır. Önce bu neden araştırılmalı ve ona göre çözüm yolları aranmalıdır. Okulda veya evde, çocuğu rahatsız eden, okulla ilgi bir şeyler olmalı. Bu, anne babanın okulla ilgili tutumuyla, arkadaş ilişkileriyle, öğretmenin tavrıyla, okulun disiplin anlayışı ve programıyla, okulu ve sınıfın fiziki şartlarıyla, bir derste ya da proje çalışmasında zorlanmasıyla, çocuğun kişilik özelliğiyle ilgili olabilir. Önce çocuğu rahatsız eden şart ya da şartlar öğrenilmeli sonra ise bu şartları değiştirmek için bir program yapılmalıdır. Bu çalışmanın etkili olması için aile, okul ve uzman, işbirliği içinde olmalıdır. Örneğin; çocuk sınıfta arkadaşları karşısında konuşmaktan utanıyorsa ve tahtaya çıkmaktan korkuyorsa, tahtaya çıkmamak için okula gitmek istemeyecektir. Bu durumda okul fobisinin nedeni tahtaya çıkma korkusu ve zorunluluğudur. Burada yapılacak çalışma, öğretmenin işbirliği içinde drama ve oyunla çocuğun sınıf karşısında konuşmasının cesaretlendirilmesidir. Böylece çocuk tahtaya çıkmaktan korkmayacak ve okula gitmek isteyecektir. 2. Okul fobisi başarısızlığa sebep oluyor mu? Evet. Okulda veya evde okulla ilgili çocuğu rahatsız eden olumsuz şart ya da şartlar, çocuğun derslerine konsantre olmasına, dinlemesine, anlamasına engel olacaktır. Derslerini anlamayan çocuk, proje çalışmaları ve ev ödevlerini yapmak istemeyecek ve derslerinde geride kalacaktır. Derslerinde geride kalan bu çocuğa, bu olumsuz şartlar değişmeden okula gitmesi ve ödevlerini yapması için baskı uygulandıkça, okul fobisi daha da artacaktır. Bu da akademik öz güveninin azalmasına, başarısızlığa neden olacak ve psikolojisini olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle aileler çocuklarına baskı uygulamak yerine, okula neden gitmek istemediğini anlamaya çalışmalı, öğretmen ve bir uzmanın işbirliğiyle olumsuz şartlar olumlu hale getirilerek çocuğun okula severek gitmesi sağlanmalı.
3. Çocukların tatil sonrasında okula yeniden adapte olması için dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Öncelikle, okulla ilgili olumsuz konuşmalardan kaçınılmalı: “Artık tatil bitti, çalışma zamanı, gezmek yok, ders çalışacaksın…” gibi sözlerle okulun açılmasıyla birlikte eğlencenin bittiği, sıkıcı ve yorucu bir hayatın başladığı mesajı verilmeli. İlk günlerde okula gitmesi için motive edilmeli. Örneğin; anne babanın okul sonrası dışarıda gezme programı yapması (sinema, akşam yemeği, park), çok istediği bir oyuncağın alınması. Okul arkadaşlarının eve davet edilmesi ve arkadaşlarıyla eğlenceli vakit geçirmesi sağlamak. İlk günlerde okulla ilgili konuları, çocuk açmadıkça konuşmamak. Ders çalış, çantanı hazırla, formanı temiz tut gibi okulla ilgi sorumluluklarını yapması için fazla baskı uygulamamak. Okuldaki başarısını ve olumlu davranışları ön plana çıkarmak ve bunlar için çocuğu övmek, yüreklendirmek. Okul açılmadan önce okulu ziyaret etmek, arkadaşlarıyla görüşmesini sağlamak ve okul alış verişinin yapılması, çocuğun okula gitme isteğini artıracaktır. Çocuk okula gitmekte zorlanıyorsa ilk hafta bir gün git sonra evde dinlenmene izin vereceğim diyerek okula gitmesi sağlanmalı. Çocuk okula bir defa gittiğinde bu korkusu geçektir, arkadaşlarıyla kaynaşacaktır ve diğer gün okula gitmek isteyecektir.
4. Yaz ve sömestr tatili, çocuklarda başarısızlığa sebep oluyor mu? Hayır. Başarısızlığa neden olan, okulla ilgili olumsuz şartlardır; öğretmenin yanlış tavrı, arkadaş ilişkilerinde problem yaşaması, anne babanın baskıcı tutumu, sınıftaki olumsuz fiziki şartlar gibi… Yaz tatili ve sömestr tatili çocukların dinlenmesi, yeni eğitim dönemi için enerjiyi biriktirmesini sağlar. Çocukların çocuk olduğunu hissetmesi, çocukluğunu doya doya yaşaması, yeterince eğlenceli oyunlar oynaması ve iyi vakit geçirmesi için bu tatiller iyi bir fırsattır. Çünkü eğitim döneminde çocuklar akademik baskı altındadır; sınav stresi, ödevini yapma baskısı vs. Tatilini mutlu geçiren dinlenmiş, rahatlamış çocuk, derslerinde daha ilgili ve başarılı olacaktır. Fakat ilk günlerde, tatil sonrası okula gitmek biraz zor gelebilir, bu da çok normaldir ve alışması için biraz zaman vermek gerekir.
5. Tatil dönüşü okula gitmeyi reddeden çocuğa nasıl davranılmalı? Kesinlikle baskı uygulanmamalı ve motive edilmelidir. Örneğin; okul arkadaşları eve davet edilebilir. Okul sonrası sevdiği etkinliklerin yapılmasına izin verilebilir. Bir gün git sonra dinlen gibi, okula alıştıra alıştıra gitmesi istenebilir. Öğretmeni ile konuşulup okulda eğlenceli bir etkinlik düzenlenebilir. Tatil sonrası öğretmenin ve ailenin tutumu çok önemli bir rol oynuyor. Çocuğa, okula gitmediği gün yapılan etkinlikler anlatılarak, okulu merak etmesi sağlanabilir ve böylece okula gitmesi için özendirilir. Fazla ısrarcı olmadan özendirmek, her zaman olumlu sonuç verir. Gerekirse bir uzmandan pedagogdan bu konuda yardım istenilebilir.
6. Son yıllarda bazı özel okullarda, özellikle sömestr tatilini bölerek uyguladıklarını görüyoruz. Bu doğru bir yöntem mi? Tatil aralığı kısa olursa adaptasyon daha mı kısa sürüyor? Bu okulun programına ve çocukların yaşına göre değişir. Özel okulların programları çok ağır, çocuk yaklaşık saat 15.00–16.00’ya kadar derste kalıyor, buna bir de etüt saati ve uzun servis yolculuğu eklenince, çocuklar çok yoruluyorlar ve tatile ihtiyaç duyuyorlar. Bence özel okulların sömestr tatili de yine aynı sürede olmalı. Özellikle ilköğretim okulunun ilk 5 senesinde öğrenciler için program çok ağır ve çocuklar tüm gününü okulda geçiriyorlar. Devlet okulları yarım gün olduğu için ara tatile ihtiyaç duymuyorlar ve uzun sömestr tatili yeterli oluyor. Yine de küçük yaştaki çocuklar için, özellikle kış dönemi ara tatil verilebilir. Tatil aralığı kısa olursa adaptasyon kısa sürebilir ama yeteri değil. Bu şuna benziyor; 15 gün yıllık iznin bir hafta uygulanması ve tatile doyamadan ve yeterince dinlenemeden işe başlamak ve işe alışmakta zorlanmak, performansın düşük olmasına neden olur. Çocuklar için de durum aynı, belki okula alışmakta zorlanmayacaklar fakat yeterince dinlenemeyeceklerdir.
7. Anaokuluna yeni başlayan çocukların nasıl yaklaşılmalı? Anaokuluna ilk defa başlayan çocuk biraz zorlanacaktır ve ağlayacak, annesine sarılacak, ayrılmak istemeyecektir. Her sabah böyle ağlama krizleri olabilir. Aileler bu konuda ısrarcı olmalı, pes etmemeli, alışana kadar sabırlı olmalıdır. Öğretmenler ise çocuğu okula gelmesi için motive etmelidir. Eğer anne baba okula alışma süreciyle başa çıkamıyorsa bir pedagogdan destek alabilirler. Çocuklarımızın okula severek, isteyerek gitmeleri dileğiyle…

OKULDA İLK GÜN
Bu sene 2016-2017 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül Pazartesi günü başlayacak. 1. sınıf öğrencilerinin okula uyum sağlamasını kolaylaştırmak için bir hafta önce okula başlama uygulamasını destekliyorum. Peki, anne babalar çocuklarının okula uyum sağlayabilmesi için neler yapabilir? İnanıyorum ki, çocuğunuzun ilköğretime başlayacak kadar büyüdüğüne inanmıyorsunuz ve onlardan daha çok siz heyecanlısınız. Çocuğunuz okulda sorun yaşar mı diye heyecanlı olduğunuz kadar, endişelisiniz de. Şunu bilmelisiniz ki, çocuğunuz da sizin duyduğunuz kaygıyı hissedecektir. O yüzden önce kaygınızı yansıtmamaya çalışın. Çocuğunuzla birlikte okul için alış-veriş yapmak, onun seçtiği şirin okul-araç gereçlerini almak, çocuğunuzun okula başlama hevesini artıracaktır. Hem sizin için, hem de çocuğunuz için okulda ilk gün çok önemlidir. Bu nedenle çocuğunuzla birlikte okula gidebilirsiniz. Eğer çocuğa bakan bir bakıcı varsa veya çalıştığınız için akrabalarınız bakıyorsa mutlaka bu önemli günde işten izin alıp ona eşlik etmenizi tavsiye ederim. Çünkü arkadaşlarının anne veya babasını yanında görünce duygusallaşacaktır. Ayrıca bu günde, çocuk okulun kapısında korkar ve girmek istemezse, çocuğunuzu en iyi siz tanıdığınız için siz onu daha iyi ikna edebilir ve bu ilk başlangıç için ona güç verebilirsiniz. Okul çıkışı için çocuğunuzun seveceği bir etkinlik programı hazırlayın. Bu etkinlik, parka gitmek, bir hediye almak, sevdiği birini ziyaret etmek, dondurma ısmarlamak, vb. gibi basit bir etkinlik olabilir. Bu çocuğun okul saati bitene kadar okulda kalmasını sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, çocuk ilk gün veya ikinci gün ben okula gitmek istemiyorum derse mutlaka gitmesi gerektiğini ifade edin ve bu konuda ısrarcı olun. Eğer çocuğunuz kusuyor, karnım ağrıyor diyor ve çok ağlıyorsa bu durum okul fobisine dönüşmeden mutlaka pedagog desteğini zaman kaybetmeden alın. Pedagoga gidene kadar ise okula devam etmesi konusunda ısrarcı olun. Eğer taviz verirseniz okula gitmek onun için daha zor olacaktır. Çocuklar, okula büyüme şartlarına ve kişilik özelliklerine göre farklı tepkiler verebilirler. Bu nedenle çocuğunuzun vereceği her tepkiye ilk haftalarda hazırlıklı olun. Çocuğunuz ve sizin için okula ilk başlangıç yılı hayırlı olsun.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.