İlber Ortaylı, Eyüboğlu öğrencileriyle buluştu




XXV. Edebiyat ve Kitap Günleri’nde Eyüboğlu öğrencileri kitaplar ve yazarlarla dolu üç gün geçirdi. Edebiyat ve Kitap Günlerinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. İlber Ortaylı öğrencilerden edebiyata önem vermelerini ve çok kitap okumalarını istedi.

ilber_ortayli_eyuboglu_kolejiEyüboğlu Eğitim Kurumları, Edebiyat ve Kitap Günleri’nin 25. yılında yine birbirinden değerli yazarları ağırladı. Çeyrek asırlık geçmişiyle okulun en önemli etkinliklerinden biri olan ve “Okuyan İnsan, Yaşayan İnsan” mottosuyla gerçekleştirilen XXV. Edebiyat ve Kitap Günleri’nin bu yılki teması “Edebiyat ve Tarih” oldu. Anaokulundan 12. sınıfa kadar tüm Eyüboğlu öğrencileri 3 gün boyunca edebiyatın büyülü dünyasına yolculuk yaptı ve birbirinden değerli yazarlarla söyleşiler gerçekleştirdi.

TARİH, EDEBİYATIN ÇOK SIKI METOTLARA DAYANARAK YAPILANIDIR
Edebiyat ve Kitap Günleri’nin bu yılki açılış konuğu ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı oldu. İlber Ortaylı konuşmasının başlangıcında “Kitaplarımı okuduğunuzu hissettim ve memnun oldum. Gençlerin bu kitapları okuması, emeklerimin, girişimimin pek boş olmadığını gösterdi.” dedi ve Eyüboğlu Koleji öğrencileriyle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Ortaylı, “Edebiyat ve Tarih” başlıklı konuşmasında her iki disiplin arasındaki ilişkiye dikkat çekti. “Tarih dediğimiz şey aslında bir edebiyattır. Edebiyatın çok sıkı metotlara dayanarak yapılanıdır.” diyen İlber Ortaylı tarihi, bilimler üstü olarak tanımladı ve iyi bir tarihçinin nümismatik bilmesi, kitabeleri çok iyi değerlendirebilmesi, filolojik bakımdan güçlü bir yeteneğinin olması gerektiğini ifade etti.

GÜNÜMÜZ TÜRK TARİHÇİLERİNİN DİL VE ÜSLUPLARI TASVİP EDİLEMEZ
Tarihte üslup ve içeriğin son derece önemli olduğunu söyleyen İlber Ortaylı “Aynı malzemeyi, aynı konuyu 5 ayrı tarihçiye verseniz beşi de size beş ayrı senfoni çıkarır. Bu, tarihçinin edebiyatçı tarafıdır. İsimler aynıdır, olaylar aynı olmak zorundadır ama bunların bağlantısı ve değerlendirmesi çok farklı olabilir. Tarihçi orada tıpkı bir romancı gibi hareket eder, tek farkı yalan söylememesidir.” dedi. Dilin tarihçiler için çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. İlber Ortaylı günümüzde Türkiye tarihçilerinin tasvip edilemeyecek dil ve üslup sorunları olduğunu ancak Mehmet Fuad Köprülü ve Halil İnalcık’ın bu anlamda ayrı bir önem ve değer taşıdığını ifade etti. İlber Ortaylı “Türkçeleri çok sarihtir, çok tatlıdır, akıcıdır ve imzasız belli olur. Bir üslupları vardır çünkü… Edebiyatta da öyledir. Hüseyin Rahmi’yi, Yakup Kadri’yi üslubundan tanırsınız. Roman konusunu ve başlığını görmeseniz de, önünüze bir sayfa bile koysalar anlarsınız.” sözleriyle dil ve üslup konusunun önemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

ilber_ortayli_2BUGÜNKÜ KUŞAĞIN 300 KELİMESİ, EDEBİYATI ANLAMAK İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR
Tarihçinin pek çok bilimin yanı sıra edebiyatla arasının çok iyi olması gerektiğini söyleyen İlber Ortaylı, tarihin okulda öğrenilemeyeceğini belirterek “Tarih tekdüze, abartma, şişirme bir şey değildir. Türkiye’de tarihi okumazlar, mukayese etmezler, arşiv edinmezler, edebiyatı hiç okumazlar. Bunun yerine hayalle yazma merakı vardır. Bu nedenle edebiyata önem vermenizi, okumanızı isterim.” dedi. Edebiyatı anlamak için lisan bilmek gerektiğini de belirten İlber Ortaylı, öğrencilere Türkçeyi çok iyi öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu ve “Bugünkü kuşağın 300 kelimesi edebiyatı anlamak için yeterli değildir.” dedi.

70-80 MİLYON İNSANI KİMSE SUYA BATIRAMAZ, DENİZ TAŞAR
Konuşmasının son bölümünde öğrencilerin sorularını yanıtlayan İlber Ortaylı Türkiye’nin geleceğine ilişkin görüşlerini soran öğrenciyi şu sözlerle yanıtladı: “Türkiye 70-80 milyonluk bir ülke. Anormal bir büyümesi var. Bir ülke nüfusunun dörtte biri aynı şehirde yaşıyorsa bu anormaldir, bu hastalıktır, bu problemlerin kaynağıdır. Bunlar çok çetin, yorucu problemlerdir. Etnik bir sorun olduğunun farkındasınız. Çok ciddi günler ve anlar yaşıyoruz. Böyle şeyleri duymaya her an hazırlıklı olun. Ama paniğe kapılmayın. Siz paniğe kapıldıkça bu durumlar tekrarlar. Zaten bu olaylar paniğe kapılmanız için tekrarlanıyor. Nerenin sahibi olduğunuzu bileceksiniz ancak bu sayede şer kuvvetlerini kovabilirsiniz. Bu çok açıktır. Bu ülke bir yere gitmez. Çünkü 70-80 milyon insanı kimse suya batıramaz, deniz taşar. Ayakta kalmak çok mühimdir. Ama nesillerin hayatının berbat olmaması için, sağlıklı ve rahat yaşayabilmemiz için, annelerinizin, babalarınızın yüzünü güldürmek ve ilerde sizin evlatlarınızın yüzünün de gülmesi için sağlam duracaksınız ve hiçbir şeyden korkmayacaksınız. Bir yere giderim de kurtulurum diye düşünemezsiniz. Hiçbir yere gidemezsiniz. Önce kendi ülkenize bakacaksınız.”

İLBER ORTAYLI’DAN ÖĞRENCİLERE TAVSİYELER
• Yabancı dil öğrenin. Bir değil, iki dil öğrenin. İngilizce de olabilir, Arapça da… Fransızca da olabilir, Latince de… Felsefe açısından Almanca da olabilir. Dil öğrenmeden zaten kendi dilinizi de anlamazsınız.
• Tarihi ve ona paralel olarak Türk ve yabancı edebiyatı okuyun. 1. Dünya Savaşı’nın tarihini okuyacaksınız, bunun yanında mutlaka Şevket Süreyya Aydemir’in “Suyu Arayan Adam” kitabını, hâtıratını okun, 1. Dünya Savaşı ile ilgili romanları okuyun. Bu, olayların imajınızda canlanması açısından son derece önemlidir ve başka türlü olmaz. Napoleon’u okumak yetmez. Napolyon’un Rusya seferi için Harp ve Sulh’u okumanız gerekir. Mesela feminizm üzerine Gustave Flaubert’in Madame Bovary kitabını, Tolstoy’’un Anna Karenina’sını ayrıca Emile Zola’yı okuduğunuzda bu sizin üç katmanda -Avrupa, Rusya, Fransa- üç çevrede kadının konumunu anlamanızı sağlayacaktır. Aynı dönem içerisinde Türk kadınının rolünü anlamak için Çalıkuşu’nu, Aşk-ı Memnu’yu, Gülnihal’i okuyun. Bu size o dönemde Türkiye’deki kadının yerini anlatacaktır.
• Ayrıca Türk şiirini okumak ve bilmek zorundasınız. Bunun şakası yok. Şiir okumamak çok büyük bir noksanlıktır. Bazı hallerde insanlar şiirle daha çok şey öğrenirler. Şiir bilmeyen milletlerin dili gider. Şiir bilmeyen insanlar ise sıkıcıdırlar. Diliniz, insanlara kendinizi ifade edebilmeniz ve muhtevalı bir konuşmayla ikna edebilmeniz; saygın bir insan olabilmeniz için önemlidir.
• Gündemi, takip edin. Türkçe ve yabancı gazeteleri okuyun.
• Farklı ülkeleri gezin. Gittiğiniz ülkeyi tanıyın, öğrenin. O ülke insanları ile ülkeleri hakkında konuşun.
• Televizyonda yabancı kanalları takip edin. Mesela BBC’deki tartışmaları izleyin.

BİR KİTAP DA ARKADAŞIMA
3 gün süren Edebiyat ve Kitap Günleri’nde öğrenciler “Masal Kahramanları Aramızda”, “İngilizce Masallar”, “Edebiyattan Beyazperdeye”, “Bizden, İçimizden…”, “Bir Şiiri Çözümlemek”, “Ben Bir Kitap Okudum” gibi çok sayıda farklı etkinliğe katıldı. Edebiyat ve Kitap Günleri’nde öğrenciler bu yıl da birçok yazarla bir araya geldi. Konuk yazarlarla tanışma, söyleşi yapma, kitaplarını imzalatma fırsatı bulan öğrenciler yayınevlerinin standlarını gezerek çok sayıda kitap aldı.
Etkinliğe yazarlar Aslı Der, Mina Tansel, Tolga Gümüşay, Tülin Kozikoğlu, Ceren Kurt, Evren Yiğit, Aydoğan Yavaşlı, Ferrin İlbay Yalnız, Gönül Simpson, Ahmet Önel, İlkay Marangoz, Koray Avcı Çakman, Erdem Seçmen, Ayla Çınaroğlu, Betül Avunç, Selen Somer, Defne Ongun Müminoğlu ve Mesut Tığlı katıldı.
Edebiyat ve Kitap Günleri’nde, Okul Aile Birliği ve Öğrenci Birliği’nin düzenlediği “Bir Kitap da Arkadaşıma” kampanyası da büyük ilgi gördü. Öğrenciler kardeş okulun öğrencilerine hediye etmek üzere aldıkları yüzlerce kitabı Eyüboğlu Okul Aile Birliği’ne teslim etti.

MEHMET ÂKİF ERSOY SOKAĞI’NIN AÇILIŞI YAPILDI
Edebiyat ve Kitap Günleri’nde her yıl ayrıca, Çamlıca Kampüsündeki Merkez Kütüphanede kitap raflarını birbirinden ayıran koridorlara önemli edebiyatçılardan birinin adı veriliyor.
Attila İlhan, Sabahattin Eyüboğlu, Can Yücel, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Haldun Taner, Tolstoy, William Shakespeare, Yaşar Kemal gibi tanınmış yazar ve şairlerin adlarını taşıyan sokak tabelalarına bu yıl eklenen isim, İstiklâl Marşı'nın yazarı, ünlü şair Mehmet Akif Ersoy oldu. Eyüboğlu Merkez Kütüphanedeki sokak açılışı konuklar, öğrenciler ve öğretmenlerin katıldığı bir törenle gerçekleştirildi.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.