banner

Öğretmenliğin bir takım işi olduğuna inanıyoruz




Yeni kuşağı eğitmenin ve geleceğe hazırlamanın geçmişe göre büyük farklılıklar gösterdiğini belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, "Yeni dünya düzeninde yeni ürünler, yeni çalışma yöntemleri icat etmek için insanlığın yaratıcılığına ve hayal gücüne ihtiyacımız olacaktır. Bu nedenle biz öğretmenlere düşen en önemli görev, öğrencilerimizin yaratıcılıklarını artırmak, inovatif düşünme becerilerini geliştirmek." diye konuştu. 

biriz_kutoglu_18Pandemi ile başlayan yeni dönemde öğretmenler nasıl bir süreç yaşadı, nasıl bir değişim süreci bekliyor onları?
Tüm dünyada etkisini gösteren ve pandemi haline gelen COVID-19 nedeniyle zorunlu bir dijital dönüşüm ile karşı karşıya kaldık. Eğitim dünyası, bu dijital dönüşümün orta yerinde diyebiliriz. Biz öğretmenler de pandemi sebebiyle yaşamımızda köklü değişiklikler yaşayarak benzersiz bir deneyimden geçtik, hala da geçiyoruz. Sadece yükseköğretimden aşina olduğumuz uzaktan eğitim kavramına, ilköğretim ve ortaöğretimi de dahil ederek zorlu bir sürecin içine girdik. Eğitim-öğretimi kaldığı yerden devam ettirebilmek adına öğretmenler ve yöneticiler üstün çaba gösterdiler. Normal bir uzaktan öğretim süreci olmayan bu süreçte, sürekli geri bildirim alınan ve doğru planlama yapmak kilit nokta oldu. Mart ayından beri, “uzaktan eğitimle” sürdürdüğümüz eğitim-öğretim çalışmalarımızda her gün, bilgisayar ekranlarının başında saatlerce ders işledi öğretmenlerimiz. Öğrencilerimizin akademik süreçlerine ek olarak, bulundukları bu zorlu şartlarda onları destekleyerek yanlarında oldular. Eylül ayından bu yana da yüz yüze ve uzaktan eğitimi bir arada yürütüyorlar. Pandemi ile başlayan bu süreçte ve yeni dönemde, hızlı ve yenilikçi adımlar atarak öğrenme sürecini devam ettirmek adına aktif olunması gerektiğini gördük. Öncelikli olarak işbirlikli çalışmanın önemini bir kez daha anladık. Dijital dünyadaki hızlı değişimlerin eğitimin yönünü nasıl etkilediğini fark ettik. Anaokulundan üniversiteye tüm kademelerde etkili bir uzaktan öğretim süreci yönetebilmek için öğretmenlerin dijital becerilere sahip olması gerektiğinin önemini de bir kere daha görmüş olduk. Biz eğitimcilerin, gelişmeleri evrensel boyutta değerlendirmesi, bireyleri geleceğin dünyasına hazırlamak açısından çok önemli. Unutmayalım ki; önümüzdeki 20 yıl, milenyumun geride bıraktığımız ilk 20 yılından çok farklı olacak.

ARTIK UZAKTAN EĞİTİM DONANIMINA SAHİBİZ
Uzaktan eğitim sürecinin öğretmenlere etkileri neler oldu?
Her sürecin kendine özgü dinamikleri vardır. Bu dinamikleri yönetmek, anlık doğru kararlar almak, uygulamak ve değişimi yönetmek elbette zor ama doğru bir takım ile çalışıyorsanız işiniz bir o kadar kolay oluyor. Biz her zaman eğitimin bir takım işi olduğunu düşünürüz… Değişim yönetimi, şüphesiz en kritik becerilerden biridir. Özellikle pandemi sürecinde çalışanların ve liderlerin değişime açık olmaları ve değişimi yönetmede usta olmaları gerekiyor.  Bu nedenle, hızla adapte olabilen, birden fazla şapka giyebilen ve değişime açık olan kişiler daha başarılı oluyor. Öğretmenlerimiz bilgisayar destekli öğretim teknolojileri alanında büyük bir gelişim gösterdi. Artık, yüz yüze yapılabilecek pek çok çalışmayı uzaktan yapabilecek bilgi donanımına sahibiz.

TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME UYUM BELİRLEYİCİ OLACAK
Öğretmenleriniz yeni döneme nasıl uyum sağlıyor? Kurum olarak neler yapıyorsunuz?
Dünya değişiyor, gelişiyor. Hiçbir şey çocukluğumuzdaki gibi ya da onlu yirmili yıllar öncesindeki gibi değil. Hayatımızdaki pek çok şeyi değiştiren teknolojik gelişmeler elbette yaşam biçimimize etki ediyor. Her geçen yıl öğrenci profilindeki değişim hepimizin dikkatini çekiyor. Bu yeni kuşağı eğitmek ve geleceğe hazırlamak elbette geçmişe göre büyük farklılıklar gösteriyor. Bu gerçek; okul tasarımlarından öğretmen yaklaşımlarına kadar pek çok noktada oldukça belirleyici bir rol oynuyor. İstanbul Kültür Eğitim Kurumları olarak biz, bu felsefeyle hareket ederek pek çok yeniliği okullarımızda uygulamaya başlamıştık. Pandemi döneminde yaşanan dijital dönüşüm sırasında da kendimizi geleceğe hazırlayabilmek için teknoloji becerilerimizi daha da artırmak üzerine çalışıyor, plan yapıyoruz. Gelecekte yaşanabilecek olası pandemilerde; süreçlere yapay zeka, nesnelerin interneti, robotik gibi teknolojiler çözüm üretir hale gelecektir. Pandemi sürecinde ve sonrasında da teknolojik araçları iyi kullanabilmek ve etkili şekilde çalışabilmek büyük fayda sağlayacaktır. Artık, pandemi sürecinin hızlandırdığı teknolojik dönüşüme ayak uydurabilen kurumların varlığını sürdürebileceğini biliyoruz. Yeni dünya düzeninde yeni ürünler, yeni çalışma yöntemleri icat etmek için insanlığın yaratıcılığına ve hayal gücüne ihtiyacımız olacaktır. Bu nedenle biz öğretmenlere düşen en önemli görev, öğrencilerimizin yaratıcılıklarını artırmak, inovatif düşünme becerilerini geliştirmek. Kurum olarak her zaman “yaşam boyu öğrenme” felsefesini savunduk. 1960’tan bu yana öğretmenlerimize meslek içi eğitimler düzenleyip, yeni beceriler elde etmeleri ve becerilerini geliştirebilmeleri adına eğitim ortamları sunduk. Bundan sonra da mesleki gelişim süreci devam edecektir. Bu süreçte her öğretmenimize akıllı tahta kullanımından online eğitim platformunda ders izlemeye, bilgisayar destekli öğretim teknolojilerinin sunduğu pek çok hizmete kadar geniş bir yelpazede hizmet içi eğitimler gerçekleştirdik.

ÖĞRENCİLERE YENİOKULYAŞAMINI ANLATIYORUZ

Yeni dönemde öğretmen-öğrenci, öğretmen-okul ilişkisi nasıl olmalı? Bu kapsamdaki uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Pandemi dönemin en çok etkileneni şüphesiz ki öğrencilerimiz. Öğrenciler bu süreçte öz-düzenleme (self-regulation) becerilerini geliştirerek kendi öğrenme süreçlerini yürütebilmeyi öğrendiler. Bizler, çocuklarımıza kendi kendilerine yetebilmeleri konusunda elimizden geldiğince destek olmalıyız ki bu yeterlilikleri eğitim-öğretim sürecine de olumlu yansısın.
Yüz yüze eğitim sürecinin yeni normal düzende başlamasıyla birlikte, okul yaşamımızda da pek çok değişiklik oldu. Bu değişiklikleri, yeni normal kurallarını hem öğrencilerimize hem öğretmenlerimize hem de okul içindeki tüm çalışanlarımıza sürekli bir iletişimle aktardık. Doğru ve sürekli iletişim burada anahtar kelimeler. Daha önce deneyimlemediğimiz ve hatta benzerini yaşamadığımız bu süreç ve daha da önemlisi belirsizlik, hepimizi elbette ki korkutuyor. Ancak, korkunun bir çözüm olmadığını, öğrenmenin önünü kestiğini biliyoruz. Bu nedenle doğru iletişimle, gerçek bilgiyle öğrencilerimize yaş düzeyine göre yeni okul yaşamını anlatıyoruz. Sadece okul ortamında değil, bundan sonraki yaşamda da kendilerini nasıl koruyacaklarını öğretiyoruz; çünkü bu virüs artık bizimle birlikte yaşayacak. Gün gelip kaybolmayacak. Bu nedenle tüm yaşam buna adapte olmak durumunda.
Yeni dönemde, evden sınıfa canlı bağlantı ile okuldaki yüz yüze eğitime evlerinden katılmak isteyen öğrenciler için oldukça güçlü bir teknolojik altyapı oluşturduk. Harmanlanmış öğrenme olarak da bilinen hibrit eğitim modelinde, çevrimiçi eğitime ek olarak yüz yüze ders alma imkanı sağlanıyoruz. Sınıflardaki akıllı tahtaları kullanarak ders işleyen öğretmenlerle, evlerinde bilgisayarları üzerinden Adobe Connect ile akıllı tahtaya canlı olarak bağlanan öğrenciler sınıftaki ders ortamına sesli ve görüntülü, interaktif olarak dahil olabiliyor. Evlerindeki öğrenciler sınıftaki arkadaşlarını ve öğretmenini görüyor ve duyuyor. Öğretmenin akıllı tahtada işlediği dersi, aynı ses ve görüntü kalitesinde bilgisayarından canlı olarak izleyebiliyor. Dilediğinde öğretmeninden söz istiyor ve derse interaktif olarak katılabiliyor.
Öğrencilerimizin senkron ve hibrit derslerin verimliğini değerlendirmeleri için Adobe Connect üzerinden bir değerlendirme sistemi geliştirdik. Liselerdeki her bir öğrenciye, katıldığı her senkron dersinin sonunda ders ile ilgili geri bildirim verme, dersi anlayıp anlamadığını belirtme ve teknik bir sorun yaşadıysa bunu anında paylaşma olanağı sunuyoruz. Sistemin bir parçası olarak uygulanan bu anketin sonuçları, her gün düzenli olarak tüm yönetici ve öğretmenlere raporlanıyor. Akademik olarak “konuyu anlamadığını belirten öğrenciler” için bir sonraki derste, ilgili öğretmenler gerekli akademik desteği öğrencilerine sağlıyor. Teknik sorun yaşayan öğrenciler için de Uzaktan Eğitim Merkezi devreye girip destek sağlıyor.

EĞİTİM MİLLİ BİLİNÇTİR

Özel okul – devlet okulu öğretmenleri arasında farklılıklar olduğunu düşünüyor musunuz? Bu farklılıklar nelerdir?

Eğitim, milli bilinçtir. Özeli devleti ayrılamaz. Hepimiz ülkemiz, vatanımız, geleceğimiz için çalışıyoruz. Eğitimin hedefleri de ortaktır. Devlette ayrı hedef özelde ayrı hedef yoktur. Atatürk’ün dediği gibi:"En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur."

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.