Milli Eğitim Bakanlığı operasyonel kaldı




Son iki yıldır eğitime dair yapılan ve tasarlanan iki düzenlemeyi önemli görüyorum. Öncelikle okulların ilk, orta ve lise şeklinde yapılanması önemli bir adımdı.  Son on bir yıl içinde yapılmış olan en önemli ve etkili düzenleme budur.  Okulların bu şekilde yani üçlü evreye göre kademelendirilmesinin kalıcı ve sistemi onarıcı bir değişiklik olarak tarihe geçeceğine inanıyorum. 

Geçen yıla damgasını vuran konu tabiî ki dershanelerdir.  Bu sayede her şey bir tarafa eğitim uzun zaman aradan sonra ülkemizin ilk kez ana gündem maddelerinden biri oldu. Zaman içinde ileri sürülen düşüncelerin enerjisiyle eğitim sistemini iyileştirecek çok işlevsel düzenlemelerin ortaya çıkacağını düşünüyorum.  Çok bağlayıcı iddialar ileri sürmeye gerek yok.  Söylem eksik ve problemli bile olsa “Dershaneler kaldırılacak” diye dillendirilen iradeyle birlikte dershanelerin bir dönüşüm geçirerek okul sistemi ile daha fazla bütünleşeceğini bekliyorum.  

Ayrıca bu süreçte özel okulların da “kupon” uygulaması ile devletten alacağı katkıyla birlikte daha çok kamusallaşacağını, diğer taraftan kamu okullarının da üzerindeki talep baskısından kurtulacağını ve niteliğinin de yükseleceğini tahmin ediyorum. 

Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın hem 4+4+4 olarak simgeleşen düzenlemenin, hem de dershaneleri temel alarak tasarlanan değişikliklerin felsefesinin geliştirilmesinde ve hayata geçirilmesinde operasyonel bir konumda kaldığını da belirtmek gerekiyor.   Andımızın kaldırılması ve serbest kıyafete geçiş gibi değişikliklerde de MEB’in pasif kaldığı dikkat çekmektedir.

Bu arada MEB’in ortaöğretime geçişle ilgili yaptığı son çalışmaları 2007 yılında ilk kez oluşturulan merkezi sınavlardan çoklu sınavlara geçişe dair vizyon doğrultusunda kaldığı ölçüde başarılı buluyorum.  Tekrar hatırlamakta yarar var; kademeler arası geçişte yani ortaöğretime ve yükseköğretime tek sınava bağlı kalmamak, ağırlıklı orta öğretim başarı puanının etkisini azaltmak ve katsayı engelini kaldırılmak gibi konularda kararlar o zaman alınmıştı. Bu minvalde alınacak kararların sistemi iyileştireceğinden emin olunabilir.

Ancak MEB’in geçen yıllarda bu doğrultuda iyi bir performans ortaya koyabildiğini söylemek zordur. SBS’nin kaldırılması, değiştirilmesi gibi yansıyan inisiyatifler enerji kaybettirmiştir. Son olarak Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş adıyla takdim edilen çalışmayı bazı açılardan sorunludur.  Her şeyden önce bu modelin adı çok zorlanarak uydurulmuş izlenimi vermektedir. Daha etkili ve yalın olması nedeniyle Ortaöğretime Geçiş Sistemi şeklinde bir adlandırma devam edebilirdi.

Eğitimle ilgili tanımlamalar uluorta üretilemez. TEOG diye ifade edilen adlandırmada geçen “Temel Eğitim” kavramı, eğitim kademeleri için son yapılan ilkokul, ortaokul düzenlemesinin dayandığı felsefi, pedagojik ve sembolik çağrışımlarla da uyuşmamaktadır. Ortaöğretimin zorunlu olmasından sonra genellikle zorunlu olan ilk ve ortaokulları kapsayan kademe için kullanılan “Temel Eğitim” tabiri artık kullanılmasa yeridir. Çünkü anlamı eskisi gibi güçlü değil.   

Bu arada yeni bir model diye sunulan TEOG ile ilgili ifada edilen mantık ve gerekçe Bakanlığın daha önce geliştirmiş olduğu OGES (Ortaöğretime Geçiş Sistemi) ile büyük ölçüde örtüşmektedir.  TEOG’un bileşeni olarak yeni diye lanse edilen ortak sınava dair uygulama bile OGES geliştirildiği zaman 2007 yılında ders geçme ve sınav yönetmeliğinde en az bir sınavın ortak yapılmasıyla ilgili olarak yapılan değişiklikten uyarlanmış görünüyor.

Aynı yolda küçük değişikliklerle ilerlerken sanki farklı bir yola geçilmiş gibi bir hava yaratılması ilgililerin konuya dair ne kadar bilinçli oldukları hususunda kuşku uyandırmaktadır.  Bu da tabiî ki MEB’in güvenilirliğini ve inandırıcılığını tahrip etmektedir. 

Prof. İrfan Erdoğan

Talime ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


PROF. DR. İRFAN ERDOĞAN

13.Ağu.2015

Türk Eğitim Sisteminin Son 13 Yılında Bir Parantez

Prof. Dr. İrfan Erdoğan / Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Türk eğitim sisteminin son on üç yıllık dönemi için tabi ki genel bir değerlendirme yapabilirim....

11.Ağu.2015

PROF. İRFAN ERDOĞAN: KOALİSYON PEDAGOJİSİ

Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN / Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Ben bir eğitim bilimciyim, pratikte de öğretmenim. Bu bilinçle, şu sıralarda gündemde olan hükümetin nasıl ve...

06.Ara.2014

Ortaokulda seçmeli dersler değişiyor

Eski Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, 19. Milli Eğitim Şurası’na ilişkin değerlendirme yaptı.  Erdoğan şunları söyledi; Şurada alınan kararlar kamuoyuna yansıyanlardan ibaret değil....

09.Eyl.2014

Eğitim can çekişiyor

Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, TEDXÇerkezkezköyED'de yaptığı konuşmada eğitim sistemiyle ve öğretmenlerle ilgili düşüncelerini katılımcılarla paylaştı. Öğretmenin her anın, her dersin,...

11.Haz.2014

Eğitimin son on yılı

Eğitim sistemimizin son on yılı için değerlendirme yapmak benim için hassas bir durum. Çünkü bu dönemin iki yıllık kısmında sorumluluklar aldım, inisiyatifler kullandım. Yaptıklarım ve...

07.Şub.2014

MEB’de kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine doğru

Bu yazıyı okumadan TTK’yı kapatmayın! MEB’de kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine doğru MEB, her şeye rağmen demokratik bir sistem gibi çalışan bir bakanlıktı. Talim ve Terbiye Kurulu...

18.Oca.2014

Milli Eğitim Bakanlığı operasyonel kaldı

Son iki yıldır eğitime dair yapılan ve tasarlanan iki düzenlemeyi önemli görüyorum. Öncelikle okulların ilk, orta ve lise şeklinde yapılanması önemli bir adımdı.  Son on...

09.Ara.2013

Sözde 'yeni’ TEOG’un şifreleri

MEB’in Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş adıyla hazırladığı model çok dikkat çekici yönler içeriyor.  Her şeyden önce bu modelin adı çok zorlanarak uydurulmuş. Daha etkili ve...

20.Kas.2013

Dershaneler de okullar da kapatılabilir!

MEB Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan, eğitimi yönetme konusunda performansı giderek düşen bakanlığın, dershaneleri kapatması halinde eğitimin bugünkünden daha iyi bir...

17.Tem.2013

Ortaöğretime geçiş sistemi bir faciaya doğru ilerliyor

Ortaöğretime öğrenci seçme karmaşası bir faciaya doğru ilerliyor Başa dönelim ve anlamaya çalışalım.  On beş yıl öncesine kadar az sayıda ayrıcalıklı sayılabilecek Fen ve Anadolu liseleri...

14.Ara.2012

Kalkınma planları sürecinde eğitim ve öğretmenlik

50 yıldır sürdürülen bir klasik: Beş Yıllık Kalkınma Planları Şu sıralarda 1961 Anayasası ile kurulan Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planlarının Onuncusu üzerinde...

27.Haz.2012

Eğitim Sistemi Düzelme Yolundayken Atılan Yanlış Adım

Prof. Dr. İrfan Erdoğan - Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı                           ...

01.Mar.2012

Eğitim sistemi düzelme yolunda

Prof. Dr. İrfan Erdoğan - Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Bu yazıda okulların yapılanmasını düzenleyen yeni yasa tasarısını irdeleyeceğiz. Ancak önce kısa bir arka plan bilgisi...

21.Oca.2012

Kesintisiz Eğitim’ sistemi bozdu!

Millî Eğitim’de çözülmesi gereken en temel mesele 8 yıllık eğitim hususudur. Tecrübe gösterdi ki kesintisiz ilköğretim uygulaması her açıdan zararlı oldu.İşin kötüsü kesintisiz yapılanma bu...

Prof. Dr. İrfan Erdoğan
Prof. Dr. İrfan Erdoğan

Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.