Mehmet Boy - Sevinç Eğitim Kurumları Kurucu Genel Müdürü
* Bugün Sevinç; güçlü altyapısı, öğretmene yapılan sistematik yatırımlar ve kararlı büyüme stratejisiyle artık bölgesel bir yapıdan çok daha fazlasını ifade ediyor.
* Sevinç; Türkiye genelinde güven veren, sürekliliği olan ve geleceğe odaklanan bir eğitim markasıdır.
* 2026 yılı Sevinç için yalnızca yeni hedeflerin konuşulduğu bir yıl değil; 40 yıllık bir eğitim yolculuğunun birikimini geleceğe taşıdığımız çok özel bir eşik olacak.
Yeni yılın başındayken, Sevinç Eğitim Kurumları açısından 2025 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 40. yılınıza girerken 2026’ya yönelik öncelikli hedefleriniz neler olacak?
2025 yılı, Sevinç Eğitim Kurumları açısından mevcut yapımızı güçlendirdiğimiz, sistemlerimizi sadeleştirdiğimiz ve uzun vadeli hedeflerimizi daha net tanımladığımız bir yıl oldu. Akademik, idari ve işletme tarafında yürüttüğümüz çalışmalarla kurum içi işleyişimizi daha verimli hâle getirirken; eğitim kalitesini sürdürülebilir kılacak altyapı yatırımlarına ve insan kaynağı gelişimine odaklandık.
2026 yılı ise Sevinç için yalnızca yeni hedeflerin konuşulduğu bir yıl değil; 40 yıllık bir eğitim yolculuğunun birikimini geleceğe taşıdığımız çok özel bir eşik olacak. 40 yıl boyunca oluşan kurumsal kültürümüzü, akademik yaklaşımımızı ve yönetim disiplinimizi daha da görünür kılarken; bu güçlü mirası çağın ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefliyoruz.
Bu dönemde büyümeyi yalnızca yeni yatırımlar üzerinden değil; kurumsal yapıyı güçlendiren, kaliteyi kalıcı hâle getiren ve markaya duyulan güveni artıran bir dönüşüm süreci olarak ele alıyoruz. Planlı ve kontrollü büyüme yaklaşımımızı sürdürürken, profesyonel yönetim anlayışıyla desteklenen sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bizim için 40. yıl, geçmişe dönük bir kutlamadan çok; geçmişten aldığımız güçle geleceğe daha sağlam adımlar atma sorumluluğunu ifade ediyor.
YENİ KAMPÜSLERLE MARKAMIZI GÜÇLENDİRECEĞİZ
Markanızın kuruluş ve gelişim sürecini nasıl tanımlarsınız? Bugüne gelinirken hangi temel değerler yol gösterici oldu?
Sevinç Eğitim Kurumları, dedem Merhum Gürbüz Boy tarafından 1986 yılında Bakırköy’de kurulan bir dershanenin, istikrarlı yönetim anlayışı ve uzun vadeli vizyonla nasıl güçlü bir markaya dönüşebileceğinin önemli örneklerinden biri. Kuruluş döneminden itibaren Atatürk’ün ilke ve inkılaplarından ilham alan, akla ve bilime dayalı çağdaş eğitim anlayışını benimseyen bir kurum kültürü oluşturduk. Bu yaklaşım, bugün hâlâ tüm stratejik kararlarımızın temel referansı olmaya devam ediyor.
Üç kuşaktır aynı aile tarafından yönetilen bir kurum olarak en büyük gücümüz, finansal optimizasyonu merkeze alan anlayışımız ve büyümeyi her zaman planlı yatırımlarla desteklememiz oldu. Böylece yalnızca eğitim alanında değil, kurumsal yapı ve yönetim disiplini açısından da sağlam temeller üzerine inşa edilmiş bir organizasyon oluşturduk.
Bugün kolej, kurs merkezi ve anaokullarını içeren geniş bir eğitim ağına sahibiz. Bu büyümeyi mümkün kılan en önemli unsur, yalnızca öğretmenlerimiz değil; müdürlerimizden müdür yardımcılarımıza, kurucularımızdan akademik ve idari tüm ekiplerimize uzanan güçlü insan kaynağımızdır. Tüm bu yapıyı birbirini tamamlayan bir bütün olarak görüyor; öğretim, yönetim ve işletme tarafında yürüttüğümüz gelişim programlarını sürekli güncelliyoruz. Liderlik eğitimlerinden yönetici gelişimlerine, işleyiş ve planlama odaklı işletme eğitimlerine kadar uzanan kapsamlı bir yapıyla hem akademik hem yönetsel gücümüzü her yıl daha da ileri taşıyoruz. Bununla birlikte eğitimin yeniliklerini yakından takip ederek teknolojik altyapımızı, öğrenme ortamlarımızı ve kurumsal süreçlerimizi sürekli geliştiren; verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği odağına alan bir yatırım anlayışı benimsiyoruz.
Gelecek hedeflerimiz ise bu güçlü temelin üzerine daha cesur bir büyüme stratejisi koymak. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni kampüs yatırımlarıyla varlığımızı genişletmek, marka gücümüzü ulusal ölçekte daha görünür kılmak ve profesyonel yönetim anlayışıyla desteklenmiş sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmak. Kısacası geçmişten gelen birikimimizi, geleceğin güçlü, kalıcı ve güven veren eğitim markasına dönüştürmek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz.
HER KURUMDA AYNI KALİTE
Sevinç’in Türkiye genelinde güçlü bir marka hâline gelme süreci nasıl şekillendi? Bu yolculukta hangi dönüm noktaları öne çıktı?
Türkiye markası olma hedefi, aslında yıllar içinde doğal olarak ortaya çıkan bir sonuçtu. Sevinç’in akademik başarıları kadar kurumsal yapısı, kriz dönemlerindeki istikrarlı duruşu ve finansal disiplini; markamızın yalnızca bulunduğu bölgede değil, Türkiye genelinde de güven uyandırmasını sağladı. Biz bu güvenin temelinde yine Atatürk’ün vizyonunda yer alan “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirme” anlayışını görüyoruz. Eğitim yaklaşımımızı her zaman çağdaş ve kapsayıcı bir çizgide tutmamız, markanın büyüme beklentisini doğal olarak artırdı.
Bu yolculuğun en belirleyici dönüm noktalarından biri, yönetim modelimizin kurumsallaşmasıydı. Aile şirketi kültürünü profesyonel sistemlerle birleştirerek güçlü bir yönetim mekanizması oluşturduk. Standartlarımızı belirleyip süreçlerimizi şeffaflaştırarak, her kurumda aynı kaliteyi garanti altına aldık.
Bir diğer önemli dönem ise marka yapılanmamızın güçlendirilmesi ve yeni şube yatırımlarının hayata geçmesiydi. İstanbul’daki büyümemizi Ankara, Antalya ve Edirne gibi farklı şehirlerle destekledik. Her yeni şube, markamızın yalnızca akademik olarak değil, operasyonel açıdan da güçlü bir yapıya sahip olduğunun göstergesiydi. Bu yatırımlar, ulusal marka yolculuğumuzda attığımız en net adımları temsil ediyor.
Bugün Sevinç; güçlü altyapısı, öğretmene yapılan sistematik yatırımlar ve kararlı büyüme stratejisiyle artık bölgesel bir yapıdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Sevinç; Türkiye genelinde güven veren, sürekliliği olan ve geleceğe odaklanan bir eğitim markası.
GÜÇLÜ KURUMSAL YAPI
Eğitim alanında Türkiye çapında kabul gören bir marka olmanın sizce temel koşulları nelerdir? Sevinç’i bu noktada farklılaştıran unsurlar neler?
Türkiye çapında kabul gören bir eğitim markası oluşturmanın temel koşulu, sürdürülebilir bir yönetim kültürü ve güçlü bir kurumsal bütünlüktür. Bu bütünlüğü sağlayabilmek için finansal disiplin, profesyonel yönetim anlayışı ve insan kaynağı kalitesi bir arada yürümelidir. Sevinç’in en güçlü yanı tam da bu çizgide konumlanmasıdır.
Markamızı öne çıkaran unsurların merkezinde uzun yıllara dayanan deneyim, profesyonel yönetim anlayışı ve yalnızca öğretmen gelişimine değil; yöneticiler, kurucular ve eğitim–işletme süreçlerini yöneten tüm ekiplerin gelişimine verdiğimiz yüksek önem yer alıyor. Eğitimin ve yönetimin yeniliklerini yakından takip eden bu yaklaşım, Sevinç’i hem güçlü hem de geleceğe hazırlıklı bir eğitim markası hâline getiriyor. Kurumsal değerlerimizi tutarlı şekilde hayata geçiren disiplinimiz ise sürdürülebilir başarımızın en önemli tamamlayıcısı.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet göstermek, bir eğitim markası için hangi sorumlulukları ve fırsatları beraberinde getiriyor?
Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet göstermek doğal olarak çeşitlilik, farklı beklentiler ve operasyonel zorluklar anlamına geliyor. Ancak bu geniş coğrafi yayılım, markamıza güçlü bir avantaj sağlıyor: farklı bölgelerden elde ettiğimiz deneyimler hem eğitim süreçlerimizi hem de yönetim anlayışımızı geliştiren bir zenginliğe dönüşüyor. Bu çeşitlilik, karar alma süreçlerimize daha geniş bir perspektif kazandırıyor; böylece her yeni kampüs, bizi daha esnek, daha güçlü ve daha dayanıklı bir marka haline getiriyor.
Farklı şehirlerde yer alan kurumlarda aynı kaliteyi sürdürülebilir kılmak için nasıl bir yönetim modeli benimsiyorsunuz?
Tüm kurumlarımızda aynı kaliteyi sürdürebilmek için merkezden yönetilen, ancak yerel ihtiyaçlara uyum sağlayan hibrit bir model uyguluyoruz. Akademik standartlarımızın yanı sıra yönetim, işletme ve süreç takip sistemlerimiz; performans ölçümleme, denetleme ve raporlama mekanizmalarımız; yönetici ve ekip gelişim programlarımız tüm kampüslerde aynı titizlikle hayata geçiriliyor. Bununla birlikte her kurumun kendi bölgesel gerçekliğini göz ardı etmeden uygulama süreçlerinde esneklik sağlıyor; böylece hem marka tutarlılığını koruyor hem de yerel dinamizmi güçlü bir avantaj olarak kullanıyoruz.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir eğitim markası olmanın Sevinç’e yüklediği temel sorumlulukları nasıl tanımlarsınız?
Ulusal ölçekte büyüyen bir markanın en temel sorumluluğu, hangi kampüse girilirse girilsin aynı güveni, aynı kaliteyi ve aynı özeni sunabilmektir. Bu nedenle şeffaf yönetim, hesap verebilirlik, sürdürülebilirlik ve öğretmene yatırım Sevinç’in değişmeyen prensipleri arasında yer alıyor. Ayrıca Atatürk ilke ve değerlerine bağlı duruşumuz, topluma karşı sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası. Biz Sevinç ailesi olarak, üstlendiğimiz bu ulusal sorumluluğu geçmişten aldığımız güçle, bugünün ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayarak ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyen kararlı bir eğitim markası olma vizyonuyla yerine getiriyoruz.
NESİLLER BOYUNCA GÜVEN DUYULAN BİR DEĞER
40 yıllık bir eğitim yolculuğunun eşiğinde, Sevinç’in gelecek yıllarına dair sizi en çok motive eden şey ne?
Beni motive eden en temel şey, Sevinç’in yalnızca bir eğitim kurumu değil; nesiller boyunca güven duyulan bir değer olarak varlığını sürdürüyor olması. 40 yıl boyunca değişmeyen ilkelerimiz, her dönemin ihtiyaçlarına uyum sağlayabilme becerimizle birleştiğinde, geleceğe dair çok güçlü bir sorumluluk hissi doğuyor.
Bugün attığımız her adımı, yalnızca bugünü değil; bundan sonraki kuşakları da düşünerek atıyoruz. Sevinç’in geçmişten aldığı bu sağlam mirası, çağın gereklilikleriyle buluşturarak daha uzun yıllar boyunca çocukların ve ailelerin hayatına dokunan bir marka olarak yoluna devam etmesini sağlamak, benim için en büyük motivasyon kaynağı.
YASAL UYARI:
Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.