Ferhat Argın - Mektebim Koleji Eğitim Direktörü
“Başta akademik başarısıyla öne çıkan öğrencilerimiz olmak üzere, farklı alanlarda kendini geliştiren ve potansiyelini ortaya koyan öğrencilerimize %100'e varan eğitim bursu imkânları sunuyoruz. Amacımız öğrencilerin gelişimlerini sürdürebilecekleri, potansiyellerini en üst seviyeye taşıyabilecekleri nitelikli bir eğitim ortamı oluşturmaktır.”
Haziran ayında ulusal sınavlar tamamlandı. Sınav sonuçları açısından kurumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu yıl hem LGS hem de YKS sürecini başarıyla tamamladık. Elde ettiğimiz sonuçlar, öğrencilerimizin yıl boyunca gösterdiği emeğin ve öğretmenlerimizin özverili çalışmalarının önemli bir karşılığı oldu. Tam puan alan öğrencilerimizin yanı sıra Türkiye genelinde ilk %1'lik ve ilk %2'lik dilimlerde yer alan çok sayıda öğrencimiz bulunuyor. Bu sonuçlar, ortaya koyduğumuz akademik çalışmaların ve sistemli eğitim anlayışımızın ne kadar doğru bir zeminde ilerlediğini bir kez daha gösterdi.
Bizim için sınav başarısı, yalnızca sınav günü alınan bir sonuçtan ibaret değil. Asıl önemli olan, öğrencinin eğitim yılı boyunca gösterdiği akademik ve kişisel gelişimdir. Mektebim Koleji'nde öğrencilerimizin gelişimini düzenli ölçme-değerlendirme uygulamalarıyla yakından takip ediyor, eksiklerini zamanında belirleyerek bireysel destek programları oluşturuyoruz. Böylece her öğrencimizin kendi potansiyeline ulaşabileceği bir öğrenme süreci tasarlıyoruz.
Bu yaklaşım sayesinde öğrencilerimizin eylül ayındaki başlangıç noktası ile haziran ayındaki seviyeleri arasında somut bir gelişim görüyoruz. Bizce en büyük başarı da tam olarak budur. Sınav sonuçlarını, planlı bir eğitim sürecinin ve sürdürülebilir akademik takibin doğal bir çıktısı olarak değerlendiriyoruz. Bu yıl da hem öğrencilerimizin hem öğretmenlerimizin emeklerinin karşılığını aldığımızı görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.
YÜZDE YÜZ’E VARAN BAŞARI BURSLARI
Kurum olarak sınav başarılarını nasıl ödüllendiriyorsunuz? Okulunuzun burs politikası hangi temel amaçlar doğrultusunda şekilleniyor? Bu alanda öğrencilere hangi burs olanaklarını sağlıyorsunuz?
Mektebim Koleji olarak başarıyı öğrencimizin yıl boyunca gösterdiği emek, gelişim ve kararlılıkla birlikte değerlendiriyoruz. Bu nedenle ödüllendirme anlayışımızın merkezinde öncelikle takdir kültürü yer alıyor. Öğrencilerimizin gösterdiği çabanın görülmesi, öğretmenleri tarafından takdir edilmesi ve başarılarının okul topluluğu içinde görünür kılınması, onların motivasyonunu güçlendiren en önemli unsurlardan biri.
Bunun yanında eğitim burslarımızla da başarılı ve potansiyeli yüksek öğrencilerimizi destekliyoruz. Burs politikamızı yalnızca akademik başarı üzerine kurmuyor; sanat, spor ve sosyal alanlarda yeteneklerini ortaya koyan öğrencilerimizi de kapsayacak şekilde planlıyoruz. Çünkü farklı alanlarda ortaya çıkan her başarının desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Başta akademik başarısıyla öne çıkan öğrencilerimiz olmak üzere, farklı alanlarda kendini geliştiren ve potansiyelini ortaya koyan öğrencilerimize %100'e varan eğitim bursu imkânları sunuyoruz. Amacımız öğrencilerin gelişimlerini sürdürebilecekleri, potansiyellerini en üst seviyeye taşıyabilecekleri nitelikli bir eğitim ortamı oluşturmaktır.
FIRSAT EŞİTLİĞİ TOPLUMSAL SORUMLULUK
Özel okulların başarılı öğrencilere burs ve eğitim desteği sağlamasını neden önemli buluyorsunuz? Başarı burslarının eğitimde fırsat eşitliğine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunu çok temel bir nedenle önemsiyoruz: Yetenek, ekonomik koşullara göre dağılmıyor. Çalışkan, meraklı ve yüksek potansiyele sahip öğrenciler toplumun her kesiminde karşımıza çıkabiliyor. Ancak bu potansiyelin gelişmesi, çoğu zaman öğrencinin sahip olduğu eğitim imkânlarıyla doğrudan ilişkilidir. Başarı bursları da tam bu noktada devreye girerek potansiyel ile fırsat arasındaki mesafeyi azaltıyor.
Biz eğitimde fırsat eşitliğini toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Maddi imkânları sınırlı ancak öğrenme isteği ve çalışma azmi yüksek bir öğrencinin nitelikli eğitime erişmesi; yalnızca o öğrencinin değil, ailesinin ve uzun vadede toplumun da geleceğine yapılan önemli bir yatırımdır.
Özel okulların bu süreçte önemli bir sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Sağlanan burslar ve eğitim destekleri sayesinde pek çok öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarma fırsatı bulduğunu görüyoruz. Mektebim Koleji olarak da akademik başarıyı ve yeteneği desteklerken, nitelikli eğitimin daha fazla öğrenciye ulaşmasına katkı sunmayı eğitim anlayışımızın temel sorumluluklarından biri olarak değerlendiriyoruz.
MİZAÇ ODAKLI KİŞİSEL REHBERLİK MODELİ
Başarı bursu verirken yalnızca akademik performansı mı değerlendiriyorsunuz, yoksa sanat, spor ve sosyal alanlardaki başarıları da dikkate alıyor musunuz?
Başarıyı tek bir ölçüte indirgemiyoruz. Akademik performans elbette önemli bir değerlendirme kıstası; ancak, bir öğrencinin potansiyelini yalnızca sınav sonuçları ya da not ortalamasıyla tanımlamanın doğru olmadığına inanıyoruz. Bu nedenle burs değerlendirmelerimizde sanat, spor ve sosyal alanlarda gösterilen başarıları da kendi dinamikleri içinde ele alıyoruz. Resimde, müzikte, farklı spor dallarında ya da sosyal sorumluluk projelerinde öne çıkan öğrencilerimizin emeklerini ve yeteneklerini de en az akademik başarı kadar değerli görüyoruz. Çünkü her öğrencinin güçlü olduğu alan farklıdır ve eğitim, bu farklılıkları ortaya çıkarabildiği ölçüde anlam kazanır.
Mektebim Kolejinde uyguladığımız Mizaç Odaklı Kişisel Rehberlik Modeli de bu yaklaşımımızı destekleyen önemli uygulamalardan biridir. Öğrencilerimizi akademik başarılarının yanı sıra ilgi alanları, güçlü yönleri, öğrenme özellikleri ve bireysel potansiyelleriyle birlikte değerlendiriyor, gelişimlerini bütüncül bir bakış açısıyla takip ediyoruz. Kısacası Mektebim Kolejinde burs, öğrencinin sahip olduğu potansiyeli fark eden, onu destekleyen ve gelişimine yatırım yapan bir eğitim yaklaşımının önemli bir parçasıdır.
Son yıllarda başarılı öğrencilerin özel okullara olan yöneliminde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
Son yıllarda velilerin okul tercih kriterlerinde önemli bir değişim yaşandığını gözlemliyoruz. Geçmişte özel okul tercihleri daha çok fiziki imkânlar veya sunduğu konfor üzerinden değerlendirilirken, bugün aileler çok daha bilinçli sorular soruyor. Bir okulun öğrenciyi ne kadar iyi tanıdığı, akademik gelişimini nasıl takip ettiği, rehberlik sistemi, yabancı dil eğitimi, teknolojiye yaklaşımı ve öğrenciyi geleceğe nasıl hazırladığı artık çok daha belirleyici hale geldi.
Özellikle başarılı öğrenciler ve aileleri, standart bir eğitim modeli yerine çocuklarının bireysel potansiyelini geliştirecek, güçlü yönlerini ortaya çıkaracak ve onlara kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunacak okulları tercih ediyor. Çünkü günümüz eğitim anlayışı, her öğrencinin kendi öğrenme yolculuğuna uygun şekilde desteklenmesini gerektiriyor.
Biz de bu değişimi çok yakından takip ediyor ve eğitim modellerimizi bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz. Koçluk360 yaklaşımımız, güçlü ölçme-değerlendirme sistemimiz ve bireysel gelişim odaklı rehberlik anlayışımızla öğrencilerimizin sosyal, duygusal ve kişisel gelişimlerini de destekliyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki başarılı öğrenciler ve aileleri yalnızca iyi bir okul aramıyor; çocuklarını tanıyan, onlara doğru hedefler belirleyen ve bu hedeflere ulaşmaları için sistemli bir yol haritası sunan güçlü bir eğitim modeli arıyor. Biz de tam olarak bu anlayışla hareket ediyoruz.
Burslu öğrencilerin okul kültürüne ve akademik başarı ortamına nasıl katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Bu katkı, çoğu zaman sandığımızdan çok daha derin. Burslu öğrencilerimiz okul içinde sessiz birer motivasyon kaynağına dönüşüyor. Çünkü bir öğrenci, sınıf arkadaşının azimle ve emekle bir yere geldiğini gördüğünde, içinde “ben de yapabilirim” duygusu güçleniyor. Burada çok güzel bir model alma, örnek olma kültürü doğuyor. Başarılı bir öğrenci, farkında olsun ya da olmasın, arkadaşları için bir referans noktası oluyor; çalışma disiplinini, hedefe odaklanma biçimini, zorluklar karşısındaki duruşunu diğer öğrenciler doğal bir şekilde gözlemliyor ve içselleştiriyor. Bu da sınıfın, hatta okulun genel başarı kültürünü birlikte yukarı taşıyor. Bu etkileşim, okul kültürünü güçlendiren ve öğrenciler arasında doğal bir öğrenme iklimi oluşturan önemli bir değer hâline geliyor. Dolayısıyla burs verdiğimiz öğrenci yalnızca kendi başarısını büyütmüyor; etrafındaki arkadaşlarını da olumlu yönde etkileyen, okul kültürünü zenginleştiren bir değere dönüşüyor. Biz bu pozitif etkiyi her yıl yakından görüyoruz ve açıkçası en çok da buna seviniyoruz.
Veliler, bursluluk süreçlerinde en çok hangi konulara dikkat etmeli? Başarılı öğrencilere ve ailelerine vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Velilere öncelikle şunu söylemek isteriz: Bursluluk sürecini çocuklarının yolculuğunda bir destek olarak görsünler. Bursun şartlarını, kapsamını ve sürdürülebilirliğini dikkatle incelemeleri çok doğal. Ama bunu yaparken çocuklarının üzerinde gereğinden fazla bir baskı oluşturmamaya da özen göstermeliler. Çünkü bir öğrenci, “başarısız olursam bursumu kaybederim” korkusuyla değil, öğrenmenin ve gelişmenin verdiği hazla ilerlediğinde kalıcı bir başarıya ulaşıyor.
Başarılı öğrencilerimize ve ailelerine vermek istediğimiz en önemli mesaj ise şu: Bu başarı çok daha güzel bir yolculuğun başlangıcı. Bugün gösterilen emek çok kıymetli; ama asıl mesele, o emeği bir karaktere ve bir yaşam biçimine dönüştürebilmek. Biz buradayız ve bu yolculuğun her adımında öğrencimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için bir öğrencinin gerçek başarısı, sınav sonucundan çok; hayatın önüne çıkardığı her durumda ayakta durabilen, üreten ve mutlu bir birey olabilmesidir.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI İÇİN İŞBİRLİĞİ
Türkiye’nin geleceği açısından düşündüğünüzde, başarılı öğrencilerin ekonomik koşullardan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi için özel okullar, kamu ve sivil toplum arasında nasıl bir iş birliği modeli kurulmalıdır?
Bu soruyu çok önemsiyoruz, çünkü meselenin tam da özüne dokunuyor. Nitelikli eğitime erişimin ekonomik koşullara bağlı kalması, hem bireysel hem de toplumsal anlamda hepimizin kaybı. Bunu tek bir kurumun, tek başına çözmesini beklemek ise gerçekçi değil.
Bize göre sürdürülebilir bir model, üç tarafın da en güçlü olduğu noktada buluştuğu bir iş birliğinden geçiyor. Özel okullar esneklikleri ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarıyla; kamu, yaygın yapısı ve koordinasyon gücüyle; sivil toplum ise sahayı en iyi tanıyan, ihtiyacı doğru tespit edebilen yapısıyla bir araya gelebilir. Örneğin özel okulların sağladığı bursların, kamunun yönlendirmesi ve sivil toplumun saha bilgisiyle gerçekten ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşması; ya da başarılı ama imkânı kısıtlı öğrencilerin ortak bir havuzda değerlendirilmesi gibi somut adımlar atılabilir.
Burada gerçekçi ve adım adım büyüyen bir modeli savunuyoruz. Önce küçük ama sağlam iş birlikleriyle başlamak, işe yarayanı büyütmek, yaramayanı dürüstçe gözden geçirmek… Eğitimde kalıcı dönüşüm bu tür istikrarlı, samimi ve güçlü adımlarla geliyor. Mektebim Koleji olarak böyle bir iş birliğine her zaman açığız ve üstümüze düşeni gönülden yapmaya hazırız.
İNSANİ BECERİLERİN ÖNEMİ ARTIYOR
Teknoloji, yapay zekâ ve yeni nesil becerilerin öne çıktığı günümüzde, başarılı öğrenci tanımı sizce nasıl değişiyor?
Başarılı öğrenci tanımı, son yıllarda belki de en köklü değişimi yaşayan kavramlardan biri. Eskiden başarı büyük ölçüde “ne kadar çok şey bildiğinle” ölçülürdü. Bugün bilgi parmaklarımızın ucunda; dolayısıyla mesele artık bilgiye sahip olmak değil, o bilgiyle ne yapabildiğin.
Bizim gözümüzde bugünün başarılı öğrencisi; teknolojiyi ve yapay zekâyı etkin bir araç olarak kullanabilen öğrencidir. Yapay zekâya doğru soruları sorabilen, çıkan sonucu olduğu gibi kabul etmeyip sorgulayabilen, eleştirel düşünebilen bir öğrenci bugün gerçekten öne çıkıyor. Ama işin ilginç tarafı şu: Teknoloji ne kadar geliştiyse, insana dair becerilerin değeri de o kadar arttı. Empati kurabilmek, bir ekibin içinde çalışabilmek, kendini doğru ifade edebilmek, farklı fikirlere açık olabilmek… Bunlar hiçbir yapay zekânın yerini dolduramayacağı beceriler. Bu yüzden biz başarılı öğrenciyi; teknolojiyi ustalıkla kullanan aynı zamanda, sosyal ve duygusal becerileriyle de güçlü olan dengeli bir birey olarak tanımlıyoruz. Yani geleceğin öğrencisi hem çağın araçlarına hâkim, hem de özünde çok insan.
YASAL UYARI:
Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.