Logo

‘Yeni dönemin eğitim anlayışı, bilginin ötesinde bir öğrenme deneyimi gerektiriyor’

Kategori: Özel Okullar
Pazartesi, 28 Eylül 2026 14:34 tarihinde oluşturuldu



Ebru UNUTMAZER - BİL Eğitim Kurumları Eğitim Direktörü

ebru_unutmazer_eylul_2026.BİL Eğitim Kurumları; akademik takipten beceri temelli programlara, hibrit öğrenmeden kariyer ve öğretmen gelişimine uzanan bütüncül yapısıyla 2026–2027 eğitim-öğretim yılında da köklü deneyimini yenilikçi eğitim uygulamalarıyla ileri taşıyor.

2026-2027 eğitim-öğretim yılına girerken kurum olarak öncelikli hedefleriniz ve bu yıl öne çıkaracağınız temel eğitim stratejileri nelerdir? Yeni dönemde müfredatınızda, ders dışı etkinliklerinizde veya kampüs yaşamınızda ne gibi yenilikler ve güncellemeler göreceğiz?
2026–2027 eğitim-öğretim yılına girerken temel yaklaşımımız; BİL Eğitim Kurumlarının 31 yıllık eğitim deneyimini, bugünün değişen öğrenci ihtiyaçları ve yeni öğrenme biçimleriyle birlikte geliştirmeye devam etmek. Yeni dönemde akademik süreçlerin daha yakından izlenmesi, öğrenci gelişiminin veriye dayalı değerlendirilmesi, öğretmen ve yönetici gelişiminin desteklenmesi; yabancı dil, rehberlik, kariyer ve beceri temelli çalışmaların ise birbirini tamamlayan bir yapı içinde yürütülmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor.
BİL’de öğrencinin okul deneyimini yalnızca ders programıyla sınırlamıyoruz. BİL Think, BİL Focus ve OYAP ile düşünme, dikkat ve okuma-yazma becerilerini; Filizden Anlama – Okul Doğa Yolculuğu ile doğa ve deneyim temelli öğrenmeyi; BİL Career ile kariyer, girişimcilik ve iş dünyası farkındalığını destekliyoruz. BİL Learn ise öğrenmenin dijital ve hibrit boyutunu güçlendiren önemli yapılarımızdan biri. Bu çalışmaların tamamını, öğrencinin farklı gelişim alanlarını destekleyen tek bir eğitim anlayışının parçaları olarak görüyoruz. Köklü bir eğitim markası olmanın bize kazandırdığı deneyimi, değişen dünyayı doğru okuyabilen yenilikçi uygulamalarla buluşturmak; 2026–2027 eğitim-öğretim yılında da temel yönümüz olmaya devam edecek.

ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ, VELİ İLE BİRLİKTE UYUM SÜRECİ
Uzun yaz tatilinin ardından öğrencilerin okula uyumunu hızlandırmak ve “okula dönüş” stresini en aza indirmek için ne tür oryantasyon ve psikolojik destek programları uyguluyorsunuz?
Okula dönüşü yalnızca ilk gün veya ilk hafta gerçekleştirilen bir karşılama programı olarak değerlendirmiyoruz. Özellikle okul öncesi, ilkokula başlangıç ve kademe geçişleri çocuk açısından önemli gelişimsel eşiklerdir. Bu nedenle oryantasyon süreçlerimizi öğrencinin okulu, öğretmenini, arkadaşlarını ve yeni düzenini güvenli biçimde tanımasını sağlayacak şekilde planlıyoruz. Burada amacımız öğrencinin mümkün olan en kısa sürede programa adapte olmasını istemek değil; ‘kendi gelişim hızına uygun, sağlıklı bir aidiyet geliştirmesini sağlamak.’
Rehberlik birimlerimiz öğrencilerin yalnızca yaşadığı güçlükleri çözmek üzere devreye giren bir yapı değildir. BİL'de psikolojik danışma ve rehberlik çalışmalarını önleyici, gelişimsel ve süreci izleyen bir sistem olarak ele alıyoruz. Kademe geçişlerinde öğrenci kadar velinin de doğru biçimde hazırlanmasını önemsiyoruz. Çünkü bazen çocuğun okula ilişkin kaygısının önemli bir bölümü yetişkinlerin beklentilerinden beslenebiliyor. Bu nedenle öğrenci, öğretmen ve veli tarafını birlikte ele alan bir uyum süreci yürütüyoruz.

Yeni eğitim yılında öğrenci, veli ve okul arasındaki üçlü iletişimi ve iş birliğini güçlendirmek adına nasıl bir yol haritası belirlediniz?
Eğitimde güçlü iletişimin çok sık iletişim kurmak anlamına gelmediğini düşünüyorum. Önemli olan; ‘doğru bilginin, doğru zamanda, doğru kanaldan ve ortak bir eğitim diliyle paylaşılmasıdır.’ Bu nedenle veli iletişiminde yalnızca öğrencinin notunu veya okulda yaşanan günlük gelişmeleri paylaşan bir yapıdan çok, velinin çocuğunun gelişim sürecini anlayabildiği bir iletişim modeli oluşturmaya önem veriyoruz. Bu yaklaşımımızın örneklerinden biri ‘BİL PDR Dergisi’. Velilerimizin çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık, eğitim, aile içi iletişim ve güncel pedagojik konularda güvenilir içeriklere ulaşmasını sağlıyoruz. Aynı zamanda okul-veli görüşmelerinde akademik sonuçların tek başına ele alınması yerine öğrencinin gelişiminin daha kapsamlı değerlendirilmesini önemsiyoruz. Veliyi eğitim sürecinin dışında kalan bir paydaş ya da yalnızca bilgilendirilen taraf olarak değil; doğru sınırlar içerisinde ‘öğrencinin gelişimini destekleyen önemli bir eğitim paydaşı’ olarak görüyoruz.

Günümüz dünyasında akademik başarının yanı sıra sosyal-duygusal öğrenme ve 21. yüzyıl becerileri de kritik önem taşıyor. Öğrencilerinize bu yetkinlikleri kazandırmak için hangi somut adımları atıyorsunuz?
Biz akademik beceriler ile 21. yüzyıl becerilerini birbirinden ayrı görmüyoruz. Çünkü öğrenci bilgisini analiz edemiyor, düşüncesini ifade edemiyor, dikkatini sürdüremiyor veya karşılaştığı yeni bir probleme transfer edemiyorsa akademik bilginin yaşam karşılığı eksik kalıyor.
‘BİL Think’ ile eleştirel düşünme ve sorgulama; ‘BİL Focus’ ile dikkat, odaklanma ve zihinsel süreklilik; ‘OYAP’ ile okuma, yazma ve anlamlandırma becerileri üzerinde çalışıyoruz. Bunun yanında proje çalışmaları, sosyal sorumluluk, sanat, spor, takım çalışmaları ve öğrencinin kendisini ifade edebildiği ortamları da eğitimin tamamlayıcı değil, temel parçaları olarak görüyoruz.
‘BİL Career’ ise öğrencinin girişimcilik, iş dünyası, meslekler ve geleceğin çalışma kültürüyle temas kurmasına olanak sağlıyor. Burada hedefimiz öğrencinin CV'sine çok sayıda etkinlik eklemek değil; ‘kendisini tanıyan, güçlü yönlerini bilen, düşüncesini ortaya koyabilen ve karşısına çıkan yeni durumlarda sorumluluk alabilen bir birey yetiştirmek.’

Öğretmen kadronuzun mesleki gelişimini desteklemek ve yeni döneme hazırlamak amacıyla yaz dönemi ve yıl içinde hangi hizmet içi eğitimleri planladınız?
Öğretmen gelişimini eğitim kalitesinin en stratejik alanlarından biri olarak görüyoruz. Bu nedenle öğretmen eğitimlerimizi yalnızca eğitim-öğretim yılı başında gerçekleştirilen hizmet içi eğitim haftalarıyla sınırlandırmıyoruz. 2026–2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde tüm okullarımızda ortak vizyon ve uygulama standardını güçlendirmek amacıyla kapsamlı hizmet içi eğitim süreçleri gerçekleştirdik. Ancak bizim için asıl önemli olan bu gelişimin yıl boyunca devam etmesi.
‘BİL Akademi’ çatısı altında öğretmenlerimizin pedagojik, akademik, teknolojik ve mesleki gelişimlerini destekleyen eğitimleri sürdürüyoruz. Bunun yanında ‘İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve BİL Bilim Kurulu’ ile sahip olduğumuz iş birliği, öğretmen gelişimini akademik bilgiyle beslememize önemli katkı sağlıyor.
Yeni dönemde yapay zekâ ve eğitim teknolojileri, ölçme-değerlendirme, farklılaştırılmış öğretim, sınıf yönetimi, öğrenci psikolojisi ve yeni nesil öğrenme yaklaşımları öğretmen gelişim çalışmalarımız içerisinde öne çıkan alanlardan olacak. Çünkü kurumların eğitim kalitesini sürdürülebilir kılan unsur yalnızca güçlü bir müfredat değil, ‘öğrenmeye devam eden güçlü bir öğretmen topluluğudur.’

Eylül sayısı vesilesiyle; yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğrencilerinize, öğretmenlerinize ve velilerinize iletmek istediğiniz ana mesaj nedir?
BİL Eğitim Kurumları olarak 2026–2027 eğitim-öğretim yılına; güçlü akademik yapı, ortak uygulama standartları, sürekli mesleki gelişim ve bütüncül öğrenci takibi anlayışıyla giriyoruz. Yeni dönemde de temel hedefimiz; her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarabileceği, öğretmenlerimizin mesleki gelişimini sürdürebileceği ve velilerimizin eğitim sürecine güvenle eşlik edebileceği güçlü bir okul ekosistemini tüm kampüslerimizde sürdürülebilir kılmak olacaktır. Tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize, yöneticilerimize ve velilerimize verimli, başarılı ve nitelikli bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.

‘DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖZEL BİR UZMANLIK ALANI GEREKTİRİYOR’
Yapay zekâ ve dijital öğrenme araçlarının eğitimdeki yeri her geçen gün artıyor; kurumunuzda bu teknolojileri ders müfredatına ve öğretim yöntemlerine nasıl entegre ediyorsunuz?
BİL Eğitim Kurumlarında dijital dönüşümün ayrı bir uzmanlık alanı gerektirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle organizasyon yapımız içerisinde yalnızca ‘dijital eğitim süreçleri, eğitim teknolojileri ve bu teknolojilerin pedagojik entegrasyonu üzerine çalışan IT ve Eğitim Direktörlüğümüz’ bulunuyor. Bu yapı bizim için stratejik önem taşıyor. Çünkü teknolojiyi satın almak ile onu eğitime doğru biçimde entegre etmek birbirinden tamamen farklı süreçler.
‘BİL Learn Hibrit Eğitim Platformu’ aracılığıyla yüz yüze öğrenmeyi dijital öğrenme olanaklarıyla destekliyor, öğrenmenin yalnızca okul binasında ve belirli ders saatlerinde gerçekleşen bir süreç olmaktan çıkmasını sağlıyoruz. Yapay zekâ konusunda ise yalnızca öğrencinin bir aracı kullanıp kullanmadığıyla ilgilenmiyoruz. Öğrencinin doğru soru oluşturabilmesi, yapay zekâ çıktısını değerlendirebilmesi, bilgiyi doğrulayabilmesi, etik kullanım konusunda farkındalık geliştirmesi ve kendi zihinsel üretimini koruyabilmesi bizim için çok daha kritik.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.