Dershanelerin dönüşümü süreciyle başlayan özel okullara gidecek öğrencilere teşvik uygulamasında rakamların katlanacağı öğrenildi.
TÖDER’in Antalya’da düzenlediği Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar konulu toplantıda önemli açıklamalar yapıldı. Açı Okulları Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti’den aday adaylığı başvurusu yapan Hüseyin Ulusal, panelde yaptığı konuşmada Ankara’dan aldıkları duyumlara göre gelecek yıl özel okul teşviğinden yararlandırılacak öğrenci sayısının 1 milyon öğrenciye çıkarılacağı ve öğrenci başına verilecek teşviğin de 5.000 TL’ye yükseltileceğini söyledi.
Panelin konuşmacıları arasında yer alan MEB Özel Öğretim Dönüşüm ev Teşvik Dairesi Başkanı Fethullah Güner de, bu konu üzerinde Maliye ile birlikte çalıştıklarını, şu an için rakam vermenin doğru olmadığını söyledi. Güner, “ancak teşvikten yararlanacak öğrenci sayısının 250 binin çok üzerine çıkacağını ve teşvik mikyarında da artışa gidileceği bilgisini şimdiden verebilirim” diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Dershanelerin dönüşümü süreciyle başlayan özel okullara gidecek öğrencilere teşvik uygulamasında rakamların katlanacağı öğrenildi.
TÖDER’in Antalya’da düzenlediği Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar konulu toplantıda önemli açıklamalar yapıldı. Açı Okulları Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti’den aday adaylığı başvurusu yapan Hüseyin Ulusal, panelde yaptığı konuşmada Ankara’dan aldıkları duyumlara göre gelecek yıl özel okul teşviğinden yararlandırılacak öğrenci sayısının 1 milyon öğrenciye çıkarılacağı ve öğrenci başına verilecek teşviğin de 5.000 TL’ye yükseltileceğini söyledi.
Panelin konuşmacıları arasında yer alan MEB Özel Öğretim Dönüşüm ev Teşvik Dairesi Başkanı Fethullah Güner de, bu konu üzerinde Maliye ile birlikte çalıştıklarını, şu an için rakam vermenin doğru olmadığını söyledi. Güner, “ancak teşvikten yararlanacak öğrenci sayısının 250 binin çok üzerine çıkacağını ve teşvik mikyarında da artışa gidileceği bilgisini şimdiden verebilirim” diye konuştu.
Son Güncelleme: Cumartesi, 14 Mart 2015 09:55
Gösterim: 2050
TÖDER’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ‘Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar’ toplantısında, dershanelerin 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle kapanacağı, velilerin ise kayıt dışı ve yetkisiz kişilere itibar etmemeleri uyarısı yapıldı.
9-11 Mart tarihlerinde TÖDER’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ‘Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar’ Toplantısı Sonuç Bildirgesi açıklandı.
Toplantıda, dershanelerin kapatılmasıyla başlayan dönüşüm sürecinin sağlıklı biçimde yürütülmesine katkıda bulunmak ve özel okulların dönüşüm sürecinden olumsuz etkilenmemesi için izlenecek yol ve yöntemin belirlenmesi amaçlandı. TÖDER Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel imzasıyla yayınlanan sonuç bildirgesinde, dershanelerin 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle kapanacağı ya da özel okula dönüşeceği belirtilirken, bu sürecin sonunda dönüşen kurumların artık bir özel okul olmanın bilinci ve sorumluluğu ile hareket etmesinin esas olduğu, bu kurumların hedefinin resmi okullardan öğrenci almak ve bakanlığın bu anlamdaki yükünü ve yoğunluğunu hafifletmek olması gerektiği ifade edildi. Bildirgede, ‘Dönüşüm’ün eğitimde kalitenin artması ve özel okullaşma oranının yükselmesi bakımından olumlu bir adım olarak görülebileceği ancak bu hedefin gerçekleşmesinin izlenecek yol ve yöntemlerin doğru seçilmesine bağlı olduğu, sürecin özenle yürütülmezse sektörü olumsuz yönde etkileyecek sonuçlar da çıkarabileceği uyarısı yapıldı.
Veliler kayıt dışı ve yetkisiz kişilere itibar etmemeli
Açıklamada, dershanelerin mevcut alışkanlıklarını revize ederek, yarım asırlık bilgi ve birikimini okul standartlarını dikkate alarak kullanabilecekleri bir sistem oluşturmaları, Özel okulların da mevcut standartlarını koruyup ek kurslar yaparak dershanelerin boşluğunu hissettirmeyecek bir sistem oluşturmaları gerektiği ifade edildi. Ayrıca, Dershanelerin kapanması ya da dönüşümünü izleyen süreçte kayıt dışı ders bürolarının çeşitli adlarla faaliyet göstermek üzere hazırlık yaptığı gözlendiği belirtilerken bunun Türk Milli Eğitim sistemi için önemli bir sıkıntı oluşturacağı kayıt dışı kurumların bakanlık, sivil toplum kurumları, belediyeler ve ilgili diğer kurumlar tarafından titizlikle takip edileceğini ve bunlara geçerli yaptırımların uygulanacağına inanmaktayız ifadeleri yer aldı. Bildiride, velilerin de bu kayıt dışı ve yetkisiz kişi ve kuruluşlara itibar etmemesi uyarısında bulunuldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
TÖDER’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ‘Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar’ toplantısında, dershanelerin 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle kapanacağı, velilerin ise kayıt dışı ve yetkisiz kişilere itibar etmemeleri uyarısı yapıldı.
9-11 Mart tarihlerinde TÖDER’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ‘Dershanelerin Dönüşümü ve Özel Okullar’ Toplantısı Sonuç Bildirgesi açıklandı.
Toplantıda, dershanelerin kapatılmasıyla başlayan dönüşüm sürecinin sağlıklı biçimde yürütülmesine katkıda bulunmak ve özel okulların dönüşüm sürecinden olumsuz etkilenmemesi için izlenecek yol ve yöntemin belirlenmesi amaçlandı. TÖDER Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel imzasıyla yayınlanan sonuç bildirgesinde, dershanelerin 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle kapanacağı ya da özel okula dönüşeceği belirtilirken, bu sürecin sonunda dönüşen kurumların artık bir özel okul olmanın bilinci ve sorumluluğu ile hareket etmesinin esas olduğu, bu kurumların hedefinin resmi okullardan öğrenci almak ve bakanlığın bu anlamdaki yükünü ve yoğunluğunu hafifletmek olması gerektiği ifade edildi. Bildirgede, ‘Dönüşüm’ün eğitimde kalitenin artması ve özel okullaşma oranının yükselmesi bakımından olumlu bir adım olarak görülebileceği ancak bu hedefin gerçekleşmesinin izlenecek yol ve yöntemlerin doğru seçilmesine bağlı olduğu, sürecin özenle yürütülmezse sektörü olumsuz yönde etkileyecek sonuçlar da çıkarabileceği uyarısı yapıldı.
Veliler kayıt dışı ve yetkisiz kişilere itibar etmemeli
Açıklamada, dershanelerin mevcut alışkanlıklarını revize ederek, yarım asırlık bilgi ve birikimini okul standartlarını dikkate alarak kullanabilecekleri bir sistem oluşturmaları, Özel okulların da mevcut standartlarını koruyup ek kurslar yaparak dershanelerin boşluğunu hissettirmeyecek bir sistem oluşturmaları gerektiği ifade edildi. Ayrıca, Dershanelerin kapanması ya da dönüşümünü izleyen süreçte kayıt dışı ders bürolarının çeşitli adlarla faaliyet göstermek üzere hazırlık yaptığı gözlendiği belirtilerken bunun Türk Milli Eğitim sistemi için önemli bir sıkıntı oluşturacağı kayıt dışı kurumların bakanlık, sivil toplum kurumları, belediyeler ve ilgili diğer kurumlar tarafından titizlikle takip edileceğini ve bunlara geçerli yaptırımların uygulanacağına inanmaktayız ifadeleri yer aldı. Bildiride, velilerin de bu kayıt dışı ve yetkisiz kişi ve kuruluşlara itibar etmemesi uyarısında bulunuldu.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Mart 2015 15:48
Gösterim: 2279
ÖSYM, YGS sorularının yüzde 20'sini sınav sonrası geri kalan kısmını ise YGS sonuçlarının açıklandığı gün aday işlemleri sisteminden açıklayacak

ÖSYM Başkanı Ali Demir, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın sınav soruları hakkındaki kararlarına uyacaklarını belirterek, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sorularının yüzde 20'sini sınav bittikten sonra tüm telif haklarını ücretsiz devrederek yayınlayacaklarını, geriye kalan soruların ise sonuçlar açıklandığı gün Aday İşlemleri Sisteminden adayların incelemesi için erişime açacaklarını bildirdi.
Demir, AA muhabirine hafta sonu yapılacak olan YGS'ye ilişkin yaptığı açıklamada, yıl içerisinde yaptıkları en önemli sınavlardan biri olan YGS'nin 15 Mart'ta yapılacağını hatırlattı.
YGS'nin Türkiye'nin yakından ilgilendiği bir sınav olduğunu belirten Demir, geçen yıldan itibaren soru havuzu oluşturabilmek amacıyla soruların sadece yüzde 20'sinin açıklandığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın 2014 YGS sorularının açıklanması yönünde kararları bulunduğunu ifade eden Demir, basında ÖSYM'nin bu kararları uygulamadığı ve hukuku tanımadığı yönünde ithamlar bulunduğunu anımsattı.
Bu değerlendirmelerin kendilerini de üzdüğünü ifade eden Demir, bu yorumların doğru olmadığının da altını çizdi.
Bu yorumlarla, son 4 yıldır sınav güvenliği, şeffaflığı ile hak ve adaleti tesis etmek amacıyla yaptıkları faaliyetlerin görmezden gelindiğini belirten Demir, "ÖSYM asla hak arama hürriyetine engel değildir. ÖSYM'nin hiç bir kararı hak arama, bilgi edinme hürriyetine engel değildir. Bugüne kadar, soru kitapçığını görmek isteyen tüm adaylar, ÖSYM'ye geldiler ve kendi soru kitapçıklarını incelediler, sorularımız hakkında inceleme isteyen merciler, bu incelemelerini yaptılar. Dava açmak isteyenler davalarını açtılar incelemelerini yaptırdılar" diye konuştu.
Demir, adayların sınav sorularına odaklanmak yerine bilgiye ve konuya odaklanmalarını tesis ederek, bilerek ve sınava girmelerini sağlamak istediklerini belirtti.
Soruların açıklanması dershanelerin ekmeğine yağ sürüyor
Sınav sürecinden beslenen dershanelerin özel okula dönüşü çalışmalarıyla Türkiye'de eğitim açısından önemli bir adım atıldığını kaydeden Demir, bu kararın önümüzdeki dönemde uygulanacağını dile getirdi.
Soruların internet üzerinden yayınlanması ve kitaplar halinde basılarak dağıtılmasının, dershanelerin ekmeğine yağ sürdüğünü, bunları canlandırdığı ve ön plana çıkdığını anlatan Demir, şunları kaydetti:
"Biz, bu uygulamayı engellemek adına böyle bir karar almıştık. Ama asla hak arama hürriyetine ve şeffaflığa zede vuracak bir uygulama değildi. Fakat bugün görüyoruz ki daha henüz Anayasa Mahkemesi'nin, gerekçeli kararı açıklanmaksızın, daha henüz Anayasa Mahkemesi neden bu kararı verdiğini açıklamaksınız, Danıştay bir yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu yürütmeyi kararı bir mahkeme kararıdır. ÖSYM buna mutlaka saygı duyacaktır ve bunu uygulayacaktır. Bunun tartışması olamaz. ÖSYM'nin Danıştay'ı tanımama, Anayasa Mahkemesi'ni tanımama diye bir lüksü söz konusu olamaz. BenÖSYM Başkanı olarak buna asla müsaade etmem. Bunu kararı uygulayacağız. "
Demir, kararın, soruların doğrudan yayımlanmasını zorunlu kılmadığına da dikkati çekti.
Tüm amaçlarının ölçme kalitesini iyileştirmek olduğunun altını çizen Demir, dünyada bir çok ülkenin 20 yıldır elektronik ortamda sınav uygulamasına geçtiğini, Türkiye'nin bu konuda geri kaldığını ancak geçen yıl e-sınav uygulamasına geçebildiğini dile getirdi.
ÖSYM olarak artık e-YDS adında her ay sınav yaptıklarını anımsatan Demir, her ay hatta her hafta sınav yapmayı amaçladıklarını bildirdi.
Bu sınavların, aynı sonucu doğurduğuna, bu nedenle de eşdeğer olması gerektiğine işaret eden Demir, her gün sınav yapıldığı ve sorular açıklandığı takdirde buna soru yetiştirecek kapasitede bir soru havuzunun bulunmadığına dikkati çekti.
Göreve geldikten sonra soru havuzunu oluşturma yönünde çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Demir, son yıllarda hızlandırdıkları çalışmalarla elektronik ortamda kriptolu olarak saklanan 40 bin soru hazırlandığını, yaklaşık 40 bin soruya ilişkin de çalışmaların bitmek üzere olduğunu kaydetti.
Soru hazırlama diye bir endişelerinin bulunmadığının altını çizen Demir, endişelerinin eşdeğerlilik ve ölçme kalitesinin iyileştirilmesi konusunda olduğunu ifade etti.
Dünyada, ÖSYM gibi sınav yapan kurumların, sorularının zorluğu ve kolaylığını, gerçek sınavlarda deneme yaparak elde ettiğini anlatan Demir, buradan edinilen bilgilerle soruların olgunlaştırıldığını ve yenilendiğini dile getirdi.
Sorular, açıklandığında bu tür bir uygulamayı yapma imkanlarının ortadan kalkacağını ifade eden Demir, bu nedenlerle, soruların yüzde 20'sini açıklama kararı aldıklarını hatırlattı.
İsteyen aday inceleyebiliyor
İsteyen adayın zaten soru kitapçığını ÖSYM'ye gelerek inceleye bildiğini kaydeden Demir, "Ancak bakıyoruz ki Danıştay bunun yeterli olmadığını düşünüyor. Biz buna katılmamakla beraber, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararını uygulayacağız" diye konuştu.
Demir, Danıştay'ın bu kararından dönmesini ümit ettiklerini ve nihai kararında, ÖSYM'nin soruları açıklamamadaki gerekçelerini anlayacağını düşündüklerini belirtti.
Hukukun kararına saygı duyacağız
Bunun, hak arama hürriyetini, şeffaflığı veya hesap verebilirliği engelleme olmadığının altını çizen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O kararını verinceye kadar, tabii ki biz hukukun kararına saygı duyarak bunu uygulayacağız. Bu doğrultuda, ÖSYM Yönetim Kurulu, şu kararı verdi: Saat 13.10 itibarıyla sınav bittikten sonra, telif haklarıyla beraber, ücretsiz, herhangi bir telif hakkı beklentisi olmaksızın, isteyenin görüntülü, sesli yayınlamasına müsaade eder vaziyette soru kitapçığının yüzde 20’sini yayınlayacağız. Öte yandan sonuçlar açıklandığı gün, her aday ÖSYM'nin aday işlemleri sistemine girerek, kendi cevap kağıdını ve kendi soru kitapçığını inceleyebilecek. Bu sayede yasal itiraz süresi, dava süresi boyunca da bu incelemeyi yapabilecek. Herhangi bir endişesi, düşüncesi varsa yasal yollarla düzeltme yoluna gidecek. Biz asla hak arama hürriyetine karşı değiliz, asla sorularımızı gizlemiyoruz, asla sorularımızı kamuoyu denetiminden kaçırmıyoruz."
Tek arzularının sınavlarımızdaki ölçme kalitesini iyileştirmek ve eşdeğer sınavlarda tekrar kullanabilmek olduğunu ifade eden Demir, adayların sadece soru ezberleyerek sınava hazırlanmalarını önüne geçerek eğitime katkı vermek istediklerini vurguladı.
Telif hakkı kimseye verilmiyor
ÖSYM'nin yüzde 20 dışındaki soruların hiçbirinin telif hakkını, hiç kimseye vermediğine dikkati çeken Demir, bu soruların ÖSYM'nin telif hakları kapsamında korunduğunu hatırlattı.
Soruların hiçbir yerde ve ortamda paylaşılamayacağına dikkati çeken Demir, "Sadece adayların, Danıştay'ın iddiası doğrultusunda, haklarını aramalarına imkan sağlamak, şeffaflığı tesis etmek için açıklıyoruz. Bu sorular, ÖSYM'nin telif hakları kapsamındadır. Adayların AİS'e girerek edindikleri sorular, ÖSYM'nin telif haklarıyla korunmuş sorulardır. Adayların bu soruları baslı olarak, sözlü olarak, görüntülü olarak paylaşmaları yasaktır. Telif hakları kapsamında bunları takip ederiz ve yasal işlem yaparız" şeklinde konuştu.
Demir, 2014 yılındaki soruların yayınlanıp yayınlanmamasına ilişkin Yönetim Kurulunca bir komisyon oluşturulduğunu, çalışmaların neticesinin de kamuoyuyla paylaşılacağını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
ÖSYM, YGS sorularının yüzde 20'sini sınav sonrası geri kalan kısmını ise YGS sonuçlarının açıklandığı gün aday işlemleri sisteminden açıklayacak

ÖSYM Başkanı Ali Demir, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın sınav soruları hakkındaki kararlarına uyacaklarını belirterek, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sorularının yüzde 20'sini sınav bittikten sonra tüm telif haklarını ücretsiz devrederek yayınlayacaklarını, geriye kalan soruların ise sonuçlar açıklandığı gün Aday İşlemleri Sisteminden adayların incelemesi için erişime açacaklarını bildirdi.
Demir, AA muhabirine hafta sonu yapılacak olan YGS'ye ilişkin yaptığı açıklamada, yıl içerisinde yaptıkları en önemli sınavlardan biri olan YGS'nin 15 Mart'ta yapılacağını hatırlattı.
YGS'nin Türkiye'nin yakından ilgilendiği bir sınav olduğunu belirten Demir, geçen yıldan itibaren soru havuzu oluşturabilmek amacıyla soruların sadece yüzde 20'sinin açıklandığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın 2014 YGS sorularının açıklanması yönünde kararları bulunduğunu ifade eden Demir, basında ÖSYM'nin bu kararları uygulamadığı ve hukuku tanımadığı yönünde ithamlar bulunduğunu anımsattı.
Bu değerlendirmelerin kendilerini de üzdüğünü ifade eden Demir, bu yorumların doğru olmadığının da altını çizdi.
Bu yorumlarla, son 4 yıldır sınav güvenliği, şeffaflığı ile hak ve adaleti tesis etmek amacıyla yaptıkları faaliyetlerin görmezden gelindiğini belirten Demir, "ÖSYM asla hak arama hürriyetine engel değildir. ÖSYM'nin hiç bir kararı hak arama, bilgi edinme hürriyetine engel değildir. Bugüne kadar, soru kitapçığını görmek isteyen tüm adaylar, ÖSYM'ye geldiler ve kendi soru kitapçıklarını incelediler, sorularımız hakkında inceleme isteyen merciler, bu incelemelerini yaptılar. Dava açmak isteyenler davalarını açtılar incelemelerini yaptırdılar" diye konuştu.
Demir, adayların sınav sorularına odaklanmak yerine bilgiye ve konuya odaklanmalarını tesis ederek, bilerek ve sınava girmelerini sağlamak istediklerini belirtti.
Soruların açıklanması dershanelerin ekmeğine yağ sürüyor
Sınav sürecinden beslenen dershanelerin özel okula dönüşü çalışmalarıyla Türkiye'de eğitim açısından önemli bir adım atıldığını kaydeden Demir, bu kararın önümüzdeki dönemde uygulanacağını dile getirdi.
Soruların internet üzerinden yayınlanması ve kitaplar halinde basılarak dağıtılmasının, dershanelerin ekmeğine yağ sürdüğünü, bunları canlandırdığı ve ön plana çıkdığını anlatan Demir, şunları kaydetti:
"Biz, bu uygulamayı engellemek adına böyle bir karar almıştık. Ama asla hak arama hürriyetine ve şeffaflığa zede vuracak bir uygulama değildi. Fakat bugün görüyoruz ki daha henüz Anayasa Mahkemesi'nin, gerekçeli kararı açıklanmaksızın, daha henüz Anayasa Mahkemesi neden bu kararı verdiğini açıklamaksınız, Danıştay bir yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu yürütmeyi kararı bir mahkeme kararıdır. ÖSYM buna mutlaka saygı duyacaktır ve bunu uygulayacaktır. Bunun tartışması olamaz. ÖSYM'nin Danıştay'ı tanımama, Anayasa Mahkemesi'ni tanımama diye bir lüksü söz konusu olamaz. BenÖSYM Başkanı olarak buna asla müsaade etmem. Bunu kararı uygulayacağız. "
Demir, kararın, soruların doğrudan yayımlanmasını zorunlu kılmadığına da dikkati çekti.
Tüm amaçlarının ölçme kalitesini iyileştirmek olduğunun altını çizen Demir, dünyada bir çok ülkenin 20 yıldır elektronik ortamda sınav uygulamasına geçtiğini, Türkiye'nin bu konuda geri kaldığını ancak geçen yıl e-sınav uygulamasına geçebildiğini dile getirdi.
ÖSYM olarak artık e-YDS adında her ay sınav yaptıklarını anımsatan Demir, her ay hatta her hafta sınav yapmayı amaçladıklarını bildirdi.
Bu sınavların, aynı sonucu doğurduğuna, bu nedenle de eşdeğer olması gerektiğine işaret eden Demir, her gün sınav yapıldığı ve sorular açıklandığı takdirde buna soru yetiştirecek kapasitede bir soru havuzunun bulunmadığına dikkati çekti.
Göreve geldikten sonra soru havuzunu oluşturma yönünde çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Demir, son yıllarda hızlandırdıkları çalışmalarla elektronik ortamda kriptolu olarak saklanan 40 bin soru hazırlandığını, yaklaşık 40 bin soruya ilişkin de çalışmaların bitmek üzere olduğunu kaydetti.
Soru hazırlama diye bir endişelerinin bulunmadığının altını çizen Demir, endişelerinin eşdeğerlilik ve ölçme kalitesinin iyileştirilmesi konusunda olduğunu ifade etti.
Dünyada, ÖSYM gibi sınav yapan kurumların, sorularının zorluğu ve kolaylığını, gerçek sınavlarda deneme yaparak elde ettiğini anlatan Demir, buradan edinilen bilgilerle soruların olgunlaştırıldığını ve yenilendiğini dile getirdi.
Sorular, açıklandığında bu tür bir uygulamayı yapma imkanlarının ortadan kalkacağını ifade eden Demir, bu nedenlerle, soruların yüzde 20'sini açıklama kararı aldıklarını hatırlattı.
İsteyen aday inceleyebiliyor
İsteyen adayın zaten soru kitapçığını ÖSYM'ye gelerek inceleye bildiğini kaydeden Demir, "Ancak bakıyoruz ki Danıştay bunun yeterli olmadığını düşünüyor. Biz buna katılmamakla beraber, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararını uygulayacağız" diye konuştu.
Demir, Danıştay'ın bu kararından dönmesini ümit ettiklerini ve nihai kararında, ÖSYM'nin soruları açıklamamadaki gerekçelerini anlayacağını düşündüklerini belirtti.
Hukukun kararına saygı duyacağız
Bunun, hak arama hürriyetini, şeffaflığı veya hesap verebilirliği engelleme olmadığının altını çizen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O kararını verinceye kadar, tabii ki biz hukukun kararına saygı duyarak bunu uygulayacağız. Bu doğrultuda, ÖSYM Yönetim Kurulu, şu kararı verdi: Saat 13.10 itibarıyla sınav bittikten sonra, telif haklarıyla beraber, ücretsiz, herhangi bir telif hakkı beklentisi olmaksızın, isteyenin görüntülü, sesli yayınlamasına müsaade eder vaziyette soru kitapçığının yüzde 20’sini yayınlayacağız. Öte yandan sonuçlar açıklandığı gün, her aday ÖSYM'nin aday işlemleri sistemine girerek, kendi cevap kağıdını ve kendi soru kitapçığını inceleyebilecek. Bu sayede yasal itiraz süresi, dava süresi boyunca da bu incelemeyi yapabilecek. Herhangi bir endişesi, düşüncesi varsa yasal yollarla düzeltme yoluna gidecek. Biz asla hak arama hürriyetine karşı değiliz, asla sorularımızı gizlemiyoruz, asla sorularımızı kamuoyu denetiminden kaçırmıyoruz."
Tek arzularının sınavlarımızdaki ölçme kalitesini iyileştirmek ve eşdeğer sınavlarda tekrar kullanabilmek olduğunu ifade eden Demir, adayların sadece soru ezberleyerek sınava hazırlanmalarını önüne geçerek eğitime katkı vermek istediklerini vurguladı.
Telif hakkı kimseye verilmiyor
ÖSYM'nin yüzde 20 dışındaki soruların hiçbirinin telif hakkını, hiç kimseye vermediğine dikkati çeken Demir, bu soruların ÖSYM'nin telif hakları kapsamında korunduğunu hatırlattı.
Soruların hiçbir yerde ve ortamda paylaşılamayacağına dikkati çeken Demir, "Sadece adayların, Danıştay'ın iddiası doğrultusunda, haklarını aramalarına imkan sağlamak, şeffaflığı tesis etmek için açıklıyoruz. Bu sorular, ÖSYM'nin telif hakları kapsamındadır. Adayların AİS'e girerek edindikleri sorular, ÖSYM'nin telif haklarıyla korunmuş sorulardır. Adayların bu soruları baslı olarak, sözlü olarak, görüntülü olarak paylaşmaları yasaktır. Telif hakları kapsamında bunları takip ederiz ve yasal işlem yaparız" şeklinde konuştu.
Demir, 2014 yılındaki soruların yayınlanıp yayınlanmamasına ilişkin Yönetim Kurulunca bir komisyon oluşturulduğunu, çalışmaların neticesinin de kamuoyuyla paylaşılacağını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Mart 2015 14:08
Gösterim: 2436
Eğitim dünyasından önemli bir isim daha milletvekilliği için aday adaylığını açıkladı.
Özel Dershaneler ve Özel Eğitim Kurumları Birliği Derneği ÖZDEBİR’in Başkanı Faruk Köprülü, CHP’den kontenjan adaylığı için başvurusunu yaptı. ÖZDEBİR başkanlığını 5 dönemdir yürüten Faruk Köprülü, özellikle dershanelerin dönüşümü ile ilgili tartışmalarda kamuoyu tarafından yakından tanınmıştı. Dershanelerin dönüşümü sürecindeki tartışmalarda aktif rol alan Köprülü, dershane sektörünün haklarını savunan tutumuyla dikkatleri çekmişti.
Eğitimdeki birikimlerini TBMM çatısına taşımayı hedeflediğini belirten Faruk Köprülü, eğitimde yaşanan sorunlara meclis çatısı altında çözümler üretmek istediğini söyledi. Eğitim dünyasının içinden gelen biri olarak, hem sektörü hem sokaktaki vatandaşların taleplerini yakından bildiğini belirten Köprülü, bu anlamda CHP’nin eğitim politikalarına çok katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitim dünyasından önemli bir isim daha milletvekilliği için aday adaylığını açıkladı.
Özel Dershaneler ve Özel Eğitim Kurumları Birliği Derneği ÖZDEBİR’in Başkanı Faruk Köprülü, CHP’den kontenjan adaylığı için başvurusunu yaptı. ÖZDEBİR başkanlığını 5 dönemdir yürüten Faruk Köprülü, özellikle dershanelerin dönüşümü ile ilgili tartışmalarda kamuoyu tarafından yakından tanınmıştı. Dershanelerin dönüşümü sürecindeki tartışmalarda aktif rol alan Köprülü, dershane sektörünün haklarını savunan tutumuyla dikkatleri çekmişti.
Eğitimdeki birikimlerini TBMM çatısına taşımayı hedeflediğini belirten Faruk Köprülü, eğitimde yaşanan sorunlara meclis çatısı altında çözümler üretmek istediğini söyledi. Eğitim dünyasının içinden gelen biri olarak, hem sektörü hem sokaktaki vatandaşların taleplerini yakından bildiğini belirten Köprülü, bu anlamda CHP’nin eğitim politikalarına çok katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Mart 2015 14:53
Gösterim: 3104
Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri bir video çekerek MEB'e tepkisini dile getirdi...
Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri, yayınladıkları bir videoyla Milli Eğitim Bakanlığı’na tepkilerini dile getirdi. Bilişim öğretmenleri, okullarda bilişim dersinin her kademede zorunlu olması gerektiğini, 100 saatlik kurslarla bilişim öğretmenlerinin uzmanlıklarının diğer branş öğretmenlerine dağıtılması nedeniyle atanamayan binlerce Bilişim Teknolojileri Öğretmeninin olduğunu dile getirdiler. Bilişim öğretmenlerinden MEB’e;
“Bilişim çağında okullarda bilişim dersi her kademede zorunlu olması gerekirken MEB'in çağa ayak uyduramaması ve 100 saatlik kurslarla bilişim öğretmenlerinin uzmanlıklarının diğer branş öğretmenlerine dağıtılması atanamayan binlerce Bilişim Teknolojileri Öğretmeninin psikolojisini bozuyor...
Binlerce BT Öğretmeninin hakkı neden 100 saat kursla dağıtılıyor, neden BT Öğretmenlerinin yerine okullarda sertifika ile öğretmenlik yaptırılıyor? BTR Kursları kapatılmalı, okullara BT Öğretmenleri için BTR normu çıkarılmalıdır.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri bir video çekerek MEB'e tepkisini dile getirdi...
Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri, yayınladıkları bir videoyla Milli Eğitim Bakanlığı’na tepkilerini dile getirdi. Bilişim öğretmenleri, okullarda bilişim dersinin her kademede zorunlu olması gerektiğini, 100 saatlik kurslarla bilişim öğretmenlerinin uzmanlıklarının diğer branş öğretmenlerine dağıtılması nedeniyle atanamayan binlerce Bilişim Teknolojileri Öğretmeninin olduğunu dile getirdiler. Bilişim öğretmenlerinden MEB’e;
“Bilişim çağında okullarda bilişim dersi her kademede zorunlu olması gerekirken MEB'in çağa ayak uyduramaması ve 100 saatlik kurslarla bilişim öğretmenlerinin uzmanlıklarının diğer branş öğretmenlerine dağıtılması atanamayan binlerce Bilişim Teknolojileri Öğretmeninin psikolojisini bozuyor...
Binlerce BT Öğretmeninin hakkı neden 100 saat kursla dağıtılıyor, neden BT Öğretmenlerinin yerine okullarda sertifika ile öğretmenlik yaptırılıyor? BTR Kursları kapatılmalı, okullara BT Öğretmenleri için BTR normu çıkarılmalıdır.”
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Mart 2015 14:29
Gösterim: 1596