LYS maratonu, bugün ve Pazar günü yapılacak Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3 ve Fen Bilimleri Sınavı LYS-2 ile tamamlanacak.
Üniversiteye girişte ikinci aşama sınavı olan Lisans Yerleştirme Sınavı maratonu, bugün ve Pazar günü yapılacak Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3 ve Fen Bilimleri Sınavı LYS-2 ile tamamlanacak.
Türkiye'de 81 il merkezi ile Lefkoşa'da gerçekleştirilecek LYS'ler sabah saat 10.00'da başlayacak. 23 Haziran Cumartesi günü yapılacak LYS-3 Edebiyat-Coğrafya Sınavı'na 666 bin 163 aday girecek.
Tek oturumda uygulanacak ve toplam 120 dakika sürecek LYS-3'te adaylara 80 soru yöneltilecek. LYS-3'te Türk Dili ve Edebiyatı ile Coğrafya-1 testleri yer alacak. Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soru bulunacak ve 85 dakika süre verilecek. Coğrafya-1 testinde ise 24 soru sorulacak, 35 dakika süre verilecek.
24 Haziran Pazar günü yapılacak LYS-2 Fen Bilimleri Sınavı'na 308 bin 702 aday katılacak. Tek oturumda uygulanacak sınav, 135 dakika sürecek. Adaylara 90 sorunun yöneltileceği sınavda, Fizik, Kimya ve Biyoloji testleri yer alacak. Testlerde 30'ar soru bulunacak ve 45'er dakika süre verilecek.
Testler ayrı soru kitapçıklarında bulunacak ve tek cevap kağıdı kullanılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
LYS maratonu, bugün ve Pazar günü yapılacak Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3 ve Fen Bilimleri Sınavı LYS-2 ile tamamlanacak.
Üniversiteye girişte ikinci aşama sınavı olan Lisans Yerleştirme Sınavı maratonu, bugün ve Pazar günü yapılacak Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3 ve Fen Bilimleri Sınavı LYS-2 ile tamamlanacak.
Türkiye'de 81 il merkezi ile Lefkoşa'da gerçekleştirilecek LYS'ler sabah saat 10.00'da başlayacak. 23 Haziran Cumartesi günü yapılacak LYS-3 Edebiyat-Coğrafya Sınavı'na 666 bin 163 aday girecek.
Tek oturumda uygulanacak ve toplam 120 dakika sürecek LYS-3'te adaylara 80 soru yöneltilecek. LYS-3'te Türk Dili ve Edebiyatı ile Coğrafya-1 testleri yer alacak. Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soru bulunacak ve 85 dakika süre verilecek. Coğrafya-1 testinde ise 24 soru sorulacak, 35 dakika süre verilecek.
24 Haziran Pazar günü yapılacak LYS-2 Fen Bilimleri Sınavı'na 308 bin 702 aday katılacak. Tek oturumda uygulanacak sınav, 135 dakika sürecek. Adaylara 90 sorunun yöneltileceği sınavda, Fizik, Kimya ve Biyoloji testleri yer alacak. Testlerde 30'ar soru bulunacak ve 45'er dakika süre verilecek.
Testler ayrı soru kitapçıklarında bulunacak ve tek cevap kağıdı kullanılacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 23 Haziran 2012 09:39
Gösterim: 2974
Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, AB ile vize müzakerelerinde Türkiye’nin ‘geri kabul antlaşması’nı kabul etmesi halinde 42 yıllık kazanımların kaybedileceğini belirtti.
Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdare Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Türkiye ile AB arasında paraflanan Türkiye-AB GERİ KABUL ANTLAŞMASI ile ilgili olarak, ''Geri kabul anlaşması ile 42 yılık kazanımlarımızı kaybedebiliriz'' dedi.
Prof. Dr. Gümrükçü, Akdeniz Üniversitesi Senato Salonunda düzenlenen ''Vizesiz Avrupa Yolunda Avrupa Birliği'nin Yol Haritası'' konulu basın toplantısında, AB'nin Türkiye'den, gizli pazarlıklarla ve vize muafiyeti karşılığında geri kabul anlaşmasını kabul etmesini istediğini iddia etti.
Bunun kabul edilmesi halinde Türkiye'nin 42 yılık kazanımları kaybedeceği gibi vize uygulamasında da AB'nin haklı çıkacağını ileri süren Gümrükçü, ''Türkiye'nin içine düşürülmeye çalışılan tehlikeye dikkat çekmek için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'a Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu adına resmi yazı yazdık. Yazıda Türkiye'nin kazanılmış hakları ve yapılması gerekenler dışında AB'nin ihlallerini ve işin arka planında fark edilmeyen, dillendirilmeyen bir yol haritası olduğunu dile getirdik'' dedi.
Türkiye ve AB arasında var olan anlaşmalar gereği Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girmesi gerektiğini savunan Gümrükçü, ''Vize uygulaması nedeniyle bugüne kadar Türk vatandaşlarından milyonlarca avro haksız para alındı. Bu konuyu mahkemeye taşımamız gerekiyor. Mahkeme sonucunda milyarlarca avro tazminat kazanabiliriz. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının öncülük etmesi gerekiyor'' diye konuştu.
Gümrükçü, 2007 yılında 27 AB ülkesinin vize ücretlerini 35 avrodan 60 avroya çıkardığını kaydederek, şunları söyledi:
''1980-2011 yılları dikkate alındığında 600 milyon avronun Türk vatandaşlarından haksız şekilde alındığını görürüz. Bu durum, AB'nin en yüksek yargı mercisi olan Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına ters düşüyor. Sorun sadece vize masrafları ve vize almak ile sınırlı değil. Asıl sorun dünyanın en dinamik sektörü durumuna geçen hizmet sektöründe Türkiye'nin önünü kesmekle ilgili. Amacımız Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan Türklerin AB ülkeleri karşısında kazanılmış haklarını korumak. İç ve dış oyunlarla örtbas edilmeye, geri alınmaya çalışılan ve hayata geçirilmeyen hakları uygulatmak amacını taşıyoruz. Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları uygulanmadığı sürece her türlü müzakereden kaçmalıyız. Mevcut haklarımızı müzakere etmeyeceğimizi açık bir şekilde dile getirmeliyiz. Geri kabul anlaşması ile 42 yılık kazanımlarımızı kaybedebiliriz.''
Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şafak Aksoy da Türkiye'nin, geri kabul anlaşması görüşmelerinde kritik ve tehlikeli bir süreçten geçtiğini ileri sürerek, ''Türkiye bu anlaşmayı kabul ederse üçüncü ülke konumuna geleceği gibi, birçok kazanılmış haklardan da vazgeçecektir. Çok tehlikeli bir süreç yaşıyoruz'' dedi.
Geri kabul anlaşması ne içeriyor
Bürüksel'de dün taraflar arasında paraf edilen Türkiye-AB geri kabul anlaşması ile Türkiye, geri kabul anlaşmasını imzalamak için AB Komisyonu'nun hazırlıklarına başladığı vize muafiyeti eylem planını bekleyecek.
Geri kabul anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Türkiye'ye, AB'ye kaçak yollarla girmiş vatandaşları derhal iade edilecek. Türkiye üzerinden AB'ye giren üçüncü ülke vatandaşlarının iadesi ise 3 yıllık geçiş döneminin ardından gerçekleşecek.
Sayıları yüz binlerle ifade edilen AB'ye Türkiye üzerinden yasa dışı yollarla giren üçüncü ülkelerden göçmenlerin geri kabul edilebilmesi için modern mülteci kampları inşa edilecek. AB, iade ettiği mültecilerin barınma maliyetlerini kısmen üstlenecek.
AB'ye kaçak göçün yoğun olduğu ülkelerin bazılarıyla geri kabul anlaşmaları mevcut olan Türkiye, bu sayede kabul edeceği mültecileri kısmen geldikleri ülkelere gönderebilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, AB ile vize müzakerelerinde Türkiye’nin ‘geri kabul antlaşması’nı kabul etmesi halinde 42 yıllık kazanımların kaybedileceğini belirtti.
Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdare Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Türkiye ile AB arasında paraflanan Türkiye-AB GERİ KABUL ANTLAŞMASI ile ilgili olarak, ''Geri kabul anlaşması ile 42 yılık kazanımlarımızı kaybedebiliriz'' dedi.
Prof. Dr. Gümrükçü, Akdeniz Üniversitesi Senato Salonunda düzenlenen ''Vizesiz Avrupa Yolunda Avrupa Birliği'nin Yol Haritası'' konulu basın toplantısında, AB'nin Türkiye'den, gizli pazarlıklarla ve vize muafiyeti karşılığında geri kabul anlaşmasını kabul etmesini istediğini iddia etti.
Bunun kabul edilmesi halinde Türkiye'nin 42 yılık kazanımları kaybedeceği gibi vize uygulamasında da AB'nin haklı çıkacağını ileri süren Gümrükçü, ''Türkiye'nin içine düşürülmeye çalışılan tehlikeye dikkat çekmek için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'a Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu adına resmi yazı yazdık. Yazıda Türkiye'nin kazanılmış hakları ve yapılması gerekenler dışında AB'nin ihlallerini ve işin arka planında fark edilmeyen, dillendirilmeyen bir yol haritası olduğunu dile getirdik'' dedi.
Türkiye ve AB arasında var olan anlaşmalar gereği Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girmesi gerektiğini savunan Gümrükçü, ''Vize uygulaması nedeniyle bugüne kadar Türk vatandaşlarından milyonlarca avro haksız para alındı. Bu konuyu mahkemeye taşımamız gerekiyor. Mahkeme sonucunda milyarlarca avro tazminat kazanabiliriz. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının öncülük etmesi gerekiyor'' diye konuştu.
Gümrükçü, 2007 yılında 27 AB ülkesinin vize ücretlerini 35 avrodan 60 avroya çıkardığını kaydederek, şunları söyledi:
''1980-2011 yılları dikkate alındığında 600 milyon avronun Türk vatandaşlarından haksız şekilde alındığını görürüz. Bu durum, AB'nin en yüksek yargı mercisi olan Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına ters düşüyor. Sorun sadece vize masrafları ve vize almak ile sınırlı değil. Asıl sorun dünyanın en dinamik sektörü durumuna geçen hizmet sektöründe Türkiye'nin önünü kesmekle ilgili. Amacımız Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan Türklerin AB ülkeleri karşısında kazanılmış haklarını korumak. İç ve dış oyunlarla örtbas edilmeye, geri alınmaya çalışılan ve hayata geçirilmeyen hakları uygulatmak amacını taşıyoruz. Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları uygulanmadığı sürece her türlü müzakereden kaçmalıyız. Mevcut haklarımızı müzakere etmeyeceğimizi açık bir şekilde dile getirmeliyiz. Geri kabul anlaşması ile 42 yılık kazanımlarımızı kaybedebiliriz.''
Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şafak Aksoy da Türkiye'nin, geri kabul anlaşması görüşmelerinde kritik ve tehlikeli bir süreçten geçtiğini ileri sürerek, ''Türkiye bu anlaşmayı kabul ederse üçüncü ülke konumuna geleceği gibi, birçok kazanılmış haklardan da vazgeçecektir. Çok tehlikeli bir süreç yaşıyoruz'' dedi.
Geri kabul anlaşması ne içeriyor
Bürüksel'de dün taraflar arasında paraf edilen Türkiye-AB geri kabul anlaşması ile Türkiye, geri kabul anlaşmasını imzalamak için AB Komisyonu'nun hazırlıklarına başladığı vize muafiyeti eylem planını bekleyecek.
Geri kabul anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Türkiye'ye, AB'ye kaçak yollarla girmiş vatandaşları derhal iade edilecek. Türkiye üzerinden AB'ye giren üçüncü ülke vatandaşlarının iadesi ise 3 yıllık geçiş döneminin ardından gerçekleşecek.
Sayıları yüz binlerle ifade edilen AB'ye Türkiye üzerinden yasa dışı yollarla giren üçüncü ülkelerden göçmenlerin geri kabul edilebilmesi için modern mülteci kampları inşa edilecek. AB, iade ettiği mültecilerin barınma maliyetlerini kısmen üstlenecek.
AB'ye kaçak göçün yoğun olduğu ülkelerin bazılarıyla geri kabul anlaşmaları mevcut olan Türkiye, bu sayede kabul edeceği mültecileri kısmen geldikleri ülkelere gönderebilecek.
Son Güncelleme: Cuma, 22 Haziran 2012 15:23
Gösterim: 3918
SGK, "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiş için Sağlık Uygulama Tebliği'nde değişiklik yaptı.
Sağlık Aktüel adlı internet sitesinde yer alan habere göre, SGK tarafından 22 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile hastaların sağlık hizmet sunucularına müracaatında "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiliyor.
Kimlik doğrulamada kullanılacak olan biyometrik sistem ve uygulamaya geçilecek sağlık hizmeti sunucuları, uygulama tarihi ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenecek.
BİYOMETRİK KİMLİK DOĞRULAMA YAPMAYANLARA YAPTIRIM
Yapılan düzenleme ile biyometrik kayıt işlemi veya biyometrik kimlik doğrulama işlemini usulüne uygun yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından ödenen tutar geri alınır hükmü getirildi.
İLK BİYOMETRİK TANIMLAMA HASTANE TARAFINDAN YAPILACAK
Hastaların hastanelere müracaatı sırasında ilk biyometrik verinin Kurum veri tabanına kayıt işlemi hastaneler tarafından yapılacak. Hastaneler, ilk biyometrik verinin Kurum veri tabanına kayıt işleminde hastalardan beyan ve taahhüt belgesi almak zorunda olacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
SGK, "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiş için Sağlık Uygulama Tebliği'nde değişiklik yaptı.
Sağlık Aktüel adlı internet sitesinde yer alan habere göre, SGK tarafından 22 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile hastaların sağlık hizmet sunucularına müracaatında "Avuç İçi Damar Okuma" olarak bilinen biyometrik kimlik doğrulama işlemi sistemine geçiliyor.
Kimlik doğrulamada kullanılacak olan biyometrik sistem ve uygulamaya geçilecek sağlık hizmeti sunucuları, uygulama tarihi ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenecek.
BİYOMETRİK KİMLİK DOĞRULAMA YAPMAYANLARA YAPTIRIM
Yapılan düzenleme ile biyometrik kayıt işlemi veya biyometrik kimlik doğrulama işlemini usulüne uygun yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından ödenen tutar geri alınır hükmü getirildi.
İLK BİYOMETRİK TANIMLAMA HASTANE TARAFINDAN YAPILACAK
Hastaların hastanelere müracaatı sırasında ilk biyometrik verinin Kurum veri tabanına kayıt işlemi hastaneler tarafından yapılacak. Hastaneler, ilk biyometrik verinin Kurum veri tabanına kayıt işleminde hastalardan beyan ve taahhüt belgesi almak zorunda olacak.
Son Güncelleme: Cuma, 22 Haziran 2012 13:41
Gösterim: 5740
Tüketici Mahkemesi, öğrenimini donduran öğrencilerin yurt senetlerini iptal etti.
Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, zorunlu nedenlerle öğrenimini donduran ve bu nedenle yurttan ayrılan öğrencinin yurda verdiği kalan aylara ilişkin senetlerin iptalini kararlaştırdı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksekokulu'nu kazanan Aykut Özkul, Ankara'dan Aydın'a giderek, 1 Ekim 2011'de özel bir yurda kaydını yaptırdı. Özkul, öğrenim yılı için 4 bin 500 liralık yurt ücretinin 500 lirasını kayıt sırasında peşin ödedi. Kalan 4 bin lira için ise her biri 500 liralık 8 adet senet verdi.
Ancak ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle bir ay sonra okul kaydını donduran Özkul, yurt yönetimiyle görüşerek sözleşmenin feshedilmesini ve kalan senetlerin iadesini talep etti.
Özkul, yurdun sözleşmeyi feshetmemesi ve senetleri geri vermemesi üzerine Avukat Aykut Özdemir aracılığıyla tüketici mahkemesinde dava açtı.
Avukat Özdemir, dava dilekçesinde, müvekkili ile yurt arasındaki sözleşmenin feshini ve 8 senedin iptalini istedi.
Dava, Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nde karara bağlandı. Mahkeme, yargılama sonunda, öğrenci Özkul ile özel öğrenci yurdu arasındaki sözleşmenin feshine ve 8 senedin iptaline karar verdi.
Mahkeme, kararın gerekçesini gelecek günlerde açıklayacak.
Yurdun, karara karşı Yargıtay'da itiraz hakkı bulunuyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Tüketici Mahkemesi, öğrenimini donduran öğrencilerin yurt senetlerini iptal etti.
Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, zorunlu nedenlerle öğrenimini donduran ve bu nedenle yurttan ayrılan öğrencinin yurda verdiği kalan aylara ilişkin senetlerin iptalini kararlaştırdı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksekokulu'nu kazanan Aykut Özkul, Ankara'dan Aydın'a giderek, 1 Ekim 2011'de özel bir yurda kaydını yaptırdı. Özkul, öğrenim yılı için 4 bin 500 liralık yurt ücretinin 500 lirasını kayıt sırasında peşin ödedi. Kalan 4 bin lira için ise her biri 500 liralık 8 adet senet verdi.
Ancak ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle bir ay sonra okul kaydını donduran Özkul, yurt yönetimiyle görüşerek sözleşmenin feshedilmesini ve kalan senetlerin iadesini talep etti.
Özkul, yurdun sözleşmeyi feshetmemesi ve senetleri geri vermemesi üzerine Avukat Aykut Özdemir aracılığıyla tüketici mahkemesinde dava açtı.
Avukat Özdemir, dava dilekçesinde, müvekkili ile yurt arasındaki sözleşmenin feshini ve 8 senedin iptalini istedi.
Dava, Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nde karara bağlandı. Mahkeme, yargılama sonunda, öğrenci Özkul ile özel öğrenci yurdu arasındaki sözleşmenin feshine ve 8 senedin iptaline karar verdi.
Mahkeme, kararın gerekçesini gelecek günlerde açıklayacak.
Yurdun, karara karşı Yargıtay'da itiraz hakkı bulunuyor.
Son Güncelleme: Cuma, 22 Haziran 2012 13:51
Gösterim: 7888
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'ün de aralarında bulunduğu 4 kişi polis marifetiyle ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin talimatı üzerine polis, İstanbul'da ikamet eden 2 kişiye, savcının çağrısını iletti.
Polis kaynakları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz ile diğer kişinin ise adreslerinde bulunamadığını bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'ün de aralarında bulunduğu 4 kişi polis marifetiyle ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin talimatı üzerine polis, İstanbul'da ikamet eden 2 kişiye, savcının çağrısını iletti.
Polis kaynakları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz ile diğer kişinin ise adreslerinde bulunamadığını bildirdi.
Son Güncelleme: Cuma, 22 Haziran 2012 13:28
Gösterim: 3661