Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
FPSPI adı verilen uluslararası bir programa katılan Sınav Eğitim Kurumları Alertgy Team öğrencileri, projeleri hakkında sorularımızı yanıtladılar.
Bize projenizden bahsedebilir misiniz?
Kısaca anlatmak gerekirse biz “Alertgy” ekibiyiz ve FPSPI adı verilen uluslararası bir programa katılıyoruz tam adıyla “Future Problem Solving Program International” yani gelecek problemlerine çözüm bulmaya çalışan uluslararası bir program. Bizde bu yıl alerji konusuyla bu programda yer alacağız. Alerji insanların ihmal ettiği büyük bir problem. Ölümle sonuçlanabilen alerjiye farkındalık kazandırmak istiyoruz.
Program hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
Uluslararası Gelecek Problemlerini Çözme Programı (Future Problem Solving Program International) her yıl yapılmakta olan çocukların eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini destekleyen, geleceğe dair planlar oluşturmalarını sağlayan, bir konu üzerinde birden fazla çözüm önerileri bulabilmelerini amaçlayan, öğrencileri ne düşüneceklerini değil nasıl düşüneceklerini konusunda önlerini açan uluslararası bir organizasyondur. Ayrıca FPSPI; Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD gibi birçok ülkeden binlerce öğrencinin katılımıyla yapılmakta olan ve zengin bir kültür paleti içeren dünya çapında geçerli, seçkin bir etkinliktir.
Yarışmaya katılan okullar ve öğrencileri kararlaştırdıkları evrensel ya da toplumsal probleme çeşitli çözüm önerileri getirerek onları uygulamaya sokar. Çözüm önerilerini somut hale getirmek için çok çeşitli çalışmalar yapar. Konserler düzenleme, para toplama, halkın bilincini artırmak için çeşitli medya organlarında yer alma bunlardan sadece birkaç tanesi. Yani proje kendi içerisinde pek çok farklı projeyi içeriyor. Projeler gerçekleşirken pek çok zorluk da ortaya çıkıyor. Takımlar hayata geçirdikleri bu projeyi ülkelerindeki yarışmada sergilerler. Bu yarışmalarda başarılı olan takımlar, yani final ayağını geçen takımlar, kendi ülkelerini Amerika'da yapılan dünya finallerinde temsil etme hakkı bulurlar.
Okulunuz daha önce bu yarışmaya katıldı mı, katıldıysa herhangi kayda değer bir başarı gösterdi mi?
Okulumuz daha önce bu yarışmaya katıldı. Üç tane dünya derecemiz var. Dünya birinciliği, dünya ikinciliği ve dünya dördüncülüğü ki bu bizim için hem çok gurur verici hem de büyük bir motivasyon kaynağı. Biz de tabi ki bu başarı zincirini kırmayıp bir dünya derecesi elde etmek istiyoruz. Konuyla alakalı ciddi çalışmaların yapılmasının ne denli önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Takımımıza güveniyoruz ve güçlü bir ekiple hazırlanıyoruz, umarız emeklerimizin karşılığını alırız.
FPSPI’a katılmaya nasıl karar verdiniz?
Katılmamızın nedeni takım ruhuyla hareket ederek kendimizi ve İngilizcemizi geliştirmek, sosyal sorumluluk işleri yapmak ama bunlar bir yana en önemlisi projemizin konusu olan alerjiyi daha çok kişiye duyurarak farkındalık konusunda büyük bir adım atmak. Alerji farkındalığını herkese duyurmak istiyoruz. Bizim bu denli inandığımız bir projeyi uluslararası platforma taşıma hevesimiz son derece yüksek.
O zaman artık projenize yoğunlaşalım konunuz alerji peki konunuzu nasıl belirlediniz? Konu birden aklınıza mı geldi, yoksa konunuzun bir hikâyesi var mı?
Aklınıza durup dururken bir anda konu gelmesi de muhtemel tabii; ama bizim konunun altında yatan bir hikâyemiz var. Takım koçumuz ve birkaç grup arkadaşımız başka bir program için yurtdışına gidiyordu, daha o zamanlar ne FPSPI grubu var ne de konu tabii… Bulundukları uçakta şiddetli alerjik reaksiyon gösteren bir birey varmış ve fıstık içeren herhangi bir yiyeceğin paketinin bile açılmaması konusunda defalarca anons yapılmış. Bu onlar için zaten fazlaca şaşırtıcıyken, bu yıl okulumuza gelen kimya öğretmenimizin de aşırı alerjik bir birey olması ve pek çok şeyi tüketememesi ve sürekli kaşınması sonucunda hayatı boyunca kullanması gereken bir ilaca başlaması bizi daha çok etkiledi. Aslında bizi bu noktada çok etkileyen şey alerji ilacı kullanması değildi çünkü pek çok insan alerji için ilaç kullanıyordu. Bizi şaşırtan aslında üzen bu ilacın bırakılması durumunda bünyede kanser yaratma riskinin çok yüksek olmasıydı. Tehlikenin farkında olduğunuza ve size olabilecekleri anladığınıza dair imza atmanız gereken bir ilaç… Dolayısıyla konumuzu bu şekilde belirlemiş olduk.
FPSPI Alerji grubu olarak neler yaptınız, neler yapacaksınız?
Proje kapsamında yakın çevremizi ve daha sonra çok daha büyük bir kitleye ulaşma hedefimiz var. Bunun için medyada yer alma, çeşitli yerlerde kermesler düzenleme, röportajlar yapma, konserler düzenlemek gibi çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çalışmalara çok daha fazlası eklenecek. Özel günler için özel aktiviteler ayarlıyoruz. Türkiye Alerji Derneği Başkanı Bülent Şekerel ile görüşüldü ve konuyla alakalı yapılabilecekler değerlendirildi. Yine kendisinden tüm öğrencilere sunum vererek konuyla alakalı bilgisi olmayanlara bilgi verilmesi istendi. Bülent Şekerel, proje kapsamında FPSPI ekibine son derece yararlı dönütler verdi. Bunun yanı sıra, bir alerji haftası düzenleyerek alerjisi olmayan insanların da farkındalık kazanmasını sağlayacağız. Alerji haftası boyunca, okulumuz yemekhanesinde ve kantininde anti-alerjen ürünler çıkıyor olacak. Farklı okullarda yine farkındalık yaratmak amacıyla sunumlar yapılıyor olacak. Bu farkındalık yaratma ayağı okulların her kademesinde gerçekleştirilecek. Anaokulu öğrencilerinden tutun da üniversite öğrencilerine kadar konuya farkındalık sağlanmış olunacak. Çeşitli oyunlar düzenlenerek ve toplu aktiviteler yaptırılarak farkındalık yaratıldığı gibi birlikte hareket edebilmenin önemi de ortaya konulacak. Yemek firmalarıyla görüşüp alerjen olabilecek tüm öğelerin yazılması sağlanacak. Belediyelerle görüşülerek Halk Ekmek büfelerinde glütensiz ve anti alerjen ürün satışı yapılması sağlanacak. Yapılan kermeslerden ve diğer aktivitelerden elde edilen gelirin tamamı maddi durumu olmayan ailelerin alerjik çocuklarının gıda masraflarına harcanacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
FPSPI adı verilen uluslararası bir programa katılan Sınav Eğitim Kurumları Alertgy Team öğrencileri, projeleri hakkında sorularımızı yanıtladılar.
Bize projenizden bahsedebilir misiniz?
Kısaca anlatmak gerekirse biz “Alertgy” ekibiyiz ve FPSPI adı verilen uluslararası bir programa katılıyoruz tam adıyla “Future Problem Solving Program International” yani gelecek problemlerine çözüm bulmaya çalışan uluslararası bir program. Bizde bu yıl alerji konusuyla bu programda yer alacağız. Alerji insanların ihmal ettiği büyük bir problem. Ölümle sonuçlanabilen alerjiye farkındalık kazandırmak istiyoruz.
Program hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
Uluslararası Gelecek Problemlerini Çözme Programı (Future Problem Solving Program International) her yıl yapılmakta olan çocukların eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini destekleyen, geleceğe dair planlar oluşturmalarını sağlayan, bir konu üzerinde birden fazla çözüm önerileri bulabilmelerini amaçlayan, öğrencileri ne düşüneceklerini değil nasıl düşüneceklerini konusunda önlerini açan uluslararası bir organizasyondur. Ayrıca FPSPI; Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD gibi birçok ülkeden binlerce öğrencinin katılımıyla yapılmakta olan ve zengin bir kültür paleti içeren dünya çapında geçerli, seçkin bir etkinliktir.
Yarışmaya katılan okullar ve öğrencileri kararlaştırdıkları evrensel ya da toplumsal probleme çeşitli çözüm önerileri getirerek onları uygulamaya sokar. Çözüm önerilerini somut hale getirmek için çok çeşitli çalışmalar yapar. Konserler düzenleme, para toplama, halkın bilincini artırmak için çeşitli medya organlarında yer alma bunlardan sadece birkaç tanesi. Yani proje kendi içerisinde pek çok farklı projeyi içeriyor. Projeler gerçekleşirken pek çok zorluk da ortaya çıkıyor. Takımlar hayata geçirdikleri bu projeyi ülkelerindeki yarışmada sergilerler. Bu yarışmalarda başarılı olan takımlar, yani final ayağını geçen takımlar, kendi ülkelerini Amerika'da yapılan dünya finallerinde temsil etme hakkı bulurlar.
Okulunuz daha önce bu yarışmaya katıldı mı, katıldıysa herhangi kayda değer bir başarı gösterdi mi?
Okulumuz daha önce bu yarışmaya katıldı. Üç tane dünya derecemiz var. Dünya birinciliği, dünya ikinciliği ve dünya dördüncülüğü ki bu bizim için hem çok gurur verici hem de büyük bir motivasyon kaynağı. Biz de tabi ki bu başarı zincirini kırmayıp bir dünya derecesi elde etmek istiyoruz. Konuyla alakalı ciddi çalışmaların yapılmasının ne denli önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Takımımıza güveniyoruz ve güçlü bir ekiple hazırlanıyoruz, umarız emeklerimizin karşılığını alırız.
FPSPI’a katılmaya nasıl karar verdiniz?
Katılmamızın nedeni takım ruhuyla hareket ederek kendimizi ve İngilizcemizi geliştirmek, sosyal sorumluluk işleri yapmak ama bunlar bir yana en önemlisi projemizin konusu olan alerjiyi daha çok kişiye duyurarak farkındalık konusunda büyük bir adım atmak. Alerji farkındalığını herkese duyurmak istiyoruz. Bizim bu denli inandığımız bir projeyi uluslararası platforma taşıma hevesimiz son derece yüksek.
O zaman artık projenize yoğunlaşalım konunuz alerji peki konunuzu nasıl belirlediniz? Konu birden aklınıza mı geldi, yoksa konunuzun bir hikâyesi var mı?
Aklınıza durup dururken bir anda konu gelmesi de muhtemel tabii; ama bizim konunun altında yatan bir hikâyemiz var. Takım koçumuz ve birkaç grup arkadaşımız başka bir program için yurtdışına gidiyordu, daha o zamanlar ne FPSPI grubu var ne de konu tabii… Bulundukları uçakta şiddetli alerjik reaksiyon gösteren bir birey varmış ve fıstık içeren herhangi bir yiyeceğin paketinin bile açılmaması konusunda defalarca anons yapılmış. Bu onlar için zaten fazlaca şaşırtıcıyken, bu yıl okulumuza gelen kimya öğretmenimizin de aşırı alerjik bir birey olması ve pek çok şeyi tüketememesi ve sürekli kaşınması sonucunda hayatı boyunca kullanması gereken bir ilaca başlaması bizi daha çok etkiledi. Aslında bizi bu noktada çok etkileyen şey alerji ilacı kullanması değildi çünkü pek çok insan alerji için ilaç kullanıyordu. Bizi şaşırtan aslında üzen bu ilacın bırakılması durumunda bünyede kanser yaratma riskinin çok yüksek olmasıydı. Tehlikenin farkında olduğunuza ve size olabilecekleri anladığınıza dair imza atmanız gereken bir ilaç… Dolayısıyla konumuzu bu şekilde belirlemiş olduk.
FPSPI Alerji grubu olarak neler yaptınız, neler yapacaksınız?
Proje kapsamında yakın çevremizi ve daha sonra çok daha büyük bir kitleye ulaşma hedefimiz var. Bunun için medyada yer alma, çeşitli yerlerde kermesler düzenleme, röportajlar yapma, konserler düzenlemek gibi çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çalışmalara çok daha fazlası eklenecek. Özel günler için özel aktiviteler ayarlıyoruz. Türkiye Alerji Derneği Başkanı Bülent Şekerel ile görüşüldü ve konuyla alakalı yapılabilecekler değerlendirildi. Yine kendisinden tüm öğrencilere sunum vererek konuyla alakalı bilgisi olmayanlara bilgi verilmesi istendi. Bülent Şekerel, proje kapsamında FPSPI ekibine son derece yararlı dönütler verdi. Bunun yanı sıra, bir alerji haftası düzenleyerek alerjisi olmayan insanların da farkındalık kazanmasını sağlayacağız. Alerji haftası boyunca, okulumuz yemekhanesinde ve kantininde anti-alerjen ürünler çıkıyor olacak. Farklı okullarda yine farkındalık yaratmak amacıyla sunumlar yapılıyor olacak. Bu farkındalık yaratma ayağı okulların her kademesinde gerçekleştirilecek. Anaokulu öğrencilerinden tutun da üniversite öğrencilerine kadar konuya farkındalık sağlanmış olunacak. Çeşitli oyunlar düzenlenerek ve toplu aktiviteler yaptırılarak farkındalık yaratıldığı gibi birlikte hareket edebilmenin önemi de ortaya konulacak. Yemek firmalarıyla görüşüp alerjen olabilecek tüm öğelerin yazılması sağlanacak. Belediyelerle görüşülerek Halk Ekmek büfelerinde glütensiz ve anti alerjen ürün satışı yapılması sağlanacak. Yapılan kermeslerden ve diğer aktivitelerden elde edilen gelirin tamamı maddi durumu olmayan ailelerin alerjik çocuklarının gıda masraflarına harcanacak.
Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Aralık 2019 15:16
Gösterim: 1539
Çağdaş Tomurcuk markasının 15 yıllık bir çaba, emek ve çalışmanın meyvesi olduğunu belirten Tek Grup Genel Müdürü Özgür Çem, “Çağdaş Tomurcuk markasına Tek grup olarak yatırımlarımız devam ederken, bir yandan da kaliteli eğitimi tüm Türkiye’ye ulaştırmak için 2020 itibariyle gerek okul gerekse kurs yatırımlarına uyumlu modellerle franchise vermeye başlayacağız.” diye konuştu.
Tek grup çatısı altında 9. yılınızı dolduruyorsunuz. Öğretmen olarak girdiğiniz kurumun şu anda genel müdürlüğünü yapmaktasınız. Bu süreci bizimle paylaşabilir misiniz?
Bundan 9 yıl önce 2010 yılında öğretmen olarak göreve başladığım kurumun benim için bir iş yerinden öte bir aile olacağını o zamanlar düşünmemiştim. O yıllarda kurumumuz bugün olduğundan daha küçük bir yapıya sahip 3 şubeli bir eğitim kurumuydu.
Kurucumuz Yunus Çiftçi, 2004 yılında hayata geçirdiği Tomurcuk markasını sağlam temeller, kurumsal değerler ve etkin ilkeler üzerine kurgulamıştı. Kaliteli ve sürdürebilir eğitim modelleriyle tüm kategorilerde başarıya ulaşıyor, her sene onlarca şampiyonlar yetiştiriyorduk. Başarı geleneğimiz hiç bozulmadan bugünlere kadar gelmesinin de gururunu yaşıyoruz. Kurumlarımız bir yandan büyürken ben de her geçen gün daha büyük sorumluluklar almaya devam ederek, öğretmenlikten müdür yardımcılığına ardından kurum müdürlüğüne ve sonrasında ise 2016 yılında kurucumuz Yunus Çiftçi tarafından genel müdür olarak vazifelendirildim. Üç yıldır, her geçen gün enerjimizi artırıyor, kurumlarımıza değer katmak için daha büyük bir gayretle çalışıyoruz. 15 yıllık köklü geçmişimizdeki en büyük gayemiz bu ülkeye kaliteli, modern, özgün eğitim markaları kazandırmaktır.
Mevcut durumda Tek Grup bünyesinde yönettiğiniz marka ve istihdam hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tek grup bünyesinde Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları ve FikriBilim Koleji olmak üzere 7 okul ve 6 kurs yatırımı bulunmaktadır. Kurumlarımız İstanbul’da Esenler, Güngören, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Beylikdüzü olmak üzere 5 ilçede konumlanmış durumdadır. Bahsettim kurumlarda 24 eğitim yöneticisi, 220’in üzerinde ise öğretmen ve idari personel görev yapmaktadır.
Tek Grup bünyesinde faaliyet gösteren Çağdaş Tomurcuk Eğitim kurumlarının yatırım stratejisini aktarabilir misiniz?
Tek grup, 15 yıl önce ilk yatırımını eğitim sektörüne yaparak yolculuğuna başlamıştır. İlk kurulduğu günden bugüne her yaş ve kademede geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli öğrenciler yetiştirmiştir.
Çağdaş Tomurcuk markası, süreç içerisinde hem kişisel gelişim / özel öğretim kursu olarak hem de akademik ortaokul ve lise olarak yatırımlar gerçekleştirmiştir.
Bugün Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumları çatısı altında 1 ortaokul, 1 Anadolu lisesi ve 6 kurs olmak üzere 8 kurum bulunmaktadır. Öğrencilerimizin başarıya ulaşması için gerek eğitim sistemi gerek fiziki alanları gerek sosyal olanakları en iyi şekilde uygulayarak sayısız başarılar elde edilmiştir. 2020 yılı itibariyle ise disiplinli, kaliteli ve modern eğitim anlayışının bir ürünü olan Çağdaş Tomurcuk markasını tüm Türkiye’ye ulaştırmaktır.
FRANCHISE VERMEYE BAŞLIYORUZ
Tüm Türkiye’ye açılacak olan Çağdaş Tomurcuk Markasının yatırım stratejisinden bahseder misiniz?
Bizim temel hassasiyet ve değerlerimiz, eğitim eksenin de şekillenmektedir. Biz, kendimizi eğitimci olarak tanımlar ve bu ülkenin geleceğine miras bırakma düşüncesi taşırız. Çağdaş Tomurcuk markası sizin de bahsettiğiniz gibi 15 yıllık bir çaba, emek ve çalışmanın meyvesidir. Bu geçen sürede her konuda çok büyük tecrübe ve deneyimler biriktirdik. Çağdaş Tomurcuk markasına Tek grup olarak yatırımlarımız devam ederken, bir yandan da kaliteli eğitimi tüm Türkiye’ye ulaştırmak için 2020 yılı itibariyle gerek okul gerekse kurs yatırımlarına uyumlu modellerle franchise vermeye başlayacağız.
Franchise verdiğimiz yatırımcılara karşılaşacakları tüm süreçlerde, en üst seviyede bir profesyonellikle destek sağlayacağız. Genel müdürlüğümüzdeki tüm departmanlar ile yatırımcılarımıza her şart ve koşulda uygulanabilen stratejiler ve ihtiyaç halinde aksiyon almaları için gerekli altyapı paylaşımında bulunacağız.
Bu ülkenin kaliteli, disiplinli bir anlayışla kurgulanan başarı odağıyla hareket eden saygın temel okullara ihtiyacı var. Bu gereksinim doğrultusunda bu eğitim felsefesiyle hareket eden Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumlarını tüm Türkiye’ taşıyacağız.
Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumları genel müdürlük yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tek grup, büyüyen kurumsal yapısı, eğitim ve yatırım stratejileri doğrultusunda 2010 yılı itibariyle genel müdürlük sistemiyle yönetilmektedir. Genel müdürlük yerleşkesi çağın gerektirdiği altyapılar ile donatılmış, otomasyon ve yazılımları sisteme entegre edilmiş, süreç yönergeleri kusursuzca hazırlanmış, fiziki imkanları ile eksiksiz planlanıp tüm şart ve koşulda stratejik hedefler doğrultusunda hizmet etmek için kurulmuştur.
Genel müdürlük yapısı içerisinde; Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü, Yayın Genel Müdürlüğü, İnsan Kaynakları Müdürlüğü, Kurumsal İletişim Müdürlüğü, İdari işler ve Satın alma Müdürlüğü, Mali İşler Müdürlüğü, Finans Koordinatörlüğü, Hukuk Müşavirliği, Bilgi İşlem Müdürlüğü’nden oluşan 9 profesyonel birim ve 40 kişiyi aşkın uzman bir kadro tarafından kurulmuştur.
ÖĞRENCİYE DOKUNMANIN YOLU ÖĞRETMENDEN GEÇER
Kurumsal değerler açısından insan kaynaklarına bakış açısınız nedir? Ayrıca insan kaynakları bir kurum için neler ifade eder?
Bir kurumun değerlerinin en başında insan kaynakları gelmektedir. Bu eğitim sektörü için ayrı bir önem arzetmektedir. Zira öğrenciye dokunmanın yolu öğretmenden geçmektedir. Öğretmenlerimizin motivasyonunun yüksek olması okul içinde hissedilmekte ve öğrencinin durumuna doğrudan etki etmektedir. Bu durum aynı şekilde şubelerde ki eğitim yöneticilerimiz içinde geçerlidir. Bizim insan kaynakları yönetimimizde ‘’mutlu çalışan’’ programımızla bu düşüncemizi tesis etmek için çaba sarfediyoruz. Kurumlar değerleriyle olgunlaşır ve büyürler. Kurumlarımıza emek ve özverisiyle katkı sunmuş çalışma arkadaşlarımız Tek grup ailesinin bir parçasıdır. Bu anlayışın bir sonucu olacak ki 300’ün üzerinde çalışanı bulunan Tek grup şirketinde ben de dahil olmak üzere 10 yılını doldurmak üzere onlarca, 5 yılın üzerinde ise yaklaşık 150 çalışma eğitim yöneticisi ve öğretmen arkadaşlarımız bulunmaktadır.
Kurumların üst düzey yöneticisi olarak vizyonunuzla hem öğrenci hem veli hem de öğretmenlere yön veriyorsunuz. Bu doğrultuda eğitime bakışınızı paylaşabilir misiniz?
Geleceğin güvencesi kuşkusuz ki sağlam temeller üzerine atılmış eğitime dayalıdır. İçinde bulunduğumuz modern dünyanın parametrelerinden birisi eğitimdir. İnsanlık, yeryüzüne geldiği andan itibaren araştırmaya, sorgulamaya ve öğrenmeye güdülenmiştir. Tarihten bugüne yaptığımız gözlemler sonucu bir millet için en büyük zenginlik iyi yetiştirilmiş insan kaynağıdır.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği ‘’Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.’’ sözü bugün yapmakta olduğumuz çalışmalara da ışık tutup yol gösteriyor. Eğitime yaptığımız her yatırım doğrudan insana katkı sağlamaktadır. Bireyin gelişmesinin, toplumların kalkınmasının yegane yöntemi eğitimden geçmektedir. Tek Grup olarak hem bireysel hem de kurumsal stratejilerimizin odağında eğitim bulunmaktadır. Yaptığımız yatırımlarla Türk eğitim sistemini ileriye doğru taşımanın sorumluluğunu hissediyoruz. Kurulduğumuz günden bugüne, tüm kademelerde öğrencilerin ihtiyaç duyacağı yapay olmayan uygulanabilir eğitim modelleriyle programlarımızı oluşturmaktayız. Uygar toplumlar yenilikçi ve yaratıcı bireylere ihtiyaç duyar. Bizlerde yetiştirdiğimiz öğrencilerin 21.yy beceri ve donatılarını kazanmış, dünyayı tanıyan, teknolojik gelişmelere karşı duyarlı, modern toplum dinamiklerine vakıf güçlü bireyler olarak yetişmesini için çalışmaktayız. Doğru eğitim metotlarıyla ve uygulamalarla yetişen öğrenciler, ekonomi, sanat, spor, bilim gibi tüm alanlarda ülkelerine doğrudan katkılar sunacaklardır. Eğitim politikalarımızı bu bakış açısıyla değerlendiriyor ve kurumsal yatırımlarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.
Kurumsal sosyal sorumluluk kavramı hakkında düşünceniz nedir? Tek Grup’un gerçekleştirdiği üç sosyal sorumluluk projesinden bahsedebilir misiniz?
Kurumlar, yaşadığı toplumlara karşı yazılı olmayan sorumluluklar taşır. Bu anlayış dünya üzerinde birden meydana gelen bir değişim değildir. Tarihsel süreç içerisinde insanların yaşam tarzına yerleşmiş bir kavramdır aslında. Sosyal sorumluluk hareketi, sosyal yaşam ahlakı ile direkt entegre olmuş kavramsallaşmış bir durumdur. 1. Dünya savaşı dönemlerinde değişen yönetim anlayışı ile hayatımıza giren sosyal sorumluluk günümüze kadar gelişen süreçlerle toplum nezdinde değer kazanmıştır. Toplumları oluşturan bireyler, olumlu insani bir algı oluşturan sosyal sorumluluğu bensimsemiş ve her sektörde ön plana çıkarmak için çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bugün ülkemize baktığımızda kurumsal her marka kendi alanı ve gücü ölçüsünde sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirerek hem değer üretmiş hem de marka itibarına katkı sağlamıştır.
Tek grup olarak toplum değerleriyle entegre olan, yerel değerleri önemseyen, nesillere katkı sunma felsefesinde bir şirket olarak kurumlarımızda sosyal sorumluluk algısını oluşturmaya gayret ettik. Öğrenci, öğretmen, veli ve yöneticilerimizle işbirliği yaparak onlarca proje gerçekleştirdik. Bunlardan bazılarını sizlerle de paylaşmak isterim.
LÖSEV DESTEK
Ortaokul öğrencilerimizle birlikte lösemili çocukları tedavi etmek amacıyla kurulan LÖSEV ile ortak çalışarak hem maddi hem de manevi katkılarımızla yanlarında olduğumuzu ifade ettik. Bu çalışmayı yaparken de hem LÖSEV yetkilileri okulumuzu ziyaret ettiler hem de öğrencilerimiz LÖSEV ofisine giderek gönüllü olarak çalışma gerçekleştirdiler.
KARDEŞ OKUL
Ülkemizdeki tüm okulların eğitim olanakları aynı olamayabiliyor. Bölgesel değişiklikler öğrencilerin sahip olduğu imkanları farklılaştırıyor. Bizde kendi okullarımızda işbirliği yaparak dezavantajlı bölgelerde bulunan okullardan kendimize kardeş okul seçip ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Amacımız orada öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim almalarına olanak sağlamaktır.
TEK GRUP ORMANI
Bizim gerçekten doğaya karşı ayrı bir sevgimiz var. Özellikle şehirde yaşayan bir toplum olarak yeşili biraz hasretiz. Çocuklarımıza her fırsatta yeşilin önemi anlatıyoruz. Bu sene de grup şirketimizi temsil eden bir ormanımız olsun istedik. Öğretmen ve öğrencilerimizle birlikte fidelerimizi dikerek dünyaya bir miras bıraktık.
Ormansız bir yurt vatan değildir.
MODERN, MEDENİ VE YENİ…
Çağdaş Tomurcuk marka kimliğinde bahsedebilir misiniz?
Çağdaş Tomurcuk markası, 15 yıllık köklü geçmişinden aldığı tecrübe, güç ve birikimiyle bugün ki zamana ışık tutabilen, her zaman kendisini yenileyebilen, çağın ihtiyaçlarına göre güncellenen, kategori ve kademe gözetmeksizin şüphesiz başarıyı yakalayan Türk eğitim sistemine kazandırılmış çağdaş bir eğitim markasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Memleket, mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.” sözünün ışığında Türkiye’de eğitim gönüllüsü olarak yatırımlarına devam eden Tek Grup şirketine ait bir eğitim markasıdır.
Çağdaş Tomurcuk markasında mottomuzu ışığıyla yolumuzu aydınlatan başöğretmen Atatürk’ün ifade ettiği modern, medeni ve yeni kavramları üzerine kurguladık.
Çağdaş tomurcuk, sürekli ve doğrusal olarak ilerleme felsefesini taşır. Uyguladığı eğitim sistemi ile ekonomik, sanatsal, sportif ve bilimsel bir çok alanda toplumsal aydınlanmayı işaret etmektedir. Uygulanması güç, yenilenmeye muhtaç, bilim ve gerçeklikten uzak fikirlerin aydınlanma vizyonuyla reforme edilme düşüncesini taşıdığından dolayı modern’dir.
Çağdaş Tomurcuk, evrensel bir anlayış olan uygarlığı temsil eder. Milletlerin gelişmişlik düzeyleri eğitimle doğrudan orantılıdır. Uygarlığa ulaşmış toplumlar hayatın tüm alanlarında kendisini gururla ifade edebilmektedir. Değerler, toplumların ortak yönlerinden oluşup, süreç içerisinde kalıcı mirasa dönüşmektedir. Eğitimde, bu temel prensip üzerine anlayış benimsediğinden dolayı medeni’dir.
Çağdaş Tomurcuk, içinde barındırdığı tüm ekosistemde yaratıcılık ruhunu ortaya koymaktadır. Ekonomiden sağlığa, ulaşımdan teknolojiye tüm politikaların kuramsal arkaplanı inovasyondur. Öğrenme modelleri, eğitim uygulamaları, fikirsel akımlar bu çerçevede şekillenmelidir. Bu anlayışı eğitimde kullanıp açık ve anlaşılır şekilde yaratıcılıkla birleştirme felsefesinden dolayı Yeni’dir.
“Uygar toplumlar yenilikçi ve yaratıcı bireylere ihtiyaç duyar. Bizlerde yetiştirdiğimiz öğrencilerin 21.yy beceri ve donatılarını kazanmış, dünyayı tanıyan, teknolojik gelişmelere karşı duyarlı, modern toplum dinamiklerine vakıf güçlü bireyler olarak yetişmesini için çalışmaktayız.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Çağdaş Tomurcuk markasının 15 yıllık bir çaba, emek ve çalışmanın meyvesi olduğunu belirten Tek Grup Genel Müdürü Özgür Çem, “Çağdaş Tomurcuk markasına Tek grup olarak yatırımlarımız devam ederken, bir yandan da kaliteli eğitimi tüm Türkiye’ye ulaştırmak için 2020 itibariyle gerek okul gerekse kurs yatırımlarına uyumlu modellerle franchise vermeye başlayacağız.” diye konuştu.
Tek grup çatısı altında 9. yılınızı dolduruyorsunuz. Öğretmen olarak girdiğiniz kurumun şu anda genel müdürlüğünü yapmaktasınız. Bu süreci bizimle paylaşabilir misiniz?
Bundan 9 yıl önce 2010 yılında öğretmen olarak göreve başladığım kurumun benim için bir iş yerinden öte bir aile olacağını o zamanlar düşünmemiştim. O yıllarda kurumumuz bugün olduğundan daha küçük bir yapıya sahip 3 şubeli bir eğitim kurumuydu.
Kurucumuz Yunus Çiftçi, 2004 yılında hayata geçirdiği Tomurcuk markasını sağlam temeller, kurumsal değerler ve etkin ilkeler üzerine kurgulamıştı. Kaliteli ve sürdürebilir eğitim modelleriyle tüm kategorilerde başarıya ulaşıyor, her sene onlarca şampiyonlar yetiştiriyorduk. Başarı geleneğimiz hiç bozulmadan bugünlere kadar gelmesinin de gururunu yaşıyoruz. Kurumlarımız bir yandan büyürken ben de her geçen gün daha büyük sorumluluklar almaya devam ederek, öğretmenlikten müdür yardımcılığına ardından kurum müdürlüğüne ve sonrasında ise 2016 yılında kurucumuz Yunus Çiftçi tarafından genel müdür olarak vazifelendirildim. Üç yıldır, her geçen gün enerjimizi artırıyor, kurumlarımıza değer katmak için daha büyük bir gayretle çalışıyoruz. 15 yıllık köklü geçmişimizdeki en büyük gayemiz bu ülkeye kaliteli, modern, özgün eğitim markaları kazandırmaktır.
Mevcut durumda Tek Grup bünyesinde yönettiğiniz marka ve istihdam hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tek grup bünyesinde Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları ve FikriBilim Koleji olmak üzere 7 okul ve 6 kurs yatırımı bulunmaktadır. Kurumlarımız İstanbul’da Esenler, Güngören, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Beylikdüzü olmak üzere 5 ilçede konumlanmış durumdadır. Bahsettim kurumlarda 24 eğitim yöneticisi, 220’in üzerinde ise öğretmen ve idari personel görev yapmaktadır.
Tek Grup bünyesinde faaliyet gösteren Çağdaş Tomurcuk Eğitim kurumlarının yatırım stratejisini aktarabilir misiniz?
Tek grup, 15 yıl önce ilk yatırımını eğitim sektörüne yaparak yolculuğuna başlamıştır. İlk kurulduğu günden bugüne her yaş ve kademede geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli öğrenciler yetiştirmiştir.
Çağdaş Tomurcuk markası, süreç içerisinde hem kişisel gelişim / özel öğretim kursu olarak hem de akademik ortaokul ve lise olarak yatırımlar gerçekleştirmiştir.
Bugün Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumları çatısı altında 1 ortaokul, 1 Anadolu lisesi ve 6 kurs olmak üzere 8 kurum bulunmaktadır. Öğrencilerimizin başarıya ulaşması için gerek eğitim sistemi gerek fiziki alanları gerek sosyal olanakları en iyi şekilde uygulayarak sayısız başarılar elde edilmiştir. 2020 yılı itibariyle ise disiplinli, kaliteli ve modern eğitim anlayışının bir ürünü olan Çağdaş Tomurcuk markasını tüm Türkiye’ye ulaştırmaktır.
FRANCHISE VERMEYE BAŞLIYORUZ
Tüm Türkiye’ye açılacak olan Çağdaş Tomurcuk Markasının yatırım stratejisinden bahseder misiniz?
Bizim temel hassasiyet ve değerlerimiz, eğitim eksenin de şekillenmektedir. Biz, kendimizi eğitimci olarak tanımlar ve bu ülkenin geleceğine miras bırakma düşüncesi taşırız. Çağdaş Tomurcuk markası sizin de bahsettiğiniz gibi 15 yıllık bir çaba, emek ve çalışmanın meyvesidir. Bu geçen sürede her konuda çok büyük tecrübe ve deneyimler biriktirdik. Çağdaş Tomurcuk markasına Tek grup olarak yatırımlarımız devam ederken, bir yandan da kaliteli eğitimi tüm Türkiye’ye ulaştırmak için 2020 yılı itibariyle gerek okul gerekse kurs yatırımlarına uyumlu modellerle franchise vermeye başlayacağız.
Franchise verdiğimiz yatırımcılara karşılaşacakları tüm süreçlerde, en üst seviyede bir profesyonellikle destek sağlayacağız. Genel müdürlüğümüzdeki tüm departmanlar ile yatırımcılarımıza her şart ve koşulda uygulanabilen stratejiler ve ihtiyaç halinde aksiyon almaları için gerekli altyapı paylaşımında bulunacağız.
Bu ülkenin kaliteli, disiplinli bir anlayışla kurgulanan başarı odağıyla hareket eden saygın temel okullara ihtiyacı var. Bu gereksinim doğrultusunda bu eğitim felsefesiyle hareket eden Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumlarını tüm Türkiye’ taşıyacağız.
Çağdaş Tomurcuk eğitim kurumları genel müdürlük yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tek grup, büyüyen kurumsal yapısı, eğitim ve yatırım stratejileri doğrultusunda 2010 yılı itibariyle genel müdürlük sistemiyle yönetilmektedir. Genel müdürlük yerleşkesi çağın gerektirdiği altyapılar ile donatılmış, otomasyon ve yazılımları sisteme entegre edilmiş, süreç yönergeleri kusursuzca hazırlanmış, fiziki imkanları ile eksiksiz planlanıp tüm şart ve koşulda stratejik hedefler doğrultusunda hizmet etmek için kurulmuştur.
Genel müdürlük yapısı içerisinde; Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü, Yayın Genel Müdürlüğü, İnsan Kaynakları Müdürlüğü, Kurumsal İletişim Müdürlüğü, İdari işler ve Satın alma Müdürlüğü, Mali İşler Müdürlüğü, Finans Koordinatörlüğü, Hukuk Müşavirliği, Bilgi İşlem Müdürlüğü’nden oluşan 9 profesyonel birim ve 40 kişiyi aşkın uzman bir kadro tarafından kurulmuştur.
ÖĞRENCİYE DOKUNMANIN YOLU ÖĞRETMENDEN GEÇER
Kurumsal değerler açısından insan kaynaklarına bakış açısınız nedir? Ayrıca insan kaynakları bir kurum için neler ifade eder?
Bir kurumun değerlerinin en başında insan kaynakları gelmektedir. Bu eğitim sektörü için ayrı bir önem arzetmektedir. Zira öğrenciye dokunmanın yolu öğretmenden geçmektedir. Öğretmenlerimizin motivasyonunun yüksek olması okul içinde hissedilmekte ve öğrencinin durumuna doğrudan etki etmektedir. Bu durum aynı şekilde şubelerde ki eğitim yöneticilerimiz içinde geçerlidir. Bizim insan kaynakları yönetimimizde ‘’mutlu çalışan’’ programımızla bu düşüncemizi tesis etmek için çaba sarfediyoruz. Kurumlar değerleriyle olgunlaşır ve büyürler. Kurumlarımıza emek ve özverisiyle katkı sunmuş çalışma arkadaşlarımız Tek grup ailesinin bir parçasıdır. Bu anlayışın bir sonucu olacak ki 300’ün üzerinde çalışanı bulunan Tek grup şirketinde ben de dahil olmak üzere 10 yılını doldurmak üzere onlarca, 5 yılın üzerinde ise yaklaşık 150 çalışma eğitim yöneticisi ve öğretmen arkadaşlarımız bulunmaktadır.
Kurumların üst düzey yöneticisi olarak vizyonunuzla hem öğrenci hem veli hem de öğretmenlere yön veriyorsunuz. Bu doğrultuda eğitime bakışınızı paylaşabilir misiniz?
Geleceğin güvencesi kuşkusuz ki sağlam temeller üzerine atılmış eğitime dayalıdır. İçinde bulunduğumuz modern dünyanın parametrelerinden birisi eğitimdir. İnsanlık, yeryüzüne geldiği andan itibaren araştırmaya, sorgulamaya ve öğrenmeye güdülenmiştir. Tarihten bugüne yaptığımız gözlemler sonucu bir millet için en büyük zenginlik iyi yetiştirilmiş insan kaynağıdır.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği ‘’Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.’’ sözü bugün yapmakta olduğumuz çalışmalara da ışık tutup yol gösteriyor. Eğitime yaptığımız her yatırım doğrudan insana katkı sağlamaktadır. Bireyin gelişmesinin, toplumların kalkınmasının yegane yöntemi eğitimden geçmektedir. Tek Grup olarak hem bireysel hem de kurumsal stratejilerimizin odağında eğitim bulunmaktadır. Yaptığımız yatırımlarla Türk eğitim sistemini ileriye doğru taşımanın sorumluluğunu hissediyoruz. Kurulduğumuz günden bugüne, tüm kademelerde öğrencilerin ihtiyaç duyacağı yapay olmayan uygulanabilir eğitim modelleriyle programlarımızı oluşturmaktayız. Uygar toplumlar yenilikçi ve yaratıcı bireylere ihtiyaç duyar. Bizlerde yetiştirdiğimiz öğrencilerin 21.yy beceri ve donatılarını kazanmış, dünyayı tanıyan, teknolojik gelişmelere karşı duyarlı, modern toplum dinamiklerine vakıf güçlü bireyler olarak yetişmesini için çalışmaktayız. Doğru eğitim metotlarıyla ve uygulamalarla yetişen öğrenciler, ekonomi, sanat, spor, bilim gibi tüm alanlarda ülkelerine doğrudan katkılar sunacaklardır. Eğitim politikalarımızı bu bakış açısıyla değerlendiriyor ve kurumsal yatırımlarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.
Kurumsal sosyal sorumluluk kavramı hakkında düşünceniz nedir? Tek Grup’un gerçekleştirdiği üç sosyal sorumluluk projesinden bahsedebilir misiniz?
Kurumlar, yaşadığı toplumlara karşı yazılı olmayan sorumluluklar taşır. Bu anlayış dünya üzerinde birden meydana gelen bir değişim değildir. Tarihsel süreç içerisinde insanların yaşam tarzına yerleşmiş bir kavramdır aslında. Sosyal sorumluluk hareketi, sosyal yaşam ahlakı ile direkt entegre olmuş kavramsallaşmış bir durumdur. 1. Dünya savaşı dönemlerinde değişen yönetim anlayışı ile hayatımıza giren sosyal sorumluluk günümüze kadar gelişen süreçlerle toplum nezdinde değer kazanmıştır. Toplumları oluşturan bireyler, olumlu insani bir algı oluşturan sosyal sorumluluğu bensimsemiş ve her sektörde ön plana çıkarmak için çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bugün ülkemize baktığımızda kurumsal her marka kendi alanı ve gücü ölçüsünde sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirerek hem değer üretmiş hem de marka itibarına katkı sağlamıştır.
Tek grup olarak toplum değerleriyle entegre olan, yerel değerleri önemseyen, nesillere katkı sunma felsefesinde bir şirket olarak kurumlarımızda sosyal sorumluluk algısını oluşturmaya gayret ettik. Öğrenci, öğretmen, veli ve yöneticilerimizle işbirliği yaparak onlarca proje gerçekleştirdik. Bunlardan bazılarını sizlerle de paylaşmak isterim.
LÖSEV DESTEK
Ortaokul öğrencilerimizle birlikte lösemili çocukları tedavi etmek amacıyla kurulan LÖSEV ile ortak çalışarak hem maddi hem de manevi katkılarımızla yanlarında olduğumuzu ifade ettik. Bu çalışmayı yaparken de hem LÖSEV yetkilileri okulumuzu ziyaret ettiler hem de öğrencilerimiz LÖSEV ofisine giderek gönüllü olarak çalışma gerçekleştirdiler.
KARDEŞ OKUL
Ülkemizdeki tüm okulların eğitim olanakları aynı olamayabiliyor. Bölgesel değişiklikler öğrencilerin sahip olduğu imkanları farklılaştırıyor. Bizde kendi okullarımızda işbirliği yaparak dezavantajlı bölgelerde bulunan okullardan kendimize kardeş okul seçip ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Amacımız orada öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim almalarına olanak sağlamaktır.
TEK GRUP ORMANI
Bizim gerçekten doğaya karşı ayrı bir sevgimiz var. Özellikle şehirde yaşayan bir toplum olarak yeşili biraz hasretiz. Çocuklarımıza her fırsatta yeşilin önemi anlatıyoruz. Bu sene de grup şirketimizi temsil eden bir ormanımız olsun istedik. Öğretmen ve öğrencilerimizle birlikte fidelerimizi dikerek dünyaya bir miras bıraktık.
Ormansız bir yurt vatan değildir.
MODERN, MEDENİ VE YENİ…
Çağdaş Tomurcuk marka kimliğinde bahsedebilir misiniz?
Çağdaş Tomurcuk markası, 15 yıllık köklü geçmişinden aldığı tecrübe, güç ve birikimiyle bugün ki zamana ışık tutabilen, her zaman kendisini yenileyebilen, çağın ihtiyaçlarına göre güncellenen, kategori ve kademe gözetmeksizin şüphesiz başarıyı yakalayan Türk eğitim sistemine kazandırılmış çağdaş bir eğitim markasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Memleket, mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.” sözünün ışığında Türkiye’de eğitim gönüllüsü olarak yatırımlarına devam eden Tek Grup şirketine ait bir eğitim markasıdır.
Çağdaş Tomurcuk markasında mottomuzu ışığıyla yolumuzu aydınlatan başöğretmen Atatürk’ün ifade ettiği modern, medeni ve yeni kavramları üzerine kurguladık.
Çağdaş tomurcuk, sürekli ve doğrusal olarak ilerleme felsefesini taşır. Uyguladığı eğitim sistemi ile ekonomik, sanatsal, sportif ve bilimsel bir çok alanda toplumsal aydınlanmayı işaret etmektedir. Uygulanması güç, yenilenmeye muhtaç, bilim ve gerçeklikten uzak fikirlerin aydınlanma vizyonuyla reforme edilme düşüncesini taşıdığından dolayı modern’dir.
Çağdaş Tomurcuk, evrensel bir anlayış olan uygarlığı temsil eder. Milletlerin gelişmişlik düzeyleri eğitimle doğrudan orantılıdır. Uygarlığa ulaşmış toplumlar hayatın tüm alanlarında kendisini gururla ifade edebilmektedir. Değerler, toplumların ortak yönlerinden oluşup, süreç içerisinde kalıcı mirasa dönüşmektedir. Eğitimde, bu temel prensip üzerine anlayış benimsediğinden dolayı medeni’dir.
Çağdaş Tomurcuk, içinde barındırdığı tüm ekosistemde yaratıcılık ruhunu ortaya koymaktadır. Ekonomiden sağlığa, ulaşımdan teknolojiye tüm politikaların kuramsal arkaplanı inovasyondur. Öğrenme modelleri, eğitim uygulamaları, fikirsel akımlar bu çerçevede şekillenmelidir. Bu anlayışı eğitimde kullanıp açık ve anlaşılır şekilde yaratıcılıkla birleştirme felsefesinden dolayı Yeni’dir.
“Uygar toplumlar yenilikçi ve yaratıcı bireylere ihtiyaç duyar. Bizlerde yetiştirdiğimiz öğrencilerin 21.yy beceri ve donatılarını kazanmış, dünyayı tanıyan, teknolojik gelişmelere karşı duyarlı, modern toplum dinamiklerine vakıf güçlü bireyler olarak yetişmesini için çalışmaktayız.”
Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Aralık 2019 13:28
Gösterim: 1216
Yatırım yapılması gereken sektörlerin başında eğitimin gösterildiğini, buna rağmen kamudan yeterli teşviki alamadığını ifade eden Mektebim Okulları Genel Müdürü Servet Özkök, “Yapılan tüm düzenlemelerde özel eğitim sektörünün de en azından bir paydaş olarak dinlenmesi ve fikirlerinin alınması sektörün ve eğitimin gelişmesi adına olumlu sonuçlar verecektir diye düşünüyorum.” dedi.
Türkiye’de eğitimin son 15 yıldaki seyri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Özel sektörün eğitimdeki payı son 15 yılda çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bu büyümeyi etkileyen en önemli unsurlardan biri sürekli değişen eğitim sistemi ve bu değişikliklerin veliler üzerinde yarattığı kaygıdır. Bunun sonucunda da veliler açısından çocuklarını daha güvenilir kurumlara gönderme çabası ortaya çıkmıştır. Ancak bu büyüme çok sağlıklı bir büyüme olmadı çünkü eğitimi öne çıkararak faaliyetini sürdüren kurumların yanında kar beklentisini odak noktasına alarak hizmet veren çok fazla kurum ortaya çıktı. Eğitim hizmetini ticarete döndüren bu kurumların zaman içerisindeki durumu sektöre olan inancı ve güveni olumsuz yönde etkiledi. Hızlı büyüme kontrolsüz şekilde ilerledi ve bu büyümenin altı eğitim ile doldurulamayınca sıkıntılı bir süreç ortaya çıktı.
Size göre son 15 yılda eğitimde gerçekleştirilen en önemli değişim ne oldu ve neden?
Özellikle en önemli değişimin sistemde olduğunu söyleyebiliriz. 4+4+4 bütün olarak bakıldığında uzun vadede doğru çıktılar verebilecek bir sistem. Her kademenin kendi içerisinde yapılanırken bir alt ve üst kademe ile de bağlantıyı koparmadan devam eden bir sistem haline gelmesi, disiplinler arası ilişkilerin kurulması ve eğitimin tüm kademelerde bütünsel olarak ele alınması önemli bir değişim diyebiliriz. Bu sistemin tek eksiğinin okul öncesi eğitimin zorunlu tutulmaması olduğunu düşünüyorum. Sistem birbiri ile konuşan birbirini tamamlayan içeriklerden meydana geliyor, özellikle 2023 vizyon belgesinde de değinildiği gibi sorgulayan bir nesil yetiştirebilmek için uygulamalı derslere ağırlık verilmesi, çocuğun yaşayarak öğrenmesi, atölye modelleri önemli değişimlerdir.
Eğitimde kamu – özel sektör diyalog ve iş birliğini değerlendirebilir misiniz? Bu iletişimin daha verimli olabilmesi için neler önerirsiniz?
Ne yazık ki kamu özel sektörü çok fazla dinleme ihtiyacı duymuyor. Özel sektörün kamu desteği konusunda yalnız kaldığını söyleyebiliriz. Diğer sektörlere bakıldığında eğitim sektörü yatırım yapılması gereken sektörlerin başında gösteriliyor ama buna rağmen ne yazık ki kamudan yeterli teşviki alamıyor. Yapılan tüm düzenlemelerde özel eğitim sektörünün de en azından bir paydaş olarak dinlenmesi ve fikirlerinin alınması sektörün ve eğitimin gelişmesi adına olumlu sonuçlar verecektir diye düşünüyorum.
Eğitimde ele alınması gereken kısa, orta ve uzun vadede konular nelerdir? Bu konularla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Eğitimin olmazsa olmazı öğretmendir. O zaman iyi öğretmen yetiştirmemiz gerekiyor. Eğitim fakültelerinin iyileştirilmesi, sektörün ihtiyaçları, çağın gereksinimleri göz önüne alınarak yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Öğretmenimizi geliştirecek, eğitecek, yatırım yapacağız ki çocuklarımızı da eğitebilelim. Fiziki ortamların iyileştirilmesi de çok önemli ama önceliğimiz öğretmenler. Öğretmenlerin imkanlarının artırılması ve el üstünde tutulması lazım. Tabi ki hükümetlerin, kurumların kısa, orta ve uzun vadede hedefleri, amaçları mevcuttur ama eğitim uzun soluklu bir iş. Bir sistem dizayn edildiğinde ve uygulandığında sağlıklı çıktı alabilmek için uzun vadede işleyişi görmek gerekir. Kısa ve orta vadede planlanan sistemler, uygulamalar sağlıklı sonuçlar getirmeyecektir. Eğitimde, kurumların, kişilerin ya da hükümetlerin değil devletin bir politikası olmalı ve uzun vadeli olmalıdır.
artı eğitim dergisi 15. Yılında… Dergi ile ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi öğrenebilir miyiz?
Uzun yıllardır ve kesintisiz şekilde sektörün nabzını tutan Artı Eğitim Dergisini 15. Yılında tebrik ediyor, başarılarını devamını diliyorum.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Yatırım yapılması gereken sektörlerin başında eğitimin gösterildiğini, buna rağmen kamudan yeterli teşviki alamadığını ifade eden Mektebim Okulları Genel Müdürü Servet Özkök, “Yapılan tüm düzenlemelerde özel eğitim sektörünün de en azından bir paydaş olarak dinlenmesi ve fikirlerinin alınması sektörün ve eğitimin gelişmesi adına olumlu sonuçlar verecektir diye düşünüyorum.” dedi.
Türkiye’de eğitimin son 15 yıldaki seyri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Özel sektörün eğitimdeki payı son 15 yılda çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bu büyümeyi etkileyen en önemli unsurlardan biri sürekli değişen eğitim sistemi ve bu değişikliklerin veliler üzerinde yarattığı kaygıdır. Bunun sonucunda da veliler açısından çocuklarını daha güvenilir kurumlara gönderme çabası ortaya çıkmıştır. Ancak bu büyüme çok sağlıklı bir büyüme olmadı çünkü eğitimi öne çıkararak faaliyetini sürdüren kurumların yanında kar beklentisini odak noktasına alarak hizmet veren çok fazla kurum ortaya çıktı. Eğitim hizmetini ticarete döndüren bu kurumların zaman içerisindeki durumu sektöre olan inancı ve güveni olumsuz yönde etkiledi. Hızlı büyüme kontrolsüz şekilde ilerledi ve bu büyümenin altı eğitim ile doldurulamayınca sıkıntılı bir süreç ortaya çıktı.
Size göre son 15 yılda eğitimde gerçekleştirilen en önemli değişim ne oldu ve neden?
Özellikle en önemli değişimin sistemde olduğunu söyleyebiliriz. 4+4+4 bütün olarak bakıldığında uzun vadede doğru çıktılar verebilecek bir sistem. Her kademenin kendi içerisinde yapılanırken bir alt ve üst kademe ile de bağlantıyı koparmadan devam eden bir sistem haline gelmesi, disiplinler arası ilişkilerin kurulması ve eğitimin tüm kademelerde bütünsel olarak ele alınması önemli bir değişim diyebiliriz. Bu sistemin tek eksiğinin okul öncesi eğitimin zorunlu tutulmaması olduğunu düşünüyorum. Sistem birbiri ile konuşan birbirini tamamlayan içeriklerden meydana geliyor, özellikle 2023 vizyon belgesinde de değinildiği gibi sorgulayan bir nesil yetiştirebilmek için uygulamalı derslere ağırlık verilmesi, çocuğun yaşayarak öğrenmesi, atölye modelleri önemli değişimlerdir.
Eğitimde kamu – özel sektör diyalog ve iş birliğini değerlendirebilir misiniz? Bu iletişimin daha verimli olabilmesi için neler önerirsiniz?
Ne yazık ki kamu özel sektörü çok fazla dinleme ihtiyacı duymuyor. Özel sektörün kamu desteği konusunda yalnız kaldığını söyleyebiliriz. Diğer sektörlere bakıldığında eğitim sektörü yatırım yapılması gereken sektörlerin başında gösteriliyor ama buna rağmen ne yazık ki kamudan yeterli teşviki alamıyor. Yapılan tüm düzenlemelerde özel eğitim sektörünün de en azından bir paydaş olarak dinlenmesi ve fikirlerinin alınması sektörün ve eğitimin gelişmesi adına olumlu sonuçlar verecektir diye düşünüyorum.
Eğitimde ele alınması gereken kısa, orta ve uzun vadede konular nelerdir? Bu konularla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Eğitimin olmazsa olmazı öğretmendir. O zaman iyi öğretmen yetiştirmemiz gerekiyor. Eğitim fakültelerinin iyileştirilmesi, sektörün ihtiyaçları, çağın gereksinimleri göz önüne alınarak yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Öğretmenimizi geliştirecek, eğitecek, yatırım yapacağız ki çocuklarımızı da eğitebilelim. Fiziki ortamların iyileştirilmesi de çok önemli ama önceliğimiz öğretmenler. Öğretmenlerin imkanlarının artırılması ve el üstünde tutulması lazım. Tabi ki hükümetlerin, kurumların kısa, orta ve uzun vadede hedefleri, amaçları mevcuttur ama eğitim uzun soluklu bir iş. Bir sistem dizayn edildiğinde ve uygulandığında sağlıklı çıktı alabilmek için uzun vadede işleyişi görmek gerekir. Kısa ve orta vadede planlanan sistemler, uygulamalar sağlıklı sonuçlar getirmeyecektir. Eğitimde, kurumların, kişilerin ya da hükümetlerin değil devletin bir politikası olmalı ve uzun vadeli olmalıdır.
artı eğitim dergisi 15. Yılında… Dergi ile ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi öğrenebilir miyiz?
Uzun yıllardır ve kesintisiz şekilde sektörün nabzını tutan Artı Eğitim Dergisini 15. Yılında tebrik ediyor, başarılarını devamını diliyorum.
Son Güncelleme: Perşembe, 24 Ekim 2019 13:46
Gösterim: 1663
Bu yıl vefatının 81. yıldönümünde Ata’nın huzuruna çıkan Mektebim Koleji, düzenlenen resmi törene katılarak Anıtkabir’de saygı duruşunda bulundu.
Öğrenci, öğretmen, yönetici ve velilerin katıldığı 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü etkinliğinde Türk bayrağı taşıyarak Aslanlı Yolu geçen Mektebim Koleji, mozoleye çelenk bıraktı. Anıtkabir Özel Defterini imzalayan Mektebim Koleji Genel Müdürü Servet Özkök, “Bugün burada öğrenci, öğretmen, yönetici ve velilerimizle yaklaşık 4 bin kişi olarak Ata’mızın huzurundayız. Türkiye’nin en büyük eğitim kurumlarından biri olarak Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizler için çizdiği çağdaş ve modern yolda yürümeye devam edecek ve geleceğin nesillerini ilke ve inkılaplarının ışında yetiştireceğiz.” dedi.
Servet Özkök Anıtkabir Özel Defterine, “Cumhuriyet; sadece bir yönetim biçiminin, idari bir sisteminin adı değildir. Cumhuriyet, Türk Milleti’nin bu topraklarda yaşama, var olma ve varlığını devam ettirme iradesinin adıdır. Yüzünü çağdaş uygarlığa çeviren Cumhuriyet’imizin Kurucusu, Değerli Atamız Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’imizin kuruluşundan itibaren ilke ve inkılaplarının ışığında var olmaya devam eden bir millettin çocuklarıyla, gençleriyle ve yeni nesli yetiştirecek öğretmenlerimizle bugün huzurundayız. Mektebim Koleji olarak ülkemizin ve dünyanın geleceğine yön verecek öğrenciler yetiştirmeyi kendimize görev bildik. Bu görevin sorumluluğunu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Milli ve manevi varlığımızı oluşturan tüm ilke ve değerlere, “en büyük eserim” diyerek bizlere emanet ettiğin Cumhuriyete sahip çıkacağımıza, sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve akademik alanda başarılarla dolu bir nesil yetiştireceğimize huzurunda söz veriyoruz. Aramızdan ayrılışınızdan derin üzüntü duyuyor ve 81. yılında sizi rahmetle anıyoruz. Saygılarımızla” yazarak imzaladı.
Gerçekleştirilen resmi törenin ardından mozoleyi ziyaret eden öğrenciler, Anıtkabir müzesini ziyaret ettiler.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Bu yıl vefatının 81. yıldönümünde Ata’nın huzuruna çıkan Mektebim Koleji, düzenlenen resmi törene katılarak Anıtkabir’de saygı duruşunda bulundu.
Öğrenci, öğretmen, yönetici ve velilerin katıldığı 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü etkinliğinde Türk bayrağı taşıyarak Aslanlı Yolu geçen Mektebim Koleji, mozoleye çelenk bıraktı. Anıtkabir Özel Defterini imzalayan Mektebim Koleji Genel Müdürü Servet Özkök, “Bugün burada öğrenci, öğretmen, yönetici ve velilerimizle yaklaşık 4 bin kişi olarak Ata’mızın huzurundayız. Türkiye’nin en büyük eğitim kurumlarından biri olarak Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizler için çizdiği çağdaş ve modern yolda yürümeye devam edecek ve geleceğin nesillerini ilke ve inkılaplarının ışında yetiştireceğiz.” dedi.
Servet Özkök Anıtkabir Özel Defterine, “Cumhuriyet; sadece bir yönetim biçiminin, idari bir sisteminin adı değildir. Cumhuriyet, Türk Milleti’nin bu topraklarda yaşama, var olma ve varlığını devam ettirme iradesinin adıdır. Yüzünü çağdaş uygarlığa çeviren Cumhuriyet’imizin Kurucusu, Değerli Atamız Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’imizin kuruluşundan itibaren ilke ve inkılaplarının ışığında var olmaya devam eden bir millettin çocuklarıyla, gençleriyle ve yeni nesli yetiştirecek öğretmenlerimizle bugün huzurundayız. Mektebim Koleji olarak ülkemizin ve dünyanın geleceğine yön verecek öğrenciler yetiştirmeyi kendimize görev bildik. Bu görevin sorumluluğunu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Milli ve manevi varlığımızı oluşturan tüm ilke ve değerlere, “en büyük eserim” diyerek bizlere emanet ettiğin Cumhuriyete sahip çıkacağımıza, sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve akademik alanda başarılarla dolu bir nesil yetiştireceğimize huzurunda söz veriyoruz. Aramızdan ayrılışınızdan derin üzüntü duyuyor ve 81. yılında sizi rahmetle anıyoruz. Saygılarımızla” yazarak imzaladı.
Gerçekleştirilen resmi törenin ardından mozoleyi ziyaret eden öğrenciler, Anıtkabir müzesini ziyaret ettiler.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2019 12:36
Gösterim: 1179
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Vatan Okulları’nın yeni dönemi KALİTE YILI ilan etti
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Vatan Okulları’nın yeni dönemi KALİTE YILI ilan etti
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Son Güncelleme: Salı, 24 Eylül 2019 15:16
Gösterim: 1031

