Logo

Başarı nedir ya da ne değildir?

Kategori: Yusuf Tavukçuoğlu
Cuma, 14 Şubat 2014 08:55 tarihinde oluşturuldu



Mutluluk insanın ortak gayesidir.

Herkes mutlu olmak için uğraşır. Kendisine sevdiklerine ve çevresine daha mutlu bir hayat sağlamak düşüncesiyle çabalar durur.

Günümüzün modern yaşamının karmaşası içersinde insanların dünya ile olan işlevleri, bağlantıları çoğalmış,  aşırı düşünceden dolayı zihni yorulmuş, yükü ve yalnızlığı artmıştır.

Bütün bu sıkıntılara rağmen insanoğlu tüm engelleri aşabilecek durumdadır.

Engeller aşılmak içindir, takılmak için değil.

Mutluluğu engelleyen olayları görmemezlikten gelip, unutup yok sayarsak kolaycı bir anlayışa düşeriz.  Bir süre kendimizi kandırır uzun vadede daha büyük problemler, yıkımlarla karşılaşırız. Korktuğunuz şeylerden kaçarsanız korkunuzu arttırır, devamlı hale getirirsiniz. Korktuğunuz şeyin üzerine giderseniz onu yok edersiniz.

İnsanların korkma nedenleri korktukları şeyi tanımadıkları bilmedikleri içindir. Gerçek mutluluğu sorunlardan arındığınız zaman değil bakış açınızı değiştirdiğiniz zaman elde edersiniz.

Size olumsuz gibi görünen her olayı olumlu hale getirebilirsiniz. Bu durumda zararlarınız kar, kayıplarınız kazanç olur. Bu gücün diğer bir adı da sınırsız bir güçtür. Unutmamalıyız ki; önemli olan olayların kendisi değil bizim onları yorumlama biçimimizdir. Her olayda, beynimize, olayın konumuna durumuna göre yaptığımız yorumların sinyallerini gönderir, bu sinyaller sonucunda hareket ederiz. Bu yöntemlerle bir trajediyi bile zafere dönüştürebiliriz.

Unutmayalım ki hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmiyor. Başarı merdivenleri hoplaya zıplaya çıkılmıyor. Aşılan engeller ne kadar çok ise başarıda o kadar büyüktür. En büyük saadetler, mutluluklar büyük acı ve felaketler sonucudur. Yükseklere çıkma zahmetine katlanamazsanız güzellikleri göremezsiniz.

Sevgili dostlar her şeyin bir bedeli vardır. Duyarlı, mutlu bir insan olmanın bedeli de çekilen sıkıntı ve ızdıraplardan elde edilen tecrübedir.

Mutluluğumuzu engelleyen faktörlerden biri başarısızlıktır. Bana göre başarısızlık diye bir şey yoktur. Birçok insan başarısızlıktan korkmaya programlanmıştır. Başarısız olacağım korkusu bir insanın kendi kendine getirebileceği en büyük kısıtlamadır. Ya başaramazsam? Acaba muvaffak olabilecek miyim endişesi çok kez insanların harekete geçmesine engel oluyor. Başarı istediğimiz sonuçları elde etmemiz değildir. Yapmamız gerekeni yapmak için iyi niyet ve dürüstlükle harekete geçmektir. Gerekeni yapmak için gerçekten iyi niyetle harekete geçen her insan sonuç ne olursa olsun bana göre başarılı olmuş demektir. Çünkü toplum bizi aldığımız sonuçlara göre değil, niyetimize ve gayretlerimize göre değerlendirecek ve kabul edecektir.

Konuyu dini yönlerden düşünürsek Allah insanların yaptıklarının sonuçlarına göre değil niyet ve amellerine göre değerlendirir. İşte arkadaşlar başarısızlık fobisinin bana göre pan zehiri buradadır. Buradan anladığım şey olayı tanımlamak, olayla ilgili pozitif sinyalleri beynimize göndermek ve başarısızlık diye bir şey olmadığına inanmaktan geçiyor.

Değerli dostlar mücadelenin sonunda aldığınız istenmeyen sonuçları başarısızlık olarak değil tecrübe kazanmış olmak gibi düşünerek başarıya dönüştürebiliriz.

Başarı doğru düşünmenin ürünüdür. Doğru düşünme de kazanılmış olan tecrübelerden gelir. Tecrübeler ise genelde kötü sonuçlardan elde edilen neticelerden oluşur. Demek ki istenmeyen sonuçlar başarısızlık değil, gelecekteki büyük başarıların temelidir.

Değerli dostlarım dünya doyma yeri değil tatma yeridir. Bu kısacık dünyada insan hayatı insanın arzularına ve isteklerine kâfi gelmiyor. Dolayısıyla tatminsiz, doyumsuz insanlar kalıyor geride. Ya da yarım kalan istekleri arzuları birer birer sönüyor, gözleri arkada kalarak hayata veda ediyorlar. Yani bu dünyada fazla arzulu ve istekli olmak mutluluk yerine bize mutsuzluk getiriyor. 

Yusuf TAVUKÇUOĞLU

TÜRKIYE ÖZEL OKULLAR BIRLIĞI EŞ BAŞKAN

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.