Logo

Son Fırsat!

Kategori: Yusuf Tavukçuoğlu
Salı, 14 Ekim 2014 13:58 tarihinde oluşturuldu



Hayatımın büyük bir bölümünü ülkenin geleceği olan gençleri Cumhuriyet’in değerlerine bağlı bir birey olarak hazırlamanın uğraşısına adadım.

Ülkemin en önemli sektörü olan eğitim sektöründe değişik alanlardan gelip aynı güzel değerler için yatırım yapan ya da çalışan çok sayıda, dürüst ve ilkeli insanla çalıştım. Bu güzel insanlar, Cumhuriyet’in değerlerine sıkı sıkıya bağlı olarak ülkemizin daha güzel yerlere gelebilmesi için birbirleri ile seviyeli, ilkeli bir rekabet içindeydiler. Bu tatlı rekabet her anlamda, her sektörde mutluluğu, başarıyı ve refahı yakalamak içindir.

Geçmiş yıllarda bu işi yapan insanların yüzlerine baktığımda gördüğüm kırışıklık ve çizgiler bence yalansız, kavgasız, çıkarsız, ülkenin birliği, beraberliği ve başarısı için verilen mücadelenin izleriydi.

Ancak geçmiş yıllarda eğitim ve öğretim Türkiye’de bir devlet politikasıydı. İktidarda hangi hükümet olursa olsun, bu politika anlayışından ödün vermeden, devamlılık çizgisi üzerinde kendi artılarını da ekleyerek, var olan güzel değerlerimizi daha da yukarıya çekmeye çalışırlardı.

Yani başlıca gayeleri; ülkemizin güzel değerleri üzerinde toplum olarak gençlerimizin güçlü ve başarılı yönlerini tespit edip inşa etmekti. Sonucunda işinde başarılı, ülkesinde söz sahibi olabilen insanlar yetiştiriliyordu. Böylesine pozitif değerlerle yetiştirilen insanlar,  ülkelerini ve tüm dünyayı seven insanlardı.

Kariyeriniz ve koltuğunuz ne olursa olsun her zaman dostlar ve dostluklar olmalıdır, yaşanmalıdır, yaşatılmalıdır.

Öz benliği fazla gelişmiş, oturduğu koltuktan güç alan, sorumluluk duygusunun ne olduğunun farkında olmayan ve o koltukları dolduramayan kişilerin yanlış davranışları yüzünden, birbirimizden öylesine koparıldık ki! Yaşanan bu gerçekler hem acı, hem de çok düşündürücü… Dostlarımızın ölümlerini bile geç duyduğumuz için zamanında üzülemedik.

Artık selam vermeden yanından geçiyoruz komşumuzun…

Yıllar sonra ülkeler büyüdü, insanlar çoğaldı, teknolojiler gelişti, buluşlar yapıldı. Bu ülkeler arasında daha ferah, daha iyi bir yaşama doğru gitmemiz gerekirken tam tersine, teknoloji adına, yenilikler adına ve daha birçok şey adına ülkemizin değerlerinden ve insanımızın yüreğinden birçok olumlu davranışları çıkarıp attık.

Eğitim öğretim tezgâhından bu güzel davranışların kaldırılmaması gerekirdi…

Yazık ettik.

Türkiye Cumhuriyet’i kurulduğu yıllardaki gibi bugün de siyasetçisinden bürokratına, öğretmeninden velisine, öğrencisine kadar milli değerlerine bağlı, saygılı, paylaşımcı ve bütünleşmeye önem veren, başarıyı yakalamak için olanaklara, olumlu bir hırsa, cesarete, kararlılığa sahip olabilir. Her zaman aktif, her zaman formda, enerjik olmak durumundayız.

Aslında eğitim öğretim ve ülke gerçekleri adına söylenecek çok söz var. Ancak bana ayrılan köşede yer bu kadar. O nedenle kısaca bağlamaya çalışacağım.

Her şey zamanında yapılmalı. Yaşarken, bir gün hayattaki rolümüzün biteceğini bilmeliyiz. Hani deriz ya; ‘’bir iki yıl daha işler rayına oturunca çok iyi olacağız’’. Buna cevabım ister istemez şöyle oluyor: Tabi canım tabi… Yaşarsak, hiç beklemediğin bir gün rolünün sonu gelince, susacaksın. Elini ayağını her şeyden çekeceksin. Ama ülken için, sana son bir fırsat deseler ve yazıyı okuduktan sonra daha farklı nasıl olursun, neler yapmak istersin? Bence bu fırsatı değerlendir. Ülkemiz için bunları yapalım ve şu andan itibaren daha da iyi bir vatandaş olmanın uğraşısını hep birlikte verelim.

Yusuf TAVUKÇUOĞLU

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eş Bakanı

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.