EGE GVO eğitim dünyasında ezberleri bozacak




62 yıllık akademik deneyimini özel okulculuğa taşıyan Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı, anaokulundan liseye eğitimin tüm kademelerinde ezberleri bozacak bir yapılanmayla eğitim dünyasına adım attı. Okulların kuruluş çalışmalarının mimarı olan Ege GVO Genel Müdürü Faruk Tatar, hayata geçirdikleri yeni neslin okulu olarak nitelendirdikleri modeli tüm ayrıntılarıyla artı eğitim’e anlattı.
faruk_tatar_egeEge Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları ne zaman ve nasıl kuruldu? Okulun farklılıkları nelerdir?
Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları, Ege Üniversitesinin 62 yıllık yükseköğrenim tecrübesinin ve profesyonel akademik eğitim öğretim yapısının anaokulundan üniversiteye kadar uzanan sürece yansımasıyla oluşturulmuştur. Sizin de bildiğiniz gibi okul, yalnızca eğitim öğretim aşaması değil, servis, yayınlar, güvenlik, beslenme, çocukların mutluluğu ve doğru karakter eğitimi gibi velilerin birçok beklentisini karşılaması gereken ve aynı zamanda yaşayan bir organizmadır. Bu anlamda Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları, Türkiye’de bir ilke imza atarak eğitim sektörünün kendi alanında uzmanı olan tüm profesyonelleri de yan yana getirmiştir. Ve böylelikle ilk okulunun kapılarını 2016-2017 eğitim öğretim yılında açarak eğitim dünyasına adımını atmıştır.
Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları, 21.yüzyılın öğrenci-veli- öğretmen ve en önemlisi ülkemizin beklenti ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak eğitim öğretim modelini tasarlamıştır. Bu anlamda ezber bozan okul mekân ilişkisi yani fiziki koşullarımız, öğretmen yetiştirme modellerimiz, kullandığımız eğitim teknolojileri, çok güçlü bir yayın grubu ile sağladığımız işbirliği, anaokulundan üniversiteye uzananakademik çalışmalarımız, Türkiye’nin sınav gerçeğini göz önüne alarak planladığımız TOEG, YGS- LYS hazırlık çalışmalarımız, çocuklar için birer yaşam alanına çevirdiğimiz atölyelerimiz ve laboratuvarlarımızla yeni neslin okulunu hayata geçirmiş bulunuyoruz.
YENİ NESİL FRANCHISE YAPILANMASIYLA DA BÜYÜYECEK
Kaç okulda ve hangi bölgelerde eğitim öğretim faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz? İzmir dışında kurumlarınız var mı, büyüme stratejinizi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları olarak İzmir ve İstanbul’dan başlayarak asla eğitim öğretim hizmetleri kalitesinden ödün vermeden sağlıklı büyüme politikasıyla kısa orta ve uzun vadede hedeflerimiz doğrultusunda okullarımızı açmaktayız. Bu anlamda kendimiz okul açtığımız gibi mevcut devam eden okullar ve yeni açılacak okul projelerinde de çözüm ortaklığına giriyoruz. Çözüm ortaklığı kelimesini biraz açmak gerekirse benim şahsen eğitim sektöründe kullanılmaması gerektiğini düşündüğüm ve şu zamana kadar veliler tarafından da sağlıklı bir şekilde benimsenmeyen franchise yapılanmasından bahsediyorum. Böyle bir sistem olacaktır ancak ismi eğitim sektöründe franchise olmamalıdır. Şöyle ki eğitim sektörü endüstriyel değil sosyal bir alandır. Bu yüzden birçok il ve ilçede uzaktan kumanda ile eğitim kurumu yönetemezsiniz. Çünkü o bölgelerin veli alışkanlıkları, demografik yapıları, coğrafi yapıları gibi kendilerine has birçok yöresel özellikleri vardır. Bundan dolayı bu bölgelerde kurulan marka okulların o bölgede yereli iyi bilen eğitim yöneticileri tarafından yönetilmeleri gerekmektedir. Aynı zamanda bu bölgelerdeki yerel okullar da artık eğitim öğretim hizmetlerini bir marka çatısı altında sürdürmeye ihtiyaç duydukları için bu bölgelerdeki okullarla çözüm ortaklığına gidiyoruz. 2016-2017 eğitim öğretim yılında bir kampüs ile başladığımız bu yolculuğa 2017-2018 eğitim öğretim yılında 3 ayrı bölgede, 7 farklı ilde, 10 kampüs ile devam edeceğiz.
faruk_tatar_egeÜRÜN ODAKLI DEĞİL İHTİYAÇ ODAKLI EĞİTİM
Okulun eğitim modeli ve programları hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi uluslararası programları uyguluyorsunuz?
Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları olarak Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile işbirliği yaparak, dünyada sürekli olarak değişim gösteren eğitim öğretim modelleri ve anlayışlarını hem öğrencilerimiz, hem velilerimiz hem de öğretmenlerimiz için uygulanabilir hale getirerek programlıyoruz. Biz Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları olarak, kullanma tarihi geçmiş eğitim öğretim modelleri ve yönetim organizasyonlarını uygulamıyoruz. Aynı zamanda kurum olarak öğrencilerimize ve velilerimize ürün odaklı değil ihtiyaç odaklı bir eğitim öğretim tasarımıyla yaklaşıyoruz.
Üniversitemizle beraber uluslararası eğitim öğretim modellerini ve yeniliklerini takip ederken göz ardı etmediğimiz çok önemli bir detay var. Dünyadaki her ülkenin; demografik, coğrafi ve kültürel yapıları farklı ve kendine özgüdür. Bu anlamda dünyanın her yerinden eğitim öğretim modellerini alıp Türkiye’ye entegre etmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değildir. Tabi ki bugünün çocuklarının yarının global dünya vatandaşları olacakları gerçeğini de göz ardı etmiyoruz. Yerel unsurları göz ardı etmeden globali de görebilen bir eğitim öğretim tasarımına sahibiz.
GÜVEN DUYULACAK MARKALARA İHTİYAÇ ARTACAK
Türkiye’de özel okul sektörünün gelişimi hakkında neler söylemek istersiniz?
Bugün dünya devletlerine de baktığınızda, eğitim artık devlet eliyle yürütülmekten çıkmaya başlamıştır. Bunun yerine devletler eğitimi giderek özel sektöre devretmeye, ölçme, değerlendirme ve denetlemesini kendileri yürütmeye başlamışlardır. Bu arada özel öğretimin denetiminin ne kadar önemli olduğuna yakın tarihimizde bir kez daha şahit olduk. Artık Türkiye’deki herkes özel öğretimin pazar payının dünya ülkelerinin çok gerisinde olduğunu biliyor. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığı’mız da özel öğretim pazar payının Türkiye’de artması ile ilgili birçok girişimde bulunmaktadır. Eğitim girişimcilerine verdiği destekler, özel okula çocuklarını göndermek isteyen velilere verdiği teşvikler bunların en basit göstergeleridir.
Özel öğretim pazar payının büyümesinin getireceği artıları burada sıralamakla bitiremeyiz. Türkiye bu anlamda geç kalmıştır. Dolayısıyla arayı kapatmak ile ilgili çok hızlı yol almamız gerekiyor. Fakat bu yolu alırken Türkiye’nin, ülkemizin bütünlüğüne ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkan bir anlayışla hareket eden, Milli Eğitim Bakanlığı ile sürekli işbirliği içerisinde olan kurumlara ihtiyacı vardır.
Burada göz ardı edilmemesi gereken en önemli husus, bugüne kadar eğitim öğretim hizmetlerini yerel anlamda yapan eğitim kurumlarının, geleceğin dünyasında üçüncü kuşak öğrenci, veli ve öğretmenlerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamakta zorlanmaya başlamış olmalarıdır. Düşünün ki Anadolu’nun herhangi bir güzide yerinde bir okulumuz, dünyadaki eğitim öğretim gelişmelerini takip edip kurumuna entegre etmek, sürekli değişen ve güncellenen eğitim teknolojilerini uygulamak, yeni nesil öğretmenler de hizmet içi eğitimlerini düzenli olarak yapmak zorundadır. Öğrenciye verilen eğitim kadar velilerin kurumlara yönelik beklentilerini karşılamak, dünyanın yeni medyası dediğimiz marketing anlayışını profesyonelce yürütmek, artan maliyetler noktasında ise ölçek ekonomisinden faydalanmak gerekiyor. Bunlar gibi birçok hizmeti tek başına yapma şansı kalmamıştır. Bu da bize eğitim sektöründe markalaşmanın önemini ve değerini göstermektedir. Çok yakın bir gelecekte eğitim sektöründe de güven duyulacak büyük markalara ihtiyaç olacaktır. Tek ve ya birkaç şubeli devam eden eğitim kurumları ya marka çatısı altına girmek zorundalar ya da butikleşerek eğitim öğretim hizmetlerini yürütmeye çalışacaklardır. Özel öğretim sektöründe gelişmiş dünya ülkelerine baktığımızda da durum böyledir. Türkiye’de de bu değişimi gören ve ayak uydurabilen eğitim kurumları sürdürülebilirliklerini sağlayacaklardır.

ÜÇÜNCÜ NESİL ÖZEL OKULCULUK
Öğrencilerinize sunduğunuz imkânlar nelerdir?
Sizlerin de bildiği üzere Türkiye ve dünya üçüncü kuşak özel okulculuğa doğru gidiyor. Bu anlamda eğitim öğretim hizmetleri tek başına yeterli gelmiyor. Dün yapılan ve bugün çok daha profesyonelce yapılması gereken alanlar beslenme, güvenlik, ulaşım ve veli işbirlikleridir. Bildiğiniz üzere dünyada zenginliğin tanımı değişmiştir. Zenginlik artık ne kadar ekonomik güce sahip olduğunuz değil, sahip olduğunuz network ve iletişim gücünüzdür. Bu anlamda Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları öğrencileri ve velileri Türkiye’de şuana kadar beş buçuk milyon mezunu olan Ege Üniversitesi ailesine katılmakla beraber, bu networkün hem sosyal hem de iş yaşamlarında artılarını görmeye başlayacaklardır. Dolayısıyla Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları olarak bizler, sağlıklı, mutlu, özgüvenli ve sosyal bireyler yetiştirmek istediğimiz kadar, Türkiye’nin ve dünyanın geleceğine de yön verecek olan nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bu anlamda öğrencilerimiz ve velilerimiz altmış iki yıllık bir kurumun tüm gücüne sahip olacaklardır.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.