banner
banner
banner

Okul geliştirme: Eğitimde marka değeri




Sizce bir okula “çok iyi bir okul” dedirten şey nedir? Bu sorunun cevabı okulların yaptığı tanıtım çalışmalarında, veli görüşmelerinde, öğretmenler odalarındaki sohbetlerde, mahallemizdeki öğretmenin yorumlarında, uzun yıllar aynı öğrenciler ile devam eden okulların yaptıklarında saklıdır.

Okul; çalışanları, öğrencileri, velileri, yakın çevresi ve bulunduğu kentle, hatta ülkeyle bir bütündür. Bu bütünü oluşturan paydaşların tümünü etkiler ve tümünden etkilenir. Tüm bileşenlerinin birbirini etkilediği süreçlerin yaşandığı odak noktadır. İşte bu süreçler iyi planlanabilir ve yönetilebilirse “çok iyi bir okul” nitelendirilmesi ortaya çıkmaktadır. Okulların performans göstergeleri de, bu süreçlerin içinde yer almaktadır.

Öğrenciler ve veliler açısından bakıldığında; uygulanan eğitim programı, diploma türü, yabancı dil eğitimi, mezunların liseye ve üniversiteye yerleşim derecesi, okul kültürü, öğrenci ve veli profili, öğrenci alım ölçütleri, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, burs imkanları, yurt dışı eğitim rehberliği, sanat, spor, kültürel faaliyetlerin niteliği, okulun fiziki yapısı, okulun konumu ve nüfusu, çeşitli yarışmalara hazırlık çalışmaları, spor takımlarının varlığı, yaz ve kış okulları, yemek-ulaşım-sağlık-güvenlik-temizlik hizmetleri, öğretmenlerin yaş aralığı ve kurumdaki çalışma süreleri, sosyal etkinliklerin çeşitliliği, akademik çalışmalar, proje çalışmaları, ödev sistemi, anaokulu-ilkokul-ortaokul-lisenin varlığı, aile eğitimleri, benimsen eğitim-öğretim anlayışı, okulun tarihçesi ve köklülüğü, okulun tanıtım ve reklam biçimi, veli iletişim ve bilgilendirme biçimi, teknolojik imkânlar, kurucunun şahıs/tüzel kişilik olması, şahsa ait okulların kurucularının kimliği, mesleği, ticari faaliyetleri, okul ücretleri ve yıllık artış oranı, kurumsal kimlik okul seçmede önemli ölçütler olarak görülmektedir.Bu ölçütlerin cevapları kişiden kişiye değişmekle beraber, okulların temel performans göstergelerine de ışık tutmaktadır.

Akademik performans, sosyal performans, spor ve sanat faaliyetleri, bilimsel çalışmalar, yabancı dil eğitimi, öğrenci sürekliliği, öğretmen sirkülasyonu, eğitim modeli, bulunduğu kentte referans noktasında olma, bilinirlik, güvenli ve temiz okul olma, fiziki çevrenin özellikleri ve ulaşım kolaylığı, okul algısını besleyen güçlü bir fiziki yapı, insan kaynakları istihdamına yönelik sistem önemli göstergelerdir. Başta bu göstergeler olmak üzere hareket edildiğinde okul geliştirme süreci başlamış olacaktır. Okul geliştirme süreci, okulun vizyonu-misyonu doğrultusunda oluşturulacak performans göstergeleri ile sistematik bir hale getirilmelidir. Belirlenen performans göstergelerine göre tüm süreci izleyen bir forma kavuşturulmalı ve düzenli olarak izlenmelidir. Okul geliştirme süreci, okulla ilgili tüm verilerin toplandığı, yerinde tespitlerin yapıldığı ve raporlaştırıldığı, gelişime ihtiyaç duyulan alanın tespit edilerek eylem planının hazırlandığı bir süreçtir.

Okul kurucuları ve yöneticileri açısından ise “okul geliştirme” aslında varoluş savaşını kazanmak için olmazsa olmazdır. Okullar açısından günümüzde var olabilmek; güçlü bina, köklü bir tarih, donanımlı bir öğretmen kadrosundan ibaret değildir.

Eğitim ve hizmet kalitesinin her geçen gün geliştirilmesi varoluş için esastır. Değişen nesil, küreselleşmenin getirdiği bakış açısı ve beklentiyle dünyanın pek çok yerindeki okullar ve uygulamalarla mevcut okul yapısını karşılaştırma eğilimindedir. Bu eğilim, kimi zaman haklı kimi zaman da oldukça kişisel beklentilere de sebep olmaktadır.

Okulun ilkeli duruşu ve gelişime verdiği önem, okul geliştirme sürecinin sağlıklı bir şekilde işletilmesi,  okulun adını değerli kılmaktadır. Okul geliştirme sürecinde belirlenen performans göstergeleri, “marka değerini” artıran bir sonuca ulaşılmasını sağlar. Değerli olan bir marka ise her zaman var olur, varlığını sürdürür.

 “Marka ve marka değeri” genellikle ürün-müşteri ilişkisi terminolojisine sahiptir. Bunun sebebi, sektörel olup daha çok hızlı tüketim ürünleriyle başlayan ve hizmet sektörüne yayılan bir yapıdan kaynaklanıyor olmasıdır. Eğitim, dünya genelinde devlet eliyle yapıldığından ve halkın temel düzeyde ödediği ücretlerle okul hizmeti verildiğinden herhangi bir satış ya da kar amacı güdülmemesini getirmektedir. Eğitimin dünyada ve ülkemizde özelleşmesiyle varoluş ve rekabet süreci başlamıştır. Artık, “eğitimde marka olma” devri yaşanmaya başlamıştır. Öyle ki; devasa yatırımlar yapan fonlar artık eğitim sektörüne girmiş ve özel okulculuğa farklı bir boyut kazandırmaya başlamıştır. Bununla birlikte eğitim sektöründe “ satış gerçeği” ortaya çıkmıştır.

Eğitimde satış, markanın gücünün ve değerinin önemini farklı bir bakış açışıyla görülmesine sebep olmuştur. Çünkü satılacak hizmetin, değerli olması tercih edilmesini sağlamakla birlikte satış grafiklerini yükselten çok önemli bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Görüldüğü gibi tüm yönleriyle beklentilere cevap verebilecek bir okul olmak var olabilmek için artık zorunluluktur. Okul kurucuları ve yöneticileri, oluşturacakları marka değeri ile veli ve öğrenciler tarafından tercih edilecek ya da edilmeyeceklerdir. Bu doğrultuda var olabilmeleri için tercih edilmeye, tercih edilmek için güçlü ve değerli bir markaya, bunun içinde okulları adına çok iyi hazırlanmış bir okul geliştirme sistemine ihtiyaçları olacaktır. Bunu keşfetmiş ya da kabul etmiş okul kurucuları/yöneticileri sistemin ne kadar önemli olduğunun farkına vararak hareket etmektedirler. Farkına varmayan ya da okulun, eğitim hizmetinin sadece güçlü bir öğretmen kadrosu yada iyi bir binadan ibaret olduğunu savunanların nitelikli okulculuk yapmaları ya da değişen dünyaya hızlı bir şekilde ayak uydurmaları mümkün görünmemektedir.

Okul geliştirme sürecinin sonucunda yakalanan, marka değeri mi? Markayı değerli kılmak için okul geliştirme mi? Adeta bir paradoksa benzeyen bu durum aslında iç içe geçmiş ya da birbirini tetikleyen bir süreçtir. Burada amaç ve yaklaşım önem kazanmaktadır. Bu bakış açısıyla yaklaşıldığında “okul geliştirme” markayı değerli kılmak için bir araç, bir süreçtir. Nitekim; marka değeri devamında “marka bağlılığını” getirecektir.

Okulların var olabilmesi için “kaliteyi” yaratmaya ihtiyaçları vardır. Kalitenin ortaya çıkması; zaman, doğru analiz, planlama, organizasyon, tanıtım ve bütçe gerektirecektir. Bu gerekliliklerin sağlanmasıyla birlikte, marka ortaya çıkacaktır. Markanın, iyi yönetilmesi markanın geliştirilmesini sağlayacaktır. Markayı yönetmek ise; okulculuk da eğitim-öğretim süreçlerine hakim olmayı, insan kaynaklarını değerlendirme bilgisini, ekip çalışması ve organizasyonu, güçlü bir iletişimi, rakip analizini, konumlanmayı, finansal analizleri, tanıtım ve reklam stratejilerini ve bunların tümünü barındıran   “okul geliştirme sistemini” kurma ve işletmeyle ilgilidir.

Sonuç olarak; markaya sadık bir kitlenin oluşturulması, en temelde sistematik bir okul geliştirme sürecinin planlanması ve işletilmesi, ardından marka değerinin oluşturulmasıyla ortaya çıkacak bir durumdur. Uzun yılar boyunca tercih edilen, toplumsal boyutta güvenilen, eğitimin otoritesi olmuş okullar, oluşturdukları değer ve sadakatle yaşadıkları her dönemin markası olmayı başarmış olanlardır.

Biriz Kutoğlu

Eğitim Yöneticisi

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.