Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın mazeret izinlerinde yaptığı değişikliğe göre, taşrada görev yapan öğretmenler artık 10 günlük izinlerini okul müdüründen değil, bulundukları ilçenin kaymakamı veya valisinden isteyecek.

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerin mazeret izinlerinde değişiklik yaptı. 81 İlin Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yönergede mazeret izni konusunda öğretmenleri okul müdürlerinin inisiyatifinden aldı. Buna göre taşrada görev yapan öğretmenlerin 10 günlük mazeret izinlerini artık bağlı olduğu okulun müdürü vermeyecek. Müdürün yerine o ilçenin kaymakamı veya valisi izin verecek.

Değişikliğin nedeni şikayetler

Yönergede öğretmenlere doğum, evlenme ve ölüm izni dışında, idarenin uygun göreceği mazerete bağlı olarak yılda 10 gün izin verilebiliyor. Daha önce öğretmenler okul müdürlerinden izin alabiliyorlardı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı şikayetler üzerine öğretmenleri amirlerinin inisiyatifinden kurtarmak için yeni bir yönetmelik yayımlayarak taşrada ilçe kaymakamı veya il valisinin iznine verdi.

Refakat izni 6 aya kadar

Yönergede yapılan diğer bir yenilik ise refakat izinlerine geldi. Öğretmenlerin birinci derece akrabası olan kişiler yani anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hallerinde yakınlarının sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, üç aya kadar refakat izni alabilecek ve bu izin bağlı olduğu okul müdürünün yetkisinde olacak. Eğer yakınlarının rahatsızlıkları 3 aydan fazla sürdüğü takdirde rapor durumuna göre bu süreye 3 ay daha eklenebilecek. Ayrıca bu süre zarfında öğretmenin maaşı da kesintiye uğramayacak.

AHMET FATİH ERTURAN-STAR

> Öğretmen, izni müdürden değil validen isteyecek!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın mazeret izinlerinde yaptığı değişikliğe göre, taşrada görev yapan öğretmenler artık 10 günlük izinlerini okul müdüründen değil, bulundukları ilçenin kaymakamı veya valisinden isteyecek.

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerin mazeret izinlerinde değişiklik yaptı. 81 İlin Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yönergede mazeret izni konusunda öğretmenleri okul müdürlerinin inisiyatifinden aldı. Buna göre taşrada görev yapan öğretmenlerin 10 günlük mazeret izinlerini artık bağlı olduğu okulun müdürü vermeyecek. Müdürün yerine o ilçenin kaymakamı veya valisi izin verecek.

Değişikliğin nedeni şikayetler

Yönergede öğretmenlere doğum, evlenme ve ölüm izni dışında, idarenin uygun göreceği mazerete bağlı olarak yılda 10 gün izin verilebiliyor. Daha önce öğretmenler okul müdürlerinden izin alabiliyorlardı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı şikayetler üzerine öğretmenleri amirlerinin inisiyatifinden kurtarmak için yeni bir yönetmelik yayımlayarak taşrada ilçe kaymakamı veya il valisinin iznine verdi.

Refakat izni 6 aya kadar

Yönergede yapılan diğer bir yenilik ise refakat izinlerine geldi. Öğretmenlerin birinci derece akrabası olan kişiler yani anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hallerinde yakınlarının sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, üç aya kadar refakat izni alabilecek ve bu izin bağlı olduğu okul müdürünün yetkisinde olacak. Eğer yakınlarının rahatsızlıkları 3 aydan fazla sürdüğü takdirde rapor durumuna göre bu süreye 3 ay daha eklenebilecek. Ayrıca bu süre zarfında öğretmenin maaşı da kesintiye uğramayacak.

AHMET FATİH ERTURAN-STAR

Son Güncelleme: Salı, 28 May 2013 09:50

Gösterim: 1529

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) eğitim fakültesi bulunan üniversitelerin rektörlüklerine gönderdiği yazı tartışmalara neden oldu. YÖK, eğitim fakültelerine 5 alan dışında öğrenci alımının durdurulmasını istedi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), eğitim fakültesi bulunan üniversitelere gönderdiği 5 Nisan 2013 tarihli yazıda 5 alan dışında öğrenci alınmaması uyarısında bulundu. YÖK’ün rektörlüklere gönderdiği yazıda, “Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu'nun, Eğitim Fakültelerinde ihtiyaç duyulan alanlara ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyaç projeksiyon çalışmaları sonucunda belirlendiği ve aşağıda belirlenen alanlar dışında eğitim fakültelerinde program açılmaması 18 Nisan 2013 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu toplantısında incelenmiş ve önerinin uygun olduğu kararlaştırılmıştır” denildi.

YÖK’ün belirlediği 5 alan şunlar;

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (Rehberlik Öğretmen)

Din Kültür ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

İlköğretim Matematik Öğretmenliği

Özel Eğitim Öğretmenlikleri

Teknoloji Tasarım Öğretmenliği

Öğrenciler isyan ediyor

Opsiyonhaber.com’un haberine göre, bu 5 alanın dışındaki, İngilizce kimya felsefe, müzik, resim vs gibi onlarca bölüme öğrenci alınmıyor. Üniversiteye müracaat için giden öğrencilere YÖK'ün gönderdiği genelge gösterildi ve öğrenci alınmayacağı bildirildi. Öğrenci ve velileri, bu skandal yasağı protesto etmek ve kaldırılması için çeşitli eylemler yapmaya hazırlanıyor.

Yasak 3 yıl sürecek

YÖK yetkilileri, öğrenci ve velilere öğrenci alımının durdurulmasına gerekçe olarak öğretmen fazlası olduğunu öne sürüyor. Veliler ise bu yasağın 3 yıl süreceğini iddia ederek, amacın imam hatiplilere yer açmak olduğunu savunuyor.

Rektörler şokta!

Alınan bilgiye göre; Pazartesi günü ise uzmanlar konuyu tekrardan değerlendirecek. Haccettepe Üniversitesi'nin ise bu genelgeye karşı çıkarak kınama yazısı yayınlamış.

Kaynak Opsiyonhaber.com

> Eğitim fakültelerine 5 alan dışında öğrenci alınmayacak

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) eğitim fakültesi bulunan üniversitelerin rektörlüklerine gönderdiği yazı tartışmalara neden oldu. YÖK, eğitim fakültelerine 5 alan dışında öğrenci alımının durdurulmasını istedi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), eğitim fakültesi bulunan üniversitelere gönderdiği 5 Nisan 2013 tarihli yazıda 5 alan dışında öğrenci alınmaması uyarısında bulundu. YÖK’ün rektörlüklere gönderdiği yazıda, “Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu'nun, Eğitim Fakültelerinde ihtiyaç duyulan alanlara ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyaç projeksiyon çalışmaları sonucunda belirlendiği ve aşağıda belirlenen alanlar dışında eğitim fakültelerinde program açılmaması 18 Nisan 2013 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu toplantısında incelenmiş ve önerinin uygun olduğu kararlaştırılmıştır” denildi.

YÖK’ün belirlediği 5 alan şunlar;

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (Rehberlik Öğretmen)

Din Kültür ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

İlköğretim Matematik Öğretmenliği

Özel Eğitim Öğretmenlikleri

Teknoloji Tasarım Öğretmenliği

Öğrenciler isyan ediyor

Opsiyonhaber.com’un haberine göre, bu 5 alanın dışındaki, İngilizce kimya felsefe, müzik, resim vs gibi onlarca bölüme öğrenci alınmıyor. Üniversiteye müracaat için giden öğrencilere YÖK'ün gönderdiği genelge gösterildi ve öğrenci alınmayacağı bildirildi. Öğrenci ve velileri, bu skandal yasağı protesto etmek ve kaldırılması için çeşitli eylemler yapmaya hazırlanıyor.

Yasak 3 yıl sürecek

YÖK yetkilileri, öğrenci ve velilere öğrenci alımının durdurulmasına gerekçe olarak öğretmen fazlası olduğunu öne sürüyor. Veliler ise bu yasağın 3 yıl süreceğini iddia ederek, amacın imam hatiplilere yer açmak olduğunu savunuyor.

Rektörler şokta!

Alınan bilgiye göre; Pazartesi günü ise uzmanlar konuyu tekrardan değerlendirecek. Haccettepe Üniversitesi'nin ise bu genelgeye karşı çıkarak kınama yazısı yayınlamış.

Kaynak Opsiyonhaber.com

Son Güncelleme: Salı, 28 May 2013 08:56

Gösterim: 3492

Anayasa Mahkemesi, hizmete devamında sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine son verileceğini öngören Kanun Hükmünü iptal etti

Anayasa Mahkemesi, 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanununun, hizmete devamında sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine son verileceğini öngören hükmünü iptal etti.

Ankara 11. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, Kanunun ilgili maddesinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Davayı esastan görüşen Anayasa Mahkemesi heyeti, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 10. maddesinin “Hizmete devamında 'özlük hakları ve sorumlulukları' içeren 9. madde hükümlerine göre sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir" şeklindeki ikinci fıkrasını iptal etti.

> Öğretmenlerin görevine son veren kanun iptal!

Anayasa Mahkemesi, hizmete devamında sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine son verileceğini öngören Kanun Hükmünü iptal etti

Anayasa Mahkemesi, 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanununun, hizmete devamında sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine son verileceğini öngören hükmünü iptal etti.

Ankara 11. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, Kanunun ilgili maddesinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Davayı esastan görüşen Anayasa Mahkemesi heyeti, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 10. maddesinin “Hizmete devamında 'özlük hakları ve sorumlulukları' içeren 9. madde hükümlerine göre sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir" şeklindeki ikinci fıkrasını iptal etti.

Son Güncelleme: Pazartesi, 27 May 2013 10:19

Gösterim: 2285

Yarışma, kulüp etkinliği, proje, festival gibi öğrencilerin okullarda katıldığı ders dışı etkinlikler, AB'nin desteklediği proje kapsamında sertifikalandırılacak

Yarışma, kulüp etkinliği, proje, festival gibi öğrencilerin okullarda katıldığı ders dışı etkinlikler, Avrupa Birliğinin desteklediği proje kapsamında sertifikalandırılacak.  Almanya, Avusturya, Fransa, İrlanda, Yunanistan, Litvanya, İsviçre, Danimarka ve Türkiye'de yürütülen proje, pilot seçilen okullarda uygulanacak.

ODTÜ Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ders dışı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin elde ettikleri bilgi ve becerilerin gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Eğitim kurumlarında resmi program çerçevesinde yürütülen ders ve çalışmaların öğrenme etkinlikleri arasında bulunduğunu kaydeden Yıldırım, kulüp etkinliği, yarışma, proje, festival gibi ders dışı kalan etkinlikler de öğrencilerin ne tür kazanımlar elde ettiği konusunda bir değerlendirme sisteminin bulunmadığını vurguladı.

Bu tür öğrenme fırsatları yoluyla elde edilen bilgi ve becerilerin aslında çok zengin olduğuna işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ekip çalışması, etkili iletişim, problem çözme, liderlik, girişimcilik, eleştirel düşünme, karar verme, öğrenmeyi öğrenme, esnek düşünme gibi beceriler her öğrencinin gelişmesinde ve gelecekte kendisine uygun mesleğe hazırlanmasında önemli bir rol oynar. Ancak bu tür önemli bireysel ve sosyal becerilerin değerlendirilmesine yönelik kabul edilen ve tanınan bir sistemin olmaması hem bu becerilerin okul düzeyinde yeterince dikkate alınmamasına hem de öğrencilerin bu becerileri geliştirme motivasyonlarının düşmesine neden olmaktadır."

Yıldırım, bu eksikliği gidermek amacıyla Bireysel ve Sosyal Öğrenme Kazanımlarının Elektronik Ortamda Değerlendirilmesi ve Belgelendirilmesi Projesi'nin (VITA) hazırlandığını kaydetti.

Proje, 9 Avrupa ülkesinde yürütülüyor

Öğrencilerin elde ettikleri ders dışı bilgi ve becerilerinin, elektronik olarak değerlendirme ve sertifikalandırmayı sağlayacak sistem üzerinde çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Yıldırım, projenin Türkiye, Almanya, Avusturya, Fransa, İrlanda, Yunanistan, Litvanya, İsviçre ve Danimarka'da yürütüldüğünü bildirdi.

Yıldırım, proje ortaklarının okul, üniversite, mesleki eğitim ve halk eğitim kurumları çalışanlarından oluştuğunu belirterek, "Her ortak kendi yürüttüğü eğitim projeleri çerçevesinde katılımcıların elde ettikleri bireysel, sosyal ve yönetsel kazanımları bilişsel, duyuşsal ve beceri alanlarının yer aldığı üç boyutlu sistemle değerlendiriyor. Sonuçlar, proje çerçevesinde oluşturulan elektronik ortamda paylaşılıyor. Sistemle her öğrencinin ya da katılımcının eğitim başında ve sonunda geldiği seviyeler değerlendirilmekte ve buna göre sertifika alması sağlanmaktadır" diye konuştu.

Projenin Türkiye ayağı, ODTÜ Koleji

Yıldırım, projenin Türkiye ayağının ODTÜ Koleji ile yürütüldüğüne dikkati çekerek, burada öğrenim gören lise öğrencilerinin elde ettikleri bireysel, sosyal ve yönetsel becerilerin değerlendirmesinin yapıldığını söyledi.

Öğrencilerin projeye ilk katıldıkları zaman sahip oldukları becerilerle proje sonunda ulaştıkları seviye arasında önemli farklar ortaya çıktığını vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Öğrenciler özellikle işbirliğine dayalı çalışma ve sorun çözme becerilerinde proje etkinlikleri yoluyla önemli gelişmeler kaydetti. Bu becerilerin değerlendirilmesiyle öğrenciler, uluslararası düzeyde tanınan sertifikaya sahip olabilecek. Bu tür sertifikalar, gerek üst öğrenim kurumlarına girişte gerekse gelecekte mesleğe başlangıçta öğrencilere önemli avantajlar sağlayacak."

> Ders dışı etkinlikler sertifikalandırılacak

Yarışma, kulüp etkinliği, proje, festival gibi öğrencilerin okullarda katıldığı ders dışı etkinlikler, AB'nin desteklediği proje kapsamında sertifikalandırılacak

Yarışma, kulüp etkinliği, proje, festival gibi öğrencilerin okullarda katıldığı ders dışı etkinlikler, Avrupa Birliğinin desteklediği proje kapsamında sertifikalandırılacak.  Almanya, Avusturya, Fransa, İrlanda, Yunanistan, Litvanya, İsviçre, Danimarka ve Türkiye'de yürütülen proje, pilot seçilen okullarda uygulanacak.

ODTÜ Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ders dışı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin elde ettikleri bilgi ve becerilerin gelişmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Eğitim kurumlarında resmi program çerçevesinde yürütülen ders ve çalışmaların öğrenme etkinlikleri arasında bulunduğunu kaydeden Yıldırım, kulüp etkinliği, yarışma, proje, festival gibi ders dışı kalan etkinlikler de öğrencilerin ne tür kazanımlar elde ettiği konusunda bir değerlendirme sisteminin bulunmadığını vurguladı.

Bu tür öğrenme fırsatları yoluyla elde edilen bilgi ve becerilerin aslında çok zengin olduğuna işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ekip çalışması, etkili iletişim, problem çözme, liderlik, girişimcilik, eleştirel düşünme, karar verme, öğrenmeyi öğrenme, esnek düşünme gibi beceriler her öğrencinin gelişmesinde ve gelecekte kendisine uygun mesleğe hazırlanmasında önemli bir rol oynar. Ancak bu tür önemli bireysel ve sosyal becerilerin değerlendirilmesine yönelik kabul edilen ve tanınan bir sistemin olmaması hem bu becerilerin okul düzeyinde yeterince dikkate alınmamasına hem de öğrencilerin bu becerileri geliştirme motivasyonlarının düşmesine neden olmaktadır."

Yıldırım, bu eksikliği gidermek amacıyla Bireysel ve Sosyal Öğrenme Kazanımlarının Elektronik Ortamda Değerlendirilmesi ve Belgelendirilmesi Projesi'nin (VITA) hazırlandığını kaydetti.

Proje, 9 Avrupa ülkesinde yürütülüyor

Öğrencilerin elde ettikleri ders dışı bilgi ve becerilerinin, elektronik olarak değerlendirme ve sertifikalandırmayı sağlayacak sistem üzerinde çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Yıldırım, projenin Türkiye, Almanya, Avusturya, Fransa, İrlanda, Yunanistan, Litvanya, İsviçre ve Danimarka'da yürütüldüğünü bildirdi.

Yıldırım, proje ortaklarının okul, üniversite, mesleki eğitim ve halk eğitim kurumları çalışanlarından oluştuğunu belirterek, "Her ortak kendi yürüttüğü eğitim projeleri çerçevesinde katılımcıların elde ettikleri bireysel, sosyal ve yönetsel kazanımları bilişsel, duyuşsal ve beceri alanlarının yer aldığı üç boyutlu sistemle değerlendiriyor. Sonuçlar, proje çerçevesinde oluşturulan elektronik ortamda paylaşılıyor. Sistemle her öğrencinin ya da katılımcının eğitim başında ve sonunda geldiği seviyeler değerlendirilmekte ve buna göre sertifika alması sağlanmaktadır" diye konuştu.

Projenin Türkiye ayağı, ODTÜ Koleji

Yıldırım, projenin Türkiye ayağının ODTÜ Koleji ile yürütüldüğüne dikkati çekerek, burada öğrenim gören lise öğrencilerinin elde ettikleri bireysel, sosyal ve yönetsel becerilerin değerlendirmesinin yapıldığını söyledi.

Öğrencilerin projeye ilk katıldıkları zaman sahip oldukları becerilerle proje sonunda ulaştıkları seviye arasında önemli farklar ortaya çıktığını vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Öğrenciler özellikle işbirliğine dayalı çalışma ve sorun çözme becerilerinde proje etkinlikleri yoluyla önemli gelişmeler kaydetti. Bu becerilerin değerlendirilmesiyle öğrenciler, uluslararası düzeyde tanınan sertifikaya sahip olabilecek. Bu tür sertifikalar, gerek üst öğrenim kurumlarına girişte gerekse gelecekte mesleğe başlangıçta öğrencilere önemli avantajlar sağlayacak."

Son Güncelleme: Pazartesi, 27 May 2013 12:24

Gösterim: 1951

Eğitimle ilgili sorunlar üzerinde düşünen ve çalışan akademisyen ve sektör temsilcileri Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nda bir araya geliyor.
irfan_erdogan_tuyepTürkiye’de eğitimi her boyutuyla izleyecek bir çevre-topluluk yaratmak amacıyla yola çıkan platformun kurucu başkanlığını ise Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan yürütüyor. “Eğitim her yönüyle dinamik bir alan haline gelmektedir. Bu kendi haline bırakılmaması gereken bir durumdur. Bu nedenle eğitimin ciddi bir şekilde izlenmesi ve yorumlanması gerekir.” diyen Prof. Dr. Erdoğan,  Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nun öncelikli amacını; Türkiye’nin eğitim alanında yaşadığı hareketliliğin ve yaşayacağı gelişmelerin takip edilmesi için bir ortam yaratmak olarak ifade ediyor.  Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nun eğitim ve öğretim alanındaki gelişmeleri anlamanın gerekli olduğu bilinciyle eğitime dair çalışmalar yapmayı hedeflediğinin altını çizen Erdoğan, yeni oluşumun planladığı çalışmaları şöyle sıralıyor:
 Eğitimi belirli bir bilinç, kültür, birikim ve liyakat temelinde takip eden bir çevre-topluluk oluşturulacak.
•    Türkiye’de ve dünyada yaşanan eğitim hareketleri araştırılacak, izlenecek ve değerlendirilecek.
•    Eğitimin kuram ve uygulama çerçevesinde irdelenmesi sağlanacak.
•    Eğitime dair yaşanan sorunlarla ilgili teşhisler, değerlendirmeler ve öneriler geliştirilecek.
•    Eğitime ilişkin geleceğe dair öngörüler geliştirilecek.
•    Eğitimle ilgili uygulamalar araştırılacak ve incelenecek.
•    Eğitimle ilgili sürekliliği olan yayınlar hazırlanacak.

> Eğitim dünyası Yeni Platformu’nda buluşuyor

Eğitimle ilgili sorunlar üzerinde düşünen ve çalışan akademisyen ve sektör temsilcileri Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nda bir araya geliyor.
irfan_erdogan_tuyepTürkiye’de eğitimi her boyutuyla izleyecek bir çevre-topluluk yaratmak amacıyla yola çıkan platformun kurucu başkanlığını ise Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan yürütüyor. “Eğitim her yönüyle dinamik bir alan haline gelmektedir. Bu kendi haline bırakılmaması gereken bir durumdur. Bu nedenle eğitimin ciddi bir şekilde izlenmesi ve yorumlanması gerekir.” diyen Prof. Dr. Erdoğan,  Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nun öncelikli amacını; Türkiye’nin eğitim alanında yaşadığı hareketliliğin ve yaşayacağı gelişmelerin takip edilmesi için bir ortam yaratmak olarak ifade ediyor.  Türkiye Yeni Eğitim Platformu’nun eğitim ve öğretim alanındaki gelişmeleri anlamanın gerekli olduğu bilinciyle eğitime dair çalışmalar yapmayı hedeflediğinin altını çizen Erdoğan, yeni oluşumun planladığı çalışmaları şöyle sıralıyor:
 Eğitimi belirli bir bilinç, kültür, birikim ve liyakat temelinde takip eden bir çevre-topluluk oluşturulacak.
•    Türkiye’de ve dünyada yaşanan eğitim hareketleri araştırılacak, izlenecek ve değerlendirilecek.
•    Eğitimin kuram ve uygulama çerçevesinde irdelenmesi sağlanacak.
•    Eğitime dair yaşanan sorunlarla ilgili teşhisler, değerlendirmeler ve öneriler geliştirilecek.
•    Eğitime ilişkin geleceğe dair öngörüler geliştirilecek.
•    Eğitimle ilgili uygulamalar araştırılacak ve incelenecek.
•    Eğitimle ilgili sürekliliği olan yayınlar hazırlanacak.

Son Güncelleme: Pazar, 26 May 2013 17:29

Gösterim: 2406


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.