Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

2016-2017 eğitim öğretim yılında geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerin meslek liseleri, meslekî eğitim merkezlerine kayıtlarının yapılması için düzenleme yapıldı.

mebYapılan düzenlemeye göre, Türkçe bilen Suriyelilerden halk eğitim merkezlerinde "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavından başarılı olmaları şartıyla, doğrudan boş kontenjanı bulunan okulların Anadolu Meslek Programı 9'uncu sınıfa kayıtları yapılacak. Geçici koruma altında bulunan Suriyeli öğrencilerin meslekî ve teknik Anadolu liseleri, meslekî ve teknik eğitim merkezleri ile çok programlı Anadolu liseleri, açıköğretim liseleri, meslekî açıköğretim lisesi ile meslekî eğitim merkezlerine kayıt işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirleyen yazı illere gönderildi.

Bu kapsamda, geçici koruma altında bulunan en az 10 Suriyeli öğrenci ile sınıf açılabilecek. Başvuru sayısının fazla olması durumunda ise her sınıfta öğrenci sayısı 34'ü geçmeyecek şekilde planlama yapılacak. Öğrenci sayısının az olması durumunda eğitim bölgesi içindeki talepler birleştirilerek değerlendirilebilecek. Bu durumda hangi okulda birleştirme yapılacağı il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerince belirlenecek.

İllerde tanıtımlar yapılacak
Şube oluştururken okulun fiziki imkânları ile öncelikle boş kapasitesi olan okullar dikkate alınacak. Yapılacak kayıtlarda, işletmelerde beceri eğitimi ve staj imkânları da göz önünde bulundurulacak. Öğrencilere sağlanan imkânlardan velileri haberdar etmek ve bu konuda farkındalığı artırmak amacıyla il içinde tanıtım ve yönlendirme etkinlikleri yapılacak. Suriyelilerden Türkçe bilenlerin halk eğitim merkezlerince verilen "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavından başarılı olmaları şartıyla doğrudan boş kontenjanı bulunan okulların Anadolu Meslek Programı 9'uncu sınıfa kayıtları yapılacak.

Geçici koruma altında bulunan ve Türkçe bilmeyen Suriyeli öğrencilere yönelik Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile kabul edilen mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu teknik ve Anadolu meslek programları 9'uncu sınıf haftalık ders çizelgesi uygulanacak. Öğrenciler 9'uncu sınıfın birinci döneminde Türkçe eğitimini aldıktan sonra ikinci dönemde zorunlu dersleri almaya başlayacak. Geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerden, denklik belgelerinde ilköğretim okulu, ortaokuldan mezun veya ortaöğretim düzeyindeki okullardan ayrıldığı belirlenenlerin açıköğretim lisesi-mesleki açıköğretim lisesine kayıtları, genel öğrenci kayıt kabul takvimine göre ve ilgili mevzuata göre yapılacak.

Çıraklık programına kayıtlar
Anadolu meslek programına kaydedilemeyenler ile meslekî açıköğretim lisesine kayıt olmak istemeyenler ise çıraklık eğitimine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde meslekî eğitim merkezlerine yerleştirilecek. Kayıt olacaklardan yabancılar için "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma-yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavında başarılı olmaları şartı aranacak. Öğrencilerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun alan, dal seçimini yapabilmeleri için meslekî eğitim merkezi yönetimince alan öğretmenlerinin rehberlik yapmaları sağlanacak. Açılacak alan ve dalların belirlenmesinde sektör araştırması, meslek kuruluşlarının raporları, sektörün ihtiyacı gibi diğer hususlar dikkate alınacak.

Öğrenci için belirlenen alan veya dalda merkez müdürlüğü, işletme ve öğrenci velisi ya da reşit olan öğrenciyle sözleşme imzalanmak suretiyle kayıt tamamlanarak mesleki eğitim başlatılacak. Meslekî eğitim merkezine kayıt ve pratik eğitime başlatma işlemleri, bu yılın ekim ayı sonu itibarıyla tamamlanacak. Bir alan veya dala kayıt yaptıran çırak öğrenci sayısının 12'den az olması durumunda da bu öğrencilerin pratik eğitime başlamaları sağlanacak, teorik dersler ise diğer alan ve dal öğrencileri ile ortak yapılabilecek.

Öğrenci işletmede pratik eğitime başlatılmadan önce merkez müdürlüğünce 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına uygun olarak SGK'ya gerekli bildirimler yapılacak. Bu yıldan itibaren Türkiye'de geçici koruma altında bulunan yaklaşık 100 bin dolayında Suriyeli öğrenciye meslekî eğitim verilmesi konusunda altyapı hazırlık çalışmaları tamamlandı.

> Suriyeli öğrenciler meslek lisesine gidebilecek

2016-2017 eğitim öğretim yılında geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerin meslek liseleri, meslekî eğitim merkezlerine kayıtlarının yapılması için düzenleme yapıldı.

mebYapılan düzenlemeye göre, Türkçe bilen Suriyelilerden halk eğitim merkezlerinde "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavından başarılı olmaları şartıyla, doğrudan boş kontenjanı bulunan okulların Anadolu Meslek Programı 9'uncu sınıfa kayıtları yapılacak. Geçici koruma altında bulunan Suriyeli öğrencilerin meslekî ve teknik Anadolu liseleri, meslekî ve teknik eğitim merkezleri ile çok programlı Anadolu liseleri, açıköğretim liseleri, meslekî açıköğretim lisesi ile meslekî eğitim merkezlerine kayıt işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirleyen yazı illere gönderildi.

Bu kapsamda, geçici koruma altında bulunan en az 10 Suriyeli öğrenci ile sınıf açılabilecek. Başvuru sayısının fazla olması durumunda ise her sınıfta öğrenci sayısı 34'ü geçmeyecek şekilde planlama yapılacak. Öğrenci sayısının az olması durumunda eğitim bölgesi içindeki talepler birleştirilerek değerlendirilebilecek. Bu durumda hangi okulda birleştirme yapılacağı il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerince belirlenecek.

İllerde tanıtımlar yapılacak
Şube oluştururken okulun fiziki imkânları ile öncelikle boş kapasitesi olan okullar dikkate alınacak. Yapılacak kayıtlarda, işletmelerde beceri eğitimi ve staj imkânları da göz önünde bulundurulacak. Öğrencilere sağlanan imkânlardan velileri haberdar etmek ve bu konuda farkındalığı artırmak amacıyla il içinde tanıtım ve yönlendirme etkinlikleri yapılacak. Suriyelilerden Türkçe bilenlerin halk eğitim merkezlerince verilen "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavından başarılı olmaları şartıyla doğrudan boş kontenjanı bulunan okulların Anadolu Meslek Programı 9'uncu sınıfa kayıtları yapılacak.

Geçici koruma altında bulunan ve Türkçe bilmeyen Suriyeli öğrencilere yönelik Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile kabul edilen mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu teknik ve Anadolu meslek programları 9'uncu sınıf haftalık ders çizelgesi uygulanacak. Öğrenciler 9'uncu sınıfın birinci döneminde Türkçe eğitimini aldıktan sonra ikinci dönemde zorunlu dersleri almaya başlayacak. Geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerden, denklik belgelerinde ilköğretim okulu, ortaokuldan mezun veya ortaöğretim düzeyindeki okullardan ayrıldığı belirlenenlerin açıköğretim lisesi-mesleki açıköğretim lisesine kayıtları, genel öğrenci kayıt kabul takvimine göre ve ilgili mevzuata göre yapılacak.

Çıraklık programına kayıtlar
Anadolu meslek programına kaydedilemeyenler ile meslekî açıköğretim lisesine kayıt olmak istemeyenler ise çıraklık eğitimine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde meslekî eğitim merkezlerine yerleştirilecek. Kayıt olacaklardan yabancılar için "Türkçe Seviye A1" programını almış olmaları veya okuma-yazma 1'inci kademe seviye tespit sınavında başarılı olmaları şartı aranacak. Öğrencilerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun alan, dal seçimini yapabilmeleri için meslekî eğitim merkezi yönetimince alan öğretmenlerinin rehberlik yapmaları sağlanacak. Açılacak alan ve dalların belirlenmesinde sektör araştırması, meslek kuruluşlarının raporları, sektörün ihtiyacı gibi diğer hususlar dikkate alınacak.

Öğrenci için belirlenen alan veya dalda merkez müdürlüğü, işletme ve öğrenci velisi ya da reşit olan öğrenciyle sözleşme imzalanmak suretiyle kayıt tamamlanarak mesleki eğitim başlatılacak. Meslekî eğitim merkezine kayıt ve pratik eğitime başlatma işlemleri, bu yılın ekim ayı sonu itibarıyla tamamlanacak. Bir alan veya dala kayıt yaptıran çırak öğrenci sayısının 12'den az olması durumunda da bu öğrencilerin pratik eğitime başlamaları sağlanacak, teorik dersler ise diğer alan ve dal öğrencileri ile ortak yapılabilecek.

Öğrenci işletmede pratik eğitime başlatılmadan önce merkez müdürlüğünce 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına uygun olarak SGK'ya gerekli bildirimler yapılacak. Bu yıldan itibaren Türkiye'de geçici koruma altında bulunan yaklaşık 100 bin dolayında Suriyeli öğrenciye meslekî eğitim verilmesi konusunda altyapı hazırlık çalışmaları tamamlandı.

Son Güncelleme: Cuma, 12 Ağustos 2016 12:30

Gösterim: 2138

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, KHK ile kapatılan özel okul öğrencilerinin nakil ve diğer işlemlerine ilişkin de bilgi verdi.

ismetyilmazParalel Devlet Yapılanmasının darbe girişiminde bulunmasının bu kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin hızlı şekilde bu kurumlardan ayrılmasına neden olduğunu dile getiren Yılmaz, bir kaç gün içerisinde binlerce öğrencinin terör örgütüne ait bu kurumlardan ayrıldığını, yüzlerce öğrencinin bu kurumlardan çıkışının devam ettiğini aktardı. Yılmaz, Paralel Devlet Yapılanmasına ait okullarda 138 bin öğrenci bulunduğunu, bu öğrenciler için de Bakanlığın çalışmalarını başlattığını söyledi.
Bakan Yılmaz, KHK ile kapatılan özel okullardaki toplam öğrencilerden 20 bine yakın öğrencinin özel okullara, 60 bine yakın öğrencinin de devlet okullarına geçtiğini bildirdi.
Darbe girişimi sonrası özel ve devlette görevden alınan personelle ilgili de bilgi veren Yılmaz, şöyle devam etti: "Kayyuma devredilmiş kurumlar dahil, Paralel Devlet Yapılanması ile ilgili okul ve kurumlarda çalışan 27 bin 424 eğitim personeli ve diğerler personelin çalışma izinleri iptal edilmiş durumdadır. Bu personelin resmi veya özel eğitim kurumlarında görev almasına izin verilmeyecektir. Terör örgütüyle bir şekilde irtibatlı olduğu değerlendirilen 33 binin üzerindeki kamu görevlisi hakkında da görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştır. Bu personelin yaklaşık 100 kadarı merkez teşkilatında görev yapmaktadır. Bu kişiler hakkında gerekli inceleme ve değerlendirme çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlanacak ve KHK ile haklarında nihai karar oluşturulan komisyonca verilecektir."

"Yerleştirmelerde öğrencilerin puanlarını dikkate alacağız"
Askeri okullardaki öğrencilerin tercih işlemlerine ilişkin de Yılmaz, tercihlerin e-Okul sistemi üzerinden zamana bağlı olmaksızın 22 Ağustos tarihine kadar alınacağını belirtti.
Kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, İzmir Maltepe Askeri Lisesi, Bursa Işıklar Askeri Lisesi, İstanbul Heybeliada Asker Lisesi, Ankara Bando Astsubay Hazırlama Okulu öğrencilerinin nakillerine de değinen Yılmaz, "Geçen yıl 9. sınıfta okuyup bu yıl 10. sınıfa geçen öğrencilerimiz fen ve sosyal bilimler liseleri dışındaki bütün ortaöğretim kurumlarını tercih edebileceklerdir. Fen ve sosyal bilimler liseleri 9. sınıftan itibaren farklı bir program uyguluyorlar. Müfredat arasında uyumsuzluk olduğundan dolayı bu liseler hariç tutuldu. Yine Bando Mızıka Okulu'ndaki çocuklar da güzel sanatlar liselerine nakil yoluyla başvuru yapabileceklerdir." değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, 10. sınıfta müfredatın farklılaştığını hatırlatarak, "Meslek liselerinde, imam hatip liselerinde farklı müfredat uygulanıyor. Dolayısıyla 10. sınıftan 11. sınıfa, 11. sınıftan 12. sınıfa geçen öğrenciler sadece puanlarına uygun Anadolu liselerine kayıt yaptırabilecekler. Bu öğrenciler il ve ilçelerdeki milli eğitim müdürlüklerinden nakil komisyonuna başvuracak ve yerleştirme işlemlerini bu komisyonlarca gerçekleştirileceğiz. Öğrenciler ülke genelinde istediği ili de tercih edebileceklerdir. Yerleştirmelerde öğrencilerin puanlarını dikkate alacağız." ifadesini kullandı.
Öğrencilere SBS veya TEOG'da o dönem tabi olduğu sisteme göre aldıkları puanlar üzerinden tercih hakkı vereceklerini belirten Yılmaz, "Örneğin öğrenci taban puanı 470 olan bir Anadolu lisesine girmek istiyorsa oraya yetmiyorsa puanına uygun liseye yerleştirmesi yapılacaktır." dedi.

> Kapanan okul öğrencileri ile ilgili yeni açıklama

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, KHK ile kapatılan özel okul öğrencilerinin nakil ve diğer işlemlerine ilişkin de bilgi verdi.

ismetyilmazParalel Devlet Yapılanmasının darbe girişiminde bulunmasının bu kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin hızlı şekilde bu kurumlardan ayrılmasına neden olduğunu dile getiren Yılmaz, bir kaç gün içerisinde binlerce öğrencinin terör örgütüne ait bu kurumlardan ayrıldığını, yüzlerce öğrencinin bu kurumlardan çıkışının devam ettiğini aktardı. Yılmaz, Paralel Devlet Yapılanmasına ait okullarda 138 bin öğrenci bulunduğunu, bu öğrenciler için de Bakanlığın çalışmalarını başlattığını söyledi.
Bakan Yılmaz, KHK ile kapatılan özel okullardaki toplam öğrencilerden 20 bine yakın öğrencinin özel okullara, 60 bine yakın öğrencinin de devlet okullarına geçtiğini bildirdi.
Darbe girişimi sonrası özel ve devlette görevden alınan personelle ilgili de bilgi veren Yılmaz, şöyle devam etti: "Kayyuma devredilmiş kurumlar dahil, Paralel Devlet Yapılanması ile ilgili okul ve kurumlarda çalışan 27 bin 424 eğitim personeli ve diğerler personelin çalışma izinleri iptal edilmiş durumdadır. Bu personelin resmi veya özel eğitim kurumlarında görev almasına izin verilmeyecektir. Terör örgütüyle bir şekilde irtibatlı olduğu değerlendirilen 33 binin üzerindeki kamu görevlisi hakkında da görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştır. Bu personelin yaklaşık 100 kadarı merkez teşkilatında görev yapmaktadır. Bu kişiler hakkında gerekli inceleme ve değerlendirme çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlanacak ve KHK ile haklarında nihai karar oluşturulan komisyonca verilecektir."

"Yerleştirmelerde öğrencilerin puanlarını dikkate alacağız"
Askeri okullardaki öğrencilerin tercih işlemlerine ilişkin de Yılmaz, tercihlerin e-Okul sistemi üzerinden zamana bağlı olmaksızın 22 Ağustos tarihine kadar alınacağını belirtti.
Kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, İzmir Maltepe Askeri Lisesi, Bursa Işıklar Askeri Lisesi, İstanbul Heybeliada Asker Lisesi, Ankara Bando Astsubay Hazırlama Okulu öğrencilerinin nakillerine de değinen Yılmaz, "Geçen yıl 9. sınıfta okuyup bu yıl 10. sınıfa geçen öğrencilerimiz fen ve sosyal bilimler liseleri dışındaki bütün ortaöğretim kurumlarını tercih edebileceklerdir. Fen ve sosyal bilimler liseleri 9. sınıftan itibaren farklı bir program uyguluyorlar. Müfredat arasında uyumsuzluk olduğundan dolayı bu liseler hariç tutuldu. Yine Bando Mızıka Okulu'ndaki çocuklar da güzel sanatlar liselerine nakil yoluyla başvuru yapabileceklerdir." değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, 10. sınıfta müfredatın farklılaştığını hatırlatarak, "Meslek liselerinde, imam hatip liselerinde farklı müfredat uygulanıyor. Dolayısıyla 10. sınıftan 11. sınıfa, 11. sınıftan 12. sınıfa geçen öğrenciler sadece puanlarına uygun Anadolu liselerine kayıt yaptırabilecekler. Bu öğrenciler il ve ilçelerdeki milli eğitim müdürlüklerinden nakil komisyonuna başvuracak ve yerleştirme işlemlerini bu komisyonlarca gerçekleştirileceğiz. Öğrenciler ülke genelinde istediği ili de tercih edebileceklerdir. Yerleştirmelerde öğrencilerin puanlarını dikkate alacağız." ifadesini kullandı.
Öğrencilere SBS veya TEOG'da o dönem tabi olduğu sisteme göre aldıkları puanlar üzerinden tercih hakkı vereceklerini belirten Yılmaz, "Örneğin öğrenci taban puanı 470 olan bir Anadolu lisesine girmek istiyorsa oraya yetmiyorsa puanına uygun liseye yerleştirmesi yapılacaktır." dedi.

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ağustos 2016 15:23

Gösterim: 1709

2,5 yıl FETÖ'nün evlerinde kalan Adıyamanlı Derya Turgut, bu süreçte FETÖ'cü akademisyenlerin derslerini geçmede yardımcı olduğunu belirtti.

 

derya_turgutHarran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenim görürken 2,5 yıl Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) evlerinde kalan Adıyamanlı Derya Turgut, evde kalırken kendilerinden Zaman Gazetesi ve Sızıntı dergilerine abone yapılmasının istendiğini anlattı.
Ailelerin ve akrabaların da abone olması için dayatmalarda bulunulduğunu ifade eden Turgut, abone yapanların el üstünde tutulduğunu, onlara ödül olarak tabletler verildiğini kaydetti. Haftada bir gün bölge toplantıları yapıldığını belirten Turgut, şöyle konuştu: "Bölgenin başkan ablaları olurdu. O evlerde toplanılır, tüm öğrenciler gelirdi. Daha çok FETÖ kitapları okunurdu. Onun üzerinden mesajlar verilirdi. 'Güneşin doğup battığı her yere biz askerlerimizi yetiştireceğiz. Bütün dünyanın hakimi İslam'ı yayacağız. Tek doğru biziz. Diğer cemaat gruplarının hepsi yok olacak. Biz İslam'ın gerçek neferleriyiz. Dünyada en hakim biz olmak zorundayız' gibi konuşmalar oluyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o zamanlar Başbakandı. 'Recep Tayyip Erdoğan'ın bir güç zehirlenmesi yaşadığını, şu anda yaşadığı o gücün verdiği sarhoşlukla yanlış şeyler yaptığını, çok yakında zaten başına bir musibet geleceğini' söylüyorlardı."

 

 "Bakımlı kızları para toplamak için gönderiyorlardı"
Bayramlarda FETÖ'cü ablaların esnaftan para toplanması için kendisine zarflar dağıttıklarını anlatan Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ablalar, bakımlı ve dış görünüşü iyi olan kızları para toplamak için esnafa gönderiyorlardı. İlk başta tabi yapmak istemedik. Ama ablalar bana 'Sana iftira atarız. Dediğimizi yapmak zorundasınız. Okul hayatın biter. Ailen bize bir şekilde inanır. Bir şekilde aileni inandırırız. Dini bir yapılanmayız, dini bir cemaatiz. Yapmak zorundasın' gibi yaklaşımlarda bulundular. 17 Aralık sürecinde sosyal medya üzerinden özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında tweet atmamızı, dershanelerin kapatılmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kötü şekilde döneceğini, öğrencilerin mağdur olacağını söylüyorlardı. Adıma, istemediğim halde hesaplar açılıp, tweetler atılıyordu. Bu konu hakkında bana baskı yapıldı. O gün gizli bir toplantı yapıldı. Acele şekilde öğrenciler gece uykularından uyandırılıp zorla 'Tweet atacaksınız. Sosyal medyayı karıştıracaksınız' denildi."
Evlerde kalanların üniversitede de farklı muamelelere tabi tutulduğunu aktaran Turgut, "Okuldaki akademisyenler cemaat evinde kaldığım için olumlu bakıyorlardı. FETÖ kitaplarını okuduğumuz taktirde derslerimize çalışmazsak da olur deniliyordu. Akademisyenler bize tolerans tanıyorlardı. Dersleri geçmemizde yardımcı oluyorlardı." dedi.

 

"Beni ailemle tehdit ettiler"

 

Turgut, FETÖ'cülerin isteklerine daha fazla dayanamadığı için evlerinden ayrılmayı düşündüğünü, yurtlara başvurduğunu, ancak kontenjanlar dolu olduğu için bir süre çıkamadığını belirtti.

 

Bir akademisyene konuyu ilettiğinde kaldığı evde ablaların o akşam kendisiyle konuştuğunu dile getiren Turgut, "Beni odaya kapatıp etrafımı sarıp konuşmaya başladılar. Sonra telefonumu alıp 'Sen kötü şeyler yapıyorsun. Kötü yola düşersin. Buradan çıkmana hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz' dediler. Beni ailemle tehdit ettiler. Hatta hattımı kırdılar. Tahammül edilemeyecek bir durumdu. Çıkmam gerektiğine inanıyordum. Zaten o dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğrencilere o evlerden çıkın diye çağrı yapıyordu. Ben de o zaman tesadüfen Şanlıurfa Belediye Başkan adayıyla tanıştım. O da bana sağ olsun yardım etti. Ben devlet yurduna girdim." diye konuştu.
Evden ayrıldıktan sonra okuldaki FETÖ'cü akademisyenlerin kendisini sürekli odasına çağırıp "Evlerden neden çıktın? Çıkmaman gerekiyordu" gibi ifadeler kullandığını anlatan Turgut, "Bana 'Çalıştığın burada fayda etmeyecek, O evlerde kalsan zihnin açık olur. Artık hiçbir şekilde başarılı olamazsın. Belki kötü şeyler yaşarsın' gibi şeyler söylediler. Bunu söyleyen dekan yardımcısıydı. Beni odasına birçok kez çağırıp bunları söyledi. Ben de çok ciddiye almadım. Çalışırsam yaparım diye düşündük." dedi.
FETÖ'cülerin evlerinde kalanlara soruların verildiğini belirten Turgut, şunları kaydetti: "Soruların cemaat evinde kalan ablaların elinde olduğunu, hiç çalışmadığı halde 90 aldığını, benim ise hiçbir şekilde geçemediğimi görünce şikayet için akademisyenin yanına gittim. 'Sınav kağıdımı görmek istiyorum' dediğimde 'Göremezsin' dediler. Sonra bir hoca bana, 'Bu okuldan mezun olamayacaksın' gibi şeyler söyledi. Çalıştığım halde karşılığını alamayıp bütün derslerden kalınca daha fazla okula devam edemedim. Psikolojik olarak çöküntü içerisine girdim. Çalışıyordum ama sınavları geçemiyordum. Bir sürü alttan dersim birikmişti. Başarılıyken bir anda düşüş yaşadım. Sonunda okulu bırakmak zorunda kaldım. Şu anda okuyamıyorum. 1,5 yıldır evde oturuyorum."

 

"Artık ailem FETÖ'yü iblis olarak görüyor"
Turgut, 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ'cülerin gerçek yüzünü gördüklerini, ailesinin de buna ikna olduğunu belirterek, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ailesinin bunu daha da iyi anladığını ifade etti. Kendisinin ve ailesinin bu süreçte FETÖ'cülerin ne kadar tehlikeli olduğunu ve ileri gidebileceğini gördüklerini anlatan Turgut, "Biz 15 Temmuz darbe girişiminin akşamından itibaren hepimiz meydanda nöbet tuttuk. Bütün ailem FETÖ'yü iblis gibi görüyor. Onu bir hain olarak görüyoruz." dedi.


> FETÖ'cü akademisyenler ders geçmede yardımcı oluyorlarmış

2,5 yıl FETÖ'nün evlerinde kalan Adıyamanlı Derya Turgut, bu süreçte FETÖ'cü akademisyenlerin derslerini geçmede yardımcı olduğunu belirtti.

 

derya_turgutHarran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenim görürken 2,5 yıl Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) evlerinde kalan Adıyamanlı Derya Turgut, evde kalırken kendilerinden Zaman Gazetesi ve Sızıntı dergilerine abone yapılmasının istendiğini anlattı.
Ailelerin ve akrabaların da abone olması için dayatmalarda bulunulduğunu ifade eden Turgut, abone yapanların el üstünde tutulduğunu, onlara ödül olarak tabletler verildiğini kaydetti. Haftada bir gün bölge toplantıları yapıldığını belirten Turgut, şöyle konuştu: "Bölgenin başkan ablaları olurdu. O evlerde toplanılır, tüm öğrenciler gelirdi. Daha çok FETÖ kitapları okunurdu. Onun üzerinden mesajlar verilirdi. 'Güneşin doğup battığı her yere biz askerlerimizi yetiştireceğiz. Bütün dünyanın hakimi İslam'ı yayacağız. Tek doğru biziz. Diğer cemaat gruplarının hepsi yok olacak. Biz İslam'ın gerçek neferleriyiz. Dünyada en hakim biz olmak zorundayız' gibi konuşmalar oluyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o zamanlar Başbakandı. 'Recep Tayyip Erdoğan'ın bir güç zehirlenmesi yaşadığını, şu anda yaşadığı o gücün verdiği sarhoşlukla yanlış şeyler yaptığını, çok yakında zaten başına bir musibet geleceğini' söylüyorlardı."

 

 "Bakımlı kızları para toplamak için gönderiyorlardı"
Bayramlarda FETÖ'cü ablaların esnaftan para toplanması için kendisine zarflar dağıttıklarını anlatan Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ablalar, bakımlı ve dış görünüşü iyi olan kızları para toplamak için esnafa gönderiyorlardı. İlk başta tabi yapmak istemedik. Ama ablalar bana 'Sana iftira atarız. Dediğimizi yapmak zorundasınız. Okul hayatın biter. Ailen bize bir şekilde inanır. Bir şekilde aileni inandırırız. Dini bir yapılanmayız, dini bir cemaatiz. Yapmak zorundasın' gibi yaklaşımlarda bulundular. 17 Aralık sürecinde sosyal medya üzerinden özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında tweet atmamızı, dershanelerin kapatılmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kötü şekilde döneceğini, öğrencilerin mağdur olacağını söylüyorlardı. Adıma, istemediğim halde hesaplar açılıp, tweetler atılıyordu. Bu konu hakkında bana baskı yapıldı. O gün gizli bir toplantı yapıldı. Acele şekilde öğrenciler gece uykularından uyandırılıp zorla 'Tweet atacaksınız. Sosyal medyayı karıştıracaksınız' denildi."
Evlerde kalanların üniversitede de farklı muamelelere tabi tutulduğunu aktaran Turgut, "Okuldaki akademisyenler cemaat evinde kaldığım için olumlu bakıyorlardı. FETÖ kitaplarını okuduğumuz taktirde derslerimize çalışmazsak da olur deniliyordu. Akademisyenler bize tolerans tanıyorlardı. Dersleri geçmemizde yardımcı oluyorlardı." dedi.

 

"Beni ailemle tehdit ettiler"

 

Turgut, FETÖ'cülerin isteklerine daha fazla dayanamadığı için evlerinden ayrılmayı düşündüğünü, yurtlara başvurduğunu, ancak kontenjanlar dolu olduğu için bir süre çıkamadığını belirtti.

 

Bir akademisyene konuyu ilettiğinde kaldığı evde ablaların o akşam kendisiyle konuştuğunu dile getiren Turgut, "Beni odaya kapatıp etrafımı sarıp konuşmaya başladılar. Sonra telefonumu alıp 'Sen kötü şeyler yapıyorsun. Kötü yola düşersin. Buradan çıkmana hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz' dediler. Beni ailemle tehdit ettiler. Hatta hattımı kırdılar. Tahammül edilemeyecek bir durumdu. Çıkmam gerektiğine inanıyordum. Zaten o dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğrencilere o evlerden çıkın diye çağrı yapıyordu. Ben de o zaman tesadüfen Şanlıurfa Belediye Başkan adayıyla tanıştım. O da bana sağ olsun yardım etti. Ben devlet yurduna girdim." diye konuştu.
Evden ayrıldıktan sonra okuldaki FETÖ'cü akademisyenlerin kendisini sürekli odasına çağırıp "Evlerden neden çıktın? Çıkmaman gerekiyordu" gibi ifadeler kullandığını anlatan Turgut, "Bana 'Çalıştığın burada fayda etmeyecek, O evlerde kalsan zihnin açık olur. Artık hiçbir şekilde başarılı olamazsın. Belki kötü şeyler yaşarsın' gibi şeyler söylediler. Bunu söyleyen dekan yardımcısıydı. Beni odasına birçok kez çağırıp bunları söyledi. Ben de çok ciddiye almadım. Çalışırsam yaparım diye düşündük." dedi.
FETÖ'cülerin evlerinde kalanlara soruların verildiğini belirten Turgut, şunları kaydetti: "Soruların cemaat evinde kalan ablaların elinde olduğunu, hiç çalışmadığı halde 90 aldığını, benim ise hiçbir şekilde geçemediğimi görünce şikayet için akademisyenin yanına gittim. 'Sınav kağıdımı görmek istiyorum' dediğimde 'Göremezsin' dediler. Sonra bir hoca bana, 'Bu okuldan mezun olamayacaksın' gibi şeyler söyledi. Çalıştığım halde karşılığını alamayıp bütün derslerden kalınca daha fazla okula devam edemedim. Psikolojik olarak çöküntü içerisine girdim. Çalışıyordum ama sınavları geçemiyordum. Bir sürü alttan dersim birikmişti. Başarılıyken bir anda düşüş yaşadım. Sonunda okulu bırakmak zorunda kaldım. Şu anda okuyamıyorum. 1,5 yıldır evde oturuyorum."

 

"Artık ailem FETÖ'yü iblis olarak görüyor"
Turgut, 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ'cülerin gerçek yüzünü gördüklerini, ailesinin de buna ikna olduğunu belirterek, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ailesinin bunu daha da iyi anladığını ifade etti. Kendisinin ve ailesinin bu süreçte FETÖ'cülerin ne kadar tehlikeli olduğunu ve ileri gidebileceğini gördüklerini anlatan Turgut, "Biz 15 Temmuz darbe girişiminin akşamından itibaren hepimiz meydanda nöbet tuttuk. Bütün ailem FETÖ'yü iblis gibi görüyor. Onu bir hain olarak görüyoruz." dedi.


Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ağustos 2016 13:57

Gösterim: 1432

TEOG sınavına 1 milyon 168 bin 48 öğrencinin katıldığına dikkati çeken Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG sınavına giren öğrencilerin yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanların bugün açıklanacağını belirtti.

teog

> Bakan Yılmaz: TEOG bugün açıklanacak

TEOG sınavına 1 milyon 168 bin 48 öğrencinin katıldığına dikkati çeken Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG sınavına giren öğrencilerin yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanların bugün açıklanacağını belirtti.

teog

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ağustos 2016 15:19

Gösterim: 1601

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğünce, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunduğu gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 21 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

 

anadolu_uniHakkında soruşturma açılan personelden 21'i ile ilgili Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir olarak 3 ay görevden uzaklaştırma kararı verildiği belirtildi.
Açıklamada, 28 akademik personel hakkındaki soruşturma sürecinin tamamlandığı ifade edilerek, dosyanın karar verilmek üzere YÖK'e gönderildiği, ilgililer hakkındaki nihai kararı YÖK'ün vereceği bildirildi.
Açıklamada, haklarında soruşturma yürütülen 28 akademik personelden 21'inin görevden uzaklaştırılmasının, haklarında yürütülen ve henüz sonuçlanmamış bulunan disiplin soruşturması kapsamında Devlet Memurları Kanunu uyarınca olduğu, ülkenin içinde bulunduğu OHAL ilanına sebebiyet veren olaylarla ilgisinin bulunmadığı aktarıldı.
Açıklamada, ilgililerin bu idari işlem karşısında dava haklarını kullanmalarının önünde herhangi bir engel olmadığı vurgulandı.


> Bildiriyi imzalayan 21 akademisyen uzaklaştırıldı

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğünce, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunduğu gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 21 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

 

anadolu_uniHakkında soruşturma açılan personelden 21'i ile ilgili Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir olarak 3 ay görevden uzaklaştırma kararı verildiği belirtildi.
Açıklamada, 28 akademik personel hakkındaki soruşturma sürecinin tamamlandığı ifade edilerek, dosyanın karar verilmek üzere YÖK'e gönderildiği, ilgililer hakkındaki nihai kararı YÖK'ün vereceği bildirildi.
Açıklamada, haklarında soruşturma yürütülen 28 akademik personelden 21'inin görevden uzaklaştırılmasının, haklarında yürütülen ve henüz sonuçlanmamış bulunan disiplin soruşturması kapsamında Devlet Memurları Kanunu uyarınca olduğu, ülkenin içinde bulunduğu OHAL ilanına sebebiyet veren olaylarla ilgisinin bulunmadığı aktarıldı.
Açıklamada, ilgililerin bu idari işlem karşısında dava haklarını kullanmalarının önünde herhangi bir engel olmadığı vurgulandı.


Son Güncelleme: Çarşamba, 10 Ağustos 2016 15:52

Gösterim: 1078


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.