Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

TBMM Anayasa Yazım Komisyonu'da, "eğitim ve öğrenim hakkı hürriyeti" başlıklı maddede uzlaşma sağlanamadı.
anadil_tbmm_egitimKomisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya'nın başkanlığında toplandı. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İyimaya, başarılı bir müzakere gerçekleştirildiğini ancak başarılı bir formülasyon ortaya konulamadığını ifade etti.
Bütün partilerin anadilin öğrenilmesi hakkının mutlaklığı noktasında uyuşmazlık içinde olmadıklarını anlatan İyimaya, "Ayrıca eğitim Türkçe ile yapılmasının zorunluluğu noktasında da partiler mutabıklar. Anadilin kullanım hakkı noktasında da bir mutabakat var. Ancak anadille öğrenim ve öğretim noktasında bir mutabakat yok. AK Parti, Türkiye'nin yaşadığı fiili evrim ve yasama yoluyla dönüşüm prensibini gözeterek, sorunun bir anayasa sorunu değil yasa sorunu olduğu ekseninde görüş ortaya koydu" diye konuştu.
İyimaya, partisinin bu konudaki bakışının açık olduğunu vurgulayarak, anadilin öğrenilmesi noktasında dönüşüme imza attıklarını söyledi. İyimaya, ancak anadille öğrenim, öğretim ve ya da eğitim konusuna negatif baktığını kaydetti.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, toplantının istişare düzeyinde kaldığını, madde metinleri üzerinden müzakereye geçilemediğini söyledi. Kart, resmi dili ve anadilde eğitim bertaraf etmeyecek, zafiyete uğratmayacak ve alternatif yaratmayacak şekilde anadil öğretiminin mümkün olabileceğini dile getirdi. Kart, "(Anadili öğretimi) derken bunun içinde kişinin kültürel çoğulculuğu, kendi kültürünü, gramerini, tarihini öğrenmesini kastediyoruz. Bu konuda devlet üstüne düşen görevi yapmalıdır. Anadilini kullanma hakkı kavramı, kültürel kimlik kavramları birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu kavramların hepsi daha çok yasa yapma aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlar. Biz anayasada daha çok anadilde eğitim ile anadili öğretimini tartışıyoruz" dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, anadilde eğitim konusunda bütün partilerin bulundukları noktada olduğunu belirterek, "Bir taraf anadilde eğitimin olmasını istiyor. Diğer taraf bunun olamayacağını ortaya koyuyor. Çünkü bu talep devletin üniter yapısını da ortadan kaldırmaya yönelik. Bu ve bağlantılı taleplerle yeni bir milletin inşasına uğraşılıyor. Bizim açmızdan, karşımızdaki talepler uzlaşılabilecek talepler değil. Bu noktada uzlaşmamız mümkün değil" dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da BDP'nin önerdiği anadilde eğitimin milli devlet yapısını, millet bütünlüğünü bozabilecek türden olduğunu söyledi. BDP'nin iki ayrı milletten bahsettiğini anlatan Bal, "Bu çerçevede, bölgesel yönetimler adı altında federal bir devletin, federe yapısını ortaya koyan önerilerde bulunuyorlar. Bu durum anadil çerçevesinde değerlendirildiğinde, hakimiyetin paylaşılması demektir. Buna karşı olduğumuzu, eğitimin Türkçe yapılması gerektiğini çok geniş bir şekilde anlattık" diye konuştu.
BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, bir dilin devam edebilmesi için üretimde, eğitimde insanlara bir meslek kazandırması gerektiğini belirterek, "Sadece bir dilin öğretilmesi yetersiz. Zaten Kürtler ve diğer etnik gruplar evlerinde kendi dillerini öğreniyorlar. İnsanlar anadillerini, örneğin bir doktor, avukat olarak da hayatta kullanabilmeli. Bu nedenle anadil eğitiminin yaşama geçirilmesini savunduk" dedi.
Komisyon yarınki toplantısında "vatandaşlık ve dokunulmazlık" maddelerinin müzakere edecek.

> Anadilde eğitim Anayasada yer almayacak

TBMM Anayasa Yazım Komisyonu'da, "eğitim ve öğrenim hakkı hürriyeti" başlıklı maddede uzlaşma sağlanamadı.
anadil_tbmm_egitimKomisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya'nın başkanlığında toplandı. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İyimaya, başarılı bir müzakere gerçekleştirildiğini ancak başarılı bir formülasyon ortaya konulamadığını ifade etti.
Bütün partilerin anadilin öğrenilmesi hakkının mutlaklığı noktasında uyuşmazlık içinde olmadıklarını anlatan İyimaya, "Ayrıca eğitim Türkçe ile yapılmasının zorunluluğu noktasında da partiler mutabıklar. Anadilin kullanım hakkı noktasında da bir mutabakat var. Ancak anadille öğrenim ve öğretim noktasında bir mutabakat yok. AK Parti, Türkiye'nin yaşadığı fiili evrim ve yasama yoluyla dönüşüm prensibini gözeterek, sorunun bir anayasa sorunu değil yasa sorunu olduğu ekseninde görüş ortaya koydu" diye konuştu.
İyimaya, partisinin bu konudaki bakışının açık olduğunu vurgulayarak, anadilin öğrenilmesi noktasında dönüşüme imza attıklarını söyledi. İyimaya, ancak anadille öğrenim, öğretim ve ya da eğitim konusuna negatif baktığını kaydetti.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, toplantının istişare düzeyinde kaldığını, madde metinleri üzerinden müzakereye geçilemediğini söyledi. Kart, resmi dili ve anadilde eğitim bertaraf etmeyecek, zafiyete uğratmayacak ve alternatif yaratmayacak şekilde anadil öğretiminin mümkün olabileceğini dile getirdi. Kart, "(Anadili öğretimi) derken bunun içinde kişinin kültürel çoğulculuğu, kendi kültürünü, gramerini, tarihini öğrenmesini kastediyoruz. Bu konuda devlet üstüne düşen görevi yapmalıdır. Anadilini kullanma hakkı kavramı, kültürel kimlik kavramları birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu kavramların hepsi daha çok yasa yapma aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlar. Biz anayasada daha çok anadilde eğitim ile anadili öğretimini tartışıyoruz" dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, anadilde eğitim konusunda bütün partilerin bulundukları noktada olduğunu belirterek, "Bir taraf anadilde eğitimin olmasını istiyor. Diğer taraf bunun olamayacağını ortaya koyuyor. Çünkü bu talep devletin üniter yapısını da ortadan kaldırmaya yönelik. Bu ve bağlantılı taleplerle yeni bir milletin inşasına uğraşılıyor. Bizim açmızdan, karşımızdaki talepler uzlaşılabilecek talepler değil. Bu noktada uzlaşmamız mümkün değil" dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da BDP'nin önerdiği anadilde eğitimin milli devlet yapısını, millet bütünlüğünü bozabilecek türden olduğunu söyledi. BDP'nin iki ayrı milletten bahsettiğini anlatan Bal, "Bu çerçevede, bölgesel yönetimler adı altında federal bir devletin, federe yapısını ortaya koyan önerilerde bulunuyorlar. Bu durum anadil çerçevesinde değerlendirildiğinde, hakimiyetin paylaşılması demektir. Buna karşı olduğumuzu, eğitimin Türkçe yapılması gerektiğini çok geniş bir şekilde anlattık" diye konuştu.
BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, bir dilin devam edebilmesi için üretimde, eğitimde insanlara bir meslek kazandırması gerektiğini belirterek, "Sadece bir dilin öğretilmesi yetersiz. Zaten Kürtler ve diğer etnik gruplar evlerinde kendi dillerini öğreniyorlar. İnsanlar anadillerini, örneğin bir doktor, avukat olarak da hayatta kullanabilmeli. Bu nedenle anadil eğitiminin yaşama geçirilmesini savunduk" dedi.
Komisyon yarınki toplantısında "vatandaşlık ve dokunulmazlık" maddelerinin müzakere edecek.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ağustos 2013 10:48

Gösterim: 1503

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) işbirliğiyle üniversite öğrencilerinin barınma sorununun köklü çözümü amacıyla yurt projelerini uygulamaya koydu.
toki_yurtTOKİ'nin 40 ilde inşa edeceği 43 bin 848 yatak kapasiteli 64 yurt, beş yıldızlı otel konforunda, 1-3 kişilik odalarda tuvalet, banyo, çalışma masası ve soyunma dolabı olacak şekilde tasarlandı.
YURTKUR ile yaptığı protokol kapsamında, bu yıl 3 bin 312 öğrenci kapasiteli 7 yurt ihalesini tamamlayan TOKİ, bunlarla birlikte toplam 21 bin 998 öğrenci kapasiteli 30 yurdun inşaat çalışmalarını sürdürüyor.
İki yurdun ihale tarihini belirleyen İdare, 5 yurdun da projelerini tamamlayarak ihale aşamasına getirdi. 15 ilde inşa edilecek 22 yurdun proje çalışmaları devam ederken, 5 şehirde inşa edilecek 5 yurt da hazırlık aşamasında bulunuyor.
-Adıyaman ve Denizli'deki yurtlar ihaleye çıkıyor
TOKİ, Adıyaman'ın Besni ilçesine 300 öğrenci kapasiteli ve Denizli'de bin 80 öğrenci kapasiteli iki yurt inşa edecek. Besni'deki yurdun ihalesi 26 Eylül'de, Denizli'deki yurdun ihalesi de 30 Eylül'de yapılacak. İdare yurtlarla sosyal tesis, altyapı ve çevre düzenlemesini de gerçekleştirecek.
-5 yurdun proje çalışmaları tamamlandı
2 bin 700 öğrenci kapasiteli 5 yurt da ihale aşamasında. TOKİ, Adana Kozan'da 500, Adana Sarıçam'da bin, Bilecik'te 500, Denizli Çivril'de 400 ve Mersin Anamur'da 300 yatak kapasiteli yurtları ihale aşamasına getirdi.
-22 yurdun proje çalışmaları sürüyor
TOKİ, 15 ilde yapılacak toplam 15 bin 950 yatak kapasiteli 22 yurdun proje çalışmalarını sürdürüyor.
Proje aşamasındaki yurtlar ve yatak kapasiteleri şöyle:
"Ankara 3 bin 500, Balıkesir Burhaniye 300, Balıkesir Gönen 350, Bursa Karacabey 300, Giresun bin, Hatay Dörtyol 500, Hatay Kırıkhan 400, Hatay Reyhanlı 400, İzmir 4 bin, İzmir Bergama 500, Kayseri Bünyan 250, Kırıkkale 750, Kocaeli Gölcük 300, Mersin Erdemli 400, Ordu merkez 400, Osmaniye Kadirli 300, Rize Ardeşen 250, Sakarya Akyazı 400, Sakarya Karasu 300, Sakarya Pamukova 350, Sakarya Sapanca 500 ve Şırnak 500"
-5 yurt hazırlık aşamasında
Beş ilde inşa edilecek 5 yurt projesi de hazırlık aşamasında bulunuyor. Aydın Söke'de 500, Balıkesir Ayvalık'ta 300, Hakkari'de 500, Kocaeli Derbent'de 300 ve Şanlıurfa Birecik'te 300 öğrenci kapasiteli yurt projeleri hazırlık aşamasında bulunuyor.
TOKİ, uygulama, ihale, proje ve hazırlık aşamasındaki yurtları tamamladığında üniversite öğrencilerine toplam 40 ilde 43 bin 848 öğrenci kapasiteli 64 yurt kazandırmış olacak.

> 64 yeni öğrenci yurdu için düğmeye basıldı

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) işbirliğiyle üniversite öğrencilerinin barınma sorununun köklü çözümü amacıyla yurt projelerini uygulamaya koydu.
toki_yurtTOKİ'nin 40 ilde inşa edeceği 43 bin 848 yatak kapasiteli 64 yurt, beş yıldızlı otel konforunda, 1-3 kişilik odalarda tuvalet, banyo, çalışma masası ve soyunma dolabı olacak şekilde tasarlandı.
YURTKUR ile yaptığı protokol kapsamında, bu yıl 3 bin 312 öğrenci kapasiteli 7 yurt ihalesini tamamlayan TOKİ, bunlarla birlikte toplam 21 bin 998 öğrenci kapasiteli 30 yurdun inşaat çalışmalarını sürdürüyor.
İki yurdun ihale tarihini belirleyen İdare, 5 yurdun da projelerini tamamlayarak ihale aşamasına getirdi. 15 ilde inşa edilecek 22 yurdun proje çalışmaları devam ederken, 5 şehirde inşa edilecek 5 yurt da hazırlık aşamasında bulunuyor.
-Adıyaman ve Denizli'deki yurtlar ihaleye çıkıyor
TOKİ, Adıyaman'ın Besni ilçesine 300 öğrenci kapasiteli ve Denizli'de bin 80 öğrenci kapasiteli iki yurt inşa edecek. Besni'deki yurdun ihalesi 26 Eylül'de, Denizli'deki yurdun ihalesi de 30 Eylül'de yapılacak. İdare yurtlarla sosyal tesis, altyapı ve çevre düzenlemesini de gerçekleştirecek.
-5 yurdun proje çalışmaları tamamlandı
2 bin 700 öğrenci kapasiteli 5 yurt da ihale aşamasında. TOKİ, Adana Kozan'da 500, Adana Sarıçam'da bin, Bilecik'te 500, Denizli Çivril'de 400 ve Mersin Anamur'da 300 yatak kapasiteli yurtları ihale aşamasına getirdi.
-22 yurdun proje çalışmaları sürüyor
TOKİ, 15 ilde yapılacak toplam 15 bin 950 yatak kapasiteli 22 yurdun proje çalışmalarını sürdürüyor.
Proje aşamasındaki yurtlar ve yatak kapasiteleri şöyle:
"Ankara 3 bin 500, Balıkesir Burhaniye 300, Balıkesir Gönen 350, Bursa Karacabey 300, Giresun bin, Hatay Dörtyol 500, Hatay Kırıkhan 400, Hatay Reyhanlı 400, İzmir 4 bin, İzmir Bergama 500, Kayseri Bünyan 250, Kırıkkale 750, Kocaeli Gölcük 300, Mersin Erdemli 400, Ordu merkez 400, Osmaniye Kadirli 300, Rize Ardeşen 250, Sakarya Akyazı 400, Sakarya Karasu 300, Sakarya Pamukova 350, Sakarya Sapanca 500 ve Şırnak 500"
-5 yurt hazırlık aşamasında
Beş ilde inşa edilecek 5 yurt projesi de hazırlık aşamasında bulunuyor. Aydın Söke'de 500, Balıkesir Ayvalık'ta 300, Hakkari'de 500, Kocaeli Derbent'de 300 ve Şanlıurfa Birecik'te 300 öğrenci kapasiteli yurt projeleri hazırlık aşamasında bulunuyor.
TOKİ, uygulama, ihale, proje ve hazırlık aşamasındaki yurtları tamamladığında üniversite öğrencilerine toplam 40 ilde 43 bin 848 öğrenci kapasiteli 64 yurt kazandırmış olacak.

Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Ağustos 2013 18:27

Gösterim: 3178

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği, MEB’in yeni sınav sistemini açıklamasına az bir süre kala SBS Çalıştayı düzenliyor. İşte Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampüsünde düzenlenecek çalıştay ile ilgili TÖDER Başkanı Enver Yücel’in açıklaması ve Çalıştay programı:
sbsÜlkemizde eğitim alanında ciddi değişikliklerin yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. Özellikle liselerin yeniden yapılandırılması ve liseler giriş sistemi ile ilgili kamuoyunda ciddi tartışmalar sürmekte ve Milli Eğitim Bakanlığında çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalar elbette ki sonuçları açısından toplumun bütün kesimlerini yakından ilgilendirmektedir. Toplumun bütün kesimlerini yakından ilgilendiren liselere giriş ve ortaöğretimin yeniden yapılandırılması konusunda kuşkusuz en büyük görev eğitim bilimcilere ve eğitimcilere düşmekte diye düşünüyoruz.
Ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren bu konularda Milli Eğitim Bakanlığı’na yol göstermek ve ülkemizin daha bilimsel , kapsayıcı bir eğitim sistemine sahip olmasına yardımcı olmak amacıyla TÖDER olarak bir çalıştay yapmayı planladık. Bu çalıştayın akademisyenler, gazeteciler, uzmanlar, sahada görev yapan eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel ve devlet okullarının yöneticilerinin katılacağı bir çalıştay olmasını planlıyoruz.

Çalıştay Programı :
TARİH: 28 Ağustos 2013 - Çarşamba
YER: Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) – Beşiktaş,  İSTANBUL
SAAT: Başlangıç 10:00 - Kapanış 18.30
 
10.00 – 11.00: Kayıt- çay kahve ikramı
 
 
11.00- 12.00: 1. Oturum (Fazıl Say Salonu)
                        - Enver YÜCEL – TÖDER Genel Başkanı
- Robert BACK – İngiltere Eğitim Bakanlığı Eski müdürü
- Vanessa MİNER- İngiltere Eğitim Bakanlığı devlet okullarının akademik okullara
                                dönüşüm sorumlusu
- Annebal KEY- Okul Müdürü
 
 
12.00-13.30: Paralel Oturumlar (A-203, A-204, A-205)
 A-203                    
Konu: “ortaöğretime geçişte yaşanan güncel sorunlar ve çözüm önerileri”
A-204                   
Konu: “Açık uçlu sınav uygulamaları ve modelleme önerileri”
A-205                   
Konu: “SBS ve Ortaöğretime geçiş sisteminin yeniden düzenlenmesi”
 
 
13.30-14.30: Öğle yemeği (D Teras)
 
 
14.30-16.00: Paralel Oturumlar (A-203, A-204, A-205)
 
 
16.00-16.15: Ara (çay-kahve )
 
 
16.15-18.30: Değerlendirme ve sonuç raporunun oluşturulması (Fazıl Say Salonu)
 
 
18.30: Kapanış

> TÖDER’den SBS çalıştayı

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği, MEB’in yeni sınav sistemini açıklamasına az bir süre kala SBS Çalıştayı düzenliyor. İşte Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampüsünde düzenlenecek çalıştay ile ilgili TÖDER Başkanı Enver Yücel’in açıklaması ve Çalıştay programı:
sbsÜlkemizde eğitim alanında ciddi değişikliklerin yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. Özellikle liselerin yeniden yapılandırılması ve liseler giriş sistemi ile ilgili kamuoyunda ciddi tartışmalar sürmekte ve Milli Eğitim Bakanlığında çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalar elbette ki sonuçları açısından toplumun bütün kesimlerini yakından ilgilendirmektedir. Toplumun bütün kesimlerini yakından ilgilendiren liselere giriş ve ortaöğretimin yeniden yapılandırılması konusunda kuşkusuz en büyük görev eğitim bilimcilere ve eğitimcilere düşmekte diye düşünüyoruz.
Ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren bu konularda Milli Eğitim Bakanlığı’na yol göstermek ve ülkemizin daha bilimsel , kapsayıcı bir eğitim sistemine sahip olmasına yardımcı olmak amacıyla TÖDER olarak bir çalıştay yapmayı planladık. Bu çalıştayın akademisyenler, gazeteciler, uzmanlar, sahada görev yapan eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel ve devlet okullarının yöneticilerinin katılacağı bir çalıştay olmasını planlıyoruz.

Çalıştay Programı :
TARİH: 28 Ağustos 2013 - Çarşamba
YER: Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) – Beşiktaş,  İSTANBUL
SAAT: Başlangıç 10:00 - Kapanış 18.30
 
10.00 – 11.00: Kayıt- çay kahve ikramı
 
 
11.00- 12.00: 1. Oturum (Fazıl Say Salonu)
                        - Enver YÜCEL – TÖDER Genel Başkanı
- Robert BACK – İngiltere Eğitim Bakanlığı Eski müdürü
- Vanessa MİNER- İngiltere Eğitim Bakanlığı devlet okullarının akademik okullara
                                dönüşüm sorumlusu
- Annebal KEY- Okul Müdürü
 
 
12.00-13.30: Paralel Oturumlar (A-203, A-204, A-205)
 A-203                    
Konu: “ortaöğretime geçişte yaşanan güncel sorunlar ve çözüm önerileri”
A-204                   
Konu: “Açık uçlu sınav uygulamaları ve modelleme önerileri”
A-205                   
Konu: “SBS ve Ortaöğretime geçiş sisteminin yeniden düzenlenmesi”
 
 
13.30-14.30: Öğle yemeği (D Teras)
 
 
14.30-16.00: Paralel Oturumlar (A-203, A-204, A-205)
 
 
16.00-16.15: Ara (çay-kahve )
 
 
16.15-18.30: Değerlendirme ve sonuç raporunun oluşturulması (Fazıl Say Salonu)
 
 
18.30: Kapanış

Son Güncelleme: Salı, 27 Ağustos 2013 14:04

Gösterim: 2187

Tayvan'da okuyan Türk öğrenci Yağmur Kürşat Ersagün, hakim karşısına çıktı.
yagmur_ersagunNisan ayında reşit olmayan iki kızı taciz ettiği öne sürülen Ersagün’ün evinde 29 kadının seks kasedi bulunmuştu. Dünkü duruşmada Türk öğrenci suçsuz olduğunu iddia ederken kızlar tecavüze uğradıklarını söyledi.
Kaynak: Milliyet

> Eğitim için gitti, bakın ne ile yargılanıyor?

Tayvan'da okuyan Türk öğrenci Yağmur Kürşat Ersagün, hakim karşısına çıktı.
yagmur_ersagunNisan ayında reşit olmayan iki kızı taciz ettiği öne sürülen Ersagün’ün evinde 29 kadının seks kasedi bulunmuştu. Dünkü duruşmada Türk öğrenci suçsuz olduğunu iddia ederken kızlar tecavüze uğradıklarını söyledi.
Kaynak: Milliyet

Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Ağustos 2013 16:45

Gösterim: 1933

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, kentte 2013-2014 eğitim-öğretim yılına, 5 bin yeni derslik daha ekleyerek girildiğini belirterek, "Öğretmen, derslik sayısı ve okulların yaz döneminde yapılan bakım, onarım tamirat ve tadilatlarıyla sorunsuz bir şekilde eğitim-öğretime hazırız" dedi.
muammer_yildizMuamamer Yıldız, yeni eğitim ve öğretim yılına ilişkin 213 bin öğrencinin bu yıl ilk kez okulla tanışacağını, İstanbul'da 2 milyon 600 bin civarında öğrenci ve 115 bin öğretmenin 16 Eylül'de ders başı yapacağını bildirdi.
Yaz döneminde öğretmen açıklarının belirlendiğini ve yakında yapılacak ilk atamayla bu açıkların kapatılacağını ifade eden Yıldız, buna rağmen her yıl olduğu gibi, eğitim-öğretim yılı başladığı dönemde öğretmen açıklarının olacağını dile getirerek, "İstanbul'da 12 bin civarında ücretli öğretmen oluyor. 4 yıllık eğitim fakültesinden, fen-edebiyat veya öğretmen yetiştiren diğer fakültelerinden mezun olmuş, formasyonu olan, KPSS puanı yüksek olup, buna rağmen atanamayan öğretmenlerimiz oluyor. Biz, özellikle ücretli öğretmenlerimizi bunlardan seçiyoruz" diye konuştu.
Yıldız, 12 yılık zorunlu eğitimden sonra ilde çok sayıda derslik ihtiyacının olduğunu ve bu ihtiyaçların bakanlık yatırımları, il özel idaresinin yaptığı yatırımlar ve hayırseverlerin katkılarıyla giderildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
"Geçen yıl 4 bin 900 yeni derslik yaparak eğitim-öğretime başlamıştık ve çok sorunsuz bir başlangıç oldu. Öğrenci nüfusunun artmasından dolayı sınıflarımızın kalabalık olması değil, aksine yapılan dersliklerle ortalamaları düşürmüş olduk. 2013-2014 eğitim-öğretim yılına, 5 bin yeni derslik daha ekleyerek giriyoruz. Öğretmen, derslik sayısı ve okulların yaz döneminde tadilatlarıyla sorunsuz bir şekilde eğitim-öğretime hazırız. İstanbul'da şu anda ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde ortalama derslik başına düşen öğrenci sayımız 48'iken 46'ya düşüyor, sınıfların standardı yükseliyor.
Çocuklar hiç bir sıkıntı yaşanmadan okullara kaydediliyor. Geçen yıl, 60 aylık çocukların da okula alınmasıyla okullarda sıkıntı oluşuyordu. Yaptığımız planlama ile bunu da sorun olmaktan çıkardık. Şubeleri oluştururken bir okula yeni başlayacak çocuklarımızı yaş gruplarına göre sınıflandırdık ve şubeler oluşturduk. Örneğin, bir okulda 3 şube olacaksa, A şubesine 60-66 ay arasındaki çocuklar, B şubesine 66-72 ay arasındaki çocuklar, C şubesine 72 ay ve üzerindeki çocukları aldık. Dolayısıyla sınıflar, yaş grupları itibariyle birbirine yakın homojen gruplardan oluşuyordu. Bu yıl zaten o ihtimal yok, dolayısıyla bu anlamda okullarda hiçbir sorun yaşamayacağız."
"Çocuklarımız seçeneksiz değiller"
Muammer Yıldız, SBS'nin son kez yapıldığını ve genel liselerin kapatıldığını, ortaöğretimde anadolu, fen, sosyal bilimler, sağlık, anadolu öğretmen ve meslek liselerinin bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Anadolu, fen, sosyal bilimler liselerinde mevcut sayısı artırıldı. Böylece, genel liselere gidecek çocukların yüzde 50'ye yakını dönüştürülen ve kapasiteleri artırılan bu liselere kaydolabilecek. Geriye kalan çocuklar için sınavsız öğrenci alan meslek liseleri, imam hatip liseleri ve çok programlı liseler bulunuyor. Çocuklarımız seçeneksiz değiller, buralara kayıt yaptırabilirler.
Bazı veliler çocuklarını meslek liselerine göndermek istemeyebilir ancak bizim açımızdan çocukların mesleki eğitimine gitmeleri bir kazanımdır. Çocukların daha çok mesleki eğitime yönelmelerini ve meslek okullarında okumaları öneriyoruz ancak vatandaşımızı tercihsiz bırakmıyoruz. Öğrenciler, meslek veya imam hatip liselerini tercih etmeyi düşünmüyorsa, çok programlı liseleri tercih ederek, buralarda 'düz lise' programını alabiliyor. İstanbul genelinde 13 ilçemizde 19 çok programlı lisemiz vardı. Şimdi 'bütün ilçelerimizde, en az 1 tane çok programlı lise olacak' şekilde bir çalışma başlattık. Meslek lisesi bünyesinde çok programlı lise açılması teklifini bakanlığa sunduk. Veliler, 'Çocuğumun meslek lisesine gitmesini istemiyorum' dediği zaman, aynı meslek lisesinde, çocuğun çok programlı lise kaydını alıyoruz. Şu anda tercihleri alıyoruz, velilerin tercih ve taleplerine göre düzenlemeler yapacağız. Açılan okullar yeterli olmadığı taktirde daha sonra çok programlı lise sayısı artırılabilir."
Milli Eğitim Müdürü Yıldız, İstanbul'da nüfus dağılımlarının homejen olmadığını buna dayalı bazı ilçelerde öğrenci standartlarının çok yüksek, yeni oluşan ve göç alan ilçelerde nispeten yoğun, daha kalabalık olduğunu belirti. Buna göre, Şişli, Bakırköy, Beşiktaş gibi ilçelerde öğrenci yoğunluğu düşük olduğuna değinen Yıldız, Esenyurt, Esenler, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Sultanbeyli, Ümraniye, Bağcılar ve Küçükçekmece gibi öğrenci yoğunluğunun fazla görüldüğü ilçelerde fiziki altyapının, dersliklerin daha fazla planlandığını söyledi.

> İstanbul yeni eğitim-öğretim yılına hazır mı?

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, kentte 2013-2014 eğitim-öğretim yılına, 5 bin yeni derslik daha ekleyerek girildiğini belirterek, "Öğretmen, derslik sayısı ve okulların yaz döneminde yapılan bakım, onarım tamirat ve tadilatlarıyla sorunsuz bir şekilde eğitim-öğretime hazırız" dedi.
muammer_yildizMuamamer Yıldız, yeni eğitim ve öğretim yılına ilişkin 213 bin öğrencinin bu yıl ilk kez okulla tanışacağını, İstanbul'da 2 milyon 600 bin civarında öğrenci ve 115 bin öğretmenin 16 Eylül'de ders başı yapacağını bildirdi.
Yaz döneminde öğretmen açıklarının belirlendiğini ve yakında yapılacak ilk atamayla bu açıkların kapatılacağını ifade eden Yıldız, buna rağmen her yıl olduğu gibi, eğitim-öğretim yılı başladığı dönemde öğretmen açıklarının olacağını dile getirerek, "İstanbul'da 12 bin civarında ücretli öğretmen oluyor. 4 yıllık eğitim fakültesinden, fen-edebiyat veya öğretmen yetiştiren diğer fakültelerinden mezun olmuş, formasyonu olan, KPSS puanı yüksek olup, buna rağmen atanamayan öğretmenlerimiz oluyor. Biz, özellikle ücretli öğretmenlerimizi bunlardan seçiyoruz" diye konuştu.
Yıldız, 12 yılık zorunlu eğitimden sonra ilde çok sayıda derslik ihtiyacının olduğunu ve bu ihtiyaçların bakanlık yatırımları, il özel idaresinin yaptığı yatırımlar ve hayırseverlerin katkılarıyla giderildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
"Geçen yıl 4 bin 900 yeni derslik yaparak eğitim-öğretime başlamıştık ve çok sorunsuz bir başlangıç oldu. Öğrenci nüfusunun artmasından dolayı sınıflarımızın kalabalık olması değil, aksine yapılan dersliklerle ortalamaları düşürmüş olduk. 2013-2014 eğitim-öğretim yılına, 5 bin yeni derslik daha ekleyerek giriyoruz. Öğretmen, derslik sayısı ve okulların yaz döneminde tadilatlarıyla sorunsuz bir şekilde eğitim-öğretime hazırız. İstanbul'da şu anda ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde ortalama derslik başına düşen öğrenci sayımız 48'iken 46'ya düşüyor, sınıfların standardı yükseliyor.
Çocuklar hiç bir sıkıntı yaşanmadan okullara kaydediliyor. Geçen yıl, 60 aylık çocukların da okula alınmasıyla okullarda sıkıntı oluşuyordu. Yaptığımız planlama ile bunu da sorun olmaktan çıkardık. Şubeleri oluştururken bir okula yeni başlayacak çocuklarımızı yaş gruplarına göre sınıflandırdık ve şubeler oluşturduk. Örneğin, bir okulda 3 şube olacaksa, A şubesine 60-66 ay arasındaki çocuklar, B şubesine 66-72 ay arasındaki çocuklar, C şubesine 72 ay ve üzerindeki çocukları aldık. Dolayısıyla sınıflar, yaş grupları itibariyle birbirine yakın homojen gruplardan oluşuyordu. Bu yıl zaten o ihtimal yok, dolayısıyla bu anlamda okullarda hiçbir sorun yaşamayacağız."
"Çocuklarımız seçeneksiz değiller"
Muammer Yıldız, SBS'nin son kez yapıldığını ve genel liselerin kapatıldığını, ortaöğretimde anadolu, fen, sosyal bilimler, sağlık, anadolu öğretmen ve meslek liselerinin bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Anadolu, fen, sosyal bilimler liselerinde mevcut sayısı artırıldı. Böylece, genel liselere gidecek çocukların yüzde 50'ye yakını dönüştürülen ve kapasiteleri artırılan bu liselere kaydolabilecek. Geriye kalan çocuklar için sınavsız öğrenci alan meslek liseleri, imam hatip liseleri ve çok programlı liseler bulunuyor. Çocuklarımız seçeneksiz değiller, buralara kayıt yaptırabilirler.
Bazı veliler çocuklarını meslek liselerine göndermek istemeyebilir ancak bizim açımızdan çocukların mesleki eğitimine gitmeleri bir kazanımdır. Çocukların daha çok mesleki eğitime yönelmelerini ve meslek okullarında okumaları öneriyoruz ancak vatandaşımızı tercihsiz bırakmıyoruz. Öğrenciler, meslek veya imam hatip liselerini tercih etmeyi düşünmüyorsa, çok programlı liseleri tercih ederek, buralarda 'düz lise' programını alabiliyor. İstanbul genelinde 13 ilçemizde 19 çok programlı lisemiz vardı. Şimdi 'bütün ilçelerimizde, en az 1 tane çok programlı lise olacak' şekilde bir çalışma başlattık. Meslek lisesi bünyesinde çok programlı lise açılması teklifini bakanlığa sunduk. Veliler, 'Çocuğumun meslek lisesine gitmesini istemiyorum' dediği zaman, aynı meslek lisesinde, çocuğun çok programlı lise kaydını alıyoruz. Şu anda tercihleri alıyoruz, velilerin tercih ve taleplerine göre düzenlemeler yapacağız. Açılan okullar yeterli olmadığı taktirde daha sonra çok programlı lise sayısı artırılabilir."
Milli Eğitim Müdürü Yıldız, İstanbul'da nüfus dağılımlarının homejen olmadığını buna dayalı bazı ilçelerde öğrenci standartlarının çok yüksek, yeni oluşan ve göç alan ilçelerde nispeten yoğun, daha kalabalık olduğunu belirti. Buna göre, Şişli, Bakırköy, Beşiktaş gibi ilçelerde öğrenci yoğunluğu düşük olduğuna değinen Yıldız, Esenyurt, Esenler, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Sultanbeyli, Ümraniye, Bağcılar ve Küçükçekmece gibi öğrenci yoğunluğunun fazla görüldüğü ilçelerde fiziki altyapının, dersliklerin daha fazla planlandığını söyledi.

Son Güncelleme: Salı, 27 Ağustos 2013 11:27

Gösterim: 1332


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.