Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

İnternet düzenlemesinde TİB Başkanlığı'na yeni yetkiler verilmesini de içeren "Torba Kanun" teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun, internet alanında da yeni düzenlemeler içeriyor ve TİB Başkanı'na yeni yetkiler veriyor.

Buna göre, yeniden tanımlanan trafik bilgisi, taraflara ilişkin IP adresi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abonelik bilgilerini içerecek.

TİB tarafından yalnızca mahkemelerce talep edilen trafik bilgileri istenebilecek. Trafik bilgisi ancak bir suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında mahkemelerce talep edilmesi halinde TİB Başkanlığı tarafından içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı veya erişim sağlayıcıdan alınarak, verilecek.

TİB Başkanı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim, onayına sunulan konuyla ilgili 48 saat içinde karar verecek. Soruşturma aşamasında verilen hakim kararı, sulh ceza mahkemeleri tarafından verilecek. Bu karar, birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde, HSYK tarafından belirlenen mahkeme tarafından verilecek.

> İnternet düzenlemesi TBMM’de kabul edildi

İnternet düzenlemesinde TİB Başkanlığı'na yeni yetkiler verilmesini de içeren "Torba Kanun" teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun, internet alanında da yeni düzenlemeler içeriyor ve TİB Başkanı'na yeni yetkiler veriyor.

Buna göre, yeniden tanımlanan trafik bilgisi, taraflara ilişkin IP adresi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abonelik bilgilerini içerecek.

TİB tarafından yalnızca mahkemelerce talep edilen trafik bilgileri istenebilecek. Trafik bilgisi ancak bir suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında mahkemelerce talep edilmesi halinde TİB Başkanlığı tarafından içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı veya erişim sağlayıcıdan alınarak, verilecek.

TİB Başkanı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim, onayına sunulan konuyla ilgili 48 saat içinde karar verecek. Soruşturma aşamasında verilen hakim kararı, sulh ceza mahkemeleri tarafından verilecek. Bu karar, birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde, HSYK tarafından belirlenen mahkeme tarafından verilecek.

Son Güncelleme: Çarşamba, 26 Şubat 2014 10:21

Gösterim: 1467

İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekip, Türk insanının genetik şifresini çözdü.

Üniversiteden yapılan açıklamada, Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekibin, yaklaşık 3 yıl süren çalışma sonucunda Türk insanının genetik şifresini çözdüğü bildirildi. Araştırma sonuçlarının dünyanın saygın bilim dergilerinden PLOS ONE dergisinde yayınlandığı belirtilen açıklamada, makalenin, Türk popülasyonundan örnek bir kişinin tüm DNA dizisini gösterip detaylı analizini içerdiği aktarıldı.

İnsan genomunun 23 kromozom üzerinde bulunan 3.2 milyar nükleotidden oluşan DNA'nın bütününü temsil ettiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen çalışma, Türk insanındaki bu 3.2 milyar harfin diziliş sırasını ortaya koydu. Herhangi iki insanın DNA dizilimi yüzde 99'un üzerinde bir benzerlik göstermekte. Farklılıkları oluşturan yapısal değişkenlerin en önemlileri Single Nucleotid Polymorphism (SNP) denilen tek nükleotid farklılıkları ve DNA dizilerine eklenmiş ya da bu dizilerden silinmiş olan ve genellikle 50 nükleotidden kısa olan değişiklikler.

Çalışmada Türk insanına has bu tür yapısal değişiklikler bulundu ve bunların hastalıklarla olan ilişkileri ortaya çıkarıldı. Özellikle insan DNA'sının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturan gen bölgelerindeki yapısal farklılıklar, hücrenin işleyişi ve hastalıklarla olan ilişkisini belirlemede önemli bir etken. Gerçekleştirilen çalışma, Türk insan genomunda bulunan yapısal değişiklikleri gen bölgeleriyle ilişkilendirilip, kritik sonuçlara yol açanları tespit etti. Diğer popülasyonlarla karşılaştırıldığında, Türk insanında belirgin bir genom karakteristiği olduğu tespit edildi."

> Türklerin genetik şifresi çözüldü

İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekip, Türk insanının genetik şifresini çözdü.

Üniversiteden yapılan açıklamada, Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekibin, yaklaşık 3 yıl süren çalışma sonucunda Türk insanının genetik şifresini çözdüğü bildirildi. Araştırma sonuçlarının dünyanın saygın bilim dergilerinden PLOS ONE dergisinde yayınlandığı belirtilen açıklamada, makalenin, Türk popülasyonundan örnek bir kişinin tüm DNA dizisini gösterip detaylı analizini içerdiği aktarıldı.

İnsan genomunun 23 kromozom üzerinde bulunan 3.2 milyar nükleotidden oluşan DNA'nın bütününü temsil ettiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen çalışma, Türk insanındaki bu 3.2 milyar harfin diziliş sırasını ortaya koydu. Herhangi iki insanın DNA dizilimi yüzde 99'un üzerinde bir benzerlik göstermekte. Farklılıkları oluşturan yapısal değişkenlerin en önemlileri Single Nucleotid Polymorphism (SNP) denilen tek nükleotid farklılıkları ve DNA dizilerine eklenmiş ya da bu dizilerden silinmiş olan ve genellikle 50 nükleotidden kısa olan değişiklikler.

Çalışmada Türk insanına has bu tür yapısal değişiklikler bulundu ve bunların hastalıklarla olan ilişkileri ortaya çıkarıldı. Özellikle insan DNA'sının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturan gen bölgelerindeki yapısal farklılıklar, hücrenin işleyişi ve hastalıklarla olan ilişkisini belirlemede önemli bir etken. Gerçekleştirilen çalışma, Türk insan genomunda bulunan yapısal değişiklikleri gen bölgeleriyle ilişkilendirilip, kritik sonuçlara yol açanları tespit etti. Diğer popülasyonlarla karşılaştırıldığında, Türk insanında belirgin bir genom karakteristiği olduğu tespit edildi."

Son Güncelleme: Cuma, 21 Şubat 2014 15:09

Gösterim: 1200

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, okullara bir milyon bilgisayar dağıttıklarını, 85 bin etkileşimli tahta yerleştirdiklerini belirterek, "40 bin okulumuza daha etkileşimli tahta kazandıracağız. 18 ay içinde 350 bin etkileşimli tahta sınıflarımızda öğrencilerimizin hizmetinde olacak" dedi. 

Başbakan Erdoğan, Congresium'da düzenlenen Eğitimde Fatih Projesi Tablet Dağıtım Töreni'nde, iktidarları döneminde, 417 bin yeni öğretmeni göreve başlattıklarını belirtti.

Önceki hafta 10 bin öğretmenin atamasının daha yapıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bir yandan eğitimin altyapısını değiştirip sağlam bir zemine kavuştururken diğer yandan da ileri teknolojiyi okullara taşıdıklarını vurguladı.

Okullara bir milyon bilgisayar dağıttıklarını dile getiren Erdoğan, meslek liseleri hariç tüm liselerdeki sınıflara 85 bin etkileşimli tahta yerleştirildiğini söyledi. Meslek liseleri ve diğer okullar için sözleşmelerin imzalandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, "40 bin okulumuza daha etkileşimli tahta kazandıracağız. 18 ay içinde 350 bin etkileşimli tahta sınıflarımızda öğrencilerimizin hizmetinde olacak" diye konuştu.

Etkileşimli tahtalarda ve tablet bilgisayarlarda kullanılacak eğitim kaynaklarının hazırlanmaya devam ettiğini belirten Erdoğan, şu ana kadar 5 bin ders videosu ile 3 bin ses kaydının oluşturulduğunu söyledi. 54 bin ders malzemesinin hazırlandığını, 100 bin öğretmenin FATİH Projesi eğitimi aldığını bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Tablet bilgisayarda artık süreci hızlandırıyoruz. 10 milyon 600 bin tablet bilgisayarın ihale süreci belli bir aşamaya geldi, dünyanın en güçlü firmaları bu büyük proje için yarışıyorlar. Artık üretimi de ihaleden sonra ülkemizde yapmak kaydıyla, ortak üretim. Sevgili çocuklar, sevgili gençler her ne yapıyorsak bilin ki sizler için yapıyoruz. Bizim yaşadığımız zorlukları, yoksulluğu, yoksunluğu sizlerin de yaşamasını istemiyoruz. Sizlere daha bir farklı ülke, daha büyük bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye emanet etmek için doğumunuzdan başlayarak her aşamada sizlere en iyi imkanları sunmanın mücadelesini veriyoruz."

"Siz çocuklarımıza en iyi imkanları sunmanın çabası içindeyiz"

Okul öncesi eğitime farklı destek verdiklerini dile getiren Erdoğan, "İnşallah büyüdüğünüzde, iş hayatına atıldığınızda her biriniz iyi bir doktor, mühendis, bilim insanı, sanatçı, sporcu, işçi, yargıç, memur, esnaf, asker, polis ve en önemlisi belki de öğretmen olacaksınız. Bu şekilde en iyi eğitimle, en iyi donanımla hayata atıldığınızda Türkiye'ye çok önemli hizmetler kazandıracaksınız" dedi.

Çocuklardan, ülkenin dedelerden, ecdaddan, atalardan miras alındığını unutmamalarını isteyen  Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle de bu ülkeyi aziz şehitlerimizin bir emaneti olarak aldık. Şehitlerimiz canlarını vatanları için seve seve verirken bu ülkenin çocuklarının emniyet, huzur, en iyi imkanlar içinde yaşamalarını arzu ediyorlardı, Biz şehitlerimize bir borç olarak siz çocuklarımıza en iyi imkanları sunmanın çabası içindeyiz. Sizlerin de şehitlerimizin emaneti olan bu ülke için sadakatle çalışacağınıza, bu ülkeyi büyütmek ve yüceltmek için gece gündüz demeden koşturacağınıza yürekten inanıyorum."

"11 yılda 205 bin yeni derslik açtık"

"Türkiye'nin çocukları, her şeyin en iyisine layıktır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onun için biz, 'Türkiye'de bütçeden en fazla payı eğitime ayıracağız' dedik ve bugüne kadar da eğitime ayırdık. Bunu gerçekleştirdik. Her yıl bütçemizden en fazla kaynağı eğitime ayırıyoruz. Çocuklarımızın, gençlerimizin sizlerin en iyi eğitimi alabilmeleri için kadroda birinci sırada en fazla kadroyu eğitime tahsis ediyoruz. Derslik okul sayıları yetersiz kalıyordu. 79 senede Cumhuriyet tarihinde inşa edilen derslik sayısının yarıdan fazlasını biz şu 11 yıl içinde inşa ettik. Çünkü yeterli değildi. Az önce ifade ettiğim gibi 60 öğrenci, 70 öğrenci bunların ders yaptığı derslikler. Onun için 11 yılda 205 bin yeni derslik açtık ve sınıflardaki bu sayıyı azalttık. Hedef 30 öğrenci ve aşağısı. Buna yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Sonra başka bir şey daha yaptık. Ders kitaplarındaki karmaşayı ortadan kaldırdık. Şu anda siz okullar başladığında sınıflarınızda, sıralarınızın üzerinde birinci hamur kağıttan kitaplarınızı bulabiliyorsunuz. Türkiye'nin dört bir yanında artık bu var. Ücretsiz olarak bütün bunları yavrularımıza teslim ediyoruz. Bu bir lütuf değildir. Bu sadece devletin vatandaşına karşı, yavrularına karşı görevini yerine getirmesi olayıdır. Bu eskiden böyle değildi ve devlet öğrenciye kitap, defter böyle bir şey vermezdi. Öğrenci kendi sağlar, bulurdu. Günlerce kitap peşinden koşardı. Bu sorunu ortadan kaldırdık ve bundan sonraki süreçte de aynı şekilde devam eder. Şimdi bu yıldan itibaren özel okullarda artık ders kitaplarını biz vermeye başlıyoruz. Çünkü orada sıkıntı olsun istemedik."

> 18 ay içinde 350 bin etkileşimli tahta sınıflarda olacak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, okullara bir milyon bilgisayar dağıttıklarını, 85 bin etkileşimli tahta yerleştirdiklerini belirterek, "40 bin okulumuza daha etkileşimli tahta kazandıracağız. 18 ay içinde 350 bin etkileşimli tahta sınıflarımızda öğrencilerimizin hizmetinde olacak" dedi. 

Başbakan Erdoğan, Congresium'da düzenlenen Eğitimde Fatih Projesi Tablet Dağıtım Töreni'nde, iktidarları döneminde, 417 bin yeni öğretmeni göreve başlattıklarını belirtti.

Önceki hafta 10 bin öğretmenin atamasının daha yapıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bir yandan eğitimin altyapısını değiştirip sağlam bir zemine kavuştururken diğer yandan da ileri teknolojiyi okullara taşıdıklarını vurguladı.

Okullara bir milyon bilgisayar dağıttıklarını dile getiren Erdoğan, meslek liseleri hariç tüm liselerdeki sınıflara 85 bin etkileşimli tahta yerleştirildiğini söyledi. Meslek liseleri ve diğer okullar için sözleşmelerin imzalandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, "40 bin okulumuza daha etkileşimli tahta kazandıracağız. 18 ay içinde 350 bin etkileşimli tahta sınıflarımızda öğrencilerimizin hizmetinde olacak" diye konuştu.

Etkileşimli tahtalarda ve tablet bilgisayarlarda kullanılacak eğitim kaynaklarının hazırlanmaya devam ettiğini belirten Erdoğan, şu ana kadar 5 bin ders videosu ile 3 bin ses kaydının oluşturulduğunu söyledi. 54 bin ders malzemesinin hazırlandığını, 100 bin öğretmenin FATİH Projesi eğitimi aldığını bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Tablet bilgisayarda artık süreci hızlandırıyoruz. 10 milyon 600 bin tablet bilgisayarın ihale süreci belli bir aşamaya geldi, dünyanın en güçlü firmaları bu büyük proje için yarışıyorlar. Artık üretimi de ihaleden sonra ülkemizde yapmak kaydıyla, ortak üretim. Sevgili çocuklar, sevgili gençler her ne yapıyorsak bilin ki sizler için yapıyoruz. Bizim yaşadığımız zorlukları, yoksulluğu, yoksunluğu sizlerin de yaşamasını istemiyoruz. Sizlere daha bir farklı ülke, daha büyük bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye emanet etmek için doğumunuzdan başlayarak her aşamada sizlere en iyi imkanları sunmanın mücadelesini veriyoruz."

"Siz çocuklarımıza en iyi imkanları sunmanın çabası içindeyiz"

Okul öncesi eğitime farklı destek verdiklerini dile getiren Erdoğan, "İnşallah büyüdüğünüzde, iş hayatına atıldığınızda her biriniz iyi bir doktor, mühendis, bilim insanı, sanatçı, sporcu, işçi, yargıç, memur, esnaf, asker, polis ve en önemlisi belki de öğretmen olacaksınız. Bu şekilde en iyi eğitimle, en iyi donanımla hayata atıldığınızda Türkiye'ye çok önemli hizmetler kazandıracaksınız" dedi.

Çocuklardan, ülkenin dedelerden, ecdaddan, atalardan miras alındığını unutmamalarını isteyen  Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle de bu ülkeyi aziz şehitlerimizin bir emaneti olarak aldık. Şehitlerimiz canlarını vatanları için seve seve verirken bu ülkenin çocuklarının emniyet, huzur, en iyi imkanlar içinde yaşamalarını arzu ediyorlardı, Biz şehitlerimize bir borç olarak siz çocuklarımıza en iyi imkanları sunmanın çabası içindeyiz. Sizlerin de şehitlerimizin emaneti olan bu ülke için sadakatle çalışacağınıza, bu ülkeyi büyütmek ve yüceltmek için gece gündüz demeden koşturacağınıza yürekten inanıyorum."

"11 yılda 205 bin yeni derslik açtık"

"Türkiye'nin çocukları, her şeyin en iyisine layıktır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onun için biz, 'Türkiye'de bütçeden en fazla payı eğitime ayıracağız' dedik ve bugüne kadar da eğitime ayırdık. Bunu gerçekleştirdik. Her yıl bütçemizden en fazla kaynağı eğitime ayırıyoruz. Çocuklarımızın, gençlerimizin sizlerin en iyi eğitimi alabilmeleri için kadroda birinci sırada en fazla kadroyu eğitime tahsis ediyoruz. Derslik okul sayıları yetersiz kalıyordu. 79 senede Cumhuriyet tarihinde inşa edilen derslik sayısının yarıdan fazlasını biz şu 11 yıl içinde inşa ettik. Çünkü yeterli değildi. Az önce ifade ettiğim gibi 60 öğrenci, 70 öğrenci bunların ders yaptığı derslikler. Onun için 11 yılda 205 bin yeni derslik açtık ve sınıflardaki bu sayıyı azalttık. Hedef 30 öğrenci ve aşağısı. Buna yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Sonra başka bir şey daha yaptık. Ders kitaplarındaki karmaşayı ortadan kaldırdık. Şu anda siz okullar başladığında sınıflarınızda, sıralarınızın üzerinde birinci hamur kağıttan kitaplarınızı bulabiliyorsunuz. Türkiye'nin dört bir yanında artık bu var. Ücretsiz olarak bütün bunları yavrularımıza teslim ediyoruz. Bu bir lütuf değildir. Bu sadece devletin vatandaşına karşı, yavrularına karşı görevini yerine getirmesi olayıdır. Bu eskiden böyle değildi ve devlet öğrenciye kitap, defter böyle bir şey vermezdi. Öğrenci kendi sağlar, bulurdu. Günlerce kitap peşinden koşardı. Bu sorunu ortadan kaldırdık ve bundan sonraki süreçte de aynı şekilde devam eder. Şimdi bu yıldan itibaren özel okullarda artık ders kitaplarını biz vermeye başlıyoruz. Çünkü orada sıkıntı olsun istemedik."

Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Şubat 2014 16:17

Gösterim: 2225

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, tabletlerde ve etkileşimli tahtalarda FATİH Sınıf Yönetim Yazılımı'nın geliştirildiğini belirterek, bunun orta vadede sınavların kaldırılarak ders içi başarıları esas alan bir sistemin oturtulmasına yardımcı olacağını belirtti. 

Avcı, Congresium'da düzenlenen Eğitimde FATİH Projesi Tablet Dağıtım Töreni'ndeki konuşmasına, projeye katkı verenlere teşekkür ederek başladı. Projede görev alan isimsiz kahramanların bugüne kadar onbinlerce tablet bilgisayarı öğrencilerle buluşturduklarını anlatan Avcı, mart sonuna kadar bu sayının 675 bini bulacağını bildirdi.

Proje kapsamında sınıfların akıllı tahtalarla donatıldığını, binlerce kilometrelik ağ altyapısının kurulduğunu, ağ altyapısına ulaşılamayan kırsal bölgeler gözden çıkarılmadan 4 bin okula uydu bağlantısı yapıldığını dile getiren Avcı, ‘’Toplamda 500 bin dersliğimizin hepsinde etkileşimli tahta bulunacak ve 50 bin okulumuzun hepsi internet bağlantısına sahip olacak. Bütün okullarımızdaki öğretmenlerimize, ortaokul ve lisedeki öğrencilerimize toplam 10 milyondan fazla tablet bilgisayarı ve her okulumuza çok fonksiyonlu fotokopi makinelerini dağıtacağız'' dedi.

Bakan Avcı, FATİH Projesi’nde en çok bunların bilindiğini ancak projeyi çok önemli ve özel kılanın çocuklara, öğretmenlere ve okullara sağlanan araç gereç olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Projede görev alan arkadaşlarımız en başta eğitim içeriği olmak üzere projenin başarısı için gereken emek-yoğun bileşenler konusunda olağanüstü çaba harcadılar, harcıyorlar. Bu kapsamda Eğitim Bilişim Ağı EBA’yı kurup geliştirdiler. Şimdiye kadar EBA bünyesinde 5 binden fazla ders anlatım ve tanıtım videosu, kazanımlara yönelik 3 binden fazla sesli metin, 50 binden fazla görsel malzeme, binden fazla dergi, bin 500’e yakın kitap yayımlandı. Ayrıca 11 kamu portalı, öğretmen ve öğrenciler için 43 eğitim portalı ve özellikle öğretmenlerimize özgü 27 portal oluşturuldu.

Bunların yanı sıra 2 bin 222 haber de EBA üzerinden yayımlandı. Dünya çapında kullanılan eğitim kaynakları bulut teknolojisiyle EBA içeriği olarak öğretmen ve öğrencilerimizin kullanımına sunuldu."

FATİH Sınıf Yönetim Yazılımı

Bakan Avcı, teknolojinin beklenen neticeleri verebilmesi için eğitim ortamının da bütünüyle değişeceğini belirterek, anlayışların da bu değişime uyum sağlaması gerektiğinin bilincinde olduklarını kaydetti. 

Tabletlerde ve etkileşimli tahtalarda yer alan "FATİH Sınıf Yönetim Yazılımını" geliştirdiklerini bildiren Avcı, "Öğretmenlerimiz bu yazılım yardımıyla istedikleri derslerin istedikleri süreçlerini dijital ortama aktararak öğrencileriyle paylaşabilecek. Hazırladıkları soruları öğrencilerine gönderip küçük sınavlar yapabilecek, onlarla ihtiyaç duydukları süre boyunca temas içinde kalarak, gerekli gördükleri malzemeyi paylaşabilecekler. Bu da orta vadede sınavları kaldırarak, ders içi başarıları esas alan bir sistemi oturtmamız konusunda bize çok yardımcı olacak" dedi.

FATİH Projesi'nin en öncelikli hedefinin öğretmenlerin işlerini daha iyi yapabilmesi için imkan sağlamak olduğunun altını çizen Avcı, projenin öğretmenlere bugüne kadar hayal bile edemedileri fırsatlar ve imkanlar sağlayacağını söyledi.

Bakan Avcı, proje kapsamında, coğrafi karar destek sistemi, kimlik yönetim sistemi, veri merkezi, çağrı merkezrleri, lokal sunucular, MMS sistemi, karar destek sistemi, e-posta, sınıf yönetimi, EBA portal, EBA market, bulut  hesabı, ödev paylaşımı, bireysel üretim materyalleri, içerik geliştirme stüdyosu gibi sistemlerin de geliştirildiğini anlattı.

"Hepsini bizim uzmanlarımız, bizim öğretmenlerimiz yapıyor"

Yazılımların yurt dışından da edinilmesi imkanı olduğunu belirten Avcı, şöyle konuştu:

"Şunu da gururla ifade edeyim bunların hepsini bizim uzmanlarımız, bizim öğretmenlerimiz yapıyor. Bunların birçoğu için yurt dışından yazılım edinilmesi imkanı vardı. Ancak gençlerimiz kolaya kaçmadılar ve  zoru seçtiler. Projenin sadece bir başlangıç olduğunu, zamanla geliştirilmesi gerektiğini bildiklerinden süreç içinde ihtiyaç duyulabilecek bütün bilginin Türkiye’de birikmesi amacıyla her şeyi ülkemizin imkanlarıyla yapmaya özen gösterdiler. Günümüzde en önemli toplumsal kaynağın insan olduğu zaten biliniyor. 12 yıllık AK Parti icraatının temeli de insandır. Kendi insanımıza güvenerek ve o potansiyeli harekete geçirerek, kendi insanımaza hizmet etmek şiarıyla hareket ettik. Bugün burada 12 yılık icraat tacına belki de en değerli taşı ekliyoruz. Çocuklarımızı Hazreti Ali'nin buyurduğu gibi 'onların çağına hazırlamak için' hazırlanmış bir projeyi yaygınlaştırmaya başlıyoruz." 

Bugüne kadar gelişmiş ülkelerin insanlarının sahip olduğu imkanlara kavuşulması için çok şey yapıldığına dikkat çeken Avcı,  "Bugünse çocuklarımız gelişmiş ülkelerdeki akranlarının bile sahip olmadığı imkanlara kavuşuyorlar. Cumhuriyetimizi kuranların hayallerini gerçekleştiriyor, takip eden değil takip edilecek bir ülke olma konusunda çok önemli adımlar atıyoruz. Bu proje, bütün bir Cumhuriyet tarihinin birikiminin ve iddiasının eseridir" diye konuştu.

"Merhum Özal'ın hayali"

Projede emeği geçen eski milli eğitim bakanlarına da teşekkür eden Avcı, şunları kaydetti:

"Sayın Başbakanım size ayrıca ve özellikle teşekkür ediyorum. Bundan 25 yıl önce merhum Turgut Özal, 18 Temmuz 1988’de 12. Milli Eğitim Şurası'nın açılışında yaptığı konuşmada, 'bilgisayarın göze ve kulağa hitap eden modern eğitim araçları, okullarımızda kullanılır hale getirilecektir. Hükümet programımızda eğitim ve öğretimde 1 milyon bilgisayar kullanılması hedef alınmıştır' dediği zaman genç bir bakan müşaviri olarak çok heyecanlanmıştım. Aynı heyecanla dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel’in talimatıyla Avrupa Konseyi 16. Eğitim Bakanları Daimi Konferansı'na sunulmak üzere Enformasyon Toplumu ve Eğitim Sistemlerine Etkileri başlıklı Türkiye ulusal raporunu hazırlamıştım.

Ne yazık ki Sayın Özal’ın vefatı ve onu izleyen koalisyonlar döneminde bu hayati proje de kendisine sahip çıkacak güçlü bir siyasi iradeyi bekledi. Size bu yüzden ayrıca ve özellike teşekkür ediyorum. Sadece Milli Eğitim Bakanı olarak değil merhum Özal’ın eğitime bir milyon bilgisayar hayalini 10 misli katlayarak hayata geçirdiğiniz için eski bir Başbakan Müşaviri olarak da teşekkür ediyorum. Bugün Mili Eğitim Bakanı olarak FATİH Projesi'ni başlatan ve desteğini hiç esirgemeyen siyasi iradenin başı olan size, bütün çocuklarımız ve öğretmenlerimiz adına teşekkür ediyorum."

Törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski Milli Eğitim Bakanları Nimet Baş, Ömer Dinçer, Vehbi Dinçerler ve Hasan Celal Güzel, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Numan Kurtulmuş ve Salih Kapusuz ile milletvekilleri de katıldı.

> Öğretmenler için FATİH Sınıf Yönetim Yazılımı geliştirdik

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, tabletlerde ve etkileşimli tahtalarda FATİH Sınıf Yönetim Yazılımı'nın geliştirildiğini belirterek, bunun orta vadede sınavların kaldırılarak ders içi başarıları esas alan bir sistemin oturtulmasına yardımcı olacağını belirtti. 

Avcı, Congresium'da düzenlenen Eğitimde FATİH Projesi Tablet Dağıtım Töreni'ndeki konuşmasına, projeye katkı verenlere teşekkür ederek başladı. Projede görev alan isimsiz kahramanların bugüne kadar onbinlerce tablet bilgisayarı öğrencilerle buluşturduklarını anlatan Avcı, mart sonuna kadar bu sayının 675 bini bulacağını bildirdi.

Proje kapsamında sınıfların akıllı tahtalarla donatıldığını, binlerce kilometrelik ağ altyapısının kurulduğunu, ağ altyapısına ulaşılamayan kırsal bölgeler gözden çıkarılmadan 4 bin okula uydu bağlantısı yapıldığını dile getiren Avcı, ‘’Toplamda 500 bin dersliğimizin hepsinde etkileşimli tahta bulunacak ve 50 bin okulumuzun hepsi internet bağlantısına sahip olacak. Bütün okullarımızdaki öğretmenlerimize, ortaokul ve lisedeki öğrencilerimize toplam 10 milyondan fazla tablet bilgisayarı ve her okulumuza çok fonksiyonlu fotokopi makinelerini dağıtacağız'' dedi.

Bakan Avcı, FATİH Projesi’nde en çok bunların bilindiğini ancak projeyi çok önemli ve özel kılanın çocuklara, öğretmenlere ve okullara sağlanan araç gereç olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Projede görev alan arkadaşlarımız en başta eğitim içeriği olmak üzere projenin başarısı için gereken emek-yoğun bileşenler konusunda olağanüstü çaba harcadılar, harcıyorlar. Bu kapsamda Eğitim Bilişim Ağı EBA’yı kurup geliştirdiler. Şimdiye kadar EBA bünyesinde 5 binden fazla ders anlatım ve tanıtım videosu, kazanımlara yönelik 3 binden fazla sesli metin, 50 binden fazla görsel malzeme, binden fazla dergi, bin 500’e yakın kitap yayımlandı. Ayrıca 11 kamu portalı, öğretmen ve öğrenciler için 43 eğitim portalı ve özellikle öğretmenlerimize özgü 27 portal oluşturuldu.

Bunların yanı sıra 2 bin 222 haber de EBA üzerinden yayımlandı. Dünya çapında kullanılan eğitim kaynakları bulut teknolojisiyle EBA içeriği olarak öğretmen ve öğrencilerimizin kullanımına sunuldu."

FATİH Sınıf Yönetim Yazılımı

Bakan Avcı, teknolojinin beklenen neticeleri verebilmesi için eğitim ortamının da bütünüyle değişeceğini belirterek, anlayışların da bu değişime uyum sağlaması gerektiğinin bilincinde olduklarını kaydetti. 

Tabletlerde ve etkileşimli tahtalarda yer alan "FATİH Sınıf Yönetim Yazılımını" geliştirdiklerini bildiren Avcı, "Öğretmenlerimiz bu yazılım yardımıyla istedikleri derslerin istedikleri süreçlerini dijital ortama aktararak öğrencileriyle paylaşabilecek. Hazırladıkları soruları öğrencilerine gönderip küçük sınavlar yapabilecek, onlarla ihtiyaç duydukları süre boyunca temas içinde kalarak, gerekli gördükleri malzemeyi paylaşabilecekler. Bu da orta vadede sınavları kaldırarak, ders içi başarıları esas alan bir sistemi oturtmamız konusunda bize çok yardımcı olacak" dedi.

FATİH Projesi'nin en öncelikli hedefinin öğretmenlerin işlerini daha iyi yapabilmesi için imkan sağlamak olduğunun altını çizen Avcı, projenin öğretmenlere bugüne kadar hayal bile edemedileri fırsatlar ve imkanlar sağlayacağını söyledi.

Bakan Avcı, proje kapsamında, coğrafi karar destek sistemi, kimlik yönetim sistemi, veri merkezi, çağrı merkezrleri, lokal sunucular, MMS sistemi, karar destek sistemi, e-posta, sınıf yönetimi, EBA portal, EBA market, bulut  hesabı, ödev paylaşımı, bireysel üretim materyalleri, içerik geliştirme stüdyosu gibi sistemlerin de geliştirildiğini anlattı.

"Hepsini bizim uzmanlarımız, bizim öğretmenlerimiz yapıyor"

Yazılımların yurt dışından da edinilmesi imkanı olduğunu belirten Avcı, şöyle konuştu:

"Şunu da gururla ifade edeyim bunların hepsini bizim uzmanlarımız, bizim öğretmenlerimiz yapıyor. Bunların birçoğu için yurt dışından yazılım edinilmesi imkanı vardı. Ancak gençlerimiz kolaya kaçmadılar ve  zoru seçtiler. Projenin sadece bir başlangıç olduğunu, zamanla geliştirilmesi gerektiğini bildiklerinden süreç içinde ihtiyaç duyulabilecek bütün bilginin Türkiye’de birikmesi amacıyla her şeyi ülkemizin imkanlarıyla yapmaya özen gösterdiler. Günümüzde en önemli toplumsal kaynağın insan olduğu zaten biliniyor. 12 yıllık AK Parti icraatının temeli de insandır. Kendi insanımıza güvenerek ve o potansiyeli harekete geçirerek, kendi insanımaza hizmet etmek şiarıyla hareket ettik. Bugün burada 12 yılık icraat tacına belki de en değerli taşı ekliyoruz. Çocuklarımızı Hazreti Ali'nin buyurduğu gibi 'onların çağına hazırlamak için' hazırlanmış bir projeyi yaygınlaştırmaya başlıyoruz." 

Bugüne kadar gelişmiş ülkelerin insanlarının sahip olduğu imkanlara kavuşulması için çok şey yapıldığına dikkat çeken Avcı,  "Bugünse çocuklarımız gelişmiş ülkelerdeki akranlarının bile sahip olmadığı imkanlara kavuşuyorlar. Cumhuriyetimizi kuranların hayallerini gerçekleştiriyor, takip eden değil takip edilecek bir ülke olma konusunda çok önemli adımlar atıyoruz. Bu proje, bütün bir Cumhuriyet tarihinin birikiminin ve iddiasının eseridir" diye konuştu.

"Merhum Özal'ın hayali"

Projede emeği geçen eski milli eğitim bakanlarına da teşekkür eden Avcı, şunları kaydetti:

"Sayın Başbakanım size ayrıca ve özellikle teşekkür ediyorum. Bundan 25 yıl önce merhum Turgut Özal, 18 Temmuz 1988’de 12. Milli Eğitim Şurası'nın açılışında yaptığı konuşmada, 'bilgisayarın göze ve kulağa hitap eden modern eğitim araçları, okullarımızda kullanılır hale getirilecektir. Hükümet programımızda eğitim ve öğretimde 1 milyon bilgisayar kullanılması hedef alınmıştır' dediği zaman genç bir bakan müşaviri olarak çok heyecanlanmıştım. Aynı heyecanla dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel’in talimatıyla Avrupa Konseyi 16. Eğitim Bakanları Daimi Konferansı'na sunulmak üzere Enformasyon Toplumu ve Eğitim Sistemlerine Etkileri başlıklı Türkiye ulusal raporunu hazırlamıştım.

Ne yazık ki Sayın Özal’ın vefatı ve onu izleyen koalisyonlar döneminde bu hayati proje de kendisine sahip çıkacak güçlü bir siyasi iradeyi bekledi. Size bu yüzden ayrıca ve özellike teşekkür ediyorum. Sadece Milli Eğitim Bakanı olarak değil merhum Özal’ın eğitime bir milyon bilgisayar hayalini 10 misli katlayarak hayata geçirdiğiniz için eski bir Başbakan Müşaviri olarak da teşekkür ediyorum. Bugün Mili Eğitim Bakanı olarak FATİH Projesi'ni başlatan ve desteğini hiç esirgemeyen siyasi iradenin başı olan size, bütün çocuklarımız ve öğretmenlerimiz adına teşekkür ediyorum."

Törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski Milli Eğitim Bakanları Nimet Baş, Ömer Dinçer, Vehbi Dinçerler ve Hasan Celal Güzel, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Numan Kurtulmuş ve Salih Kapusuz ile milletvekilleri de katıldı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Şubat 2014 16:34

Gösterim: 2120

Türkiye, internete sansürü tartışırken, Google, sansür mekanizmasını ortadan kaldıracak devrim gibi bir buluşa imza attı: UProxy uygulaması

İnternet devi Google, New York’ta düzenlediği Google Ideas (Google Fikirleri) zirvesinde baskıcı hükümetlerin internet sansürü uyguladığı ülkelerdeki kullanıcıların istedikleri internet sitelerine ulaşmalarını sağlamak için “UProxy” adlı yeni bir uygulama yarattığını açıkladı.

Hürriyet.com.tr'nin haberine göre, Chrome ve Firefox ile birlikte çalışacak olan UProxy sayesinde tüm internet kullanıcıları ABD ya da İngiltere gibi daha özgür internet yasalarına sahip ülkelerdeki arkadaşlarının internet sunucularına bağlanıp interneti sanki bu ülkelerdeymiş gibi kullanabilecek.

Uygulama sayesinde sadece güvendikleri, arkadaş listelerinde olan bağlantılarının internetini kullanacak olan kişiler devletin gözetlemesinden de kurtulmuş olacak.

Henüz deneme aşamasında olan UProxy’nin yaratıcıları Washington Üniversitesi bilim insanları ve Brave New Software şirketi, uygulamanın beta versiyonunu denemekte olduklarını açıkladı.

Google bu uygulamayı genel kullanıma açtıklarında devletlerin sansür uygulamalarını aşmak için herhangi bir teknik bilgiye ihtiyaç olmayacağını, UProxy uygulamasının herkesin anlayabileceği, kullanıcı dostu bir şekilde tasarlandığını belirtti.

Google Ideas yöneticisi Jared Cojen UProxy ile ilgili Time dergisine verdiği röportajda “Dünyada milyarlarca insan kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmadıkları ortamlarda yaşıyor. Biz onlara bizim sahip olduğumuz internete ulaşma imkanını sunmak istiyoruz. Kullanıcılarımıza karşı sorumluluklarımız olduğundan bahsediyoruz. Kuzey Kore, İran, Suriye ve Küba gibi ülkelerdeki kullanıcılarımıza karşı da bir sorumluluğumuz var. Ve bu ülkelerde karşı karşıya olunan güçlükler çok daha büyük” dedi.

> Google, internette sansüre çözüm buldu

Türkiye, internete sansürü tartışırken, Google, sansür mekanizmasını ortadan kaldıracak devrim gibi bir buluşa imza attı: UProxy uygulaması

İnternet devi Google, New York’ta düzenlediği Google Ideas (Google Fikirleri) zirvesinde baskıcı hükümetlerin internet sansürü uyguladığı ülkelerdeki kullanıcıların istedikleri internet sitelerine ulaşmalarını sağlamak için “UProxy” adlı yeni bir uygulama yarattığını açıkladı.

Hürriyet.com.tr'nin haberine göre, Chrome ve Firefox ile birlikte çalışacak olan UProxy sayesinde tüm internet kullanıcıları ABD ya da İngiltere gibi daha özgür internet yasalarına sahip ülkelerdeki arkadaşlarının internet sunucularına bağlanıp interneti sanki bu ülkelerdeymiş gibi kullanabilecek.

Uygulama sayesinde sadece güvendikleri, arkadaş listelerinde olan bağlantılarının internetini kullanacak olan kişiler devletin gözetlemesinden de kurtulmuş olacak.

Henüz deneme aşamasında olan UProxy’nin yaratıcıları Washington Üniversitesi bilim insanları ve Brave New Software şirketi, uygulamanın beta versiyonunu denemekte olduklarını açıkladı.

Google bu uygulamayı genel kullanıma açtıklarında devletlerin sansür uygulamalarını aşmak için herhangi bir teknik bilgiye ihtiyaç olmayacağını, UProxy uygulamasının herkesin anlayabileceği, kullanıcı dostu bir şekilde tasarlandığını belirtti.

Google Ideas yöneticisi Jared Cojen UProxy ile ilgili Time dergisine verdiği röportajda “Dünyada milyarlarca insan kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmadıkları ortamlarda yaşıyor. Biz onlara bizim sahip olduğumuz internete ulaşma imkanını sunmak istiyoruz. Kullanıcılarımıza karşı sorumluluklarımız olduğundan bahsediyoruz. Kuzey Kore, İran, Suriye ve Küba gibi ülkelerdeki kullanıcılarımıza karşı da bir sorumluluğumuz var. Ve bu ülkelerde karşı karşıya olunan güçlükler çok daha büyük” dedi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 10 Şubat 2014 10:24

Gösterim: 2040


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.