Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Yarından itibaren Anayasa Mahkemesinin (AYM) 'okul dışı eğitim alma ihtiyacına' yaptığı vurguyu karşılayacak nitelikte 'Özel Öğretim Kursları' eğitim öğretim hayatımıza katılmış olacaklar. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

dershanelerAvcı, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sapardurdı Toylıyev ile görüşmesi öncesinde Çırağan Sarayı'nın bahçesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bakan Avcı, özel öğretim kurumlarının hangi programları uygulayacağının yönetmelikte açık bir şekilde vurgulandığını, matematik ve fen grubu gibi çeşitli bilim gruplarını oluşturduklarını belirterek, Talim Terbiye Kurulu tarafından bu bilim guruplarına ilişkin çerçeve kurs programının hazırlandığını söyledi.

Özel öğretim kursuna dönüşmek isteyen kurumların, Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylanmış kurs çerçeve yönetmeliğinde sınıflandırılmış bilim gruplarından istedikleri üçünden kurs açabileceklerini anlatan Avcı, "Bu kursların fiziki altyapısı, binası nasıl olacak, programları, haftada kaç saat, yılda kaç gün olacak, hangi özel şartlarda bu kurslar açılabilecek? bunların hepsi yönetmeliğimizde açık bir şekilde tanımlanmıştır. Dolayısıyla yarından itibaren Anayasa Mahkemesinin 'Okul dışı eğitim alma ihtiyacına' yaptığı vurguyu karşılayacak nitelikte özel öğretim kursları eğitim öğretim hayatımıza katılmış olacaklar. Hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Okullarda ücretsiz olarak takviye kursları verdiklerini, geçen yıl 2 milyon 600 binin üzerinde öğrencinin bu kurslara devam ettiğini anlatan Avcı, "Eğer bunu da yeterli bulmuyorlarsa, 'İlla serbest piyasadan biz kurs almak istiyoruz' diyorlarsa bu kursların verileceği yerler de özel öğretim kurslarıdır" dedi.

Bakan Avcı, sürecin yönetilmesinde AYM'nin gerekçeli kararından önce ve sonra sektör temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerde, bütün kurs ve düzenlemelerin hangi temel ilkeler çerçevesinde yürümesi gerektiği, sektörün bu konudaki hassasiyetlerinin neler olduğu konusunda sektör temsilci ve kuruluşlarının öneri ve değerlendirmelerini aldıklarını anlatarak, bundan sonra da Milli Eğitim Bakanlığının sektörle iş birliği içinde okul dışı takviye almak isteyen öğrenci ve velilerin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri daha da iyileştirerek sürdüreceğini belirtti.

Her kursun kaç ders vereceği yönündeki bir soru üzerine Avcı, Talim Terbiye Kurulunun bu kurslarda müfredata dayalı olarak verilecek olan eğitimlerin hangi alanlarda olacağını çerçeve programla belirlediğini ifade etti.

Bakan Avcı, "Bunlar gruplandırıldı. Matematik, fizik ve sosyal bilgiler gibi gruplandırıldı" dedi.

Sınıflar 16 kişilik olacak

Özel öğretim kursu açan aynı kurumun, aynı binada üç bilim grubunda kurs açabileceğini ifade eden Avcı, sınıflarda öğrenci kontenjanının en fazla 16 olacağını kaydetti.

Avcı, "Madem çok özel bir eğitim, özel bir takviye kursu talep ediliyor, sektörün bu talebi karşılayabileceği optimum şeyi de 16 olarak belirledik. Dolayısıyla özel öğretim kurslarında hiçbir sınıf 16'nın üzerinde olamayacak. 16'nın altında olabilir ama azami sayı 16" dedi.

Temel liselerde hafta içerisinde kendi öğrencilerine, hafta sonlarında ise mezunlara özel öğretim kursu açma hakkını verdiklerini, yönetmelikte bunun da olduğunu belirten Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz daha önce defalarca duyurduk. Okullarımızda açtığımız ücretsiz kurslarda kayıtlı öğrencilerimize takviye kursu veriyoruz. 'Mezunlar ne olacak' diye soruluyor. Geçen yıl bunun cevabını fiilen verdik aslında. Onlara da mezunlara da halk eğitim merkezlerinde bu kursları veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Deniyor ki; 'halk eğitim merkezlerinin altyapısı buna müsait mi?' Evet müsait. Çünkü halk eğitim merkezleri diğer kurs türlerinde olduğu gibi bu tür takviye kurslarında da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bütün okulların dersliklerini belli bir planlama dahilinde kullanabiliyorlar. Dolayısıyla o konuda altyapı sorunumuz da öğretmen sorunumuz da yok. Demek ki bu son düzenlemeyle birlikte temel liselerde alınan eğitimin ve hafta sonlarında verilen eğitimin dışında, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün okullarda verdiğimiz ücretsiz takviye kursları var. Bütün derslerden var. Kendi öğretmenlerimiz tarafından veriliyor. Mezunlar için de halk eğitim merkezlerinde verilen yine ücretsiz takviye kursları var. Bununla da yetinmeyenler için şimdi yeni bir seçenek daha oluşturmuş oluyoruz. Bu da özel öğretim kursları. Ayrıca nasıl biz devlet okullarında takviye kursları açıyorsak, özel okullarımız da kendi okullarında, kendi öğrencilerine hafta sonlarında takviye kursları açabiliyorlar."

Pazar günleri kurs olmayacak

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AYM'nin gerekçeli kararında belirtilmiş olan "Okul dışı eğitim alma seçeneklerinin çoğaltılması talebi"nin de böylece en geniş anlamda karşılanmış olduğunu söyledi.

"Kurslar hem hafta içi hem de hafta sonu mu olacak?" sorusu üzerine Bakan Avcı, "Evet hafta içi ve hafta sonu. Ama hafta sonunda sadece bir gün. Çocuklarımıza mutlaka bir gün dinlenme payı bırakmak istedik. O nedenle cumartesi günleri olacak, pazar günleri olmayacak. Okullarda kayıtlı olan ve öğrenim çağındaki öğrencilerimiz için hafta sonlarında cumartesi günleri. Çocuklarımızın pazarlarına müdahale ettirmiyoruz."

Bir gazetecinin, "Dershane ismi olmayacak artık, özel eğitim kursu olarak değişecek. Yeniden bir yapılandırma mı olacak, yoksa oldukları şekilde devam edebilecekler mi?" sorusunu Avcı, şöyle yanıtladı:

"Yönetmelikte, 'özel öğretim kursu nedir, nasıl açılır, hangi altyapıyla açılır, hangi müfredat uygular, hangi eğitim öğretimi uygular, bütün bunlar tanımlanmıştır. Dolayısıyla şu ana kadar dönüşüm için müracaat eden ve etmeyen kurumlar da bu yönetmelik hükümlerine göre dönüşerek, faaliyetlerini sürdürecekler" şeklinde yanıtladı.

Öğrenciler kendi yaş grubundaki kurslara gidecek

Belli bir yaş grubundaki öğrencilerle mezunların, aynı kurumlarda, aynı mekanlarda, aynı kurslarda eğitim görmelerini istemediklerini anlatan Avcı, yönetmelikte yaptıkları düzenlemeyle onun tedbirini aldıklarını anlattı.

Bakan Avcı, öğrencilerin kendi yaş ve sınıf grubunda kurslara devam edebileceklerini ifade ederek, "Yani siz lise 1 öğrencisiyseniz, lise 2, lise 3 kurslarına gitmeyeceksiniz veya mezunlarla birlikte gitmeyeceksiniz" dedi.

İlk ve ortaokula gidecek öğrencilerin de özel etüt merkezlerinde bu kurslardan yararlanacağını belirten Avcı, "Özel eğitim merkezinden verilen takviye kursta derslerine yardımcı olacak, eğitimlerden özel etüt merkezinde yararlanmaya devam edecekler. Bu arada bir 12 yaş sınırı koymuştuk. Onu AYM iptal etti. Biz de yönetmelikte, ilkokul ve ortaokul öğrencileri diye AYM'nin işareti doğrultusunda düzenlemiş olduk" diye konuştu.

Dershane adı altında bir kurum yok

Düzenlemeleri, konunun uzmanları ve hukukçulardan görüş alarak gerçekleştirdiklerinin altını  dile getiren Avcı, şu anda yürürlükte olan yasal düzenlemelerde "dershane" adı altında bir kurumun tanımlanmadığını kaydetti.

Avcı, şöyle devam etti:

"Yok böyle bir kurum. Şu olabilir;  meclis açılır, bu iptal davasını açan milletvekili veya isteyen başka milletvekilleri, mecliste, 'biz bu düzenlemeleri beğenmiyoruz, eskisi gibi kontrolsüz, denetimsiz, müfredatı belli olmayan ve her isteyenin istediği yerde, istediği koşullarda açabileceği, istediği eğitimi verebileceği bir dershane' diye bir kurum tanımlarlar. Onu yasaya koyarlar. O zaman da Milli Eğitim Bakanlığı yasa gereğince ona izin verir. Ama şu anda öyle bir kurum yok" dedi.

Bu bir geçiş dönemidir

Öğrencilerin okullarda haftada 35 saat ders gördüğünü belirten Avcı, "Üniversitede göreceği eğitime ilişkin takviye kursu almak isteyen öğrenciler hangi üniversiteyi tercih ederse, hangi üçlü grubu seçmesi gerekir, bunları hesapladık. Tıp fakültesine gidecek bir öğrencinin seçebileceği üçlü grup belli. Yani 'ben öyle bir kursa gideyim ki hem tıp, hem edebiyat, hem mühendislik fakültesine gidecek bütün donanımlara sahip olayım'. Böyle süper bir kurs. Bunu biz okulda yapıyoruz, eğitimi okullarımızda veriyoruz" şeklinde konuştu.

Müfredatlarda yaptıkları değişikliklerde, öğrencilerin herhangi bir ilave test eğitimine ihtiyaç duymadan üniversiteye devam edebilecekleri veya ortaokuldan liseye geçiş düzenlemelerini yaptıklarını ifade eden Avcı, "Buna rağmen bu bir geçiş dönemidir. Hala bu tür kurumlara ihtiyaç duyan en azından psikolojik olarak böyle bir desteğe ihtiyaç duyan velilerimiz olduğunu biliyoruz. Onların ihtiyaçlarını da bu düzenlemeyle fazlasıyla karşıladığımızı umuyoruz" diye konuştu.

> Özel Öğretim Kursları nasıl faaliyet gösterecek?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Yarından itibaren Anayasa Mahkemesinin (AYM) 'okul dışı eğitim alma ihtiyacına' yaptığı vurguyu karşılayacak nitelikte 'Özel Öğretim Kursları' eğitim öğretim hayatımıza katılmış olacaklar. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

dershanelerAvcı, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sapardurdı Toylıyev ile görüşmesi öncesinde Çırağan Sarayı'nın bahçesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bakan Avcı, özel öğretim kurumlarının hangi programları uygulayacağının yönetmelikte açık bir şekilde vurgulandığını, matematik ve fen grubu gibi çeşitli bilim gruplarını oluşturduklarını belirterek, Talim Terbiye Kurulu tarafından bu bilim guruplarına ilişkin çerçeve kurs programının hazırlandığını söyledi.

Özel öğretim kursuna dönüşmek isteyen kurumların, Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylanmış kurs çerçeve yönetmeliğinde sınıflandırılmış bilim gruplarından istedikleri üçünden kurs açabileceklerini anlatan Avcı, "Bu kursların fiziki altyapısı, binası nasıl olacak, programları, haftada kaç saat, yılda kaç gün olacak, hangi özel şartlarda bu kurslar açılabilecek? bunların hepsi yönetmeliğimizde açık bir şekilde tanımlanmıştır. Dolayısıyla yarından itibaren Anayasa Mahkemesinin 'Okul dışı eğitim alma ihtiyacına' yaptığı vurguyu karşılayacak nitelikte özel öğretim kursları eğitim öğretim hayatımıza katılmış olacaklar. Hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Okullarda ücretsiz olarak takviye kursları verdiklerini, geçen yıl 2 milyon 600 binin üzerinde öğrencinin bu kurslara devam ettiğini anlatan Avcı, "Eğer bunu da yeterli bulmuyorlarsa, 'İlla serbest piyasadan biz kurs almak istiyoruz' diyorlarsa bu kursların verileceği yerler de özel öğretim kurslarıdır" dedi.

Bakan Avcı, sürecin yönetilmesinde AYM'nin gerekçeli kararından önce ve sonra sektör temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerde, bütün kurs ve düzenlemelerin hangi temel ilkeler çerçevesinde yürümesi gerektiği, sektörün bu konudaki hassasiyetlerinin neler olduğu konusunda sektör temsilci ve kuruluşlarının öneri ve değerlendirmelerini aldıklarını anlatarak, bundan sonra da Milli Eğitim Bakanlığının sektörle iş birliği içinde okul dışı takviye almak isteyen öğrenci ve velilerin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri daha da iyileştirerek sürdüreceğini belirtti.

Her kursun kaç ders vereceği yönündeki bir soru üzerine Avcı, Talim Terbiye Kurulunun bu kurslarda müfredata dayalı olarak verilecek olan eğitimlerin hangi alanlarda olacağını çerçeve programla belirlediğini ifade etti.

Bakan Avcı, "Bunlar gruplandırıldı. Matematik, fizik ve sosyal bilgiler gibi gruplandırıldı" dedi.

Sınıflar 16 kişilik olacak

Özel öğretim kursu açan aynı kurumun, aynı binada üç bilim grubunda kurs açabileceğini ifade eden Avcı, sınıflarda öğrenci kontenjanının en fazla 16 olacağını kaydetti.

Avcı, "Madem çok özel bir eğitim, özel bir takviye kursu talep ediliyor, sektörün bu talebi karşılayabileceği optimum şeyi de 16 olarak belirledik. Dolayısıyla özel öğretim kurslarında hiçbir sınıf 16'nın üzerinde olamayacak. 16'nın altında olabilir ama azami sayı 16" dedi.

Temel liselerde hafta içerisinde kendi öğrencilerine, hafta sonlarında ise mezunlara özel öğretim kursu açma hakkını verdiklerini, yönetmelikte bunun da olduğunu belirten Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz daha önce defalarca duyurduk. Okullarımızda açtığımız ücretsiz kurslarda kayıtlı öğrencilerimize takviye kursu veriyoruz. 'Mezunlar ne olacak' diye soruluyor. Geçen yıl bunun cevabını fiilen verdik aslında. Onlara da mezunlara da halk eğitim merkezlerinde bu kursları veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Deniyor ki; 'halk eğitim merkezlerinin altyapısı buna müsait mi?' Evet müsait. Çünkü halk eğitim merkezleri diğer kurs türlerinde olduğu gibi bu tür takviye kurslarında da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bütün okulların dersliklerini belli bir planlama dahilinde kullanabiliyorlar. Dolayısıyla o konuda altyapı sorunumuz da öğretmen sorunumuz da yok. Demek ki bu son düzenlemeyle birlikte temel liselerde alınan eğitimin ve hafta sonlarında verilen eğitimin dışında, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün okullarda verdiğimiz ücretsiz takviye kursları var. Bütün derslerden var. Kendi öğretmenlerimiz tarafından veriliyor. Mezunlar için de halk eğitim merkezlerinde verilen yine ücretsiz takviye kursları var. Bununla da yetinmeyenler için şimdi yeni bir seçenek daha oluşturmuş oluyoruz. Bu da özel öğretim kursları. Ayrıca nasıl biz devlet okullarında takviye kursları açıyorsak, özel okullarımız da kendi okullarında, kendi öğrencilerine hafta sonlarında takviye kursları açabiliyorlar."

Pazar günleri kurs olmayacak

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AYM'nin gerekçeli kararında belirtilmiş olan "Okul dışı eğitim alma seçeneklerinin çoğaltılması talebi"nin de böylece en geniş anlamda karşılanmış olduğunu söyledi.

"Kurslar hem hafta içi hem de hafta sonu mu olacak?" sorusu üzerine Bakan Avcı, "Evet hafta içi ve hafta sonu. Ama hafta sonunda sadece bir gün. Çocuklarımıza mutlaka bir gün dinlenme payı bırakmak istedik. O nedenle cumartesi günleri olacak, pazar günleri olmayacak. Okullarda kayıtlı olan ve öğrenim çağındaki öğrencilerimiz için hafta sonlarında cumartesi günleri. Çocuklarımızın pazarlarına müdahale ettirmiyoruz."

Bir gazetecinin, "Dershane ismi olmayacak artık, özel eğitim kursu olarak değişecek. Yeniden bir yapılandırma mı olacak, yoksa oldukları şekilde devam edebilecekler mi?" sorusunu Avcı, şöyle yanıtladı:

"Yönetmelikte, 'özel öğretim kursu nedir, nasıl açılır, hangi altyapıyla açılır, hangi müfredat uygular, hangi eğitim öğretimi uygular, bütün bunlar tanımlanmıştır. Dolayısıyla şu ana kadar dönüşüm için müracaat eden ve etmeyen kurumlar da bu yönetmelik hükümlerine göre dönüşerek, faaliyetlerini sürdürecekler" şeklinde yanıtladı.

Öğrenciler kendi yaş grubundaki kurslara gidecek

Belli bir yaş grubundaki öğrencilerle mezunların, aynı kurumlarda, aynı mekanlarda, aynı kurslarda eğitim görmelerini istemediklerini anlatan Avcı, yönetmelikte yaptıkları düzenlemeyle onun tedbirini aldıklarını anlattı.

Bakan Avcı, öğrencilerin kendi yaş ve sınıf grubunda kurslara devam edebileceklerini ifade ederek, "Yani siz lise 1 öğrencisiyseniz, lise 2, lise 3 kurslarına gitmeyeceksiniz veya mezunlarla birlikte gitmeyeceksiniz" dedi.

İlk ve ortaokula gidecek öğrencilerin de özel etüt merkezlerinde bu kurslardan yararlanacağını belirten Avcı, "Özel eğitim merkezinden verilen takviye kursta derslerine yardımcı olacak, eğitimlerden özel etüt merkezinde yararlanmaya devam edecekler. Bu arada bir 12 yaş sınırı koymuştuk. Onu AYM iptal etti. Biz de yönetmelikte, ilkokul ve ortaokul öğrencileri diye AYM'nin işareti doğrultusunda düzenlemiş olduk" diye konuştu.

Dershane adı altında bir kurum yok

Düzenlemeleri, konunun uzmanları ve hukukçulardan görüş alarak gerçekleştirdiklerinin altını  dile getiren Avcı, şu anda yürürlükte olan yasal düzenlemelerde "dershane" adı altında bir kurumun tanımlanmadığını kaydetti.

Avcı, şöyle devam etti:

"Yok böyle bir kurum. Şu olabilir;  meclis açılır, bu iptal davasını açan milletvekili veya isteyen başka milletvekilleri, mecliste, 'biz bu düzenlemeleri beğenmiyoruz, eskisi gibi kontrolsüz, denetimsiz, müfredatı belli olmayan ve her isteyenin istediği yerde, istediği koşullarda açabileceği, istediği eğitimi verebileceği bir dershane' diye bir kurum tanımlarlar. Onu yasaya koyarlar. O zaman da Milli Eğitim Bakanlığı yasa gereğince ona izin verir. Ama şu anda öyle bir kurum yok" dedi.

Bu bir geçiş dönemidir

Öğrencilerin okullarda haftada 35 saat ders gördüğünü belirten Avcı, "Üniversitede göreceği eğitime ilişkin takviye kursu almak isteyen öğrenciler hangi üniversiteyi tercih ederse, hangi üçlü grubu seçmesi gerekir, bunları hesapladık. Tıp fakültesine gidecek bir öğrencinin seçebileceği üçlü grup belli. Yani 'ben öyle bir kursa gideyim ki hem tıp, hem edebiyat, hem mühendislik fakültesine gidecek bütün donanımlara sahip olayım'. Böyle süper bir kurs. Bunu biz okulda yapıyoruz, eğitimi okullarımızda veriyoruz" şeklinde konuştu.

Müfredatlarda yaptıkları değişikliklerde, öğrencilerin herhangi bir ilave test eğitimine ihtiyaç duymadan üniversiteye devam edebilecekleri veya ortaokuldan liseye geçiş düzenlemelerini yaptıklarını ifade eden Avcı, "Buna rağmen bu bir geçiş dönemidir. Hala bu tür kurumlara ihtiyaç duyan en azından psikolojik olarak böyle bir desteğe ihtiyaç duyan velilerimiz olduğunu biliyoruz. Onların ihtiyaçlarını da bu düzenlemeyle fazlasıyla karşıladığımızı umuyoruz" diye konuştu.

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 15:27

Gösterim: 2035

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin dönüşüm sürecinde düzenlenen özel eğitim kurumlarında değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliğin Başbakanlığa gönderildiğini söyledi.

nabi avcı dershaneAvcı, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sapardurdı Toylıyev'i ile görüşmesi öncesinde Çırağan Sarayı'nın bahçesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı sonrası dershanelerin dönüşmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığının yönetmelik çalışmasına ilişkin soru üzerine Avcı, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde gerekli düzenlemelerin yapıldığını söyledi.

Avcı, özel öğretim kurumlarında değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere bugün Başbakanlığa gönderdiklerini belirterek, "Bu gece herhalde yayınlanır. Yarın yönetmeliğimiz çıkmış olacak" diye konuştu.

Yönetmelikteki düzenlemeleri açıklayan Avcı, ilgili yasada ve yönetmeliklerde "dershane" diye bir kurum tanımının olmadığını bildirdi.

Gerek Anayasa, gerek Milli Eğitim Temel Kanunu, gerek diğer yasalarda Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim ve öğretimin Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde ve gözetiminde yapılmasına ilişkin hükümler olduğunu vurgulayan Avcı, şöyle devam etti:

"Bu hem bir sorumluluk hem de bir görevlendirme Milli Eğitim Bakanlığı açısından. Biz Türkiye'de her ne ad altında olursa olsun eğitim öğretim faaliyeti gösteren bütün kurumları gözetlemekle ve denetlemekle yükümlüyüz, sorumluyuz. Bu sorumluluğumuzu da nasıl yerine getiriyoruz? İlgili yasada ve yönetmelikte 'Hangi kurum nasıl tanımlanmış, o kurumun kriterleri nedir, açılış kriterleri nedir, faaliyet kriterleri nedir?' Bunlar ayrıntılı olarak tanımlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı da herhangi bir kurum açma izni için müracaat ettiğinde, önce açma kriterlerine uyuyor mu? Buna bakıyoruz. Sonra uygulayacağı program Milli Eğitim Temel Kanunu'nun temel ilkeleri açısından uygun bir program mı? Bunu denetliyoruz. Sonra açma izni veriyoruz. Sonra da bu kriterler doğrultusunda periyodik denetimlerimizi sürdürüyoruz. Bu, bütün kurumlar için geçerlidir. Kendi okullarımız için, resmi okullar ve özel okullar, tüm kurslar, etüt ve eğitim merkezleri için geçerlidir. Dolayısıyla bu kriterlerin net bir biçimde tanımlanmış olması gerekmektedir."

Dershane yerine "Özel Öğretim Kursları”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan son değişikliklerle, daha önce çok genel ifadeyle çeşitli kurslar başlığı altında belirtilen kursları dört sınıfta topladıklarını kaydetti.

Bunlardan birinin de daha önce dershaneler üzerinden okul dışı eğitim almak isteyen öğrencilerin ve velilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olduğunu ifade eden Avcı, "Özel Öğretim Kursları, adı altında bunu tanımladık. Özel Öğretim Kursları'nın nasıl açılacağı veya mevcut kurumlardan özel öğretim kurumlarına nasıl dönüştüreceği kriterleriyle ayrıntılı olarak burada vurgulanmıştır" dedi.

Avcı, Anayasa Mahkemesinin dönüşüm programının kendisini iptal etmediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla temel liseler gibi diğer kurslar da zaten devam ediyorlar. Diğer kurslardan, diğer kurumlardan özel okula, anaokuluna, ilkokula, liseye, özel etüt eğitim merkezine veya çeşitli kurslara dönüşmek isteyen kurumların önü açıktı zaten. Anayasa Mahkemesinin kararında bu net bir biçimde vurgulanıyor. Dolayısıyla dönüşen veya dönüşmeyen, dönüşmek için daha önce müracaat etmiş ve etmemiş olan her kurum Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde belirtilen esaslar çerçevesinde dönüşebilecekler. Faaliyetlerini özel öğretim kursu adı altında, eğer özel okula dönüşmek istiyorlarsa özel okul adı altında, etüt eğitim merkezi olarak dönüşmek istiyorlarsa o ad altında ve onun kriterlerine uygun olarak sürdürebilecekler. Özel öğretim kurumları hafta içerisinde ve hafta sonunda, okul dışı eğitim desteği isteyen öğrencilerimize kurs vermek üzere düzenlenmiş kurumlardır.

> Dershaneler yarın ‘özel öğretim kursu’ olacak

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin dönüşüm sürecinde düzenlenen özel eğitim kurumlarında değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliğin Başbakanlığa gönderildiğini söyledi.

nabi avcı dershaneAvcı, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sapardurdı Toylıyev'i ile görüşmesi öncesinde Çırağan Sarayı'nın bahçesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı sonrası dershanelerin dönüşmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığının yönetmelik çalışmasına ilişkin soru üzerine Avcı, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde gerekli düzenlemelerin yapıldığını söyledi.

Avcı, özel öğretim kurumlarında değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere bugün Başbakanlığa gönderdiklerini belirterek, "Bu gece herhalde yayınlanır. Yarın yönetmeliğimiz çıkmış olacak" diye konuştu.

Yönetmelikteki düzenlemeleri açıklayan Avcı, ilgili yasada ve yönetmeliklerde "dershane" diye bir kurum tanımının olmadığını bildirdi.

Gerek Anayasa, gerek Milli Eğitim Temel Kanunu, gerek diğer yasalarda Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim ve öğretimin Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde ve gözetiminde yapılmasına ilişkin hükümler olduğunu vurgulayan Avcı, şöyle devam etti:

"Bu hem bir sorumluluk hem de bir görevlendirme Milli Eğitim Bakanlığı açısından. Biz Türkiye'de her ne ad altında olursa olsun eğitim öğretim faaliyeti gösteren bütün kurumları gözetlemekle ve denetlemekle yükümlüyüz, sorumluyuz. Bu sorumluluğumuzu da nasıl yerine getiriyoruz? İlgili yasada ve yönetmelikte 'Hangi kurum nasıl tanımlanmış, o kurumun kriterleri nedir, açılış kriterleri nedir, faaliyet kriterleri nedir?' Bunlar ayrıntılı olarak tanımlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı da herhangi bir kurum açma izni için müracaat ettiğinde, önce açma kriterlerine uyuyor mu? Buna bakıyoruz. Sonra uygulayacağı program Milli Eğitim Temel Kanunu'nun temel ilkeleri açısından uygun bir program mı? Bunu denetliyoruz. Sonra açma izni veriyoruz. Sonra da bu kriterler doğrultusunda periyodik denetimlerimizi sürdürüyoruz. Bu, bütün kurumlar için geçerlidir. Kendi okullarımız için, resmi okullar ve özel okullar, tüm kurslar, etüt ve eğitim merkezleri için geçerlidir. Dolayısıyla bu kriterlerin net bir biçimde tanımlanmış olması gerekmektedir."

Dershane yerine "Özel Öğretim Kursları”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan son değişikliklerle, daha önce çok genel ifadeyle çeşitli kurslar başlığı altında belirtilen kursları dört sınıfta topladıklarını kaydetti.

Bunlardan birinin de daha önce dershaneler üzerinden okul dışı eğitim almak isteyen öğrencilerin ve velilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olduğunu ifade eden Avcı, "Özel Öğretim Kursları, adı altında bunu tanımladık. Özel Öğretim Kursları'nın nasıl açılacağı veya mevcut kurumlardan özel öğretim kurumlarına nasıl dönüştüreceği kriterleriyle ayrıntılı olarak burada vurgulanmıştır" dedi.

Avcı, Anayasa Mahkemesinin dönüşüm programının kendisini iptal etmediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla temel liseler gibi diğer kurslar da zaten devam ediyorlar. Diğer kurslardan, diğer kurumlardan özel okula, anaokuluna, ilkokula, liseye, özel etüt eğitim merkezine veya çeşitli kurslara dönüşmek isteyen kurumların önü açıktı zaten. Anayasa Mahkemesinin kararında bu net bir biçimde vurgulanıyor. Dolayısıyla dönüşen veya dönüşmeyen, dönüşmek için daha önce müracaat etmiş ve etmemiş olan her kurum Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde belirtilen esaslar çerçevesinde dönüşebilecekler. Faaliyetlerini özel öğretim kursu adı altında, eğer özel okula dönüşmek istiyorlarsa özel okul adı altında, etüt eğitim merkezi olarak dönüşmek istiyorlarsa o ad altında ve onun kriterlerine uygun olarak sürdürebilecekler. Özel öğretim kurumları hafta içerisinde ve hafta sonunda, okul dışı eğitim desteği isteyen öğrencilerimize kurs vermek üzere düzenlenmiş kurumlardır.

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 14:28

Gösterim: 1940

Dershaneler için yeni süreç hakkında açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Dershaneler, özel öğretim kursu adı altında tanımlandı” dedi. Yeni yönetmelik yarın çıkacak.

son dakikaMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel öğretim kursu adı aldında tanımlandığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), dershanelerin kapatılmasını öngören düzenlemeyi iptal etmişti. Bakan Avcı, AYM kararı sonrası dershanelerle ilgili idari bir düzenlemeye gidileceğini açıklamıştı.

Basın toplantısında konuşan Bakan Avcı, şu bilgileri paylaşıyor:

“Yasada dershane kavramı çıkartıldığı için bir boşluk oluştu. MEB çocuklarımızı özellikle takviye alma ihtiyacı duyan velilerimizin taleplerini ihtiyacları karşılayacak düzenlemeyi yapacağımızı söylemiştik. AYM'nin gerekçeli kararında yaptığımız düzenleme özele dokunanan düzenleme değil. AYM, ölçülü davrandınız mı diye değerlendirmiş. Okul dışı eğitim aldırmak isteyen velilerimizin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri ayrıntılı açıkladık. Özel okula dönüştürme düzenlemesi yaptık. Geçiş imkanı sağladık. AYM de uygulamamızı doğru buldu. Bütün devlet okulları isteyen her öğrenciye verdiğimiz ücretsiz takviye kursları açtık. 112 binin üzerinde öğretmenlerimiz takviye kursu verdi. Biz öğrencilerimizi okul dışı takviye alma imkanlarını genişletecek uygulamaları zaten başlatmıştık. AYM bunları da yeterli bulmamış olmalı. AYM'nin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak gerekli düzenlemeyi yaptık.

Yönetmelik yarın çıkar

Başbakanlığa gönderdik bugün Resmi Gazete'de yayımlanır yarın çıkar. Yasada dershane diye bir kurum tanımı yok buna karşılık gerek anayasa gerek MEB temel kanunu Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim öğretimin MEB denetiminde yapılmasına ilişkin hükümler var. MEB de herhangi bir kurum açma yetkisi için müracaat ettiğinde kriterlere uyuyor mu buna bakıyoruz programı uygun mu buna bakıp izin veriyoruz.

Aynı binada 3 bilim dalında eğitim verilecek

Kursları daha önce çeşitli kurslar başlığı altındaki kategoriyi 4 sınıfta topladık. Özel öğretim kursları adı altında tanımladık. Kurslar aynı binada 3 bilim dalında eğitim verebilecek. Kurslarda 16'nın üzerinde bir sayı olamaz.”

> Dershanelerin yeni adı ne oldu?

Dershaneler için yeni süreç hakkında açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Dershaneler, özel öğretim kursu adı altında tanımlandı” dedi. Yeni yönetmelik yarın çıkacak.

son dakikaMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel öğretim kursu adı aldında tanımlandığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), dershanelerin kapatılmasını öngören düzenlemeyi iptal etmişti. Bakan Avcı, AYM kararı sonrası dershanelerle ilgili idari bir düzenlemeye gidileceğini açıklamıştı.

Basın toplantısında konuşan Bakan Avcı, şu bilgileri paylaşıyor:

“Yasada dershane kavramı çıkartıldığı için bir boşluk oluştu. MEB çocuklarımızı özellikle takviye alma ihtiyacı duyan velilerimizin taleplerini ihtiyacları karşılayacak düzenlemeyi yapacağımızı söylemiştik. AYM'nin gerekçeli kararında yaptığımız düzenleme özele dokunanan düzenleme değil. AYM, ölçülü davrandınız mı diye değerlendirmiş. Okul dışı eğitim aldırmak isteyen velilerimizin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri ayrıntılı açıkladık. Özel okula dönüştürme düzenlemesi yaptık. Geçiş imkanı sağladık. AYM de uygulamamızı doğru buldu. Bütün devlet okulları isteyen her öğrenciye verdiğimiz ücretsiz takviye kursları açtık. 112 binin üzerinde öğretmenlerimiz takviye kursu verdi. Biz öğrencilerimizi okul dışı takviye alma imkanlarını genişletecek uygulamaları zaten başlatmıştık. AYM bunları da yeterli bulmamış olmalı. AYM'nin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak gerekli düzenlemeyi yaptık.

Yönetmelik yarın çıkar

Başbakanlığa gönderdik bugün Resmi Gazete'de yayımlanır yarın çıkar. Yasada dershane diye bir kurum tanımı yok buna karşılık gerek anayasa gerek MEB temel kanunu Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim öğretimin MEB denetiminde yapılmasına ilişkin hükümler var. MEB de herhangi bir kurum açma yetkisi için müracaat ettiğinde kriterlere uyuyor mu buna bakıyoruz programı uygun mu buna bakıp izin veriyoruz.

Aynı binada 3 bilim dalında eğitim verilecek

Kursları daha önce çeşitli kurslar başlığı altındaki kategoriyi 4 sınıfta topladık. Özel öğretim kursları adı altında tanımladık. Kurslar aynı binada 3 bilim dalında eğitim verebilecek. Kurslarda 16'nın üzerinde bir sayı olamaz.”

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 11:42

Gösterim: 1911

Hürriyet Yazarı Taha Akyol, hükümetin AYM kararına karşı yönetmelik çıkarmasının sakıncalarını yazdı.

tahaAnayasa Mahkemesi'nin dershaneleri kapatan kanunu iptal etmesi, sadece bu kurumlar açısından değil, 'parlamentonun kanun yapma yetkisinin sınırları, demokratik toplumun gerekleri, eğitim özgürlüğü' gibi birçok açıdan son derece önemli.

Gerekçeli karar yayınlanınca ele alacağımı yazmıştım, araya sıcak konular girdi.

Toplumda hukuk şuurunun gelişmesi ve hukuk kavramlarının zihinlere yerleşmesi bakımından, böyle önemli kararların sade bir dille kitlelere anlatılması gerektiğine inanıyorum.

ÇOĞUNLUĞUN YETKİSİ

Anayasa Mahkemesi dershaneleri kapatan kanunu iptal ettiğinde, iktidar sözcüleri "Eğitim politikasını belirleme yetkisi iktidara aittir" diyerek eleştirmişlerdi. Bu eleştirinin temelinde Meclis çoğunluğunu mutlak yetkili sayan "çoğunlukçu demokrasi" anlayışı vardır.

Hatta Anayasa Mahkemesi'nin kaldırılmasını savunan ya da bugünkü Anayasa Mahkemesi'ni bile "darbe kurumu" diye itibarsızlaştıran politikacılar ve köşe yazarları da oldu!


Bizim yüzyıllık siyaset ve hukuk serüvenimiz, bir uçta çoğunluk iradesini "vesayet" altında tutmak, öbür uçta çoğunluk iradesini mutlak ve sınırsız sanmak arasında gidiş gelişlerle, sert çalkantılarla doludur.

Bu konuda AYM, dershanelere ilişkin gerekçeli kararında evrensel hukukun hükmünü şöyle anlatıyor:

"Temel politikaları ve bunları gerçekleştirme araçlarını belirleme yetkisi kanun koyucuya ait olmakla birlikte, kanun koyucunun bu konudaki yetkisi anayasayla sınırlı olup yapılacak düzenlemelerin anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir..." (Karar No: 2015/68)

AYM'nin aynı kararında belirtildiği gibi, hak ve hürriyetlerin, "çoğunluğun iradesine rağmen korunması", demokratik hukuk devletinin temel şartlarından biridir.

GEREKLİ VE ÖLÇÜLÜ

AYM kararında, evrensel hukukun çok önemli iki kavramı da anlatılıyor. Hak ve özgürlüklere sınırlama getirilecekse:

-Bunun "demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun" olması lazımdır. Getirilecek sınırlama "zorunlu ya da istisnai tedbir" olmanın ötesine geçemez. Geçerse anayasaya aykırı olur.

-Getirilen sınırlamanın ya da cezanın "ölçülü" olması da şarttır. Bu, uygulanacak araçlarla ilgilidir. AYM bu ilkeyi "haklara en az müdahaleye imkân veren ölçülü bir yaptırım" olarak tanımlıyor.

Bunlar AİHM'nin ve son yıllarda bizim AYM'nin kararlarında defalarca ve ayrıntılı olarak anlatılan temel evrensel hukuk kavramlarıdır. Çok uzun süreli tutukluluk da "ölçülülük" ilkesine aykırıdır mesela.

OBJEKTİF ADALET

AYM kararında dershanelerin kapatılmasının hem eğitim hem ticari teşebbüs özgürlüklerine aykırı olduğu belirtiliyor. Devlet bu kurumları düzenler, denetler ama "ölçü"yü aşıp kapatamaz. Kapatmak, "demokratik toplumun gerekleri"ne aykırıdır. Kararda ilgili paragraf şöyle:

"Kişilerin bir üst okula veya yükseköğretime hazırlık amacıyla özel teşebbüsler tarafından kanuna uygun olarak verilen eğitim-öğretim hizmetlerinden yararlanmaları ve bu suretle okul dışı eğitim almaları, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır."

AYM'nin bu kararı karşısında, Milli Eğitim Bakanlığı "Yönetmelik" çıkarıp AYM kararını fiilen askıya alamaz.

Efendim, "cemaat" bu alanda çok etkindi... Yarın birileri de gelsin "Kuran kursları kapatılmıştır, sadece Bakanlığın açtığı kurslara gidilebilir" diye kanun çıkarırsa... Yahut "Bale okullarını kapattım" derse... AYM aynı ilkelerle bunları da iptal eder.

Adalet heykelinin gözü bağlıdır, taraflara bakarak sübjektif değil, evrensel hukukun hak ve özgürlükler terazisinde tartarak objektif kararlar versin diye.

Hürriyet

> Taha Akyol: Birileri de Kuran kurslarını kapatırsa…

Hürriyet Yazarı Taha Akyol, hükümetin AYM kararına karşı yönetmelik çıkarmasının sakıncalarını yazdı.

tahaAnayasa Mahkemesi'nin dershaneleri kapatan kanunu iptal etmesi, sadece bu kurumlar açısından değil, 'parlamentonun kanun yapma yetkisinin sınırları, demokratik toplumun gerekleri, eğitim özgürlüğü' gibi birçok açıdan son derece önemli.

Gerekçeli karar yayınlanınca ele alacağımı yazmıştım, araya sıcak konular girdi.

Toplumda hukuk şuurunun gelişmesi ve hukuk kavramlarının zihinlere yerleşmesi bakımından, böyle önemli kararların sade bir dille kitlelere anlatılması gerektiğine inanıyorum.

ÇOĞUNLUĞUN YETKİSİ

Anayasa Mahkemesi dershaneleri kapatan kanunu iptal ettiğinde, iktidar sözcüleri "Eğitim politikasını belirleme yetkisi iktidara aittir" diyerek eleştirmişlerdi. Bu eleştirinin temelinde Meclis çoğunluğunu mutlak yetkili sayan "çoğunlukçu demokrasi" anlayışı vardır.

Hatta Anayasa Mahkemesi'nin kaldırılmasını savunan ya da bugünkü Anayasa Mahkemesi'ni bile "darbe kurumu" diye itibarsızlaştıran politikacılar ve köşe yazarları da oldu!


Bizim yüzyıllık siyaset ve hukuk serüvenimiz, bir uçta çoğunluk iradesini "vesayet" altında tutmak, öbür uçta çoğunluk iradesini mutlak ve sınırsız sanmak arasında gidiş gelişlerle, sert çalkantılarla doludur.

Bu konuda AYM, dershanelere ilişkin gerekçeli kararında evrensel hukukun hükmünü şöyle anlatıyor:

"Temel politikaları ve bunları gerçekleştirme araçlarını belirleme yetkisi kanun koyucuya ait olmakla birlikte, kanun koyucunun bu konudaki yetkisi anayasayla sınırlı olup yapılacak düzenlemelerin anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir..." (Karar No: 2015/68)

AYM'nin aynı kararında belirtildiği gibi, hak ve hürriyetlerin, "çoğunluğun iradesine rağmen korunması", demokratik hukuk devletinin temel şartlarından biridir.

GEREKLİ VE ÖLÇÜLÜ

AYM kararında, evrensel hukukun çok önemli iki kavramı da anlatılıyor. Hak ve özgürlüklere sınırlama getirilecekse:

-Bunun "demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun" olması lazımdır. Getirilecek sınırlama "zorunlu ya da istisnai tedbir" olmanın ötesine geçemez. Geçerse anayasaya aykırı olur.

-Getirilen sınırlamanın ya da cezanın "ölçülü" olması da şarttır. Bu, uygulanacak araçlarla ilgilidir. AYM bu ilkeyi "haklara en az müdahaleye imkân veren ölçülü bir yaptırım" olarak tanımlıyor.

Bunlar AİHM'nin ve son yıllarda bizim AYM'nin kararlarında defalarca ve ayrıntılı olarak anlatılan temel evrensel hukuk kavramlarıdır. Çok uzun süreli tutukluluk da "ölçülülük" ilkesine aykırıdır mesela.

OBJEKTİF ADALET

AYM kararında dershanelerin kapatılmasının hem eğitim hem ticari teşebbüs özgürlüklerine aykırı olduğu belirtiliyor. Devlet bu kurumları düzenler, denetler ama "ölçü"yü aşıp kapatamaz. Kapatmak, "demokratik toplumun gerekleri"ne aykırıdır. Kararda ilgili paragraf şöyle:

"Kişilerin bir üst okula veya yükseköğretime hazırlık amacıyla özel teşebbüsler tarafından kanuna uygun olarak verilen eğitim-öğretim hizmetlerinden yararlanmaları ve bu suretle okul dışı eğitim almaları, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır."

AYM'nin bu kararı karşısında, Milli Eğitim Bakanlığı "Yönetmelik" çıkarıp AYM kararını fiilen askıya alamaz.

Efendim, "cemaat" bu alanda çok etkindi... Yarın birileri de gelsin "Kuran kursları kapatılmıştır, sadece Bakanlığın açtığı kurslara gidilebilir" diye kanun çıkarırsa... Yahut "Bale okullarını kapattım" derse... AYM aynı ilkelerle bunları da iptal eder.

Adalet heykelinin gözü bağlıdır, taraflara bakarak sübjektif değil, evrensel hukukun hak ve özgürlükler terazisinde tartarak objektif kararlar versin diye.

Hürriyet

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 12:34

Gösterim: 1289

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt işlemlerini bugün (7 Ağustos) içinde tamamlamaları gerekiyor.

üniversite kayıt2015-ÖSYS sonuçlarıyla bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adaylardan, elektronik kaydı tercih etmeyen veya zorunlu nedenlerle elektronik kaydı yapılamayan öğrenciler ile vakıf üniversitelerini tercih eden öğrencilerin kayıtları bugün (7 Ağustos) sona erecek.

Posta ile kayıt yapılmayacak. Kayıt için istenen belgelerin onaysız sureti veya fotokopisi kabul edilmeyecek ve belgeler eksik ise kayıt alınmayacak.

Süresi içinde şahsen kayıt veya e-kayıt yaptırmayan ve işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Yükseköğretim kurumları, kayıt yaptıracak adaylardan sağlık kurulu raporu isteyebilecek. Üniversiteler, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kayıt yaptıran adaylar hakkında gerekli yasal işlemleri yapabilecek.

Kayıt için gerekli olan belgeler

Adaylardan yükseköğretime kayıt için istenen belgeler şunlar:

- Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi,

- Aday ek puandan yararlanarak ya da sınavsız geçişle yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmi belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır), 

- 12 adet 4,5 x 6 santimetre boyutunda fotoğraf,

- Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesiyle ilgili belge,

- Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri.

ÖSYS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından "http://kamu.turkiye.gov.tr" internet adresinde görülebilecek.

Adayların askerlikle ilgili soruları için askerlik şubelerine, kredi konusunda ayrıntılı bilgi için de üniversite rektörlüklerine veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) başvurmaları gerekiyor.

> Üniversite kayıtları bugün son

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt işlemlerini bugün (7 Ağustos) içinde tamamlamaları gerekiyor.

üniversite kayıt2015-ÖSYS sonuçlarıyla bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adaylardan, elektronik kaydı tercih etmeyen veya zorunlu nedenlerle elektronik kaydı yapılamayan öğrenciler ile vakıf üniversitelerini tercih eden öğrencilerin kayıtları bugün (7 Ağustos) sona erecek.

Posta ile kayıt yapılmayacak. Kayıt için istenen belgelerin onaysız sureti veya fotokopisi kabul edilmeyecek ve belgeler eksik ise kayıt alınmayacak.

Süresi içinde şahsen kayıt veya e-kayıt yaptırmayan ve işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Yükseköğretim kurumları, kayıt yaptıracak adaylardan sağlık kurulu raporu isteyebilecek. Üniversiteler, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kayıt yaptıran adaylar hakkında gerekli yasal işlemleri yapabilecek.

Kayıt için gerekli olan belgeler

Adaylardan yükseköğretime kayıt için istenen belgeler şunlar:

- Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi,

- Aday ek puandan yararlanarak ya da sınavsız geçişle yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmi belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır), 

- 12 adet 4,5 x 6 santimetre boyutunda fotoğraf,

- Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesiyle ilgili belge,

- Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri.

ÖSYS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından "http://kamu.turkiye.gov.tr" internet adresinde görülebilecek.

Adayların askerlikle ilgili soruları için askerlik şubelerine, kredi konusunda ayrıntılı bilgi için de üniversite rektörlüklerine veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) başvurmaları gerekiyor.

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 10:04

Gösterim: 1018


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.