Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

61 yıl sonra afla döndüğü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden bu yıl mezun olup diplomasını alan Fatma Mihriban Aktarı, “Mutluluktan uyuyamıyorum. Çocuklardan, hocalarımdan ayrılacağım için uyuyamıyorum. Onların hepsiyle abla kardeş gibi olduk. Eksiklerimizi birlikte tamamladık, sevinçlerimizi beraber kutladık" diye konuştu.

84 yaşında kep fırlattıÜsküdar'da yaşayan 84 yaşındaki Fatma Mihriban Aktarı, 61 yıl sonra afla döndüğü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü'nden mezun oldu.

Üniversitenin Fındıklı'daki yerleşkesinde yapılan mezuniyet töreninde sahneye çağrılan ilk öğrenci olan Aktarı, mezuniyet belgesini fakültenin dekanı Mahmut Bozkurt'tan aldı. Aktarı, arkadaşlarıyla beraber törende kep de fırlattı.

1931'de Edremit'te doğan, ilkokulu burada, ortaokulu ise ailesinin işlerinin bozulması nedeniyle İstanbul'da bitiren Aktarı, Cumhuriyet Kız Lisesi'nden, 1945'te Çapa Öğretmen Okulu'na geçiş yaptı, okulun enstitüye dönüşmesiyle de öğretmen diplomasıyla mezun oldu.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü'ne girmek isteyen ancak mezun fazlalığı gerekçesiyle Fransızca Bölümü'ne kayıt yaptırmak zorunda kalan Aktarı, okula başlayacağı gün babasını kaybedince okulu bıraktı ve çalışmak için 17 yaşında öğretmen olarak Erzincan'ın Refahiye İlçesi'ne atandı. Burada bir yıl öğretmenlik yapan, yaz tatilinde istifa ederek İstanbul'a dönen Fatma Mihriban Aktarı, İstanbul'da babasının çalıştığı şirketin matbaasında işe başladı. Matbaadaki müdürlerden birinin tavsiyesiyle hayali olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne 1951'de başvuru yapan Aktarı, resim bölümüne kabul edildi ve hem çalışıp hem de okumaya devam etti.

Aktarı, okula devam mecburiyeti şartının konması, iş yoğunluğu ve maddi sorunlar nedeniyle okulu tekrar bırakmak zorunda kalınca, eşinin şeker fabrikasında işe girmesiyle yeniden öğretmenliğe dönerek Anadolu'nun bir çok ilinde çalıştı. İstanbul'da da 20 yıl öğretmenlik yapıp, 2 erkek çocuk dünyaya getiren Aktarı, aynı dönemde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ni de bitirdi ve 1988'de emekli oldu.

Bu okula gelmek için kaç sene bekledin?

Emekli olduktan sonra, 2011'de öğrenci affıyla ilgili bir haberle tekrar okumaya karar veren Aktarı, oğlunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nde doçent olan bir arkadaşının yardımıyla arşivden dosyasını buldurdu ve 61 yıl sonra 2011'de okuluna başladı.

Fatma Mihriban Aktarı, mezuniyet töreninde okula başlamasından bu yana 4 senenin çok hızlı geçtiğini söyledi.

Okula başladığı ilk günlerde uyum sorunu yaşadığını belirten Aktarı, şunları kaydetti:

"Okuldan eve döndüğümde çantamı fırlattım attım. 'Artık okula gitmeyeceğim' dedim. Eşim kızdı. Ben 'Gitmeyeceğim, o çocuklarla okuyamam' dedim. Eşim razı olmadı ve 1 ay daha devam etmemi istedi. Ben okula döndüm ama çocuklarla uyum sağlayamıyordum. Geçen 61 senede yeteneğim sıfıra inmiş. Bir hocamın yanına gidip 6. günde okula devam edemeyeceğimi söyledim. 'Sen bu okula gelmek için kaç sene bekledin' diye sordu? '61 sene bekledin, 6 günde bırakacaksan bu olamaz, aklından çıkar" dedi. Öğrenci arkadaşlar ilk başta herkes kendi başına çalışırdı. Birlikleri beraberlikleri yoktu. Herkes yalnız yaşayan bir atölyeydi. Sonra o atölyeden ateş parçası gibi bir atölye çıkardık."

Daha sonra sınıf arkadaşlarıyla ilişkisinin düzeldiğini belirten Aktarı, "Daha ilerlemeye başladım. Çok çalışıyordum. Başucumda kültür dersleri kitabı, elimde kağıt kalem vardı. Evde yemek dışında başka bir iş yapmıyordum. Bunun dışında bütün günüm resimle geçiyordu. Okula gelmek için 3 vasıta değiştiriyordum. 2. sınıfta tekrar okulu bırakmak istedim, ön lisans diplomasıyla mezun olayım diye. Yine bırakmadılar. 'Siz bu okulda o kadar katkı yaptınız, sizi bırakmayız' dediler. 4 yıl geçti, nasıl geçti bilmiyorum" diye konuştu.

Günde iki kap yemek pişirmekle, evi temizlemekle kadın olunmaz

Mezun olacağı için çok heyecanlandığını anlatan Aktarı, bu nedenle 4 gündür uyuyamadığını belirtti.

Aktarı, "Oturma odasında sabaha karşı biraz uykuya dalıyorum hepsi o kadar. Mutluluktan uyuyamıyorum. Çocuklardan, hocalarımdan ayrılacağım için uyuyamıyorum. Onların hepsiyle abla kardeş gibi olduk. Eksiklerimizi birlikte tamamladık, sevinçlerimizi beraber kutladık, üzüntülerimizi birlikte paylaştık. Bu durumda insan ayrılırken korkunç bir strese giriyor. Bir de bitirmiş olmanın verdiği bir sevinç var. Bir de çok atak biri olduğum içim ne yapsam ne etsem diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 

Fotoğrafçılık ve Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nde misafir öğrenci olarak ders almayı planladığını anlatan Aktarı, gençlere ve kadınlara şu tavsiyelerde bulundu:

"Çalışacaklar, çok çalışacaklar. Gezsinler, eğlensinler ama her şeyi de zamanında yapsınlar. Metotlu ve disiplinli olsunlar, başladıkları işi bitirsinler. İnsanlara saygı duysunlar ve değer versinler. Kadınların en büyük kusuru, çalışma olayını rayına oturtamamaları. Günde iki kap yemek pişirmekle, evi temizlemekle kadın olunmaz. Okuma imkanları yoksa yardım için o kadar yer var ki, bir çok bakım evi, çocuk yuvası var. Evde oturacaklarına, buralara gidip bir bebeğin yüzünü okşasınlar, bir yaşlıyı yedirsinler."

65 senenin 61 senesi bu okula hasretle bitti

Mihriban Aktarı'nın eşi Şahap Aktarı ise eşinin çok istediği okuldan mezun olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Eşiyle 65 yıldır birlikte olduklarını kaydeden Şahap Aktarı, "Bu 65 senenin 61 senesi bu okula hasretle bitti. Çok şükür o hasretine kavuştu ben de rahat ettim. Aile reisi olarak çok mutluyum. Her daim karşılıklı büyük fedakarlıklar içinde olduk. Mutlu bir aileyiz. Birbirimizi seviyoruz, çocuklarımız, torunlarımız var" diye konuştu. 

Babaannem benden daha çalışkan bir öğrencidir

Fatma Mihriban Aktarı'nın torunu Elgiz Aktarı da babaannesiyle gurur duyduğunu ifade ederek, "Umarım bütün herkes bundan feyiz alarak onun gibi hayallerinin peşinden koşar. Babaannem benden daha çalışkan bir öğrencidir. Her daim okulunu aksatmadan, ödevlerini zamanında yetiştirir. Buradan çok iyi bir şekilde mezun oldu. Çok çalışkan bir öğrencidir" dedi.

Mihriban Aktarı'nın oğlu, gelini ve akrabalarının da katıldığı törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız, Aktarı'ya plaket sundu.

> Afla döndü, 84’ünde kep fırlattı

61 yıl sonra afla döndüğü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden bu yıl mezun olup diplomasını alan Fatma Mihriban Aktarı, “Mutluluktan uyuyamıyorum. Çocuklardan, hocalarımdan ayrılacağım için uyuyamıyorum. Onların hepsiyle abla kardeş gibi olduk. Eksiklerimizi birlikte tamamladık, sevinçlerimizi beraber kutladık" diye konuştu.

84 yaşında kep fırlattıÜsküdar'da yaşayan 84 yaşındaki Fatma Mihriban Aktarı, 61 yıl sonra afla döndüğü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü'nden mezun oldu.

Üniversitenin Fındıklı'daki yerleşkesinde yapılan mezuniyet töreninde sahneye çağrılan ilk öğrenci olan Aktarı, mezuniyet belgesini fakültenin dekanı Mahmut Bozkurt'tan aldı. Aktarı, arkadaşlarıyla beraber törende kep de fırlattı.

1931'de Edremit'te doğan, ilkokulu burada, ortaokulu ise ailesinin işlerinin bozulması nedeniyle İstanbul'da bitiren Aktarı, Cumhuriyet Kız Lisesi'nden, 1945'te Çapa Öğretmen Okulu'na geçiş yaptı, okulun enstitüye dönüşmesiyle de öğretmen diplomasıyla mezun oldu.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü'ne girmek isteyen ancak mezun fazlalığı gerekçesiyle Fransızca Bölümü'ne kayıt yaptırmak zorunda kalan Aktarı, okula başlayacağı gün babasını kaybedince okulu bıraktı ve çalışmak için 17 yaşında öğretmen olarak Erzincan'ın Refahiye İlçesi'ne atandı. Burada bir yıl öğretmenlik yapan, yaz tatilinde istifa ederek İstanbul'a dönen Fatma Mihriban Aktarı, İstanbul'da babasının çalıştığı şirketin matbaasında işe başladı. Matbaadaki müdürlerden birinin tavsiyesiyle hayali olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne 1951'de başvuru yapan Aktarı, resim bölümüne kabul edildi ve hem çalışıp hem de okumaya devam etti.

Aktarı, okula devam mecburiyeti şartının konması, iş yoğunluğu ve maddi sorunlar nedeniyle okulu tekrar bırakmak zorunda kalınca, eşinin şeker fabrikasında işe girmesiyle yeniden öğretmenliğe dönerek Anadolu'nun bir çok ilinde çalıştı. İstanbul'da da 20 yıl öğretmenlik yapıp, 2 erkek çocuk dünyaya getiren Aktarı, aynı dönemde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ni de bitirdi ve 1988'de emekli oldu.

Bu okula gelmek için kaç sene bekledin?

Emekli olduktan sonra, 2011'de öğrenci affıyla ilgili bir haberle tekrar okumaya karar veren Aktarı, oğlunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nde doçent olan bir arkadaşının yardımıyla arşivden dosyasını buldurdu ve 61 yıl sonra 2011'de okuluna başladı.

Fatma Mihriban Aktarı, mezuniyet töreninde okula başlamasından bu yana 4 senenin çok hızlı geçtiğini söyledi.

Okula başladığı ilk günlerde uyum sorunu yaşadığını belirten Aktarı, şunları kaydetti:

"Okuldan eve döndüğümde çantamı fırlattım attım. 'Artık okula gitmeyeceğim' dedim. Eşim kızdı. Ben 'Gitmeyeceğim, o çocuklarla okuyamam' dedim. Eşim razı olmadı ve 1 ay daha devam etmemi istedi. Ben okula döndüm ama çocuklarla uyum sağlayamıyordum. Geçen 61 senede yeteneğim sıfıra inmiş. Bir hocamın yanına gidip 6. günde okula devam edemeyeceğimi söyledim. 'Sen bu okula gelmek için kaç sene bekledin' diye sordu? '61 sene bekledin, 6 günde bırakacaksan bu olamaz, aklından çıkar" dedi. Öğrenci arkadaşlar ilk başta herkes kendi başına çalışırdı. Birlikleri beraberlikleri yoktu. Herkes yalnız yaşayan bir atölyeydi. Sonra o atölyeden ateş parçası gibi bir atölye çıkardık."

Daha sonra sınıf arkadaşlarıyla ilişkisinin düzeldiğini belirten Aktarı, "Daha ilerlemeye başladım. Çok çalışıyordum. Başucumda kültür dersleri kitabı, elimde kağıt kalem vardı. Evde yemek dışında başka bir iş yapmıyordum. Bunun dışında bütün günüm resimle geçiyordu. Okula gelmek için 3 vasıta değiştiriyordum. 2. sınıfta tekrar okulu bırakmak istedim, ön lisans diplomasıyla mezun olayım diye. Yine bırakmadılar. 'Siz bu okulda o kadar katkı yaptınız, sizi bırakmayız' dediler. 4 yıl geçti, nasıl geçti bilmiyorum" diye konuştu.

Günde iki kap yemek pişirmekle, evi temizlemekle kadın olunmaz

Mezun olacağı için çok heyecanlandığını anlatan Aktarı, bu nedenle 4 gündür uyuyamadığını belirtti.

Aktarı, "Oturma odasında sabaha karşı biraz uykuya dalıyorum hepsi o kadar. Mutluluktan uyuyamıyorum. Çocuklardan, hocalarımdan ayrılacağım için uyuyamıyorum. Onların hepsiyle abla kardeş gibi olduk. Eksiklerimizi birlikte tamamladık, sevinçlerimizi beraber kutladık, üzüntülerimizi birlikte paylaştık. Bu durumda insan ayrılırken korkunç bir strese giriyor. Bir de bitirmiş olmanın verdiği bir sevinç var. Bir de çok atak biri olduğum içim ne yapsam ne etsem diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 

Fotoğrafçılık ve Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nde misafir öğrenci olarak ders almayı planladığını anlatan Aktarı, gençlere ve kadınlara şu tavsiyelerde bulundu:

"Çalışacaklar, çok çalışacaklar. Gezsinler, eğlensinler ama her şeyi de zamanında yapsınlar. Metotlu ve disiplinli olsunlar, başladıkları işi bitirsinler. İnsanlara saygı duysunlar ve değer versinler. Kadınların en büyük kusuru, çalışma olayını rayına oturtamamaları. Günde iki kap yemek pişirmekle, evi temizlemekle kadın olunmaz. Okuma imkanları yoksa yardım için o kadar yer var ki, bir çok bakım evi, çocuk yuvası var. Evde oturacaklarına, buralara gidip bir bebeğin yüzünü okşasınlar, bir yaşlıyı yedirsinler."

65 senenin 61 senesi bu okula hasretle bitti

Mihriban Aktarı'nın eşi Şahap Aktarı ise eşinin çok istediği okuldan mezun olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Eşiyle 65 yıldır birlikte olduklarını kaydeden Şahap Aktarı, "Bu 65 senenin 61 senesi bu okula hasretle bitti. Çok şükür o hasretine kavuştu ben de rahat ettim. Aile reisi olarak çok mutluyum. Her daim karşılıklı büyük fedakarlıklar içinde olduk. Mutlu bir aileyiz. Birbirimizi seviyoruz, çocuklarımız, torunlarımız var" diye konuştu. 

Babaannem benden daha çalışkan bir öğrencidir

Fatma Mihriban Aktarı'nın torunu Elgiz Aktarı da babaannesiyle gurur duyduğunu ifade ederek, "Umarım bütün herkes bundan feyiz alarak onun gibi hayallerinin peşinden koşar. Babaannem benden daha çalışkan bir öğrencidir. Her daim okulunu aksatmadan, ödevlerini zamanında yetiştirir. Buradan çok iyi bir şekilde mezun oldu. Çok çalışkan bir öğrencidir" dedi.

Mihriban Aktarı'nın oğlu, gelini ve akrabalarının da katıldığı törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız, Aktarı'ya plaket sundu.

Son Güncelleme: Cuma, 26 Haziran 2015 14:32

Gösterim: 1829

MEB'in hazırladığı Türk İşaret Dili Sözlüğü'nde, engelli bireylerin günlük konuşmalarında en sık kullandıkları 2 bin 607 sözcük bulunuyor.


işaret dili kapakMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), işitme engelli öğrenciler için Türk İşaret Dili Sözlüğü hazırladı.

Bakanlık, işitme engellilerin bir arada etkileşim içinde bulunduğu her durumda kendiliğinden, doğal olarak gelişen ve kültürel aktarım yoluyla nesilden nesile geçen işaret dilinde ortaklık sağlanması ve dile kaynaklık etmesi için çalışma başlattı.

Bu kapsamda, daha önceki çalışmalara ek olarak Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Türk İşaret Dili Sözlüğü hazırlandı. Sözlükte, işitme engelli bireylerin, günlük konuşmalarında en sık kullandıkları 2 bin 607 sözcüğe yer verildi. Sözlükte, 2 bin 607 sözcükten her birinin işaretini temsil eden bir ya da birkaç görsel, elin ayrıntıları ve işaretin sözel anlatımıyla bulunuyor. Sözlükte ayrıca görseller ve çizimler yoluyla her bir işaretin şekli, konumu (hareket alanı) ve simetrisine ayrı ayrı yer veriliyor.

İşitme engelli bireylerin hem Türkçe'yi hem de bilmedikleri sözcüklerin işaretlerini öğrenmelerine; dilsel, bilişsel ve sosyal-duygusal yetersizliklerinin giderilmesine ve bu alanlarda gelişmelerine, yaşadıkları kültürü, sosyal ve doğal çevreyi tanımalarına katkı sağlamayı amaçlayan sözlük, 10 bin adet basıldı.

Sözlük sayesinde işiten bireyler de Türk işaret dilini standartlarına uygun öğrenebilecek. Böylelikle işaret dili öğrenen işitenlerin, engelli bireylerle kolaylıkla iletişim kurabilmeleri de mümkün olabilecek. Sözlüğün, işitme engelli bireyler arasındaki iletişimin gelişmesine, onların bilgi kaynaklarına kolaylıkla ulaşmalarına, kültür aktarımının kolaylaşmasına ve hızlanmasına da katkı sağlayacağı öngörülüyor.

Türk İşaret Dili Sözlüğü'nün, ülkede işitme engelli bireylerin farklı bölgelerde işaret dilinde var olan farklı kullanımların ortadan kaldırılarak, bu alanda ülke genelinde belirli bir standart oluşturulmasına da katkı sağlaması bekleniyor. Böylece, kimi kavram ve terimlerin sözcüklerine ait işaretlerin, bölgeden bölgeye ya da yöreden yöreye değişiklik göstermesinin de önüne geçilmiş olacak.

> MEB işitme engellilere sözlük hazırladı

MEB'in hazırladığı Türk İşaret Dili Sözlüğü'nde, engelli bireylerin günlük konuşmalarında en sık kullandıkları 2 bin 607 sözcük bulunuyor.


işaret dili kapakMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), işitme engelli öğrenciler için Türk İşaret Dili Sözlüğü hazırladı.

Bakanlık, işitme engellilerin bir arada etkileşim içinde bulunduğu her durumda kendiliğinden, doğal olarak gelişen ve kültürel aktarım yoluyla nesilden nesile geçen işaret dilinde ortaklık sağlanması ve dile kaynaklık etmesi için çalışma başlattı.

Bu kapsamda, daha önceki çalışmalara ek olarak Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Türk İşaret Dili Sözlüğü hazırlandı. Sözlükte, işitme engelli bireylerin, günlük konuşmalarında en sık kullandıkları 2 bin 607 sözcüğe yer verildi. Sözlükte, 2 bin 607 sözcükten her birinin işaretini temsil eden bir ya da birkaç görsel, elin ayrıntıları ve işaretin sözel anlatımıyla bulunuyor. Sözlükte ayrıca görseller ve çizimler yoluyla her bir işaretin şekli, konumu (hareket alanı) ve simetrisine ayrı ayrı yer veriliyor.

İşitme engelli bireylerin hem Türkçe'yi hem de bilmedikleri sözcüklerin işaretlerini öğrenmelerine; dilsel, bilişsel ve sosyal-duygusal yetersizliklerinin giderilmesine ve bu alanlarda gelişmelerine, yaşadıkları kültürü, sosyal ve doğal çevreyi tanımalarına katkı sağlamayı amaçlayan sözlük, 10 bin adet basıldı.

Sözlük sayesinde işiten bireyler de Türk işaret dilini standartlarına uygun öğrenebilecek. Böylelikle işaret dili öğrenen işitenlerin, engelli bireylerle kolaylıkla iletişim kurabilmeleri de mümkün olabilecek. Sözlüğün, işitme engelli bireyler arasındaki iletişimin gelişmesine, onların bilgi kaynaklarına kolaylıkla ulaşmalarına, kültür aktarımının kolaylaşmasına ve hızlanmasına da katkı sağlayacağı öngörülüyor.

Türk İşaret Dili Sözlüğü'nün, ülkede işitme engelli bireylerin farklı bölgelerde işaret dilinde var olan farklı kullanımların ortadan kaldırılarak, bu alanda ülke genelinde belirli bir standart oluşturulmasına da katkı sağlaması bekleniyor. Böylece, kimi kavram ve terimlerin sözcüklerine ait işaretlerin, bölgeden bölgeye ya da yöreden yöreye değişiklik göstermesinin de önüne geçilmiş olacak.

Son Güncelleme: Cuma, 26 Haziran 2015 15:01

Gösterim: 1414

Millî Eğitim Bakanlığı, görme engelli bireylerin okuma yazmayı Braille alfabesi ile öğrenebilmelerini sağlamak amacıyla bir kılavuz hazırladı.

görme engelli okuma kılavuzuMEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından görme engelli bireylere okuma yazmayı Braille alfabesi ile öğrenebilmeleri amacıyla kılavuz hazırlandı.

Hazırlanan Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu ile görme engelli bireylerin, temel düzeyden başlayarak ileri düzeye kadar sistematik ve planlı bir şekilde okuma yazma becerisi kazanmaları amaçlanıyor.

Türkiye genelindeki görme engelliler ilkokulu, ortaokulu ve görme engelliler özel eğitim meslekî eğitim merkezlerine dağıtımı yapılan kılavuz, Braille alfabesi ile öğrencilere okuma yazmayı daha kolay ve doğru bir şekilde öğretmeyi hedefleyen bir kaynak olma özelliği taşıyor.




Alanında bir ilk

Alanında bir ilk olma özelliğine sahip kılavuz, içeriğindeki görsel unsurların kullanımıyla okuma yazmayı kolaylaştırıcı nitelikte.

İlk okuma ve yazma öğretim yöntemlerinin tanıtımı ile başlayan kılavuzda, Braille yazı sistemi ve bu sistemde kullanılan araç ve gereçler tanıtılıyor. Basit düzeyden ileri düzeye kadar her sese ait öğrencinin bilişsel becerilerini destekleyici 9 pratik örneğin yer aldığı kılavuzda, Braille daktilonun tanıtımı, noktalama işaretlerinin kullanımı, dil ve kavram gelişimi gibi kapsamlı bir çerçeve sunuluyor.

Braille yazı sistemi kullanılarak ses temelli cümle yönteminin görme engelli öğrencilere nasıl uyarlanacağı hususuna değinilen kılavuzda, temel hedef olan Braille yazı sistemi ile okuma yazma ve Braille yazı kısaltma sistemi üzerinde duruluyor.

Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu, Gazi Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerin özel eğitim lisans programlarında ders kitabı olarak okutulması planlanıyor.

İlk baskısında 1.500 adet basılan Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu, yoğun talep üzerine ikinci baskısı da tamamlanarak görme engelliler özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri ile kaynaştırma uygulaması yapılan okullarda görme engelli öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerine dağıtılmak üzere illere gönderildi.

> MEB görme engelliler için okuma kılavuzu hazırladı

Millî Eğitim Bakanlığı, görme engelli bireylerin okuma yazmayı Braille alfabesi ile öğrenebilmelerini sağlamak amacıyla bir kılavuz hazırladı.

görme engelli okuma kılavuzuMEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından görme engelli bireylere okuma yazmayı Braille alfabesi ile öğrenebilmeleri amacıyla kılavuz hazırlandı.

Hazırlanan Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu ile görme engelli bireylerin, temel düzeyden başlayarak ileri düzeye kadar sistematik ve planlı bir şekilde okuma yazma becerisi kazanmaları amaçlanıyor.

Türkiye genelindeki görme engelliler ilkokulu, ortaokulu ve görme engelliler özel eğitim meslekî eğitim merkezlerine dağıtımı yapılan kılavuz, Braille alfabesi ile öğrencilere okuma yazmayı daha kolay ve doğru bir şekilde öğretmeyi hedefleyen bir kaynak olma özelliği taşıyor.




Alanında bir ilk

Alanında bir ilk olma özelliğine sahip kılavuz, içeriğindeki görsel unsurların kullanımıyla okuma yazmayı kolaylaştırıcı nitelikte.

İlk okuma ve yazma öğretim yöntemlerinin tanıtımı ile başlayan kılavuzda, Braille yazı sistemi ve bu sistemde kullanılan araç ve gereçler tanıtılıyor. Basit düzeyden ileri düzeye kadar her sese ait öğrencinin bilişsel becerilerini destekleyici 9 pratik örneğin yer aldığı kılavuzda, Braille daktilonun tanıtımı, noktalama işaretlerinin kullanımı, dil ve kavram gelişimi gibi kapsamlı bir çerçeve sunuluyor.

Braille yazı sistemi kullanılarak ses temelli cümle yönteminin görme engelli öğrencilere nasıl uyarlanacağı hususuna değinilen kılavuzda, temel hedef olan Braille yazı sistemi ile okuma yazma ve Braille yazı kısaltma sistemi üzerinde duruluyor.

Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu, Gazi Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerin özel eğitim lisans programlarında ders kitabı olarak okutulması planlanıyor.

İlk baskısında 1.500 adet basılan Görme Engellilere Okuma Yazma Öğretim Kılavuzu, yoğun talep üzerine ikinci baskısı da tamamlanarak görme engelliler özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri ile kaynaştırma uygulaması yapılan okullarda görme engelli öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerine dağıtılmak üzere illere gönderildi.

Son Güncelleme: Perşembe, 25 Haziran 2015 15:31

Gösterim: 1589

24 Haziran’da açıklanacağı duyurulan TEOG Yerlestirmeye Esas Puanları (YEP), bir sınav sorusunun  mahkemelik olduğu gerekçesiyle açıklanmadı. Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, sonuçların açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’den duyurulan hesaplama yöntemi değişikliğinin öğrenci ve velileri tedirgin edeceğini söyledi.

teog sonuç24 Haziran’da açıklanacağı duyurulan TEOG Yerlestirmeye Esas Puanları (YEP), bir sınav sorusunun  mahkemelik olduğu gerekçesiyle açıklanmadı. YEP’in açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğini fark ettiklerini belirten Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, “Yılsonu başarı puanı hesaplama yöntemiyle ilgili 22 Mayıs’ta zaten yeni bir değişiklik olmuştu. Aradan bir ay geçmişken ve tam da YEP’in açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’den duyurulan hesaplama yöntemi değişikliği öğrenci ve velileri terdirgin edecektir” diyerek bugün duyurulan yılsonu başarı puanı hesaplama yönteminin yönetmelik değişikliği ile yılsonu başarı puanının nasıl hesaplanacağını ve eski hesaplama yöntemi ile arasındaki farkı degerlendirdi.

22 Mayıs’ta yayınlanan yeni MEB Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Yönergesi ile 2014 Ocak  tarih ve 2676 Ek 2 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayınlanan yönerge yürürlükten kaldırılmış, TEOG sınavlarına giren öğrencilerin YEP (Yerleştirmeye Esas Puanlarının) hesaplanmasında etkili olan YBP (Yıl Sonu Başarı Puanı) hesaplama yöntemi de degiştirilmişti.

Geçen ay yapılan yönetmelik değişikliğini eskisiyle karşılaştırıp örneklerle açıklamıştık. Değişiklik öncesi YBP'si 78.2292 olan bir öğrencinin değişiklikten sonra, yeni yöntemle hesaplanan YBP'si 81.4204 olmuştu. Genel olarak ögrencilerin lehine olan bu değişiklik eğitimciler tarafından da yararlı bulunmuştu.

25 Haziran 2015 Tarihli ve 29397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına dair Yönetmelik ile YBP hesaplama yöntemi yeniden değiştirildi. Yönetmelik değişikliginin 9. maddesinde "Yıl sonu başarı puanı derslerin ağırlıklı toplamının haftalık toplam ders saati sayısına bölümüdür" denilerek YBP hesaplamada, 22 Mayıs 2015 tarihli MEB ortaöğretim kurumlarına geçiş yönergesi öncesi duruma dönülmüş oldu.

Buna göre yukarıdaki örnekte söz konusu edilen öğrencinin YBP'si 81.4204 yerine 78.2292 olarak hesaplanacaktır. YBP'nin, YEP hesaplanmasındaki katkısı nedeniyle öğrencilerin yerleştirmeye esas puanlarında değisiklik olabilecektir.

MEB'in bu değişiklik nedeniyle öğrencilerin mağdur olmasını önleyecek tedbirleri alması ve kamuoyuyla paylaşması öğrenci ve velilerin kafalarındaki soru işaretlerini gidermesi gerekmektedir.

> TEOG’da puan hesaplama yöntemi yine değişti!

24 Haziran’da açıklanacağı duyurulan TEOG Yerlestirmeye Esas Puanları (YEP), bir sınav sorusunun  mahkemelik olduğu gerekçesiyle açıklanmadı. Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, sonuçların açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’den duyurulan hesaplama yöntemi değişikliğinin öğrenci ve velileri tedirgin edeceğini söyledi.

teog sonuç24 Haziran’da açıklanacağı duyurulan TEOG Yerlestirmeye Esas Puanları (YEP), bir sınav sorusunun  mahkemelik olduğu gerekçesiyle açıklanmadı. YEP’in açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğini fark ettiklerini belirten Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, “Yılsonu başarı puanı hesaplama yöntemiyle ilgili 22 Mayıs’ta zaten yeni bir değişiklik olmuştu. Aradan bir ay geçmişken ve tam da YEP’in açıklanmasını beklerken, bugün Resmi Gazete’den duyurulan hesaplama yöntemi değişikliği öğrenci ve velileri terdirgin edecektir” diyerek bugün duyurulan yılsonu başarı puanı hesaplama yönteminin yönetmelik değişikliği ile yılsonu başarı puanının nasıl hesaplanacağını ve eski hesaplama yöntemi ile arasındaki farkı degerlendirdi.

22 Mayıs’ta yayınlanan yeni MEB Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Yönergesi ile 2014 Ocak  tarih ve 2676 Ek 2 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayınlanan yönerge yürürlükten kaldırılmış, TEOG sınavlarına giren öğrencilerin YEP (Yerleştirmeye Esas Puanlarının) hesaplanmasında etkili olan YBP (Yıl Sonu Başarı Puanı) hesaplama yöntemi de degiştirilmişti.

Geçen ay yapılan yönetmelik değişikliğini eskisiyle karşılaştırıp örneklerle açıklamıştık. Değişiklik öncesi YBP'si 78.2292 olan bir öğrencinin değişiklikten sonra, yeni yöntemle hesaplanan YBP'si 81.4204 olmuştu. Genel olarak ögrencilerin lehine olan bu değişiklik eğitimciler tarafından da yararlı bulunmuştu.

25 Haziran 2015 Tarihli ve 29397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına dair Yönetmelik ile YBP hesaplama yöntemi yeniden değiştirildi. Yönetmelik değişikliginin 9. maddesinde "Yıl sonu başarı puanı derslerin ağırlıklı toplamının haftalık toplam ders saati sayısına bölümüdür" denilerek YBP hesaplamada, 22 Mayıs 2015 tarihli MEB ortaöğretim kurumlarına geçiş yönergesi öncesi duruma dönülmüş oldu.

Buna göre yukarıdaki örnekte söz konusu edilen öğrencinin YBP'si 81.4204 yerine 78.2292 olarak hesaplanacaktır. YBP'nin, YEP hesaplanmasındaki katkısı nedeniyle öğrencilerin yerleştirmeye esas puanlarında değisiklik olabilecektir.

MEB'in bu değişiklik nedeniyle öğrencilerin mağdur olmasını önleyecek tedbirleri alması ve kamuoyuyla paylaşması öğrenci ve velilerin kafalarındaki soru işaretlerini gidermesi gerekmektedir.

Son Güncelleme: Perşembe, 25 Haziran 2015 17:18

Gösterim: 2267

Güzel sanatlar liseleri ile spor liselerine başvuru süresi 28 Haziran’a kadar uzatıldı.

sanat ve spor liseleriMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), güzel sanatlar liseleri ile spor liselerine başvuru süresinin 28 Haziran'a kadar uzatıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında güzel sanatlar liseleri ile spor liselerinin 9. sınıflarına alınacak öğrencilerin seçimi ve kayıtlarına ilişkin hususların genelgeyle duyurulduğu ancak süreçte yeni okulların açılması ve 15-24 Haziran tarihleri arasında başvuru yapamayan öğrencilerin bulunması nedeniyle süresinin uzatılması yönünde talepler alındığı belirtildi.

Açıklamada, bu nedenle söz konusu öğrencilerin mağduriyetini önlemek amacıyla başvuru süresinin 28 Haziran Pazar günü saat 17.00'ye kadar uzatıldığı ifade edildi.

> Güzel sanatlar ve spor lisesi kayıtları uzatıldı

Güzel sanatlar liseleri ile spor liselerine başvuru süresi 28 Haziran’a kadar uzatıldı.

sanat ve spor liseleriMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), güzel sanatlar liseleri ile spor liselerine başvuru süresinin 28 Haziran'a kadar uzatıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında güzel sanatlar liseleri ile spor liselerinin 9. sınıflarına alınacak öğrencilerin seçimi ve kayıtlarına ilişkin hususların genelgeyle duyurulduğu ancak süreçte yeni okulların açılması ve 15-24 Haziran tarihleri arasında başvuru yapamayan öğrencilerin bulunması nedeniyle süresinin uzatılması yönünde talepler alındığı belirtildi.

Açıklamada, bu nedenle söz konusu öğrencilerin mağduriyetini önlemek amacıyla başvuru süresinin 28 Haziran Pazar günü saat 17.00'ye kadar uzatıldığı ifade edildi.

Son Güncelleme: Perşembe, 25 Haziran 2015 12:32

Gösterim: 2240


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.