Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Türkiye'nin spor müsabakalarında daha başarılı sonuçlar elde etmesi için çocuklar, okul öncesinden başlayarak yetenek taramasından geçirilecek, yetenekli olanlar uygun spor dallarına yönlendirilecek ve yeterli düzeyde spor eğitimi almaları sağlanacak.
Hükümetin 2013 yılı programına göre, aktif spor yapan kişi sayısının artması, farklı spor dallarının yaygınlaştırılması teşvik edilecek ve spor müsabakalarında Türkiye'nin daha fazla derece elde etmesine öncelik verilecek.
Bu kapsamda, ilk ve orta öğretimdeki spor eğitiminin okul öncesinden başlanarak iyileştirilmesine yönelik tedbirler alınacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğunda yürütülecek çalışmalara Gençlik ve Spor Bakanlığı, federasyonlar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları da destek verecek.
Spor eğitimi okul öncesinden başlanarak eğitimin tüm kademelerinde yaygınlaştıracak, çocukların farklı spor branşlarıyla ilgilenmesi sağlanacak. Okullara antrenör desteği verilecek ve mevcut spor liselerinin branşlaşması sağlanacak.
Başarılı sporculara sağlanan burslar artırılacak
Spor alanında yetenekli bireylerin erken yaşta tespit edilmesine yönelik düzenlemeler de hayata geçirilecek. Çocuklar, okul öncesinden başlayarak yetenek taramasından geçirilecek, yetenekli olanlar uygun spor dallarına yönlendirilecek ve yeterli düzeyde spor eğitimi almaları sağlanacak.
Halkın spora olan ilgisini artıracak proje ve kampanyalar desteklenecek ve geliştirilecek. Medyada, popüler spor branşları dışındaki spor dallarına daha fazla yer verilmesi sağlanacak.
Dezavantajlı grupların katılımı için projeler geliştirilecek
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kontrolünde, dezavantajlı kesimlerin sportif faaliyetlere katılımlarını teşvik edecek özel projeler geliştirilecek.
Bu kişilerin spor tesislerine erişimleri sağlanacak ve bu tesislerde uzman antrenör istihdam edilecek. Çalışmalara yerel yönetimler de katkı sunacak.
Başarılı sporculara sağlanan burslar artırılacak, kendilerine uygun antrenman ortamlarının ve kalifiye antrenörlerin tahsis edilmesi sağlanacak, üniversiteye yerleşme süreçlerinde iyileştirmeler yapılacak.
Sporcu eğitim merkezleri altyapı ve eğitimci açısından desteklenecek, yeterli sayı ve kalitede olimpiyat hazırlık merkezi oluşturulacak. Spor eğitmenlerinin eğitimi bir sistem dahilinde yeniden düzenlenecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Okul Öncesi Eğitim
Türkiye'nin spor müsabakalarında daha başarılı sonuçlar elde etmesi için çocuklar, okul öncesinden başlayarak yetenek taramasından geçirilecek, yetenekli olanlar uygun spor dallarına yönlendirilecek ve yeterli düzeyde spor eğitimi almaları sağlanacak.
Hükümetin 2013 yılı programına göre, aktif spor yapan kişi sayısının artması, farklı spor dallarının yaygınlaştırılması teşvik edilecek ve spor müsabakalarında Türkiye'nin daha fazla derece elde etmesine öncelik verilecek.
Bu kapsamda, ilk ve orta öğretimdeki spor eğitiminin okul öncesinden başlanarak iyileştirilmesine yönelik tedbirler alınacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğunda yürütülecek çalışmalara Gençlik ve Spor Bakanlığı, federasyonlar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları da destek verecek.
Spor eğitimi okul öncesinden başlanarak eğitimin tüm kademelerinde yaygınlaştıracak, çocukların farklı spor branşlarıyla ilgilenmesi sağlanacak. Okullara antrenör desteği verilecek ve mevcut spor liselerinin branşlaşması sağlanacak.
Başarılı sporculara sağlanan burslar artırılacak
Spor alanında yetenekli bireylerin erken yaşta tespit edilmesine yönelik düzenlemeler de hayata geçirilecek. Çocuklar, okul öncesinden başlayarak yetenek taramasından geçirilecek, yetenekli olanlar uygun spor dallarına yönlendirilecek ve yeterli düzeyde spor eğitimi almaları sağlanacak.
Halkın spora olan ilgisini artıracak proje ve kampanyalar desteklenecek ve geliştirilecek. Medyada, popüler spor branşları dışındaki spor dallarına daha fazla yer verilmesi sağlanacak.
Dezavantajlı grupların katılımı için projeler geliştirilecek
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kontrolünde, dezavantajlı kesimlerin sportif faaliyetlere katılımlarını teşvik edecek özel projeler geliştirilecek.
Bu kişilerin spor tesislerine erişimleri sağlanacak ve bu tesislerde uzman antrenör istihdam edilecek. Çalışmalara yerel yönetimler de katkı sunacak.
Başarılı sporculara sağlanan burslar artırılacak, kendilerine uygun antrenman ortamlarının ve kalifiye antrenörlerin tahsis edilmesi sağlanacak, üniversiteye yerleşme süreçlerinde iyileştirmeler yapılacak.
Sporcu eğitim merkezleri altyapı ve eğitimci açısından desteklenecek, yeterli sayı ve kalitede olimpiyat hazırlık merkezi oluşturulacak. Spor eğitmenlerinin eğitimi bir sistem dahilinde yeniden düzenlenecek.
Son Güncelleme: Pazar, 04 Kasım 2012 12:07
Gösterim: 4163
MEB, okul öncesi eğitimden yararlanamayan 60-72 aylık çocuklar için eğitim programı başlatıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak ve geliştirmek, çalışan anne babanın taleplerini karşılamak için her yıl yaz eğitim programları düzenliyor.
Bu sene düzenlenecek eğitimler, gelecek öğretim yılından itibaren ilköğretim birinci sınıfa başlayacak 66-72 aylık çocukların yaz boyunca okul öncesi eğitim almalarını sağlaması açısından önem taşıyor.
Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği'ne göre, okul müdürlüğünce Okul Öncesi Eğitim Programı doğrultusunda, çocuklar için önem ve öncelik arz eden konuları kapsayan ve valiliklerce onaylanacak program çerçevesinde iki ayı geçmemek üzere yaz aylarında eğitim yapılabiliyor.
Temmuz ayında başlayacak yaz eğitimleri, ağustos ayında da devam edecek. Bu eğitim boyunca çocuklara psiko-motor, sosyal duygusal, bilişsel ve dil gelişimleri, öz bakım becerileri kazandırılacak.
Eğitimlerin birinci ayında, öğretmenler 60-72 aylık çocuklara bedensel koordinasyon,denge, büyük ve küçük kaslarını kullanarak güç gerektiren hareketleri yapabilmeyi öğretecek.
Öğrenciler, duygularını söyleyebilme, olumlu duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ortaya koyma, yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlama, başladığı işi bitirme çabası, insanların farklı özelliklerini kabul etme, sorumluluk alma, nezaket sözcüklerini kullanma, çevresinde gördüğü rahatsız edici durumları fark etme ve günlük yaşamdaki kurallara uyma gibi kazanımlar edinecek.
Dengeli beslenmeye ilişkin bilgiler de verilecek eğitim kapsamında, öğrencilerin yiyecekleri ayırım yapmadan, yeterli miktarda yeme ve sağlığı olumsuz etkileyenleri yemekten kaçınma kazanımları elde etmesi bekleniyor.
Öğrencilere, seçtikleri giysiyi kendi kendilerine doğru şekilde giyebilmeleri öğretilecek.
Bunun yanı sıra öğrencilere gerekli temizlik kuralları da öğretilecek. Öğrenci gerektiğinde el yüz ve vücudunun diğer kısımlarını uygun biçimde yıkamayı, tuvalet gereksiniminin giderilmesine yönelik uygun işleri yapabilmeyi, temizlik malzemelerini doğru kullanabilmeyi öğrenecek.
Ayrıca öğrencilere kendilerini kazalardan, tehlikelerden koruma, tehlike anında yetişkinlerden yardım isteme kazanımları da edinilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Okul Öncesi Eğitim
MEB, okul öncesi eğitimden yararlanamayan 60-72 aylık çocuklar için eğitim programı başlatıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak ve geliştirmek, çalışan anne babanın taleplerini karşılamak için her yıl yaz eğitim programları düzenliyor.
Bu sene düzenlenecek eğitimler, gelecek öğretim yılından itibaren ilköğretim birinci sınıfa başlayacak 66-72 aylık çocukların yaz boyunca okul öncesi eğitim almalarını sağlaması açısından önem taşıyor.
Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği'ne göre, okul müdürlüğünce Okul Öncesi Eğitim Programı doğrultusunda, çocuklar için önem ve öncelik arz eden konuları kapsayan ve valiliklerce onaylanacak program çerçevesinde iki ayı geçmemek üzere yaz aylarında eğitim yapılabiliyor.
Temmuz ayında başlayacak yaz eğitimleri, ağustos ayında da devam edecek. Bu eğitim boyunca çocuklara psiko-motor, sosyal duygusal, bilişsel ve dil gelişimleri, öz bakım becerileri kazandırılacak.
Eğitimlerin birinci ayında, öğretmenler 60-72 aylık çocuklara bedensel koordinasyon,denge, büyük ve küçük kaslarını kullanarak güç gerektiren hareketleri yapabilmeyi öğretecek.
Öğrenciler, duygularını söyleyebilme, olumlu duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ortaya koyma, yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlama, başladığı işi bitirme çabası, insanların farklı özelliklerini kabul etme, sorumluluk alma, nezaket sözcüklerini kullanma, çevresinde gördüğü rahatsız edici durumları fark etme ve günlük yaşamdaki kurallara uyma gibi kazanımlar edinecek.
Dengeli beslenmeye ilişkin bilgiler de verilecek eğitim kapsamında, öğrencilerin yiyecekleri ayırım yapmadan, yeterli miktarda yeme ve sağlığı olumsuz etkileyenleri yemekten kaçınma kazanımları elde etmesi bekleniyor.
Öğrencilere, seçtikleri giysiyi kendi kendilerine doğru şekilde giyebilmeleri öğretilecek.
Bunun yanı sıra öğrencilere gerekli temizlik kuralları da öğretilecek. Öğrenci gerektiğinde el yüz ve vücudunun diğer kısımlarını uygun biçimde yıkamayı, tuvalet gereksiniminin giderilmesine yönelik uygun işleri yapabilmeyi, temizlik malzemelerini doğru kullanabilmeyi öğrenecek.
Ayrıca öğrencilere kendilerini kazalardan, tehlikelerden koruma, tehlike anında yetişkinlerden yardım isteme kazanımları da edinilecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 21 Haziran 2012 13:48
Gösterim: 11691
Ordu Faruk Furtun Anaokulu öğrencilerinin topladığı mavi kapaklarla alınan tekerlekli sandalye, kemik erimesi hastalığı nedeniyle yürüyemeyen 35 yaşındaki Songül Sözüner'e hediye edildi.
Anaokulu öğrencilerince önce başlatılan mavi kapak toplama kampanyasında toplanan kapaklarla bir tekerlekli sandalye alındı.
Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen teslim töreniyle mavi kapak karşılığında alınan tekerlekli sandalye, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yürüyemeyen Songül Sözüner adına ablası İncihan Yoldaş'a takdim edildi.
Törende konuşan okul öğretmenlerinden Burcu Kadıoğlu, öğrenci ve velilerin katkılarıyla başlatılan kampanyada amaçlanan hedefe ulaşmanın sevincini yaşadıklarını söyledi.
Gerçekleştirilen bu örnek faaliyette en çok öğrencilerin mutlu olduğunu ifade eden Kadıoğlu, ''Topladığımız yaklaşık 200 kilo mavi kapakla bir tekerlekli sandalye aldık. Daha sonra bu sandalyeyi ilgili kişilerin belirlediği bir hastaya teslim ettik. Bütün öğrencilerimizle gurur duyuyorum. Bizlere bu konuda destek veren ailelere de teşekkür ediyorum'' dedi.
Öğretmenlerden Arzu Güler ise Ordu Faruk Furtun Anaokulu öğrencilerinin çok gurur verici bir işe imza attığını söyledi. Yapılan işin çok faydalı olduğunu bugün gördüklerini ifade eden Güler, ''Toplum yararına gerçekleştirilen bu tür çalışmaları ilerleyen zamanlarda da sürdüreceğiz. Aldığımız bu tekerlekli sandalyenin Songül Sözüner'e hayır getirmesini temenni ediyorum'' diye konuştu.
Tekerlekli sandalyeyi teslim alan abla İncihan Yoldaş ise kardeşinin çok genç yaşta kemik erimesi hastalığına yakalandığını ve uzun yıllardan bu yana yaşamını yatağa bağımlı sürdürdüğünü söyledi.
Kardeşine çok önceden alınan tekerlekli sandalyesinin eskidiğini, minik öğrenciler sayesinde kardeşinin yeni bir sandalye sahibi olduğunu belirten Yoldaş, ''Herkese teşekkür ederim. Bugün burada kardeşimin yüzünü güldürdüler, Allah'ta onların yüzünü güldürsün'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Okul Öncesi Eğitim
Ordu Faruk Furtun Anaokulu öğrencilerinin topladığı mavi kapaklarla alınan tekerlekli sandalye, kemik erimesi hastalığı nedeniyle yürüyemeyen 35 yaşındaki Songül Sözüner'e hediye edildi.
Anaokulu öğrencilerince önce başlatılan mavi kapak toplama kampanyasında toplanan kapaklarla bir tekerlekli sandalye alındı.
Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen teslim töreniyle mavi kapak karşılığında alınan tekerlekli sandalye, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yürüyemeyen Songül Sözüner adına ablası İncihan Yoldaş'a takdim edildi.
Törende konuşan okul öğretmenlerinden Burcu Kadıoğlu, öğrenci ve velilerin katkılarıyla başlatılan kampanyada amaçlanan hedefe ulaşmanın sevincini yaşadıklarını söyledi.
Gerçekleştirilen bu örnek faaliyette en çok öğrencilerin mutlu olduğunu ifade eden Kadıoğlu, ''Topladığımız yaklaşık 200 kilo mavi kapakla bir tekerlekli sandalye aldık. Daha sonra bu sandalyeyi ilgili kişilerin belirlediği bir hastaya teslim ettik. Bütün öğrencilerimizle gurur duyuyorum. Bizlere bu konuda destek veren ailelere de teşekkür ediyorum'' dedi.
Öğretmenlerden Arzu Güler ise Ordu Faruk Furtun Anaokulu öğrencilerinin çok gurur verici bir işe imza attığını söyledi. Yapılan işin çok faydalı olduğunu bugün gördüklerini ifade eden Güler, ''Toplum yararına gerçekleştirilen bu tür çalışmaları ilerleyen zamanlarda da sürdüreceğiz. Aldığımız bu tekerlekli sandalyenin Songül Sözüner'e hayır getirmesini temenni ediyorum'' diye konuştu.
Tekerlekli sandalyeyi teslim alan abla İncihan Yoldaş ise kardeşinin çok genç yaşta kemik erimesi hastalığına yakalandığını ve uzun yıllardan bu yana yaşamını yatağa bağımlı sürdürdüğünü söyledi.
Kardeşine çok önceden alınan tekerlekli sandalyesinin eskidiğini, minik öğrenciler sayesinde kardeşinin yeni bir sandalye sahibi olduğunu belirten Yoldaş, ''Herkese teşekkür ederim. Bugün burada kardeşimin yüzünü güldürdüler, Allah'ta onların yüzünü güldürsün'' dedi.
Son Güncelleme: Cuma, 11 May 2012 19:45
Gösterim: 4331
Türkiye'de 5 yaşından itibaren çocuklar okullu olmaya başlarken Amerikalı eğitimci artı ve eksileri anlatarak ailelere yol gösterdi.
Amerikalı çocuk gelişimi uzmanı Prof. Dr. Cynthia Garcia Coll, 4+4+4 ile okula başlama yaşının erkene çekilmiş olmasının şans olduğunu ancak üç yaşından sonra mutlaka okulöncesi eğitim gerektiğini söyledi.
Brown Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cynthia Garcia Coll, 4+4+4 yeni eğitim sistemine göre bir yıl önce (60-66 ay isteğe göre, 66 ay ve sonrası zorunlu) birinci sınıfa başlayacak çocuklar için en uygun müfredatın oluşturulması, sınıf ortamlarının hazırlanması ve öğretmenler ile ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik bir dizi seminer için Türkiye’ye geldi.
Okula başlama yaşının erkene çekilmiş olmasını şans olarak değerlendiren Coll, ancak 3 yaş ve sonrasının mutlaka okulöncesi eğitim alması gerektiğini vurguladı. Bahçeşehir Kolejleri’nin davetiyle Türkiye ’ye gelen Brown, “Trend okul- öncesi yaşın daha öne alınması yönünde. Çünkü bu yaşlarda çocuklar öğrenmeye çok açık. İlköğretime başlarken de çocukların seviyeleri eşitlenmiş oluyor, ABD’de okul öncesi eğitim ile ilköğretim 3. sınıfa kadar olan dönem bütün olarak değerlendiriliyor” dedi.
Coll, erken yaş çocukları için sınıf ortamının daha esnek olması gerektiğini vurgulayarak müfredatla ilgili de önerilerde bulundu: “Çocuklar erken yaşlarda okuma ve yazmaya, ikinci bir dil öğrenmeye daha hevesli. Oyun oynayarak ve eğlenerek bir sünger gibi bilgileri daha kolay öğrenirler. Öğretmenlerin de bilgiyi eğlenceli yollarla, çocukları farklı, teşvik edici öğrenme köşeleriyle buluşturarak öğretim vermeleri gerekir. Ders sonrasında ihtiyaçlarına göre 15-20 dakikalık molalar verilmeli.”
Aynı sınıfta 5-7 yaş farkı
Coll, bu yıl 5-7 yaş grubunun aynı sınıfta buluşacak olmalarını ise şöyle değerlendirdi: “Bu durumda çok küçük sınıflar ve az sayıda öğrenci olmalı, iki öğretmen sınıfa girmelidir.Ama bu iyi bir fikir değil. 7 yaş daha uzun süre dikkatini toparlayıp sırada oturabilirken, 5 yaşın dikkat süresi daha az. Yerlerinde duramazlar.”
Amerikalı uzman, zorunlu erken çocukluk dönemi eğitiminin ise özellikle yoksul çocuklar için eğitim eşitliği anlamına geldiğini söyledi:
“Yoksul aile çocukların genel kültür, iletişim, stresle, farklılıklarla ve zorluklarla başa çıkma, neden-sonuç ilişkisi kurmada çok gerilerde kalıyor. Erken çocukluk eğitimi ile bu tür farklılıklar ortadan kaldırılabildiği ve farklı ekonomik seviyelerden gelen çocuklara eşit imkânlar sunduğu için önemli. Erken çocukluk eğitimine 1 dolar harcandığında ileride çocuğun eğitimine harcanacak 7 dolardan tasarruf edilir.”
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Okul Öncesi Eğitim
Türkiye'de 5 yaşından itibaren çocuklar okullu olmaya başlarken Amerikalı eğitimci artı ve eksileri anlatarak ailelere yol gösterdi.
Amerikalı çocuk gelişimi uzmanı Prof. Dr. Cynthia Garcia Coll, 4+4+4 ile okula başlama yaşının erkene çekilmiş olmasının şans olduğunu ancak üç yaşından sonra mutlaka okulöncesi eğitim gerektiğini söyledi.
Brown Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cynthia Garcia Coll, 4+4+4 yeni eğitim sistemine göre bir yıl önce (60-66 ay isteğe göre, 66 ay ve sonrası zorunlu) birinci sınıfa başlayacak çocuklar için en uygun müfredatın oluşturulması, sınıf ortamlarının hazırlanması ve öğretmenler ile ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik bir dizi seminer için Türkiye’ye geldi.
Okula başlama yaşının erkene çekilmiş olmasını şans olarak değerlendiren Coll, ancak 3 yaş ve sonrasının mutlaka okulöncesi eğitim alması gerektiğini vurguladı. Bahçeşehir Kolejleri’nin davetiyle Türkiye ’ye gelen Brown, “Trend okul- öncesi yaşın daha öne alınması yönünde. Çünkü bu yaşlarda çocuklar öğrenmeye çok açık. İlköğretime başlarken de çocukların seviyeleri eşitlenmiş oluyor, ABD’de okul öncesi eğitim ile ilköğretim 3. sınıfa kadar olan dönem bütün olarak değerlendiriliyor” dedi.
Coll, erken yaş çocukları için sınıf ortamının daha esnek olması gerektiğini vurgulayarak müfredatla ilgili de önerilerde bulundu: “Çocuklar erken yaşlarda okuma ve yazmaya, ikinci bir dil öğrenmeye daha hevesli. Oyun oynayarak ve eğlenerek bir sünger gibi bilgileri daha kolay öğrenirler. Öğretmenlerin de bilgiyi eğlenceli yollarla, çocukları farklı, teşvik edici öğrenme köşeleriyle buluşturarak öğretim vermeleri gerekir. Ders sonrasında ihtiyaçlarına göre 15-20 dakikalık molalar verilmeli.”
Aynı sınıfta 5-7 yaş farkı
Coll, bu yıl 5-7 yaş grubunun aynı sınıfta buluşacak olmalarını ise şöyle değerlendirdi: “Bu durumda çok küçük sınıflar ve az sayıda öğrenci olmalı, iki öğretmen sınıfa girmelidir.Ama bu iyi bir fikir değil. 7 yaş daha uzun süre dikkatini toparlayıp sırada oturabilirken, 5 yaşın dikkat süresi daha az. Yerlerinde duramazlar.”
Amerikalı uzman, zorunlu erken çocukluk dönemi eğitiminin ise özellikle yoksul çocuklar için eğitim eşitliği anlamına geldiğini söyledi:
“Yoksul aile çocukların genel kültür, iletişim, stresle, farklılıklarla ve zorluklarla başa çıkma, neden-sonuç ilişkisi kurmada çok gerilerde kalıyor. Erken çocukluk eğitimi ile bu tür farklılıklar ortadan kaldırılabildiği ve farklı ekonomik seviyelerden gelen çocuklara eşit imkânlar sunduğu için önemli. Erken çocukluk eğitimine 1 dolar harcandığında ileride çocuğun eğitimine harcanacak 7 dolardan tasarruf edilir.”
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 08 Haziran 2012 10:11
Gösterim: 5586
Okul öncesi öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzde 100 okullaşma projesi kapsamında okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması çalışmalarının aksi yönde olduğunu iddia ediyorlar. Okul öncesi öğretmenlerinden gelen yüzlerce mailde bu iddiayı haklı çıkarır yönde.

Okul öncesi öğretmenleri soruyor
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer her konuşmasında okul öncesi eğitimi 48-60 ay çocuklarımızda %100 okullaşma ile yaygınlaştıracağız diyor ancak uygulama maalesef içler acısı...
Son birkaç haftadır yakın çevremdeki öğretmen arkadaşlarımdan aldığım duyumlar beni ve birçok meslektaşımı ürkütmüş vaziyette. Sözkonusu olan durum İLKÖĞRETİM ANASINIFLARININ ÖNÜMÜZDEKİ SENEYE TEK ŞUBEYE İNDİRİLECEK OLMASI. Bazı okullara yazılar gelmiş durumda kısa zaman içinde yazı tüm okullarda olur. Okul öncesi eğitim son 3 yıldır revaçta olmasına rağmen çok ciddi yatırımlar yapıldı 1 sınıflı okullar 5-6 sınıfa çıktı.Kimi okullarda öğrenci sayısı içler acısı durumda iken kimilerinde ise çok iyi .Ve bu kapanacak olan sınıflar maalesef öğrenci durumları çok iyi olan sınıflardan birkaçı.Okul öncesi eğitime bu kadar maddi-manevi destek verilirken bunlardan şimdi vazgeçmek niye? Bakanlık daha 60-72 ay arasında karar vermemişken sınıflarımızın kapanma tehlikesinde olmasına anlam veremiyorum. Madem okul öncesi eğitim bu hale getirilecekti peki neden bu kadar emek harcandı, üniversitelerde kontenjanlar arttırıldı? Bu sınıflar daha başlangıç her gün yeni bir sınıf kapanma haberi alıyoruz peki bu okullarda görev yapan öğretmenler ne olacak? Hepsi birer norm fazlası. Peki kadrosunu almış bunca öğretmen bile norm fazlası olursa atama bekleyenlerin hali ne olacak? Madem 48-60 ay arası öğrenci sayısı bu kadar az, sınıflarımızda elimizden gidecek o zaman Sayın Ömer Dinçer neden okul öncesi eğitimi 48-60 ayda %100 okullaştıracağız diyor?Umuyorum bu yanlıştan en kısa zamanda dönülür!
Üst Kategori: ROOT Kategori: Okul Öncesi Eğitim
Okul öncesi öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzde 100 okullaşma projesi kapsamında okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması çalışmalarının aksi yönde olduğunu iddia ediyorlar. Okul öncesi öğretmenlerinden gelen yüzlerce mailde bu iddiayı haklı çıkarır yönde.

Okul öncesi öğretmenleri soruyor
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer her konuşmasında okul öncesi eğitimi 48-60 ay çocuklarımızda %100 okullaşma ile yaygınlaştıracağız diyor ancak uygulama maalesef içler acısı...
Son birkaç haftadır yakın çevremdeki öğretmen arkadaşlarımdan aldığım duyumlar beni ve birçok meslektaşımı ürkütmüş vaziyette. Sözkonusu olan durum İLKÖĞRETİM ANASINIFLARININ ÖNÜMÜZDEKİ SENEYE TEK ŞUBEYE İNDİRİLECEK OLMASI. Bazı okullara yazılar gelmiş durumda kısa zaman içinde yazı tüm okullarda olur. Okul öncesi eğitim son 3 yıldır revaçta olmasına rağmen çok ciddi yatırımlar yapıldı 1 sınıflı okullar 5-6 sınıfa çıktı.Kimi okullarda öğrenci sayısı içler acısı durumda iken kimilerinde ise çok iyi .Ve bu kapanacak olan sınıflar maalesef öğrenci durumları çok iyi olan sınıflardan birkaçı.Okul öncesi eğitime bu kadar maddi-manevi destek verilirken bunlardan şimdi vazgeçmek niye? Bakanlık daha 60-72 ay arasında karar vermemişken sınıflarımızın kapanma tehlikesinde olmasına anlam veremiyorum. Madem okul öncesi eğitim bu hale getirilecekti peki neden bu kadar emek harcandı, üniversitelerde kontenjanlar arttırıldı? Bu sınıflar daha başlangıç her gün yeni bir sınıf kapanma haberi alıyoruz peki bu okullarda görev yapan öğretmenler ne olacak? Hepsi birer norm fazlası. Peki kadrosunu almış bunca öğretmen bile norm fazlası olursa atama bekleyenlerin hali ne olacak? Madem 48-60 ay arası öğrenci sayısı bu kadar az, sınıflarımızda elimizden gidecek o zaman Sayın Ömer Dinçer neden okul öncesi eğitimi 48-60 ayda %100 okullaştıracağız diyor?Umuyorum bu yanlıştan en kısa zamanda dönülür!
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 16:35
Gösterim: 6499

