banner

Odaklanmış öğrenenler oluşturmak için…




Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu

kayhan_karliSon dönemde hem eğitimcilerden hem de velilerden sıklıkla duyduğumuz şikayet, zamane çocuklarının dikkat dağınıklığı sorunlarının bulaşıcı olduğu! İşin şaka tarafı bir yana neredeyse her iki çocuktan biri hakkında bu durum konuşulur hale geldi. Elbette bu konunun alanım olmayan fizyolojik boyutuna girmeyeceğim. Öte yandan pek çok öğretmenin de sınıflarında yaşadığı sorun davranışların nedenlerini çocuklara atfederken bu sebepleri göstermesi de aslında beni kaygılandıran temel nokta oluyor. Çünkü bundan sonraki yıllarda çocukların dikkat dağınıklıkları artarak devam edecek ve biz eğitimciler bu gidişle bir yerde “biz bu çocukları eğitemiyoruz” diyerek havlu atacağız.
Bu durumun aslında bir kaç temel nedeni var ve bu nedenleri irdeleyerek stratejiler geliştirmezsek hem eğitimciler, hem eğitim kurumları, hem de veliler bu sorunu çözemediğimiz gibi yanlış çözümlerle çocuklarımızı da heba edebiliriz. Nedir bu temel nedenler diye soracak olursak, şunları sıralayabiliriz.
Küreselleşmenin kentlileşme etkisi ilk temel nedendir. Bugün insanlık tarihinde ilk kez dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşar hale gelmiştir. Bu durumun temel sebebi ise insanların yaşadıkları yerlerden daha iyi yaşam koşulları olduğuna inandıkları yerlere doğru olan hızlı iç ve dış göçtür. Ülkemizde de bu durum özellikle son 50 yılda kendini gösterdi ve şu anda ülke nüfusunun dörtte üçünden fazlası nüfusu on binden fazla olan kentlerde yaşıyorlar. Elbette bu yerleşim yerlerine kent diyebilirsek! Bu kalabalıklar içinde var olmaya çalışan ve bu sırada kendi yeni kültürünü yaratan, sosyal sınıflarını oluşturan insanlarımızın yetiştirdiği çocukların da dikkat dağınıklıklarının olması elbette kaçınılmaz bir durumdur.
Bir diğer önemli neden ise yine dünyanın en hızlı değişen alanlarından birisi olan iletişimin hızı ve kolaylığıdır. Diğer bir deyişle dijital devrim ile birlikte oluşan kültürler ve kuşaklar arası etkileşimin kontrol edilemez bir hızla artmasıdır. Bizim kuşakların hayallerinin sınırları, görebildiğimiz ve hayal edebildiklerimizin sınırlarıydı. Oysa bugünkü çocukların sınırlarını bir düşünün, neler görürsünüz. Diğer yandan onların yaşamlarında her şey hızlı değiştiği için bu kuşağın çocukları da hızlı değişiyorlar ve değiştiriyorlar. Pek çok konuyu, kavramı okullara, sınıflara gelmeden karşılaştıkları hatta tükettikleri için sınıflarda dikkat içinde olabilmeleri gerçekten çok zor. 
Beyin araştırmaları da bizlere öğrenen beyinlerimizin nasıl bir hızla ve görsel etkileşimle öğrendiğini artık gösteriyor.
Aklımıza gelen soru aslında şu: ¨öğrencilerin sınıfta en fazla dikkat süresi nedir?¨ Bu soruyu genellikle eğitimcilere sorduğumda benzer cevaplar geliyor. Hepimizin ortak kabullerinde sanki öğrencilerin sınıfta dikkat süresinin 15-20 dakika civarında olduğudur. Bazı eğitimciler her ne kadar öğrenciye göre değiştiğinin altını çizse de çoğunluk böyle düşünüyor. 
Bu konuda son araştırmalar gösteriyorki öğrenenin geçici dikkat diye tanımlayabileceğimiz ilk dikkat süresi en fazla 8 saniyedir. Evet yanlış değil sadece 8 (yazıyla sekiz!).
Öğrenenlerin derse dikkatini çekebilmek için sadece 8 saniyemiz var! 
• Ne yapmalı? 

• Nasıl yapmalı?
• Nereden başlamalı?
Bu konuda benim önerim dersin niteliğini tarif eden bir metafor kullanmak. Öğrenenin beyninin ilk dikkat süresi 8 saniye iken seçici dikkat (ilgi) diye tanımlayabileceğimiz ikinci adımı ise 5 ile 20 dakika arasında değişmektedir. Öyleki dikkati ilgiye dönüştürdüğünüz anda saatlerce odaklanabilen öğrenenler görürüz. Örneğin bir filmi izlemeye başlamadan önce ilk dikkat oluşmalıdır ki seçici dikkat yani ilgiye dönüştükten sonra sonuna kadar soluksuz kaldığınız film olsun. Ancak bazılarında yeniden ilgi artırma ihtiyacı oluşur, derslerde aynı mantıkla tasarlanabilmeli. O halde öğretmenlerin bu çağın çocukları için sınıflarını etkili öğrenme ekosistemleri haline getirebilmelerinin sırrı dikkati ilgiye dönüştürebilmekte saklıdır. Öğretmen dersini planlarken aslında bu temel soru ile yola çıkmalı ve bulduğu cevaplar ile etkinliklerini, sürecini tasarlamalıdır.
Bunu şöyle tarif ediyorum: Her bir 40 dakikalık dersiniz IKEA gibi olsun!!! 

Neden IKEA metaforu? Benim gibi pek çok kişi muhtemelen benzer düşünüyordur. Şöyle ki;

İlginç: İKEA mağazaları benim için her ziyaretimde çok ilginç bir yer olmuştur. Öyleki 19 m2 alana sığdırdıkları yaşam alanları ve sürekli sürpriz duygusu hissettiren tasarımları her adımınızda hissedilir. O halde derslerimizde öğrenenler sürekli sürpriz duygusu yaşatan, merak uyandıran ilginç süreçler olarak tasarlanmalıdır.

Kullanışlı: IKEA mağazalarını gezdiğim her yerde tüm tasarımların ortak ilkesi işe yararlık yani kullanışlılık ilkesi olduğunu anlıyorum. Her bir dersimizi tasarlarkende bu öğrenenlerin işine yara mı? Nasıl kullanışlı hale getiririm diye sormak gerek!

Eğlenceli: IKEA gezereken her zaman çok eğlenmişimdir. Bazen kestirme yollar, bazen tasarımlar ve hatta bazen yeme içme alanlarında. Her bir dersimiz de en az IKEA kadar eğlenceli olmalıdır ki öğrenenler beyinde kalıcı kodlamalar yapabilmek için gerekli hormonları salgılayarak pozitif duygular ile öğrensinler.

Anlamlı: IKEA her ürünün yanında yer alan bir A4 sayfası tanıtım bilgilendirme foyü ile o ürünün kim tarafından ve nasıl tasarlandığını anlatıyor. Diğer bir deyişle bu malzemye anlam katan kişiyi tanıtıyor. Biz öğretmenler de her bir ders tasarımımız ile aslında yaşama imza atıyoruz.

Neyi tasarlarsak onu yaşarız…

Özetle, IKEA gibi ilginç, eğlenceli, kullanışlı ve anlamlı derslerin olduğu okullar ve o dersleri tasarlayan öğretmenlerin olduğu bir toplum olmak dileğiyle…

Kayhan Karlı
Yenilikçi Öğrenme Merkezi
@kayhankarli

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Kayhan Karlı Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Önceki Sonraki

Nitelik mi? Nicelik mi?

Kayhan Karlı / Eğitimci - YÖM Okulları Kurucusu O...

Kayhan Karlı: Anlamlı bir öğrenme yılı o…

Kayhan Karlı - Eğitimci – Yazar/ YÖM Okulları Kuru...

Kayhan Karlı: Söylemek, istemek gerek!

Kayhan Karlı / YÖM Okulları Kurucusu Eğitim, bu ü...

Yeni Okul Paradigması!

Kayhan Karlı / YÖM Okulları Kurucusu Son yıllarda...

Özel okullar mı? Bağımsız okullar mı?

Kayhan Karlı - YÖM Okulları Kurucusu Aslında özel...

Öğretmenlerin mesleki gelişimi: Gereksiz…

Kayhan Karlı - YÖM Okulları Kurucusu Bugünlerde p...

Eğitim Sistemi mi yoksa Sistemin Eğitimi…

Kayhan Karlı - YÖM Okulları Kurucusu Eğitim siste...

Ödev mi? Görev mi? Görev savma mı?

Kayhan Karlı / YÖM KurucusuOkul dönemi hızlı bir ş...

Müfredat değil ekosistem

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu Sonunda uzun ve hiç u...

Eğitim gerekli midir?

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu 15 Temmuz kalkışmasın...

Dünya´yı güzellik kurtaracak!

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkez...

İlk söz: Eğitim Gerekli midir?

Kayhan Karlı / YÖM | Yenilikçi Öğrenme Merkez...

Odaklanmış öğrenenler oluşturmak için…

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu Son dönemde hem eğiti...

Atom Karınca öğretmenime saygıyla

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu ...

İnnovatif-Yenilikçi Okulların DNA´sı

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu ...

Öğrenme odaklı okul mekanları

Kayhan Karlı / Kurucu /Yenilikçi Öğrenme Merk...

Okullarımız Yeni Döneme Hazır mı?

Yeni bir eğitim dönemine hazırlıkların başladığı ş...

Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi Nasıl Dön…

Tasarım Odaklı Düşünme (TOD) bir anlayıştır. TOD,...

Hızla değişen dünyamızda öğretmenlik…

21. Yüzyıl geldi ve büyük bir hızla toplum yaşamı ...

Öğrencilerinizi harekete geçirebileceğin…

Seni ne motive eder? Kendimize belki de sormamız g...

Öğrenci merkezli ölçme-değerlendirme

Eğitim dünyamızda belki de en çok sınavlardan ve s...

Öğrencilerde üst biliş geliştirmek için …

Yeni bir döneme başlarken sınıflarda öğrenmenin ka...

Değerler eğitimi mi yoksa değerleri olan…

Kayhan Karlı, Şura'da tartışma konusu olan Değerle...

Dönüşümlü düşünme (2)

Aslında yaşamın içinde çok ihtiyacımız olan “Dönüş...

Dönüşümlü düşünmenin sınıflandırılması

Kayhan Karlı yazdı: Dönüşümlü düşünmenin sınıfland...

Sınıflarda üst düzey düşünme becerilerin…

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına girdiğimiz bu ay...

Demokratik Toplum ve Eğitim

Bu yazıyı yazmak benim için oldukça zorlayıcı oldu...

21. yüzyılın okulu için yeni bir pozisyo…

Öğretmenlik mesleğinde deneyimin önemi, gerçekten ...

Son 10 yılda eğitimde neler yaşandı?

Artı eğitim’in onuncu yılına ulaşmış olmak gerçekt...

Meslektaş Çemberinde kendi çayını demle.…

Geçtiğimiz günlerde edsurge sitesinde bir yazıyı o...

Merak ve soru sorma becerileri…

Geçtiğimiz aylarda bir okulda öğrenme yoldaşlığı y...

Eğitimde İnovasyon yani Eğitinovasyon…

Son yıllarda inovasyon hakkında neredeyse tüm sekt...

Flipped Classroom yani Tersyüz Sınıflar

Ken Robinson kendisiyle yapılan bir röportajda ¨öğ...

Yaratıcı Düşünme Eğitimi...

Birçok ülke, okullarının yaratıcı düşünmeye verdiğ...

Okul temelli, iş ile bütünleşik mesleki …

Son dönemde pek çok ortamda okulda koçluk ve öğret...

Öğrencilerinize öğrenme yoldaşlığı yapab…

Yıllar içinde pek çok bilim insanı nasıl öğreniyor...

Öğretmenler Günü ve Ötesi…

Her yıl bu dönemde öğretmenler hatırlanır, yazılar...

Öğrencinin öğrenmesini geliştirmek için …

Son yıllarda eğitimcilerle her düzeyde çalışmaları...

Yeni liderlik...

Geleneksel liderler ve geçmişin liderliği 21. Yüzy...

Okullar için ‘özdeğerlendirme’ kriterler…

Bu ay  Özel Okulların özdeğerlendirmesi hakkı...

‘Karar almak aslında bir vazgeçmedir, te…

"Üniversite adayları, tam şu günlerde tercih liste...

ÖRAV’a ‘siyasi linç’ mi uygulanıyor?

Bu yazımda, uzun süredir yazmakta olduğum köşemi k...

Düşünme becerilerini artıran öğrenme ort…

Onca kalabalığın ve koşuşturmanın içinde kendi dün...

Sınıfı Yönetmek mi? Öğrenmeyi Yönetmek m…

Sınıfı Yönetmek mi? Öğrenmeyi Yönetmek mi? Öğ...

Okul neden değişecek!

Önümüzdeki yıllarda okul ve öğrenme süreçlerinin b...

Öğrenme ortamları tasarım mühendisi olar…

Bilgeliği üç yolla öğrenebiliriz; ilki yansıtma ki...

Eğitimde teknoloji entegrasyonunda öğret…

Etkili öğretmenler öğrencilerinin ilgisini çekmek ...

Türkiye Özel Okullar Birliği Eğitim Semp…

Her yıl olduğu gibi bu yılda Türkiye Özel Okullar ...

Ödev ve Motivasyon; Ev ödevinde işe yara…

Günümüzde pek çok öğrenci ev ödevi olarak verilen ...

Etkin Öğrenme...

Etkin öğrenme, hem öğretmenlerin hem de öğrenenler...

Öğretmenin Sınırı Yok Projesinden Öğrend…

Öğretmenin Sınırı Yok Projesinden Öğrendiklerimiz....

Sorular mı? Cevaplar mı?

“İyi öğretme sanatı, öğrencilerin ne olduğunu bild...

Mesleki Gelişimin sınıflara ve öğrenci b…

Son yıllarda okullarda meslektaşlarımızla yaptığım...

2050’ye Doğru Eğitim Sistemimiz

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) rakamlarına göre,...

2030 Yılının Çalışanları Okullu Oluyor…

Bu yıl 4+4+4'le okula ilk adımını atan minikler 20...

Öğretmene Bonservis ve Sınav…

Eğitimcilerin tatilde oldukları Ağustos ayında yin...

Eylül 2011’den Eylül 2012’ye Bakış…

Bir eğitim yılını daha geride bıraktık. Tartışmala...

Öğrenme ve Liderlik Üzerine

Öğrenme ve Liderlik Enstitüsü’nün Gerekçesi ve Yap...

Öğretmenleri kim eğitecek?

Son günlerde herkes öğretmenlerin yetersizliği ve ...

Öğretmenin, öğrenci başarısına katkısı n…

Yeni Zellanda Auckland Üniversitesi’nde eğitim pro...

Bir öğretmeni büyük öğretmen yapan nedir…

“Her gerçeğin dört köşesi vardır. Bir öğretmen ola...

Ya bütün şıklar yanlışsa? Sokrat hizmet …

Öylesine bir dönem yaşıyoruz ki çocuklarımız maruz...

Kayhan Karlı: Dijital bilgelik yolculuğu…

Ocak ayının son haftasında Türkiye Özel Okullar Bi...

Mesleki Gelişim ama NASIL?

Bugünlerde pek çok kişi eğitim ile ilgili sorunlar...

Öğrenme yoldaşı kimdir?

Öğrenme yoldaşlığını, meslektaşların birlikte çıka...

Cumhuriyetin 100. yılında öğretmen profi…

Bu yıl okula başlayan yedi yaşındaki çocuklarımız ...

Bilmek, öğrenmek ve anlamak

Bugünlerde eğitimciler okulları ve kendilerini yen...

Okul ve öğrenme

Eğer öğrencilerimizi hayatlarının geri kalanı için...

Kayhan Karlı - Öğretmen Akademisi

Kayhan Karlı Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.