Ödev mi? Görev mi? Görev savma mı?




Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu
kayhanOkul dönemi hızlı bir şekilde ilerliyor, Aralık ayına geldik bile. Bugünlerde veliler, eğitimciler arsında yine ödev tartışmaları başlama zamanı geldi artık! Son yıllarda neredeyse sürekli aynı dönemler de ödev yararlı mı? Yoksa zararlı mı? Tartışmasına tanık oluyoruz. Genellikle bu tartışmalar bilimsel temelden uzak ve duygusal zeminde yürüyor. Bazen çocukların yüküne üzülen yetişkinler onların tarafını tuttuklarını düşünerek ödeve karşı çıkıyorlar. Bazen de, iyi bir gelecek ve başarılı bir okul hayatının düzenli ödev ve tekrar yaparak oluşacağına inanan yetişkinler, çocukların gelecekleri için bu bedeli ödemeleri gerektiğine inanarak ödevin tarafını tutuyorlar...
Bu tartışmalarda bence önemli olan husus eğitimciler ve eğitimci olmayan diğerlerinin ödeve verdikleri anlam farklarının önemli bir çelişki yaratıyor olmasıdır. Hatta çoğu zaman eğitimciler de ödeve yükledikleri anlam konusunda hem fikir değiller veya diğer bir deyişle ortak amaçlar için ödev vermiyorlar. Aslında bu tartışmayı ödev kavramının genişliği ve herkes için ortak bir tarifi olmadığını kabul ederek başlatmak en doğru nokta olacaktır. Ödeve yüklenen anlam aslında ödevin tasarımını ve tüm uygulama sürecini belirlemelidir. Bu durumda da ödevin amacı ve uygulama bağlamı aslında yararlı ve/veya zararlı değerlendirmesini daha anlamlı kılabilir. Bu nedenle kamuoyunda bu popüler tartışmaların alıcısı/okuyucusu olsa da yararlı bir tartışma konusu olduğunu düşünmüyorum.
Ödev konusunda yapılan pek çok araştırma hem ülkemizde hem de dünyada mevcut. Bu araştırmalardan pek çoğunu incelediğimde yine aynı iki sonuç çıkıyor. Bazı araştırmalar yararlı bulurken bazıları yararsız buluyorlar! Öte yandan bazı yeni araştırmalar değişik koşullar altında ödevin başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Kısacası bu araştırmaları bulgu ve yorumlar açısından detaylı okuma yaptığımızda karşımıza çıkan sonuç aslında
¨Ödev amaç ve uygulama bağlamı ile değerlendirilerek iyi planlandığında işe yarar hale geliyor...¨
şeklinde özetlenebilir.
Bir diğer önemli nokta da ödev konusunda yapılan araştırmalardan özellikle beyin konusunda fazla araştırma olmayan yıllarda yani iki binli yıllar öncesinde yapılanları fazlaca dikkate almamak gerektiğidir. Özellikle iki binli yıllardan itibaren beyin konusunda her gün yeni yeni bulgular ortaya çıkarken bu bulguların eğitim ve öğrenme hakkında doğru bildiğimiz yanlışlarımızı değiştirdiğini unutmamalıyız. Örneğin insan beyninin üst düzey düşünme becerilerini anne karnındaki altıncı aydan itibaren geliştirmeye başladığı ve en yüksek gelişimi 2-12 yaşlar arasında gösterdiğini, 14-15 yaşlarına geldiğinde ise anne karnında 6. Aydaki gelişim miktarına düştüğünü artık beyin araştırmaları sayesinde biliyoruz. Öyle ki bu bilgi bizim ödev konusunda bildiklerimizi yeniden yorumlamamızı zorunlu hale getiriyor...
Bu konuda düşüncelerimi şu şekilde sıralayabilirim;
1) İnsan beyni 14-15 yaşına kadar üst düzey düşünme becerilerini geliştirirken bu yaşlardan sonra çok az gelişiyor. Bu araştırmaların da bize gösterdiği gibi bu yaşlara kadar çocuklara beceri kazandırmalıyız. Dolayısıyla üst düzey düşünme becerileri kazandırmak demek bugün değerler diye ifade ettiğimiz pek çok tutum ve davranışın kabul çizgileri içinde motor becerilere dönüşmüş olması demektir. Ayrıca bireyin kişilik-karakter sahibi olmasını sağlar.
2) Ödev verme amacı öncelikle bilinmelidir. Pekiştireç olarak kullanılıyorsa bu konuda işe yarayabilmesi için öğrenene zamanında etkin işe yarayan ileribildirim verilmelidir. Sadece toplayarak kontrol etmek görev savma olur ve bu durum öğrenen açısından hiç bir işe yaramaz. Birinci maddede belirttiğim gibi ödev üst düzey düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla veriliyorsa tek seferlik bir eylem olması yerine öğrenmeyi sürdürülebilir keyifli bir eylem haline getirmelidir. Bunun için sıklıkla birden fazla ödev vermek yerine bir ödevin üzerinde uzun süreli çalışmak daha yararlı olacaktır. Özetle ödevi pekiştireç olması amacından çıkartarak öğrenmenin sürdürülmesi yani öğrenme odaklı hale getirmek işe yarama ihtimalini yükseltecektir. Bu amaçla uygulanabilecek çeşitli yöntem ve teknikler var ancak bu yazının konusu değil başka bir yazıda paylaşacağım.
3) İkinci maddede anlattığımı 15 yaş öncesi öğrenenler için uygulamak geleneksel ödev algısını değiştireceği gibi öğrenme eğilimini ve talebini artıracaktır. On beş yaş üstü öğrenenlerde ise kişisel kararların verilmiş olması nedeniyle istediğiniz kadar ödev verebilirsiniz. Yüzlerce soru, sayfa ödeve olabilir fakat bir şartla bireyin kişiliğini zedelemeyecek bir iletişim yolu seçerek! Bu yaşlardan sonra bireyin ödevi faydaya dönüştürebilmesi için ödev onun içsel motivasyonunun sınırları içinde olursa işe yarar. Bu nedenle de lise döneminde ödevin işe yaradığını gösteren araştırmaları detaylı incelediğimde gördüğümüz öğrenenlerin kişisel amaçlarına uyumlu, gelişimlerine faydalı ve seçim yapmalarını sağlayan ödevler işe yarıyor...
4) Son söz olarak, ödevi işe yarar hale getirebilmek için yeniden kurgulamak gerekiyor.
a) Lise öncesinde ödevi beceri geliştirmeye yönelik olarak kullanmak amacıyla az sayıda ödevi çok defalar üzerinde çalışarak, sorumluluk, görev bilinci, başladığını bitirmek vb. becerilerini geliştirmek için kullanmalıyız.
b) Lise çağlarında miktarından daha çok içsel motivasyonu harekete geçirecek ödev tasarlamaya dikkat etmeliyiz. Böylelikle bireysel tercih ve karar verme süreçlerini tetiklersek istediğimiz kadar ödev verelim işe yarayacaktır..
Son söz olarak, ödevi bir tartışma konusu olmaktan çıkararak amacı ve uygulama bağlamını dikkate alan sürdürülebilir bir öğrenme aracı haline getirmek için çalışalım...
Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu
@kayhankarli

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Kayhan Karlı Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Önceki Sonraki

Ödev mi? Görev mi? Görev savma mı?

Kayhan Karlı / YÖM KurucusuOkul dönemi hızlı bir ş...

Müfredat değil ekosistem

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu Sonunda uzun ve hiç u...

Eğitim gerekli midir?

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu 15 Temmuz kalkışmasın...

Dünya´yı güzellik kurtaracak!

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkez...

İlk söz: Eğitim Gerekli midir?

Kayhan Karlı / YÖM | Yenilikçi Öğrenme Merkez...

Odaklanmış öğrenenler oluşturmak için…

Kayhan Karlı / YÖM Kurucusu Son dönemde hem eğiti...

Atom Karınca öğretmenime saygıyla

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu ...

İnnovatif-Yenilikçi Okulların DNA´sı

Kayhan Karlı / Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu ...

Öğrenme odaklı okul mekanları

Kayhan Karlı / Kurucu /Yenilikçi Öğrenme Merk...

Okullarımız Yeni Döneme Hazır mı?

Yeni bir eğitim dönemine hazırlıkların başladığı ş...

Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi Nasıl Dön…

Tasarım Odaklı Düşünme (TOD) bir anlayıştır. TOD,...

Hızla değişen dünyamızda öğretmenlik…

21. Yüzyıl geldi ve büyük bir hızla toplum yaşamı ...

Öğrencilerinizi harekete geçirebileceğin…

Seni ne motive eder? Kendimize belki de sormamız g...

Öğrenci merkezli ölçme-değerlendirme

Eğitim dünyamızda belki de en çok sınavlardan ve s...

Öğrencilerde üst biliş geliştirmek için …

Yeni bir döneme başlarken sınıflarda öğrenmenin ka...

Değerler eğitimi mi yoksa değerleri olan…

Kayhan Karlı, Şura'da tartışma konusu olan Değerle...

Dönüşümlü düşünme (2)

Aslında yaşamın içinde çok ihtiyacımız olan “Dönüş...

Dönüşümlü düşünmenin sınıflandırılması

Kayhan Karlı yazdı: Dönüşümlü düşünmenin sınıfland...

Sınıflarda üst düzey düşünme becerilerin…

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına girdiğimiz bu ay...

Demokratik Toplum ve Eğitim

Bu yazıyı yazmak benim için oldukça zorlayıcı oldu...

21. yüzyılın okulu için yeni bir pozisyo…

Öğretmenlik mesleğinde deneyimin önemi, gerçekten ...

Son 10 yılda eğitimde neler yaşandı?

Artı eğitim’in onuncu yılına ulaşmış olmak gerçekt...

Meslektaş Çemberinde kendi çayını demle.…

Geçtiğimiz günlerde edsurge sitesinde bir yazıyı o...

Merak ve soru sorma becerileri…

Geçtiğimiz aylarda bir okulda öğrenme yoldaşlığı y...

Eğitimde İnovasyon yani Eğitinovasyon…

Son yıllarda inovasyon hakkında neredeyse tüm sekt...

Flipped Classroom yani Tersyüz Sınıflar

Ken Robinson kendisiyle yapılan bir röportajda ¨öğ...

Yaratıcı Düşünme Eğitimi...

Birçok ülke, okullarının yaratıcı düşünmeye verdiğ...

Okul temelli, iş ile bütünleşik mesleki …

Son dönemde pek çok ortamda okulda koçluk ve öğret...

Öğrencilerinize öğrenme yoldaşlığı yapab…

Yıllar içinde pek çok bilim insanı nasıl öğreniyor...

Öğretmenler Günü ve Ötesi…

Her yıl bu dönemde öğretmenler hatırlanır, yazılar...

Öğrencinin öğrenmesini geliştirmek için …

Son yıllarda eğitimcilerle her düzeyde çalışmaları...

Yeni liderlik...

Geleneksel liderler ve geçmişin liderliği 21. Yüzy...

Okullar için ‘özdeğerlendirme’ kriterler…

Bu ay  Özel Okulların özdeğerlendirmesi hakkı...

‘Karar almak aslında bir vazgeçmedir, te…

"Üniversite adayları, tam şu günlerde tercih liste...

ÖRAV’a ‘siyasi linç’ mi uygulanıyor?

Bu yazımda, uzun süredir yazmakta olduğum köşemi k...

Düşünme becerilerini artıran öğrenme ort…

Onca kalabalığın ve koşuşturmanın içinde kendi dün...

Sınıfı Yönetmek mi? Öğrenmeyi Yönetmek m…

Sınıfı Yönetmek mi? Öğrenmeyi Yönetmek mi? Öğ...

Okul neden değişecek!

Önümüzdeki yıllarda okul ve öğrenme süreçlerinin b...

Öğrenme ortamları tasarım mühendisi olar…

Bilgeliği üç yolla öğrenebiliriz; ilki yansıtma ki...

Eğitimde teknoloji entegrasyonunda öğret…

Etkili öğretmenler öğrencilerinin ilgisini çekmek ...

Türkiye Özel Okullar Birliği Eğitim Semp…

Her yıl olduğu gibi bu yılda Türkiye Özel Okullar ...

Ödev ve Motivasyon; Ev ödevinde işe yara…

Günümüzde pek çok öğrenci ev ödevi olarak verilen ...

Etkin Öğrenme...

Etkin öğrenme, hem öğretmenlerin hem de öğrenenler...

Öğretmenin Sınırı Yok Projesinden Öğrend…

Öğretmenin Sınırı Yok Projesinden Öğrendiklerimiz....

Sorular mı? Cevaplar mı?

“İyi öğretme sanatı, öğrencilerin ne olduğunu bild...

Mesleki Gelişimin sınıflara ve öğrenci b…

Son yıllarda okullarda meslektaşlarımızla yaptığım...

2050’ye Doğru Eğitim Sistemimiz

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) rakamlarına göre,...

2030 Yılının Çalışanları Okullu Oluyor…

Bu yıl 4+4+4'le okula ilk adımını atan minikler 20...

Öğretmene Bonservis ve Sınav…

Eğitimcilerin tatilde oldukları Ağustos ayında yin...

Eylül 2011’den Eylül 2012’ye Bakış…

Bir eğitim yılını daha geride bıraktık. Tartışmala...

Öğrenme ve Liderlik Üzerine

Öğrenme ve Liderlik Enstitüsü’nün Gerekçesi ve Yap...

Öğretmenleri kim eğitecek?

Son günlerde herkes öğretmenlerin yetersizliği ve ...

Öğretmenin, öğrenci başarısına katkısı n…

Yeni Zellanda Auckland Üniversitesi’nde eğitim pro...

Bir öğretmeni büyük öğretmen yapan nedir…

“Her gerçeğin dört köşesi vardır. Bir öğretmen ola...

Ya bütün şıklar yanlışsa? Sokrat hizmet …

Öylesine bir dönem yaşıyoruz ki çocuklarımız maruz...

Kayhan Karlı: Dijital bilgelik yolculuğu…

Ocak ayının son haftasında Türkiye Özel Okullar Bi...

Mesleki Gelişim ama NASIL?

Bugünlerde pek çok kişi eğitim ile ilgili sorunlar...

Öğrenme yoldaşı kimdir?

Öğrenme yoldaşlığını, meslektaşların birlikte çıka...

Cumhuriyetin 100. yılında öğretmen profi…

Bu yıl okula başlayan yedi yaşındaki çocuklarımız ...

Bilmek, öğrenmek ve anlamak

Bugünlerde eğitimciler okulları ve kendilerini yen...

Okul ve öğrenme

Eğer öğrencilerimizi hayatlarının geri kalanı için...

Kayhan Karlı - Öğretmen Akademisi

Kayhan Karlı Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.