Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Ömür Yılmaz - Sekiz Oniki Kurs Genel Müdürü: “Sekiz Oniki Kurs olarak ilk yılımızda açtığımız 35 şube ile sektöre güzel bir giriş yaptık. Sekiz Oniki olarak aldığımız “Yılın En İyi Çıkış Yapan Eğitim Markası” ödülünü almış olmak bize daha çok sorumluluk yükledi. Eğitimde çıkış yapmak kadar bu çıkışta içerikleri de geliştirmek gerekiyor. Burada sayısal bir büyüme kadar doğru kurucularla büyümek de dikkat ettiğimiz bir diğer konu. Bölgelerde markamızı temsil eden kurucularımızla, kurs sektörüne yön veren, daha güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz.”

 

omur_yilmaz_ocak_2023Sekiz Oniki Kurs açısından 2022 yılını değerlendirebilir misiniz?
Sekiz Oniki Kurs olarak ilk yılımızda başarılı çalışmalar ve içerikler ile eğitim sektörüne hızlı bir giriş yaptık. Kurumsal bir marka olarak ilk çıkış yılımız olmasına rağmen Türkiye genelinde 2022 yılında toplam 35 şubeyle “Yılın En İyi Çıkış Yapan Eğitim Markası” ödülünü aldık. Hibrit Eğitim Platformumuz ile tüm Türkiye’de ayrıcalıklı ve nitelikli bir şekilde eğitim faaliyetlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sekiz Oniki markası olarak ilk yılımızda kurumlarımızda hem YKS hem LGS hazırlıkta Türkiye dereceleri çıkaran öğrencileri yetiştirmiş olmak bize eğitim planlarımızda doğru yolda ilerlediğimizi gösterdi. Yeni yılda, yeni projelerimizle eğitim içeriklerimizi zenginleştirirken daha çok sayıda şube ile daha çok öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.

2023 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?
Öncelikle alışkanlıkların, beklentilerin, ihtiyaçların değiştiği bir dönemde bizde 2023 yılında bu taleplere karşılık vermek için gerekli çalışmaları ve yatırımları yapmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimizin ve öğrenci velilerinin beklentilerini anlayıp, eğitimde kişiye özel çözümler sunan Sekiz Oniki markası ile şubelerimize dijital eğitim altyapısı, kaynak ve rehberlik gibi önemli konu başlıkları altında destek vermeye devam edeceğiz. Türkiye’ nin her yerinde kurs alanında önemli bir aktör olmak için yenilikçi ve proje geliştiren bir marka olmak adına çalışmalara hız kesmeden devam edeceğiz. Bir kurs markası olarak hedefimiz daha çok öğrenciye ulaşıp, daha çok sınav başarısı elde etmek.

ÇÖZÜM VE İLETİŞİM ODAKLI ÇALIŞIYORUZ
Franchise modelinizin temel unsurları nelerdir? Markanızın bu konuda politikası hakkında bilgi verebilir misiniz?
Franchise vermek sadece isim vermek değildir. Günümüz markalarında şubelerin en büyük problemi genel merkez desteği alamamak. Biz genel merkez ekibi olarak çözüm ve iletişim odaklı çalışıyoruz. Her an ulaşılabilir olmak markamız için önemli bir değer. Şubelerimize her zaman rehberlik eden, destek veren olmak bizim için önemli. Gelişime, değişime, dönüşüme önem veriyoruz ve bu nedenle karşılıklı iletişim bizi daha da güçlü kılıyor. Kendini yenileyen, AR-GE çalışmaları ile içeriklerini güncelleyen bir genel merkez politikası her zaman önceliğimiz olacaktır. Kurumlarımızı güçlendirmek için hizmet içi eğitimlerimizi her şubeye özel olarak planlıyoruz. Öğrenci koçluğu, hızlı okuma ve anlama, rehberlik eğitimleri de dahil olmak üzere birçok eğitimle şubelerimizi daha güçlü kılıyoruz.

Franchise yatırımcılarınıza sunduğunuz avantajlar ve uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sekiz Oniki Kurs, Türkiye’nin hibrit eğitim platformu olan ilk kurs markasıdır. Kurslarımızda İşletme Yönetimi, Marka Yönetimi ve Eğitim Yönetimi hizmetleri gibi bir kursta ihtiyaç duyulacak tüm başlıklarda verdiğimiz danışmanlık, rehberlik ve denetim destekleri sunmaktayız.
Sekiz Oniki Kursa ait Sekiz Oniki Dijital içerikler, soru çözüm videoları, detaylı sınav analizleri ve kurumlarımızı yakından dijital alt yapıyla takip edebiliyoruz. Takip sonucundada öğrenci ve kurum başarısını yükseltmek adına çalışmalar yapıyoruz. Hizmet içi eğitimlerimizde kurumlarımızda bulunan idari kadro ve öğretmenlerimizle buluşuyoruz. Hızlı okuma ve anlama, eğitim koçluğu, ölçme değerlendirme, rapor okuma gibi konularda eğitimler düzenliyor ve uygulama noktasında da takipçisi oluyoruz.
Yaptığımız kurumsal reklam ve tanıtım çalışmaları ile şubelerin bölgede iş yüklerini azaltıyoruz. Ajansımız haftalık olarak yaptığı çalışmalar ve içerikler ile şubelerin sosyal medya yönetim süreçlerine de destek oluyor. Yaptığımız tüm çalışmaların Türkiye genelinde uygulanabilir olmasını önemsiyoruz. Yerelde olan özellikleri de tabii ki yok sayamayız. Bu noktada da her zaman şubelerimize destek oluyoruz. Sekiz Oniki Kurs’ta öğrencilerimiz, Türkiye geneli değerlendirmeye alınan 40 denemeyle tüm sınavlarını gerçek sınav gibi uygulama imkanı buluyor.

Franchise sisteminiz içinde yer alan ve yer alacak yatırımcılardan beklentileriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Markamızın büyümesi ve gelişmesi için güçlü kurucular ve şubeler ile birliktelik sağlamak çok önemsediğimiz bir konu. Bir marka şubeleri ve kurucuları kadar güçlüdür. Kurucularımızın kendi bölgelerine hakim, kurs süreçlerini iyi bilen, yeniliğe açık ve iyi bir binaya sahip olmalarını istiyoruz.

DOĞRU MARKA, DOĞRU KURUCU ve DOĞRU LOKASYONUN BULUŞMASI ÇOK ÖNEMLİ
Size göre franchise uygulamalarının eğitimde markalaşmaya etkileri nelerdir?
Franchise bir kurum her zaman sürece birkaç adım önde başlar. Her kurumun yapması gereken; ders programı, yayın içerikleri, denemeler, reklam tanıtım çalışmaları gibi uygulamalar genel merkez tarafından hazır olarak geldiği için şubeler bu alanlarla ilgilenmek yerine kayda ve eğitime ağırlık verebiliyor. Eğitimde franchise uygulamaları bir markanın büyümesi için yardımcı olabildiği gibi, doğru bir tercih olmazsa çok ciddi zararlar da verebilir. Genel merkezin her zaman destekçi, rehberlik eden, vizyoner bir yönetime sahip olması gerekmektedir. Burada doğru marka, doğru kurucu ve doğru lokasyonun buluşması çok önemlidir. Ülkemizde franchise olarak en çok karşılaştığımız problem bu sanırım.
Bizler Sekiz Oniki markası olarak franchise vereceğimiz kurum ve kurucular ile karşılıklı mutabakata vardıktan sonra, en iyi kaynaklar ve dijital içerikler ile kurumlarımızı bir araya getiriyoruz. Bir sonraki adımda eğitmen eğitimleri, yenilikçi ölçme değerlendirme sistemleri, reklam çalışmaları gibi operasyonel faaliyetlerde ismimizi verdiğimiz şubelerimize destek olmaya devam ediyoruz. Bu sayede markalarımız da bütün konsantrasyonlarını ve enerjilerini uzmanı oldukları eğitim alanına yoğunlaştırabiliyor. Bu sayede her şubemizde aynı yüksek kalitede ve standartta eğitim ile öğrencilerimizi buluşturabiliyoruz.Bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun bir şekilde tercih edilmemizin nedeni bu franchise kültürüne sahip olmamızdan kaynaklanıyor.

 

> Kurs sektörüne yön veren güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz

Ömür Yılmaz - Sekiz Oniki Kurs Genel Müdürü: “Sekiz Oniki Kurs olarak ilk yılımızda açtığımız 35 şube ile sektöre güzel bir giriş yaptık. Sekiz Oniki olarak aldığımız “Yılın En İyi Çıkış Yapan Eğitim Markası” ödülünü almış olmak bize daha çok sorumluluk yükledi. Eğitimde çıkış yapmak kadar bu çıkışta içerikleri de geliştirmek gerekiyor. Burada sayısal bir büyüme kadar doğru kurucularla büyümek de dikkat ettiğimiz bir diğer konu. Bölgelerde markamızı temsil eden kurucularımızla, kurs sektörüne yön veren, daha güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz.”

 

omur_yilmaz_ocak_2023Sekiz Oniki Kurs açısından 2022 yılını değerlendirebilir misiniz?
Sekiz Oniki Kurs olarak ilk yılımızda başarılı çalışmalar ve içerikler ile eğitim sektörüne hızlı bir giriş yaptık. Kurumsal bir marka olarak ilk çıkış yılımız olmasına rağmen Türkiye genelinde 2022 yılında toplam 35 şubeyle “Yılın En İyi Çıkış Yapan Eğitim Markası” ödülünü aldık. Hibrit Eğitim Platformumuz ile tüm Türkiye’de ayrıcalıklı ve nitelikli bir şekilde eğitim faaliyetlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sekiz Oniki markası olarak ilk yılımızda kurumlarımızda hem YKS hem LGS hazırlıkta Türkiye dereceleri çıkaran öğrencileri yetiştirmiş olmak bize eğitim planlarımızda doğru yolda ilerlediğimizi gösterdi. Yeni yılda, yeni projelerimizle eğitim içeriklerimizi zenginleştirirken daha çok sayıda şube ile daha çok öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.

2023 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?
Öncelikle alışkanlıkların, beklentilerin, ihtiyaçların değiştiği bir dönemde bizde 2023 yılında bu taleplere karşılık vermek için gerekli çalışmaları ve yatırımları yapmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimizin ve öğrenci velilerinin beklentilerini anlayıp, eğitimde kişiye özel çözümler sunan Sekiz Oniki markası ile şubelerimize dijital eğitim altyapısı, kaynak ve rehberlik gibi önemli konu başlıkları altında destek vermeye devam edeceğiz. Türkiye’ nin her yerinde kurs alanında önemli bir aktör olmak için yenilikçi ve proje geliştiren bir marka olmak adına çalışmalara hız kesmeden devam edeceğiz. Bir kurs markası olarak hedefimiz daha çok öğrenciye ulaşıp, daha çok sınav başarısı elde etmek.

ÇÖZÜM VE İLETİŞİM ODAKLI ÇALIŞIYORUZ
Franchise modelinizin temel unsurları nelerdir? Markanızın bu konuda politikası hakkında bilgi verebilir misiniz?
Franchise vermek sadece isim vermek değildir. Günümüz markalarında şubelerin en büyük problemi genel merkez desteği alamamak. Biz genel merkez ekibi olarak çözüm ve iletişim odaklı çalışıyoruz. Her an ulaşılabilir olmak markamız için önemli bir değer. Şubelerimize her zaman rehberlik eden, destek veren olmak bizim için önemli. Gelişime, değişime, dönüşüme önem veriyoruz ve bu nedenle karşılıklı iletişim bizi daha da güçlü kılıyor. Kendini yenileyen, AR-GE çalışmaları ile içeriklerini güncelleyen bir genel merkez politikası her zaman önceliğimiz olacaktır. Kurumlarımızı güçlendirmek için hizmet içi eğitimlerimizi her şubeye özel olarak planlıyoruz. Öğrenci koçluğu, hızlı okuma ve anlama, rehberlik eğitimleri de dahil olmak üzere birçok eğitimle şubelerimizi daha güçlü kılıyoruz.

Franchise yatırımcılarınıza sunduğunuz avantajlar ve uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sekiz Oniki Kurs, Türkiye’nin hibrit eğitim platformu olan ilk kurs markasıdır. Kurslarımızda İşletme Yönetimi, Marka Yönetimi ve Eğitim Yönetimi hizmetleri gibi bir kursta ihtiyaç duyulacak tüm başlıklarda verdiğimiz danışmanlık, rehberlik ve denetim destekleri sunmaktayız.
Sekiz Oniki Kursa ait Sekiz Oniki Dijital içerikler, soru çözüm videoları, detaylı sınav analizleri ve kurumlarımızı yakından dijital alt yapıyla takip edebiliyoruz. Takip sonucundada öğrenci ve kurum başarısını yükseltmek adına çalışmalar yapıyoruz. Hizmet içi eğitimlerimizde kurumlarımızda bulunan idari kadro ve öğretmenlerimizle buluşuyoruz. Hızlı okuma ve anlama, eğitim koçluğu, ölçme değerlendirme, rapor okuma gibi konularda eğitimler düzenliyor ve uygulama noktasında da takipçisi oluyoruz.
Yaptığımız kurumsal reklam ve tanıtım çalışmaları ile şubelerin bölgede iş yüklerini azaltıyoruz. Ajansımız haftalık olarak yaptığı çalışmalar ve içerikler ile şubelerin sosyal medya yönetim süreçlerine de destek oluyor. Yaptığımız tüm çalışmaların Türkiye genelinde uygulanabilir olmasını önemsiyoruz. Yerelde olan özellikleri de tabii ki yok sayamayız. Bu noktada da her zaman şubelerimize destek oluyoruz. Sekiz Oniki Kurs’ta öğrencilerimiz, Türkiye geneli değerlendirmeye alınan 40 denemeyle tüm sınavlarını gerçek sınav gibi uygulama imkanı buluyor.

Franchise sisteminiz içinde yer alan ve yer alacak yatırımcılardan beklentileriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Markamızın büyümesi ve gelişmesi için güçlü kurucular ve şubeler ile birliktelik sağlamak çok önemsediğimiz bir konu. Bir marka şubeleri ve kurucuları kadar güçlüdür. Kurucularımızın kendi bölgelerine hakim, kurs süreçlerini iyi bilen, yeniliğe açık ve iyi bir binaya sahip olmalarını istiyoruz.

DOĞRU MARKA, DOĞRU KURUCU ve DOĞRU LOKASYONUN BULUŞMASI ÇOK ÖNEMLİ
Size göre franchise uygulamalarının eğitimde markalaşmaya etkileri nelerdir?
Franchise bir kurum her zaman sürece birkaç adım önde başlar. Her kurumun yapması gereken; ders programı, yayın içerikleri, denemeler, reklam tanıtım çalışmaları gibi uygulamalar genel merkez tarafından hazır olarak geldiği için şubeler bu alanlarla ilgilenmek yerine kayda ve eğitime ağırlık verebiliyor. Eğitimde franchise uygulamaları bir markanın büyümesi için yardımcı olabildiği gibi, doğru bir tercih olmazsa çok ciddi zararlar da verebilir. Genel merkezin her zaman destekçi, rehberlik eden, vizyoner bir yönetime sahip olması gerekmektedir. Burada doğru marka, doğru kurucu ve doğru lokasyonun buluşması çok önemlidir. Ülkemizde franchise olarak en çok karşılaştığımız problem bu sanırım.
Bizler Sekiz Oniki markası olarak franchise vereceğimiz kurum ve kurucular ile karşılıklı mutabakata vardıktan sonra, en iyi kaynaklar ve dijital içerikler ile kurumlarımızı bir araya getiriyoruz. Bir sonraki adımda eğitmen eğitimleri, yenilikçi ölçme değerlendirme sistemleri, reklam çalışmaları gibi operasyonel faaliyetlerde ismimizi verdiğimiz şubelerimize destek olmaya devam ediyoruz. Bu sayede markalarımız da bütün konsantrasyonlarını ve enerjilerini uzmanı oldukları eğitim alanına yoğunlaştırabiliyor. Bu sayede her şubemizde aynı yüksek kalitede ve standartta eğitim ile öğrencilerimizi buluşturabiliyoruz.Bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun bir şekilde tercih edilmemizin nedeni bu franchise kültürüne sahip olmamızdan kaynaklanıyor.

 

Son Güncelleme: Salı, 31 Ocak 2023 11:48

Gösterim: 877

Pandemi sürecinin çocuklarda miyop gelişimini artırdığını söyleyen Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak “COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılında hem eğitimlerini sürdürmek hem de sosyal faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına maruz kalan çocuklarda miyop oranı arttı. 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşındaki çocuklarda 1,4 kat arttığı tespit edildi” dedi.

cocuk_miyopBezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak, “2020 yılını neredeyse tüm dünya, özellikle çocuklar evde ve kapalı ortamlarda geçirdi. Miyopluk gelişimi açısından risk taşıyan bu yaş grubu, dışarıda, gün ışığında yapılan oyun ve spor gibi aktivitelerden uzak kaldı. Alınan tedbirlerle birlikte ders ve eğlence amaçlı aktiviteler için neredeyse tüm günlerini tablet, bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirirdiler. Bu zorunlu kısıtlamaların çocuklarda miyopluk gelişimi ve ilerleme hızı üzerinde olumsuz etkisi olacağını tahmin etmek hiç zor olmadı. Bu kaygıların haklı olduğunu çarpıcı olarak kanıtlayan ilk bilimsel araştırma Çin’den geldi” dedi ve araştırma sonuçlarına yönelik şu bilgileri verdi:
“Yaklaşık 125 bin çocuğun son 5 yıldaki göz kırma kusuru ölçümlerine dayanarak yapılan çalışma, Çin’de 2020 yılının ilk altı ayında uygulanan sıkı sokağa çıkma yasağı ve uzaktan öğretim gibi uygulamaların 6-8 yaşları arasındaki çocuklarda miyopluk gelişimini belirgin olarak artırdığını kanıtlamış oldu. Araştırmada 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda tam 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşında 1,4 kat arttığı tespit edildi” diye konuştu.
Prof. Dr. Arif Koytak, “Hafif ve orta düzeydeki miyopluğun kişinin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu söylenemez. Fakat tüm miyopluk olgularının %10’unu oluşturan yüksek miyopluk (6 ve üzeri numaralar) orta yaş sonrası gözlerde ilerleyici hasara ve kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Çin’de 6 ay, yani diğer ülkelere kıyasla kısa süren karantinanın etkisi bu kadar çarpıcı sonuçlar vermişken batıda daha uzun süren ve daha da sürmesi beklenen sokağa çıkma yasağı, uzaktan eğitim gibi uygulamaların göz sağlığı üzerine bu olumsuz etkisinin de dikkate alınması gerekiyor” dedi.

DSÖ: 2050 yılında tüm dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlası miyoplaşacak!
Miyop gelişiminin nedenlerini açıklayan Prof. Dr. Arif Koytak, “Miyopluk özellikle uzak mesafede bulanık görüşe yol açan göz bozukluğudur. Önceleri miyopluğun büyük oranda genetikle ilgili olabileceği düşünülüyordu. Fakat artık tek faktörün genetik olmadığını biliyoruz. Toplumda miyopluk oranının hızlı artışı üzerine eğilen araştırmacılar, bu artışın çocuk ve gençlerin yakın mesafeye odaklanarak yaptıkları işlerin belirgin biçimde artmasından kaynaklanabileceğini ortaya koydu. Yine farklı ülkelerde çok sayıda çocuk üzerinde yapılan uzun süre takipli çalışmalarda oyun ve spor aktiviteleri için dışarıda az zaman geçirmenin miyopluk gelişimi açısından belirgin bir risk faktörü olduğu anlaşıldı; açık hava ve parlak gün ışığında yapılan aktivitelerin miyopluk gelişimi açısından koruyucu etkisi tespit edildi” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Son 25-30 yılda yaşadığımız teknolojik ve toplumsal dönüşüm sonucu çocuk ve gençlerin artık çok daha az gezdiğini, sokakta ve oyun alanlarında daha az zaman geçirdiğini ve daha az spor yaptığını; öte yandan çok daha fazla okuyup yazdığını, bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranına baktıklarını biliyoruz. 2000 yılında toplumdaki miyop oranı Avrupa ve Amerika’da %25, Çin ve Singapur gibi Uzak Asya ülkelerinde %50 civarındaydı. 2020 yılında bu oran Batı ülkelerinde %33’e, Uzak Doğu ülkelerinde %80 üzerine çıkmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün beklentisi 2050 yılında tüm dünya nüfusunun %50’den fazlasının miyop olacağı şeklinde.”

10 yaş altındaki çocuklarda miyop oluşumu ve artışını önleme tedbirleri
Prof. Dr. Arif Koytak 10 yaş altındaki çocuklarda miyoplaşmanın önüne geçmek için yapılması gerekenleri sıraladı:
* Yakın zaman içinde göz muayenesi olmamış olan tüm çocuk ve gençlerin göz muayenesinden geçerek mevcut kırma kusurlarının düzeltilmesi.
* Sosyal mesafe ve karantina kurallarına uymak şartıyla, her fırsatta özelikle gün ışığında yapılacak oyun, yürüyüş, bisiklet, spor gibi açık hava aktivitelerine ağırlık verilmesi.
* Bilgisayar, tablet ve cep telefonu karşısında geçirilecek zamanın mümkün olduğunca kısıtlanması.
* Ekran karşısında aralıksız durulan zamanın olabildiğince kısaltılması. Her yarım saatlik yakın çalışmanın ardına 5-10 dakikalık göz dinlendirme molasının konulması.
* İçeriği uygun bazı derslerin görüntülü değil, sesli kayıttan sunulması.
* Ekrandan izlenmesi gereken şeylerin mümkünse TV ekranından ve mümkün olduğunca uzaktan izlenmesi.
* Loş ortamlarda çalışmaktan kaçınılması. Okumak, yazmak, resim çizmek gibi yakın mesafeden yapılan uygulamaların mümkün olduğunca aydınlık ortamlarda yapılması.

> Pandemide çocuklarda miyop oranı 2 kat arttı

Pandemi sürecinin çocuklarda miyop gelişimini artırdığını söyleyen Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak “COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılında hem eğitimlerini sürdürmek hem de sosyal faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına maruz kalan çocuklarda miyop oranı arttı. 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşındaki çocuklarda 1,4 kat arttığı tespit edildi” dedi.

cocuk_miyopBezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak, “2020 yılını neredeyse tüm dünya, özellikle çocuklar evde ve kapalı ortamlarda geçirdi. Miyopluk gelişimi açısından risk taşıyan bu yaş grubu, dışarıda, gün ışığında yapılan oyun ve spor gibi aktivitelerden uzak kaldı. Alınan tedbirlerle birlikte ders ve eğlence amaçlı aktiviteler için neredeyse tüm günlerini tablet, bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirirdiler. Bu zorunlu kısıtlamaların çocuklarda miyopluk gelişimi ve ilerleme hızı üzerinde olumsuz etkisi olacağını tahmin etmek hiç zor olmadı. Bu kaygıların haklı olduğunu çarpıcı olarak kanıtlayan ilk bilimsel araştırma Çin’den geldi” dedi ve araştırma sonuçlarına yönelik şu bilgileri verdi:
“Yaklaşık 125 bin çocuğun son 5 yıldaki göz kırma kusuru ölçümlerine dayanarak yapılan çalışma, Çin’de 2020 yılının ilk altı ayında uygulanan sıkı sokağa çıkma yasağı ve uzaktan öğretim gibi uygulamaların 6-8 yaşları arasındaki çocuklarda miyopluk gelişimini belirgin olarak artırdığını kanıtlamış oldu. Araştırmada 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda tam 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşında 1,4 kat arttığı tespit edildi” diye konuştu.
Prof. Dr. Arif Koytak, “Hafif ve orta düzeydeki miyopluğun kişinin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu söylenemez. Fakat tüm miyopluk olgularının %10’unu oluşturan yüksek miyopluk (6 ve üzeri numaralar) orta yaş sonrası gözlerde ilerleyici hasara ve kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Çin’de 6 ay, yani diğer ülkelere kıyasla kısa süren karantinanın etkisi bu kadar çarpıcı sonuçlar vermişken batıda daha uzun süren ve daha da sürmesi beklenen sokağa çıkma yasağı, uzaktan eğitim gibi uygulamaların göz sağlığı üzerine bu olumsuz etkisinin de dikkate alınması gerekiyor” dedi.

DSÖ: 2050 yılında tüm dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlası miyoplaşacak!
Miyop gelişiminin nedenlerini açıklayan Prof. Dr. Arif Koytak, “Miyopluk özellikle uzak mesafede bulanık görüşe yol açan göz bozukluğudur. Önceleri miyopluğun büyük oranda genetikle ilgili olabileceği düşünülüyordu. Fakat artık tek faktörün genetik olmadığını biliyoruz. Toplumda miyopluk oranının hızlı artışı üzerine eğilen araştırmacılar, bu artışın çocuk ve gençlerin yakın mesafeye odaklanarak yaptıkları işlerin belirgin biçimde artmasından kaynaklanabileceğini ortaya koydu. Yine farklı ülkelerde çok sayıda çocuk üzerinde yapılan uzun süre takipli çalışmalarda oyun ve spor aktiviteleri için dışarıda az zaman geçirmenin miyopluk gelişimi açısından belirgin bir risk faktörü olduğu anlaşıldı; açık hava ve parlak gün ışığında yapılan aktivitelerin miyopluk gelişimi açısından koruyucu etkisi tespit edildi” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Son 25-30 yılda yaşadığımız teknolojik ve toplumsal dönüşüm sonucu çocuk ve gençlerin artık çok daha az gezdiğini, sokakta ve oyun alanlarında daha az zaman geçirdiğini ve daha az spor yaptığını; öte yandan çok daha fazla okuyup yazdığını, bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranına baktıklarını biliyoruz. 2000 yılında toplumdaki miyop oranı Avrupa ve Amerika’da %25, Çin ve Singapur gibi Uzak Asya ülkelerinde %50 civarındaydı. 2020 yılında bu oran Batı ülkelerinde %33’e, Uzak Doğu ülkelerinde %80 üzerine çıkmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün beklentisi 2050 yılında tüm dünya nüfusunun %50’den fazlasının miyop olacağı şeklinde.”

10 yaş altındaki çocuklarda miyop oluşumu ve artışını önleme tedbirleri
Prof. Dr. Arif Koytak 10 yaş altındaki çocuklarda miyoplaşmanın önüne geçmek için yapılması gerekenleri sıraladı:
* Yakın zaman içinde göz muayenesi olmamış olan tüm çocuk ve gençlerin göz muayenesinden geçerek mevcut kırma kusurlarının düzeltilmesi.
* Sosyal mesafe ve karantina kurallarına uymak şartıyla, her fırsatta özelikle gün ışığında yapılacak oyun, yürüyüş, bisiklet, spor gibi açık hava aktivitelerine ağırlık verilmesi.
* Bilgisayar, tablet ve cep telefonu karşısında geçirilecek zamanın mümkün olduğunca kısıtlanması.
* Ekran karşısında aralıksız durulan zamanın olabildiğince kısaltılması. Her yarım saatlik yakın çalışmanın ardına 5-10 dakikalık göz dinlendirme molasının konulması.
* İçeriği uygun bazı derslerin görüntülü değil, sesli kayıttan sunulması.
* Ekrandan izlenmesi gereken şeylerin mümkünse TV ekranından ve mümkün olduğunca uzaktan izlenmesi.
* Loş ortamlarda çalışmaktan kaçınılması. Okumak, yazmak, resim çizmek gibi yakın mesafeden yapılan uygulamaların mümkün olduğunca aydınlık ortamlarda yapılması.

Son Güncelleme: Salı, 26 Ocak 2021 11:20

Gösterim: 1592

Türkiye’de tüm İngilizce yayınları ve ölçümlemelerin her öğrenci için CEFR seviyesinde gerçekleştirildiğini belirten ELTA Türkiye Direktörü Şenay Yücel, ELTA’nın da bu sınavlar içerisinde 21. yy çocukları ve gençleri için düzenlemiş bir sınav olduğunu söyledi. 2. sınıftan itibaren 12. sınıfa kadar tüm okulun girebileceği profesyonel bir sınav olduğunu ifade eden Yücel ile sınav hakkında konuştuk.

senay_yucel_eltaELTA değerlendirme sınavlarını tanıyabilir miyiz?
Kısaca; İngilizce dil eğitiminde öğretmene yol gösteren, öğrencinin gelişimi için destek olan, velilerin talep ettiği dil gelişim süreçlerini kolayca verebilen takip eden CEFR kriterlerini baz alan, öğrencilerin okuma, yazma, dinlediğini anlama ve konuşma becerilerini ölçen, okulun tercihlerine göre de şekillenebilen her kademe için 3 seviyeden, normalde yılda toplam 5 değerlendirme sınavından oluşan profesyonel bir sınavdır.

Okullar neden bu sınav sistemini tercih etmeliler?
Ülkemizde popüler olan bir takım İngilizce sınavları bulunuyor. Tüm İngilizce yayınları ve ölçümlemeler her öğrenci için CEFR seviyesinde gerçekleşmektedir. ELTA da bu sınavlar içerisinde 21. yy çocukları ve gençleri için düzenlemiş olup, 2. sınıftan itibaren 12. sınıfa kadar CEFR kriterleri baz alınarak okulun tercihine göre her yıl toplam 5 sınav yapılarak uygun bütçeler sayesinde tüm okulun girebileceği profesyonel bir hale gelmiştir. EMS (ELTA Management System) sayesinde çocukların tüm gelişimleri yıllar içinde değerlendirilmekte, gelişim için etüt sınıflarını kendiliğinden oluşturan, her öğrencinin uluslararası geçerliliği olan IELTS, TOEFL gibi akademik sınavlara katılım için ön hazırlık aşamasını sunmayı amaçlar. Öğrencilere İngilizce dilini sevmeleri için geliştirilmiştir.

Sınavlar nasıl uygulanıyor?
Her dönem başında ölçümlemeyle başlayan sınavlar ara ve final sınavlarıyla devamlılık sağlamaktadır. İstenilen şekilde sadece yılsonlarında da uygulama sağlamaktayız. Konuşma becerileri de ölçümlenebilmektedir. Bu sınavlar basılı kitapçıklarla yapılabildiği gibi, online olarak da uygulanabilmektedir.

Her okul bu sınavlara katılım sağlayabilir mi?
Avrupa Dil standartlarına uygun eğitim veren her okul bu sınavlara katılım sağlayabilir.

Öğretmenler öğrencilerini bu sınavlara hazırlamalı mıdır?
Değerlendirme sınavı öğrencinin uluslararası seviyede o anda hangi seviyede hangi bilgiye sahip olduğunu ölçmektedir. Bu nedenle herhangi bir hazırlık yapılması gerekmemektedir. Önemli olan sınav sonuçlarına göre öğrencinin eksik olduğu konuları ve becerileri tespit ederek gelişimi sağlamak için destek olunmasıdır.

Sınavlara katılan öğrencilere sağlanan avantajlar var mıdır?
Öğrenciler katıldıkları her sınav sonunda durum gözlem raporlarını alarak gelişim göstermeleri gereken alanların ve konuların neler olduklarını görürler. Yıl sonundaki sınavlarda ise sertifikalarıyla beraber seviyelerine uygun hikaye kitabı, rozet, bileklik ve başarısı yüksek olan öğrencilere sürpriz hediyeler verilmektedir.

ELTA İLE ÜNİVERSTELERE DİREKT GEÇİŞ
Bu sınavlar neticesinde öğrenciye yurtdışında ne tür imkanlar sağlanır?
Bilindiği gibi IELTS, TOEFL, FCE gibi sınavlar haricinde okullarda düzenlenen tüm sınavlar firmaların açıkladığı gibi öğrencilerin bu sınavlara girdiklerinde sınav tarzına yabancı kalmamalarının yanı sıra başarılarını ölçümler ve İngilizce dilini sevdirmek için düzenlenir. ELTA sınavlarının farkı Amerika merkezli olan Learning House International firmasının bağlı olduğu üniversitelere C1 seviyesinde belgelendirilen tüm öğrencilerin başka bir sınava giriş sağlamadan üniversitelere direkt geçiş hakkı sağlamasıdır.

ELTA sınavlarının geleceğe yönelik ülkemizdeki hedefleri nelerdir?

Okullardaki tüm öğrencilerin katılım sağladığı, uluslararası sınavlara giriş tecrübesini her öğrenciye sunan, öğrenciye destek olan, öğretmene yol gösteren, velilere rahatça bilgi aktarılmasını sağlayan, uygun çözümler sunan ELTA sınavlarının devlet ve özel okulların tamamında uygulanmasını sağlamak. Yenilikçi, görsel ve işitsel öğrenimi güçlü olan 21.yy öğrencilerinin bu dili öğrenmeleri için yol göstermek istiyoruz.

 

> ELTA ile İngilizce sınavlarında yeni dönem başlıyor

Türkiye’de tüm İngilizce yayınları ve ölçümlemelerin her öğrenci için CEFR seviyesinde gerçekleştirildiğini belirten ELTA Türkiye Direktörü Şenay Yücel, ELTA’nın da bu sınavlar içerisinde 21. yy çocukları ve gençleri için düzenlemiş bir sınav olduğunu söyledi. 2. sınıftan itibaren 12. sınıfa kadar tüm okulun girebileceği profesyonel bir sınav olduğunu ifade eden Yücel ile sınav hakkında konuştuk.

senay_yucel_eltaELTA değerlendirme sınavlarını tanıyabilir miyiz?
Kısaca; İngilizce dil eğitiminde öğretmene yol gösteren, öğrencinin gelişimi için destek olan, velilerin talep ettiği dil gelişim süreçlerini kolayca verebilen takip eden CEFR kriterlerini baz alan, öğrencilerin okuma, yazma, dinlediğini anlama ve konuşma becerilerini ölçen, okulun tercihlerine göre de şekillenebilen her kademe için 3 seviyeden, normalde yılda toplam 5 değerlendirme sınavından oluşan profesyonel bir sınavdır.

Okullar neden bu sınav sistemini tercih etmeliler?
Ülkemizde popüler olan bir takım İngilizce sınavları bulunuyor. Tüm İngilizce yayınları ve ölçümlemeler her öğrenci için CEFR seviyesinde gerçekleşmektedir. ELTA da bu sınavlar içerisinde 21. yy çocukları ve gençleri için düzenlemiş olup, 2. sınıftan itibaren 12. sınıfa kadar CEFR kriterleri baz alınarak okulun tercihine göre her yıl toplam 5 sınav yapılarak uygun bütçeler sayesinde tüm okulun girebileceği profesyonel bir hale gelmiştir. EMS (ELTA Management System) sayesinde çocukların tüm gelişimleri yıllar içinde değerlendirilmekte, gelişim için etüt sınıflarını kendiliğinden oluşturan, her öğrencinin uluslararası geçerliliği olan IELTS, TOEFL gibi akademik sınavlara katılım için ön hazırlık aşamasını sunmayı amaçlar. Öğrencilere İngilizce dilini sevmeleri için geliştirilmiştir.

Sınavlar nasıl uygulanıyor?
Her dönem başında ölçümlemeyle başlayan sınavlar ara ve final sınavlarıyla devamlılık sağlamaktadır. İstenilen şekilde sadece yılsonlarında da uygulama sağlamaktayız. Konuşma becerileri de ölçümlenebilmektedir. Bu sınavlar basılı kitapçıklarla yapılabildiği gibi, online olarak da uygulanabilmektedir.

Her okul bu sınavlara katılım sağlayabilir mi?
Avrupa Dil standartlarına uygun eğitim veren her okul bu sınavlara katılım sağlayabilir.

Öğretmenler öğrencilerini bu sınavlara hazırlamalı mıdır?
Değerlendirme sınavı öğrencinin uluslararası seviyede o anda hangi seviyede hangi bilgiye sahip olduğunu ölçmektedir. Bu nedenle herhangi bir hazırlık yapılması gerekmemektedir. Önemli olan sınav sonuçlarına göre öğrencinin eksik olduğu konuları ve becerileri tespit ederek gelişimi sağlamak için destek olunmasıdır.

Sınavlara katılan öğrencilere sağlanan avantajlar var mıdır?
Öğrenciler katıldıkları her sınav sonunda durum gözlem raporlarını alarak gelişim göstermeleri gereken alanların ve konuların neler olduklarını görürler. Yıl sonundaki sınavlarda ise sertifikalarıyla beraber seviyelerine uygun hikaye kitabı, rozet, bileklik ve başarısı yüksek olan öğrencilere sürpriz hediyeler verilmektedir.

ELTA İLE ÜNİVERSTELERE DİREKT GEÇİŞ
Bu sınavlar neticesinde öğrenciye yurtdışında ne tür imkanlar sağlanır?
Bilindiği gibi IELTS, TOEFL, FCE gibi sınavlar haricinde okullarda düzenlenen tüm sınavlar firmaların açıkladığı gibi öğrencilerin bu sınavlara girdiklerinde sınav tarzına yabancı kalmamalarının yanı sıra başarılarını ölçümler ve İngilizce dilini sevdirmek için düzenlenir. ELTA sınavlarının farkı Amerika merkezli olan Learning House International firmasının bağlı olduğu üniversitelere C1 seviyesinde belgelendirilen tüm öğrencilerin başka bir sınava giriş sağlamadan üniversitelere direkt geçiş hakkı sağlamasıdır.

ELTA sınavlarının geleceğe yönelik ülkemizdeki hedefleri nelerdir?

Okullardaki tüm öğrencilerin katılım sağladığı, uluslararası sınavlara giriş tecrübesini her öğrenciye sunan, öğrenciye destek olan, öğretmene yol gösteren, velilere rahatça bilgi aktarılmasını sağlayan, uygun çözümler sunan ELTA sınavlarının devlet ve özel okulların tamamında uygulanmasını sağlamak. Yenilikçi, görsel ve işitsel öğrenimi güçlü olan 21.yy öğrencilerinin bu dili öğrenmeleri için yol göstermek istiyoruz.

 

Son Güncelleme: Salı, 28 Ağustos 2018 16:13

Gösterim: 6577

FMV Işık Okulları öğrencileri, başarılarına bir yenisini daha ekledi.

fmvFMV Işık Ortaokulu’nu gururlandıran sonuç Rusya’nın yaptığı Uluslararası Matematik Olimpiyatları URFODU’dan geldi. Farklı ülkelerden 1.507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı matematik olimpiyatında 5. sınıf öğrencisi Zeynep Aygün, 7. sınıf öğrencileri Duru Yılmaz ve Beren Tur dünya birincisi olarak altın madalya ile ödüllendirildi.

URFODU Uluslararası Bilim Temelleri Bilgi Yarışması 9.12.29019 ve 10.05.2020 tarihlerinde iki farklı oturumda Rusya Ekaterinburg merkezli olarak online ortamda gerçekleştirildi. 6 ülkeden gelen 1507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda ikincilik ödülüne Uras Sarıca, Çalış Çetin Can, Ceren Dide Kellekci, Eylül Tunç ve Dila Göksu Danyal, üçüncülük ödülüne ise Kerem Evcilerli, Can Akbal, Ceren Duyak, Metehan Yaman Şeremet, Zeynep Eşkinat, Mehveş Hatemi ve Barış Uluğ sahip oldu.

> FMV Işık Okulları 3 dünya birincisi çıkardı

FMV Işık Okulları öğrencileri, başarılarına bir yenisini daha ekledi.

fmvFMV Işık Ortaokulu’nu gururlandıran sonuç Rusya’nın yaptığı Uluslararası Matematik Olimpiyatları URFODU’dan geldi. Farklı ülkelerden 1.507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı matematik olimpiyatında 5. sınıf öğrencisi Zeynep Aygün, 7. sınıf öğrencileri Duru Yılmaz ve Beren Tur dünya birincisi olarak altın madalya ile ödüllendirildi.

URFODU Uluslararası Bilim Temelleri Bilgi Yarışması 9.12.29019 ve 10.05.2020 tarihlerinde iki farklı oturumda Rusya Ekaterinburg merkezli olarak online ortamda gerçekleştirildi. 6 ülkeden gelen 1507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda ikincilik ödülüne Uras Sarıca, Çalış Çetin Can, Ceren Dide Kellekci, Eylül Tunç ve Dila Göksu Danyal, üçüncülük ödülüne ise Kerem Evcilerli, Can Akbal, Ceren Duyak, Metehan Yaman Şeremet, Zeynep Eşkinat, Mehveş Hatemi ve Barış Uluğ sahip oldu.

Son Güncelleme: Perşembe, 03 Eylül 2020 11:41

Gösterim: 2186

Uzay macerası tüm hızıyla devam ediyor! Uzay Kampı Türkiye, her yıl olduğu gibi bu yıl da yarıyıl tatiline özel programlar sunuyor.

uzay_kampi_turkiye_1121 Ocak’ta başlayıp 4 Şubat’a kadar devam edecek 5 ve 2 günlük alternatifli programlarımızın içerikleri şöyle:

Uzay Yolcuları (5 Gün / 9-15 yaş )
Uzay istasyonu ve uzay mekiği ile gerçekleştirilen sanal uzay uçuşu, simülatör kullanımı, Apollo ve Galileo sınıflarında eğitim, tek kademeli model roket yapımı ve uçurulması, sanal Mars keşfi, dijital gezegenevinde astronomi, sihirli küre gibi etkinliklerle uzay bilimleri ve teknolojilerine karşı ilginin artırılması ve özgüven gelişiminin sağlanması hedeflenmektedir.
15 Aralık tarihine kadar kayıt yaptırarak %10 indirimden de faydalanabilirsiniz.

Robot Aktiviteli Uzay Yolcuları ( 5 Gün / 12-15 yaş )
Robot teknolojilerinin uzay araştırmalarındaki kullanımı uygulamalarla anlatılmaktadır. Öğrenciler, özel tasarımlı laboratuvarda kendi model robotlarını inşa ederlerken; robot dizayn süreçlerini, bu süreçlerde mühendislerin ne tür görevler aldıklarını ve takım bireylerinin işbirliği yaparak zorlu problemleri nasıl çözebileceklerini de öğrenecekler. Programda, robotlarla ilgili aktivitelerin yanı sıra; Discovery Uzay Mekiği ve uzay istasyonuyla sanal uzay uçuşu, astronot simülatörlerinin kullanımı, Apollo ve Galileo sınıflarında eğitim, dijital gezegenevinde konum astronomisi eğitimi, uzay mürettebat sistemleri ve uzay tarihi eğitimleri gibi bilimsel ve eğitsel aktiviteler yer almaktadır.
15 Aralık tarihine kadar kayıt yaptırarak %10 indirimden de faydalanabilirsiniz. 

Aile-Çocuk Uzay Kampı ( 2 Gün / 7-11 yaş 1 öğrenci ve 1 yetişkin )
Bir ebeveyn (veya 18 yaşından büyük bir refakatçi) ve bir çocuğun birlikte katıldıkları programdır. Uzay istasyonu ve Discovery Uzay Mekiğiyle uçuş görevi, model roket yapımı ve fırlatılması, simülatör kullanımı gibi takım çalışması gerektiren etkinliklerle çocukların ebeveynleriyle olan iletişimlerini geliştirip özgüven kazanmaları hedeflenmektedir.

Yıldızlar ve Gezegenler Macerası ( 2 Gün / 9-15 yaş )
Uzay bilimleri ve teknolojileri alanında bilinçlendirmeyi hedefleyen yoğunlaştırılmış programdır. Discovery Uzay Mekiği ve uzay istasyonuyla sanal uzay uçuşu yapılması, astronot simülatörlerinin kullanılması ve temel astronomi konularında uygulamalı eğitim verilmesi gibi etkinlikleri içermektedir.

https://secure.spacecampturkey.com/tr-TR/page/yildizlar-gezegenler-macerasi/

> Uzay Kampı Türkiye yarıyıl programlarına geri sayım başladı

Uzay macerası tüm hızıyla devam ediyor! Uzay Kampı Türkiye, her yıl olduğu gibi bu yıl da yarıyıl tatiline özel programlar sunuyor.

uzay_kampi_turkiye_1121 Ocak’ta başlayıp 4 Şubat’a kadar devam edecek 5 ve 2 günlük alternatifli programlarımızın içerikleri şöyle:

Uzay Yolcuları (5 Gün / 9-15 yaş )
Uzay istasyonu ve uzay mekiği ile gerçekleştirilen sanal uzay uçuşu, simülatör kullanımı, Apollo ve Galileo sınıflarında eğitim, tek kademeli model roket yapımı ve uçurulması, sanal Mars keşfi, dijital gezegenevinde astronomi, sihirli küre gibi etkinliklerle uzay bilimleri ve teknolojilerine karşı ilginin artırılması ve özgüven gelişiminin sağlanması hedeflenmektedir.
15 Aralık tarihine kadar kayıt yaptırarak %10 indirimden de faydalanabilirsiniz.

Robot Aktiviteli Uzay Yolcuları ( 5 Gün / 12-15 yaş )
Robot teknolojilerinin uzay araştırmalarındaki kullanımı uygulamalarla anlatılmaktadır. Öğrenciler, özel tasarımlı laboratuvarda kendi model robotlarını inşa ederlerken; robot dizayn süreçlerini, bu süreçlerde mühendislerin ne tür görevler aldıklarını ve takım bireylerinin işbirliği yaparak zorlu problemleri nasıl çözebileceklerini de öğrenecekler. Programda, robotlarla ilgili aktivitelerin yanı sıra; Discovery Uzay Mekiği ve uzay istasyonuyla sanal uzay uçuşu, astronot simülatörlerinin kullanımı, Apollo ve Galileo sınıflarında eğitim, dijital gezegenevinde konum astronomisi eğitimi, uzay mürettebat sistemleri ve uzay tarihi eğitimleri gibi bilimsel ve eğitsel aktiviteler yer almaktadır.
15 Aralık tarihine kadar kayıt yaptırarak %10 indirimden de faydalanabilirsiniz. 

Aile-Çocuk Uzay Kampı ( 2 Gün / 7-11 yaş 1 öğrenci ve 1 yetişkin )
Bir ebeveyn (veya 18 yaşından büyük bir refakatçi) ve bir çocuğun birlikte katıldıkları programdır. Uzay istasyonu ve Discovery Uzay Mekiğiyle uçuş görevi, model roket yapımı ve fırlatılması, simülatör kullanımı gibi takım çalışması gerektiren etkinliklerle çocukların ebeveynleriyle olan iletişimlerini geliştirip özgüven kazanmaları hedeflenmektedir.

Yıldızlar ve Gezegenler Macerası ( 2 Gün / 9-15 yaş )
Uzay bilimleri ve teknolojileri alanında bilinçlendirmeyi hedefleyen yoğunlaştırılmış programdır. Discovery Uzay Mekiği ve uzay istasyonuyla sanal uzay uçuşu yapılması, astronot simülatörlerinin kullanılması ve temel astronomi konularında uygulamalı eğitim verilmesi gibi etkinlikleri içermektedir.

https://secure.spacecampturkey.com/tr-TR/page/yildizlar-gezegenler-macerasi/

Son Güncelleme: Pazartesi, 18 Aralık 2017 19:39

Gösterim: 2867


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.