banner
banner

İELEV Okulları pandemi ve sonrası dönemi nasıl yönetti?




Pandemi dönemi eğitim – öğretimde kalıcı bir dönüşümün kapılarını araladı. İELEV Okulları pandemi döneminde uzaktan ve hibrit süreci yüksek bir öğrenci katılımıyla başarı bir şekilde yönetti. İELEV Okulları öğretmen ve yöneticileri pandemi sürecini ve sonrasını nasıl yönettiklerini ve gelecek döneme yönelik dönüşümün parametrelerini artı eğitim’de değerlendirdiler. 

/ielev_kasim_2021İELEV OKULLARI PANDEMİ DÖNEMİNDE ÖĞRETMENLERE HANGİ OLANAKLARI SAĞLADI?

Erol Yıldız - İELEV Eğitim Kurumları Bilgi Teknolojileri Müdürü: Evde ve okulda etkin bir şekilde eğitimi sürdürebilmeleri için tüm eğitim kadromuzu kişisel dizüstü bilgisayarlar ile donattık. Öğretmenlerimize, online derslerini sorunsuz bir şekilde verebilmeleri için lisanslı Zoom Meeting hesapları oluşturduk. Bu derslerde etkileşimli ders materyalleri oluşturabilmeleri için çeşitli modern Web 2.0 eğitim platformlarına abone olduk. Evlerinde kesintisiz internet erişimine sahip olmaları için tüm eğitim kadromuza ekstra ödenek sağladık. Okulumuzun kendilerine sunduğu teknolojik cihazları ve eğitim yazılımlarını efektif bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak amacıyla öğretmenlerimize yönelik birçok eğitim düzenledik. Pandemi nedeniyle çoğunlukla evden çalışmak zorunda kalan öğretmenlerimizin yaşadıkları teknik aksaklıkları kısa sürede çözüme ulaştırabilmek için uzaktan teknik destek sağladık. 

Mete Çınar - İELEV Okulları Bilgisayar Bilimi Öğretmeni: Öğretmen ve öğrencilerimize online eğitimde kullanılacak dijital araç gereç ve program teminini gerçekleştirdik Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde kullandıkları öğretim materyallerini dijitalleştirme noktasında öğretmene gerekli ortamı sağladık. İELEV Okulları olarak önemli bilgilendirme ve yönlendirmelerle öğrenci ve öğretmene yol gösterici olduğumuzu söyleyebilirim. Bu hususta öğretmen ve eğitim ortamı dijitalleşirken kurumlar da dijitalleşerek sorunların ortaya çıkmasına izin vermeden çözümü sağladılar. 

UZAKTAN VE HİBRİT EĞİTİM ÖĞRENCİLERİNİZLE İLETİŞİMİNİZİ NASIL ETKİLEDİ? 

Nuran Ercan - İELEV Özel 125. Yıl İlkokulu / Ortaokulu, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölüm Başkanı: Bu dönemde öğrencilerimizle iletişimimiz birçok açıdan etkilendi. Okul ortamında öğrencilerimize ulaşmak için göz teması, omuza hafif bir dokunuş, gülümseme, yaklaşıp söylediğimiz bir cümle, yazdığımız minik bir not, kısa bir sohbet onlarla iletişim ve bağ kurmanın yollarındandı. Ancak pandemi sürecinde bu yollar kısıtlandı. İster istemez tek kanaldan yani ekrandan onlara ulaşmaya çalıştık. Öğrencilerimiz başlangıçta ekranlarını açmada istekliyken zamanla ekranlar açılmamaya, çeşitli nedenler öne sürülmeye başlandı. Öğrencilerimizi duvarlarından, tavanlarından, saçlarından, tişörtlerinden, parmaklarından tanır hale geldik.

Bazı öğrencilerimizin yüz yüze eğitim dönemine göre daha aktifken bazısının daha pasif olmayı tercih ettiğini şaşkınlıkla gördük. Odaklanmakta zorlanmaya başlayan öğrencilerimizi ekrandan takip etmenin zorluklarını yaşasak da hiçbir zaman vazgeçmedik. Öğrencilerimizi motive etmek için interaktif etkinlikler, Kahoot, Nearpod, Padlet gibi araçlar kullanmaya çalıştık, sohbetler ettik. Sosyal mesafenin duygusal mesafe anlamına gelmediğini onlara hissettirdik. Devamsızlık yapanın, ödevini göndermeyenin peşine düştük, gerektiğinde ailelerle işbirliği yaptık ve öğrencilerimizi okul rutininde tutmanın yollarını bulduk.

 

UZAKTAN VE HİBRİT EĞİTİM SÜRECİNDEN ÖĞRETMENLER HANGİ DERSLERİ ÇIKARDILAR?

Sevil Ertan Üstün: Öncelikle rutinde yapabildiklerimizin yani okulda öğrencilerimizle bir arada olmanın bizim için ne kadar kıymetli olduğunu, öğretmenlik mesleğinin öğretimin yanında toplumun ve ailenin iyi olmasındaki önemini fark ettik.

21. Yüzyıl dünyasında teknolojinin hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da vazgeçilmez bir araç olduğunu, öğretmenlik mesleğinin gereklerini yerine getirmek için şartlar ne olursa olsun farklı yöntem ve tekniklerle öğrencilerimize eğitim vermenin bir yolunu bulacağımızı fark ettik.

Haftalık öğretmen- veli görüşmeleri, genel veli toplantıları, veli seminerleri gibi bazı çalışmalarımızı online ortamda da gerçekleştirebileceğimizi fark ettik. Online görüşmelerle daha çok velimize ulaşabildiğimizi bu anlamda verimliliğin arttığını gördük ve bunlara yüz yüze eğitime başladığımız dönemde de hayatımızda yer verdik.

Darwin'in Türlerin Kökeni adlı eserindeki,“ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan; değişime en iyi adapte olabilendir hayatta kalan. ” sözünden hareketle bu dönemde başarılı olanların, kendini toparlama gücü yüksek olan ve sürece en iyi şekilde adapte olanlar olduğunu söyleyebiliriz. 

 

Arzu Karcı: Covid-19 salgının başlamasıyla beraber sıra dışı bir döneme girdik. Yaşantımızın her kesitinde hayal bile edemeyeceğimiz sürprizlerle baş etmek ve farklı gelecek senaryoları karşısında hazır olmakla ilgili bir hazırlık yapmamız, bir yol haritası oluşturmamız gerekiyordu.

Öncelikle sınıflarımızı bir ekrana sığdırmak bizler için yeni bir pratik olmakla birlikte endişe ve kaygı vericiydi. Ama daha en başından bu endişe ve kaygıları tartışmak yerine uzaktan eğitimi nasıl verimli hale getirebileceğimizi konuşmaya odaklandık. Öğrenme pratikleri ve modellerimizde değişimler yaparak “dijital bir değişim ve dönüşüm” başlattık. İELEV okullarında pandemi öncesinde de ders içeriklerinin oluşturulmasında ve tasarımlarda dijital teknolojiler ve stratejiler kullanıldığından, hem uzaktan eğitime hızlı entegre olduk, hem de değişim ve dönüşümümüzü çok hızlı gerçekleştirdik.
Bu süreçte özellikle, öğrencilerin ekran başında pasif kalmamalarını, çevrimiçi derslere aktif katılımlarını sağlayacak ders kurgularının yapılmasının son derece önemli olduğunu gördük. Uzaktan ve hibrit eğitimde ekranda çocuklara salt akademik bilgi aktarılıyor gibi bir algı var, fakat tıpkı yüz yüze eğitimde olduğu gibi çocuklarla sosyal-duygusal bağ kurma süreci de devam ediyor ve bunun göz ardı edilmemesi son derece önem taşıyor. Yüz yüze eğitimde olduğundan farklı olarak normal ders saatleri dışında öğrencilerin sadece soruları ve sohbet amaçlı çevrimiçi görüşme saatleri planlanarak öğrenciyle daha verimli ve öğrenci odaklı bir iletişim modeli geliştirdik.
Öğretmenlerimiz, alan ve içerik hazırlığı önceden planlandığında ve içerikler çeşitlendirildiğinde, öğrencilerin hem derslere katılımlarının, hem de ilgi ve dikkatlerinin arttığını gözlemlediler. İELEV Okulları öğretmenleri olarak, senkron ve asenkron ders tasarımları, ders materyali geliştirmek için kullanılan dijital araçlar, oyunlaştırma, ölçme değerlendirme araçları ve etkileşimli Web 2.0 araçlarının ders tasarımına entegrasyonu gibi konularda düzenli eğitimler aldık ve hem öğrencilerimizi, hem de kendimizi yenileyip geliştirerek süreci yürütmenin heyecanını yaşadık.
Pandemi döneminde elde ettiğimiz yeni deneyim ve becerilerimizi içselleştirerek, esnek, farklılaştırılmış, merak ve ilham veren bir öğrenme ortamı yaratmak, şartlara uygun, yenilikçi eğitim modelleri ile tüm seviyelerdeki öğrencilerimize ulaşabilmek bu süreci yürüten eğitimciler olarak bizlere güç ve mutluluk verdi.

Hülya Turan: Her koşulda yeni nesil öğretmen kendini adapte edip, hemen inisiyatif alarak değişime ayak uydurabilmeli. Teknoloji çok güçlü bir araç olsa da öğretmenin yerini tutması mümkün değil, ancak öğretmen kendi rolünün de tüm bu şartlar altında değiştiğini görmeli. Ayrıca öğretim tasarımının ne kadar önemli olduğunu görerek, ömür boyu öğrenenler olduklarını unutmamalı. Zaten bir Yurt Dışı Alman Okulu (DAS) olarak, farkımızı bu anlamda da ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca uzaktan eğitimin avantajlarını ve dezavantajlarını tartıp yeni dönem için faydalı uygulamaları kullanmaya devam etmek ve iyi bir denge sağlamak bu açıdan önemli. Yer ve mekanın da aslında bir engel olmadığını öğrenmekle beraber bazı işleyişleri kolaylaştırabildiğini de gözlemleyebildik. 

YENİ DÖNEMDE ÖĞRETMENLERİ BEKLEYEN DÖNÜŞÜMÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Sevil Ertan Üstün: Günümüz ve geleceğin öğretmenleri için, teknolojinin eğitim ve öğretim hayatının vazgeçilmez bir parçası olacağı bir dönüşümün yaşandığı ve yaşanmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

Pandemi dönemine dek teknolojinin hayatımızda işleri kolaylaştıran ve yolları kısaltan avantajlarından yararlanırken artık işimizin vazgeçilmez bir parçası ve gereği olduğunu düşünüyoruz.  

Dijital yetkinliklerin öğretmenlerin hayatındaki öneminin artacağına inanıyoruz. Öğrencilerimizin dijital yerli, bizlerin ise dijital göçmen oldukları düşünülürse öğretmenler için de bu dönüşümün gerçekleşmesinin gerekliliği kaçınılmaz.

Aynı zamanda en önemli gerekliliklerden birinin de adaptasyon becerisi olduğunu düşünüyoruz. Öğretmenler bilgiyi veren bir rolden ziyade bir lider ve kolaylaştırıcı olarak çağın çocuklarına eşlik edecekler. Değişimin ve gelişimin kaçınılmaz olduğu bu dönemde, öğrencilerle bağ kurmak ve onlara dokunmak öğretmenin bu işi ne kadar yürekten yaptığıyla bağlantılı. Öğretmen hayata tutunarak, umudunu kaybetmeyerek, değişime uyum sağlayarak, öğrencileri, kendisi  ve de toplum için ayakta kalarak öğrenciler için rol model olma özelliğini de korumaya devam ediyor. 

Hülya Turan: Bilgiye erişim giderek kolaylaşmakla birlikte, yeni dönemde öğretmenlerin rolleri de değişmekte. Bu dönüşüm, öğrencilerden belirli yetkinlikler beklerken; öğretmenlerin de rollerinin değiştiği gerçeği kaçınılmazdır. Öğrenme sürecinde öğretmenlerin artık bilgi kaynağından çok öğrenmeye eşlik eden mentörler olacağı apaçık. 

BU DÖNÜŞÜM İÇİN HANGİ HAZIRLIKLARI ZORUNLU GÖRÜYORSUNUZ?

Sevil Ertan Üstün: Her alanda adaptasyon yeteneği gelişmiş öğretmenler çağın öğretmenleri olacak. Değişen şartlara kolaylıkla uyum sağlayabilen, yeni şartlar dahilinde yaratıcı ürünler ortaya koyabilen ve karşılaşılan sorunlara çözüm üretebilen öğretmenler sektörün öncüleri  olacak. Geleneksel yöntemlerle yeni gelişen yöntem ve teknikleri entegre biçimde kullanabilen ve hayatına dahil eden öğretmenler öğrencilerini geliştirecek ve onları bulundukları noktadan öteye taşıyacaklar. Geri bildirimlere açık olan ve bunları bir fırsat olarak gören öğretmenler gelişme şansını yakalayacaklardır. Dünya değişiyor, zaman değişiyor. Bunlarla beraber ihtiyaçlar da değişiyor, evriliyor. Şartlar nasıl olursa olsun öğrencileri için verimli öğrenme ortamları kurgulayabilen, öğrencilerinde öğrenme arzusu yaratabilen, her öğrencisini kendi öğrenme süreçleri dahilinde destekleyebilen öğretmenler fark yaratacaktır. Bu bağlamda, tüm öğretmenlerin kişisel gelişim hedeflerini belirleyerek, periyodik olarak gözden geçirip güncellemeleri gerekiyor. 

Hülya Turan: Her birey için teknolojik erişim imkanlarının önemi artmakta. Ayrıca tüm eğitmenlerin bu dönüşüm için gerekli eğitimleri düzenli bir şekilde alması kaçınılmaz. Bunun iyi yönetilebilmesi için gelişime ve yeniliklere açık olmak zorundayız. Yani tam olarak IB Öğrenen Profillerini yansıtmalıyız. Dijital dönüşüm ile bir çok alanda artık alışılmışın dışına çıkıp, farklı pencerelerden bakmalıyız. Eğitimin olmazsa olması ölçme ve değerlendirme alanında da nasıl bir yol çizeceğimizi, öğrencilerimizin uzaktan eğitimde alacakları geri bildirimleri nasıl yapılandıracağımızı da iyi düşünmeliyiz. Bu alanda değerlendirmeler için dijitalalt yapının iyi hazırlanması gerekmekte. Bu değerlendirmelerin analizinin de geri bildirimlerin de öğrenme sürecinde önemli bir yol oynadığını düşünüyorum.

Bir diğer nokta ise insan ilişkilerinin ve bağların kurulmasını ve korunmasını sağlayıcı etkenler… Uzaktan eğitim sırasında sadece akademik yönden değil sosyal ve kültürel açıdan da farklı uygulamalarla öğrencilerimizin desteklenmesi çok önemli. 

ÖĞRETMENLER KURUMLARIYLA BİRLİKTE UZAKTAN VE HİBRİT EĞİTİM SÜRECİNİ NASIL YÖNETTİLER?

Sevil Ertan Üstün - İELEV Özel 125. Yıl İlkokulu/Ortaokulu Müdür Yardımcısı: Pandemi süreci ile beraber hayatımıza giren uzaktan eğitim ve hibrit eğitim kavramlarına başlangıçta çoğumuz oldukça yabancıydık. Bazı çalışmalarımızı online ortamlarda gerçekleştirsek de eğitim-öğretimi tamamen online ortama taşımak gerçekten farklı bir tecrübeydi.

Tüm branş derslerimizi ve etkinliklerimizi, Zoom platformu üzerinden gerçekleştirmek için teknolojik imkanlarımızı en iyi şekilde değerlendirdik. Okulumuzda 2014 yılından beri sürdürülen 1:1 Tabletle Öğretim modeli uygulamasının yanında teknolojik alt yapımızdaki donanımlarımız sürece hızla ve kolaylıkla adapte olmamızda büyük avantaj sağladı. Apple Seçkin Okulu olmamız da bize birçok açıdan hazırbulunuşluk sağladı. 

Okulumuzda öğretmen, öğrenci ve velilerimize; teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanmalarını desteklemeye yönelik eğitimler düzenlendi. Bazıöğretim yöntem ve stratejilerini şartlar gereği farklılaştırmaları yönünde öğretmenlerimizle her hafta düzenli olarak hizmet içi eğitimler gerçekleştirildi. Bu eğitimlerde öğretmenlerimiz, bazen bilişim teknolojileri bölümü öğretmenlerimizin, bazen alanında uzman farklı eğitimcilerin tecrübe ve birikimlerinden yararlanma imkânı buldular.  Zaman zaman da  iyi örneklerini birbirleriyle paylaştılar. Ölçme-değerlendirme sonuçları, devam durumları ve veli anketlerini değerlendirdiğimizde yaptığımız çalışmaların hedefimize hizmet ettiğini görmekten mutluluk duyduk. 

Arzu Karcı - İELEV Özel Ana Sınıfı / İlkolulu / Ortaokulu Müdür Yardımcısı: Covid-19 salgınının hayatın her alanında etkisini göstermeye başladığı süreçte eğitimciler ve okullar için büyük bir dönüşüm başladı. Bu dönüşüme biz öğretmenler de hızlı bir şekilde dahil olduk. Salgının ilan edildiği ve kapanmaya giden ilk günler itibariyle, uzaktan eğitim sisteminde öğretmenin rolünün ve sorumluluklarının ne olacağı, eğitim içeriklerinin nasıl kurgulanacağı, öğretmenlerin hangi dijital araçları kullanacağı, öğrenci ve velilerin sürece nasıl adapte edilebileceği ile ilgili pek çok soruyu kendimize sorduk. Bu noktada dünyanın hemen hemen her yerinde olduğu gibi biz de 21. Yüzyıl becerileri doğrultusunda yeni bir eğitim tasarımı kurgulamak için harekete geçtik. Öğretmenlerin bu süreçte kilit bir rol üstleneceklerini ve sürecin en önemli aktörlerinden olacaklarını en başından fark ettik.

İELEV Okulları yöneticileri ve öğretmenleri olarak sık sık çevrimiçi toplantılarda bir araya geldik. 21. yüzyıl becerileri doğrultusunda uzaktan eğitim sürecinin temellerini birlikte planladık. Bilimsel yaklaşımlarla her türlü değişime ve zorlu şartlara uyarlanabilecek, esnek, iletişime dayalı, akademik süreçlerin üst düzey öğrenme deneyimleriyle hayata geçirildiği, yüz yüze ve çevrim içi öğrenme araç ve stratejilerinin etkin ve verimli bir şekilde bir arada kullanıldığı bir eğitim süreci oluşturduk ve uyguladık. Bu süreci de son derece özverili çalışan tüm eğitim kadromuzla ve bizlere güven verici bir ortam sağlayan ve iyi olma halimizi önemseyen kurumumuzla çok başarılı şekilde yönettik.

Hülya Turan - İELEV Özel Lisesi Kimya Öğretmeni, AQM Koordinatörü, Okul Gelişim Sorumlusu: Kuruluşumuzdan bu yana teknolojik altyapı ve dijital dönüşümü benimsemiş, Apple Distinguished sertifikalı bir okul olduğumuz için avantajlı bir şekilde uzaktan eğitime başladık. Mecburi olarak geçilen uzaktan eğitim süresine donanım ve altyapı olarak hazırlıklıydık. Hem öğrencilerimiz hem öğretmenlerimiz okulda ilk senelerinde eğitim teknolojileri ile çalışmayı benimseyip çeşitli eğitimler almaktalar. Ders içeriklerinde farklı teknoloji okur yazar yöntemleri kullanarak gerek ders içerisinde gerek ders dışında çalışmalar yürütmekteler. Yurt Dışı Alman Okulu ve Dünya IB Okulu olarak öğrencilerimizin Hazırlık sınıfından itibaren öz-denetim becerileri (zaman ve organizasyon yönetimleri), iletişim ve problem çözme becerileri gibi bazı yetkinlikleri geliştirmelerini hedefliyoruz. Öğrencilerin geliştirmekte olduğu yetkinlikler sayesinde bu zorunlu sürecin bizim adımıza iyi yönetildiğini düşünüyorum. Süreç boyunca da farklı teknoloji eğitimleri gerçekleşti ve kurumsal olarak her bireyin bu süreci iyi bir şekilde yönetmesi hızlanmış oldu. 

TEKNOLOJİNİN PEDAGOJİK SÜREÇLERE ETKİLERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? 

Nuran Ercan - İELEV Özel 125. Yıl İlkokulu/Ortaokulu, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik: Uzaktan ve hibrit eğitim süreci bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Ekran başında olmak, sınıf ortamını çevrimiçi ortama taşımak ilk başta keyifliydi. Özgürlüklerin kısıtlanması ve sürecin uzamasıyla birlikte hissedilen kaygı, endişe, öfke, bıkkınlık gibi duygular arttı.  Uzun süre ekran başında kalan öğrencilerde çeşitli duygusal ve fiziksel sıkıntılar belirmeye başladı. Bazı öğrenciler kendilerini toparlayıp motivasyonunu korumayı, akademik açıdan yüksek verim almayı başarırken bir bölüm öğrencinin akademik ve duygusal durumunda dalgalanmalar yaşandı. Okul rutinine uyumunu sürdüren (derse düzenli katılan, ders dışı aktiviteler üretebilen, arkadaşlarıyla iletişimlerini sürdüren, sosyal becerisi yüksek) öğrencilerin süreçten minimum düzeyde etkilendikleri görülürken, bazılarının daha çok etkilendikleri ve psikolojik dayanıklılığını sürdürmekte zorlandığı da gözlemlerimiz arasında. Her öğrencinin kendine özgü öğrenme yöntemlerine ihtiyaç hissetmesi ve sosyal- duygusal ihtiyaçlarının farklı olması belirleyici oldu.  Öğrencilerdeki etkilenmeleri gözlemleyen öğretmenlerin, rehberlik biriminin ve idarecilerin koordinasyonu ve ailelerin işbirliği ile yaşanan sorunlar büyük oranda aşılırken bazı çocuklar özelinde farklı destek çalışmalarına ihtiyaç hissedilmesi de deneyimlenen durumlar arasındaydı.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.