Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Sınav Koleji kadın çalışanları ve veli temsilcilerinden oluşan ekipler ile Kadınlar Günü’nde Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’te bulunan kadınlara moral ve motivasyon desteğinin yanı sıra onların her zaman yanında bulunduklarını hissettirmek amacıyla bölgeye gittiler.
Tüm ülkemizi derinden sarsan deprem sonrasında Sınav Koleji, afet bölgesine öğretmenleri, öğrencileri, velileri ve çalışanlarının da katkıları ile önemli miktarda yardım ulaştırdı.
Bölgeden ayrılan yüzlerce aileye gıda, barınma vb. desteğinin yanı sıra, binlerce öğrenciye ücretsiz okul imkanı sağlayan Sınav Koleji, kadınlara yönelik bir kampanya düzenledi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için depremden etkilenen kadınlarımızın yanında olduğunu gösterdi.
Sınav Koleji 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde deprem bölgesindeki kadınlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda içinde kişisel ihtiyaç ürünlerinin bulunduğu on binin üzerinde çantayı öğrenci, öğretmen, çalışan ve velileriyle elbirliği ile hazırladı.
Sınav Koleji kadın çalışanları ve veli temsilcilerinden oluşan ekipler, Kadınlar Günü’nde Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’te bulunan kadınlarımıza moral ve motivasyon desteğinin yanı sıra onların her zaman yanında bulunduklarını hissettirmek amacıyla bölgeye gittiler. Özel olarak hazırlanan çantaların içinde Sınav Koleji kadın velilerin, öğretmenlerin ve çalışanların geçmiş olsun dileklerini yazdığı anlamlı notlar da bulunuyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sınav Koleji kadın çalışanları ve veli temsilcilerinden oluşan ekipler ile Kadınlar Günü’nde Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’te bulunan kadınlara moral ve motivasyon desteğinin yanı sıra onların her zaman yanında bulunduklarını hissettirmek amacıyla bölgeye gittiler.
Tüm ülkemizi derinden sarsan deprem sonrasında Sınav Koleji, afet bölgesine öğretmenleri, öğrencileri, velileri ve çalışanlarının da katkıları ile önemli miktarda yardım ulaştırdı.
Bölgeden ayrılan yüzlerce aileye gıda, barınma vb. desteğinin yanı sıra, binlerce öğrenciye ücretsiz okul imkanı sağlayan Sınav Koleji, kadınlara yönelik bir kampanya düzenledi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için depremden etkilenen kadınlarımızın yanında olduğunu gösterdi.
Sınav Koleji 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde deprem bölgesindeki kadınlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda içinde kişisel ihtiyaç ürünlerinin bulunduğu on binin üzerinde çantayı öğrenci, öğretmen, çalışan ve velileriyle elbirliği ile hazırladı.
Sınav Koleji kadın çalışanları ve veli temsilcilerinden oluşan ekipler, Kadınlar Günü’nde Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’te bulunan kadınlarımıza moral ve motivasyon desteğinin yanı sıra onların her zaman yanında bulunduklarını hissettirmek amacıyla bölgeye gittiler. Özel olarak hazırlanan çantaların içinde Sınav Koleji kadın velilerin, öğretmenlerin ve çalışanların geçmiş olsun dileklerini yazdığı anlamlı notlar da bulunuyor.
Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Mart 2023 11:36
Gösterim: 1419
Fatih Mehmet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bacanlı, MEB’in yayınladığı bazı kitap ve metinlerin ciddi yanlışlıklar içerdiğini ve Türkiye toplumuna uygun olmayan metinler olduğunu açıkladı: Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.
Sosyal medya hesabından bir yazı paylaşan Prof. Dr. Hasan Bacanlı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bazı yayınlarını örnekler vererek eleştirdi. MEB’in yayınlandığı okul öncesi eğitimle ilgili bir kitabın hem bilimsel hem de imla yanlışları barındırdığını belirten Bacanlı, yazısında, “Bakanlıkta bu kitabı hazırlayanlar her kimse, oradan buradan topladıkları yalan yanlış bilgilerle metin hazırladıklarını zannediyorlardı.” dedi.
Akran eğitimi ile ilgili Bakanlığın bir kitabını da incelediğini ifade eden Bacanlı, şunları aktardı: “O ayrı bir fecaatti. Yazarlar üç tane yabancı metinden parçalar derlemişlerdi ve Türkiyeden örnek bulamadıkları gibi aldıkları örnek vakaları da Türkçeleştirememiş ve yabancı isimlerle yayınlamışlardı. Ya Türkiyede böyle bir durum yaşanmıyor ya da bu kitapçığın yazarları Türkiyede ne olup bittiğini bilmiyorlar diye düşünmüştüm.”
“Bütün bunlar gösteriyor ki, bakanlık ne yapabileceğini bilmiyor, yabancı kaynaklardan aktarmacılık yaparak geçiştiriyor. Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.” diyen Bacanlı’nın "Acı Bir İtiraf" başlığıyla sosyal medyada yayınladığı paylaşımı:
“Acı bir itiraf: Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Biz nasıl bir toplumuz, biz nasıl insanlarız ve bu şartlarda ne yapabiliriz diye düşünmek istemiyoruz (düşünemiyoruz da). Bunun en acı örneği de Milli Eğitim Bakanlığı.
Bir süre önce okulöncesi eğitim hakkındaki bir kitapla ilgili bir ileti yazmıştım. Bakanlığın hazırlayıp yayınlamış olduğu kitap hem bilimsel yanlışlar içeriyordu, hem de örneğin Erik Erikson'un adı bile yanlış yazılmıştı (Cep telefonu markası gibi 'ericsson' yazmıştı yazar; kimse de bunun farkında değildi). Bakanlıkta bu kitabı hazırlayanlar her kimse, oradan buradan topladıkları yalan yanlış bilgilerle metin hazırladıklarını zannediyorlardı.
Bir ara bakanlığın hazırladığı akran eğitimi ile ilgili bir kitapçık elime geçti. O ayrı bir fecaatti. Yazarlar üç tane yabancı metinden parçalar derlemişlerdi ve Türkiyeden örnek bulamadıkları gibi aldıkları örnek vakaları da Türkçeleştirememiş ve yabancı isimlerle yayınlamışlardı. Ya Türkiyede böyle bir durum yaşanmıyor ya da bu kitapçığın yazarları Türkiyede ne olup bittiğini bilmiyorlar diye düşünmüştüm.
Bu günlerde bakanlık Psikososyal Destek: Deprem Psikoeğitim Programı diye bir metin hazırladı ve paylaştı. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, German Cooperation, KFW ve Unicef logolarıyla basılan bu metin de bu toplumda bunun nasıl yapılabileceğini ele almıyor, bazıları aktarmanın aktarması niteliğinde ve etkinliklerin tümü yabancı kaynaklardan aynen alınmış. Yabancı kaynaklardan tabii ki yararlanalım, ama bu topluma uyarlayarak kullanalım. Bu toplumdaki insanlara "Amerikalı" muamelesi yapmayı doğru bulmuyorum.
Bütün bunlar gösteriyor ki, bakanlık ne yapabileceğini bilmiyor, yabancı kaynaklardan aktarmacılık yaparak geçiştiriyor. Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.
Ne yapılabileceğini bilmeyen ve bunu dert edinmeyen insanlar ya nereye varacağı belli olmayan "farkındalık" çalışmaları yaparlar ya da yabancı kaynaklardan aktarma yaparak bir şeyler yapmış gibi görünmeye çalışırlar. Bunu özel sektör yaptığında anlaşılır bulabiliriz, ama Milli Eğitim Bakanlığının böyle yapması üzücü. Anlaşılan o ki, bu memlekette bu kadar eğitimci var, ama bu işleri yapabilecek kimse yok (en azından bakanlığın elinde yok ve bakanlık da başkalarından yararlanmak istemiyor).
Acı ama gerçek: Ne yapacağımızı bilmiyoruz, bu yüzden ne yaptığımızın farkında değiliz.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Fatih Mehmet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bacanlı, MEB’in yayınladığı bazı kitap ve metinlerin ciddi yanlışlıklar içerdiğini ve Türkiye toplumuna uygun olmayan metinler olduğunu açıkladı: Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.
Sosyal medya hesabından bir yazı paylaşan Prof. Dr. Hasan Bacanlı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bazı yayınlarını örnekler vererek eleştirdi. MEB’in yayınlandığı okul öncesi eğitimle ilgili bir kitabın hem bilimsel hem de imla yanlışları barındırdığını belirten Bacanlı, yazısında, “Bakanlıkta bu kitabı hazırlayanlar her kimse, oradan buradan topladıkları yalan yanlış bilgilerle metin hazırladıklarını zannediyorlardı.” dedi.
Akran eğitimi ile ilgili Bakanlığın bir kitabını da incelediğini ifade eden Bacanlı, şunları aktardı: “O ayrı bir fecaatti. Yazarlar üç tane yabancı metinden parçalar derlemişlerdi ve Türkiyeden örnek bulamadıkları gibi aldıkları örnek vakaları da Türkçeleştirememiş ve yabancı isimlerle yayınlamışlardı. Ya Türkiyede böyle bir durum yaşanmıyor ya da bu kitapçığın yazarları Türkiyede ne olup bittiğini bilmiyorlar diye düşünmüştüm.”
“Bütün bunlar gösteriyor ki, bakanlık ne yapabileceğini bilmiyor, yabancı kaynaklardan aktarmacılık yaparak geçiştiriyor. Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.” diyen Bacanlı’nın "Acı Bir İtiraf" başlığıyla sosyal medyada yayınladığı paylaşımı:
“Acı bir itiraf: Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Biz nasıl bir toplumuz, biz nasıl insanlarız ve bu şartlarda ne yapabiliriz diye düşünmek istemiyoruz (düşünemiyoruz da). Bunun en acı örneği de Milli Eğitim Bakanlığı.
Bir süre önce okulöncesi eğitim hakkındaki bir kitapla ilgili bir ileti yazmıştım. Bakanlığın hazırlayıp yayınlamış olduğu kitap hem bilimsel yanlışlar içeriyordu, hem de örneğin Erik Erikson'un adı bile yanlış yazılmıştı (Cep telefonu markası gibi 'ericsson' yazmıştı yazar; kimse de bunun farkında değildi). Bakanlıkta bu kitabı hazırlayanlar her kimse, oradan buradan topladıkları yalan yanlış bilgilerle metin hazırladıklarını zannediyorlardı.
Bir ara bakanlığın hazırladığı akran eğitimi ile ilgili bir kitapçık elime geçti. O ayrı bir fecaatti. Yazarlar üç tane yabancı metinden parçalar derlemişlerdi ve Türkiyeden örnek bulamadıkları gibi aldıkları örnek vakaları da Türkçeleştirememiş ve yabancı isimlerle yayınlamışlardı. Ya Türkiyede böyle bir durum yaşanmıyor ya da bu kitapçığın yazarları Türkiyede ne olup bittiğini bilmiyorlar diye düşünmüştüm.
Bu günlerde bakanlık Psikososyal Destek: Deprem Psikoeğitim Programı diye bir metin hazırladı ve paylaştı. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, German Cooperation, KFW ve Unicef logolarıyla basılan bu metin de bu toplumda bunun nasıl yapılabileceğini ele almıyor, bazıları aktarmanın aktarması niteliğinde ve etkinliklerin tümü yabancı kaynaklardan aynen alınmış. Yabancı kaynaklardan tabii ki yararlanalım, ama bu topluma uyarlayarak kullanalım. Bu toplumdaki insanlara "Amerikalı" muamelesi yapmayı doğru bulmuyorum.
Bütün bunlar gösteriyor ki, bakanlık ne yapabileceğini bilmiyor, yabancı kaynaklardan aktarmacılık yaparak geçiştiriyor. Adı "Milli" olan bir bakanlığın "milli" olmayan metinleri bunlar.
Ne yapılabileceğini bilmeyen ve bunu dert edinmeyen insanlar ya nereye varacağı belli olmayan "farkındalık" çalışmaları yaparlar ya da yabancı kaynaklardan aktarma yaparak bir şeyler yapmış gibi görünmeye çalışırlar. Bunu özel sektör yaptığında anlaşılır bulabiliriz, ama Milli Eğitim Bakanlığının böyle yapması üzücü. Anlaşılan o ki, bu memlekette bu kadar eğitimci var, ama bu işleri yapabilecek kimse yok (en azından bakanlığın elinde yok ve bakanlık da başkalarından yararlanmak istemiyor).
Acı ama gerçek: Ne yapacağımızı bilmiyoruz, bu yüzden ne yaptığımızın farkında değiliz.”
Son Güncelleme: Cuma, 24 Şubat 2023 11:20
Gösterim: 1863
Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK), tüm özel okulların deprem bölgelerinden nakil olacak öğrencileri kontenjan dahilinde ücretsiz okutacağını açıkladı.
TÖZOK Başkanı Zafer Öztürk, deprem bölgesindeki öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesi amacıyla bu kararı aldıklarını MEB ile yapılacak planlama sonrasında detaylı bilginin kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK), tüm özel okulların deprem bölgelerinden nakil olacak öğrencileri kontenjan dahilinde ücretsiz okutacağını açıkladı.
TÖZOK Başkanı Zafer Öztürk, deprem bölgesindeki öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesi amacıyla bu kararı aldıklarını MEB ile yapılacak planlama sonrasında detaylı bilginin kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.
Son Güncelleme: Cuma, 10 Şubat 2023 10:16
Gösterim: 1442
Türkiye Özel Okullar Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Cem Gülan, dernekteki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Gülan’ın, özel okullar tarafından yürütülen deprem projelerine yönelik Milli Eğitim Bakanının bazı uygulama ve açıklamalarına tepki olarak istifa ettiği belirtilirken, Gülan yaptığı açıklamayla istifasını geri çektiğini duyurdu.
Türkiye Özel Okullar Derneği’nde beklenmeyen bir istifa yaşandı. 1992 yılından bu yana dernekte farklı kademelerde görev alan ve son olarak Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Cem Gülan istifa etti. Deprem günlerinde özel okulların bir çok projeyi hayata geçirmeye çalıştığı bu dönemde Gülan’ın istifası şaşkınlık yarattı. Gülan’ın, özel okullar tarafından yürütülen deprem projelerine yönelik Milli Eğitim Bakanının bazı uygulama ve açıklamalarına tepki olarak istifa ettiği belirtiliyordu.
Cem Gülan sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla istifasının nedenini açıklarken, istifa sonrası TÖZOK Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin istifasını kabul etmemesi, sektörden devam etmesine yönelik istekleri de değerlendirirek göreve devam etme kararı aldığını bildirdi. doğrultusunda
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye Özel Okullar Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Cem Gülan, dernekteki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Gülan’ın, özel okullar tarafından yürütülen deprem projelerine yönelik Milli Eğitim Bakanının bazı uygulama ve açıklamalarına tepki olarak istifa ettiği belirtilirken, Gülan yaptığı açıklamayla istifasını geri çektiğini duyurdu.
Türkiye Özel Okullar Derneği’nde beklenmeyen bir istifa yaşandı. 1992 yılından bu yana dernekte farklı kademelerde görev alan ve son olarak Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Cem Gülan istifa etti. Deprem günlerinde özel okulların bir çok projeyi hayata geçirmeye çalıştığı bu dönemde Gülan’ın istifası şaşkınlık yarattı. Gülan’ın, özel okullar tarafından yürütülen deprem projelerine yönelik Milli Eğitim Bakanının bazı uygulama ve açıklamalarına tepki olarak istifa ettiği belirtiliyordu.
Cem Gülan sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla istifasının nedenini açıklarken, istifa sonrası TÖZOK Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin istifasını kabul etmemesi, sektörden devam etmesine yönelik istekleri de değerlendirirek göreve devam etme kararı aldığını bildirdi. doğrultusunda
Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Şubat 2023 14:49
Gösterim: 1383
Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremin yaşandığı günden itibaren ulaştığı Malatya'da incelemelerini sürdüren Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, son gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Millî Eğitim Bakanlığı olarak söz konusu on ilde yurtlar, okullar, pansiyonlar, uygulama otelleri, YBO'larda ve öğretmenevleri olmak üzere şu an itibarıyla 450 bin vatandaşa konaklama hizmeti verdiklerine işaret eden Bakan Mahmut Özer, şunları söyledi: "İnşallah, bu sayıyı giderek artıracağız. Diğer taraftan şu anda sahada 7 bin 46 gönüllü öğretmenimiz organizasyona destek veriyor. Bu süreçlerde çok kritik olan, özellikle çocuklarımızın ve kadınlarımızın psikolojik durumlarına destek olmak üzere yaklaşık 2 bin psikolojik danışman ve rehber öğretmenimiz sahada, on ilimizde yoğun bir şekilde vatandaşlarımızla buluşuyor. Yine yaklaşık iki yıl önce başlatmış olduğumuz Millî Eğitim Bakanlığı AFAD iş birliğinde arama kurtarma biriminden 4 bin 136 öğretmenimiz on ilde arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor. Daha önce açıkladığımız gibi mesleki eğitimde 6 ay önce yemek ve ekmek üretmeyle ilgili kapasitemizi artırmıştık. Şu an itibarıyla günlük 700 bin ekmek üretimi yapıp on ilimize dağıtıyoruz. İnşallah, hafta sonu itibarıyla bu sayıyı 1 milyona çıkaracağız. Mesleki eğitimin yiyecek içecek üretim merkezleri, uygulama otelleri ve öğretmenevlerinde 800 bin kişilik sıcak yemek üretiyoruz, 400 bin kumanya dağıtıyoruz. 60 seyyar mutfağımızı tüm illerimize gönderdik. Emek veren tüm öğretmen, tüm yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. İnşallah, bu süreçleri organize bir şekilde yürüterek bu süreçleri atlatacağız."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremin yaşandığı günden itibaren ulaştığı Malatya'da incelemelerini sürdüren Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, son gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Millî Eğitim Bakanlığı olarak söz konusu on ilde yurtlar, okullar, pansiyonlar, uygulama otelleri, YBO'larda ve öğretmenevleri olmak üzere şu an itibarıyla 450 bin vatandaşa konaklama hizmeti verdiklerine işaret eden Bakan Mahmut Özer, şunları söyledi: "İnşallah, bu sayıyı giderek artıracağız. Diğer taraftan şu anda sahada 7 bin 46 gönüllü öğretmenimiz organizasyona destek veriyor. Bu süreçlerde çok kritik olan, özellikle çocuklarımızın ve kadınlarımızın psikolojik durumlarına destek olmak üzere yaklaşık 2 bin psikolojik danışman ve rehber öğretmenimiz sahada, on ilimizde yoğun bir şekilde vatandaşlarımızla buluşuyor. Yine yaklaşık iki yıl önce başlatmış olduğumuz Millî Eğitim Bakanlığı AFAD iş birliğinde arama kurtarma biriminden 4 bin 136 öğretmenimiz on ilde arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor. Daha önce açıkladığımız gibi mesleki eğitimde 6 ay önce yemek ve ekmek üretmeyle ilgili kapasitemizi artırmıştık. Şu an itibarıyla günlük 700 bin ekmek üretimi yapıp on ilimize dağıtıyoruz. İnşallah, hafta sonu itibarıyla bu sayıyı 1 milyona çıkaracağız. Mesleki eğitimin yiyecek içecek üretim merkezleri, uygulama otelleri ve öğretmenevlerinde 800 bin kişilik sıcak yemek üretiyoruz, 400 bin kumanya dağıtıyoruz. 60 seyyar mutfağımızı tüm illerimize gönderdik. Emek veren tüm öğretmen, tüm yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. İnşallah, bu süreçleri organize bir şekilde yürüterek bu süreçleri atlatacağız."
Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2023 13:34
Gösterim: 898

