Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Iğdır'ın Karakoyunlu İlçesi'ne bağlı Bulakbaşı Köyündeki İlköğretim Okulu'da önceki gün yaşanan kaçırılma olayının ardından eğitim öğretime devam edilirken, kaçırılan öğretmenler görevlerini sürdürüyorlar.
Iğdır'a
Olayının hemen ertesi günü üzerilerindeki tramvayı daha atlamayan fedakar öğretmenler, öğrencilerinin sevinç çığlıkları sabah ders zilinin çalması ile birlikte eğitime başladılar. 600 öğrenci ve 19 öğretmeni bulunduğu okulun teneffüsünde öğretmelerinin bazılarının öğrencileri futbol oynaması, bir diğerlerinin de öğrencilerinin sevgi seli arasında sohbet etmelerinin görüntüsü, olayının etkisinin çoktan unutulmuş olduğu izlenimi veriyor.
Öğretmenlerinin ilk kaçırılış anlarında çok üzüldüklerini belirten öğrenciler; olay esnasında köyün kadınları ve büyükleri ile birlikte öğretmenlerinin peşi bırakmadıklarını söylediler. Eğitimlerinin yarıda kesilmediğine sevindiklerinin belirten öğrenciler; öğretmenlerinin bırakılmasından sonra mutluluktan uçtuklarını, bu sevinçlerini öğretmenlerine sarılarak paylaştıklarının ifade ettiler.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Iğdır'ın Karakoyunlu İlçesi'ne bağlı Bulakbaşı Köyündeki İlköğretim Okulu'da önceki gün yaşanan kaçırılma olayının ardından eğitim öğretime devam edilirken, kaçırılan öğretmenler görevlerini sürdürüyorlar.
Iğdır'a
Olayının hemen ertesi günü üzerilerindeki tramvayı daha atlamayan fedakar öğretmenler, öğrencilerinin sevinç çığlıkları sabah ders zilinin çalması ile birlikte eğitime başladılar. 600 öğrenci ve 19 öğretmeni bulunduğu okulun teneffüsünde öğretmelerinin bazılarının öğrencileri futbol oynaması, bir diğerlerinin de öğrencilerinin sevgi seli arasında sohbet etmelerinin görüntüsü, olayının etkisinin çoktan unutulmuş olduğu izlenimi veriyor.
Öğretmenlerinin ilk kaçırılış anlarında çok üzüldüklerini belirten öğrenciler; olay esnasında köyün kadınları ve büyükleri ile birlikte öğretmenlerinin peşi bırakmadıklarını söylediler. Eğitimlerinin yarıda kesilmediğine sevindiklerinin belirten öğrenciler; öğretmenlerinin bırakılmasından sonra mutluluktan uçtuklarını, bu sevinçlerini öğretmenlerine sarılarak paylaştıklarının ifade ettiler.
Son Güncelleme: Cumartesi, 20 Ekim 2012 09:21
Gösterim: 1811
Milli Eğitim Müdürü'nden tartışma yaratan okul kitabına ilginç savunma
Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan ortaokul öğrencilerine dağıtılan ‘Büyük Adım Biyografi’ adlı kitapla ilgili iddialara ilişkin, “Bakış açısına göre değişir. İki kişi duvara bakar biri duvar görür, diğeri resim görür. Bu durum bir grup insanın ideolojik yaklaşarak işi farklı noktalara çekmesinden kaynaklanıyor” dedi.
İstanbul Maltepe İlçesi’nde, Maltepe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ tarafından ve İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Doğan’ın yazılı emri ile ortaokul öğrencilerine dağıtılan bir kitapta dünya tarihine geçmiş Charles Darwin, Sigmund Freud, Charlie Chaplin gibi isimler hakkında ayrımcı ifadelere yer verildiği iddia edildi.
Büyük Adım Yayınları’na ait, ‘Büyük Adım Biyografi Dizisi’nde Darwin’in, çocukken maymuna benzediği için evrimi uydurduğu, Charlie Chaplin’in ise Musevilerle gönül ilişkisinden dolayı Hitler’e karşı olduğu gibi ifadelerin yer aldığı belirtildi.
Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan ise, ‘Büyük Adım Biyografi’ adlı kitabın ilçedeki ortaokullara 1000 adet dağıtıldığını doğruladı. Kitapta yer alan ifadelerle ilgili olarak da, “Bakış açısına göre değişir. Cümlenin ortasından alırsanız tabii biraz daha farklı şekilde mesaj verebilir. Orada yansıtıldığı kadar değil, bazı ifadeler biraz argoya kaçabilir belki ama cümlenin tamamını okuduğunuzda aslında ne anlatmak istediğini anlarsınız. İki kişi duvara bakar, biri duvar görür, diğeri bir resim” dedi.
İdeolojik yaklaşımlar
Kitabın bazı bölümlerini okuduğunu ancak iddia edildiği gibi bir anlatım olmadığını savunan Faik Kaptan, “Bu kitaplar dünya tarihinde bugüne kadar gelmiş birçok insanın hangi şartlarla neler yaptıklarını, nasıl başarılı olduklarını anlatan kitaplar. Mesaj olarak öğrenciye, ‘dünya tarihinde gelmiş geçmiş bunca insan böyle şartlarda başarılı olmuşlar. Belki zaman zaman itilmişler, kakılmışlar, alay edilmişler ama kendi hedeflerine ulaşma konusunda gayret göstermişler başarılı olmuşlar. Siz de bunu yapabilirsiniz mesajı veren kitaplar aslında’ diye bir mesaj veriyor” diye konuştu.
Kaptan şöyle devam etti:
“Bir grup insanın ideolojik yaklaşarak işi farklı noktalara çekmesinden kaynaklanıyor. İdeolojik kitaplar da değil bunlar. İnceleme komisyonları bunları inceliyor, ona göre dağıtılıyor. Çocukları olumsuz etkileyecek bir sakınca görülmeyen eserler Milli Eğitim aracılığıyla dağıtılıyor.”
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Müdürü'nden tartışma yaratan okul kitabına ilginç savunma
Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan ortaokul öğrencilerine dağıtılan ‘Büyük Adım Biyografi’ adlı kitapla ilgili iddialara ilişkin, “Bakış açısına göre değişir. İki kişi duvara bakar biri duvar görür, diğeri resim görür. Bu durum bir grup insanın ideolojik yaklaşarak işi farklı noktalara çekmesinden kaynaklanıyor” dedi.
İstanbul Maltepe İlçesi’nde, Maltepe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ tarafından ve İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Doğan’ın yazılı emri ile ortaokul öğrencilerine dağıtılan bir kitapta dünya tarihine geçmiş Charles Darwin, Sigmund Freud, Charlie Chaplin gibi isimler hakkında ayrımcı ifadelere yer verildiği iddia edildi.
Büyük Adım Yayınları’na ait, ‘Büyük Adım Biyografi Dizisi’nde Darwin’in, çocukken maymuna benzediği için evrimi uydurduğu, Charlie Chaplin’in ise Musevilerle gönül ilişkisinden dolayı Hitler’e karşı olduğu gibi ifadelerin yer aldığı belirtildi.
Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan ise, ‘Büyük Adım Biyografi’ adlı kitabın ilçedeki ortaokullara 1000 adet dağıtıldığını doğruladı. Kitapta yer alan ifadelerle ilgili olarak da, “Bakış açısına göre değişir. Cümlenin ortasından alırsanız tabii biraz daha farklı şekilde mesaj verebilir. Orada yansıtıldığı kadar değil, bazı ifadeler biraz argoya kaçabilir belki ama cümlenin tamamını okuduğunuzda aslında ne anlatmak istediğini anlarsınız. İki kişi duvara bakar, biri duvar görür, diğeri bir resim” dedi.
İdeolojik yaklaşımlar
Kitabın bazı bölümlerini okuduğunu ancak iddia edildiği gibi bir anlatım olmadığını savunan Faik Kaptan, “Bu kitaplar dünya tarihinde bugüne kadar gelmiş birçok insanın hangi şartlarla neler yaptıklarını, nasıl başarılı olduklarını anlatan kitaplar. Mesaj olarak öğrenciye, ‘dünya tarihinde gelmiş geçmiş bunca insan böyle şartlarda başarılı olmuşlar. Belki zaman zaman itilmişler, kakılmışlar, alay edilmişler ama kendi hedeflerine ulaşma konusunda gayret göstermişler başarılı olmuşlar. Siz de bunu yapabilirsiniz mesajı veren kitaplar aslında’ diye bir mesaj veriyor” diye konuştu.
Kaptan şöyle devam etti:
“Bir grup insanın ideolojik yaklaşarak işi farklı noktalara çekmesinden kaynaklanıyor. İdeolojik kitaplar da değil bunlar. İnceleme komisyonları bunları inceliyor, ona göre dağıtılıyor. Çocukları olumsuz etkileyecek bir sakınca görülmeyen eserler Milli Eğitim aracılığıyla dağıtılıyor.”
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Cuma, 19 Ekim 2012 16:39
Gösterim: 2115
Putin'den Başörtülü Öğrencilere: 'Laik bir devlette yaşadığımızı unutmamalıyız'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Müslüman kız öğrencilerin okullarda başörtüsü takmasına karşı çıktı.
RIA Novosti ajansının haberine göre Putin, Rusya’nın güneyindeki Stavropol kentinde bazı Müslüman ailelerin kız çocuklarını okula başörtüsüyle göndermek istediklerinin hatırlatılması üzerine, "İnsanların dini duygularına saygı göstermeliyiz, ancak laik bir devlette yaşadığımızı da unutmamalıyız" dedi.
Birçok dinin bir arada bulunduğu toplumlarda başörtüsü gibi uygulamaların diğer dinlere mensup kişilerde er ya da geç özgürlüklerinden ve haklarından mahrum kalmışlık duygusu yaratacağını söyleyen Putin, "Avrupalı komşularımızın bu konuyu nasıl çözdüklerini de görmemiz gerekiyor, ondan sonra her şey açığa kavuşur" diye konuştu.
Rusya Devlet Başkanı, herkesin eşit hissedebilmesi için okullarda yeniden üniformaya dönülmesinin düşünülmesinde fayda olduğunu savundu.
cnnturk
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Putin'den Başörtülü Öğrencilere: 'Laik bir devlette yaşadığımızı unutmamalıyız'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Müslüman kız öğrencilerin okullarda başörtüsü takmasına karşı çıktı.
RIA Novosti ajansının haberine göre Putin, Rusya’nın güneyindeki Stavropol kentinde bazı Müslüman ailelerin kız çocuklarını okula başörtüsüyle göndermek istediklerinin hatırlatılması üzerine, "İnsanların dini duygularına saygı göstermeliyiz, ancak laik bir devlette yaşadığımızı da unutmamalıyız" dedi.
Birçok dinin bir arada bulunduğu toplumlarda başörtüsü gibi uygulamaların diğer dinlere mensup kişilerde er ya da geç özgürlüklerinden ve haklarından mahrum kalmışlık duygusu yaratacağını söyleyen Putin, "Avrupalı komşularımızın bu konuyu nasıl çözdüklerini de görmemiz gerekiyor, ondan sonra her şey açığa kavuşur" diye konuştu.
Rusya Devlet Başkanı, herkesin eşit hissedebilmesi için okullarda yeniden üniformaya dönülmesinin düşünülmesinde fayda olduğunu savundu.
cnnturk
Son Güncelleme: Cuma, 19 Ekim 2012 13:42
Gösterim: 2201
Doğurganlık hızı düşüyor
Türkiye'de toplam doğurganlık hızı, 2010 yılında 2,05 çocuk iken 2011 yılında bu rakam 2,02 çocuk oldu. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2 olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2001 yılı doğum istatistiklerini yayınladı. Buna göre 2011 yılında 1.237.172 çocuk dünyaya gelirken, doğumların yüzde 51'i erkek, yüzde 49'u kız olarak kayıtlara geçti. Bu rakam 2010 yılında 1.253.309 olarak kaydedildi. Toplam doğurganlık hızı, 2010 yılında 2,05 çocuk iken 2011 yılında bu rakam 2,02 çocuk oldu. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2 olarak gerçekleşti.
En düşük oran Batı Marmara'da
Kaba doğum hızı, 2010 yılında binde 17,2 iken bu hız 2011 yılında binde 16,7 olarak kayıtlara geçti. Diğer bir ifade ile 2010 yılında bin nüfus başına 17,2 doğum düşerken, 2011 yılında bin nüfus başına 16,7 doğum düştü. 2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre kaba doğum hızının en yüksek olduğu bölge binde 27,1 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 11,5 ile Batı Marmara Bölgesi olarak gerçekleşti.
15-44 yaş grubunda bin kadın başına düşen doğum sayısını ifade eden "genel doğurganlık hızı" 2010 yılında binde 72,4 iken bu hızın 2011 yılında binde 70,8 olduğu görüldü.
2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre genel doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge binde 118,4 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 52,8 ile Batı Marmara Bölgesi oldu.
25-29 yaşta doğurganlık daha fazla
2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge 3,42 çocuk ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise 1,55 çocuk ile Batı Marmara Bölgesi olarka kayıtlara geçti. 2011 yılı verilerine göre en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre yaşa özel doğurganlık hızının İstanbul, Batı Marmara, Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu, Batı ve Doğu Karadeniz bölgelerinde 25-29 yaş grubunda, Akdeniz ve Orta Anadolu bölgelerinde 20-29 yaş grubunda, Kuzeydoğu, Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise 20-34 yaş grubunda yüksek olarak gerçekleşti.
Ortalama anne yaşı 27,3
2011 yılında doğum yapan annelerin ortalama yaşı 27,3 olurken, doğum yapan annelerin ortalama yaşı İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre incelendiğinde en yüksek ortalama yaş 27,9 ile İstanbul, en düşük ortalama yaş 26,4 ile Orta Anadolu Bölgesi olarak gerçekleşti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Doğurganlık hızı düşüyor
Türkiye'de toplam doğurganlık hızı, 2010 yılında 2,05 çocuk iken 2011 yılında bu rakam 2,02 çocuk oldu. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2 olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2001 yılı doğum istatistiklerini yayınladı. Buna göre 2011 yılında 1.237.172 çocuk dünyaya gelirken, doğumların yüzde 51'i erkek, yüzde 49'u kız olarak kayıtlara geçti. Bu rakam 2010 yılında 1.253.309 olarak kaydedildi. Toplam doğurganlık hızı, 2010 yılında 2,05 çocuk iken 2011 yılında bu rakam 2,02 çocuk oldu. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2 olarak gerçekleşti.
En düşük oran Batı Marmara'da
Kaba doğum hızı, 2010 yılında binde 17,2 iken bu hız 2011 yılında binde 16,7 olarak kayıtlara geçti. Diğer bir ifade ile 2010 yılında bin nüfus başına 17,2 doğum düşerken, 2011 yılında bin nüfus başına 16,7 doğum düştü. 2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre kaba doğum hızının en yüksek olduğu bölge binde 27,1 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 11,5 ile Batı Marmara Bölgesi olarak gerçekleşti.
15-44 yaş grubunda bin kadın başına düşen doğum sayısını ifade eden "genel doğurganlık hızı" 2010 yılında binde 72,4 iken bu hızın 2011 yılında binde 70,8 olduğu görüldü.
2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre genel doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge binde 118,4 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 52,8 ile Batı Marmara Bölgesi oldu.
25-29 yaşta doğurganlık daha fazla
2011 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge 3,42 çocuk ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise 1,55 çocuk ile Batı Marmara Bölgesi olarka kayıtlara geçti. 2011 yılı verilerine göre en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre yaşa özel doğurganlık hızının İstanbul, Batı Marmara, Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu, Batı ve Doğu Karadeniz bölgelerinde 25-29 yaş grubunda, Akdeniz ve Orta Anadolu bölgelerinde 20-29 yaş grubunda, Kuzeydoğu, Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise 20-34 yaş grubunda yüksek olarak gerçekleşti.
Ortalama anne yaşı 27,3
2011 yılında doğum yapan annelerin ortalama yaşı 27,3 olurken, doğum yapan annelerin ortalama yaşı İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey'e göre incelendiğinde en yüksek ortalama yaş 27,9 ile İstanbul, en düşük ortalama yaş 26,4 ile Orta Anadolu Bölgesi olarak gerçekleşti.
Son Güncelleme: Cuma, 19 Ekim 2012 13:54
Gösterim: 1740
Aile Bakanlığı, ev ev dolaşıp, yaşı tutmasına rağmen kaydı yapılmayan çocukların izini sürüyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, tüm teşkilatına bir genelge göndererek, '66 aylık çocuklar da dikkate alınarak, okula gitme çağında bulunan başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların tespitini yapın' uyarısında bulundu. '12 Yıllık Zorunlu Eğitime Yönelik Uygulamalar ve Şartlı Eğitim Yardımı' konulu genelgede şu ifadelere yer verildi:
- 66 AYLIKLARI DA BELİRLEYİN: Sosyal inceleme yapmak üzere görevlendirilen personel tarafından gerçekleştirilecek hane ziyaretlerinde, 4+4+4 uygulamasıyla okula başlayacak olan 66 aylık çocuklar da dikkate alınarak okula gitme çağında bulunan başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların tespitinin yapılması hususunda dikkat gösterilmesini rica ederim.
- MİLLİ EĞİTİM'E BİLDİRİN: Okula gitmesi gerekirken herhangi bir sebeple gönderilmeyen çocukların tespit edilmesi halinde, durumun düzenlenecek rapora eklenmesi suretiyle Milli Eğitim Müdürlükleri'ne bildirilmesinin sağlanması, okul öncesi eğitim çağında olanların okul öncesi eğitime devam etmelerinin teşvik edilmesine gereken özen gösterilmeli.
- MADDİ YARDIMLARDA ÖNCELİK: Sosyopsikolojik ve sosyoekonomik desteğe ihtiyacı olanlara söz konusu desteklerin verilmesi ve durumlarının sürekli izlenmesi sağlanmalı. İnceleme görevlilerinin hane ziyaretleri sonucunda Şartlı Eğitim Yardımı Programı'na dahil edilen aileler, diğer maddi yardımlardan da öncelikli olarak yararlandırılmalı.
Her gün için 15 TL para cezası yolda
Öğrencinin ilköğretime kaydını yaptırdıktan sonra okula devam etmediği veya okul yaşında olmasına rağmen rapor almadan kayıt yaptırmadığı tespit edilirse, önce çocuktan sorumlu veli veya vasi uyarılacak. Veli bu uyarıya rağmen çocuğunu okula göndermemekte ısrar ederse, kaymakamlık kanalıyla resmi uyarı yapılacak. Buna karşın tavırda değişiklik olmazsa, çocuğun okula devam etmediği her gün için 15 TL para cezası kesilecek. Veli ya da vasi, çocuğu okula göndermemeyi sürdürürse ek olarak 500 TL idari para cezası uygulanacak. Ancak cezai işlem, öğrencinin yasal devamsızlık hakkını kullanmasının, veya varsa rapor süresinin bitmesinin ardından başlayacak.
Panik butonuna ilk Şahin bastı
AİLE ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın birlikte hazırladığı 'Panik Butonu' projesi hayata geçirildi. Bakan Fatma Şahin, Bursa'da düzenlenen törenle cihazları tanıttı ve şöyle konuştu: 'Bu butonun kullanılmadığı bir Türkiye için mücadele edeceğiz. Sevgi butonuna, vicdan butonuna, merhamet butonuna, hoşgörü butonuna basacağız. Bu sorunu bir insanlık sorunu, bir kalkınma sorunu olarak görüyoruz. Ailemizi koruyacağız. Koruyamıyorsak, üç maymunu oynayamayız.'
(vatan)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Aile Bakanlığı, ev ev dolaşıp, yaşı tutmasına rağmen kaydı yapılmayan çocukların izini sürüyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, tüm teşkilatına bir genelge göndererek, '66 aylık çocuklar da dikkate alınarak, okula gitme çağında bulunan başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların tespitini yapın' uyarısında bulundu. '12 Yıllık Zorunlu Eğitime Yönelik Uygulamalar ve Şartlı Eğitim Yardımı' konulu genelgede şu ifadelere yer verildi:
- 66 AYLIKLARI DA BELİRLEYİN: Sosyal inceleme yapmak üzere görevlendirilen personel tarafından gerçekleştirilecek hane ziyaretlerinde, 4+4+4 uygulamasıyla okula başlayacak olan 66 aylık çocuklar da dikkate alınarak okula gitme çağında bulunan başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların tespitinin yapılması hususunda dikkat gösterilmesini rica ederim.
- MİLLİ EĞİTİM'E BİLDİRİN: Okula gitmesi gerekirken herhangi bir sebeple gönderilmeyen çocukların tespit edilmesi halinde, durumun düzenlenecek rapora eklenmesi suretiyle Milli Eğitim Müdürlükleri'ne bildirilmesinin sağlanması, okul öncesi eğitim çağında olanların okul öncesi eğitime devam etmelerinin teşvik edilmesine gereken özen gösterilmeli.
- MADDİ YARDIMLARDA ÖNCELİK: Sosyopsikolojik ve sosyoekonomik desteğe ihtiyacı olanlara söz konusu desteklerin verilmesi ve durumlarının sürekli izlenmesi sağlanmalı. İnceleme görevlilerinin hane ziyaretleri sonucunda Şartlı Eğitim Yardımı Programı'na dahil edilen aileler, diğer maddi yardımlardan da öncelikli olarak yararlandırılmalı.
Her gün için 15 TL para cezası yolda
Öğrencinin ilköğretime kaydını yaptırdıktan sonra okula devam etmediği veya okul yaşında olmasına rağmen rapor almadan kayıt yaptırmadığı tespit edilirse, önce çocuktan sorumlu veli veya vasi uyarılacak. Veli bu uyarıya rağmen çocuğunu okula göndermemekte ısrar ederse, kaymakamlık kanalıyla resmi uyarı yapılacak. Buna karşın tavırda değişiklik olmazsa, çocuğun okula devam etmediği her gün için 15 TL para cezası kesilecek. Veli ya da vasi, çocuğu okula göndermemeyi sürdürürse ek olarak 500 TL idari para cezası uygulanacak. Ancak cezai işlem, öğrencinin yasal devamsızlık hakkını kullanmasının, veya varsa rapor süresinin bitmesinin ardından başlayacak.
Panik butonuna ilk Şahin bastı
AİLE ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın birlikte hazırladığı 'Panik Butonu' projesi hayata geçirildi. Bakan Fatma Şahin, Bursa'da düzenlenen törenle cihazları tanıttı ve şöyle konuştu: 'Bu butonun kullanılmadığı bir Türkiye için mücadele edeceğiz. Sevgi butonuna, vicdan butonuna, merhamet butonuna, hoşgörü butonuna basacağız. Bu sorunu bir insanlık sorunu, bir kalkınma sorunu olarak görüyoruz. Ailemizi koruyacağız. Koruyamıyorsak, üç maymunu oynayamayız.'
(vatan)
Son Güncelleme: Cuma, 19 Ekim 2012 12:48
Gösterim: 1861

