banner
banner
banner

Türkiye’de üstün yeteneklilerin eğitimleri ve bilim sanat merkezleri




Geçmişte ve günümüzde, tüm dünyada olduğu gibi kendi tarihimizde de üstün ve özel yetenekli bireyler, toplumun her zaman dikkatini çekmişlerdir.

Devletler, yönetimlerini devam ettirecek liderleri ve yönetim kadrolarını oluşturmak, bilim, sanat ve spor alanlarında üstün ve özel yetenekli bu insanlardan yararlanmak istemişlerdir. Üstün ve özel yetenekli bireylerin eğitimi için, tarih boyunca çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu özel bireyler, bazen doğru yönlendirilmeleri sonucu, çoğu kez de kendi çabaları ile üstün yeteneklerini ortaya koyabilmişlerdir. İnsanlığın yararlanabildiği kadar, toplumda kaybolup giden, herhangi bir birey gibi fark edilmeyen üstün ve özel yetenekli insanların sayısı da az değildir.

Bugün insan gelişimine kalıtım ve çevrenin birlikte katkı sağladığı kabul edilmektedir. Genetik özelliklerimiz, zaman sürecinde çevre uyaranları ile olumlu veya olumsuz yönde etkilenmektedir.

İnsan gelişiminde, genetik özelliklerin en büyük destekçisi eğitimdir. Üstün genetik kapasitenin, üstün olduğu alanda, doğru yöntem ve uyaranlarla beslenmesi ve eğitimi, toplumlara büyük katkılar sağlayacaktır. İçinde bulunduğumuz bilgi çağında ve gelecekte, bilgiyi kazanma ve bilgi üretme, insanlığın var olacağı tüm alanlarda vazgeçilmez olacaktır. Üstün yetenekli bireylerin eğitimleri ise bu anlamda daha da önem kazanmaktadır.

Bilgi edinme ve bilgi üretmenin kaynağı donanımlı bir eğitimden geçmektedir. Üstün yetenekli bireylerin özel eğitimleri de bu noktada daha da önem kazanmaktadır. Yapılan çalışmalar, son 15-20 yıldır ülkelerin üstün ve özel yetenekli bireylerine daha fazla önem verdiklerini, bebeklikten itibaren özel eğitim yöntem ve araçları geliştirdiklerini ortaya koymaktadır.

Uzak ve yakın kendi tarihimize baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugün geldiği noktaya kadar, pek çok üstün ve özel insanın tarihimizi şekillendirdiği görülmektedir. Ülkemiz liderleri, sivil ve askeri yönetimleri, bilim adamları, sanatçıları ve diğer alanlardaki üstün bireyleri ile dünya tarihinde kıvanç duyacağımız şekilde yerlerini almışlardır.

Tarihimizde üstün yetenekli bireylerin en iyi değerlendirildiği dönem, Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki Enderun Mektepleri’dir. Bugün birçok gelişmiş ülkedeki üstün yeteneklilerin eğitimine kaynak olan Enderun, 600 yıllık bir imparatorluğun yönetim, bilim ve sanat kadrolarını oluşturmuştur.

Cumhuriyet tarihimizde ise dünya ülkeleri tarafından yüzyılın dahisi kabul edilen Mustafa Kemal Atatürk’ün milli eğitim prensiplerine ilişkin olarak üstün ve özel yetenekli bireylerin eğitimlerine önem verildiği görülmektedir. Yasalardaki çeşitli düzenlemelerle, bu özel kişilere çeşitli fırsatlar yaratılmıştır.

Türk eğitim tarihinde üstün yetenekliler için bu imkanlar kısaca özetlenirse;

•             Enderun Okulu

•             3803 sayılı kanun

•             6660 sayılı müzik, resim ve diğer güzel sanatlar dallarında olağanüstü yetenek gösteren çocukların devletçe eğitilmesini düzenleyen yasa

•             Fen Liseleri

•             Ankara Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin 1964 yılından itibaren 5 yıl süre ile bazı ilkokullarda özel sınıf ve tirdeş kümeler denemesi

•             1416 sayılı yasa

•             TÜBİTAK bursları ve yarışmaları

•             Anadolu Liseleri

•             Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri

•             Yüksek Öğretim Kredi ve Bursları

•             573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname

•             Bilim Sanat Merkezleri – BİLSEM (1993)

Tarihimizde üstün ve özel yetenekli bireylerle ilgili gurur verici çalışmalar olmuştur. Ancak yakın geçmişimize baktığımızda, üstün ve özel yetenekli çocuklarımız için donanımlı eğitim ortamlarının sağlanamadığı görülmektedir. Bir dönem, sebebi bilinmeyen nedenlerle ihmal edilmiş olsa da, 1993 yılında ülkemizin üstün yetenekliler için üstün yeteneklileri için kalıcı çalışmalar başlatılmış ve Bilim Sanat Merkezleri’nin kuruluşu gündeme gelmiştir.

Bugün ülkemizde üstün yeteneklilerin eğitimleri 22 yıldır MEB bağlı 70 ilde yaygın eğitim şeklinde devam eden Bilim Sanat Merkezleri ile sürdürülmektedir. Ayrıca bazı özel okullarda farklı eğitim modelleri uygulanmaktadır.

Bilim Sanat Merkezleri - Bilsem ve Diğer Modeller

Özel okul, özel sınıf, kaynaştırma ve Bilim Sanat Merkezleri modelleri o günkü (1993) duruma göre aşağıda kısaca değerlendirilmiştir:

•             Özel okul ve özel sınıf uygulaması, ülkemiz şartlarında, hem ekonomik yönden zorlayıcı, güçlü finans kaynakları gerektiren hem de çocukları yaşıtlarından soyutlayarak sosyal ve duygusal açıdan olumsuz yönde etkileyen bir uygulama olarak düşünülmüştür.

•             Kaynaştırma Modeli, ülkemiz ekonomik ve eğitim şartlarında, hem üstün yetenekli çocuklar için her sınıfta bulunması gerekli kaynak ve materyallerin sağlanabilmesi hem de sınıf öğretmenlerinin uzun süre alacak eğitimlerini gerektirmektedir. Bu ise, ekonomik boyutu yüksek maliyete yol açan bir model olduğu için o günün koşullarında tercih edilmemiştir.

•             Bilim Sanat Merkezleri Modelinde, üstün yetenekli çocuklarımız temel eğitime dayalı bilgileri yaşıtlarıyla devam ettikleri okullardan almakta, Bilim Sanat Merkezleri’nde üstün oldukları bilim ve sanat alanında, diğer okullardan gelen benzer arkadaşları ve alan öğretmenleri ile çalışmaktadırlar.

Bilim Sanat Merkezleri eğitim bütçesine fazla ek maliyet getirmeden, gerektiğinde mevcut okullar bünyesinde de çeşitli düzenlemelerle hazırlanabilen, ülkenin her bölgesinde ve ilinde uygulanabilirliği kolay bir model olarak yaygınlaştırılma başarısını yakalamıştır.  Ayrıca bu modelin en büyük avantajlarından biri, çocukların kendi okullarında, yaşıtlarından, sınıf arkadaşlarından soyutlanmamalarıdır. İleride toplum adına yapacakları çalışmalarda toplum bireylerini zihinsel, sosyal, kültürel, duygusal açıdan tanıyabilme olanağına sahip olmalarıdır. Çünkü sonuçta, üstün ve özel yetenekli bireyler, yeteneklerini, insanlık adına kullanmaktadırlar ve toplumu onlar yönlendirmektedirler.

Üstün yetenekli çocuklar, toplumla bütünleşme sürecini okullarında yaşarken, yeteneğinin bilincinde olarak Bilim Sanat Merkezleri’nde kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda, çalışma, üretme olanağına sahip olmaktadırlar. Toplumla bütünleşen ve farklılığın bilincinde olan, farklılığını insanlık adına geliştiren bireyler olarak yetişmektedirler. Bu çocuklar, kendi sınıflarında tek veya az sayıda olabilirler. Bu onları bazen huzursuz kılabilir ancak, kendilerine benzeyen diğer üstün ve özel yetenekli çocuklarla bir arada olabilecekleri ortamı (BİLSEM) bularak zihinsel, sosyal ve duygusal paylaşımı sağlayarak mutlu olmaktadırlar.

Üstün Yeteneklilerin Eğitimi: Birlikte Eğitim mi Ayrı Eğitim mi?

Üstün yetenekli bir çocuğun eğitimi ve başarıları kadar ne kadar mutlu olduğu önemlidir. Bunun için, çocukların olabildiğince yaşıtlarıyla bir arada bulunmalarını sağlarken, aynı zamanda kendisi gibi üstün yetenekli çocuklarla bir arada olacakları ortamlar hazırlanmalıdır.

Özel gereksinimi olan çocuk ve gençler normal gelişim gösteren yaşıtlarının gerisinde ya da ilerisinde de olsalar, eğitimlerini normal gelişim gösteren yaşıtlarıyla sürdürmeleri, gelişimlerinin her alanı için önemlidir. Çünkü bu çocuklar zihinsel gelişim özellikleri farklı olsa da gerek fiziksel, gerek sosyal ve duygusal yönden benzerlik gösterirler ve yaşıtlarıyla bir arada olmaya ihtiyaçları vardır.

Bu çocuklar, ayrı okullarda ayrı eğitim programlarıyla değil, kendi gelişim özelliklerine benzerlik gösteren çocuklarla sadece belirli sürelerle, farklı ortamlarda özel eğitimlerle desteklenebilirler. Ayrı okul uygulaması sadece gelişimin artı ve eksi ucundaki çocuklar için uygulanmalıdır.

Üstün yetenekli çocukların okul eğitimleri asla ücretli olmamalıdır. Bu çocukların örgün eğitimlerinin okul öncesinden itibaren dünya ülkelerinde olduğu gibi devlet tarafından ücretsiz olarak sağlanmalı, onlara burs imkânları verilmelidir.

Prof. Dr. Necate Baykoç

 

 

 

 

 

 

 

Üstün Yetenekliler ve Dahiler Enstitüsü ve Merkezi Kurucusu

Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM) Kurucusu

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.