GELİŞEN VE GELİŞTİREN ÖĞRETMENLERİMİZİ GERİ İSTİYORUZ!




Yapay zekânın eğitime entegrasyonuyla birlikte “öğretmenlik kimliği” tartışılmaya başlandı. Marka ve Eğitim Yönetimi Danışmanı Elif Özerten, geleceğin dünyasında bilgiden çok “becerilerin” öne çıktığını vurguladı ve önemli bir çağrı yaptı: “Dijital çağda gelişen ve geliştiren öğretmenlerin rehberliğine daha çok ihtiyacımız var. Bu nedenle öğretmen eğitimleri desteklenmeli, geçmişte olduğu gibi bilgiden üretime geçiren toplum lideri öğretmenlerimize yeniden alan açılmalıdır.” 

elif_ozertenÖĞRETMENLİK KİMLİĞİ GÜÇLENMELİ
Yapay zekâ destekli eğitim ortamında öğretmenin geleneksel rolü değişti mi? Öğretmenler, teknolojik dönüşümde nasıl konumlanmalı?
Hızla gelişen yapay zekâ teknolojileri, eğitimi ve öğrenme yollarını dönüştürdü ve dönüştürmeye devam ediyor. “Kişiselleştirilmiş eğitim tasarımları, öğrenme metotları ve ölçme-değerlendirme analizleri gibi yenilikçi yaklaşımlar, eğitim ekosisteminde önemli farklar yarattı.
Eğitimde büyük bir değişim yaşanırken öğretmenin rolü değişti mi? Teknoloji özelinde baktığımızda yapay zekâ bir öğretmen için ancak “iyi ve hızlı bir yardımcı” olabilir. Ancak rehber elbette öğretmen olmalıdır. Öğretmenliğin altın çağı olarak kabul edilen köy enstitüsü ruhu, aslında en önemli temeldir. Bu bir öğretmenlik kimliği meselesidir. Bugün aranan şey ise bilgi değil, bilgiyi nerede kullanacağını bilme becerisidir. İşte burada beceriyi gören, keşfeden ve geliştiren öğretmen kilit role sahiptir.
Öğretmenlik yolculuğu; güçlü iletişim, empati, sanat, bilim, değer, sevgi ve emekle ilerler. İlham kaynağı olup öğrencisini geleceğe taşıyan öğretmen, aynı zamanda değer inşa eder. Bu değerin temelinde öğrencinin hayata katılımı yani “üretim” vardır. Bilgiyi nerede kullanacağını öğrenen bir nesil, tüketimden üretime geçer. Yetenekli olduğu konuya teşvik edilen öğrenci geleceği bugünden kurgular. Bu da “gelişen ve geliştiren” öğretmenin eseridir. Başarının üretim ve yetenek üzerinden inşası, eğitimi dört duvar arasından çıkararak iktisadi ve sosyal hayata katkı sağlar. İşte bu nedenle ilham olan, motive eden, cesaret veren ve gelecek yolunda harekete geçiren öğretmenlerimize daha çok ihtiyacımız var. Toplum lideri öğretmenlerin yetiştirilmesi ve sürekli öğrenme organizasyonun bir parçası olarak desteklenmesi bir gerekliliktir.
Bilgi konusunda sonsuz seçenekler sunan teknoloji, kuşkusuz gerçek bir öğretmenin yerine geçemez. Çünkü hoşgörü, iş birliği, problem çözme, empati, iletişim ve sezme gücü gibi kavramlar sadece insana aittir. 
Güçlü eğitim güçlü öğretmen, güçlü öğrenci, güçlü veli ve güçlü toplum demektir. Bazen bir problemin cevabı, kendine gururla bakan bir çift gözdedir. Güven veren minik bir gülümsemedir belki ilk adımı attıran… Öğretmen bir kâşif, öğrenciler ise keşfedilmeyi bekleyen cevherlerimiz… Hangi teknoloji konuşmadan keşfedebilir aydınlık geleceği?
Elif Özerten Marka ve Eğitim Yönetimi Danışmanlığı olarak temel çıkış noktamız, “gelişen ve geliştiren” toplum lideri öğretmenlerimize alan açma hedefidir. Öğretmeni sadece müfredat uygulayan kişi olarak görmek, bilgi çağından bizi uzaklaştırır. Öğretmene toplumsal sorumluluk merkeziyle yaklaşırsak öğrencilere dokunan yeni kapılar açılır ve gelişim orada başlar. 

SÜREKLİ EĞİTİM PRENSİBİ
Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek için hangi uygulamalar hayata geçirilmeli?
Bilginin zaman ve mekândan bağımsız olarak kazanıldığı günümüzde, yapay zekânın da eğitime entegre edilmesiyle “sürekli öğrenme organizasyonu” sisteme dahil edilmelidir. Öğretmenlerimiz her alanda desteklenmeli ve güçlendirilmelidir. İhtiyaçların daha net bir şekilde ortaya çıkması için öğretmenlerimiz eğitim yönetiminde söz sahibi olmalıdır. Okullarda öğretmenlerin sosyal projeler üretebilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; öğretmeni mesleğiyle baş başa bırakmayan ve değişen koşullara uygun eğitimlerle öğretmeni dünyayla buluşturan bir kurumda motivasyon, aidiyet, verimlilik ve güven ortamı artar.
Danışmanlık verdiğimiz kurumlarda hizmet içi eğitim çalışmalarını yani “öğrenen öğretmen” organizasyonunu hayata geçiriyoruz. Öğretmenlerin çağın gereksinimlerine uygun olarak mesleki bilgi ve becerilerini güncellemeleri, öğrencilerin potansiyellerini gerçekleştirmelerinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle yeni eğitim paradigmalarıyla hareket ediyor, hizmet içi eğitim organizasyonlarıyla öğretmenlerimizin gelişimine yatırım yapıyoruz. 

elif_ozertenEĞİTİM 5.0 YAKLAŞIMI
Dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan “eğitim 5.0’ın” temel felsefesi nedir? Öğrencilerin gelişimine katkıları nelerdir?Günümüzde “eğitim 5.0” için önemli adımlar atılırken, bu yaklaşımın temelinde “bilgiyi doğru kullanma” bilinci vardır. Ezbere dayalı bilginin yeterli görüldüğü sistemler, günün ihtiyaçlarına cevap veremiyor. “Eğitim 5.0” diye adlandırılan yeni dönemde ise öğrencilerin bireysel özellikleri, öğrenme hızları ve tarzlarına göre kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımları öne çıkıyor. Kişiselleştirilmiş eğitim tasarımları, bilgiden çok öğrenmeyi öğrenmek, üretim ve beceri konularına odaklanır. Öğrencinin elde ettiği bilgiyle ne yapacağını bilmesi ana unsurdur. Kısacası “beceriler” temeldir. Problem çözme, finansal okuryazarlık, iletişim, iş birliği, eleştirel düşünme, teknoloji, yaratıcılık, sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik, veri okuryazarlığı ve esneklik gibi 21. Yüzyıl becerileri, öğrencileri geleceğin bilinmeyen dünyasına hazırlar. Tüm bunlar geleceğin mesleklerinde fark yaratan unsurlardır. 

KURUMSALLIK KIRMIZI ÇİZGİMİZ
Bir eğitim kurumu, neden kurumsallaşmalıdır? Bunun bir okula ve eğitim kalitesine etkileri nelerdir?
Kurumsallaşmasını tamamlamış bir kurum demek, o kurumda yerleşmiş bir kültürün olduğu, süreklilik olduğu, düzen ve plan dahilinde hareket edildiği, keyfi değil sistemli uygulamaların hayata geçirildiği anlamına gelir. Eğitim yönetimini planlı, tutarlı ve sistemli bir şekilde organize etmek isteyen kurumlar, ancak “kurumsallaşma” vizyonuyla iyi bir marka olabilirler. Tutarsız ve plansız uygulamalarla hareket eden kurumlar ise sektörde silinip gitmekle kalmaz, eğitim faaliyetleri içerisindeki paydaşlarına da zarar verirler.      
Peki “kurumsallaşma” markaya ne kazandırır? Her şeyden önce öğretmen, veli ve öğrenci başta olmak üzere eğitim organizasyonundaki tüm paydaşlarına güven verir. Kurumsallaşmanın getirdiği süreklilik, kaliteyi standart haline getirir. Kurum çalışanları arasında kurallar ve görevler önceden belirlendiği için eğitim süreci, sürekli gelişerek planlı bir şekilde devam eder, kurum kültürü yerleşir. Kurumsal firmalar her yıl yeni hedefler belirler. Bu durum hem eğitim kalitesini artırır hem sektöre değer katar hem de başarıyı artırır. “Eğitim içeriklerini” ve “kurumsal operasyonları” aynı paralellikte yürütüyoruz. Bu iki önemli unsur, bütünün parçalarıdır. Hedeflerine emin adımlarla yürümek isteyen kurumlar, kurumsallaşma süreçlerini tamamlayarak eğitim iletişimi faaliyetlerini sürdürmelidir. Aksi halde bir eğitim markası olarak sektörde var olmaları mümkün değildir. 

BİLİMSEL EĞİTİM YÖNETİMİ
Eğitim yönetimi nasıl yapılandırılmalıdır? Öğretmenler, öğrenciler, veliler eğitimle ilgili kararlarda nasıl konumlanmalı ve bu kararlar hangi bilimsel verilere dayandırılmalıdır?
Eğitim yönetimi, eğitim kurumlarının sürdürülebilir işleyişinin temelini oluşturmakla birlikte, kurumsal hedeflerin gerçekleştirilmesinde en önemli rehberdir. Kurumun eğitim sisteminin etkili biçimde planlanması, uygulanması ve değerlendirmesi eğitim yönetiminin temel prensibidir. Eğitim yönetimi işleyişimizde öğrenciyi merkeze alıyor, bireysel farklılıkları gözeterek öğrencileri akademik, sosyal ve kültürel alanlarda destekliyoruz. Aldığımız kararları etik değerleri gözeterek bilimsel veriler ışığında gerçekleştiriyoruz. Geri bildirimler ve ölçme değerlendirme sonuçlarına göre süreci yönetiyoruz. Açık iletişim ilkesiyle öğretmen, veli, öğrenci ve yöneticilerin de sürece katılımını sağlıyoruz. Sürekli yenilenen bir yapı kurmak, değişime dahil olmak ve uyum sağlamak olmazsa olmazımızdır. Değişen teknolojiyi ve yeni öğretim yöntemlerini öğrencilerimizin gelişimi için etkin kullanıyoruz.  

DOĞRU VERİ-DOĞRU YAKLAŞIM
Ölçme, değerlendirme ve veri temelli karar alma süreçlerinde nasıl bir yol izliyorsunuz?
Keyfi ve tek kaynaktan elde edilen bir veri, şüphesiz hatalı ve eksiktir. Dolayısıyla doğru değerlendirilemeyen bir hedef, yönetilemez. Ölçme ve değerlendirme sisteminin sağlıklı işlemesi için çok sayıda parametrenin birlikte çalışması gerekmektedir.
Dijital çıktılar, genel ve kurum içi sınavlar, anketler, gözlem raporları, grup çalışmaları, projeler, analizler vs. gibi çok sayıda veri, bilimsel bir perspektifle en doğru sonuçlara ulaşmamızı sağlamaktadır. Değerlendirmeler yapılırken, öğrencilerin bireysel farklılıkları göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü her öğrencinin öğrenme hızı, becerileri ve ilgi alanları farklıdır.
Ölçme ve değerlendirme faaliyetleri, gelişimi temel alan bir yaklaşımla planlanmalıdır. Burada bazı test, gözlem ve sınavlarla öğrencinin ne durumda olduğunun tespiti esastır. Daha sonraki aşamalar tamamen gelişime yönelik bir süreçtir. Öğrenci başlangıçta neredeydi, sonrasında nasıl bir gelişim geçirerek nereye ulaştığı sorusu netlik kazanır.
Özetle; kanıta dayalı çıktılar, öğrencileri hedeflerine daha da yaklaştırır. Kurumlar özelinde yapılan veri tabanlı çalışmalar ise bir sonraki yıla ilişkin yeni politikaların belirlenmesinde yol gösterici bir etki yapar. 

MARKA DEĞERİ ÜRETİYORUZ
Eğitim kurumlarına sunduğunuz çalışmalar, kuramsal temeller ve uygulama pratikleri açısından nasıl sınıflandırılabilir?
Ekibim ve çözüm ortaklarımızla birlikte, yıllık plan dahilinde hizmet veriyoruz. Sunduğumuz hizmetleri “marka yönetimi” ve “eğitim yönetimi” olarak 2 ayrı başlıkta ele alıyoruz. Eğitim modeli tasarımı, öğrenme ihtiyaç analizi, liderlik, e-öğrenme ve dijital eğitim çözümleri, mentorluk ve koçluk programları, öğretmen eğitimleri, marka stratejisi geliştirme, marka konumlandırma, kurumsal kimlik, medya iletişimi, seminerler, öğretmen eğitimleri gibi hem eğitimde sürdürülebilir kaliteyi artıran hem de marka değerini güçlendiren çalışmaları ve projeleri hayata geçiriyoruz. 

GÜÇLÜ EĞİTİM - GÜÇLÜ MARKA
Marka ve Eğitim Yönetimi Danışmanı olarak kurumlara neler tavsiye edersiniz? Özel okullar hangi parametrelere dikkat etmeli?
Yenilikçi eğitim yaklaşımlarını benimseyen ve markalaşma sürecini tamamlamış kurumlar, eğitim ekosisteminde yerlerini sağlamlaştırırlar. Dünyadaki gelişmelere sırtını dönen, çağa ayak uyduramayan, kurumsallaşma adımlarını planlamayan bir kurum, rekabetçi sektörde ayakta duramaz. Bu nedenle çok sayıda özel okul kapanıyor. Eğitimde sürdürülebilirlik, kalite, dijital dönüşüm ve yenilikçi yaklaşımlar marka değerini artıran en önemli unsurlardır. Sürdürebilir başarıyı hedefleyen bir kurum, bu unsurları eğitim sürecine dahil ettiğinde güçlü bir marka olarak sektörde fark yaratarak faaliyetlerine devam eder. 

OKUL SEÇME KLAVUZU
Bir eğitim lideri olarak okul seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda velilere neler tavsiye edersiniz?
Anne-babalar çocuklarına en iyi eğitimi sunmak için tüm imkanlarını seferber ediyor. Okul seçerken sadece tek bir kritere odaklanmak, yanlış seçimlere neden olabiliyor. Bu nedenle genel hatlarıyla şu tavsiyelerde bulanabilirim: 
* Güvenlik konusu çok önemli. Gözümüzden bile sakındığımız çocuklarımızı bir kuruma emanet edeceğiz. Güvenli bir okul olmalı, öğrencileri güvende hissettiren bir ortam sağlamalı.
* Yabancı dil donanımıyla öğrencileri çok dilli ve çok kültürlü dünyaya hazırlamalı.
* Güçlü teknolojik imkanlar sunmalı. (Bilgisayar laboratuvarları, akıllı tahta, dijital öğrenme araçları vs.)
* Öğrencilerin yeteneklerinin keşfedilmesi amacıyla sanat, bilim, spor, girişimcilik gibi alanlarda atölyeleri bulunmalı.
* Kolay ulaşılabilir ve erişilebilir olmalı.
* Mesleki gelişime önem vermeli, akademik kadrosuna yatırım yapmalı.
* Sadece akademik değil hayat başarısı vizyonuyla 21. Yüzyıl becerileri kazandırmalı.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.