Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Danıştay, zihinsel engelliler sınıf öğretmenliğine yapılan alan değişikliğinin yürütmesini durdurdu.
Danıştay, Eğitim-Sen’in yaptığı başvuru üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'nın alan değişikliği atamalarında öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği alanına, alan değişikliği yoluyla atanmalarını hukuka aykırı buldu ve yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Eğitim-Sen’den yapılan açıklama şöyle;
Milli Eğitim Bakanlığı`nın resmi internet sitesinde 21 Eylül 2012 günü Öğretmenlerin İl İçi Alan Değişikliği Kılavuzu yayımlanmıştı. Kılavuzun yayımlanış amacı, 80 sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararına uygun olarak öğretmenlerin yan alan veya esas alanlarına, alan değişikliği yoluyla atanabilmelerine olanak sağlamaktı. Ancak Kılavuzda, öğretmenlere herhangi bir eğitim almadıkları, yan veya esas alanları olmayan alanlara da (Zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği) alan değişikliği yoluyla atanma hakkı tanınmıştı. Öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren bir alana, eğitim bilimine aykırı biçimde atanmasını haksız ve hukuka aykırı bulduğumuzdan, öncelikle yürütmesinin durdurulması, daha sonra iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştık.
Danıştay İkinci Dairesi, sendikamıza 18 Temmuz 2013 günü tebliğ edilen, 12 Nisan 2013 gün ve E.2012/12121 sayılı kararıyla, öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği alanına, alan değişikliği yoluyla atanmalarını hukuka aykırı buldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Danıştay, zihinsel engelliler sınıf öğretmenliğine yapılan alan değişikliğinin yürütmesini durdurdu.
Danıştay, Eğitim-Sen’in yaptığı başvuru üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'nın alan değişikliği atamalarında öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği alanına, alan değişikliği yoluyla atanmalarını hukuka aykırı buldu ve yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Eğitim-Sen’den yapılan açıklama şöyle;
Milli Eğitim Bakanlığı`nın resmi internet sitesinde 21 Eylül 2012 günü Öğretmenlerin İl İçi Alan Değişikliği Kılavuzu yayımlanmıştı. Kılavuzun yayımlanış amacı, 80 sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararına uygun olarak öğretmenlerin yan alan veya esas alanlarına, alan değişikliği yoluyla atanabilmelerine olanak sağlamaktı. Ancak Kılavuzda, öğretmenlere herhangi bir eğitim almadıkları, yan veya esas alanları olmayan alanlara da (Zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği) alan değişikliği yoluyla atanma hakkı tanınmıştı. Öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren bir alana, eğitim bilimine aykırı biçimde atanmasını haksız ve hukuka aykırı bulduğumuzdan, öncelikle yürütmesinin durdurulması, daha sonra iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştık.
Danıştay İkinci Dairesi, sendikamıza 18 Temmuz 2013 günü tebliğ edilen, 12 Nisan 2013 gün ve E.2012/12121 sayılı kararıyla, öğretmenlerin, herhangi bir eğitim almadıkları ve uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği alanına, alan değişikliği yoluyla atanmalarını hukuka aykırı buldu.
Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 17:37
Gösterim: 2448
SBS tercih süresinin 29 Temmuz’a kadar uzatılma gerekçesinin yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerin mağduriyeti değil de SBS’nin iptali için idare mahkemesinin vereceği kararın beklenilmesi olduğu iddia edildi.
SBS tercih süresinin 29 Temmuz tarihine ertelenmesi ile ilgili olarak Milli Eğitim Müsteşarı Yusuf Tekin bugün Twitter’da yaptığı açıklamada tercih süresinde yapılan değişikliğe gerekçe olarak "Yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerin bir mağduriyet yaşamamasını" göstermişti. Ancak, yer değiştiren öğretmenlerin mağduriyetinin zaten çok önceden bilindiği ve eğer sorun söz konusu öğretmenlerin mağduriyetiyse onların da çok önceden tercihlerini yapıp verdiği iddia edildi.
CHP, yargıya taşımıştı
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, 8 Haziran 2013'teki Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) iptali ve tercihlerle ilgili süreçte yürütmenin durdurulması talebiyle idare mahkemesine dava açmıştı.
Dava dilekçesinde, 12 Temmuz 2013'te açıklanan sınav sonuçlarına göre, Almanca ve Fransızca testlerinin, İngilizce testi cevap anahtarı kullanılarak, hatalı bir şekilde değerlendirildiğinin ortaya çıktığı kaydedildi.
Müsteşar Tekin şu açıklamayı yapmıştı;
“Değerli arkadaşlar bilindiği üzere 2013 yılı yer değiştirme takviminde iller arası yer değiştirme başvurusu sonuçlarının ilanı için 21 Temmuz tarihi belirlenmişti. Bu durumda iller arası yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerimizin bir mağduriyeti gündeme gelmiş ve konu ile ilgili olarak Sayın Bakanımıza yoğun talepler ulaşmıştır. Sınav ve yer değiştirme takviminde başkaca hiçbir mağduriyete yer vermeyecek bir biçimde SBS ile ilgili son başvuru tarihi 29 Temmuz 2013 tarihine uzatılmıştır.Bu durumda 26 Temmuz tarihinde iller arası yer değiştirme sonuçları açıklanan öğretmen arkadaşlarımız ve diğer bütün velilerimiz çocuklarının tercihlerini rahatlıkla yapabileceklerdir. Sonuçların bütün öğretmen arkadaşlarımız ve bütün veliler için hayırlı olmasını dilerim.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
SBS tercih süresinin 29 Temmuz’a kadar uzatılma gerekçesinin yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerin mağduriyeti değil de SBS’nin iptali için idare mahkemesinin vereceği kararın beklenilmesi olduğu iddia edildi.
SBS tercih süresinin 29 Temmuz tarihine ertelenmesi ile ilgili olarak Milli Eğitim Müsteşarı Yusuf Tekin bugün Twitter’da yaptığı açıklamada tercih süresinde yapılan değişikliğe gerekçe olarak "Yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerin bir mağduriyet yaşamamasını" göstermişti. Ancak, yer değiştiren öğretmenlerin mağduriyetinin zaten çok önceden bilindiği ve eğer sorun söz konusu öğretmenlerin mağduriyetiyse onların da çok önceden tercihlerini yapıp verdiği iddia edildi.
CHP, yargıya taşımıştı
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, 8 Haziran 2013'teki Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) iptali ve tercihlerle ilgili süreçte yürütmenin durdurulması talebiyle idare mahkemesine dava açmıştı.
Dava dilekçesinde, 12 Temmuz 2013'te açıklanan sınav sonuçlarına göre, Almanca ve Fransızca testlerinin, İngilizce testi cevap anahtarı kullanılarak, hatalı bir şekilde değerlendirildiğinin ortaya çıktığı kaydedildi.
Müsteşar Tekin şu açıklamayı yapmıştı;
“Değerli arkadaşlar bilindiği üzere 2013 yılı yer değiştirme takviminde iller arası yer değiştirme başvurusu sonuçlarının ilanı için 21 Temmuz tarihi belirlenmişti. Bu durumda iller arası yer değiştirme talebinde bulunan ve çocuğu SBS tercihi yapacak öğretmenlerimizin bir mağduriyeti gündeme gelmiş ve konu ile ilgili olarak Sayın Bakanımıza yoğun talepler ulaşmıştır. Sınav ve yer değiştirme takviminde başkaca hiçbir mağduriyete yer vermeyecek bir biçimde SBS ile ilgili son başvuru tarihi 29 Temmuz 2013 tarihine uzatılmıştır.Bu durumda 26 Temmuz tarihinde iller arası yer değiştirme sonuçları açıklanan öğretmen arkadaşlarımız ve diğer bütün velilerimiz çocuklarının tercihlerini rahatlıkla yapabileceklerdir. Sonuçların bütün öğretmen arkadaşlarımız ve bütün veliler için hayırlı olmasını dilerim.”
Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 14:46
Gösterim: 2213
Türkiye’nin doğu bölgelerinde öğretmen açığının giderek artması nedeniyle hükümetin yeni bir önlem paketini hayata geçirmeye hazırlandığı belirtildi. Yapılacak yeni düzenlemeyle, Doğu'ya gidene fazla maaş, kira parası veya lojman verilecek.
Türkiye Gazetesi'de çıkan habere göre, son dönemde 7 bin öğretmen bir anda tayin isteğinde bulununca Doğu'da öğretmen açığının oluştuğu ve bunun üzerine hükümetin, Doğu ve Güneydoğu'daki öğretmen açığını kapatmak için formül arayışına girdiği belirtildi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve bölge milletvekilleri bir toplantı yaparak öğretmen problemini masaya yatırdı.
Toplantı ile bilgi veren AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, "7 bin öğretmen bir anda tayinini isteyince sıkıntı çıktı. Yerlerine gelenlerin sayısı da çok az. Eş durumundan tayinlerde bile öğretmenler eşleri ile Doğu'ya gitmiyor. Öğretmenin gittiği yeri cazip hale getirmemiz lazım. Yoksa gelen gidiyor" dedi. İlk etapta öğretmenlerin maddi imkanlarının artırılmasına yönelik çalışma yapılacağının altını çizen Yavilioğlu, şu bilgileri verdi:
"Doğu'ya giden öğretmenlere daha fazla maaş ve çeşitli yan ödenekler gibi imkanlar sağlanacak. Bedava lojman tahsisinden kiralık evde oturmak isteyenlere de kirasının tamamının verilmesi gibi imkanlar getirilecek".
İlgili bakanlıkların bu konuda mutabık kaldıkları öğrenilirken, getirilecek başka imkanlar ise paket netleştiğinde ortaya çıkacak.
Kaynak: Türkiye
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye’nin doğu bölgelerinde öğretmen açığının giderek artması nedeniyle hükümetin yeni bir önlem paketini hayata geçirmeye hazırlandığı belirtildi. Yapılacak yeni düzenlemeyle, Doğu'ya gidene fazla maaş, kira parası veya lojman verilecek.
Türkiye Gazetesi'de çıkan habere göre, son dönemde 7 bin öğretmen bir anda tayin isteğinde bulununca Doğu'da öğretmen açığının oluştuğu ve bunun üzerine hükümetin, Doğu ve Güneydoğu'daki öğretmen açığını kapatmak için formül arayışına girdiği belirtildi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve bölge milletvekilleri bir toplantı yaparak öğretmen problemini masaya yatırdı.
Toplantı ile bilgi veren AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, "7 bin öğretmen bir anda tayinini isteyince sıkıntı çıktı. Yerlerine gelenlerin sayısı da çok az. Eş durumundan tayinlerde bile öğretmenler eşleri ile Doğu'ya gitmiyor. Öğretmenin gittiği yeri cazip hale getirmemiz lazım. Yoksa gelen gidiyor" dedi. İlk etapta öğretmenlerin maddi imkanlarının artırılmasına yönelik çalışma yapılacağının altını çizen Yavilioğlu, şu bilgileri verdi:
"Doğu'ya giden öğretmenlere daha fazla maaş ve çeşitli yan ödenekler gibi imkanlar sağlanacak. Bedava lojman tahsisinden kiralık evde oturmak isteyenlere de kirasının tamamının verilmesi gibi imkanlar getirilecek".
İlgili bakanlıkların bu konuda mutabık kaldıkları öğrenilirken, getirilecek başka imkanlar ise paket netleştiğinde ortaya çıkacak.
Kaynak: Türkiye
Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 10:47
Gösterim: 1240
Türk Eğitim Sen, MEB Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline ilişkin Danıştay'a dava açtı
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'ni yargıya taşıdıklarını bildirdi.
Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, 4 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmeliği, hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygun görmedikleri maddelerini sendika olarak yargıya taşıdıklarını belirtti.
Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. maddesinde "il milli eğitim müdürü" ibaresinin yer almaması yönünde tesis edilen eksik düzenleme ile Temel İlkeler başlıklı 5/c maddesinde yer alan, "Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterliğin belirleyiciliği, ilkeleri esas alınır" ifadesini yargıya taşıdıklarını aktaran Koncuk, bu maddelerle birlikte Uygulama Esasları başlıklı, 8. maddesinde isteğe bağlı yer değişikliği hakkının tanınmaması yönündeki eksik düzenlemenin, 8/2. maddesindeki, "Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilir. Bu kapsamdaki yöneticilere, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih hakkı verilir. Hizmet süresine bağlı olarak kendi hizmet bölgesine veya diğer hizmet bölgelerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılan yöneticilerin bölge hizmeti süresi 7. maddenin birinci fıkrasına göre yeniden başlar. Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda Bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re'sen yapılır" şeklindeki ifadelerinin yürütmesinin durdurulmasını istediklerini kaydetti.
Koncuk, yönetmeliğin 8/3. maddesindeki, "Bu Yönetmelik kapsamında, yer değiştirme suretiyle atamalarda il milli eğitim müdür yardımcıları ilçe milli eğitim müdürlüğüne; ilçe milli eğitim müdürleri de il milli eğitim müdür yardımcılıklarına atanmak için tercihte bulunabilir. İl milli eğitim şube müdürleri il milli eğitim şube müdürlüklerine; ilçe milli eğitim şube müdürleri ise ilçe milli eğitim şube müdürlüklerine atanmak için yer değişikliği tercihinde bulunabilir" şeklindeki düzenlemeyle, Yönetmeliğin Mazerete Bağlı Yer Değiştirmeler başlıklı 9/3. maddesinde yer alan, "Eş durumuna bağlı yer değiştirmeler" düzenlemesi ve Atama Yapılamayacak Yerler başlıklı 11. maddesi ile İlk Defa Yapılacak Yer Değişikliği başlıklı geçici 2. maddesinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaliyle ilgili dava açtıklarını bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türk Eğitim Sen, MEB Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline ilişkin Danıştay'a dava açtı
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'ni yargıya taşıdıklarını bildirdi.
Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, 4 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmeliği, hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygun görmedikleri maddelerini sendika olarak yargıya taşıdıklarını belirtti.
Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. maddesinde "il milli eğitim müdürü" ibaresinin yer almaması yönünde tesis edilen eksik düzenleme ile Temel İlkeler başlıklı 5/c maddesinde yer alan, "Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterliğin belirleyiciliği, ilkeleri esas alınır" ifadesini yargıya taşıdıklarını aktaran Koncuk, bu maddelerle birlikte Uygulama Esasları başlıklı, 8. maddesinde isteğe bağlı yer değişikliği hakkının tanınmaması yönündeki eksik düzenlemenin, 8/2. maddesindeki, "Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilir. Bu kapsamdaki yöneticilere, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih hakkı verilir. Hizmet süresine bağlı olarak kendi hizmet bölgesine veya diğer hizmet bölgelerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılan yöneticilerin bölge hizmeti süresi 7. maddenin birinci fıkrasına göre yeniden başlar. Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda Bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re'sen yapılır" şeklindeki ifadelerinin yürütmesinin durdurulmasını istediklerini kaydetti.
Koncuk, yönetmeliğin 8/3. maddesindeki, "Bu Yönetmelik kapsamında, yer değiştirme suretiyle atamalarda il milli eğitim müdür yardımcıları ilçe milli eğitim müdürlüğüne; ilçe milli eğitim müdürleri de il milli eğitim müdür yardımcılıklarına atanmak için tercihte bulunabilir. İl milli eğitim şube müdürleri il milli eğitim şube müdürlüklerine; ilçe milli eğitim şube müdürleri ise ilçe milli eğitim şube müdürlüklerine atanmak için yer değişikliği tercihinde bulunabilir" şeklindeki düzenlemeyle, Yönetmeliğin Mazerete Bağlı Yer Değiştirmeler başlıklı 9/3. maddesinde yer alan, "Eş durumuna bağlı yer değiştirmeler" düzenlemesi ve Atama Yapılamayacak Yerler başlıklı 11. maddesi ile İlk Defa Yapılacak Yer Değişikliği başlıklı geçici 2. maddesinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaliyle ilgili dava açtıklarını bildirdi.
Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 11:24
Gösterim: 1611
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Alevisiyle, Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok" dedi.
Avcı, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı'nın Büyükdere Mahallesi Cem Evi önünde gerçekleştirdiği, "Azerbaycan Bakü" gecesine katılarak, vatandaşlarla iftar yaptı.
Tiyatrocu Ahmet Yenilmez'in sorularını cevaplayan Bakan Avcı, Türk Dünyası Kültür Başkentliği kavramının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2011 yılında Eskişehir'de düzenlediği büyük mitingdeki vaadi olduğunu anımsatarak, "Çok şükür Sayın Başbakanımızın Eskişehir'e ve Türk dünyasına vaad ettiği bu büyük etkinlik Eskişehirimize kazandırılmış oldu. İnşallah bu vesileyle Eskişehir, Türk dünyasını daha iyi tanıyacak, Türk dünyası ve bütün dünya da Eskişehir'i daha iyi tanıyacak" diye konuştu.
Yenilmez'in "Türkçemiz ve Türk kültürünün geliştirilmesi noktasında neler düşünülüyor?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Avcı, şöyle devam etti:
"Biz bakanlık olarak, Türkçe'nin, İstanbul Türkçesi'nin tüm Türk dünyasında okunabilmesi, konuşulabilmesi, duyulabilmesi için pek çok programı uygulamaya koyduk. Ayrıca UNESCO üzerinden de Türk dünyasında iletişim ortaklığı oluşturmaya yönelik pek çok projeler geliştirildi. Önce dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik.. bunları gerçekleştirebilmemiz için birbirimizi iyi anlamamız lazım. Onun için tanış olup, işi kolay kılmamız lazım. Eskişehir Kültür Başkenti tüm bunların kapısını tutuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün Türk cumhuriyetleriyle ortak tarihimizi ve kültürümüzü çocuklarımıza öğretebilmek birlikte projeler geliştiriyoruz. Saflarımızı daha çok bölgesel ve mahalli olmaktan çıkartıp, tüm Türk dünyasını içine alacak şekilde yer vermeye çalışıyoruz. İlerde bütün çocuklarımız, Türk dünyasında Kazakistan'dan Saraybosna'ya kadar, birbirlerini daha iyi tanıyıp, daha çok sevecekler. Türk Dünyası Kültür Başkentliği projelerinde önceliğin çocuklarımıza yönelik olmasının nedeni bu."
UNESCO tarafından 2013 yılının Seyit Yahya Bakuvi yılı seçildiğini hatırlatan Avcı, bununla ilgili Bakü, Eskişehir, Kastamonu ve Kafkas Üniversitesinde sempozyum yapacaklarını açıklayarak, "Anadoluyu vatan bulan tüm erenlerimizin sesleri buralarda yankılanacak" ifadelerini kullandı.
İftarın ardından, gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın Alevilere yönelik sözlerine ilişkin soruları yanıtlayan Avcı, şunları kaydetti:
"Çok güzel bir gece oldu. Hep birlikte, birlik, beraberlik, kardeşlik içinde bu akşam güzel bir iftar ettik. Alevisiyle Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok. Başbakan da onu söylemiş zaten."
Programa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca ve Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, Eskişehir Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı İrfan Çetinkaya ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Alevisiyle, Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok" dedi.
Avcı, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı'nın Büyükdere Mahallesi Cem Evi önünde gerçekleştirdiği, "Azerbaycan Bakü" gecesine katılarak, vatandaşlarla iftar yaptı.
Tiyatrocu Ahmet Yenilmez'in sorularını cevaplayan Bakan Avcı, Türk Dünyası Kültür Başkentliği kavramının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2011 yılında Eskişehir'de düzenlediği büyük mitingdeki vaadi olduğunu anımsatarak, "Çok şükür Sayın Başbakanımızın Eskişehir'e ve Türk dünyasına vaad ettiği bu büyük etkinlik Eskişehirimize kazandırılmış oldu. İnşallah bu vesileyle Eskişehir, Türk dünyasını daha iyi tanıyacak, Türk dünyası ve bütün dünya da Eskişehir'i daha iyi tanıyacak" diye konuştu.
Yenilmez'in "Türkçemiz ve Türk kültürünün geliştirilmesi noktasında neler düşünülüyor?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Avcı, şöyle devam etti:
"Biz bakanlık olarak, Türkçe'nin, İstanbul Türkçesi'nin tüm Türk dünyasında okunabilmesi, konuşulabilmesi, duyulabilmesi için pek çok programı uygulamaya koyduk. Ayrıca UNESCO üzerinden de Türk dünyasında iletişim ortaklığı oluşturmaya yönelik pek çok projeler geliştirildi. Önce dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik.. bunları gerçekleştirebilmemiz için birbirimizi iyi anlamamız lazım. Onun için tanış olup, işi kolay kılmamız lazım. Eskişehir Kültür Başkenti tüm bunların kapısını tutuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün Türk cumhuriyetleriyle ortak tarihimizi ve kültürümüzü çocuklarımıza öğretebilmek birlikte projeler geliştiriyoruz. Saflarımızı daha çok bölgesel ve mahalli olmaktan çıkartıp, tüm Türk dünyasını içine alacak şekilde yer vermeye çalışıyoruz. İlerde bütün çocuklarımız, Türk dünyasında Kazakistan'dan Saraybosna'ya kadar, birbirlerini daha iyi tanıyıp, daha çok sevecekler. Türk Dünyası Kültür Başkentliği projelerinde önceliğin çocuklarımıza yönelik olmasının nedeni bu."
UNESCO tarafından 2013 yılının Seyit Yahya Bakuvi yılı seçildiğini hatırlatan Avcı, bununla ilgili Bakü, Eskişehir, Kastamonu ve Kafkas Üniversitesinde sempozyum yapacaklarını açıklayarak, "Anadoluyu vatan bulan tüm erenlerimizin sesleri buralarda yankılanacak" ifadelerini kullandı.
İftarın ardından, gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın Alevilere yönelik sözlerine ilişkin soruları yanıtlayan Avcı, şunları kaydetti:
"Çok güzel bir gece oldu. Hep birlikte, birlik, beraberlik, kardeşlik içinde bu akşam güzel bir iftar ettik. Alevisiyle Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok. Başbakan da onu söylemiş zaten."
Programa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca ve Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, Eskişehir Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı İrfan Çetinkaya ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 09:16
Gösterim: 1318

