Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Aydın, gelecek yıl 20 bin yeni yabancı öğrenci beklediklerini, bu öğrencilerden Türkiye'nin 800 milyon dolar kazanabileceğini belirtti.
Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) Başkanı Mustafa Aydın, 2014 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 4,5 milyondan fazla öğrencinin kendi ülkesi dışında başka bir ülkede üniversite eğitimi aldığını kaydetti.
Bir öğrencinin yıllık ortalama maliyetinin 40 bin dolar civarında olduğu bilgisini veren Aydın, dünyadaki 4,5 milyon öğrencinin oluşturduğu yıllık uluslararası öğrenci bütçesinin 145 milyar dolara ulaştığını dile getirdi.
Çinli öğrencilerin yüzde 95'i kendi imkanları ile okuyor
Mustafa Aydın, dünyadaki uluslararası öğrencilerin yüzde 40,3'ünün ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada'da olduğunu söyledi.
Yurtdışında okuyan Çinli öğrencilerin yüzde 95'inin kendi imkanları ile okuduğunu bildiren Aydın, Suudi Arabistanlı öğrencilerin üçte ikisinin ise devlet bursu ile okuduğunu kaydetti.
Aydın, şunları kaydetti:
"En çok öğrenci gönderen ülkelerden olan Çin, Kore ve Suudi Arabistanlı öğrencilerin yüzde 65'i lisans ve işletme programı tercih etmişlerdir. Yabancı ülkelerde lisansüstü eğitimine devam eden Çinli öğrencilerinin üçte ikisine yakını mühendislik ve matematik bölümlerini tercih etmektedir. Hindistanlı öğrencilerin yüzde 77'si mühendislik ve ilgili bilimsel bölümleri tercih etmekte, yüzde 80'i yüksek lisansa devam etmektedir. İngilizce eğitimin öneminin artması ve TOEFL sınavının öğrencileri zorlaması ile İngilizce dil kurslarına ilgi artmıştır. ABD, İngiltere ve Avustralya gibi ülkeler uluslararası öğrenci temininde en önemli faktörün etkin sosyal medya kullanımı ve güçlü web siteleri olduğunda hem fikirlerdir."
Türkiye'ye en çok öğrenci gönderen 3 ülke Türkmenistan, Azerbaycan ve İran
Aydın, 2014 verilerine göre Türkiye'de yüksek öğretimdeki öğrenci sayısının 5,5 milyona yaklaştığını söyledi.
Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısında artış görüldüğünü belirten Aydın, Türkiye'de uzaktan eğitim alanlarla birlikte yaklaşık 80 bin uluslararası öğrenci bulunduğunu, 2016 yılında bu sayının 100 bine ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti.
Aydın, her öğrencinin yıllık ortalama 40 bin dolar harcadığı düşünülürse, 20 bin yeni öğrenci ile 800 milyon dolarlık ilave bir döviz kazancından bahsetmenin mümkün olduğunu dile getirdi.
Bu miktarın sadece 10 bin dolarına kadar olan kısmının üniversiteye harcandığını aktaran Aydın, "Geri kalan konaklama, perakende, gıda ve turizm gibi sektörlere harcanarak birçok alanda fayda sağlamaktadır" dedi.
Türkiye'ye en çok öğrenci gönderen 3 ülkenin ise Türkmenistan, Azerbaycan ve İran olduğu bilgisini veren Aydın, uluslararası öğrenci sayısının artırılması için yapılması gerekenlerle ilgili şunları paylaştı:
"Devlet kurumlarının burs verdiği uluslararası öğrenci sayısını artırması gerekmektedir. Devlet finansmanıyla ve EEİK gibi kurumların işbirliği ile yapısal bağlamda özerk bir tanıtım ajansı kurulmalıdır. Bu ajans yoluyla hem ülkenin hem de 'Study in Turkey' markasının yükseltilmesi gerekmektedir. Uluslararası tanıtım yapan üniversitelere verilen teşviklerin artırılması gerekmektedir. Mezuniyet sonrası başarılı öğrencilere 1 yıllık çalışma imkanı verilmesi ile cezbediciliğin artırılması fayda sağlayacaktır. Öğrencilerin ülkeye giriş izinleri için gereken bürokrasinin en aza indirilmesi gerekmektedir. Uluslararası yüksek öğretimdeki trendlerin yakalanabilmesi adına düzenli olarak çıkarılacak raporlar yol gösterici olacaktır. İş dünyası ve meslek kuruluşlarının uluslararası öğrencilerin burs temini ve staj ayarlamalarıyla ilgili gerekli sorumluluğu üstlenmeleri gerekmektedir. YÖK tarafından yurtdışında diploma tanınırlığı konusunda aktif girişimlerde bulunulmalıdır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Aydın, gelecek yıl 20 bin yeni yabancı öğrenci beklediklerini, bu öğrencilerden Türkiye'nin 800 milyon dolar kazanabileceğini belirtti.
Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) Başkanı Mustafa Aydın, 2014 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 4,5 milyondan fazla öğrencinin kendi ülkesi dışında başka bir ülkede üniversite eğitimi aldığını kaydetti.
Bir öğrencinin yıllık ortalama maliyetinin 40 bin dolar civarında olduğu bilgisini veren Aydın, dünyadaki 4,5 milyon öğrencinin oluşturduğu yıllık uluslararası öğrenci bütçesinin 145 milyar dolara ulaştığını dile getirdi.
Çinli öğrencilerin yüzde 95'i kendi imkanları ile okuyor
Mustafa Aydın, dünyadaki uluslararası öğrencilerin yüzde 40,3'ünün ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada'da olduğunu söyledi.
Yurtdışında okuyan Çinli öğrencilerin yüzde 95'inin kendi imkanları ile okuduğunu bildiren Aydın, Suudi Arabistanlı öğrencilerin üçte ikisinin ise devlet bursu ile okuduğunu kaydetti.
Aydın, şunları kaydetti:
"En çok öğrenci gönderen ülkelerden olan Çin, Kore ve Suudi Arabistanlı öğrencilerin yüzde 65'i lisans ve işletme programı tercih etmişlerdir. Yabancı ülkelerde lisansüstü eğitimine devam eden Çinli öğrencilerinin üçte ikisine yakını mühendislik ve matematik bölümlerini tercih etmektedir. Hindistanlı öğrencilerin yüzde 77'si mühendislik ve ilgili bilimsel bölümleri tercih etmekte, yüzde 80'i yüksek lisansa devam etmektedir. İngilizce eğitimin öneminin artması ve TOEFL sınavının öğrencileri zorlaması ile İngilizce dil kurslarına ilgi artmıştır. ABD, İngiltere ve Avustralya gibi ülkeler uluslararası öğrenci temininde en önemli faktörün etkin sosyal medya kullanımı ve güçlü web siteleri olduğunda hem fikirlerdir."
Türkiye'ye en çok öğrenci gönderen 3 ülke Türkmenistan, Azerbaycan ve İran
Aydın, 2014 verilerine göre Türkiye'de yüksek öğretimdeki öğrenci sayısının 5,5 milyona yaklaştığını söyledi.
Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısında artış görüldüğünü belirten Aydın, Türkiye'de uzaktan eğitim alanlarla birlikte yaklaşık 80 bin uluslararası öğrenci bulunduğunu, 2016 yılında bu sayının 100 bine ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti.
Aydın, her öğrencinin yıllık ortalama 40 bin dolar harcadığı düşünülürse, 20 bin yeni öğrenci ile 800 milyon dolarlık ilave bir döviz kazancından bahsetmenin mümkün olduğunu dile getirdi.
Bu miktarın sadece 10 bin dolarına kadar olan kısmının üniversiteye harcandığını aktaran Aydın, "Geri kalan konaklama, perakende, gıda ve turizm gibi sektörlere harcanarak birçok alanda fayda sağlamaktadır" dedi.
Türkiye'ye en çok öğrenci gönderen 3 ülkenin ise Türkmenistan, Azerbaycan ve İran olduğu bilgisini veren Aydın, uluslararası öğrenci sayısının artırılması için yapılması gerekenlerle ilgili şunları paylaştı:
"Devlet kurumlarının burs verdiği uluslararası öğrenci sayısını artırması gerekmektedir. Devlet finansmanıyla ve EEİK gibi kurumların işbirliği ile yapısal bağlamda özerk bir tanıtım ajansı kurulmalıdır. Bu ajans yoluyla hem ülkenin hem de 'Study in Turkey' markasının yükseltilmesi gerekmektedir. Uluslararası tanıtım yapan üniversitelere verilen teşviklerin artırılması gerekmektedir. Mezuniyet sonrası başarılı öğrencilere 1 yıllık çalışma imkanı verilmesi ile cezbediciliğin artırılması fayda sağlayacaktır. Öğrencilerin ülkeye giriş izinleri için gereken bürokrasinin en aza indirilmesi gerekmektedir. Uluslararası yüksek öğretimdeki trendlerin yakalanabilmesi adına düzenli olarak çıkarılacak raporlar yol gösterici olacaktır. İş dünyası ve meslek kuruluşlarının uluslararası öğrencilerin burs temini ve staj ayarlamalarıyla ilgili gerekli sorumluluğu üstlenmeleri gerekmektedir. YÖK tarafından yurtdışında diploma tanınırlığı konusunda aktif girişimlerde bulunulmalıdır."
Son Güncelleme: Pazartesi, 06 Temmuz 2015 13:47
Gösterim: 1708
Herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleşen ancak liselerden mezun olamadığı için kayıt yaptıramayacak öğrencilere 6 Ekim'e kadar süre verildi.
Liselerden mezun olamadığı için üniversitelere 3-7 Ağustos ve ek yerleştirme işlemleri sonucunda kayıt yaptıramayan öğrencilere, kazandıkları programların kontenjanları dikkate alınmaksızın, 6 Ekim'e kadar kayıt hakkı verildi.
YÖK'ten yapılan açıklamada, Başkanlığa Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıyla, açıköğretim lisesi ve mesleki açıköğretim lisesi öğrencilerine 2014-2015 eğitim-öğretim yılında en az bir kez ek sınav hakkı verileceği ifade edildi.
Bu liselerde, 4 veya 5 dönem mezun verildiği ve 3'ncü dönem sınavlarının iş takvimlerine göre 8-9 Ağustos'ta yapılacağı hatırlatılan yazıda, ek sınavlarla ilgili bir takvimin ise henüz belirlenmediği ve örgün eğitimde sınavların eylül ayının başında gerçekleştirileceği belirtildi.
Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında, Genel Müdürlüğün, 2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi, (ÖSYS) sonucunda bir yükseköğretim programını kazanan ancak mezun olamamış öğrenciler için kayıt tarihlerinin uzatılması ve öğrencilere gerekli kolaylığın sağlanması konusundaki yazısının incelendiği bildirildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ortaöğretim kurumlarından mezun olamadığı için 3-7 Ağustos ve ek yerleştirme işlemleri sonucunda kayıt yaptıramayan öğrencilerin bu durumlarını belgelemeleri kaydıyla 2015-ÖSYS'de kayıt hakkı kazandıkları programların kontenjanları dikkate alınmadan ÖSYS'de kayıt hakkı kazandıkları programlara 06 Ekim'e kadar kayıt yaptırabilmelerine karar verildi."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleşen ancak liselerden mezun olamadığı için kayıt yaptıramayacak öğrencilere 6 Ekim'e kadar süre verildi.
Liselerden mezun olamadığı için üniversitelere 3-7 Ağustos ve ek yerleştirme işlemleri sonucunda kayıt yaptıramayan öğrencilere, kazandıkları programların kontenjanları dikkate alınmaksızın, 6 Ekim'e kadar kayıt hakkı verildi.
YÖK'ten yapılan açıklamada, Başkanlığa Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıyla, açıköğretim lisesi ve mesleki açıköğretim lisesi öğrencilerine 2014-2015 eğitim-öğretim yılında en az bir kez ek sınav hakkı verileceği ifade edildi.
Bu liselerde, 4 veya 5 dönem mezun verildiği ve 3'ncü dönem sınavlarının iş takvimlerine göre 8-9 Ağustos'ta yapılacağı hatırlatılan yazıda, ek sınavlarla ilgili bir takvimin ise henüz belirlenmediği ve örgün eğitimde sınavların eylül ayının başında gerçekleştirileceği belirtildi.
Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında, Genel Müdürlüğün, 2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi, (ÖSYS) sonucunda bir yükseköğretim programını kazanan ancak mezun olamamış öğrenciler için kayıt tarihlerinin uzatılması ve öğrencilere gerekli kolaylığın sağlanması konusundaki yazısının incelendiği bildirildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ortaöğretim kurumlarından mezun olamadığı için 3-7 Ağustos ve ek yerleştirme işlemleri sonucunda kayıt yaptıramayan öğrencilerin bu durumlarını belgelemeleri kaydıyla 2015-ÖSYS'de kayıt hakkı kazandıkları programların kontenjanları dikkate alınmadan ÖSYS'de kayıt hakkı kazandıkları programlara 06 Ekim'e kadar kayıt yaptırabilmelerine karar verildi."
Son Güncelleme: Perşembe, 02 Temmuz 2015 14:27
Gösterim: 1345
ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı, adaylara, tercih yapmayı planladıkları üniversitelerin genel ve alanlara göre sıralamalarını görebilecekleri etkileşimli bir web sitesi hazırladı.
ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı, üniversite adaylarına tercih yapmayı planladıkları üniversitelerin genel ve alanlara göre Türkiye ve dünya sıralamalarındaki durumlarını görebilecekleri etkileşimli bir web sitesi hazırladı.
ODTÜ URAP (University Ranking by Academic Performance) Başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut, tercih aşamasındaki üniversite adaylarına ve velilere yardımcı olmak amacıyla üniversitelerin çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarını içeren etkileşimli bir rapor hazırlayarak, http://tr.urapcenter.org/2015_alan_siralamasi/ adresinden yayımladıklarını bildirdi.
Raporun birinci bölümünde, Türk üniversitelerinin 23 bilim alanına göre ülke ve dünyadaki durumunun aktarıldığını anlatan Akbulut, URAP’ın daha önce 29 Mayıs 2015’te açıkladığı 2014-2015 dünya alan sıralamasında yer alamayan üniversitelerin durumuna da bu raporda yer verildiğine işaret etti.
Alan sıralamalarının, fakülte veya bölüm sıralaması olmadığına dikkati çeken Akbulut, bir üniversitenin öğretim üyelerinin, 23 alandan herhangi biriyle ilgili olan bilimsel dergilerde makaleler yayınladığı takdirde o üniversitenin, o alan sıralamasında yer alabildiğinin altını çizdi. Akbulut, bu durumu açıklamak için, tıp fakültesi olmayan üniversitelerin, biyoloji, kimya veya biyokimya gibi alanlarda çalışan mensuplarının makalelerinin basıldığı dergilerin, tıp alanındaki dergiler arasında olabileceğini örnek göstererek, bu nedenle, bu üniversitelerin tıp fakülteleri olmadığı halde, tıp alanı sıralamasında yer alabildiğini söyledi.
Hukuk fakültesi olmayan üniversitelerin tarih bölümündeki akademisyenlerinin de hukuk tarihi ile ilgili makalelerinin basıldığı dergilerin hukuk alanındaki dergiler arasında ise o üniversitenin, hukuk alanı sıralamasında yer alabileceğini vurgulayan Akbulut, URAP’ın etkileşimli alan sıralamasındaki üniversitelerin mensuplarının, ilgili alanlardaki bilimsel dergilerde bir veya daha fazla makalesinin bulunduğunu belirtti.
Üniversiteler 23 alana göre sıralanıyor
Akbulut, etkileşimli rapordaki tablolarda, her üniversitenin 23 alana göre Türkiye'deki ve dünyadaki yerinin görülebileceğini belirterek, şu bilgileri verdi:
"Üniversite adayları etkileşimli raporda, bir üniversitenin 23 alandaki durumunu görülebileceği gibi bir bilim alanında, tüm üniversitelerin sırasını da görebilir.
Raporun ikinci bölümünde, dünyadaki üniversiteleri sıralayan 8 kurumun en son sıralamalarına göre üniversitelerimizin durumu verildi. Bu sıralama kurumları; ARWU, Leiden, NTU (HEEACT), SciMago, QS, THE (Times), Webometrics ve ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı’dır. Avrupa Birliği’nin maddi destek verdiği U-Multirank de üniversiteleri değerlendirmektedir. Ancak göstergelerin tümüne dayalı bir sıralama yayınlamadığı için etkileşimli raporda U-Multirank’e yer verilmedi."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı, adaylara, tercih yapmayı planladıkları üniversitelerin genel ve alanlara göre sıralamalarını görebilecekleri etkileşimli bir web sitesi hazırladı.
ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı, üniversite adaylarına tercih yapmayı planladıkları üniversitelerin genel ve alanlara göre Türkiye ve dünya sıralamalarındaki durumlarını görebilecekleri etkileşimli bir web sitesi hazırladı.
ODTÜ URAP (University Ranking by Academic Performance) Başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut, tercih aşamasındaki üniversite adaylarına ve velilere yardımcı olmak amacıyla üniversitelerin çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarını içeren etkileşimli bir rapor hazırlayarak, http://tr.urapcenter.org/2015_alan_siralamasi/ adresinden yayımladıklarını bildirdi.
Raporun birinci bölümünde, Türk üniversitelerinin 23 bilim alanına göre ülke ve dünyadaki durumunun aktarıldığını anlatan Akbulut, URAP’ın daha önce 29 Mayıs 2015’te açıkladığı 2014-2015 dünya alan sıralamasında yer alamayan üniversitelerin durumuna da bu raporda yer verildiğine işaret etti.
Alan sıralamalarının, fakülte veya bölüm sıralaması olmadığına dikkati çeken Akbulut, bir üniversitenin öğretim üyelerinin, 23 alandan herhangi biriyle ilgili olan bilimsel dergilerde makaleler yayınladığı takdirde o üniversitenin, o alan sıralamasında yer alabildiğinin altını çizdi. Akbulut, bu durumu açıklamak için, tıp fakültesi olmayan üniversitelerin, biyoloji, kimya veya biyokimya gibi alanlarda çalışan mensuplarının makalelerinin basıldığı dergilerin, tıp alanındaki dergiler arasında olabileceğini örnek göstererek, bu nedenle, bu üniversitelerin tıp fakülteleri olmadığı halde, tıp alanı sıralamasında yer alabildiğini söyledi.
Hukuk fakültesi olmayan üniversitelerin tarih bölümündeki akademisyenlerinin de hukuk tarihi ile ilgili makalelerinin basıldığı dergilerin hukuk alanındaki dergiler arasında ise o üniversitenin, hukuk alanı sıralamasında yer alabileceğini vurgulayan Akbulut, URAP’ın etkileşimli alan sıralamasındaki üniversitelerin mensuplarının, ilgili alanlardaki bilimsel dergilerde bir veya daha fazla makalesinin bulunduğunu belirtti.
Üniversiteler 23 alana göre sıralanıyor
Akbulut, etkileşimli rapordaki tablolarda, her üniversitenin 23 alana göre Türkiye'deki ve dünyadaki yerinin görülebileceğini belirterek, şu bilgileri verdi:
"Üniversite adayları etkileşimli raporda, bir üniversitenin 23 alandaki durumunu görülebileceği gibi bir bilim alanında, tüm üniversitelerin sırasını da görebilir.
Raporun ikinci bölümünde, dünyadaki üniversiteleri sıralayan 8 kurumun en son sıralamalarına göre üniversitelerimizin durumu verildi. Bu sıralama kurumları; ARWU, Leiden, NTU (HEEACT), SciMago, QS, THE (Times), Webometrics ve ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı’dır. Avrupa Birliği’nin maddi destek verdiği U-Multirank de üniversiteleri değerlendirmektedir. Ancak göstergelerin tümüne dayalı bir sıralama yayınlamadığı için etkileşimli raporda U-Multirank’e yer verilmedi."
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Haziran 2015 12:17
Gösterim: 1649
İÜ Çocuk Yaz Okulu kapsamında Adli Tıp Enstitüsü'nde eğitim alan çocuklar, mizansen olarak bir cinayetin işlendiği avukat bürosunda, olay yeri incelemesi yaptı. Çocuklara genel hatlarıyla adli bilimler dersi verdiklerini söyleyen İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, “Bugüne kadar teori eğitimi verildi. Bugün ise pratiğe geçtik. Çocuklarımız bu bölümü çok sevdiler” dedi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çocuk Yaz Okulu kapsamında Adli Tıp Enstitüsü'nde eğitim alan çocuklar, mizansen olarak bir cinayetin işlendiği avukat bürosunda olay yeri incelemesi yaptı.
Bir süredir teorik eğitim gören 22 öğrenci için enstitüdeki bir sınıf, olay yeri haline getirildi. Bir avukat bürosu şeklinde dizayn edilen sınıfa, alnına bardak darbesi almış ve boğazı kesilmiş bir kadın manken konuldu. Sınıfın değişik yerlerine de kırık cd, intihar mektubu, cam parçaları, yiyecek içecek gibi delil olma özelliği taşıyan değişik malzemeler yerleştirildi. Sınıfın bir bölümüne de güvenlik şeridi çekildi.
Olay yeri inceleme kıyafetleri giyen öğrenciler, savcı, polis, olay yeri inceleme ve adli tıp uzmanı olarak olay yeri incelemesi yaptı. Delilleri tek tek numaralandıran öğrenciler, olay yerinden delil toplayarak, paketlere koydu. Olay yerinin krokisini çizen öğrenciler ayrıca fotoğraflama yaptı, cesedi inceledi. Öğrenciler daha sonra, delillere göre olayın "cinayet mi intihar mı?" olduğunu tartıştı.
Çocukları bilime yönlendirmek istiyoruz
İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, 5 yıldır uygulanan Çocuk Yaz Okulu'nda, geleceğin bilim adamlarında merak uyandırmak ve seçecekleri meslekler konusunda yönlendirici olmak istediklerini söyledi. Bilimi, sulandırmadan popüler hale getirerek, çocukları bilime yönlendirmeyi amaçladıklarını anlatan Aşıcıoğlu, bu yıl da bu kapsamda 11-15 yaş arası öğrencilere eğitim verdiklerini kaydetti.
Aşıcıoğlu, olay yeri inceleme eğitimi verdiklerini belirterek, "Başka bilim dalları da bu okulu açıyor. Çocuklarımıza, sıkmadan, genel hatlarıyla adli bilimler dersi veriyoruz. Böceklerin adli tıpta kullanılması, adli balistik, belge inceleme, analizler, bütün bunların ayrı ayrı eğitimini verdik. Bugüne kadar teori eğitimi verildi. Bugün ise pratiğe geçtik. Çocuklarımız bu bölümü çok sevdiler" dedi.
Bu kapsamda hazırladıkları sınıfta, çocukların olay yeri incelemesi yaptığını anlatan Aşıcıoğlu, "Delilleri topladılar. Gerekli yorumları yaptılar. Çocukların, yaptığımız mizansenden haberi yok. Delilleri olay yerine serpiştirdik. Buradaki çalışmalarını gözlemliyoruz. Sonradan sınıfta eksikleri, yaptıklarıyla değerlendirmeyi yapacağız, kendilerine anlatacağız. Bakalım olayı çözümleyebilecekler mi?" diye konuştu.
Öğrencilerden Eylül Galimidi ilk başlarda teori eğitim olduğu için sıkıldığını ancak deneyler yapıp, pratik eğitime başlayınca çok heyecanlandığını ve dersin bitmesini hiç istemediğini söyledi.
Öğretmenlerinin kendilerine çok güzel ve faydalı şeyler öğrettiğini anlatan Galimidi, "Başta bu kadar verimli olacağını ve eğleneceğimi ummuyordum. Beklentilerimin çok üzerinde oldu eğitim. Delil topladık. Ben savcı rolünü üstlendim. Olay yerini inceleme fırsatı bulduk. Çok hoşuma gitti yaptıklarımız" şeklinde konuştu.
Kaya Ülgür, eskiden beri hayali olan bir mesleğin eğitimini aldığını ve çok mutlu olduğunu aktardı.
Bazı bakterileri incelediklerini, deneyler yaptıklarını dile getiren Ülgür, "Çok güzel şeyler öğreniyoruz. Bugünü heyecanla bekliyordum. İntihar ettiği zannedilen bir kadın cesedi var. Ancak intihar olduğuna inanamıyoruz. Eğlenerek olayı çözümlüyoruz" ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İÜ Çocuk Yaz Okulu kapsamında Adli Tıp Enstitüsü'nde eğitim alan çocuklar, mizansen olarak bir cinayetin işlendiği avukat bürosunda, olay yeri incelemesi yaptı. Çocuklara genel hatlarıyla adli bilimler dersi verdiklerini söyleyen İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, “Bugüne kadar teori eğitimi verildi. Bugün ise pratiğe geçtik. Çocuklarımız bu bölümü çok sevdiler” dedi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çocuk Yaz Okulu kapsamında Adli Tıp Enstitüsü'nde eğitim alan çocuklar, mizansen olarak bir cinayetin işlendiği avukat bürosunda olay yeri incelemesi yaptı.
Bir süredir teorik eğitim gören 22 öğrenci için enstitüdeki bir sınıf, olay yeri haline getirildi. Bir avukat bürosu şeklinde dizayn edilen sınıfa, alnına bardak darbesi almış ve boğazı kesilmiş bir kadın manken konuldu. Sınıfın değişik yerlerine de kırık cd, intihar mektubu, cam parçaları, yiyecek içecek gibi delil olma özelliği taşıyan değişik malzemeler yerleştirildi. Sınıfın bir bölümüne de güvenlik şeridi çekildi.
Olay yeri inceleme kıyafetleri giyen öğrenciler, savcı, polis, olay yeri inceleme ve adli tıp uzmanı olarak olay yeri incelemesi yaptı. Delilleri tek tek numaralandıran öğrenciler, olay yerinden delil toplayarak, paketlere koydu. Olay yerinin krokisini çizen öğrenciler ayrıca fotoğraflama yaptı, cesedi inceledi. Öğrenciler daha sonra, delillere göre olayın "cinayet mi intihar mı?" olduğunu tartıştı.
Çocukları bilime yönlendirmek istiyoruz
İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, 5 yıldır uygulanan Çocuk Yaz Okulu'nda, geleceğin bilim adamlarında merak uyandırmak ve seçecekleri meslekler konusunda yönlendirici olmak istediklerini söyledi. Bilimi, sulandırmadan popüler hale getirerek, çocukları bilime yönlendirmeyi amaçladıklarını anlatan Aşıcıoğlu, bu yıl da bu kapsamda 11-15 yaş arası öğrencilere eğitim verdiklerini kaydetti.
Aşıcıoğlu, olay yeri inceleme eğitimi verdiklerini belirterek, "Başka bilim dalları da bu okulu açıyor. Çocuklarımıza, sıkmadan, genel hatlarıyla adli bilimler dersi veriyoruz. Böceklerin adli tıpta kullanılması, adli balistik, belge inceleme, analizler, bütün bunların ayrı ayrı eğitimini verdik. Bugüne kadar teori eğitimi verildi. Bugün ise pratiğe geçtik. Çocuklarımız bu bölümü çok sevdiler" dedi.
Bu kapsamda hazırladıkları sınıfta, çocukların olay yeri incelemesi yaptığını anlatan Aşıcıoğlu, "Delilleri topladılar. Gerekli yorumları yaptılar. Çocukların, yaptığımız mizansenden haberi yok. Delilleri olay yerine serpiştirdik. Buradaki çalışmalarını gözlemliyoruz. Sonradan sınıfta eksikleri, yaptıklarıyla değerlendirmeyi yapacağız, kendilerine anlatacağız. Bakalım olayı çözümleyebilecekler mi?" diye konuştu.
Öğrencilerden Eylül Galimidi ilk başlarda teori eğitim olduğu için sıkıldığını ancak deneyler yapıp, pratik eğitime başlayınca çok heyecanlandığını ve dersin bitmesini hiç istemediğini söyledi.
Öğretmenlerinin kendilerine çok güzel ve faydalı şeyler öğrettiğini anlatan Galimidi, "Başta bu kadar verimli olacağını ve eğleneceğimi ummuyordum. Beklentilerimin çok üzerinde oldu eğitim. Delil topladık. Ben savcı rolünü üstlendim. Olay yerini inceleme fırsatı bulduk. Çok hoşuma gitti yaptıklarımız" şeklinde konuştu.
Kaya Ülgür, eskiden beri hayali olan bir mesleğin eğitimini aldığını ve çok mutlu olduğunu aktardı.
Bazı bakterileri incelediklerini, deneyler yaptıklarını dile getiren Ülgür, "Çok güzel şeyler öğreniyoruz. Bugünü heyecanla bekliyordum. İntihar ettiği zannedilen bir kadın cesedi var. Ancak intihar olduğuna inanamıyoruz. Eğlenerek olayı çözümlüyoruz" ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Haziran 2015 16:03
Gösterim: 3898
PAÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Burak Altıok, iki kez yakalandığı lösemi hastalığını yendikten sonra okulunu bitirerek mezun oldu.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi öğrencisi Burak Altıok (27), iki kez yakalandığı lösemi hastalığını yenerek doktor oldu.
PAÜ Tıp Fakültesi'ni 2005 yılında kazanan Burak Altıok, 5 yıl sonra lösemi hastalığına yakalandığını öğrendi. Hayattan kopmayarak hastalıkla baş etmeye çalışanı Altıok, yaklaşık 70 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yürüme güçlüğü çektiği için tekerlekli sandalyeyle hayatını sürdürmeye başladı.
Kemoterapi tedavisi sonrasında sağlığına kavuşan Altınok'un, bir süre sonra hastalığı nüksetti. Bu nedenle eğitimi yarıda bırakan ancak doktorluk idealinden vazgeçmeyen Altınok, hastalığı ikinci kez yenerek tıp fakültesini bitirdi.
PAÜ Tıp Fakültesinden mezun olan 85 öğrenci arasında yer alan Altıok, PAÜ Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen mezuniyet törenine tekerlekli sandalyesiyle katılarak diplomasını aldı. Hipokrat yemini ederek mesleğe ilk adımını atan Altınok'u arkadaşları ve hocaları uzun süre alkışladı.
Burak Altıok, gazetecilere yaptığı açıklamada, zor günleri geride bıraktığını belirterek, "İdealim olan doktorluktan hiç vazgeçmedim. Şimdi mezun olmanın sevincini yaşıyorum. Cerrah olmak istiyordum ama bu halimle ümitli değilim. Fizik tedavi görüyorum, doktorlar tedaviyle yürüyebileceğimi söyledi. Lösemiyi yendikten sonra hayata tutunmak zorundaydım. İnşallah, gördüğüm fizik tedavinin ardından yürümeye de başlayacağım" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
PAÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Burak Altıok, iki kez yakalandığı lösemi hastalığını yendikten sonra okulunu bitirerek mezun oldu.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi öğrencisi Burak Altıok (27), iki kez yakalandığı lösemi hastalığını yenerek doktor oldu.
PAÜ Tıp Fakültesi'ni 2005 yılında kazanan Burak Altıok, 5 yıl sonra lösemi hastalığına yakalandığını öğrendi. Hayattan kopmayarak hastalıkla baş etmeye çalışanı Altıok, yaklaşık 70 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yürüme güçlüğü çektiği için tekerlekli sandalyeyle hayatını sürdürmeye başladı.
Kemoterapi tedavisi sonrasında sağlığına kavuşan Altınok'un, bir süre sonra hastalığı nüksetti. Bu nedenle eğitimi yarıda bırakan ancak doktorluk idealinden vazgeçmeyen Altınok, hastalığı ikinci kez yenerek tıp fakültesini bitirdi.
PAÜ Tıp Fakültesinden mezun olan 85 öğrenci arasında yer alan Altıok, PAÜ Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen mezuniyet törenine tekerlekli sandalyesiyle katılarak diplomasını aldı. Hipokrat yemini ederek mesleğe ilk adımını atan Altınok'u arkadaşları ve hocaları uzun süre alkışladı.
Burak Altıok, gazetecilere yaptığı açıklamada, zor günleri geride bıraktığını belirterek, "İdealim olan doktorluktan hiç vazgeçmedim. Şimdi mezun olmanın sevincini yaşıyorum. Cerrah olmak istiyordum ama bu halimle ümitli değilim. Fizik tedavi görüyorum, doktorlar tedaviyle yürüyebileceğimi söyledi. Lösemiyi yendikten sonra hayata tutunmak zorundaydım. İnşallah, gördüğüm fizik tedavinin ardından yürümeye de başlayacağım" diye konuştu.
Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Haziran 2015 16:01
Gösterim: 1704

