Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının belirlediği kazanımlar çerçevesinde 5 ,6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. sınıflar ve lise mezunlarına ait destekleme ve yetiştirme çalışmaları için MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü (ÖDSGM) tarafından Kazanım Kavrama Testleri hazırlandı.
Testler, Türkiye’nin çeşitli illerindeki okullardan görevlendirilen ve fiilen ders okutan 150 öğretmen tarafından üretildi. Soruları hazırlayan öğretmenler dışında ayrı bir grup olarak 34 öğretmen tarafından redaksiyon işleminden geçirildi. Ayrıca testler, 37 akademisyen tarafından akademik incelemeye tabi tutuldu. Testler ve cevapları, gruplar halinde ve model yıllık planlara uygun biçimde periyodik yayımlanacak. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet sitesinden isteyenler tarafından PDF formatında ücretsiz olarak indirilebilecekler.
Kazanım Kavrama Testleri okul başarısını yükseltmeyi hedefliyor
Kazanım Kavrama Testlerinin amacı; yıl boyunca işlenen ünitelerdeki kazanımların öğrenci tarafından edinme düzeyini yoklamaktır. Bunun yanında testler, 8. sınıf öğrencileri için 1. dönem ve 2. dönem Merkezi Ortak Sınavlarına hazırlık; 12. sınıf ve mezun öğrencileri için ise üniversite sınavlarına hazırlık amacına da hizmet edecek. Çünkü test ve soru kapsam içeriği, bütünüyle temel eğitim ve ortaöğretim düzeyinde esas alınan eğitim programları çerçevesinde kazanımlar baz alınarak hazırlandı. Mezun öğrencilerin ve 12 + olarak ifade edilen üniversite sınavına hazırlık yapan öğrencilerin testleri A ve B başlığı altında sunuluyor. 12-A test grubu Yüksek Öğretime Giriş (YGS), 12-B test grubu ise Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) dikkate alınarak oluşturuldu.
Kamu ve özel sektör yayımcılığında bir ilk gerçekleştirildi
Testlere ait model çözümlemeler cevap anahtarıyla birlikte veriliyor. ÖDSGM tarafından basılı ve sanal yayımcılık açısından eğitim tarihinde öncü ve model bir uygulama başlatılmış oldu. Matematik öğretmenlerinin özverili çalışmalarıyla gerçekleşen uygulamanın adı video çözüm uygulamasıdır. Uygulamanın eğitim ve yayın dünyasına kattığı yenilik, PDF formatında verilen “Kazanım Kavrama Testleri”ndeki soruların içine çözüm videolarının yerleştirilmiş olmasıdır.
8. sınıf matematik testlerindeki soruların çözüm videolarına, video ikonuna tıklanarak rahatça ulaşılabiliniyor. PDF formatındaki testlerde yer alan her soru için kendine özgü model çözüm videoları veriliyor. Uygulama, öğrenci ve öğretmenlerimizin ilgisine göre diğer derslere de yaygınlaştırılacak.
Kazanım Testlerinden yararlanmak için ÖDSGM’nin izni gerekiyor
Yayımlanan Kazanım Kavrama Testlerinin telif hakları tümüyle ÖDSGM’ye ait olduğundan soru, test ve ilgili bütün materyaller kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz, kısmen ya da tamamen basılamaz. Dolaylı dahi olsa ticari amaçla kullanılamaz. Kullanım koşulları ÖDSGM’nin iznine tabidir. Ayrıca söz konusu testler “ön nüsha” niteliğinde olduğu için ÖDSGM; testlerin soru kapsam ve içeriğini değiştirme, soru iptal etme, yeni soru ekleme ve cevap anahtarlarında düzeltme gibi işlemler yapabilir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının belirlediği kazanımlar çerçevesinde 5 ,6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. sınıflar ve lise mezunlarına ait destekleme ve yetiştirme çalışmaları için MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü (ÖDSGM) tarafından Kazanım Kavrama Testleri hazırlandı.
Testler, Türkiye’nin çeşitli illerindeki okullardan görevlendirilen ve fiilen ders okutan 150 öğretmen tarafından üretildi. Soruları hazırlayan öğretmenler dışında ayrı bir grup olarak 34 öğretmen tarafından redaksiyon işleminden geçirildi. Ayrıca testler, 37 akademisyen tarafından akademik incelemeye tabi tutuldu. Testler ve cevapları, gruplar halinde ve model yıllık planlara uygun biçimde periyodik yayımlanacak. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet sitesinden isteyenler tarafından PDF formatında ücretsiz olarak indirilebilecekler.
Kazanım Kavrama Testleri okul başarısını yükseltmeyi hedefliyor
Kazanım Kavrama Testlerinin amacı; yıl boyunca işlenen ünitelerdeki kazanımların öğrenci tarafından edinme düzeyini yoklamaktır. Bunun yanında testler, 8. sınıf öğrencileri için 1. dönem ve 2. dönem Merkezi Ortak Sınavlarına hazırlık; 12. sınıf ve mezun öğrencileri için ise üniversite sınavlarına hazırlık amacına da hizmet edecek. Çünkü test ve soru kapsam içeriği, bütünüyle temel eğitim ve ortaöğretim düzeyinde esas alınan eğitim programları çerçevesinde kazanımlar baz alınarak hazırlandı. Mezun öğrencilerin ve 12 + olarak ifade edilen üniversite sınavına hazırlık yapan öğrencilerin testleri A ve B başlığı altında sunuluyor. 12-A test grubu Yüksek Öğretime Giriş (YGS), 12-B test grubu ise Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) dikkate alınarak oluşturuldu.
Kamu ve özel sektör yayımcılığında bir ilk gerçekleştirildi
Testlere ait model çözümlemeler cevap anahtarıyla birlikte veriliyor. ÖDSGM tarafından basılı ve sanal yayımcılık açısından eğitim tarihinde öncü ve model bir uygulama başlatılmış oldu. Matematik öğretmenlerinin özverili çalışmalarıyla gerçekleşen uygulamanın adı video çözüm uygulamasıdır. Uygulamanın eğitim ve yayın dünyasına kattığı yenilik, PDF formatında verilen “Kazanım Kavrama Testleri”ndeki soruların içine çözüm videolarının yerleştirilmiş olmasıdır.
8. sınıf matematik testlerindeki soruların çözüm videolarına, video ikonuna tıklanarak rahatça ulaşılabiliniyor. PDF formatındaki testlerde yer alan her soru için kendine özgü model çözüm videoları veriliyor. Uygulama, öğrenci ve öğretmenlerimizin ilgisine göre diğer derslere de yaygınlaştırılacak.
Kazanım Testlerinden yararlanmak için ÖDSGM’nin izni gerekiyor
Yayımlanan Kazanım Kavrama Testlerinin telif hakları tümüyle ÖDSGM’ye ait olduğundan soru, test ve ilgili bütün materyaller kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz, kısmen ya da tamamen basılamaz. Dolaylı dahi olsa ticari amaçla kullanılamaz. Kullanım koşulları ÖDSGM’nin iznine tabidir. Ayrıca söz konusu testler “ön nüsha” niteliğinde olduğu için ÖDSGM; testlerin soru kapsam ve içeriğini değiştirme, soru iptal etme, yeni soru ekleme ve cevap anahtarlarında düzeltme gibi işlemler yapabilir.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Kasım 2015 17:13
Gösterim: 2629
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan 16-25 Kasım tarihleri arasında tercih alınacak.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ile pozisyonlarına yerleştirilme için adaylar tercihte bulunacak.
Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2015/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Kılavuz, tercih süresi içerisinde ÖSYM'nin "http://www.osym.gov.tr" internet adresinden yayımlanacak.
Adayların kılavuzdaki kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 5-6 Temmuz, 27-28 Eylül 2014'te yapan KPSS'lerden (2014-KPSS Lisans ve 2014-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans) birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak. Ancak, adaylar teknik hizmetler ve sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıflarına dahil kadrolara (tekniker, teknisyen, hemşire, ebe, sağlık memuru, sağlık teknisyeni, sağlık teknikeri gibi kadrolara) başvurmak istedikleri takdirde, KPSS tercih işlemlerinde en üst öğrenim düzeyinden KPSS’ye girerek elde etmiş oldukları puanları ile alt öğrenim düzeylerindeki kadrolara başvuru yapabilecek.
Adaylar, tercihlerini kılavuzda yer alan kurallara göre 16-25 Kasım'da, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri gerçekleştirecek. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak, tercih süresi uzatılmayacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan 16-25 Kasım tarihleri arasında tercih alınacak.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ile pozisyonlarına yerleştirilme için adaylar tercihte bulunacak.
Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2015/2 tercih kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.
Kılavuz, tercih süresi içerisinde ÖSYM'nin "http://www.osym.gov.tr" internet adresinden yayımlanacak.
Adayların kılavuzdaki kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 5-6 Temmuz, 27-28 Eylül 2014'te yapan KPSS'lerden (2014-KPSS Lisans ve 2014-KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans) birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor.
Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak. Ancak, adaylar teknik hizmetler ve sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıflarına dahil kadrolara (tekniker, teknisyen, hemşire, ebe, sağlık memuru, sağlık teknisyeni, sağlık teknikeri gibi kadrolara) başvurmak istedikleri takdirde, KPSS tercih işlemlerinde en üst öğrenim düzeyinden KPSS’ye girerek elde etmiş oldukları puanları ile alt öğrenim düzeylerindeki kadrolara başvuru yapabilecek.
Adaylar, tercihlerini kılavuzda yer alan kurallara göre 16-25 Kasım'da, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri gerçekleştirecek. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak, tercih süresi uzatılmayacak.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Kasım 2015 16:08
Gösterim: 1523
YÖK, 2016 ÖSYS'de mimarlık programlarına başarı sırası en düşük iki yüz bininci adaydan başlanarak yerleştirme yapılacağını açıkladı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2016 ÖSYS'de mimarlık programına başarı sırası sınırlaması getirildiğini açıkladı. Mimarlık programlarına, başarı sırası en düşük iki yüz bininci adaydan başlanarak yerleştirme yapılacak.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, yükseköğretimdeki eğitim-öğretim süreçlerinin niteliğinin arttırılmasına yönelik, ilgili paydaşların da görüşleri alınarak bir dizi düzenleme yapıldığı belirtildi.
Bu kapsamda özellikle meslek icrasına yönelik programlarda "başarı sırasına göre sınırlama" uygulaması başlatıldığı anımsatılan açıklamada, ilk olarak tıpta 40 bin, hukukta ise 150 bin başarı sırası sınırının belirlendiği ve bunun 2015 ÖSYS'de uygulandığı ifade edildi.
Uygulamanın toplumun ilgili her kesiminde kabul gördüğüne işaret edilen açıklamada, mühendislik alanındaki programlar için de bu alanın en önemli paydaşı olan mühendislik fakültelerinin dekanları ile toplantılar gerçekleştirildiği bildirildi.
Dekanların, tıp ve hukuk alanları için yapılan düzenlemenin mühendislik alanı için de uygulanması yönünde talepte bulunduğu vurgulanan açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:
"Bu kapsamda mühendislik alanında 240 bin başarı sırası sınırı belirlenmiş ve mimarlık programı için de çalışma yapıldığı yakın zamanda tarafımızca kamuoyuna duyurulmuştur. Mimarlık programı kontenjanlarına yerleşen öğrenci sayılarına ilişkin yapılan çalışmada, adı geçen programa yerleşen ve aynı programda eğitim alan öğrenciler arasındaki puan farkının yıllar geçtikçe açıldığı gözlemlenmiştir. Başarı sıralamasında aralarındaki fark yüz binleri bulan öğrencilerin aynı sınıfta, aynı öğretim üyesinden, aynı müfredatı takip etmesinin eğitim bilimi açısından doğru olmadığı değerlendirilmektedir. Yükseköğretim kurumlarındaki mimarlık programına son yıllarda yerleşen öğrencilerin başarı sıraları da dikkate alınarak yapılan çalışma sonucunda 2016 ÖSYS'de, Türkiye ve KKTC'deki yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemlerinde mimarlık programına, başarı sırası en düşük iki yüz bininci sırada olan adayların yerleştirme işlemine alınarak kontenjan dahilinde yerleştirilmesine karar verilmiştir."
Açıklamaya göre, vakıf yükseköğretim kurumları ise senato kararıyla yerleştirmede daha üstte başarı sırası belirleyebilecek.
Başka kararlar alınması gerekiyor
Söz konusu rakamlar belirlenirken talepler dikkate alınmakla birlikte sınırlamanın yıkıcı olmamasına da özen gösterildiği bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"YÖK olarak tıp, hukuk, mühendislik ve son olarak eklenen mimarlık programlarına ilişkin başarı sıralaması sınırının tek başına bu alanlara kaliteyi getirmeyeceğini, yükseköğretimde özellikle çıktıyı ve mezuniyet yetkinliğini dikkate alan başkaca kararların alınmasının da gerektiğini bilmekteyiz. Bu bağlamda yakın zamanda kuruluşunu tamamladığımız Kalite Kurulu ve süreçleri daha da önem kazanmaktadır."
Mezuniyet sonrasında meslek icrası için YÖK'ün yanı sıra diğer ilgili paydaşların da katkı sağlayacağı bir "mesleki yeterlilik sınavının" olması gerektiği belirtilen açıklamada, bu konuya ilişkin bir yasa taslağı üzerinde çalışıldığı da kaydedildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK, 2016 ÖSYS'de mimarlık programlarına başarı sırası en düşük iki yüz bininci adaydan başlanarak yerleştirme yapılacağını açıkladı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2016 ÖSYS'de mimarlık programına başarı sırası sınırlaması getirildiğini açıkladı. Mimarlık programlarına, başarı sırası en düşük iki yüz bininci adaydan başlanarak yerleştirme yapılacak.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, yükseköğretimdeki eğitim-öğretim süreçlerinin niteliğinin arttırılmasına yönelik, ilgili paydaşların da görüşleri alınarak bir dizi düzenleme yapıldığı belirtildi.
Bu kapsamda özellikle meslek icrasına yönelik programlarda "başarı sırasına göre sınırlama" uygulaması başlatıldığı anımsatılan açıklamada, ilk olarak tıpta 40 bin, hukukta ise 150 bin başarı sırası sınırının belirlendiği ve bunun 2015 ÖSYS'de uygulandığı ifade edildi.
Uygulamanın toplumun ilgili her kesiminde kabul gördüğüne işaret edilen açıklamada, mühendislik alanındaki programlar için de bu alanın en önemli paydaşı olan mühendislik fakültelerinin dekanları ile toplantılar gerçekleştirildiği bildirildi.
Dekanların, tıp ve hukuk alanları için yapılan düzenlemenin mühendislik alanı için de uygulanması yönünde talepte bulunduğu vurgulanan açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:
"Bu kapsamda mühendislik alanında 240 bin başarı sırası sınırı belirlenmiş ve mimarlık programı için de çalışma yapıldığı yakın zamanda tarafımızca kamuoyuna duyurulmuştur. Mimarlık programı kontenjanlarına yerleşen öğrenci sayılarına ilişkin yapılan çalışmada, adı geçen programa yerleşen ve aynı programda eğitim alan öğrenciler arasındaki puan farkının yıllar geçtikçe açıldığı gözlemlenmiştir. Başarı sıralamasında aralarındaki fark yüz binleri bulan öğrencilerin aynı sınıfta, aynı öğretim üyesinden, aynı müfredatı takip etmesinin eğitim bilimi açısından doğru olmadığı değerlendirilmektedir. Yükseköğretim kurumlarındaki mimarlık programına son yıllarda yerleşen öğrencilerin başarı sıraları da dikkate alınarak yapılan çalışma sonucunda 2016 ÖSYS'de, Türkiye ve KKTC'deki yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemlerinde mimarlık programına, başarı sırası en düşük iki yüz bininci sırada olan adayların yerleştirme işlemine alınarak kontenjan dahilinde yerleştirilmesine karar verilmiştir."
Açıklamaya göre, vakıf yükseköğretim kurumları ise senato kararıyla yerleştirmede daha üstte başarı sırası belirleyebilecek.
Başka kararlar alınması gerekiyor
Söz konusu rakamlar belirlenirken talepler dikkate alınmakla birlikte sınırlamanın yıkıcı olmamasına da özen gösterildiği bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"YÖK olarak tıp, hukuk, mühendislik ve son olarak eklenen mimarlık programlarına ilişkin başarı sıralaması sınırının tek başına bu alanlara kaliteyi getirmeyeceğini, yükseköğretimde özellikle çıktıyı ve mezuniyet yetkinliğini dikkate alan başkaca kararların alınmasının da gerektiğini bilmekteyiz. Bu bağlamda yakın zamanda kuruluşunu tamamladığımız Kalite Kurulu ve süreçleri daha da önem kazanmaktadır."
Mezuniyet sonrasında meslek icrası için YÖK'ün yanı sıra diğer ilgili paydaşların da katkı sağlayacağı bir "mesleki yeterlilik sınavının" olması gerektiği belirtilen açıklamada, bu konuya ilişkin bir yasa taslağı üzerinde çalışıldığı da kaydedildi.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Kasım 2015 16:14
Gösterim: 1743
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Zorunlu olmayan okul öncesi eğitimde daha çok şey yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda önceliğimiz okul öncesi eğitim olacak" dedi.
Bakan Avcı, kentte yıkılıp yeniden inşa edilen Hacı Süleyman Çakır Kız Anadolu Lisesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, hayırsever Hacı Süleyman Çakır'a Allah'tan rahmet diledi.
Bu okulda daha önce görev yapmış tüm öğretmenleri ve eğitim hizmetlilerini saygıyla andığını anlatan Bakan Avcı, şunları söyledi:
"Burası merhum Hacı Süleyman Çakır tarafından belli bir maksada matuf olarak resmen değilse de manevi olarak vakfedilmiş bir kurum. Bizim vakıf geleneğimizde vakıf senetlerimizde de çok net ifadelerle vurgulanır. Herhangi bir maksatla vakfedilen eser o maksat dışında kullanılmaz. Pek çok vakıf senedinde bu tür sapmalara karşı da ciddi ikazlar vardır. Burası resmen bir vakıf adına kurulmamış ama Milli Eğitim Bakanlığı olarak hayırseverlerimiz tarafından yapılan bütün eserlere hangi maksatla yapıldığına bakarak o maksadın sürdürülmesi için tedbir alıyoruz. Hayırsever hangi türde bir okul yapılmasını istemişse biz de devamını sağlamaya çalışıyoruz. Bunu da hayırseverlere karşı sadece bir vefa olarak değil bir sorumluluk olarak görüyoruz"
Bakan Avcı, okulla ilgili çalışmalar başladığında eski mezunlarla görüştüğünü belirterek, "Bana Hacı Süleyman Çakır ile dönemin Milli Eğitim Müdürü arasındaki yazışmaları getirdiler. O yazışmalarda burasının hangi maksatla nasıl yapılacağı açıkça ortaya konmuş. Bu vesileyle milli eğitimimize katkıda bulunan bütün hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Eskişehir'de son 3 yılda eğitim alanında yapılan yatırımlara değinen Avcı, "Sadece son 3 yılda 48 okul binası, 796 derslik, 9 pansiyon, 16 spor salonu, 9 atölye yaptık. Ayrıca 252 okulumuzu da onardık. Bütün bu yaptıklarımızın toplam maliyeti 219 milyon 918 bin 873 Türk lirasıdır. Ben göreve başladığım zaman Eskişehir'de 7 bin 782 öğretmen görev yapıyordu. Bugün 8 bin 825 öğretmen görev yapıyor. Eğitimde hem altyapıda hem beşeri kaynaklarda Eskişehir daha ileri noktalara gelecek. Eskişehir'de öğretmen açığımız yok" ifadelerini kullandı.
Okul öncesi eğitimi yukarı seviyeye çıkartmak için planlamalar yaptık
Avcı, okulun 1 yılda tamamlandığını anımsatarak, emeği geçenlere teşekkür etti.
Okul öncesi eğitimin önemini vurgulayan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zorunlu olmayan okul öncesi eğitimde daha çok şey yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda önceliğimiz okul öncesi eğitim olacak. 'Okul öncesi eğitimi Türkiye genelinde niye zorunlu yapmıyoruz?' Bununla ilgili söylemler var. Zorunlu yaptığımız zaman Türkiye'nin neresinde olursa olsun her çocuğumuza okul sağlamak zorundayız. Bu daha önce 8 yıllık kesintisiz eğitim zorunlu hale gelince taşımalı eğitim bu yüzden zorunlu oldu. Çünkü köylerde okullar boşaldı. Taşımalı eğitimle çocuklar merkezlerde toplanmaya başlandı. Şimdi okul öncesi eğitimi zorunlu yaparsak taşımalı eğitim yapmak zorundayız. O yaş grubu taşıma için müsait değil. Veliler o yaş grubundaki çocuklarını haklı olarak taşımaya vermiyorlar, vermemeleri de gerekir. Çünkü o yaş grubu çok özel bakımla eğitime alınabilirler. Onun için biz önümüzdeki yıllarda şu anda yüzde 50'yi bulmuş olan okul öncesi eğitimi zorunlu olmadan da daha yukarı seviyelere taşıyacağız, bunun planlamalarını yaptık."
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna da Hacı Süleyman Çakır Kız Anadolu Lisesi'nin yapımında emeği geçenlere şükranlarını sundu.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek okulun açılışı gerçekleştirildi. Bakan Avcı, Hacı Süleyman Çakır'ın torunu Meral Demirkazıksoy'a günün anısına çiçek takdim etti.
Açılışa, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Garnizon Komutanı Hava Korgeneral Mehmet Şanver, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Harun Karacan, Emine Nur Günay, CHP Eskişehir milletvekilleri Gaye Usluer ve Utku Çakırözer ile davetliler katıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Zorunlu olmayan okul öncesi eğitimde daha çok şey yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda önceliğimiz okul öncesi eğitim olacak" dedi.
Bakan Avcı, kentte yıkılıp yeniden inşa edilen Hacı Süleyman Çakır Kız Anadolu Lisesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, hayırsever Hacı Süleyman Çakır'a Allah'tan rahmet diledi.
Bu okulda daha önce görev yapmış tüm öğretmenleri ve eğitim hizmetlilerini saygıyla andığını anlatan Bakan Avcı, şunları söyledi:
"Burası merhum Hacı Süleyman Çakır tarafından belli bir maksada matuf olarak resmen değilse de manevi olarak vakfedilmiş bir kurum. Bizim vakıf geleneğimizde vakıf senetlerimizde de çok net ifadelerle vurgulanır. Herhangi bir maksatla vakfedilen eser o maksat dışında kullanılmaz. Pek çok vakıf senedinde bu tür sapmalara karşı da ciddi ikazlar vardır. Burası resmen bir vakıf adına kurulmamış ama Milli Eğitim Bakanlığı olarak hayırseverlerimiz tarafından yapılan bütün eserlere hangi maksatla yapıldığına bakarak o maksadın sürdürülmesi için tedbir alıyoruz. Hayırsever hangi türde bir okul yapılmasını istemişse biz de devamını sağlamaya çalışıyoruz. Bunu da hayırseverlere karşı sadece bir vefa olarak değil bir sorumluluk olarak görüyoruz"
Bakan Avcı, okulla ilgili çalışmalar başladığında eski mezunlarla görüştüğünü belirterek, "Bana Hacı Süleyman Çakır ile dönemin Milli Eğitim Müdürü arasındaki yazışmaları getirdiler. O yazışmalarda burasının hangi maksatla nasıl yapılacağı açıkça ortaya konmuş. Bu vesileyle milli eğitimimize katkıda bulunan bütün hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Eskişehir'de son 3 yılda eğitim alanında yapılan yatırımlara değinen Avcı, "Sadece son 3 yılda 48 okul binası, 796 derslik, 9 pansiyon, 16 spor salonu, 9 atölye yaptık. Ayrıca 252 okulumuzu da onardık. Bütün bu yaptıklarımızın toplam maliyeti 219 milyon 918 bin 873 Türk lirasıdır. Ben göreve başladığım zaman Eskişehir'de 7 bin 782 öğretmen görev yapıyordu. Bugün 8 bin 825 öğretmen görev yapıyor. Eğitimde hem altyapıda hem beşeri kaynaklarda Eskişehir daha ileri noktalara gelecek. Eskişehir'de öğretmen açığımız yok" ifadelerini kullandı.
Okul öncesi eğitimi yukarı seviyeye çıkartmak için planlamalar yaptık
Avcı, okulun 1 yılda tamamlandığını anımsatarak, emeği geçenlere teşekkür etti.
Okul öncesi eğitimin önemini vurgulayan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zorunlu olmayan okul öncesi eğitimde daha çok şey yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda önceliğimiz okul öncesi eğitim olacak. 'Okul öncesi eğitimi Türkiye genelinde niye zorunlu yapmıyoruz?' Bununla ilgili söylemler var. Zorunlu yaptığımız zaman Türkiye'nin neresinde olursa olsun her çocuğumuza okul sağlamak zorundayız. Bu daha önce 8 yıllık kesintisiz eğitim zorunlu hale gelince taşımalı eğitim bu yüzden zorunlu oldu. Çünkü köylerde okullar boşaldı. Taşımalı eğitimle çocuklar merkezlerde toplanmaya başlandı. Şimdi okul öncesi eğitimi zorunlu yaparsak taşımalı eğitim yapmak zorundayız. O yaş grubu taşıma için müsait değil. Veliler o yaş grubundaki çocuklarını haklı olarak taşımaya vermiyorlar, vermemeleri de gerekir. Çünkü o yaş grubu çok özel bakımla eğitime alınabilirler. Onun için biz önümüzdeki yıllarda şu anda yüzde 50'yi bulmuş olan okul öncesi eğitimi zorunlu olmadan da daha yukarı seviyelere taşıyacağız, bunun planlamalarını yaptık."
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna da Hacı Süleyman Çakır Kız Anadolu Lisesi'nin yapımında emeği geçenlere şükranlarını sundu.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek okulun açılışı gerçekleştirildi. Bakan Avcı, Hacı Süleyman Çakır'ın torunu Meral Demirkazıksoy'a günün anısına çiçek takdim etti.
Açılışa, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Garnizon Komutanı Hava Korgeneral Mehmet Şanver, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Harun Karacan, Emine Nur Günay, CHP Eskişehir milletvekilleri Gaye Usluer ve Utku Çakırözer ile davetliler katıldı.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Kasım 2015 15:57
Gösterim: 1977
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan merkezi ortak sınavlara ilişkin, önümüzdeki hafta itibarıyla çalıştayların başlayacağını ve aksayan yönlerin tespiti halinde gerekli düzeltmelerin yapılacağını bildirdi.
Tekin, TEOG sistemi kapsamında yapılacak merkezi ortak sınavlarda bu yıl Ermeni öğrencilere de "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersinden soru yöneltileceğini söyledi.
Eleştirileri ve önerileri dikkate aldıklarını vurgulayan Yusuf Tekin, farklı dinlere mensup öğrencilere yönelik okullardan gelen talepleri karşılamaya çalıştıklarını belirtti.
Bu yıl liselere yerleştirmelerin sorunsuz bir şekilde yapıldığını belirten Tekin, küçük aksaklıklara da çözüm üretmeye çalıştıklarını dile getirdi.
TEOG kapsamında yaşanan aksaklıkların çözümü için her yıl sahada analizlerin yapıldığını anımsatan Müsteşar Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yıl da önümüzdeki hafta itibarıyla seçtiğimiz illerde Bakanlıktan görevlendirilen arkadaşlar, temsilci olarak belirlenen öğrenci, öğretmen ve velilerle bu tür çalıştaylar yapacak. Aksayan yönlerle ilgili revizyonlar söz konusu olacak. Geçtiğimiz yıl yerleştirme sürecinde yaptığımız küçük revizyonların esprisi buydu. Bu yıl da sahada aksayan herhangi bir durum varsa onlar düzeltilir. Sınavın genel mantığıyla alakalı, özellikle kamuoyunda 'Sınav sistemi tekrar değiştiriliyor' algısı oluşturmaya çalışan manipülatif bir medya var. TEOG sınavı, yaptığımız araştırmalara göre yüzde 95'in üzerinde memnuniyet oluşturdu. Öğrenci, öğretmen ve velilerimiz süreçten çok memnun. Biz bu sistemin daha da kökleşmesi, daha da sağılıklı hale gelmesi için tedbirlerimizi alacağız, aksayan yönleri düzelteceğiz. Sınav artık çok şükür oturdu, yerleşti. Bu yıl çok küçük revizyonlar söz konusu olur. Yine sahadan gelen talepler olursa, sınavın genel mantığıyla, yerleştirme sisteminin mantığıyla çelişmeyecek önerileri yeniden değerlendiririz."
Liselere yerleştirmeler sonrasında "açık liseden örgün eğitime geçmek isteyen öğrencilere nakil hakkı" tanıdıklarını söyleyen Yusuf Tekin, Bakanlığa ulaşan taleplerin karşılandığını, tercihte bulunmayan öğrencilere de ulaşılması için il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine liste gönderdiklerini bildirdi.
Tekin, öğrencilere ulaşılarak örgün eğitime geçmek isteyenlerin uygun okullara yerleştirileceğini de kaydetti.
Dershanelere ilişkin kapatma kararları alınıyor
Paralel Devlet Yapılanması'na mensup kişilerin, Anayasa Mahkemesinin dershanelere ilişkin kararından sonra "dershaneler tekrar legal hale geldi" diye "akla zarar" bir yorumda bulunduklarını ifade eden Yusuf Tekin, "dershane" adı altında eğitim verdiğini iddia eden kurumların "illegal" olduğunun altını çizdi.
Özel okula dönüşüm sürecinin takdirle karşılandığını belirten Müsteşar Tekin, "Paralel Devlet Yapılanması, ısrarlı biçimde vatandaşları terörize etmeye devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Tekin, "dershane" tabelasıyla bazı kurumların öğrenci kaydettiklerine dair duyumların Bakanlığa ulaştığına işaret ederek, hukuki olarak "dershane" diye bir kurum bulunmadığını vurguladı.
Çocuklarını buraya kaydettiren kişilerin yanlış yaptığını anlatan Yusuf Tekin, "(Dershane) diye devam edenler, alenen kamu otoritesine, devlete, hukuka mevzuata meydan okumaktadır. Terör örgütü de zaten böyle bir şey. Anayasa Mahkemesi kararı sonrası gerekli bütün mevzuat çalışmalarını yaptık. Müfettişlerimiz şikayetlerin olduğu yerlerde denetim yaparak, bu kurumların 'dershane' ismiyle eğitim vermelerini engelleyici tedbirleri alacaklar. Kapatma kararları alınacak" ifadelerini kullandı.
Bu kurumların kapatılmaları yönünde ilgili genelgede bir hüküm bulunduğunu aktaran Tekin, "Bize ulaşanları kapatma kararını alıyoruz" bilgisini paylaştı.
Çocuklarımızı Paralel Devlet Yapılanması'nın elinden kurtardık
Paralel Devlet Yapılanması'nın dershaneler, yardımcı kitaplar, yaprak testler ve okullar üzerinden çok büyük gelir elde ettiğini anlatan Yusuf Tekin, ekonomik boyutunun yanı sıra insan kaynağının da önemli olduğunu belirtti.
Bu yapıya mensup okulların kontenjanlarının sınırlı olduğunu, ancak dershaneler üzerinden her ilde ve bölgede nitelikli çocukları eğitime aldıklarını dile getiren Tekin, "Kendi insan kaynakları açısından kullanılır hale getiriyorlar, çocuklarımızı bir nevi bu yapı içerisine dahil edip, kullanıyorlardı. Ülke çocuklarını aslında Paralel Devlet Yapılanması'nın, terör örgütünün elinden bu sayede kurtarmış olduk" şeklinde konuştu.
Bakanlığa, velilerden, Paralel Devlet Yapılanması ile ilişkili okullarda öğrencilere devlet ve devlet büyükleri aleyhine siyasi ve ideolojik propaganda yapıldığına dair şikayetler geldiğini aktaran Yusuf Tekin, bu okullardaki illegal unsurların bir kısmının eğitimle, diğer bir kısmının da vergi kaçakçılığı gibi mali konularla alakalı olduğuna dikkati çekti.
Bu okullarda Bakanlığın izin vermediği barınma faaliyetleri ve illegal toplantılar da gerçekleştirildiğine işaret eden Tekin, denetimlerin, mayıs ayında Valiliklere gönderilen genelge doğrultusunda farklı bakanlıkların taşra teşkilatından temsilcilerce yapıldığını aktardı.
Denetimlerin "baskın" olmadığının altını çizen Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İllegal bir unsur ve yasalara aykırı durum tespit ederlerse bize bildiriyorlar. Biz de tedbirleri alıyoruz. Kapatma kararı verdiklerimiz ve geçici kapatma kararı verdiklerimiz söz konusu. Okullarla ilgili en çok dikkat ettiğimiz husus şu; çocuklarını oraya gönderen velilerimiz, orada eğitim alan öğrencilerimiz açısından, onların eğitim öğretim faaliyetlerinin aksamaması için genellikle bu tür kararları, yaptırımlarımızı eğitim öğretim döneminin sonuna erteliyoruz. 'O tarihten itibaren uygulanmak üzere' diye karar alıyoruz ki mağduriyet yaşanmasın. İl müdürlerine, 'Bu okullar kapatılınca bu çocuklara alternatif okulları göstermemiz lazım' diyerek ve gerekli tedbirler alınarak kapatma kararları uygulanabilir. Geldiğimiz nokta bu. Dershaneler üzerinden de bizim yaptığımız rutin denetimler var. Hala 'dershane' tabelası olan yerlerle ilgili müfettişlerimiz gerekli tespiti yapıyorlar. İllegal bir yapılanma içerisinde, illegal bir durumda hizmet sunan yer varsa onlarla ilgili olarak raporlarını sunuyorlar, biz de gerekenleri yapacağız."
Bazı kapatma kararlarının okullara tebliğ edildiğini söyleyen Tekin, "Onları, 'Eğitim öğretim yılı sonu itibarıyla bu aksaklıklar giderilmediği sürece kapatma kararıyla karşı karşıya kalacaksınız' diye uyardık zaten" dedi.
Öğretmenlikte iki yeni alan sınavı
Öğretmen adaylarının bir kısmının Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ile Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) puanıyla istihdam edildiğini anlatan Yusuf Tekin, bütün öğretmen adaylarının alan sınavına girmesini istediklerini, ancak ÖSYM'nin kapasitesi ve yoğunluğunun da dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.
ÖABT ile ilgili ÖSYM ile her yıl protokol imzaladıklarını anımsatan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin, "Bu yıl için ÖSYM'nin iş yoğunluğu dikkate alınarak, zannediyorum iki yeni branşta daha alan sınavı yapılacak. Onun dışındaki konulardan biz bu yıl alan sınavı uygulamayacağız. Yine normal sınavla öğretmenlerimizi istihdam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan merkezi ortak sınavlara ilişkin, önümüzdeki hafta itibarıyla çalıştayların başlayacağını ve aksayan yönlerin tespiti halinde gerekli düzeltmelerin yapılacağını bildirdi.
Tekin, TEOG sistemi kapsamında yapılacak merkezi ortak sınavlarda bu yıl Ermeni öğrencilere de "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersinden soru yöneltileceğini söyledi.
Eleştirileri ve önerileri dikkate aldıklarını vurgulayan Yusuf Tekin, farklı dinlere mensup öğrencilere yönelik okullardan gelen talepleri karşılamaya çalıştıklarını belirtti.
Bu yıl liselere yerleştirmelerin sorunsuz bir şekilde yapıldığını belirten Tekin, küçük aksaklıklara da çözüm üretmeye çalıştıklarını dile getirdi.
TEOG kapsamında yaşanan aksaklıkların çözümü için her yıl sahada analizlerin yapıldığını anımsatan Müsteşar Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yıl da önümüzdeki hafta itibarıyla seçtiğimiz illerde Bakanlıktan görevlendirilen arkadaşlar, temsilci olarak belirlenen öğrenci, öğretmen ve velilerle bu tür çalıştaylar yapacak. Aksayan yönlerle ilgili revizyonlar söz konusu olacak. Geçtiğimiz yıl yerleştirme sürecinde yaptığımız küçük revizyonların esprisi buydu. Bu yıl da sahada aksayan herhangi bir durum varsa onlar düzeltilir. Sınavın genel mantığıyla alakalı, özellikle kamuoyunda 'Sınav sistemi tekrar değiştiriliyor' algısı oluşturmaya çalışan manipülatif bir medya var. TEOG sınavı, yaptığımız araştırmalara göre yüzde 95'in üzerinde memnuniyet oluşturdu. Öğrenci, öğretmen ve velilerimiz süreçten çok memnun. Biz bu sistemin daha da kökleşmesi, daha da sağılıklı hale gelmesi için tedbirlerimizi alacağız, aksayan yönleri düzelteceğiz. Sınav artık çok şükür oturdu, yerleşti. Bu yıl çok küçük revizyonlar söz konusu olur. Yine sahadan gelen talepler olursa, sınavın genel mantığıyla, yerleştirme sisteminin mantığıyla çelişmeyecek önerileri yeniden değerlendiririz."
Liselere yerleştirmeler sonrasında "açık liseden örgün eğitime geçmek isteyen öğrencilere nakil hakkı" tanıdıklarını söyleyen Yusuf Tekin, Bakanlığa ulaşan taleplerin karşılandığını, tercihte bulunmayan öğrencilere de ulaşılması için il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine liste gönderdiklerini bildirdi.
Tekin, öğrencilere ulaşılarak örgün eğitime geçmek isteyenlerin uygun okullara yerleştirileceğini de kaydetti.
Dershanelere ilişkin kapatma kararları alınıyor
Paralel Devlet Yapılanması'na mensup kişilerin, Anayasa Mahkemesinin dershanelere ilişkin kararından sonra "dershaneler tekrar legal hale geldi" diye "akla zarar" bir yorumda bulunduklarını ifade eden Yusuf Tekin, "dershane" adı altında eğitim verdiğini iddia eden kurumların "illegal" olduğunun altını çizdi.
Özel okula dönüşüm sürecinin takdirle karşılandığını belirten Müsteşar Tekin, "Paralel Devlet Yapılanması, ısrarlı biçimde vatandaşları terörize etmeye devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Tekin, "dershane" tabelasıyla bazı kurumların öğrenci kaydettiklerine dair duyumların Bakanlığa ulaştığına işaret ederek, hukuki olarak "dershane" diye bir kurum bulunmadığını vurguladı.
Çocuklarını buraya kaydettiren kişilerin yanlış yaptığını anlatan Yusuf Tekin, "(Dershane) diye devam edenler, alenen kamu otoritesine, devlete, hukuka mevzuata meydan okumaktadır. Terör örgütü de zaten böyle bir şey. Anayasa Mahkemesi kararı sonrası gerekli bütün mevzuat çalışmalarını yaptık. Müfettişlerimiz şikayetlerin olduğu yerlerde denetim yaparak, bu kurumların 'dershane' ismiyle eğitim vermelerini engelleyici tedbirleri alacaklar. Kapatma kararları alınacak" ifadelerini kullandı.
Bu kurumların kapatılmaları yönünde ilgili genelgede bir hüküm bulunduğunu aktaran Tekin, "Bize ulaşanları kapatma kararını alıyoruz" bilgisini paylaştı.
Çocuklarımızı Paralel Devlet Yapılanması'nın elinden kurtardık
Paralel Devlet Yapılanması'nın dershaneler, yardımcı kitaplar, yaprak testler ve okullar üzerinden çok büyük gelir elde ettiğini anlatan Yusuf Tekin, ekonomik boyutunun yanı sıra insan kaynağının da önemli olduğunu belirtti.
Bu yapıya mensup okulların kontenjanlarının sınırlı olduğunu, ancak dershaneler üzerinden her ilde ve bölgede nitelikli çocukları eğitime aldıklarını dile getiren Tekin, "Kendi insan kaynakları açısından kullanılır hale getiriyorlar, çocuklarımızı bir nevi bu yapı içerisine dahil edip, kullanıyorlardı. Ülke çocuklarını aslında Paralel Devlet Yapılanması'nın, terör örgütünün elinden bu sayede kurtarmış olduk" şeklinde konuştu.
Bakanlığa, velilerden, Paralel Devlet Yapılanması ile ilişkili okullarda öğrencilere devlet ve devlet büyükleri aleyhine siyasi ve ideolojik propaganda yapıldığına dair şikayetler geldiğini aktaran Yusuf Tekin, bu okullardaki illegal unsurların bir kısmının eğitimle, diğer bir kısmının da vergi kaçakçılığı gibi mali konularla alakalı olduğuna dikkati çekti.
Bu okullarda Bakanlığın izin vermediği barınma faaliyetleri ve illegal toplantılar da gerçekleştirildiğine işaret eden Tekin, denetimlerin, mayıs ayında Valiliklere gönderilen genelge doğrultusunda farklı bakanlıkların taşra teşkilatından temsilcilerce yapıldığını aktardı.
Denetimlerin "baskın" olmadığının altını çizen Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İllegal bir unsur ve yasalara aykırı durum tespit ederlerse bize bildiriyorlar. Biz de tedbirleri alıyoruz. Kapatma kararı verdiklerimiz ve geçici kapatma kararı verdiklerimiz söz konusu. Okullarla ilgili en çok dikkat ettiğimiz husus şu; çocuklarını oraya gönderen velilerimiz, orada eğitim alan öğrencilerimiz açısından, onların eğitim öğretim faaliyetlerinin aksamaması için genellikle bu tür kararları, yaptırımlarımızı eğitim öğretim döneminin sonuna erteliyoruz. 'O tarihten itibaren uygulanmak üzere' diye karar alıyoruz ki mağduriyet yaşanmasın. İl müdürlerine, 'Bu okullar kapatılınca bu çocuklara alternatif okulları göstermemiz lazım' diyerek ve gerekli tedbirler alınarak kapatma kararları uygulanabilir. Geldiğimiz nokta bu. Dershaneler üzerinden de bizim yaptığımız rutin denetimler var. Hala 'dershane' tabelası olan yerlerle ilgili müfettişlerimiz gerekli tespiti yapıyorlar. İllegal bir yapılanma içerisinde, illegal bir durumda hizmet sunan yer varsa onlarla ilgili olarak raporlarını sunuyorlar, biz de gerekenleri yapacağız."
Bazı kapatma kararlarının okullara tebliğ edildiğini söyleyen Tekin, "Onları, 'Eğitim öğretim yılı sonu itibarıyla bu aksaklıklar giderilmediği sürece kapatma kararıyla karşı karşıya kalacaksınız' diye uyardık zaten" dedi.
Öğretmenlikte iki yeni alan sınavı
Öğretmen adaylarının bir kısmının Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ile Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) puanıyla istihdam edildiğini anlatan Yusuf Tekin, bütün öğretmen adaylarının alan sınavına girmesini istediklerini, ancak ÖSYM'nin kapasitesi ve yoğunluğunun da dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.
ÖABT ile ilgili ÖSYM ile her yıl protokol imzaladıklarını anımsatan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin, "Bu yıl için ÖSYM'nin iş yoğunluğu dikkate alınarak, zannediyorum iki yeni branşta daha alan sınavı yapılacak. Onun dışındaki konulardan biz bu yıl alan sınavı uygulamayacağız. Yine normal sınavla öğretmenlerimizi istihdam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Kasım 2015 14:23
Gösterim: 1453

