Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Eğitim sektöründe yaşanan rekabetin okulları farklılığa ittiğini belirten Emko Emaye Yazı Tahtaları ve Eğitim Gereçleri A.Ş. Satış Müdürü Yeliz Açıkgöz, eğitimcilerin benimsedikleri eğitim modellerini destekleyecek ürün tasarımlarını geliştirdiklerini söylüyor. Açıkgöz 2017’de çıkardıkları Airboard ve Eğitim Duvarları ile sınıf içindeki yazma alanlarını arttırarak, sınıf içi aktif öğrenme alanları sağladıklarını ifade ediyor.

emkoEmko firması hakkında bilgi alabilir miyiz? Faaliyet gösterdiğiniz alanlar nelerdir?
Firmamız 1979 yılında emaye ve yazı tahtası üretimi üzerine kurulmuştur. Türkiye’de eğitim mobilyaları alanında hep ilkleri gerçekleştiren firma olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’nin ilk emaye yazı tahtasını ve ilk modern sırasının üretimini yaptık. Aynı zamanda Türkiye’nin yine ilk akıllı tahta üreticisi Emko olmuştur.
Firmamız kurulduğu günden bu yana büyüyerek, üç ana kategoriye ayırdığımız ürün gruplarında müşterilerine hizmet vermektedir. Bunları biz; eğitim mobilyaları, yazı tahtaları ve görsel iletişim ile eğitim teknolojileri ve akıllı tahtalar olarak ayırıyoruz. Bugün bu üç alanda da hedefimiz yine ilklerin ve yeniliklerin firması olmaya devam etmek; kalite anlayışımızı eğitimin pedagojik ve didaktik yaklaşımlarıyla besleyip, firmamızın dünya çapında bir eğitim mobilyası ve eğitim teknolojileri firması olmasını sağlamaktır.

emkoKALİTEYİ ARAYAN EMKO’YU TERCİH EDİYOR
Eğitim sektörüne yönelik sunduğunuz hizmet ve ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz? Hizmetleriniz diğer firmalardan hangi yönleriyle ayrılıyor? Sizi farklı kılan özellikler nelerdir?
Eğitim sektörüne sunduğumuz farklarımızı şöyle sıralayabilirim; yenilikçi anlayışımız, fonksiyonel ve şık tasarımlarımız, kalite algımız ve marka imajımız. Bu ilkeleri her ürün kategorimizde sürdürmeye çalışıyoruz. Amacımız hem kurumları hem de velileri ürünlerimiz konusunda bilinçlendirip, en iyisini talep etmelerini sağlamak. Bu amacımızda başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Kalite algısı yüksek kurumlarımız Emko ürünlerini tercih ediyor.
Yazı tahtaları ve görsel iletişim alanında kalite ve tasarım anlamında sektörün önde gelen firmasıyız. Eğitim mobilyalarını tasarlarken eğitimin pedagojik ve didaktik ilkelerini düşünüyoruz. Sınıf akustiğinden, aktif öğrenme alanlarına, sınıf içi sosyal etkileşime kadar birçok farklı ögeyi harmanlayıp müşterilerimize sunuyoruz. Akıllı tahtalarımız müşterilerimizin Emko kalitesini tercih ettiği diğer bir ürün grubumuz. Çok büyük rakiplerimizin olduğu bu alanda kurumlar ucuz, kitlesel üretim, ihale ürünleri yerine EmkoLED akıllı tahtaları tercih ediyor. Veliler, sınıflara girdiğinde Emko’nun özel akıllı tahta tasarımlarını gördüğünde okula karşı olan sıcaklığı artıyor. Bizim en büyük artımız eğitimin içinde büyüyen, bir eğitim firması olmamız. Akıllı tahtayı herkes standart ürün olarak görürken biz bu algıyı değiştirdik. Müşterilerimize, anaokulu için ayrı, ilkokul, ortaokul için ayrı, lise için ayrı akıllı tahtaları diğer ürünlerle beraber sunabiliyoruz. Öğrenci psikolojisi için ilkokuldan ortaokula geçerken akıllı tahtasından, mobilyalarına, panosuna, yazı tahtasına kadar bambaşka bir sınıfa geçmek çok olumlu etki yaratıyor. Veliler de bu anlayıştan hoşnut oluyor.

emkoEĞİTİM MODELİNE UYGUN ÜRÜN TASARLIYORUZ
Okul mobilyalarında yeni trendler nelerdir? 2017-2018 yılında okul mobilyalarında öne çıkan tasarımlara değinebilir misiniz?
2017-2018 yılını biz farklılık yılı olarak görüyoruz. Okullar arasında rekabet çok yüksek seviyede ve herkes rakibinden ayrışmaya çalışıyor. Eğitim modeli, kampüs olanakları, öğretmen ekibi, sınav başarısı, dil eğitimi ve sosyal olanaklar gibi birçok konunun yanında sınıf tasarımları da rekabette önemli bir ayrıştırıcı oldu. Kurumlar eğitim modeli anlamında ise Flipped Learning, Aktif Öğrenme, STEM gibi modelleri tercih etmeye başladı. Ayrıca yabancı dil eğitiminin de önemi son zamanlarda artış gösterdi. Eğitimcilerin benimsedikleri eğitim modellerini destekleyecek ürün tasarımlarına ihtiyaçları var. Biz, teknolojik olarak akıllı tahtalarımızla bu sistemi destekleyecek donanım ve yazılımlar sunarken aynı zamanda mobilyalarımızla da bu sistemleri destekliyoruz. 2017’de çıkardığımız Airboard ve Eğitim Duvarları diye iki tane ürünümüz var. Bu ürünlerle sınıf içindeki yazma alanlarını arttırıyoruz ve sınıf içi aktif öğrenme alanları sağlıyoruz. Bilgiye ulaşım kolaylaştığı için öğretmen artık bir rehber olarak görülüyor. Dolayısıyla çocuklar yaparak öğrenmeye ve grup çalışmalarına daha meyilli oluyorlar. Bunun için bu ürünleri kullanarak sınıfta sınırsız yazma alanı sağlamayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda sınıf akustiği üzerinde çalışarak sınıfta sadece görsel anlamda değil, işitsel anlamda iletişimi de iyileştiriyoruz. Yine bu sene çıkardığımız, Emko Display öğrenci dolaplarımızla öğrencilerin sınıf içinde sosyal etkileşimini arttırarak, her öğrenciye kendini ifade edebilecekleri alanlar sunuyoruz. Bunlar gibi ürünleri kullanarak dersin kalitesini arttırmayı amaçlıyoruz. Bu sene sloganımızı “Geleceğin Sınıfları” olarak belirledik. Ürün portföyümüzü oluştururken hep bir adım ötesini düşünerek geleceğin sınıflarını eğitimcilerle beraber tasarlıyoruz.
Hizmet sunduğunuz eğitim kurumu sayısı ne kadar? Kaç eğitim kurumuna ulaşmayı hedefliyorsunuz? Ayrıca ürünlerinizi yurtdışına da ihraç ediyor musunuz?
Emko çok eski ve köklü bir firma ve ürün portföyü çok geniş. Bu nedenle eğitim kurumları pazarında penetrasyonumuz çok yüksek. Artık kurum sahipleri ile konuştuğumuzda bile küçükken Emko’nun sıralarını ve yazı tahtalarını kullandıklarını söylüyorlar. Bu da bizim markamıza karşı sıcak yaklaşmalarını sağlıyor.
İhracat için de başta İsveç olmak üzere Avrupa pazarı ve Körfez ülkeleri en çok çalıştığımız ülkelerin başında geliyor. Ülkemizi yurtdışında da temsil etmek bizi gururlandırıyor.

> Emko ‘Geleceğin Sınıfları’nı tasarlıyor

Eğitim sektöründe yaşanan rekabetin okulları farklılığa ittiğini belirten Emko Emaye Yazı Tahtaları ve Eğitim Gereçleri A.Ş. Satış Müdürü Yeliz Açıkgöz, eğitimcilerin benimsedikleri eğitim modellerini destekleyecek ürün tasarımlarını geliştirdiklerini söylüyor. Açıkgöz 2017’de çıkardıkları Airboard ve Eğitim Duvarları ile sınıf içindeki yazma alanlarını arttırarak, sınıf içi aktif öğrenme alanları sağladıklarını ifade ediyor.

emkoEmko firması hakkında bilgi alabilir miyiz? Faaliyet gösterdiğiniz alanlar nelerdir?
Firmamız 1979 yılında emaye ve yazı tahtası üretimi üzerine kurulmuştur. Türkiye’de eğitim mobilyaları alanında hep ilkleri gerçekleştiren firma olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’nin ilk emaye yazı tahtasını ve ilk modern sırasının üretimini yaptık. Aynı zamanda Türkiye’nin yine ilk akıllı tahta üreticisi Emko olmuştur.
Firmamız kurulduğu günden bu yana büyüyerek, üç ana kategoriye ayırdığımız ürün gruplarında müşterilerine hizmet vermektedir. Bunları biz; eğitim mobilyaları, yazı tahtaları ve görsel iletişim ile eğitim teknolojileri ve akıllı tahtalar olarak ayırıyoruz. Bugün bu üç alanda da hedefimiz yine ilklerin ve yeniliklerin firması olmaya devam etmek; kalite anlayışımızı eğitimin pedagojik ve didaktik yaklaşımlarıyla besleyip, firmamızın dünya çapında bir eğitim mobilyası ve eğitim teknolojileri firması olmasını sağlamaktır.

emkoKALİTEYİ ARAYAN EMKO’YU TERCİH EDİYOR
Eğitim sektörüne yönelik sunduğunuz hizmet ve ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz? Hizmetleriniz diğer firmalardan hangi yönleriyle ayrılıyor? Sizi farklı kılan özellikler nelerdir?
Eğitim sektörüne sunduğumuz farklarımızı şöyle sıralayabilirim; yenilikçi anlayışımız, fonksiyonel ve şık tasarımlarımız, kalite algımız ve marka imajımız. Bu ilkeleri her ürün kategorimizde sürdürmeye çalışıyoruz. Amacımız hem kurumları hem de velileri ürünlerimiz konusunda bilinçlendirip, en iyisini talep etmelerini sağlamak. Bu amacımızda başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Kalite algısı yüksek kurumlarımız Emko ürünlerini tercih ediyor.
Yazı tahtaları ve görsel iletişim alanında kalite ve tasarım anlamında sektörün önde gelen firmasıyız. Eğitim mobilyalarını tasarlarken eğitimin pedagojik ve didaktik ilkelerini düşünüyoruz. Sınıf akustiğinden, aktif öğrenme alanlarına, sınıf içi sosyal etkileşime kadar birçok farklı ögeyi harmanlayıp müşterilerimize sunuyoruz. Akıllı tahtalarımız müşterilerimizin Emko kalitesini tercih ettiği diğer bir ürün grubumuz. Çok büyük rakiplerimizin olduğu bu alanda kurumlar ucuz, kitlesel üretim, ihale ürünleri yerine EmkoLED akıllı tahtaları tercih ediyor. Veliler, sınıflara girdiğinde Emko’nun özel akıllı tahta tasarımlarını gördüğünde okula karşı olan sıcaklığı artıyor. Bizim en büyük artımız eğitimin içinde büyüyen, bir eğitim firması olmamız. Akıllı tahtayı herkes standart ürün olarak görürken biz bu algıyı değiştirdik. Müşterilerimize, anaokulu için ayrı, ilkokul, ortaokul için ayrı, lise için ayrı akıllı tahtaları diğer ürünlerle beraber sunabiliyoruz. Öğrenci psikolojisi için ilkokuldan ortaokula geçerken akıllı tahtasından, mobilyalarına, panosuna, yazı tahtasına kadar bambaşka bir sınıfa geçmek çok olumlu etki yaratıyor. Veliler de bu anlayıştan hoşnut oluyor.

emkoEĞİTİM MODELİNE UYGUN ÜRÜN TASARLIYORUZ
Okul mobilyalarında yeni trendler nelerdir? 2017-2018 yılında okul mobilyalarında öne çıkan tasarımlara değinebilir misiniz?
2017-2018 yılını biz farklılık yılı olarak görüyoruz. Okullar arasında rekabet çok yüksek seviyede ve herkes rakibinden ayrışmaya çalışıyor. Eğitim modeli, kampüs olanakları, öğretmen ekibi, sınav başarısı, dil eğitimi ve sosyal olanaklar gibi birçok konunun yanında sınıf tasarımları da rekabette önemli bir ayrıştırıcı oldu. Kurumlar eğitim modeli anlamında ise Flipped Learning, Aktif Öğrenme, STEM gibi modelleri tercih etmeye başladı. Ayrıca yabancı dil eğitiminin de önemi son zamanlarda artış gösterdi. Eğitimcilerin benimsedikleri eğitim modellerini destekleyecek ürün tasarımlarına ihtiyaçları var. Biz, teknolojik olarak akıllı tahtalarımızla bu sistemi destekleyecek donanım ve yazılımlar sunarken aynı zamanda mobilyalarımızla da bu sistemleri destekliyoruz. 2017’de çıkardığımız Airboard ve Eğitim Duvarları diye iki tane ürünümüz var. Bu ürünlerle sınıf içindeki yazma alanlarını arttırıyoruz ve sınıf içi aktif öğrenme alanları sağlıyoruz. Bilgiye ulaşım kolaylaştığı için öğretmen artık bir rehber olarak görülüyor. Dolayısıyla çocuklar yaparak öğrenmeye ve grup çalışmalarına daha meyilli oluyorlar. Bunun için bu ürünleri kullanarak sınıfta sınırsız yazma alanı sağlamayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda sınıf akustiği üzerinde çalışarak sınıfta sadece görsel anlamda değil, işitsel anlamda iletişimi de iyileştiriyoruz. Yine bu sene çıkardığımız, Emko Display öğrenci dolaplarımızla öğrencilerin sınıf içinde sosyal etkileşimini arttırarak, her öğrenciye kendini ifade edebilecekleri alanlar sunuyoruz. Bunlar gibi ürünleri kullanarak dersin kalitesini arttırmayı amaçlıyoruz. Bu sene sloganımızı “Geleceğin Sınıfları” olarak belirledik. Ürün portföyümüzü oluştururken hep bir adım ötesini düşünerek geleceğin sınıflarını eğitimcilerle beraber tasarlıyoruz.
Hizmet sunduğunuz eğitim kurumu sayısı ne kadar? Kaç eğitim kurumuna ulaşmayı hedefliyorsunuz? Ayrıca ürünlerinizi yurtdışına da ihraç ediyor musunuz?
Emko çok eski ve köklü bir firma ve ürün portföyü çok geniş. Bu nedenle eğitim kurumları pazarında penetrasyonumuz çok yüksek. Artık kurum sahipleri ile konuştuğumuzda bile küçükken Emko’nun sıralarını ve yazı tahtalarını kullandıklarını söylüyorlar. Bu da bizim markamıza karşı sıcak yaklaşmalarını sağlıyor.
İhracat için de başta İsveç olmak üzere Avrupa pazarı ve Körfez ülkeleri en çok çalıştığımız ülkelerin başında geliyor. Ülkemizi yurtdışında da temsil etmek bizi gururlandırıyor.

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Haziran 2017 15:18

Gösterim: 4330

Global antivirüs yazılım kuruluşu ESET; tüm anne, baba ve öğrencileri huzurlu ve keyifli bir yaz tatili için dijital cihazlarda güvenliği elden bırakmamaya çağırıyor. ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, dikkat edilmesi gereken konuları 7 başlık altında topladı.

alev_akkoyunlu_esetOkullar tatile girdi. Bilgisayar, tablet ve telefon başında daha çok zaman geçirilecek. ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, huzurlu bir tatil için tüm anne-babaları ve öğrencileri, dijital dünyada seyahat ederken dikkatli olmaya çağırdı ve alınması gereken önlemleri sıraladı:

1. Verilerinizi yedekleyin! Ödevler ve ders notları kaybolmasın. Verilerinizi yedekleyerek güvenli bir ortamda saklayın. Böylece bilgisayar veya tabletinizde yer alan okulla ilgili ödevler, yazılar ve notlar, cihazınız bozulduğu veya kaybolduğu zaman da ulaşılabilir halde olur.

2. USB aygıtları virüse karşı kontrol edin! Filmlerin kaydedildiği ve belgelerin paylaşıldığı taşınabilir bellekler, virüslerin yayılmasına neden olabiliyor. Tatilde de çok kullanılacakları için güncel bir virüs tarayıcı ile taratmak faydalı olur.

3. Online oyun oynayın ama oyuna gelmeyin! Siber suçlular, dijital oyunlar yoluyla zararlı yazılım bulaştırmayı severler. Bundan korumanın yolu ancak güncel ve lisanslı bir antivirüs veya internet güvenliği yazılımıyla olabilir. Antivirüs programı, dijital dünyaya her gün salınan 350 bini aşkın yeni virüs ve truva atı gibi zararlı yazılımlara karşı kalkan görevi görür. Bu arada ESET dahil, bazı önde gelen antivirüs yazılımları Oyun Modu (Gamer Mode) sağlayarak hem oyun performansının düşmesini engeller, hem de güvenlik sunar: https://www.eset.com/tr/home/products/smart-security-v9/gamer-mode/

4. Sistem yamalarını ihmal etmeyin! Eğer sisteminizi güncel tutmuyorsanız, pek çok tehlikeye de açık bir hedef olduğunuzu bilmelisiniz. Windows, Adobe Reader, Flash, iTunes ve benzeri uygulamaların güncellemelerini yakından takip etmeli ve bunları güncel tutmalısınız. Güncelleme, online güvenliğiniz için temel teşkil eder.
ESET, tüm dünyayı sarsan WannaCry saldırılarına karşı Microsoft sistemlerinizin açıklara karşı güvenli olup olmadığını kontrol eden bir denetleyici yayınladı. Bilgisayarınızı hemen kontrol edebilirsiniz: https://help.eset.com/eset_tools/ESETEternalBlueChecker.exe
Your computer is safe yazısı çıkıyorsa, güvendesiniz. Sorun varsa şu adımları takip edin: https://www.eset.com/tr/about/press/articles/article/wannacrya-karsi-guvende-misiniz-hemen-kontrol-edin/

5. Bedava şeyler güzel ama tehlikeli olabilir! İnternette ‘kazandınız‘, ‘bedava‘, ‘ücretsiz‘, ‘100 kişi arasından size çıktı‘ gibi sizi tıklamaya teşvik eden web siteleri ve pencerelere temkinli yaklaşın. Siber suçlular, hem arama motorlarında hem de Facebook gibi sosyal medya kanallarında, kullanıcıların ilgisini bu şekilde çekmeyi iyi biliyor. Bu tür linklerden korunmak için her gördüğünüz linke doğrudan tıklamak yerine öncelikle bu linkin gerçekten ilgili kişiden geldiğine emin olmaya çalışın.

6. Ebeveyn kontrolü yazılımları kullanın. Pek çok güvenlik yazılımı firması özelliklerine göre ücretli ya da ücretsiz olarak indirilebilen aile koruma, filtreleme ya da ebeveyn kontrolü yazılımları sunuyor. Bu tür yazılımlarla aileler, pek çok kategorideki web sitelerine erişimi engelleyebiliyor. ESET Mobile Security, ESET Internet Security ve ESET Smart Security Premium yazılımları da bu tür ebeveyn koruması (Parental Control) özellikleri sunuyor.

7. Ölçüyü kaçırmayın, arada dijital detox yapın, yaptırın! Dijital cihazların çok uzun süreli kullanımı, bir süre sonra odaklanamama sıkıntısı doğurabilir, ki bu da güvenlik riski oluşturur. Sık sık ara verin, verdirin. Ayrıca cihazlarınızın cazibe düzeyini indirin. Akıllı telefonun parlak renkli ekranını, siyah beyaz veya griye dönüştürerek, buna başlayabilirsiniz. Bu arada İlkokul çocuklarının günde 45 dakika, ortaokul öğrencilerinin 1 saat, liselilerin ise 2 saatten fazla dijital cihazla geçirmemeleri tavsiye ediliyor.

> Tatile dijital virüslerden uzak durmanın 7 yolu

Global antivirüs yazılım kuruluşu ESET; tüm anne, baba ve öğrencileri huzurlu ve keyifli bir yaz tatili için dijital cihazlarda güvenliği elden bırakmamaya çağırıyor. ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, dikkat edilmesi gereken konuları 7 başlık altında topladı.

alev_akkoyunlu_esetOkullar tatile girdi. Bilgisayar, tablet ve telefon başında daha çok zaman geçirilecek. ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, huzurlu bir tatil için tüm anne-babaları ve öğrencileri, dijital dünyada seyahat ederken dikkatli olmaya çağırdı ve alınması gereken önlemleri sıraladı:

1. Verilerinizi yedekleyin! Ödevler ve ders notları kaybolmasın. Verilerinizi yedekleyerek güvenli bir ortamda saklayın. Böylece bilgisayar veya tabletinizde yer alan okulla ilgili ödevler, yazılar ve notlar, cihazınız bozulduğu veya kaybolduğu zaman da ulaşılabilir halde olur.

2. USB aygıtları virüse karşı kontrol edin! Filmlerin kaydedildiği ve belgelerin paylaşıldığı taşınabilir bellekler, virüslerin yayılmasına neden olabiliyor. Tatilde de çok kullanılacakları için güncel bir virüs tarayıcı ile taratmak faydalı olur.

3. Online oyun oynayın ama oyuna gelmeyin! Siber suçlular, dijital oyunlar yoluyla zararlı yazılım bulaştırmayı severler. Bundan korumanın yolu ancak güncel ve lisanslı bir antivirüs veya internet güvenliği yazılımıyla olabilir. Antivirüs programı, dijital dünyaya her gün salınan 350 bini aşkın yeni virüs ve truva atı gibi zararlı yazılımlara karşı kalkan görevi görür. Bu arada ESET dahil, bazı önde gelen antivirüs yazılımları Oyun Modu (Gamer Mode) sağlayarak hem oyun performansının düşmesini engeller, hem de güvenlik sunar: https://www.eset.com/tr/home/products/smart-security-v9/gamer-mode/

4. Sistem yamalarını ihmal etmeyin! Eğer sisteminizi güncel tutmuyorsanız, pek çok tehlikeye de açık bir hedef olduğunuzu bilmelisiniz. Windows, Adobe Reader, Flash, iTunes ve benzeri uygulamaların güncellemelerini yakından takip etmeli ve bunları güncel tutmalısınız. Güncelleme, online güvenliğiniz için temel teşkil eder.
ESET, tüm dünyayı sarsan WannaCry saldırılarına karşı Microsoft sistemlerinizin açıklara karşı güvenli olup olmadığını kontrol eden bir denetleyici yayınladı. Bilgisayarınızı hemen kontrol edebilirsiniz: https://help.eset.com/eset_tools/ESETEternalBlueChecker.exe
Your computer is safe yazısı çıkıyorsa, güvendesiniz. Sorun varsa şu adımları takip edin: https://www.eset.com/tr/about/press/articles/article/wannacrya-karsi-guvende-misiniz-hemen-kontrol-edin/

5. Bedava şeyler güzel ama tehlikeli olabilir! İnternette ‘kazandınız‘, ‘bedava‘, ‘ücretsiz‘, ‘100 kişi arasından size çıktı‘ gibi sizi tıklamaya teşvik eden web siteleri ve pencerelere temkinli yaklaşın. Siber suçlular, hem arama motorlarında hem de Facebook gibi sosyal medya kanallarında, kullanıcıların ilgisini bu şekilde çekmeyi iyi biliyor. Bu tür linklerden korunmak için her gördüğünüz linke doğrudan tıklamak yerine öncelikle bu linkin gerçekten ilgili kişiden geldiğine emin olmaya çalışın.

6. Ebeveyn kontrolü yazılımları kullanın. Pek çok güvenlik yazılımı firması özelliklerine göre ücretli ya da ücretsiz olarak indirilebilen aile koruma, filtreleme ya da ebeveyn kontrolü yazılımları sunuyor. Bu tür yazılımlarla aileler, pek çok kategorideki web sitelerine erişimi engelleyebiliyor. ESET Mobile Security, ESET Internet Security ve ESET Smart Security Premium yazılımları da bu tür ebeveyn koruması (Parental Control) özellikleri sunuyor.

7. Ölçüyü kaçırmayın, arada dijital detox yapın, yaptırın! Dijital cihazların çok uzun süreli kullanımı, bir süre sonra odaklanamama sıkıntısı doğurabilir, ki bu da güvenlik riski oluşturur. Sık sık ara verin, verdirin. Ayrıca cihazlarınızın cazibe düzeyini indirin. Akıllı telefonun parlak renkli ekranını, siyah beyaz veya griye dönüştürerek, buna başlayabilirsiniz. Bu arada İlkokul çocuklarının günde 45 dakika, ortaokul öğrencilerinin 1 saat, liselilerin ise 2 saatten fazla dijital cihazla geçirmemeleri tavsiye ediliyor.

Son Güncelleme: Salı, 13 Haziran 2017 13:46

Gösterim: 3170

Microsoft tarafından düzenlenen Kodu Cup 2016 yarışmasına "Çevre ve Ben" temasıyla katılan Yalova Atatürk Bilim Sanat Merkezi öğrencileri, Türkiye'den 165 projeyi geçerek birinci oldu.

 

yesili_takip_etYalova Atatürk Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, merkezi ABD'de bulunan bilişim ve yazılım şirketi Microsoft tarafından "Geleceği planlayan çocuklar" sloganıyla düzenlenen "Kodu Cup 2016" tasarım ve programlama yarışmasında, "Yeşili takip et (Follow the green)" oyunuyla Türkiye birincisi oldu.
"Green Team" adıyla yarışmada yer alan ortaokul öğrencileri, "Follow the green" oyunuyla Türkiye'den katılan 165 projeyi geride bıraktı.
BİLSEM Müdürü Sabri Kan, öğrencilerinin bu yarışmadan hak ettiği birincilikle döndüğünü söyledi.
Öğrencilerin kod yazarak oluşturdukları bu anlamlı oyunun derece aldığını duyunca çok sevindiğini dile getiren Kan, "Çok yakın gelecekte onların yazılım alanında ülkemizi çok iyi yerlerde temsil edeceğine inancım sonsuzdur." dedi.
Bilişim Teknolojileri öğretmeni Koray Özdemir de bilişim çağında öğrencilerin programlamayı öğrenmesinden, bununla yeni oyunlar tasarlamasından ve kurum olarak buna aracı olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, şöyle konuştu:

 

"Yarışmanın amacı öğrencilerimizin programlama yeterliliklerini kullanarak, 'Çevre ve Ben' temalı bir oyun hazırlamalarıydı. Bu amaçla öğrencilerimiz bir senaryo oluşturdu. Daha sonra bu senaryoya bağlı programın genel tasarımını yaptılar. Ardından kendi başlarına bunun kodlamasını, programlamasını yaptılar ve oyunlarını hazır hale getirdiler."

 

"Programlamanın, kodlamanın ne olduğunu bilmiyordum"
8. Sınıf öğrencisi ve Green Team Sözcüsü Simay İlaslan, bilgisayarla BİLSEM'de tanıştığını kaydetti. Buraya gelmeden önce programlamanın, kodlamanın ne olduğunu bilmediğini anlatan İlaslan, "Bizlere verilen zaman içinde oyunumuzu yetiştirmek için sabah saat 05.00'te kalkıp okula gitmeden önce oyunu yapmaya ve vaktimi buna harcamaya başladım. Arkadaşlarımla teneffüslerde bile vaktimizi buna harcadık. Bu şekilde de oyunumuz yaptık." dedi.
Green Team'de görev alan öğrenci Musa Mert Atik de oyunu piyasaya sürecek gibi hazırladıklarını dile getirerek, "Farklı farklı insanlardan farklı düşünceler alarak bu oyunu yapmaya çalıştık." dedi.
Oyunun senaryosunu yazan Şebnem Ilgıt Yılmaz da BİLSEM'in katkılarıyla bu yarışmaya katıldıklarını aktararak, "Bu yarışmaya görev paylaşımı yaparak hazırlandık. Ben senaryoyu yazdım. Mert ve Simay da kategorileri ayarladı, birlikte kodları yazdık. Bu şekilde hem zamandan kazandık hem de birlikte çalışmış olduk." diye konuştu.


> Yeşili takip et ile Microsoft'un Türkiye birincisi oldular

Microsoft tarafından düzenlenen Kodu Cup 2016 yarışmasına "Çevre ve Ben" temasıyla katılan Yalova Atatürk Bilim Sanat Merkezi öğrencileri, Türkiye'den 165 projeyi geçerek birinci oldu.

 

yesili_takip_etYalova Atatürk Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, merkezi ABD'de bulunan bilişim ve yazılım şirketi Microsoft tarafından "Geleceği planlayan çocuklar" sloganıyla düzenlenen "Kodu Cup 2016" tasarım ve programlama yarışmasında, "Yeşili takip et (Follow the green)" oyunuyla Türkiye birincisi oldu.
"Green Team" adıyla yarışmada yer alan ortaokul öğrencileri, "Follow the green" oyunuyla Türkiye'den katılan 165 projeyi geride bıraktı.
BİLSEM Müdürü Sabri Kan, öğrencilerinin bu yarışmadan hak ettiği birincilikle döndüğünü söyledi.
Öğrencilerin kod yazarak oluşturdukları bu anlamlı oyunun derece aldığını duyunca çok sevindiğini dile getiren Kan, "Çok yakın gelecekte onların yazılım alanında ülkemizi çok iyi yerlerde temsil edeceğine inancım sonsuzdur." dedi.
Bilişim Teknolojileri öğretmeni Koray Özdemir de bilişim çağında öğrencilerin programlamayı öğrenmesinden, bununla yeni oyunlar tasarlamasından ve kurum olarak buna aracı olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, şöyle konuştu:

 

"Yarışmanın amacı öğrencilerimizin programlama yeterliliklerini kullanarak, 'Çevre ve Ben' temalı bir oyun hazırlamalarıydı. Bu amaçla öğrencilerimiz bir senaryo oluşturdu. Daha sonra bu senaryoya bağlı programın genel tasarımını yaptılar. Ardından kendi başlarına bunun kodlamasını, programlamasını yaptılar ve oyunlarını hazır hale getirdiler."

 

"Programlamanın, kodlamanın ne olduğunu bilmiyordum"
8. Sınıf öğrencisi ve Green Team Sözcüsü Simay İlaslan, bilgisayarla BİLSEM'de tanıştığını kaydetti. Buraya gelmeden önce programlamanın, kodlamanın ne olduğunu bilmediğini anlatan İlaslan, "Bizlere verilen zaman içinde oyunumuzu yetiştirmek için sabah saat 05.00'te kalkıp okula gitmeden önce oyunu yapmaya ve vaktimi buna harcamaya başladım. Arkadaşlarımla teneffüslerde bile vaktimizi buna harcadık. Bu şekilde de oyunumuz yaptık." dedi.
Green Team'de görev alan öğrenci Musa Mert Atik de oyunu piyasaya sürecek gibi hazırladıklarını dile getirerek, "Farklı farklı insanlardan farklı düşünceler alarak bu oyunu yapmaya çalıştık." dedi.
Oyunun senaryosunu yazan Şebnem Ilgıt Yılmaz da BİLSEM'in katkılarıyla bu yarışmaya katıldıklarını aktararak, "Bu yarışmaya görev paylaşımı yaparak hazırlandık. Ben senaryoyu yazdım. Mert ve Simay da kategorileri ayarladı, birlikte kodları yazdık. Bu şekilde hem zamandan kazandık hem de birlikte çalışmış olduk." diye konuştu.


Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Eylül 2016 17:30

Gösterim: 3807

Ege Üniversitesi Matematik Bölümü doktora öğrencisi Alkım, yabancı üniversitelerden arkadaşlarıyla yaptığı çalışma ile Facebook tarafından yılda bir düzenlenen internet savunma ödülünü kazandı.

 

facebookFacebook'un 2016 İnternet Savunma Ödülü'nü, Ege Üniversitesi (EÜ) Matematik Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı doktora öğrencisi Erdem Alkım ve çalışma arkadaşları kazandı.
Ödül sitesinden yapılan duyuruda, EÜ Fen Fakültesi Matematik Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Urfat Nuriyev'in doktora öğrencilerinden Erdem Alkım'ın, Centrum Wiskunde & Informatica'dan Leo Ducas, Infineon Technologies AG'den Thomas Pöppelmann ve Radboud Üniversitesinden Peter Schwabe ile ortak yaptığı çalışmayla Facebook tarafından yılda bir düzenlenen 2016 yılı internet savunma ödülünü kazandığı belirtildi.
Prof. Dr. Nuriyev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kuantum bilgisayarlarının üretilmesiyle kullanılan şifreleme yöntemlerinin dayandığı temel problemlerin rahatlıkla çözülebilecek olmasının, bilim insanlarını farklı temellere dayanan güvenlik sistemleri üzerinde çalışmaya sevk ettiğini kaydetti.
Alkım'ın çalışma arkadaşlarıyla yaptığı bu çalışmayla internet sitelerindeki "https" öneki ile gösterilen güvenli internet erişimi sisteminin kuantum bilgisayarların üretilmesi sonrasında bile güvenli olarak kullanılmasına olanak sağladığını kaydeden Prof. Dr. Nuriyev şunları ifade etti:
"Gerek algoritmanın güvenlik seviyesi gerekse uygulamasının verimliliği bu çalışmanın ilgi görmesine sebep olmuştur. Çalışma ilk olarak Google tarafından kuantum bilgisayarların oluşturulmasından sonraki döneme ön hazırlık amacıyla günümüz güvenlik çözümlerinin yanında kullanılmıştır. Daha sonrasında TOR Projesinin aynı şekilde bu sistemi günümüz sistemleriyle birlikte uygulamasının ardından, akademik bildiri olarak hazırlanan çalışma USENIX Security 2016 konferansına sunulmak üzere kabul edilmiş ve bu konferans sırasında Facebook tarafından internetin daha güvenli bir ortam haline getirilmesinde önemli katkı sağlayan yayınları desteklemek için oluşturduğu 'Internet Defense Prize' ödülüne layık görülmüştür."


> Facebook'tan Türk öğrenciye ödül

Ege Üniversitesi Matematik Bölümü doktora öğrencisi Alkım, yabancı üniversitelerden arkadaşlarıyla yaptığı çalışma ile Facebook tarafından yılda bir düzenlenen internet savunma ödülünü kazandı.

 

facebookFacebook'un 2016 İnternet Savunma Ödülü'nü, Ege Üniversitesi (EÜ) Matematik Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı doktora öğrencisi Erdem Alkım ve çalışma arkadaşları kazandı.
Ödül sitesinden yapılan duyuruda, EÜ Fen Fakültesi Matematik Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Urfat Nuriyev'in doktora öğrencilerinden Erdem Alkım'ın, Centrum Wiskunde & Informatica'dan Leo Ducas, Infineon Technologies AG'den Thomas Pöppelmann ve Radboud Üniversitesinden Peter Schwabe ile ortak yaptığı çalışmayla Facebook tarafından yılda bir düzenlenen 2016 yılı internet savunma ödülünü kazandığı belirtildi.
Prof. Dr. Nuriyev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kuantum bilgisayarlarının üretilmesiyle kullanılan şifreleme yöntemlerinin dayandığı temel problemlerin rahatlıkla çözülebilecek olmasının, bilim insanlarını farklı temellere dayanan güvenlik sistemleri üzerinde çalışmaya sevk ettiğini kaydetti.
Alkım'ın çalışma arkadaşlarıyla yaptığı bu çalışmayla internet sitelerindeki "https" öneki ile gösterilen güvenli internet erişimi sisteminin kuantum bilgisayarların üretilmesi sonrasında bile güvenli olarak kullanılmasına olanak sağladığını kaydeden Prof. Dr. Nuriyev şunları ifade etti:
"Gerek algoritmanın güvenlik seviyesi gerekse uygulamasının verimliliği bu çalışmanın ilgi görmesine sebep olmuştur. Çalışma ilk olarak Google tarafından kuantum bilgisayarların oluşturulmasından sonraki döneme ön hazırlık amacıyla günümüz güvenlik çözümlerinin yanında kullanılmıştır. Daha sonrasında TOR Projesinin aynı şekilde bu sistemi günümüz sistemleriyle birlikte uygulamasının ardından, akademik bildiri olarak hazırlanan çalışma USENIX Security 2016 konferansına sunulmak üzere kabul edilmiş ve bu konferans sırasında Facebook tarafından internetin daha güvenli bir ortam haline getirilmesinde önemli katkı sağlayan yayınları desteklemek için oluşturduğu 'Internet Defense Prize' ödülüne layık görülmüştür."


Son Güncelleme: Salı, 18 Ekim 2016 19:09

Gösterim: 3719

Sosyal medya uzmanları, teknolojik gelişmelerle hızla yaygınlaşan canlı yayın uygulamaları dolayısıyla yeni meslek ve kazanç kapılarının oluştuğunu bildirdi.

 

cepSosyal medya ve siber güvenlik uzmanları, teknolojik gelişmelerle hızla yaygınlaşan canlı yayın uygulamaları dolayısıyla yeni meslek ve kazanç kapıları oluştuğunu belirterek, telif haklarından doğan olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için kullanıcıların eğitim alması gerektiğini bildirdi.
Bilişim Teknolojileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve siber güvenlik uzmanı Yavuz Sultan Selim Yüksel, 4,5G teknolojisine geçilmesiyle sosyal medyadan canlı yayın yapanların sayısının hızla artmaya başladığını söyledi.
Yüksel, Türkiye'de insanların canlı yayın uygulamalarına çabuk alıştığını ifade ederek, "4,5G teknolojisi, hayatımıza çok daha hızlı internet kavramını getirdi. Çok hızlı geniş bant internet erişimi olan ülkelerde, yeni yeni meslekler oluşmaya başladı." dedi.
Sosyal medyada spor, sanat, edebiyat ve müzik gibi alanlarda canlı yayınla kitlelere ulaşılabildiğini aktaran Yüksel, bazı sosyal mecraların da canlı yayın hizmetine başladığını belirtti.
Artık dünyanın herhangi bir ülkesindeki konferansın internet üzerinden canlı izlenebildiğine dikkati çeken Yüksel, şöyle devam etti: "Evimizdeyken televizyondan veya statta akıllı telefonlarla o müsabakayı canlı vererek, diğer insanların istifade etmesini sağlıyoruz. Bir sonraki adımda da canlı yayınlarla iş fikirleri ortaya çıkacak. Bunu ticarete bile dönüştürebilecekler. Çünkü şimdiden sosyal medyada yapılan kimi yayınlar, 30-40 bin izlenme sayısına ulaşıyor."

 

"Düzenlemeler çok net değil"
Bireysel şekilde yapılan canlı yayınlarda bazı hukuki ihlallerin de yaşandığını vurgulayan Yüksel, "Canlı yayınlarda farkında olmadan birçok kusurlu davranış yapılıyor. Bir süre sonra karşımıza çıkacak durumlar oluşuyor. Şu anda bu canlı yayınlarla ilgili hukuki düzenlemeler çok net değil ama sırayla bunlar da gelecektir. Çünkü sizin yaptığınız canlı yayın bir başkasının hakkını ihlal de edebilir. Bunlar gelecekte karşımıza çıkacak." değerlendirmesini yaptı. Televizyonlarda yayınlanmayan futbol maçlarının sosyal medyadan verilmesinin vatandaşın yararına olduğunu dile getiren Yüksel, bu tür canlı yayınların engellenemeyeceğini ancak bazı düzenlemeler yapılabileceğini belirtti. 

 

"Gazetecilik açısından büyük kazanım"
Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Başkanı Said Ercan da Periscope uygulamasını dünyada en fazla Türklerin kullandığını belirtti.
Ercan, son dönemde Facebook'a da canlı yayın özelliği eklendiğini ifade ederek, bu tür yayınların artık hayatın bir parçası olduğunu bildirdi. Bazı futbol maçlarının sosyal medyadan izlenebildiğini dile getiren Ercan, "Bir yere canlı yayın aracı götürülmesi çok masraflı bir işken artık sadece bir telefonla dünyanın her yerine ulaşabiliyorsunuz. Bu anlamda gazetecilik açısından büyük bir kazanım." değerlendirmesinde bulundu. Ercan, canlı yayınların kalitesinin zamanla artacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Canlı yayınlarla ilgili de son dönemde yeni sektörler ortaya çıkıyor. Vatandaş gazetecileri, zaten güzel paralar kazanmaya başladılar. Yayınlarının izlenmesi, onun reyting ve puanını artırıyor. Böylece fenomen haline dönüşmesini sağlıyor. Canlı yayın fenomenlerinin sayısı, gelecekte artacak. Bu faaliyetleri de bir gün mesleğe dönüşecek. Ayrıca, 'youtuber' denen kişiler, çok meşhur oldu. Herkesle çalışıyorlar ve bu bir mesleğe dönüştü. Bu tür canlı yayın yapan kişilerin de bir süre sonra fenomenleşeceğini ve yeni iş kolları oluşturacaklarını düşünüyorum."


> Sosyal medyadaki canlı yayınlar, yeni iş kapıları açıyor

Sosyal medya uzmanları, teknolojik gelişmelerle hızla yaygınlaşan canlı yayın uygulamaları dolayısıyla yeni meslek ve kazanç kapılarının oluştuğunu bildirdi.

 

cepSosyal medya ve siber güvenlik uzmanları, teknolojik gelişmelerle hızla yaygınlaşan canlı yayın uygulamaları dolayısıyla yeni meslek ve kazanç kapıları oluştuğunu belirterek, telif haklarından doğan olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için kullanıcıların eğitim alması gerektiğini bildirdi.
Bilişim Teknolojileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve siber güvenlik uzmanı Yavuz Sultan Selim Yüksel, 4,5G teknolojisine geçilmesiyle sosyal medyadan canlı yayın yapanların sayısının hızla artmaya başladığını söyledi.
Yüksel, Türkiye'de insanların canlı yayın uygulamalarına çabuk alıştığını ifade ederek, "4,5G teknolojisi, hayatımıza çok daha hızlı internet kavramını getirdi. Çok hızlı geniş bant internet erişimi olan ülkelerde, yeni yeni meslekler oluşmaya başladı." dedi.
Sosyal medyada spor, sanat, edebiyat ve müzik gibi alanlarda canlı yayınla kitlelere ulaşılabildiğini aktaran Yüksel, bazı sosyal mecraların da canlı yayın hizmetine başladığını belirtti.
Artık dünyanın herhangi bir ülkesindeki konferansın internet üzerinden canlı izlenebildiğine dikkati çeken Yüksel, şöyle devam etti: "Evimizdeyken televizyondan veya statta akıllı telefonlarla o müsabakayı canlı vererek, diğer insanların istifade etmesini sağlıyoruz. Bir sonraki adımda da canlı yayınlarla iş fikirleri ortaya çıkacak. Bunu ticarete bile dönüştürebilecekler. Çünkü şimdiden sosyal medyada yapılan kimi yayınlar, 30-40 bin izlenme sayısına ulaşıyor."

 

"Düzenlemeler çok net değil"
Bireysel şekilde yapılan canlı yayınlarda bazı hukuki ihlallerin de yaşandığını vurgulayan Yüksel, "Canlı yayınlarda farkında olmadan birçok kusurlu davranış yapılıyor. Bir süre sonra karşımıza çıkacak durumlar oluşuyor. Şu anda bu canlı yayınlarla ilgili hukuki düzenlemeler çok net değil ama sırayla bunlar da gelecektir. Çünkü sizin yaptığınız canlı yayın bir başkasının hakkını ihlal de edebilir. Bunlar gelecekte karşımıza çıkacak." değerlendirmesini yaptı. Televizyonlarda yayınlanmayan futbol maçlarının sosyal medyadan verilmesinin vatandaşın yararına olduğunu dile getiren Yüksel, bu tür canlı yayınların engellenemeyeceğini ancak bazı düzenlemeler yapılabileceğini belirtti. 

 

"Gazetecilik açısından büyük kazanım"
Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Başkanı Said Ercan da Periscope uygulamasını dünyada en fazla Türklerin kullandığını belirtti.
Ercan, son dönemde Facebook'a da canlı yayın özelliği eklendiğini ifade ederek, bu tür yayınların artık hayatın bir parçası olduğunu bildirdi. Bazı futbol maçlarının sosyal medyadan izlenebildiğini dile getiren Ercan, "Bir yere canlı yayın aracı götürülmesi çok masraflı bir işken artık sadece bir telefonla dünyanın her yerine ulaşabiliyorsunuz. Bu anlamda gazetecilik açısından büyük bir kazanım." değerlendirmesinde bulundu. Ercan, canlı yayınların kalitesinin zamanla artacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Canlı yayınlarla ilgili de son dönemde yeni sektörler ortaya çıkıyor. Vatandaş gazetecileri, zaten güzel paralar kazanmaya başladılar. Yayınlarının izlenmesi, onun reyting ve puanını artırıyor. Böylece fenomen haline dönüşmesini sağlıyor. Canlı yayın fenomenlerinin sayısı, gelecekte artacak. Bu faaliyetleri de bir gün mesleğe dönüşecek. Ayrıca, 'youtuber' denen kişiler, çok meşhur oldu. Herkesle çalışıyorlar ve bu bir mesleğe dönüştü. Bu tür canlı yayın yapan kişilerin de bir süre sonra fenomenleşeceğini ve yeni iş kolları oluşturacaklarını düşünüyorum."


Son Güncelleme: Perşembe, 22 Eylül 2016 11:16

Gösterim: 2832


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.