Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Türkiye'de son 10 yılda çocuk ve gençlik edebiyatı, sektörün en hızlı büyüyen bölümü olurken, sadece çocuk kitapları üzerine çalışan yayıncıların yanı sıra büyük kitapevleri de çocuk ve gençlik birimlerini kurarak veya genişleterek pazardan pay almaya çalışıyor.
Türk yazarların eserlerine ek olarak dünya çocuk edebiyatından çok satan seriler ve kitaplar birbiri ardına kaliteli çizimler ve baskılarla raflarda küçük okuyucuların beğenisine sunuluyor.
Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Kenan Kocatürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda çocuk kitaplarına ilginin oldukça arttığını gözlemlediklerini söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2003 yılında ders kitaplarını topluca alıp dağıtma kararı almasının, sosyal açıdan bakıldığında kabul edilebilir bir durum olmasına karşın, Türkiye genelinde çocuk ve gençlik kitapları hazırlayan 10 bin kitapçının kapanmasıyla sonuçlandığını ifade eden Kocatürk, bu olumsuz sürecin ardından daha kaliteli ürünler sunan yayın evlerinin birbiri ardına faaliyetine başladığını kaydetti.
Kocatürk, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitaplarını topluca alıp dağıtması ile 10 bin kitapçı kapandı ama bu durum uzun vadede çocuk ve gençlik edebiyatının gelişmesine etki etti" dedi.
"Sadece çocuk kitapları satılıyor"
Sektörde yayımlanan kitap sayısındaki artışın yanında, bu alana yatırım yapan yayıncılar sayesinde kitapların görsel kalitesinde de ciddi bir iyileşme görüldüğünü dile getiren Kocatürk, kitap evlerinin gençlik ve çocuk edebiyatına yer ayırmaya başladığını, hatta sadece çocuk kitapları satan kitap evlerinin açıldığını belirtti.
Dünyada çok takip edilen çocuk ve gençlik serilerinin Türkçe'ye kazandırıldığına işaret eden Kocatürk, şöyle konuştu:
"Tüm bu iyileşmeye rağmen UNESCO'nun araştırmasına göre, Türk çocukları okuma ve yazılanı anlama konusunda listenin sonlarında yer alıyor. Araştırmalar, okuma alışkanlığının erken yaşta kazanılmasının önemini ortaya koyuyor. Bu alandaki gelişmeler umut verici ve sevindirici. Artık çocuk ve gençlik edebiyatında dünyayı takip eden, ciddi yayıncılık yapan kurumlar var. Bu pazar, sabırla ve uzun vadeli politikalarla gelişti. Hatta artık yavaş yavaş bizim yazarlarımız, çizerlerimiz dünyaya açılmaya başladı."
"Çocuk edebiyatı nihayet kabul edildi"
"Bugün Ne Cadılık Yaptım-", "Sevginin Mırnavcası", "Bintepe'nin Hayaleti" gibi çok okunan çocuk kitaplarına imza atan yazar Nur İçözü de yazarların ve yayıncıların özverili çalışmalarıyla son yıllarda birçok nitelikli eserin okuyucuyla buluştuğunu belirterek, "Yazar ve yayınevlerinin özverili çalışmasıyla, Türkiye'de artık çocuk edebiyatının varlığı kabul edildi" diye konuştu.
Çocuk kitaplarında talep patlaması olduğuna dikkati çeken İçözü, yazarların davet edildikleri her yerde çocuk ve genç okuyucularla buluştuğunu, okur-yazar buluşmalarının ve çeşitli yarışmaların artmasının okuyucu sayısının da artmasını sağladığını kaydetti.
İyi eserler her zaman kalıcı ve geçerli olmakla birlikte, günümüz çocuklarının yaşam alışkanlıkları ve tercihlerinin değiştiği söyleyen Nur İçözü, yeni bir çocuk edebiyatının var olduğunu da kabul etmek gerektiğini ifade ederek, "Kendi çocukluğumuzda okuduklarımızı illa çocuklarımıza dayatmayalım" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye'de son 10 yılda çocuk ve gençlik edebiyatı, sektörün en hızlı büyüyen bölümü olurken, sadece çocuk kitapları üzerine çalışan yayıncıların yanı sıra büyük kitapevleri de çocuk ve gençlik birimlerini kurarak veya genişleterek pazardan pay almaya çalışıyor.
Türk yazarların eserlerine ek olarak dünya çocuk edebiyatından çok satan seriler ve kitaplar birbiri ardına kaliteli çizimler ve baskılarla raflarda küçük okuyucuların beğenisine sunuluyor.
Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Kenan Kocatürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda çocuk kitaplarına ilginin oldukça arttığını gözlemlediklerini söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2003 yılında ders kitaplarını topluca alıp dağıtma kararı almasının, sosyal açıdan bakıldığında kabul edilebilir bir durum olmasına karşın, Türkiye genelinde çocuk ve gençlik kitapları hazırlayan 10 bin kitapçının kapanmasıyla sonuçlandığını ifade eden Kocatürk, bu olumsuz sürecin ardından daha kaliteli ürünler sunan yayın evlerinin birbiri ardına faaliyetine başladığını kaydetti.
Kocatürk, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitaplarını topluca alıp dağıtması ile 10 bin kitapçı kapandı ama bu durum uzun vadede çocuk ve gençlik edebiyatının gelişmesine etki etti" dedi.
"Sadece çocuk kitapları satılıyor"
Sektörde yayımlanan kitap sayısındaki artışın yanında, bu alana yatırım yapan yayıncılar sayesinde kitapların görsel kalitesinde de ciddi bir iyileşme görüldüğünü dile getiren Kocatürk, kitap evlerinin gençlik ve çocuk edebiyatına yer ayırmaya başladığını, hatta sadece çocuk kitapları satan kitap evlerinin açıldığını belirtti.
Dünyada çok takip edilen çocuk ve gençlik serilerinin Türkçe'ye kazandırıldığına işaret eden Kocatürk, şöyle konuştu:
"Tüm bu iyileşmeye rağmen UNESCO'nun araştırmasına göre, Türk çocukları okuma ve yazılanı anlama konusunda listenin sonlarında yer alıyor. Araştırmalar, okuma alışkanlığının erken yaşta kazanılmasının önemini ortaya koyuyor. Bu alandaki gelişmeler umut verici ve sevindirici. Artık çocuk ve gençlik edebiyatında dünyayı takip eden, ciddi yayıncılık yapan kurumlar var. Bu pazar, sabırla ve uzun vadeli politikalarla gelişti. Hatta artık yavaş yavaş bizim yazarlarımız, çizerlerimiz dünyaya açılmaya başladı."
"Çocuk edebiyatı nihayet kabul edildi"
"Bugün Ne Cadılık Yaptım-", "Sevginin Mırnavcası", "Bintepe'nin Hayaleti" gibi çok okunan çocuk kitaplarına imza atan yazar Nur İçözü de yazarların ve yayıncıların özverili çalışmalarıyla son yıllarda birçok nitelikli eserin okuyucuyla buluştuğunu belirterek, "Yazar ve yayınevlerinin özverili çalışmasıyla, Türkiye'de artık çocuk edebiyatının varlığı kabul edildi" diye konuştu.
Çocuk kitaplarında talep patlaması olduğuna dikkati çeken İçözü, yazarların davet edildikleri her yerde çocuk ve genç okuyucularla buluştuğunu, okur-yazar buluşmalarının ve çeşitli yarışmaların artmasının okuyucu sayısının da artmasını sağladığını kaydetti.
İyi eserler her zaman kalıcı ve geçerli olmakla birlikte, günümüz çocuklarının yaşam alışkanlıkları ve tercihlerinin değiştiği söyleyen Nur İçözü, yeni bir çocuk edebiyatının var olduğunu da kabul etmek gerektiğini ifade ederek, "Kendi çocukluğumuzda okuduklarımızı illa çocuklarımıza dayatmayalım" dedi.
Son Güncelleme: Salı, 30 Nisan 2013 11:34
Gösterim: 1370
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, teknik eğitim fakülteleri mezunlarına mühendislik yolunun açılmamasını istedi.
Geçtiğimiz günlerde YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın, teknik eğitim fakültesi mezunlarının mühendislik yapabileceği konusunda çalışmaların sona yaklaştığını açıklamasının ardından ilk tepki TMMOB ile İnşaat Mühendisleri Odası’ndan geldi.
İnşaat Mühendisleri Odasından yapılan yazılı açıklamada, Üniversitelerarası Kurul’un uygun görüş bildirdiği bu konunun, YÖK Genel Kurulu’nda değerlendirileceği ifade edildi. Bütün bilimsel ve teknik verilerin, söz konusu fakültelerde uygulanan programın mühendislik için yeterli olmadığını gösterdiği savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Mühendislik eğitimi ve mesleğinin sorunlarının, teknik öğretmenleri ‘mühendisleştirerek’, mühendislerin sayısını artırarak çözülmesi mümkün değil. Bu yolla sorun çözülmeyecek, yeni sorunlar açığa çıkacaktır. İnşaat Mühendisleri Odası, YÖK’ü bir kez daha düşünmeye, konuyla ilgili meslek odalarının görüş ve yaklaşımlarını almaya, ülke gerçeklerini görmeye çağırmaktadır.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, teknik eğitim fakülteleri mezunlarına mühendislik yolunun açılmamasını istedi.
Geçtiğimiz günlerde YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın, teknik eğitim fakültesi mezunlarının mühendislik yapabileceği konusunda çalışmaların sona yaklaştığını açıklamasının ardından ilk tepki TMMOB ile İnşaat Mühendisleri Odası’ndan geldi.
İnşaat Mühendisleri Odasından yapılan yazılı açıklamada, Üniversitelerarası Kurul’un uygun görüş bildirdiği bu konunun, YÖK Genel Kurulu’nda değerlendirileceği ifade edildi. Bütün bilimsel ve teknik verilerin, söz konusu fakültelerde uygulanan programın mühendislik için yeterli olmadığını gösterdiği savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Mühendislik eğitimi ve mesleğinin sorunlarının, teknik öğretmenleri ‘mühendisleştirerek’, mühendislerin sayısını artırarak çözülmesi mümkün değil. Bu yolla sorun çözülmeyecek, yeni sorunlar açığa çıkacaktır. İnşaat Mühendisleri Odası, YÖK’ü bir kez daha düşünmeye, konuyla ilgili meslek odalarının görüş ve yaklaşımlarını almaya, ülke gerçeklerini görmeye çağırmaktadır.”
Son Güncelleme: Pazar, 28 Nisan 2013 22:15
Gösterim: 2062
Öğretmenlerin yaptığı tüm sınavlar izlemeye alınacak. Hangi okul, hangi sınıf ne kadar başarılı ya da başarısız tespit edilecek ve veriler merkezde toplanarak değerlendirilecek.
Ankara Milli Eğitim Müdürü, tıpkı sokakların MOBESE ile izlendiği gibi, öğretmenlerin verdikleri tüm sınav notlarını izleyeceklerini söyledi. Aydoğan, “Her dersten yapılan sınavları tek tek, sınıf sınıf ele alacağız, bir Ankara ortalaması çıkaracağız, sonuçta sınıf ortalaması Ankara ortalamasından düşük olan okulları bilgilendireceğiz” dedi.
Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, başkentte tüm eğitim camiasının çok yoğun bir çalışma içinde olduğunu söyledi. Kentin son Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) puan türlerine göre Türkiye genelinde en yüksek puanları alarak, geçmiş yıllara göre çok büyük bir atılım yaptığını ve en başarılı iller sıralamasında Türkiye birincisi olduğunu belirten Aydoğan, “Başkentimizin son 4 yıllık grafiği şöyle. 2010 yılında 6’ncı, 2011 yılında 5’inci, 2012 yılında 2’nci ve 2013 yılında Türkiye 1’incisi. Böyle bir başarı var mı bilmiyorum. Ayrıca, Ankara ilk kez tüm kategorilerde birinci oluyor. Bu da önemli bir şey” diye konuştu. Aydoğan, bu başarının tesadüfen elde edilmediğini, arkasında çok büyük bir çalışma olduğunu vurgulayarak, tüm okullarla etkili bir iletişim içinde olduklarını söyledi.
Eğitimin içindeki tüm aktörlerin niyetlerini, hedeflerini, stratejilerini bildiğini dile getiren Aydoğan, şunları söyledi:
“Herkesle çok yakın bir diyalog içindeyiz. İldeki tüm okullardan günlük rapor alan belki de tek iliz. Haymana’nın bir köyünde bir çocuğumuzun burnu kanasa haberimiz oluyor. Ankara’da veli profili de çok iyi. Okullarımıza çok yardımcı oluyorlar. Öğretmenlerimizin, gerek öğrencilerle gerekse velilerle diyalogları çok iyi. Bir de şu var. Biz doğrudan iletişimden yanayız. İnsan ilişkileri konusu bizim en temel önceliklerimizden biri ve herkes bizim bu önceliğimizin farkında. Tüm bunlar biraraya gelince, başarı da geliyor.”
Sınav notlarını izleyeceğiz
Kamil Aydoğan, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün birçok yenilikçi uygulamaya da imza attığını belirterek, söz konusu uygulamaları hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin hizmetine sunduklarını bildirdi. Bunlardan birini daha önümüzdeki eğitim öğretim döneminde hayata geçireceklerini anlatan Aydoğan, şöyle konuştu:
“Tıpkı sokakların MOBESE ile izlendiği gibi biz de öğretmenlerimizin verdikleri tüm sınav notlarını izleyeceğiz. Çocuklar daha ilk yazılıyı olur olmaz, oluşturacağımız bir ekip, tüm Ankara’da yapılan birinci yazılıların sonuçlarının analizini yapacak ve öğrenciyi, veliyi değil okulu bilgilendirecek. ‘Müdürüm, sizin şu sınıfınızda Ankara’nın genel başarısıyla örtüşmeyen bir durum var. Hatta sizin kendi okulunuzun diğer sınıflarıyla da örtüşmeyen bir durum var. Bu sınıfta bir anormallik var, buraya dikkat edin’ diyecek. Yani bu sistemle, her dersten yapılan sınavları tek tek, sınıf sınıf, ele alacağız, bir Ankara ortalaması çıkaracağız, sonuçta sınıf ortalaması Ankara ortalamasından düşük olan okulları bilgilendireceğiz.”
Sistem cezalandırma amacıyla kullanılmayacak
Bu sistemin sonuçlarının kesinlikle cezalandırma amacıyla kullanılmayacağının altını çizen Aydoğan, bilgilendirme yapılacağını, önlem almak için okulların teşvik edileceğini, gerekirse de il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri olarak destek vereceklerini söyledi. Sistemin Türkiye’de ilk olacağını belirten Aydoğan, “Adeta eğitimin MOBESE’si Ankara’da kurulacak. Şu anda da benzer bazı sistemlerle zaten okullarımızı izliyoruz. Faaliyetlerini, başarılarını takip ediyoruz. Bu sistemle de izlemediğimiz, ölçmediğimiz, değerlendirmediğimiz tek bir açık nokta bile kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Öğretmenlerin yaptığı tüm sınavlar izlemeye alınacak. Hangi okul, hangi sınıf ne kadar başarılı ya da başarısız tespit edilecek ve veriler merkezde toplanarak değerlendirilecek.
Ankara Milli Eğitim Müdürü, tıpkı sokakların MOBESE ile izlendiği gibi, öğretmenlerin verdikleri tüm sınav notlarını izleyeceklerini söyledi. Aydoğan, “Her dersten yapılan sınavları tek tek, sınıf sınıf ele alacağız, bir Ankara ortalaması çıkaracağız, sonuçta sınıf ortalaması Ankara ortalamasından düşük olan okulları bilgilendireceğiz” dedi.
Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, başkentte tüm eğitim camiasının çok yoğun bir çalışma içinde olduğunu söyledi. Kentin son Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) puan türlerine göre Türkiye genelinde en yüksek puanları alarak, geçmiş yıllara göre çok büyük bir atılım yaptığını ve en başarılı iller sıralamasında Türkiye birincisi olduğunu belirten Aydoğan, “Başkentimizin son 4 yıllık grafiği şöyle. 2010 yılında 6’ncı, 2011 yılında 5’inci, 2012 yılında 2’nci ve 2013 yılında Türkiye 1’incisi. Böyle bir başarı var mı bilmiyorum. Ayrıca, Ankara ilk kez tüm kategorilerde birinci oluyor. Bu da önemli bir şey” diye konuştu. Aydoğan, bu başarının tesadüfen elde edilmediğini, arkasında çok büyük bir çalışma olduğunu vurgulayarak, tüm okullarla etkili bir iletişim içinde olduklarını söyledi.
Eğitimin içindeki tüm aktörlerin niyetlerini, hedeflerini, stratejilerini bildiğini dile getiren Aydoğan, şunları söyledi:
“Herkesle çok yakın bir diyalog içindeyiz. İldeki tüm okullardan günlük rapor alan belki de tek iliz. Haymana’nın bir köyünde bir çocuğumuzun burnu kanasa haberimiz oluyor. Ankara’da veli profili de çok iyi. Okullarımıza çok yardımcı oluyorlar. Öğretmenlerimizin, gerek öğrencilerle gerekse velilerle diyalogları çok iyi. Bir de şu var. Biz doğrudan iletişimden yanayız. İnsan ilişkileri konusu bizim en temel önceliklerimizden biri ve herkes bizim bu önceliğimizin farkında. Tüm bunlar biraraya gelince, başarı da geliyor.”
Sınav notlarını izleyeceğiz
Kamil Aydoğan, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün birçok yenilikçi uygulamaya da imza attığını belirterek, söz konusu uygulamaları hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin hizmetine sunduklarını bildirdi. Bunlardan birini daha önümüzdeki eğitim öğretim döneminde hayata geçireceklerini anlatan Aydoğan, şöyle konuştu:
“Tıpkı sokakların MOBESE ile izlendiği gibi biz de öğretmenlerimizin verdikleri tüm sınav notlarını izleyeceğiz. Çocuklar daha ilk yazılıyı olur olmaz, oluşturacağımız bir ekip, tüm Ankara’da yapılan birinci yazılıların sonuçlarının analizini yapacak ve öğrenciyi, veliyi değil okulu bilgilendirecek. ‘Müdürüm, sizin şu sınıfınızda Ankara’nın genel başarısıyla örtüşmeyen bir durum var. Hatta sizin kendi okulunuzun diğer sınıflarıyla da örtüşmeyen bir durum var. Bu sınıfta bir anormallik var, buraya dikkat edin’ diyecek. Yani bu sistemle, her dersten yapılan sınavları tek tek, sınıf sınıf, ele alacağız, bir Ankara ortalaması çıkaracağız, sonuçta sınıf ortalaması Ankara ortalamasından düşük olan okulları bilgilendireceğiz.”
Sistem cezalandırma amacıyla kullanılmayacak
Bu sistemin sonuçlarının kesinlikle cezalandırma amacıyla kullanılmayacağının altını çizen Aydoğan, bilgilendirme yapılacağını, önlem almak için okulların teşvik edileceğini, gerekirse de il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri olarak destek vereceklerini söyledi. Sistemin Türkiye’de ilk olacağını belirten Aydoğan, “Adeta eğitimin MOBESE’si Ankara’da kurulacak. Şu anda da benzer bazı sistemlerle zaten okullarımızı izliyoruz. Faaliyetlerini, başarılarını takip ediyoruz. Bu sistemle de izlemediğimiz, ölçmediğimiz, değerlendirmediğimiz tek bir açık nokta bile kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Pazar, 28 Nisan 2013 10:22
Gösterim: 1514
Muğla’da Anadolu Lisesi öğrencileri sınıfta ‘Harlem Shake’ dansı yapıp bu dansı da internette yayınlayınca okul yönetimi tarafından okuldan atıldı
Habertürk’ün haberine göre, Muğla Bodrum'daki Ayşe Gülsevim Ali Rüştü Kaynak Anadolu Lisesi idaresi tartışılacak bir karara imza attı. 9. sınıfa devam eden 8 erkek öğrenci (O. K., O.C., Ş.E.T., K.S., O.G., R.K., O.C. ve U.Ö.) öğle arası sınıflarında tahtaya 'Harlem Shake Dans' yazdıktan sonra dans edip görüntüleri cep telefonlarına kaydetti. Daha sonra da bu görüntüleri sanal ortamda okullarının adını da vererek paylaştı. Gerçekte stres atmak amacıyla daha çok sallanarak yaptıkları dans, öğrencilerin başını yaktı. Okul yönetiminin görüntüleri izlemesiyle öğrenciler disipline verildi.
Kurul kararı onadı
Okul Müdür Yardımcısı ve Disiplin Kurulu Başkanı Mustafa Çelik başkanlığında öğretmenlerden oluşan Okul Disiplin Kurulu, öğrencilerin tamamı hakkında tasdikname verilerek, okuldan uzaklaştırılmaları yönünde karar aldı. İlçe Disiplin Kurulu da cezaları onayladı. Okul Müdürü Hakan Camcıoğlu, öğrenci velilerini tek tek okula çağırarak, Disiplin Kurulu kararı tebliğ edilmeden, velilerin kendi kararlarıyla çocuklarının nakillerini başka okullara almaları yönünde uyardı.
Ya okuldan gidin ya da cezayı sicilinize işleriz
Öğrencileri velileri şimdi tebligat yapılmadan çocuklarını okuldan alırsa ceza öğrencilerin sicillerine işlenmeyecek. Almazlarsa çocukların eğitim hayatlarının sonu olabilecek. Öğrenciler tasdikname alırsa örgün öğretim dışına çıkarak eğitimlerine açık lisede devam etmek zorunda kalacak.
'Siz hiç mi çocuk olmadınız?'
Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvuran veliler karara tepki gösterdi: "Çocuklarımız sadece kendi aralarında dans ediyorlar. Yalnızca biraz cinsel içerikli dans biçiminde sergiliyorlar. Yanlarında kız öğrenci yok. 15-16 yaşında çocuklar ve hata yaptıklarını anladılar. Siz hiç mi çocuk olmadınız? Okuldan atılmasınlar." Ancak velilerin itirazı İl Disiplin Kurulunca reddedildi. Aileler, okul müdürü ve Bodrum MEM'nden hoşgörü göstermediği için Bakanlığa şikayetçi olacaklarını bildirdi.
Okulun adı internete düştü diye disipline verdik
Okul Müdürü Hakan Camcıoğlu: "Öğrencilerimiz sadece okulda dans ettikleri için disipline verilmedi. Bu görüntüleri okulun adıyla internette paylaştıkları için disipline verildi. Görüntüler tasvip edilemez. Çocukların sicilleri bozulmasın, başka okullarda eğitimlerini sürdürebilsinler diye velilerinden nakillerini almalarını istedik. Hiçbir öğrenci şu ana kadar atılmadı. Bazıları kaydını aldı. Nakil almayanların tasdiknameleri işleme konulacak. Çünkü İl Disiplin Kurulu cezaları onayladı"
Kaynak Habertürk
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Muğla’da Anadolu Lisesi öğrencileri sınıfta ‘Harlem Shake’ dansı yapıp bu dansı da internette yayınlayınca okul yönetimi tarafından okuldan atıldı
Habertürk’ün haberine göre, Muğla Bodrum'daki Ayşe Gülsevim Ali Rüştü Kaynak Anadolu Lisesi idaresi tartışılacak bir karara imza attı. 9. sınıfa devam eden 8 erkek öğrenci (O. K., O.C., Ş.E.T., K.S., O.G., R.K., O.C. ve U.Ö.) öğle arası sınıflarında tahtaya 'Harlem Shake Dans' yazdıktan sonra dans edip görüntüleri cep telefonlarına kaydetti. Daha sonra da bu görüntüleri sanal ortamda okullarının adını da vererek paylaştı. Gerçekte stres atmak amacıyla daha çok sallanarak yaptıkları dans, öğrencilerin başını yaktı. Okul yönetiminin görüntüleri izlemesiyle öğrenciler disipline verildi.
Kurul kararı onadı
Okul Müdür Yardımcısı ve Disiplin Kurulu Başkanı Mustafa Çelik başkanlığında öğretmenlerden oluşan Okul Disiplin Kurulu, öğrencilerin tamamı hakkında tasdikname verilerek, okuldan uzaklaştırılmaları yönünde karar aldı. İlçe Disiplin Kurulu da cezaları onayladı. Okul Müdürü Hakan Camcıoğlu, öğrenci velilerini tek tek okula çağırarak, Disiplin Kurulu kararı tebliğ edilmeden, velilerin kendi kararlarıyla çocuklarının nakillerini başka okullara almaları yönünde uyardı.
Ya okuldan gidin ya da cezayı sicilinize işleriz
Öğrencileri velileri şimdi tebligat yapılmadan çocuklarını okuldan alırsa ceza öğrencilerin sicillerine işlenmeyecek. Almazlarsa çocukların eğitim hayatlarının sonu olabilecek. Öğrenciler tasdikname alırsa örgün öğretim dışına çıkarak eğitimlerine açık lisede devam etmek zorunda kalacak.
'Siz hiç mi çocuk olmadınız?'
Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvuran veliler karara tepki gösterdi: "Çocuklarımız sadece kendi aralarında dans ediyorlar. Yalnızca biraz cinsel içerikli dans biçiminde sergiliyorlar. Yanlarında kız öğrenci yok. 15-16 yaşında çocuklar ve hata yaptıklarını anladılar. Siz hiç mi çocuk olmadınız? Okuldan atılmasınlar." Ancak velilerin itirazı İl Disiplin Kurulunca reddedildi. Aileler, okul müdürü ve Bodrum MEM'nden hoşgörü göstermediği için Bakanlığa şikayetçi olacaklarını bildirdi.
Okulun adı internete düştü diye disipline verdik
Okul Müdürü Hakan Camcıoğlu: "Öğrencilerimiz sadece okulda dans ettikleri için disipline verilmedi. Bu görüntüleri okulun adıyla internette paylaştıkları için disipline verildi. Görüntüler tasvip edilemez. Çocukların sicilleri bozulmasın, başka okullarda eğitimlerini sürdürebilsinler diye velilerinden nakillerini almalarını istedik. Hiçbir öğrenci şu ana kadar atılmadı. Bazıları kaydını aldı. Nakil almayanların tasdiknameleri işleme konulacak. Çünkü İl Disiplin Kurulu cezaları onayladı"
Kaynak Habertürk
Son Güncelleme: Pazar, 28 Nisan 2013 10:33
Gösterim: 3505
En az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri mezunları Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcısı olabilecek.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlığı Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlığına atanmaları ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcıları ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlarının görev ve sorumluluklarını düzenleyen yönetmeliğe göre, uzmanlık mesleğine, giriş sınavıyla uzman yardımcısı olarak girilecek ve uzman yardımcısı kadrosuna atanabilmek için giriş sınavında başarılı olmak şartı aranacak. Giriş sınavı, kadro ve ihtiyaç durumuna göre Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından uygun görülen zamanlarda açılacak. Giriş sınavı, yazılı ve sözlü olarak iki aşamalı veya yalnızca sözlü olarak tek aşamalı yapılacak.
Giriş sınavına katılma şartları ise şöyle:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımak, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden veya Genel Sekreterlikçe yürütülen hizmetlerin gerektirdiği en az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olmak, giriş sınavının yapılacağı tarihte otuz beş yaşını doldurmamış olmak, giriş sınavının son başvuru tarihi itibarıyla, geçerliliği bulunan merkezi sınavdan başvuru il'nında belirtilen puan türü veya puan türlerinden asgari puanı almış olmak."
Uzman yardımcılığı süresi en az üç yıl olacak. Uzman yardımcıları gerekli şartları yerine getirilmesi durumunda uzman olarak atanabilecek.
Uzman ve uzman yardımcıları, uzmanlık gerektiren çalışmaların ve görevlerin Genel Sekreterin talimatları doğrultusunda mevzuata, plan ve programlara uygun olarak, süresinde ve eksiksiz yerine getirilmesinden, hizmetlerin adil, verimli ve etkin sunulmasından Genel Sekretere ve bağlı bulundukları birim amirlerine karşı sorumlu olacak. Uzman ve uzman yardımcıları, uzmanlık mesleğinin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak ve etik ilkelere aykırı düşecek nitelikte davranışlarda bulunamayacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
En az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri mezunları Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcısı olabilecek.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlığı Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlığına atanmaları ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzman Yardımcıları ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Uzmanlarının görev ve sorumluluklarını düzenleyen yönetmeliğe göre, uzmanlık mesleğine, giriş sınavıyla uzman yardımcısı olarak girilecek ve uzman yardımcısı kadrosuna atanabilmek için giriş sınavında başarılı olmak şartı aranacak. Giriş sınavı, kadro ve ihtiyaç durumuna göre Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından uygun görülen zamanlarda açılacak. Giriş sınavı, yazılı ve sözlü olarak iki aşamalı veya yalnızca sözlü olarak tek aşamalı yapılacak.
Giriş sınavına katılma şartları ise şöyle:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımak, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden veya Genel Sekreterlikçe yürütülen hizmetlerin gerektirdiği en az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olmak, giriş sınavının yapılacağı tarihte otuz beş yaşını doldurmamış olmak, giriş sınavının son başvuru tarihi itibarıyla, geçerliliği bulunan merkezi sınavdan başvuru il'nında belirtilen puan türü veya puan türlerinden asgari puanı almış olmak."
Uzman yardımcılığı süresi en az üç yıl olacak. Uzman yardımcıları gerekli şartları yerine getirilmesi durumunda uzman olarak atanabilecek.
Uzman ve uzman yardımcıları, uzmanlık gerektiren çalışmaların ve görevlerin Genel Sekreterin talimatları doğrultusunda mevzuata, plan ve programlara uygun olarak, süresinde ve eksiksiz yerine getirilmesinden, hizmetlerin adil, verimli ve etkin sunulmasından Genel Sekretere ve bağlı bulundukları birim amirlerine karşı sorumlu olacak. Uzman ve uzman yardımcıları, uzmanlık mesleğinin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak ve etik ilkelere aykırı düşecek nitelikte davranışlarda bulunamayacak.
Son Güncelleme: Pazar, 28 Nisan 2013 09:00
Gösterim: 1674

