Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Ankara 11. Aile Mahkemesi, boşanmış bir çiftin çocuğunun annenin soyadını kullanması talebiyle açılan davayı kabul etti.

Esra Ertan ile Mustafa Alkaç, 2009'da boşandıktan sonra müşterek çocuklarının velayet hakkı mahkemece anneye verildi. Anne Esra Ertan, Ankara Nüfus Müdürlüğü ile boşandığı Mustafa Alkaç'a dava açarak, babanın soyadını kullanan çocuğuna kendi soyadını vermesinin kabulünü talep etti.

Davanın tevzi edildiği Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Karadağ, ''çocuğun soyadının değiştirilmesi talebinin velayet hakkının kullanılmasına dayalı olduğu gerekçesiyle mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğuna'' hükmetti ve dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucu davanın kabulüne karar verdi.

Velayet hakkının, ergin olmayan çocukların bakım ve gözetimine ilişkin haklar ve yükümlülükleri de içerdiği vurgulanan kararda, çocuğun soyadını seçme hakkının da velayet hakkının içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Evlilik birliği sırasında çocukla ilgili bütün hak ve menfaatleri anne ve baba ortak kullanıyorken, boşanmayla birlikte velayetin verildiği eşin, velayetin bütün hak ve yetkilerini kullanabileceğinin kabulünün gerektiği bildirilen kararda, ''çocuğun, beraber yaşadığı annesiyle soyadının aynı olmasının sosyal yaşam içinde ve hakların kullanılmasında menfaatine olduğu'' vurgulandı.

> Çocuk annesinin soyadını taşıyabilecek

Ankara 11. Aile Mahkemesi, boşanmış bir çiftin çocuğunun annenin soyadını kullanması talebiyle açılan davayı kabul etti.

Esra Ertan ile Mustafa Alkaç, 2009'da boşandıktan sonra müşterek çocuklarının velayet hakkı mahkemece anneye verildi. Anne Esra Ertan, Ankara Nüfus Müdürlüğü ile boşandığı Mustafa Alkaç'a dava açarak, babanın soyadını kullanan çocuğuna kendi soyadını vermesinin kabulünü talep etti.

Davanın tevzi edildiği Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Karadağ, ''çocuğun soyadının değiştirilmesi talebinin velayet hakkının kullanılmasına dayalı olduğu gerekçesiyle mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğuna'' hükmetti ve dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucu davanın kabulüne karar verdi.

Velayet hakkının, ergin olmayan çocukların bakım ve gözetimine ilişkin haklar ve yükümlülükleri de içerdiği vurgulanan kararda, çocuğun soyadını seçme hakkının da velayet hakkının içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Evlilik birliği sırasında çocukla ilgili bütün hak ve menfaatleri anne ve baba ortak kullanıyorken, boşanmayla birlikte velayetin verildiği eşin, velayetin bütün hak ve yetkilerini kullanabileceğinin kabulünün gerektiği bildirilen kararda, ''çocuğun, beraber yaşadığı annesiyle soyadının aynı olmasının sosyal yaşam içinde ve hakların kullanılmasında menfaatine olduğu'' vurgulandı.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Eylül 2012 11:49

Gösterim: 1296

Kapıcı çocukları bir sınıfta toplandı iddiasını İl Milli Eğitim yalanladı

Gaziantep’de yeni eğitim-öğretim yılında ismi “Nilgün- İsmet Akınalan İlkokul Ortaokulu” olarak değiştirilen Gaziyurt İlköğretim Okulu’nda kapıcı çocukları bir sınıfta toplandı. Varlıklı çocukların toplandığı sınıfa da en iyi öğretmenler verildi. Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise, iddiaları yalanladı.

Nilgün- İsmet Akınalan okulunda kapıcı çocukları bir sınıfa, varlıklı çocuklar ve öğretmen çocukları da ayrı bir sınıfa toplatıldı. Varlıklı, okula bağış yapan çocukların ve öğretmen çocuklarının bulunduğu bu sınıfa en iyi öğretmenler verildi.

Okul idaresinin bu uygulamasının duyulmasından sonra, birçok veli “çocuklarımız bu sınıfta başarısız mı olur” endişesine kapılarak, çocuklarını “kapıcı çocukları” sınıfından aldılar. Sonuçta geriye 9 çocuk kaldı ve alınan bilgiye göre okul idaresi o sınıfı nakille gelen öğrencilerle doldurmayı planlıyor.

Veliler, öncelikle kapıcı çocuklarının bir sınıfta toplanmasına tepki gösterdi. Okul idaresinin insan haklarına ve eğitimde eşitlik ilkesine aykırı uygulamalarından şikayetçi olan veliler, “Bir sınıfta varlıklı ve okula çok bağış yapanlarla, öğretmen çocukları toplandı. Bu sınıfa en iyi öğretmenler giriyor ve bu öğretmenler başka sınıflarda derse girmiyor. Burada çocuğun başarısı değil, babası paralı olanlar kıstas alınıyor. Bir eğitim kurumunda bu kıstaslara göre eğitim yapılırsa, biz çocuklarımıza hangi doğruyu öğreteceğiz” diye konuştular.

Okulun adı da değişti

İddiaya göre Gaziantep’teki Gaziyurt İlköğretim Okulu’nun adı, Milli Eğitim’e bir milyon bağışta bulunurken, “Adımı şehrin en merkezindeki bir okula vereceksiniz, gelen geçen görecek” diye şart koşan bağışçının adı ile değiştirildi. Okulun yeni ismi, Nilgün-İsmet Akınalan olarak değiştirildi.

Her öğrenciden 300 TL isteniyor

İlköğretim birinci sınıf öğretmeni, sınıfa projeksiyon makinesi alınacak diye direterek, her öğrenciden 300 lira istediğini dile getiren bir grup veli, “Milli Eğitim Bakanı, öğrenci velisinden para talep edilmeyecek sözlerini hatırlatarak okulda geçen yıl okul aile birliğine toplanan bağış miktarı incelendiğinde, gerçeğin ne olduğu, velilerin nasıl soyulduğu görülecektir.” dedi.

Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü:

Yaptığımız incelemeler sonucunda veli toplantılarında velilerden herhangi bir şekilde para toplanmadığı görüldü. Ayrıca haberde yer alan projeksiyon alınması için para toplandığı iddiası da doğru değil. Çünkü halihazırda sınıfta zaten projeksiyon cihazı mevcut. Zaten bu okulumuzda bütün sınıflarda projeksiyon cihazı bulunuyor. Okulumuzun bulunduğu Sarıgüllük Mahallesi’nde 1. sınıfa kayıt olacak e-okul ekranına yansıyan 180 öğrenci 1. sınıflar için ayrılan 8 şubeye yapılan kura sonucu öğretmeni ile birlikte dağıtıldı. Sınıf listeleri incelendiğinde de görüldüğü gibi meslek grubundan öğrenci velisinin tüm sınıflarda dengeli bir şekilde bulunduğu görülüyor. Haberde yer alan kapıcı çocuklarının özellikle bir sınıfta toplandığı iddiası gerçeği yansıtmıyor. Her şubede velisi kapıcılık yapan sadece bir öğrencinin olduğu tespit edildi. Yapılan ön incelemenin netlik kazanması açısından konuyla ilgili Müdürlüğümüzce İl Eğitim Denetmenleri görevlendirilerek inceleme başlatıldı.

> O habere İl Milli Eğitim’den yalanlama

Kapıcı çocukları bir sınıfta toplandı iddiasını İl Milli Eğitim yalanladı

Gaziantep’de yeni eğitim-öğretim yılında ismi “Nilgün- İsmet Akınalan İlkokul Ortaokulu” olarak değiştirilen Gaziyurt İlköğretim Okulu’nda kapıcı çocukları bir sınıfta toplandı. Varlıklı çocukların toplandığı sınıfa da en iyi öğretmenler verildi. Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise, iddiaları yalanladı.

Nilgün- İsmet Akınalan okulunda kapıcı çocukları bir sınıfa, varlıklı çocuklar ve öğretmen çocukları da ayrı bir sınıfa toplatıldı. Varlıklı, okula bağış yapan çocukların ve öğretmen çocuklarının bulunduğu bu sınıfa en iyi öğretmenler verildi.

Okul idaresinin bu uygulamasının duyulmasından sonra, birçok veli “çocuklarımız bu sınıfta başarısız mı olur” endişesine kapılarak, çocuklarını “kapıcı çocukları” sınıfından aldılar. Sonuçta geriye 9 çocuk kaldı ve alınan bilgiye göre okul idaresi o sınıfı nakille gelen öğrencilerle doldurmayı planlıyor.

Veliler, öncelikle kapıcı çocuklarının bir sınıfta toplanmasına tepki gösterdi. Okul idaresinin insan haklarına ve eğitimde eşitlik ilkesine aykırı uygulamalarından şikayetçi olan veliler, “Bir sınıfta varlıklı ve okula çok bağış yapanlarla, öğretmen çocukları toplandı. Bu sınıfa en iyi öğretmenler giriyor ve bu öğretmenler başka sınıflarda derse girmiyor. Burada çocuğun başarısı değil, babası paralı olanlar kıstas alınıyor. Bir eğitim kurumunda bu kıstaslara göre eğitim yapılırsa, biz çocuklarımıza hangi doğruyu öğreteceğiz” diye konuştular.

Okulun adı da değişti

İddiaya göre Gaziantep’teki Gaziyurt İlköğretim Okulu’nun adı, Milli Eğitim’e bir milyon bağışta bulunurken, “Adımı şehrin en merkezindeki bir okula vereceksiniz, gelen geçen görecek” diye şart koşan bağışçının adı ile değiştirildi. Okulun yeni ismi, Nilgün-İsmet Akınalan olarak değiştirildi.

Her öğrenciden 300 TL isteniyor

İlköğretim birinci sınıf öğretmeni, sınıfa projeksiyon makinesi alınacak diye direterek, her öğrenciden 300 lira istediğini dile getiren bir grup veli, “Milli Eğitim Bakanı, öğrenci velisinden para talep edilmeyecek sözlerini hatırlatarak okulda geçen yıl okul aile birliğine toplanan bağış miktarı incelendiğinde, gerçeğin ne olduğu, velilerin nasıl soyulduğu görülecektir.” dedi.

Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü:

Yaptığımız incelemeler sonucunda veli toplantılarında velilerden herhangi bir şekilde para toplanmadığı görüldü. Ayrıca haberde yer alan projeksiyon alınması için para toplandığı iddiası da doğru değil. Çünkü halihazırda sınıfta zaten projeksiyon cihazı mevcut. Zaten bu okulumuzda bütün sınıflarda projeksiyon cihazı bulunuyor. Okulumuzun bulunduğu Sarıgüllük Mahallesi’nde 1. sınıfa kayıt olacak e-okul ekranına yansıyan 180 öğrenci 1. sınıflar için ayrılan 8 şubeye yapılan kura sonucu öğretmeni ile birlikte dağıtıldı. Sınıf listeleri incelendiğinde de görüldüğü gibi meslek grubundan öğrenci velisinin tüm sınıflarda dengeli bir şekilde bulunduğu görülüyor. Haberde yer alan kapıcı çocuklarının özellikle bir sınıfta toplandığı iddiası gerçeği yansıtmıyor. Her şubede velisi kapıcılık yapan sadece bir öğrencinin olduğu tespit edildi. Yapılan ön incelemenin netlik kazanması açısından konuyla ilgili Müdürlüğümüzce İl Eğitim Denetmenleri görevlendirilerek inceleme başlatıldı.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Eylül 2012 10:44

Gösterim: 1987

Türkiye önceki gün okullarda yaşanan iki olayla sarsıldı. İstanbul'da 3. sınıf öğrencisi bir kız çocuğu, 5,5 yaşındaki Eren B.'yi tuvalette ıslatıp dövdü.

İzmir'de ise H.K. (15), fen öğretmeni Rabia Sevilay Durukan'ı bıçaklayarak öldürdü. Sevilay öğretmen toprağa verilirken, olayla ilgili yeni ayrıntılar da ortaya çıktı. Cinayet sırasında okul polisinin, zanlının ailesiyle müdür odasında bulunduğu öğrenildi. H.K'nın olaydan bir gün önce babası tarafından dövüldüğü ve ağabeyinin de uzun süredir cezaevinde olduğu gelen bilgiler arasında.


Cinayeti gören öğrenciler, psikolojik destek bekliyor

İzmir Karabağlar'daki Nazire Merzeci İlköğretim Okulu'nda derse geç kalan 8'inci sınıf öğrencisi H.K.'nın (15), tartıştığı fen öğretmeni Rabia Sevilay Durukan'ı (40) başka bir derste öğrencilerin gözü önünde bıçaklayarak öldürmesi infiale sebep oldu. H.K. tutuklanırken Sevilay öğretmenin meslektaşları ve öğrencileri meydanlara döküldü. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de okuldaki öğretmenlerin rehabilitasyonu için uzmanlardan oluşan ekip görevlendirdi. Ancak sınıfta işlenen cinayete şahit olan öğrencilerin durumu konusunda herhangi bir adım atılmadı. Uzmanlar, dün öğretmenlerle görüşmeye başladı. 10 günlük çalışmanın ardından uzman ekibin öğrencilerle de bir araya geleceği öğrenildi. Sevilay öğretmen dün gözyaşları arasında toprağa verilirken törene Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de katıldı.

Ağabey de cezaevinde

Bu arada cinayetin işlendiği sırada okul polisinin, zanlının ailesiyle müdür odasında bulunduğu öğrenildi. Velinin, okul yönetimi ile mutabakat imzalayacağı sırada H.K.'nın Durukan'ı öldürdüğü belirtildi. Okula 500 metre mesafede bulunan H.K.'ya ait evde kimsenin bulunmadığı gözlendi. Baba Cemil K.'nın midyecilik yaptığı, olaydan bir gün önce oğlunu dövdüğü, zanlının ağabeyinin de cezaevinde olduğu gelen bilgiler arasında. H.K.'nin saldırgan olduğunu ve devamlı disipline verildiğini anlatan arkadaşları ise şunları söyledi: "Saygısızdı. Her öğretmene küfür ediyordu. Okuldan kaçar, derslere girmezdi. Yanında 'kelebek' denen bıçakla bazen de jiletle gelirdi. Sinirliydi, sigara da içerdi. Bize iyi davranır, bazen de yardımcı olurdu ama sürekli kavga eden bir tipti. Bize de bıçakla saldırmıştı."

Okulda dövülen çocuğun ailesi müdüre tepkili

İstanbul Bayrampaşa Mustafa Itri İlköğretim Okulu'nda 3. sınıfa giden bir kız çocuğunun 66 aylık (5,5 yaşındaki) Eren B.'yi çarşamba günü tuvalette soyarak ıslatıp dövmesi, yeni eğitim sistemini tartışmaya açtı. Anne Dilek B., medyada çıkan bu haberlere ve okul müdürünün kendilerine karşı sergilediği olumsuz tavra tepkili. Dilek B. yeni eğitim sistemine karşı olmak gibi bir amaçlarının bulunmadığını belirterek, "Eğer istemeseydik çocuğumuza rapor alır, bu sene okula göndermezdik. Provokatif hiçbir eylem amacında değiliz." diye konuştu. Okul müdürüne ve Eren B.'yi döven kız çocuğuna dava açan aile, ilk başta müdüre dava açmak gibi bir amaçlarının olmadığını, ancak müdürün kendilerine karşı sert tutumu sebebiyle kendisinden şikayetçi olduklarını ifade etti. Kamera kayıtlarını seyreden anne Dilek B., kız çocuğunun Eren B.'yi kucağında tuvalete soktuktan sonra 10 dakikalık süre geçtiğini aktardı. Olayı fark eden okul görevlisinin Eren'i kucağında çıplak bir halde dışarıya çıkardığını belirtti. Baba Kader B. ise okul müdürünün olayı kendilerine haber vermediğini, eşinin okula 1 buçuk saat erken gittiği için olayı tesadüfen öğrendiğini aktardı. 5 günlük rapor alan Eren B., okula başladıktan sonra tuvaleti rehber öğretmen eşliğinde kullanacak. (zaman)

> Sevilay öğretmen bıçaklanırken polis, bakın neredeymiş?

Türkiye önceki gün okullarda yaşanan iki olayla sarsıldı. İstanbul'da 3. sınıf öğrencisi bir kız çocuğu, 5,5 yaşındaki Eren B.'yi tuvalette ıslatıp dövdü.

İzmir'de ise H.K. (15), fen öğretmeni Rabia Sevilay Durukan'ı bıçaklayarak öldürdü. Sevilay öğretmen toprağa verilirken, olayla ilgili yeni ayrıntılar da ortaya çıktı. Cinayet sırasında okul polisinin, zanlının ailesiyle müdür odasında bulunduğu öğrenildi. H.K'nın olaydan bir gün önce babası tarafından dövüldüğü ve ağabeyinin de uzun süredir cezaevinde olduğu gelen bilgiler arasında.


Cinayeti gören öğrenciler, psikolojik destek bekliyor

İzmir Karabağlar'daki Nazire Merzeci İlköğretim Okulu'nda derse geç kalan 8'inci sınıf öğrencisi H.K.'nın (15), tartıştığı fen öğretmeni Rabia Sevilay Durukan'ı (40) başka bir derste öğrencilerin gözü önünde bıçaklayarak öldürmesi infiale sebep oldu. H.K. tutuklanırken Sevilay öğretmenin meslektaşları ve öğrencileri meydanlara döküldü. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de okuldaki öğretmenlerin rehabilitasyonu için uzmanlardan oluşan ekip görevlendirdi. Ancak sınıfta işlenen cinayete şahit olan öğrencilerin durumu konusunda herhangi bir adım atılmadı. Uzmanlar, dün öğretmenlerle görüşmeye başladı. 10 günlük çalışmanın ardından uzman ekibin öğrencilerle de bir araya geleceği öğrenildi. Sevilay öğretmen dün gözyaşları arasında toprağa verilirken törene Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de katıldı.

Ağabey de cezaevinde

Bu arada cinayetin işlendiği sırada okul polisinin, zanlının ailesiyle müdür odasında bulunduğu öğrenildi. Velinin, okul yönetimi ile mutabakat imzalayacağı sırada H.K.'nın Durukan'ı öldürdüğü belirtildi. Okula 500 metre mesafede bulunan H.K.'ya ait evde kimsenin bulunmadığı gözlendi. Baba Cemil K.'nın midyecilik yaptığı, olaydan bir gün önce oğlunu dövdüğü, zanlının ağabeyinin de cezaevinde olduğu gelen bilgiler arasında. H.K.'nin saldırgan olduğunu ve devamlı disipline verildiğini anlatan arkadaşları ise şunları söyledi: "Saygısızdı. Her öğretmene küfür ediyordu. Okuldan kaçar, derslere girmezdi. Yanında 'kelebek' denen bıçakla bazen de jiletle gelirdi. Sinirliydi, sigara da içerdi. Bize iyi davranır, bazen de yardımcı olurdu ama sürekli kavga eden bir tipti. Bize de bıçakla saldırmıştı."

Okulda dövülen çocuğun ailesi müdüre tepkili

İstanbul Bayrampaşa Mustafa Itri İlköğretim Okulu'nda 3. sınıfa giden bir kız çocuğunun 66 aylık (5,5 yaşındaki) Eren B.'yi çarşamba günü tuvalette soyarak ıslatıp dövmesi, yeni eğitim sistemini tartışmaya açtı. Anne Dilek B., medyada çıkan bu haberlere ve okul müdürünün kendilerine karşı sergilediği olumsuz tavra tepkili. Dilek B. yeni eğitim sistemine karşı olmak gibi bir amaçlarının bulunmadığını belirterek, "Eğer istemeseydik çocuğumuza rapor alır, bu sene okula göndermezdik. Provokatif hiçbir eylem amacında değiliz." diye konuştu. Okul müdürüne ve Eren B.'yi döven kız çocuğuna dava açan aile, ilk başta müdüre dava açmak gibi bir amaçlarının olmadığını, ancak müdürün kendilerine karşı sert tutumu sebebiyle kendisinden şikayetçi olduklarını ifade etti. Kamera kayıtlarını seyreden anne Dilek B., kız çocuğunun Eren B.'yi kucağında tuvalete soktuktan sonra 10 dakikalık süre geçtiğini aktardı. Olayı fark eden okul görevlisinin Eren'i kucağında çıplak bir halde dışarıya çıkardığını belirtti. Baba Kader B. ise okul müdürünün olayı kendilerine haber vermediğini, eşinin okula 1 buçuk saat erken gittiği için olayı tesadüfen öğrendiğini aktardı. 5 günlük rapor alan Eren B., okula başladıktan sonra tuvaleti rehber öğretmen eşliğinde kullanacak. (zaman)

Son Güncelleme: Cuma, 28 Eylül 2012 09:25

Gösterim: 4288

ABD’deki ‘Wall Street’i işgal et’ eylemleri sırasında California Üniversitesi’nde protesto amacıyla oturma eylemi yapan 21 öğrenciye biber gazı sıkılmasının ardından, üniversitenin ödeyeceği tazminat belli oldu.

18 Kasım 2011’de sivil itaatsizlik eylemi yapan öğrencilere kısa mesafeden biber gazı sıkan polis memuru John Pike’ın kovulmasının ardından üniversite, 21 öğrencinin avukatlarıyla anlaştı. California Üniversitesi’ne kamu davası açılmasını engelleyeceği düşünülen anlaşmanın koşulları açıklanmadı.

Koşullar açıklanmasa da, şiddete uğrayan öğrencilerin herbirine 30 bin dolar verileceği, mahkeme giderleri ve ek tazminatlarla okul yönetiminin toplamda, yaklaşık 1 milyon dolar ödeyeceği bilgisi sızdırıldı.

Okul ayrıca, olaydan etkilenen her öğrenciye birer özür mektubu yazacak.

Tazminatla ilgili mutabakat metni, federal savcının kabul etmesiyle yürürlüğe konacak.

Üniversitede oturma eylemi yapan öğrencilere yakın mesafeden biber gazı sıkıldığını gösteren video internete sızdığında büyük tepki çekmiş, uluslararası medyada geniş yer almış ve milyonlarca kez izlenmişti.

California Üniversitesi öğrencilerinin direnişine biber gazıyla karşılık veren polis John Pike'ın, üniversitenin iç soruşturma raporunda aklanmasına rağmen, Ağustos ayında ücretli izne ayrılmasına karar verilmişti. Bunun ardından da, 11 yıldır kampusta görev yapan Pike'ın 110 bin dolarlık yıllık anlaşması tamamen feshedilmişti.

Türkiye'de de yaşanıyor

Polisin, başta öğrenciler olmak üzere eylem yapan halka karşı kullandığı biber gazı Türkiye'de de birçok kez tartışma konusu oldu.

Yakın geçmişte meydana gelen en acı olay ise Yalova'da polisin biber gazı sıktığı 31 yaşındaki astım hastası bir gencin hayatını kaybetmesiydi.

Geçen Mayıs ayında, sokakta yürürken görüp ayırmaya çalıştığı kavganın ortasında kalan Çayan Birben, gelen polislerin tarafları ayırmak için sıktığı biber gazından etkilenip hastanelik olmuş, Yalova Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmasına rağmen yaşamını yitirmişti. Yakınları, Birben'in astım hastası olduğunu ve polisin uyarılara rağmen biber gazı sıktığını öne sürmüştü. Yalova Emniyet Müdürlüğü ise olay günü Birben'in 4-5 kişilik bir grupla başka bir gruba saldırdığını, polislerin tarafları ayırdığını açıklamıştı.

Adli ve idari soruşturması halen devam eden bu olaydan sonra, polisin biber gazlı müdahalesi hakkında uzun süre tartışmalar yaşandı.

Temkinli kullanmak yerine ambulans

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu, tartışmalar üzerine yaptığı yazılı açıklamada, biber gazı kullanımının nefes borusu ve hava yollarında daralma, havayolu ve akciğer dokusunda iltihap ve şişmeye yol açtığını, bu gaza maruz kalan astım hastalarında ölüme sebebiyet verebileceğini belirtti.

Bu acı olayın üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, yetkililerin yaptığı uyarılara rağmen, Çanakkale'de, pankart astıkları için tutuklanan arkadaşlarına destek olmak için oturma eylemi yapan 15 öğrenciye polis, biber gazlı müdahalede bulundu.

Polis, gaza maruz kalan ve aralarında astım rahatsızlığı bulunduğu belirtilen yedi öğrenci için hemen ambulans çağırdı.(hürriyeteğitim)

> Biber gazına rekor tazminat!

ABD’deki ‘Wall Street’i işgal et’ eylemleri sırasında California Üniversitesi’nde protesto amacıyla oturma eylemi yapan 21 öğrenciye biber gazı sıkılmasının ardından, üniversitenin ödeyeceği tazminat belli oldu.

18 Kasım 2011’de sivil itaatsizlik eylemi yapan öğrencilere kısa mesafeden biber gazı sıkan polis memuru John Pike’ın kovulmasının ardından üniversite, 21 öğrencinin avukatlarıyla anlaştı. California Üniversitesi’ne kamu davası açılmasını engelleyeceği düşünülen anlaşmanın koşulları açıklanmadı.

Koşullar açıklanmasa da, şiddete uğrayan öğrencilerin herbirine 30 bin dolar verileceği, mahkeme giderleri ve ek tazminatlarla okul yönetiminin toplamda, yaklaşık 1 milyon dolar ödeyeceği bilgisi sızdırıldı.

Okul ayrıca, olaydan etkilenen her öğrenciye birer özür mektubu yazacak.

Tazminatla ilgili mutabakat metni, federal savcının kabul etmesiyle yürürlüğe konacak.

Üniversitede oturma eylemi yapan öğrencilere yakın mesafeden biber gazı sıkıldığını gösteren video internete sızdığında büyük tepki çekmiş, uluslararası medyada geniş yer almış ve milyonlarca kez izlenmişti.

California Üniversitesi öğrencilerinin direnişine biber gazıyla karşılık veren polis John Pike'ın, üniversitenin iç soruşturma raporunda aklanmasına rağmen, Ağustos ayında ücretli izne ayrılmasına karar verilmişti. Bunun ardından da, 11 yıldır kampusta görev yapan Pike'ın 110 bin dolarlık yıllık anlaşması tamamen feshedilmişti.

Türkiye'de de yaşanıyor

Polisin, başta öğrenciler olmak üzere eylem yapan halka karşı kullandığı biber gazı Türkiye'de de birçok kez tartışma konusu oldu.

Yakın geçmişte meydana gelen en acı olay ise Yalova'da polisin biber gazı sıktığı 31 yaşındaki astım hastası bir gencin hayatını kaybetmesiydi.

Geçen Mayıs ayında, sokakta yürürken görüp ayırmaya çalıştığı kavganın ortasında kalan Çayan Birben, gelen polislerin tarafları ayırmak için sıktığı biber gazından etkilenip hastanelik olmuş, Yalova Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmasına rağmen yaşamını yitirmişti. Yakınları, Birben'in astım hastası olduğunu ve polisin uyarılara rağmen biber gazı sıktığını öne sürmüştü. Yalova Emniyet Müdürlüğü ise olay günü Birben'in 4-5 kişilik bir grupla başka bir gruba saldırdığını, polislerin tarafları ayırdığını açıklamıştı.

Adli ve idari soruşturması halen devam eden bu olaydan sonra, polisin biber gazlı müdahalesi hakkında uzun süre tartışmalar yaşandı.

Temkinli kullanmak yerine ambulans

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu, tartışmalar üzerine yaptığı yazılı açıklamada, biber gazı kullanımının nefes borusu ve hava yollarında daralma, havayolu ve akciğer dokusunda iltihap ve şişmeye yol açtığını, bu gaza maruz kalan astım hastalarında ölüme sebebiyet verebileceğini belirtti.

Bu acı olayın üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, yetkililerin yaptığı uyarılara rağmen, Çanakkale'de, pankart astıkları için tutuklanan arkadaşlarına destek olmak için oturma eylemi yapan 15 öğrenciye polis, biber gazlı müdahalede bulundu.

Polis, gaza maruz kalan ve aralarında astım rahatsızlığı bulunduğu belirtilen yedi öğrenci için hemen ambulans çağırdı.(hürriyeteğitim)

Son Güncelleme: Cuma, 28 Eylül 2012 10:39

Gösterim: 1898

Kırklareli’nde 10 Eylül günü Atatürk Anıtı önünde 4+4+4 eğitim sistemini protesto eylemi yapan Eğitim- Sen Kırklareli Şubesi’ne üye 22 kişiye, Kabahatler Kanunu kapsamında ’Yasak yerde basın açıklaması yaptıkları gerekçesiyle 169’ar lira idari para cezası kesildi.

Para cezasını protesto eden Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi’ne üye yaklaşık 20 kişi, Öğretmen evi önündeki Kültür Park’ta toplandı. Yeni eğitim sistemini protesto etmek için imza kampanyası başlatıldığını belirten Eğitim-Sen Kırklareli Şube Başkanı Seyfi Meriç şunları söyledi:

"3 Eylül 2012 günü başlatılan imza kampanyası 10 Eylül 2012 günü Ankara’da noktalandı. İmza kampanyasının son günü Kırklareli Vilayet Meydanı’nda 22 eğitimcinin açtıkları imza standında 2 bin 500 imza topladık ve bu imzaları valiliğe verdik. Toplanan imzalardan sonra Vilayet Meydanı Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptık. Ancak Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yapmak 2007 yılında çıkarılan valilik kararıyla yasaklanmış.

2007 yılındaki karara dayanarak 22 kişiye idari para cezası kesildi. 2007 yılının ihtiyaçları ile 5 yıl sonrası yani 2012 yılının ihtiyaçları aynı değildir. Bu yasağın hangi ihtiyaçtan kaynaklandığı da belli değildir. Aynı yerde değişik zamanlarda basın açıklamaları yapılmıştır. Hatta İstanbul belediyelerinin yaptığı iftar etkinlikleri nedeniyle tümüyle trafiğe kapatılmıştır. Bu nedenle ambulans ve itfaiye gibi kamu araçlarının geçişi engellenerek kamunun can ve mal güvenliği tehdit altında bırakılmıştır. Yapılan basın açıklaması ise trafiği aksatmadan kısa sürede bitirilmiştir. Polis kameraları da basın açıklamasına katılan arkadaşları tespit ederek, yazılan cezalar 22 kişinin adreslerine posta yoluyla gönderilmiştir. Kesilen 169 lira idari para cezasını kınıyoruz. Arkadaşlarımız, cezaya karşı itiraz yolunu kullanarak yargıya başvuracaklar." Yapılan açıklamanın ardından grup, olaysız dağıldı.(hürriyet)

> Basın açıklaması yapan eğitimcilere 169'ar lire ceza

Kırklareli’nde 10 Eylül günü Atatürk Anıtı önünde 4+4+4 eğitim sistemini protesto eylemi yapan Eğitim- Sen Kırklareli Şubesi’ne üye 22 kişiye, Kabahatler Kanunu kapsamında ’Yasak yerde basın açıklaması yaptıkları gerekçesiyle 169’ar lira idari para cezası kesildi.

Para cezasını protesto eden Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi’ne üye yaklaşık 20 kişi, Öğretmen evi önündeki Kültür Park’ta toplandı. Yeni eğitim sistemini protesto etmek için imza kampanyası başlatıldığını belirten Eğitim-Sen Kırklareli Şube Başkanı Seyfi Meriç şunları söyledi:

"3 Eylül 2012 günü başlatılan imza kampanyası 10 Eylül 2012 günü Ankara’da noktalandı. İmza kampanyasının son günü Kırklareli Vilayet Meydanı’nda 22 eğitimcinin açtıkları imza standında 2 bin 500 imza topladık ve bu imzaları valiliğe verdik. Toplanan imzalardan sonra Vilayet Meydanı Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptık. Ancak Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yapmak 2007 yılında çıkarılan valilik kararıyla yasaklanmış.

2007 yılındaki karara dayanarak 22 kişiye idari para cezası kesildi. 2007 yılının ihtiyaçları ile 5 yıl sonrası yani 2012 yılının ihtiyaçları aynı değildir. Bu yasağın hangi ihtiyaçtan kaynaklandığı da belli değildir. Aynı yerde değişik zamanlarda basın açıklamaları yapılmıştır. Hatta İstanbul belediyelerinin yaptığı iftar etkinlikleri nedeniyle tümüyle trafiğe kapatılmıştır. Bu nedenle ambulans ve itfaiye gibi kamu araçlarının geçişi engellenerek kamunun can ve mal güvenliği tehdit altında bırakılmıştır. Yapılan basın açıklaması ise trafiği aksatmadan kısa sürede bitirilmiştir. Polis kameraları da basın açıklamasına katılan arkadaşları tespit ederek, yazılan cezalar 22 kişinin adreslerine posta yoluyla gönderilmiştir. Kesilen 169 lira idari para cezasını kınıyoruz. Arkadaşlarımız, cezaya karşı itiraz yolunu kullanarak yargıya başvuracaklar." Yapılan açıklamanın ardından grup, olaysız dağıldı.(hürriyet)

Son Güncelleme: Perşembe, 27 Eylül 2012 17:27

Gösterim: 1745


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.