Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli voleybolcu Neslihan Darnel, Milli Takım’da oynadığı halde bir üniversitede girdiği yetenek sınavında yeteneksiz olduğu gerekçesiyle sınavı kazanamadığını belirtti.

İhlas Koleji tarafından bu yıl düzenlenecek olan “Benim bir rüyam var” temalı TedxIhlasCollegeEd konferansının konuşmacıları arasında bulunan milli voleybolcu Neslihan Darnel, konferans öncesi eğitim ve sporun birlikteliğini yorumladı.

Kendi eğitim süreciyle ilgili konuşan başarılı voleybolcu, erken yaşta profesyonel olmasının eğitim sürecini olumsuz etkilediğini söyledi. “Benim de her sporcu gibi problemlerim oldu. Özellikle devamsızlık konusunda sıkıntı yaşıyordum. 16 yaşında hem milli voleybolcuydum hem de lisede okuyordum. Üç antrenmana girip üstüne okula gidince çok yoruluyordum. Sosyal hayatım kalmıyordu” diyen Darnel, o dönem ki sistemin kendisine eğitimle spor arasında seçim yapmak zorunda bıraktığını ama bunu ailesi sayesinde aştığını söyledi.

YETENEK SINAVINDA YETENEKSİZ ÇIKTIM

Sporcuların eğitimde yaşadıkları sıkıntılara örnek olarak bir anısını anlatan Darnel, “Üniversiteye ilk girdiğim sene spor akademisini seçmiştim. Milli takım kampından çıkıp yetenek sınavına gittiğimde benden sağlık raporu istemişlerdi. Çok şaşırmıştım. Milli takım kampından gelen bir insandan sağlık raporu neden istenir anlamamıştım” dedi.

Sınavda yaşadığı tecrübeyi gülerek anlatan Darnel, şöyle konuştu: “Sağlık raporunu ayarladık. Sonra beni bir sınava aldılar. Bir istasyon parkuru vardı ve benim de bunu belli bir sürenin altında bitirmem gerekiyordu. Lakin ben bunu başaramadım. Sonuçta yetenek sınavından yeteneksiz çıktım. Daha sonra da şevkim kırıldı ve haksızlığa uğradığımı düşündüm.” Darnel, şu anda milli sporcu kontenjanından Gazi Üniversitesi’nde okuduğunu da söyledi.

Eğitim ve sporun birlikteliğini karşılaştırdığında ailelere mutlaka çocuklarını profesyonel düzeyde olmasa bile takım sporları yapmaya teşvik etmeleri gerektiğini belirten Darnel, burada kazanılacak empati, kendine güven, takım ruhu, insan ilişkileri gibi özelliklerin çocukları hayata önde başlatacağına inandığını vurguladı. Şu an büyük şirketlere ya da holdinglere bakıldığında çalışanları arasında takım ruhunu oluşturmak için çeşitli eğitim vererek aktiviteler düzenlendiğini anlatan Darnel, şöyle konuştu: “Spora erken yaşta başlayan bir çocuk, sadece ders ve eğitim konusunda değil kişisel özelliklerini de geliştirip takım ruhunu çok önceden kavrayarak kariyerine mükemmel bir başlangıç yapabilir.”

BENİM RÜYAM EĞİTİMCİ SPORCULARIN YETİŞTİĞİ BİR TÜRKİYE

TedxIhlasCollegeEd konferansının “Benim bir rüyam var.” teması üzerine kendi rüyasını da paylaşan Darnel, “Ailelerin spora karşı ön yargılarından kurtulduğu, çocukların sporla birlikte eğitimlerini devam ettirdiği; bu sayede her branşta eğitimli sporcuların yetiştiği, dünyanın gıptayla baktığı bir ülke hayal ediyorum” dedi.

Şu an bir kızı olan milli voleybolcu, kızının da ileride sporcu olmak isterse en büyük temennisinin eğitimli bir sporcu olarak yetişmesini sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

> Milli voleybolcu yetenek sınavında yeteneksiz çıktı!

Milli voleybolcu Neslihan Darnel, Milli Takım’da oynadığı halde bir üniversitede girdiği yetenek sınavında yeteneksiz olduğu gerekçesiyle sınavı kazanamadığını belirtti.

İhlas Koleji tarafından bu yıl düzenlenecek olan “Benim bir rüyam var” temalı TedxIhlasCollegeEd konferansının konuşmacıları arasında bulunan milli voleybolcu Neslihan Darnel, konferans öncesi eğitim ve sporun birlikteliğini yorumladı.

Kendi eğitim süreciyle ilgili konuşan başarılı voleybolcu, erken yaşta profesyonel olmasının eğitim sürecini olumsuz etkilediğini söyledi. “Benim de her sporcu gibi problemlerim oldu. Özellikle devamsızlık konusunda sıkıntı yaşıyordum. 16 yaşında hem milli voleybolcuydum hem de lisede okuyordum. Üç antrenmana girip üstüne okula gidince çok yoruluyordum. Sosyal hayatım kalmıyordu” diyen Darnel, o dönem ki sistemin kendisine eğitimle spor arasında seçim yapmak zorunda bıraktığını ama bunu ailesi sayesinde aştığını söyledi.

YETENEK SINAVINDA YETENEKSİZ ÇIKTIM

Sporcuların eğitimde yaşadıkları sıkıntılara örnek olarak bir anısını anlatan Darnel, “Üniversiteye ilk girdiğim sene spor akademisini seçmiştim. Milli takım kampından çıkıp yetenek sınavına gittiğimde benden sağlık raporu istemişlerdi. Çok şaşırmıştım. Milli takım kampından gelen bir insandan sağlık raporu neden istenir anlamamıştım” dedi.

Sınavda yaşadığı tecrübeyi gülerek anlatan Darnel, şöyle konuştu: “Sağlık raporunu ayarladık. Sonra beni bir sınava aldılar. Bir istasyon parkuru vardı ve benim de bunu belli bir sürenin altında bitirmem gerekiyordu. Lakin ben bunu başaramadım. Sonuçta yetenek sınavından yeteneksiz çıktım. Daha sonra da şevkim kırıldı ve haksızlığa uğradığımı düşündüm.” Darnel, şu anda milli sporcu kontenjanından Gazi Üniversitesi’nde okuduğunu da söyledi.

Eğitim ve sporun birlikteliğini karşılaştırdığında ailelere mutlaka çocuklarını profesyonel düzeyde olmasa bile takım sporları yapmaya teşvik etmeleri gerektiğini belirten Darnel, burada kazanılacak empati, kendine güven, takım ruhu, insan ilişkileri gibi özelliklerin çocukları hayata önde başlatacağına inandığını vurguladı. Şu an büyük şirketlere ya da holdinglere bakıldığında çalışanları arasında takım ruhunu oluşturmak için çeşitli eğitim vererek aktiviteler düzenlendiğini anlatan Darnel, şöyle konuştu: “Spora erken yaşta başlayan bir çocuk, sadece ders ve eğitim konusunda değil kişisel özelliklerini de geliştirip takım ruhunu çok önceden kavrayarak kariyerine mükemmel bir başlangıç yapabilir.”

BENİM RÜYAM EĞİTİMCİ SPORCULARIN YETİŞTİĞİ BİR TÜRKİYE

TedxIhlasCollegeEd konferansının “Benim bir rüyam var.” teması üzerine kendi rüyasını da paylaşan Darnel, “Ailelerin spora karşı ön yargılarından kurtulduğu, çocukların sporla birlikte eğitimlerini devam ettirdiği; bu sayede her branşta eğitimli sporcuların yetiştiği, dünyanın gıptayla baktığı bir ülke hayal ediyorum” dedi.

Şu an bir kızı olan milli voleybolcu, kızının da ileride sporcu olmak isterse en büyük temennisinin eğitimli bir sporcu olarak yetişmesini sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Son Güncelleme: Cuma, 08 Şubat 2013 15:18

Gösterim: 2744

Simav'da Çitgöl Ortaokulu öğrencileri, 6 yıldır sömestir tatilinde okulda ders çalışıp, gelecek dönem için hazırlık yapıyor.

Simav Çitgöl Ortaokulu müdürü Serdal Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6 yıldır yürüttükleri sömestir tatillerindeki çalışmaların katkısıyla geçen yıl 8'inci sınıfı tamamlayan 49 öğrencinin büyük başarılara imza attığını anlattı.

Serdal Şimşek, şunları kaydetti:

''49 mezunumuzdan 4'ü fen liselerinde, 5'i Anadolu öğretmen liselerinde, 11'i Anadolu sağlık meslek liselerinde, 7'si meslek liselerinde, 22'si de çeşitli okullarda eğitimlerini sürdürüyor. Bu öğrencilerimizden 11'i, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı'nı kazandı. Başarıların günümüz öğrencilerine örnek olması, onların da ağabey ve ablaları gibi önemli okullara yerleştirilmesini istiyoruz. Bu konuda okul aile birliğinden önemli destek alıyoruz. Öğretmen arkadaşım Mehmet Şentosun, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da karşılık beklemeden programda yer aldı. Kendisine teşekkür ederim.''

> Onlara yarıyıl tatili yok

Simav'da Çitgöl Ortaokulu öğrencileri, 6 yıldır sömestir tatilinde okulda ders çalışıp, gelecek dönem için hazırlık yapıyor.

Simav Çitgöl Ortaokulu müdürü Serdal Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6 yıldır yürüttükleri sömestir tatillerindeki çalışmaların katkısıyla geçen yıl 8'inci sınıfı tamamlayan 49 öğrencinin büyük başarılara imza attığını anlattı.

Serdal Şimşek, şunları kaydetti:

''49 mezunumuzdan 4'ü fen liselerinde, 5'i Anadolu öğretmen liselerinde, 11'i Anadolu sağlık meslek liselerinde, 7'si meslek liselerinde, 22'si de çeşitli okullarda eğitimlerini sürdürüyor. Bu öğrencilerimizden 11'i, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı'nı kazandı. Başarıların günümüz öğrencilerine örnek olması, onların da ağabey ve ablaları gibi önemli okullara yerleştirilmesini istiyoruz. Bu konuda okul aile birliğinden önemli destek alıyoruz. Öğretmen arkadaşım Mehmet Şentosun, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da karşılık beklemeden programda yer aldı. Kendisine teşekkür ederim.''

Son Güncelleme: Perşembe, 07 Şubat 2013 08:34

Gösterim: 1425

ABD'nin Maryland eyaletinde yaşayan 15 yaşındaki Jack Andraka, dünyanın en büyük liseler arası bilimsel araştırma yarışmasında birinci oldu. Andraka, piyasadaki testlerden 28 kat daha ucuz ve hızlı sonuç veren, ayrıca 100 kat daha hassas bir test keşfetti.

Andraka'nın keşfettiği idrar ve kan testi pankreas kanserini yüzde 90 oranında daha doğru keşfedebiliyor. Pankreas kanseri genellikle en sinsi ilerleyen ve son aşamada sinyal veren kanserlerin başında geliyor. Test sadece basit bir çubuk yardımıyla pankreas kanserinde belirleyici rol oynayan mesothelin seviyesini ölçüyor.

70 ülkeden bin 500 öğrencinin katıldığı yarışmada genç adam bu çarpıcı araştırması için 75 bin dolar ödül kazandı. Jack'in büyük erkek kardeşinin de çok başarılı bir öğrenci olduğu ve bilim yarışmalarında ödülleri olduğu öğrenildi.

> 15 yaşında öyle bir şey keşfetti ki…

ABD'nin Maryland eyaletinde yaşayan 15 yaşındaki Jack Andraka, dünyanın en büyük liseler arası bilimsel araştırma yarışmasında birinci oldu. Andraka, piyasadaki testlerden 28 kat daha ucuz ve hızlı sonuç veren, ayrıca 100 kat daha hassas bir test keşfetti.

Andraka'nın keşfettiği idrar ve kan testi pankreas kanserini yüzde 90 oranında daha doğru keşfedebiliyor. Pankreas kanseri genellikle en sinsi ilerleyen ve son aşamada sinyal veren kanserlerin başında geliyor. Test sadece basit bir çubuk yardımıyla pankreas kanserinde belirleyici rol oynayan mesothelin seviyesini ölçüyor.

70 ülkeden bin 500 öğrencinin katıldığı yarışmada genç adam bu çarpıcı araştırması için 75 bin dolar ödül kazandı. Jack'in büyük erkek kardeşinin de çok başarılı bir öğrenci olduğu ve bilim yarışmalarında ödülleri olduğu öğrenildi.

Son Güncelleme: Perşembe, 31 Ocak 2013 13:31

Gösterim: 1090

Elektrogitarı en üst derecede çalabilen 10 yaşındaki Türk kızı Ayla Gezmiş, İngiltere’de günün konusu oldu. ABD’li efsanevi gitarist Jimi Hendrix’e benzetilen Gezmiş’i öğretmenleri ‘Küçük Hendrix’ diye çağırıyor

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, İngiltere, elektrogitar dâhisi 10 yaşındaki Türk kızı Ayla Gezmiş’i konuşuyor. Ailesiyle birlikte Lincolnshire bölgesinde yaşayan Ayla, İngiltere’nin gitarı en üst derece olan sekizinci derecede çalabilen en genç insanı oldu. Üstün yeteneği sayesinde ABD’li efsanevi gitarist Jimi Hendrix’e benzetilen küçük kız, öğretmenleri tarafından ‘Küçük Hendrix’ diye çağırılıyor. Gitar çalmaya ilk olarak sekiz yaşında babasının gitarını çalarak başlayan küçük kız, en sevdiği müzik grubunun Avustralyalı hard rock grubu AC/DC olduğunu söylüyor.

Durmak bilmiyor

Gelecekteki en büyük hayalinin AC/DC gibi bir müzik grubunda elektrogitar çalmak olduğunu belirten Ayla, elektrogitarın ‘sadece erkekler tarafından profesyonelce çalınabileceği’ algısını yıkmak istediğinin altını çiziyor. Ayla’nın gitar öğretmeni Dan Clark, küçük kızın ilerde büyük başarılar elde edeceğine inanıyor. Clark, “Ayla, gitar çalma konusunda kısa zaman içinde büyük aşamalar kaydetti. Gitardaki ilk derecesine çok kısa bir zamanda ulaşarak önemli bir yol kat etti. Onu artık durdurmak mümkün değil” şeklinde konuşuyor.

Genç kızın babası ise kızının başarısından dolayı büyük mutluluk duyuyor. “Kızıma gitar çalmayı ilk ben öğrettim. Beraber gitar çalmaya başladık. Ayla’nın kısa zaman içerisinde büyük başarılar elde etmesi ve çalışkanlığı karşısında eşimle birlikte şoke olduk” diyen baba, “Gitarı iyi çalabilmek için sekiz yıldır çalışmama rağmen kızımın sadece iki yıl gibi kısa bir zamanda bu konuma gelmesi bana gurur veriyor” diyor. 

8’inci dereceye geldi

Sekizinci derecede gitar seviyesine ulaşmak için müzisyenler bir dizi teorik ve pratik testten geçiyor. Bu dereceyi elde etmek isteyen kişilere uygulanan testlerden birinde, müzisyenler 3 dakika 45 saniye süren bir performans sergiliyor. Müzisyenlerin performanslarında, akor bilgileri dikkate alınıyor. Uygulanan başka bir testte de müzisyenlerden, kendilerine dinletilen bir besteyi aynı melodik yapı ve ritim içerisinde çalmaları bekleniyor. Testin pratik bölümünde uygulanan testte ise, müzisyenlerin müzik terimleri bilgisi ile çaldıkları enstrümana olan hâkimiyetlerine ilişkin çeşitli sorular yer alıyor.

Kaynak Milliyet

> İngiltere bu Türk kızını konuşuyor

Elektrogitarı en üst derecede çalabilen 10 yaşındaki Türk kızı Ayla Gezmiş, İngiltere’de günün konusu oldu. ABD’li efsanevi gitarist Jimi Hendrix’e benzetilen Gezmiş’i öğretmenleri ‘Küçük Hendrix’ diye çağırıyor

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, İngiltere, elektrogitar dâhisi 10 yaşındaki Türk kızı Ayla Gezmiş’i konuşuyor. Ailesiyle birlikte Lincolnshire bölgesinde yaşayan Ayla, İngiltere’nin gitarı en üst derece olan sekizinci derecede çalabilen en genç insanı oldu. Üstün yeteneği sayesinde ABD’li efsanevi gitarist Jimi Hendrix’e benzetilen küçük kız, öğretmenleri tarafından ‘Küçük Hendrix’ diye çağırılıyor. Gitar çalmaya ilk olarak sekiz yaşında babasının gitarını çalarak başlayan küçük kız, en sevdiği müzik grubunun Avustralyalı hard rock grubu AC/DC olduğunu söylüyor.

Durmak bilmiyor

Gelecekteki en büyük hayalinin AC/DC gibi bir müzik grubunda elektrogitar çalmak olduğunu belirten Ayla, elektrogitarın ‘sadece erkekler tarafından profesyonelce çalınabileceği’ algısını yıkmak istediğinin altını çiziyor. Ayla’nın gitar öğretmeni Dan Clark, küçük kızın ilerde büyük başarılar elde edeceğine inanıyor. Clark, “Ayla, gitar çalma konusunda kısa zaman içinde büyük aşamalar kaydetti. Gitardaki ilk derecesine çok kısa bir zamanda ulaşarak önemli bir yol kat etti. Onu artık durdurmak mümkün değil” şeklinde konuşuyor.

Genç kızın babası ise kızının başarısından dolayı büyük mutluluk duyuyor. “Kızıma gitar çalmayı ilk ben öğrettim. Beraber gitar çalmaya başladık. Ayla’nın kısa zaman içerisinde büyük başarılar elde etmesi ve çalışkanlığı karşısında eşimle birlikte şoke olduk” diyen baba, “Gitarı iyi çalabilmek için sekiz yıldır çalışmama rağmen kızımın sadece iki yıl gibi kısa bir zamanda bu konuma gelmesi bana gurur veriyor” diyor. 

8’inci dereceye geldi

Sekizinci derecede gitar seviyesine ulaşmak için müzisyenler bir dizi teorik ve pratik testten geçiyor. Bu dereceyi elde etmek isteyen kişilere uygulanan testlerden birinde, müzisyenler 3 dakika 45 saniye süren bir performans sergiliyor. Müzisyenlerin performanslarında, akor bilgileri dikkate alınıyor. Uygulanan başka bir testte de müzisyenlerden, kendilerine dinletilen bir besteyi aynı melodik yapı ve ritim içerisinde çalmaları bekleniyor. Testin pratik bölümünde uygulanan testte ise, müzisyenlerin müzik terimleri bilgisi ile çaldıkları enstrümana olan hâkimiyetlerine ilişkin çeşitli sorular yer alıyor.

Kaynak Milliyet

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Şubat 2013 11:03

Gösterim: 1560

Van'ın Muradiye ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Rıdvan Çolak, gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle sınava büyüteçle hazırlanıyor.

Babacan Köyü İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak görev yapan Rıdvan Çolak, gözlerindeki kayma ve katarakt rahatsızlığı nedeniyle görmekte sıkıntı yaşıyor.

Rahatsızlığına rağmen okuldaki işini en iyi şekilde yapmaya çalışan Çolak, işi dışındaki zamanlarını ise üniversite sınavına hazırlanarak geçiriyor.

Kitapları okumakta güçlük çeken Çolak, üniversiteye hazırlık kitaplarındaki yazıları da büyüteç yardımıyla görebiliyor.

Tek hayalinin üniversiteye gitmek olduğunu belirten Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gözlerindeki rahatsızlığın doğuştan olduğunu, eğitimi süresince de gözlerindeki problem nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını söyledi.

Çolak, ailesinin maddi durumunun düşük olması nedeniyle tedavi olamadığını ifade ederek, ''Benimle aynı durumda olan 19 yaşında bir kız kardeşim var. Eğer tedavimiz mümkün ise okumak için hayırseverlerden beni ve kardeşimi tedavi ettirmelerini istiyorum'' ifadelerini kullandı.

> Sınava büyüteçle hazırlanıyor

Van'ın Muradiye ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Rıdvan Çolak, gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle sınava büyüteçle hazırlanıyor.

Babacan Köyü İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak görev yapan Rıdvan Çolak, gözlerindeki kayma ve katarakt rahatsızlığı nedeniyle görmekte sıkıntı yaşıyor.

Rahatsızlığına rağmen okuldaki işini en iyi şekilde yapmaya çalışan Çolak, işi dışındaki zamanlarını ise üniversite sınavına hazırlanarak geçiriyor.

Kitapları okumakta güçlük çeken Çolak, üniversiteye hazırlık kitaplarındaki yazıları da büyüteç yardımıyla görebiliyor.

Tek hayalinin üniversiteye gitmek olduğunu belirten Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gözlerindeki rahatsızlığın doğuştan olduğunu, eğitimi süresince de gözlerindeki problem nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını söyledi.

Çolak, ailesinin maddi durumunun düşük olması nedeniyle tedavi olamadığını ifade ederek, ''Benimle aynı durumda olan 19 yaşında bir kız kardeşim var. Eğer tedavimiz mümkün ise okumak için hayırseverlerden beni ve kardeşimi tedavi ettirmelerini istiyorum'' ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Ocak 2013 08:38

Gösterim: 1166


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.