Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Pandemi, hayatın her alanında olduğu gibi eğitimde de köklü dönüşümleri beraberinde getirdi. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin motivasyonunu kaybetmemesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, yeni süreci normalleştirmek gerektiği, bahaneyi azaltıp, çalışma süreçlerini yönetebilme önerisinde bulunuyor. Bu dönemin avantaja dönüştürülebileceğini de hatırlatan uzmanlar, adayların kendilerini tanıma ve uygun meslekleri öğrenilmesi açısından online konferansların yararlı olacağına dikkat çekiyor.

ece_tozenis_30Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, pandemi döneminin getirdiği şartların avantaja dönüştürülebileceğini söyledi.

Sanal üniversite turlarına katılabilirsiniz…

“Yeni normalde hayatımızdaki pek çok şey değişim gösterirken üniversiteleri, bölümleri, meslekleri tanımak da bir tık uzağımızda” diyen Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, “2020-YKS tercihlerinde; aday öğrenciler sanal tur ile üniversitelerin yerleşkelerini gezme imkânı buldu. Online olarak tercih etmeyi düşündükleri bölümlerin hocaları ile görüşüp, tercihleri ile ilgili tercih danışmanlarından destek aldı. Sosyal medya hesaplarından ve whatsapp üzerinden üniversitelerle iletişim kurdu” dedi.

Kariyer Testi yol gösterebilir

Sınava hazırlık yapılan bu dönemde de üniversiteleri, bölümleri, meslekleri tanımak için yapılabilecek pek çok şey olduğunu hatırlatan Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, şu önerilerde bulundu:

• Meslek seçimi konusunda kafanız hala karışıksa ‘Kariyer Testi’ ni çözerek kişilik özellikleriniz ve özelliklerinize uygun meslek alanlarını görebilirsiniz.
• Sanal tur ile üniversiteleri gezebilirsiniz.
• Sosyal medyadan, web sayfalarından üniversiteye dair merak ettiğiniz tüm soruları sorabilirsiniz.
Online konferanslara katılabilirsiniz…

Online konferanslarla adaylara yardımcı olduklarını belirten Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, “Bu dönemde online konferanslarımızla da öğretmen ve öğrencilerle buluşuyoruz. Öğrencilere yönelik Sınav Sistemi, Kaygı ve Motivasyon, Verimli Çalışma Teknikleri gibi ihtiyaç duydukları başlıklarda okulları aracılığıyla online platformlarda bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz.
Okullar, Milli Eğitim Müdürlükleri, Rehberlik Araştırma Merkezleri aracılığıyla ‘Eğitimde Yeni Doğrular’ , ‘Beyin ve Öğrenme’ , ‘Eğitimde Pozitif Psikoloji’ , ‘Pandemi Süreciyle Değişen Dünya’ gibi farklı başlıklarda ihtiyaçlar doğrultusunda online konferanslarımızla öğretmenlerimizin de yanında oluyoruz” diye konuştu.

Bahaneyi azalt, çalışma sürecini yönet!

Üsküdar Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Uzmanı Ertuğrul Tut ise pandemiyle beraber herkesin hayatında “yeni normallerden” bahsedilen süreçlerin yaşandığını belirterek “Yeni normal çalışma süreci üzerine çok fazla cümle kuruldu. Sürecin zorluğu malum artık üniversite hazırlık sürecini normalleştirmemiz gerekiyor. Bu sebeple sizlere pandemi döneminde çalışma sürecinden bahsetmek yerine “normal” çalışma sürecinden bahsetmek istemekteyim. Sığınacak bahanelerimizi en aza indirgeyerek çalışma sürecimizi yönlendirmemiz gerekiyor” dedi.

Motivasyonu yükseltmek için bu önerilere kulak verin

Çalışmaları yönlendirmeye başlamadan önce üniversiteye yönelik motivasyonun yüksek tutulması gerektiğini vurgulayan Tut, tavsiyelerini şöyle sıraladı:

- Öncelikle çalışma ortamımızı rahat edeceğiniz şekilde ve dikkatinizin dağılmayacağı şekilde ayarlayın.
- Dikkat dağıtıcı unsurları (Cep telefonu, tablet, bilgisayar vb.) çalışma esnasında kendinizden uzaklaştırın.
- Kendinize mutlaka gerçekçi ve sizi heyecanlandıran hedef belirleyin.
- Geleceğe yönelik kendinize dair hayal kurmayı sakın ihmal etmeyin.
- Ne kadar zorlanırsanız zorlanın süreci mutlaka kendiniz için olumlamaya gayret edin.
- Çalışmaların güzel sonucunu alacağınızı düşünün.
- Son olarak bahsettiğimiz konular ışığında yol haritanızı belirleyin.

Nasıl çalışacağını biliyor musun?

Adayların hazırlık döneminde yaptığı en önemli hatalardan birinin doğru çalışma yöntemini bilmemek olduğunu kaydeden Ertuğrul Tut, “Belki de en fazla yaptığımız hatalardan biri, nasıl çalışacağımızı, hangi yöntemin kendimiz için daha verimli yöntemi bilmiyoruz ya da geç keşfediyoruz. Bu sebeple öncelikle kendimize en uygun çalışma yöntemini, saatlerini, dikkatimizi toparlayabileceğimiz maksimum zaman dilimini belirlemeliyiz. Ardından en fazla sorun yaşadığımız dersten başlayarak en sorunlu olduğumuz konuları bir kâğıda yazarak, eksik olduğumuz konulara dönüş yaparak konu eksiğimizi gidermeliyiz. Sonraki süreç fazlaca soru tipi görmek için yoğun soru çözümü ve en önemlisi yapılamayan soruların bir uzmandan destek alarak çözüm mantığının kavranmasıdır” dedi.

ertugrul_tut_uskudarDeneme sınavları ile zamanı verimli kullanmayı öğrenebilirsiniz

Zamanın verimli kullanılmasının önemine işaret eden Ertuğrul Tut, “Zamanın verimli kullanılabilmesi için de uygun koşullarda mutlaka fazlaca deneme sınavı yapmalıyız. Yine burada da yapılamayan sorular mutlaka çözüm mantığı kavranarak bir uzman desteği ile çözülmelidir. Kendimize düzgün ders notları tutarak konu eksikliği hissettiğimiz dönemlerde konulara dönüş yapmamız da faydalı olacak bir başka yoldur. Unutulamamalı ki üniversite hazırlık süreci uzun soluklu bir planlamayı gerektiriyor. Planlamayı düzgün yapan adaylar zamana hükmedebilmekte, planlamayı yapamayan adaylar ise zamana yenik düşmektedir” diye konuştu.

> Üniversite adaylarına pandemi şartlarında hazırlık önerileri

Pandemi, hayatın her alanında olduğu gibi eğitimde de köklü dönüşümleri beraberinde getirdi. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin motivasyonunu kaybetmemesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, yeni süreci normalleştirmek gerektiği, bahaneyi azaltıp, çalışma süreçlerini yönetebilme önerisinde bulunuyor. Bu dönemin avantaja dönüştürülebileceğini de hatırlatan uzmanlar, adayların kendilerini tanıma ve uygun meslekleri öğrenilmesi açısından online konferansların yararlı olacağına dikkat çekiyor.

ece_tozenis_30Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, pandemi döneminin getirdiği şartların avantaja dönüştürülebileceğini söyledi.

Sanal üniversite turlarına katılabilirsiniz…

“Yeni normalde hayatımızdaki pek çok şey değişim gösterirken üniversiteleri, bölümleri, meslekleri tanımak da bir tık uzağımızda” diyen Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, “2020-YKS tercihlerinde; aday öğrenciler sanal tur ile üniversitelerin yerleşkelerini gezme imkânı buldu. Online olarak tercih etmeyi düşündükleri bölümlerin hocaları ile görüşüp, tercihleri ile ilgili tercih danışmanlarından destek aldı. Sosyal medya hesaplarından ve whatsapp üzerinden üniversitelerle iletişim kurdu” dedi.

Kariyer Testi yol gösterebilir

Sınava hazırlık yapılan bu dönemde de üniversiteleri, bölümleri, meslekleri tanımak için yapılabilecek pek çok şey olduğunu hatırlatan Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, şu önerilerde bulundu:

• Meslek seçimi konusunda kafanız hala karışıksa ‘Kariyer Testi’ ni çözerek kişilik özellikleriniz ve özelliklerinize uygun meslek alanlarını görebilirsiniz.
• Sanal tur ile üniversiteleri gezebilirsiniz.
• Sosyal medyadan, web sayfalarından üniversiteye dair merak ettiğiniz tüm soruları sorabilirsiniz.
Online konferanslara katılabilirsiniz…

Online konferanslarla adaylara yardımcı olduklarını belirten Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, “Bu dönemde online konferanslarımızla da öğretmen ve öğrencilerle buluşuyoruz. Öğrencilere yönelik Sınav Sistemi, Kaygı ve Motivasyon, Verimli Çalışma Teknikleri gibi ihtiyaç duydukları başlıklarda okulları aracılığıyla online platformlarda bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz.
Okullar, Milli Eğitim Müdürlükleri, Rehberlik Araştırma Merkezleri aracılığıyla ‘Eğitimde Yeni Doğrular’ , ‘Beyin ve Öğrenme’ , ‘Eğitimde Pozitif Psikoloji’ , ‘Pandemi Süreciyle Değişen Dünya’ gibi farklı başlıklarda ihtiyaçlar doğrultusunda online konferanslarımızla öğretmenlerimizin de yanında oluyoruz” diye konuştu.

Bahaneyi azalt, çalışma sürecini yönet!

Üsküdar Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Uzmanı Ertuğrul Tut ise pandemiyle beraber herkesin hayatında “yeni normallerden” bahsedilen süreçlerin yaşandığını belirterek “Yeni normal çalışma süreci üzerine çok fazla cümle kuruldu. Sürecin zorluğu malum artık üniversite hazırlık sürecini normalleştirmemiz gerekiyor. Bu sebeple sizlere pandemi döneminde çalışma sürecinden bahsetmek yerine “normal” çalışma sürecinden bahsetmek istemekteyim. Sığınacak bahanelerimizi en aza indirgeyerek çalışma sürecimizi yönlendirmemiz gerekiyor” dedi.

Motivasyonu yükseltmek için bu önerilere kulak verin

Çalışmaları yönlendirmeye başlamadan önce üniversiteye yönelik motivasyonun yüksek tutulması gerektiğini vurgulayan Tut, tavsiyelerini şöyle sıraladı:

- Öncelikle çalışma ortamımızı rahat edeceğiniz şekilde ve dikkatinizin dağılmayacağı şekilde ayarlayın.
- Dikkat dağıtıcı unsurları (Cep telefonu, tablet, bilgisayar vb.) çalışma esnasında kendinizden uzaklaştırın.
- Kendinize mutlaka gerçekçi ve sizi heyecanlandıran hedef belirleyin.
- Geleceğe yönelik kendinize dair hayal kurmayı sakın ihmal etmeyin.
- Ne kadar zorlanırsanız zorlanın süreci mutlaka kendiniz için olumlamaya gayret edin.
- Çalışmaların güzel sonucunu alacağınızı düşünün.
- Son olarak bahsettiğimiz konular ışığında yol haritanızı belirleyin.

Nasıl çalışacağını biliyor musun?

Adayların hazırlık döneminde yaptığı en önemli hatalardan birinin doğru çalışma yöntemini bilmemek olduğunu kaydeden Ertuğrul Tut, “Belki de en fazla yaptığımız hatalardan biri, nasıl çalışacağımızı, hangi yöntemin kendimiz için daha verimli yöntemi bilmiyoruz ya da geç keşfediyoruz. Bu sebeple öncelikle kendimize en uygun çalışma yöntemini, saatlerini, dikkatimizi toparlayabileceğimiz maksimum zaman dilimini belirlemeliyiz. Ardından en fazla sorun yaşadığımız dersten başlayarak en sorunlu olduğumuz konuları bir kâğıda yazarak, eksik olduğumuz konulara dönüş yaparak konu eksiğimizi gidermeliyiz. Sonraki süreç fazlaca soru tipi görmek için yoğun soru çözümü ve en önemlisi yapılamayan soruların bir uzmandan destek alarak çözüm mantığının kavranmasıdır” dedi.

ertugrul_tut_uskudarDeneme sınavları ile zamanı verimli kullanmayı öğrenebilirsiniz

Zamanın verimli kullanılmasının önemine işaret eden Ertuğrul Tut, “Zamanın verimli kullanılabilmesi için de uygun koşullarda mutlaka fazlaca deneme sınavı yapmalıyız. Yine burada da yapılamayan sorular mutlaka çözüm mantığı kavranarak bir uzman desteği ile çözülmelidir. Kendimize düzgün ders notları tutarak konu eksikliği hissettiğimiz dönemlerde konulara dönüş yapmamız da faydalı olacak bir başka yoldur. Unutulamamalı ki üniversite hazırlık süreci uzun soluklu bir planlamayı gerektiriyor. Planlamayı düzgün yapan adaylar zamana hükmedebilmekte, planlamayı yapamayan adaylar ise zamana yenik düşmektedir” diye konuştu.

Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Kasım 2020 14:38

Gösterim: 1481

Servet Gülsün Şirin / İstanbul Okan Üniversitesi Aday İlişkileri Müdürü

servetgülsünsirinAdeta bir kurgunun içindeki rolleri paylaşmışçasına üniversite sınavına hazırlanıldı. Sınavın tarihi, konu dağılımı, korona tedbirlerinin yeterliliği üzerine bitmeyen tartışmalar arasında sınav gerçekleşti. Ve artık sonuçlar açıklandı ve tercih günleri başladı.

Gelecek üzerine herkesin bir sözünün olduğu, meslekler ve bölümler hakkında yargıların havada uçuştuğu, anne babaların kendi yarım kalmış hikâyelerini tamamlatma çabalarının yaşanacağı olağan bir tercih dönemi bizi bekliyor. 2020 üniversite sınav hazırlığı ve sınavı nasıl farklı yaşandıysa tercihler de korona gündeminden bağımsız olmayacak elbette. Bu yıl özellikle “seneye daha iyi hazırlanabilirim” fikri her yıldan daha fazla tartışılacak, ertelemek üzerine gidilecek, şehir seçimleri, kampüs olanakları çok daha fazla gündemde olacak. Gençler kendilerini gerçekleştirebilmek için bu gündem maddelerinin her birinden hızlıca uzaklaşmalılar. Onların tutunmaları gereken daha sağlam bir şey var. Hayalleri. O hayallere ulaşmak için yapılması gerekenlere sırayla bakalım.

“Daha iyi çalışabilirdim, keşke daha iyi hazırlansaydım” diyerek vahlanırken şunu unutmamak gerekir ki daha iyisini bulunduğun koşullarda gerçekleştirebilseydin yapmış olurdun. Sahip olduğun potansiyelle, süreci yönetme becerinle, olanaklarınla, kaygınla baş etme gücünle bu sonuca ulaştın, sonucu kabul et.
Bir daha hazırlanmak elbette mümkün ancak mezuna kalanların sadece üçte biri puanını yükseltebiliyor. Kalanların yarısı aynı puanı alırken yarısı daha kötü bir sonuç elde ediyor. O halde daha kötüsünü yapmanın mümkün olduğunu bilerek bu yolu denemeye karar vermelisin.
Sınav sonuçları açıklandığında elde ettiğin puan ve sıralamayı referans alacaksın ancak üniversitelerin 2019 taban puanlarının içinde kaybolma. Daha yüksek puanlı bir yere yerleşmek için mücadele vermek yerine, istediğin programa yerleşmeyi hedefle. Üniversiteleri puanlarından bağımsız değerlendir. Taban puan sıralamaları üniversitelerin değerini göstermez.
Bölüm mü seçmeliyim üniversite mi sorusunun cevabı: Her ikisini de seçmelisin. Sadece bölüme bakma o bölümü sahip olduğun olanaklar dâhilinde en iyi hangi üniversitede okurum diye araştır.

Geleceğin mesleği yok, geleceğin insanı var
Devlet mi vakıf üniversitesi sorusundan kurtul, üniversiteleri akademik kadroları, dil öğrenme olanakları, kampüs yaşamları, iş dünyasıyla ilişkileri ve özgürlük alanlarına göre sınıflandır.
Gelecekte nasıl bir dünya beni bekliyor yerine gelecekte ben nasıl bir insan olacağım sorusunu sor. Geleceğin mesleği yok, geleceğin insanı var. O insan olabilmek için bugün atacağın adımlar çok önemli.
Tercih yaparken anne babanın yarım kalan hikâyelerini, onların hayallerini gerçekleştirmek için çabalama. Bu senin hikâyen ve senin hayallerin. Ama anne babanın fikirlerini dinlemeden reddetme, unutma seni çok iyi tanıyorlar.
Yeteneklerini objektif olarak değerlendir, bu konuda ne mütevazı ol ne de gerçeklikten uzaklaş. Bu arada “İnsan isterse her şeyi başarabilir” söylemini fazlaca duyacaksın. Bu söylemin yerine “İsteklerimiz için sonuna kadar mücadele etmeliyiz ama bazen başaramayabiliriz de, hayatta kazandıklarımız kadar kaybettiklerimiz de bizi biz yapar.” diyerek yola çıkabilirsin. İsteklerinize yeteneklerinize, hayallerinize, uygun işler yapabilmek için “Ne iş olsa yapmam” de.
Yetenek; belli bir eğitimden yararlanma gücünüzdür. Hangi eğitim programında başarılı olabileceğinizi gösterir. Yetenek, meslekteki başarınız etkileyen etkenlerden biridir ve temel gerekliliktir. Seçtiğiniz mesleğin gerektirdiği azami yetenek düzeyine sahip değilseniz o meslekte başarılı olmanız beklenemez. Bunun yanında sahip olduğunuz yeteneklerin kapasitesinin altında bir yetenek düzeyi gerektiren mesleğe yöneldiğinizde meslekte doyum sağlamanız mümkün olmayacaktır. Yeteneklerini, belirle!
Yetenekler, hangi eğitim programında daha başarılı olabileceğinizi gösterirken; ilgiler, hangi alanlarda hangi faaliyetlerle uğraşmaktan zevk duyacağınıza işaret eder. İlgileriniz, yetenekleriniz ile ilişkilidir. İlgi duyduğunuz alanlar, çoğunlukla yetenekli olduğunuz alanlardır. Seçtiğiniz alanın ilgi alanınızda olup olmadığı ve seçeceğiniz mesleğin, insanlarla diyalogu, onları yönetmeyi, yönlendirmeyi, onlara hitap etmeyi veya yardım etmeyi mi gerektiriyor, yoksa insanlarla değil de objelerle uğraşmayı mı gerektiriyor sorularına yanıt aramanız ve edebiyata, müziğe, güzel sanatlara karşı olan ilgilerinizi de belirlemeniz gerekir. İlgi duyduğunuz, hoşlandığınız şeyleri severek yaparsınız. İlgi duymadığınız bir faaliyete yönelmeniz hem mesleki doyumunuzu, hem de başarınızı olumsuz yönde etkiler. İlgilerini belirle!
Yetenek ve ilgilerinizin belirlenmesinin ardından meslekten beklentilerinizi tanımlamanız gerekir. İş değerleri, meslekte nelere önem verdiğinizi, mesleki faaliyetin sonunda elde etmek istediğiniz olanakları gösterir. Kazanç, üretken bir kişilik yapısı, liderlik, yeteneğinizi kullanma, işbirliğine uygunluğunuz, ün sahibi olma isteğiniz, sosyal statünüz, düzenli yaşam beklentiniz, değişiklik gibi iş değerleriniz vardır. İş değerlerini belirle!
Meslek seçiminde isabetli karar verebilmeniz kişilik özelliklerinizi çok iyi tanıyıp bu özellikleri gerektiren alan ve mesleklere yönelmenize bağlıdır. Bireylerin çok farklı kişilik özellikleri vardır. Atak, girişken, çekingen, uysal, hırslı, idealist, hayal gücü zengin, realist, mantıklı, sinirli, kendi başına buyruk, alçak gönüllü, düzenli, kurallara bağlı vb. çok çeşitli kişilik özellikleri bulunur. Sayılan bu özelliklerden hangisine sahip olduğunuzu bilirseniz, seçiminizi bu doğrultuda yaparsınız. Kişilik özelliklerini belirle!
Popüler olanın peşinde koşmak yerine isteklerinin ve hayallerinin peşinden koş!

> Hayalindeki meslek için tercihte yapılması gerekenler!

Servet Gülsün Şirin / İstanbul Okan Üniversitesi Aday İlişkileri Müdürü

servetgülsünsirinAdeta bir kurgunun içindeki rolleri paylaşmışçasına üniversite sınavına hazırlanıldı. Sınavın tarihi, konu dağılımı, korona tedbirlerinin yeterliliği üzerine bitmeyen tartışmalar arasında sınav gerçekleşti. Ve artık sonuçlar açıklandı ve tercih günleri başladı.

Gelecek üzerine herkesin bir sözünün olduğu, meslekler ve bölümler hakkında yargıların havada uçuştuğu, anne babaların kendi yarım kalmış hikâyelerini tamamlatma çabalarının yaşanacağı olağan bir tercih dönemi bizi bekliyor. 2020 üniversite sınav hazırlığı ve sınavı nasıl farklı yaşandıysa tercihler de korona gündeminden bağımsız olmayacak elbette. Bu yıl özellikle “seneye daha iyi hazırlanabilirim” fikri her yıldan daha fazla tartışılacak, ertelemek üzerine gidilecek, şehir seçimleri, kampüs olanakları çok daha fazla gündemde olacak. Gençler kendilerini gerçekleştirebilmek için bu gündem maddelerinin her birinden hızlıca uzaklaşmalılar. Onların tutunmaları gereken daha sağlam bir şey var. Hayalleri. O hayallere ulaşmak için yapılması gerekenlere sırayla bakalım.

“Daha iyi çalışabilirdim, keşke daha iyi hazırlansaydım” diyerek vahlanırken şunu unutmamak gerekir ki daha iyisini bulunduğun koşullarda gerçekleştirebilseydin yapmış olurdun. Sahip olduğun potansiyelle, süreci yönetme becerinle, olanaklarınla, kaygınla baş etme gücünle bu sonuca ulaştın, sonucu kabul et.
Bir daha hazırlanmak elbette mümkün ancak mezuna kalanların sadece üçte biri puanını yükseltebiliyor. Kalanların yarısı aynı puanı alırken yarısı daha kötü bir sonuç elde ediyor. O halde daha kötüsünü yapmanın mümkün olduğunu bilerek bu yolu denemeye karar vermelisin.
Sınav sonuçları açıklandığında elde ettiğin puan ve sıralamayı referans alacaksın ancak üniversitelerin 2019 taban puanlarının içinde kaybolma. Daha yüksek puanlı bir yere yerleşmek için mücadele vermek yerine, istediğin programa yerleşmeyi hedefle. Üniversiteleri puanlarından bağımsız değerlendir. Taban puan sıralamaları üniversitelerin değerini göstermez.
Bölüm mü seçmeliyim üniversite mi sorusunun cevabı: Her ikisini de seçmelisin. Sadece bölüme bakma o bölümü sahip olduğun olanaklar dâhilinde en iyi hangi üniversitede okurum diye araştır.

Geleceğin mesleği yok, geleceğin insanı var
Devlet mi vakıf üniversitesi sorusundan kurtul, üniversiteleri akademik kadroları, dil öğrenme olanakları, kampüs yaşamları, iş dünyasıyla ilişkileri ve özgürlük alanlarına göre sınıflandır.
Gelecekte nasıl bir dünya beni bekliyor yerine gelecekte ben nasıl bir insan olacağım sorusunu sor. Geleceğin mesleği yok, geleceğin insanı var. O insan olabilmek için bugün atacağın adımlar çok önemli.
Tercih yaparken anne babanın yarım kalan hikâyelerini, onların hayallerini gerçekleştirmek için çabalama. Bu senin hikâyen ve senin hayallerin. Ama anne babanın fikirlerini dinlemeden reddetme, unutma seni çok iyi tanıyorlar.
Yeteneklerini objektif olarak değerlendir, bu konuda ne mütevazı ol ne de gerçeklikten uzaklaş. Bu arada “İnsan isterse her şeyi başarabilir” söylemini fazlaca duyacaksın. Bu söylemin yerine “İsteklerimiz için sonuna kadar mücadele etmeliyiz ama bazen başaramayabiliriz de, hayatta kazandıklarımız kadar kaybettiklerimiz de bizi biz yapar.” diyerek yola çıkabilirsin. İsteklerinize yeteneklerinize, hayallerinize, uygun işler yapabilmek için “Ne iş olsa yapmam” de.
Yetenek; belli bir eğitimden yararlanma gücünüzdür. Hangi eğitim programında başarılı olabileceğinizi gösterir. Yetenek, meslekteki başarınız etkileyen etkenlerden biridir ve temel gerekliliktir. Seçtiğiniz mesleğin gerektirdiği azami yetenek düzeyine sahip değilseniz o meslekte başarılı olmanız beklenemez. Bunun yanında sahip olduğunuz yeteneklerin kapasitesinin altında bir yetenek düzeyi gerektiren mesleğe yöneldiğinizde meslekte doyum sağlamanız mümkün olmayacaktır. Yeteneklerini, belirle!
Yetenekler, hangi eğitim programında daha başarılı olabileceğinizi gösterirken; ilgiler, hangi alanlarda hangi faaliyetlerle uğraşmaktan zevk duyacağınıza işaret eder. İlgileriniz, yetenekleriniz ile ilişkilidir. İlgi duyduğunuz alanlar, çoğunlukla yetenekli olduğunuz alanlardır. Seçtiğiniz alanın ilgi alanınızda olup olmadığı ve seçeceğiniz mesleğin, insanlarla diyalogu, onları yönetmeyi, yönlendirmeyi, onlara hitap etmeyi veya yardım etmeyi mi gerektiriyor, yoksa insanlarla değil de objelerle uğraşmayı mı gerektiriyor sorularına yanıt aramanız ve edebiyata, müziğe, güzel sanatlara karşı olan ilgilerinizi de belirlemeniz gerekir. İlgi duyduğunuz, hoşlandığınız şeyleri severek yaparsınız. İlgi duymadığınız bir faaliyete yönelmeniz hem mesleki doyumunuzu, hem de başarınızı olumsuz yönde etkiler. İlgilerini belirle!
Yetenek ve ilgilerinizin belirlenmesinin ardından meslekten beklentilerinizi tanımlamanız gerekir. İş değerleri, meslekte nelere önem verdiğinizi, mesleki faaliyetin sonunda elde etmek istediğiniz olanakları gösterir. Kazanç, üretken bir kişilik yapısı, liderlik, yeteneğinizi kullanma, işbirliğine uygunluğunuz, ün sahibi olma isteğiniz, sosyal statünüz, düzenli yaşam beklentiniz, değişiklik gibi iş değerleriniz vardır. İş değerlerini belirle!
Meslek seçiminde isabetli karar verebilmeniz kişilik özelliklerinizi çok iyi tanıyıp bu özellikleri gerektiren alan ve mesleklere yönelmenize bağlıdır. Bireylerin çok farklı kişilik özellikleri vardır. Atak, girişken, çekingen, uysal, hırslı, idealist, hayal gücü zengin, realist, mantıklı, sinirli, kendi başına buyruk, alçak gönüllü, düzenli, kurallara bağlı vb. çok çeşitli kişilik özellikleri bulunur. Sayılan bu özelliklerden hangisine sahip olduğunuzu bilirseniz, seçiminizi bu doğrultuda yaparsınız. Kişilik özelliklerini belirle!
Popüler olanın peşinde koşmak yerine isteklerinin ve hayallerinin peşinden koş!

Son Güncelleme: Salı, 04 Ağustos 2020 12:04

Gösterim: 4688

Pandemi koşulları nedeniyle yaşanan belirsizliğin ardından 27-28 Haziran’da yapılacağı açıklanan YKS yaklaşırken, üniversite adayları, hayatlarının sınavına bu yıl virüs salgını gölgesinde hazırlanıyor. Bir yandan pandemi şartları bir yandan da daralan zaman, öğrencilerin daha fazla kaygılanmalarına neden oluyor. Altınbaş Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, yoğunlaşan kaygı ve endişenin sınav hazırlığını olumsuz etkilememesi için adaylarla önemli bilgileri paylaştı.

 

aylin_kockar“Belli seviyedeki kaygı olumludur”
Öğrencilerin hazırlık sürecinde kendini yetersiz hissetme, başaramayacaklarına yönelik korku, tedirginlik, sınavın kötü geçeceğine dair olumsuz düşünceler, huzursuzluk, yeme düzeninde bozulmalar gibi sorunlar yaşayabileceklerini belirten Prof. Dr. Koçkar, belli bir seviyede kaygının öğrencileri harekete geçirerek olumlu bir rol oynadığını ancak bu kaygının baş edilemeyecek düzeyde olmasının sadece sınav sürecini değil, aynı zamanda günlük hayatı da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Öğrencilerin daha önceki olumsuz tecrübelerine odaklanmak yerine, sınava yönelik olumlu ve motivasyonlarını yükselten düşüncelerini çeşitlendirmeye çalışmalarının yararlı olacağını vurgulayan 
Prof. Dr. Koçkar şunları söyledi: “Adaylar, ‘Matematik çok zorlandığım bir ders olmasına rağmen, düzenli çalışarak netlerimi arttırdım’ örneğindeki gibi başarılı oldukları deneyimlerini gözden geçirebilirler. Öğrenciler, tüm dikkatlerini bedenlerine vererek, kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi fiziksel belirtilere odaklanmamalılar. Bu belirtilere odaklanmak, stresle başa çıkmalarını zorlaştırır. Bu süreçte gevşeme egzersizleri yapmak, kısa molalar vermek, sınav kaygısı ve stresiyle başa çıkmalarını kolaylaştıracaktır. Kaygı eğer başa çıkılamayan ve günlük hayatı etkileyen bir boyuta ulaştıysa mutlaka en kısa zamanda bir uzmandan destek alınması bu süreci yönetebilmek adına yararlı olacaktır.”

 

Kaygıyı azaltmak için evde sınav provası
Sınava kadar olan süre içerisinde  öğrencilerin öncelikle konu eksiklerini tamamlamaya yönelik bir plan oluşturmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Koçkar, hazırlık sürecine dair öğrencilere şu önerilerde bulundu: “Sınavda giyecekleri kıyafetlerle süre tutarak ve maske takarak sınavdaymış gibi deneme çözmeleri  sınav sürecinin provası olur ve sınav kaygısını azaltır. Bu süreçte öğrencilerin, sınavın açıklanan tarihte yapılacağı gerçeğini kabul edip bu durumu göz önüne alarak çalışma süreçlerini planlamaları yararlı olacaktır. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler koymaları önem taşımaktadır. Unutmamalıdır ki gerçekçi olmayan hedefler motivasyonu olumsuz etkiler.”

 

Sınav anında konsantrasyon nasıl sağlanmalı?

Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar: “Öğrencilerin, sınavda bir miktar heyecan ve stres belirtileri yaşamaları beklenen bir durum. Sınav başarısını etkileyen birçok farklı faktör vardır ve sınav esnasındaki konsantrasyon bunların başında gelir. Her öğrencinin dikkat süresi birbirinden farklıdır ancak çeşitli yöntemlerle bu dikkat süresi arttırılabilir. Soruları okurken çok hızlı veya çok yavaş okumak, soruyu anlayıp doğru cevaplanmasını zorlaştırabilir. Her öğrencinin dikkati sınav sürecinde dağılır, bu gayet normaldir. Öğrenciler dikkatlerinin dağıldığını hissettiklerinde, bir yudum su içmek veya birkaç derin nefes almak gibi çok kısa molalar verebilirler; sınav esnasında yapamayacakları sorularla vakit harcamak yerine, dikkatlerini yapabilecekleri sorulara yönlendirmeli, daha sonra zorlanacaklarını düşündükleri sorulara yönelmeliler. Ayrıca sınav öncesinde güvendikleri bir rehber öğretmen veya öğretmenle bireysel sınav stratejilerini geliştirmeleri de çok yararlı olur. Böylelikle sınav anında zamanı etkili kullanarak konsantrasyonlarını arttırabilirler.”

> Pandemi sürecinde sınava girecek üniversite adaylarına önemli uyarılar

Pandemi koşulları nedeniyle yaşanan belirsizliğin ardından 27-28 Haziran’da yapılacağı açıklanan YKS yaklaşırken, üniversite adayları, hayatlarının sınavına bu yıl virüs salgını gölgesinde hazırlanıyor. Bir yandan pandemi şartları bir yandan da daralan zaman, öğrencilerin daha fazla kaygılanmalarına neden oluyor. Altınbaş Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, yoğunlaşan kaygı ve endişenin sınav hazırlığını olumsuz etkilememesi için adaylarla önemli bilgileri paylaştı.

 

aylin_kockar“Belli seviyedeki kaygı olumludur”
Öğrencilerin hazırlık sürecinde kendini yetersiz hissetme, başaramayacaklarına yönelik korku, tedirginlik, sınavın kötü geçeceğine dair olumsuz düşünceler, huzursuzluk, yeme düzeninde bozulmalar gibi sorunlar yaşayabileceklerini belirten Prof. Dr. Koçkar, belli bir seviyede kaygının öğrencileri harekete geçirerek olumlu bir rol oynadığını ancak bu kaygının baş edilemeyecek düzeyde olmasının sadece sınav sürecini değil, aynı zamanda günlük hayatı da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Öğrencilerin daha önceki olumsuz tecrübelerine odaklanmak yerine, sınava yönelik olumlu ve motivasyonlarını yükselten düşüncelerini çeşitlendirmeye çalışmalarının yararlı olacağını vurgulayan 
Prof. Dr. Koçkar şunları söyledi: “Adaylar, ‘Matematik çok zorlandığım bir ders olmasına rağmen, düzenli çalışarak netlerimi arttırdım’ örneğindeki gibi başarılı oldukları deneyimlerini gözden geçirebilirler. Öğrenciler, tüm dikkatlerini bedenlerine vererek, kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi fiziksel belirtilere odaklanmamalılar. Bu belirtilere odaklanmak, stresle başa çıkmalarını zorlaştırır. Bu süreçte gevşeme egzersizleri yapmak, kısa molalar vermek, sınav kaygısı ve stresiyle başa çıkmalarını kolaylaştıracaktır. Kaygı eğer başa çıkılamayan ve günlük hayatı etkileyen bir boyuta ulaştıysa mutlaka en kısa zamanda bir uzmandan destek alınması bu süreci yönetebilmek adına yararlı olacaktır.”

 

Kaygıyı azaltmak için evde sınav provası
Sınava kadar olan süre içerisinde  öğrencilerin öncelikle konu eksiklerini tamamlamaya yönelik bir plan oluşturmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Koçkar, hazırlık sürecine dair öğrencilere şu önerilerde bulundu: “Sınavda giyecekleri kıyafetlerle süre tutarak ve maske takarak sınavdaymış gibi deneme çözmeleri  sınav sürecinin provası olur ve sınav kaygısını azaltır. Bu süreçte öğrencilerin, sınavın açıklanan tarihte yapılacağı gerçeğini kabul edip bu durumu göz önüne alarak çalışma süreçlerini planlamaları yararlı olacaktır. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler koymaları önem taşımaktadır. Unutmamalıdır ki gerçekçi olmayan hedefler motivasyonu olumsuz etkiler.”

 

Sınav anında konsantrasyon nasıl sağlanmalı?

Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar: “Öğrencilerin, sınavda bir miktar heyecan ve stres belirtileri yaşamaları beklenen bir durum. Sınav başarısını etkileyen birçok farklı faktör vardır ve sınav esnasındaki konsantrasyon bunların başında gelir. Her öğrencinin dikkat süresi birbirinden farklıdır ancak çeşitli yöntemlerle bu dikkat süresi arttırılabilir. Soruları okurken çok hızlı veya çok yavaş okumak, soruyu anlayıp doğru cevaplanmasını zorlaştırabilir. Her öğrencinin dikkati sınav sürecinde dağılır, bu gayet normaldir. Öğrenciler dikkatlerinin dağıldığını hissettiklerinde, bir yudum su içmek veya birkaç derin nefes almak gibi çok kısa molalar verebilirler; sınav esnasında yapamayacakları sorularla vakit harcamak yerine, dikkatlerini yapabilecekleri sorulara yönlendirmeli, daha sonra zorlanacaklarını düşündükleri sorulara yönelmeliler. Ayrıca sınav öncesinde güvendikleri bir rehber öğretmen veya öğretmenle bireysel sınav stratejilerini geliştirmeleri de çok yararlı olur. Böylelikle sınav anında zamanı etkili kullanarak konsantrasyonlarını arttırabilirler.”

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Haziran 2020 12:51

Gösterim: 4856

Üniversite adaylarının tercih süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, tercih döneminde dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekti. Bu yıl başarı sıralamalarında büyük değişiklikler beklemediklerini, adayların puana göre değil, başarı sırasına göre tercih yapması gerektiğini hatırlatan Tözeniş, bu dönemi adayların araştırarak geçirmesi gerektiğini söyledi.

ece_tozenisÜsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uz. Psk. Dan. Ece Tözeniş, 28 Temmuz 2020 tarihinde açıklanması beklenen YKS sınav sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başarı sırası dikkate alınmalı

Sürecin 28 Temmuz itibariyle başlayacağını kaydeden Ece Tözeniş, “Adaylar sınav sonuçlarını öğrenecekler. Başarı sıralarını, puanlarını, eklenmiş puanlarını görecekler. 6-14 Ağustos tarihleri arasında ise resmi tercihler yapılacak. Burada teknik olarak sınav tamamlandı ama şu anda doğru tercih yapmak çok önemli. Burada dikkat edilmesi gereken iki husus var. Birincisi, puana göre değil, başarı sırasına göre tercih yapılıyor. Biz tercih yaparken bir yıl öncesinin verilerine bakıyoruz. Her sene bu verilerde farklılıklar oluyor. Başarı sırası bize daha doğru istatistiği sağladığı için ona bakacağız” dedi.

Tercih yaparken bu noktalara dikkat!

Adayların toplamda 24 tercih yapma hakları bulunduğunu hatırlatan Ece Tözeniş, şunları söyledi:

“Bir aday başarı sırasının yarısında başlayarak bir iki tercih yapabilir, sonra kendi başarı sırasına denk birkaç tercih ve sonrasında kendi sıralamasının altında kalan başarı sıralarındaki bölümleri yazmalarını tavsiye ediyoruz. Yani başarı sırası 120 binde olan bir aday ilk tercihlerine 60 bin sıralamadan başlayarak 120 bine kadar tercih edebileceği yerleri yazabilir. Sondaki birkaç tercihine de 120 bin ve altı olan sıralamalara yer verirse kendini daha çok garantiye almış olur. Bu bir istek sıralaması ve bir takım rakamlardan bahsediyoruz ama öğrencilerin tercih eğilimlerini bilemiyoruz. Bu rakamlar da tercih eğilimlerine göre oluştuğu için gerçekçi ve geniş aralıkta tercih yapmak çok önemli. İkinci dikkat edilmesi gereken husus da adayların profesyonel tercih yardımı almalarıdır. Bu yardım, aday öğrencinin isteği doğrultusunda dışarıdan bakacak farklı bir göz ve doğru yönlendirme için çok önemlidir.”

Başarı sıralamalarında büyük değişiklikler beklemeyiz

Başarı sıralamalarının genel olarak çok fazla değişiklik göstermediğini belirten Tözeniş, “Yine de zaman zaman değişken durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Ama genel olarak bir sayısal öğrencinin tercih eğilimi tıp, diş ve eczacılık fakültesi olarak gider. Mesela Tıp Fakültesi’nin genel olarak sıralaması bellidir. Eşit ağırlık alanında hukuk, psikoloji alanında çok büyük değişikliler beklemeyiz” şeklinde konuştu.

Tercihte son kararı aday öğrenci vermeli

Ece Tözeniş, sözlerinin devamında tercih yapacak adayların yanı sıra ailelerin de bu süreçte önemli rol oynadığına dikkat çekerek “Ailenin talep ve istekleri de önemli ama ailelere önerim aday öğrenciyle birlikte yürümeleri. Burada rehber öğretmen ve ebeveynler yol gösterici olarak rol oynamalı. Anne babalar tabii ki düşünce deneyimlerini paylaşabilirler ama karar mutlaka adayda olmalı”dedi.

Tercih yaparken araştırmak çok önemli

Üniversitelerin tercih dönemlerinde sunduğu imkânlara değinen Tözeniş, “Bu sene adaylar bir taraftan da çok şanslılar. Üniversiteler tercih konusunda hem online hem yüz yüze destek olmaya devam edecekler. Adaylar mutlaka üniversitelerin tercih ve tanıtım günlerine katılsınlar. Durum ve olanaklarına göre ister online ister yüz yüze üniversiteden bilgi alıyor olmak önemli. Adaylar bölüme dair hem akademisyenlerle hem o bölümde okuyan öğrencilerle hem de üniversitenin işleyişine dair bilgi sahibi olabilirler. Tercih konusu araştırma yapılarak üstesinden gelinebilecek bir konu. Araştırma yapmaları ve bu doğrultuda karar vermeleri çok önemli” ifadelerini kaydetti.

Üniversiteler öğrencilere çok fazla imkân sunuyor

Üniversiteyi kazanan öğrencileri bekleyen olanaklara dikkat çeken Ece Tözeniş; “Üniversitelerde çok fazla alternatif var. Aday yerleştikten sonra farklı bir bölümle Yan Dal veya Çift Ana Dal yapabilir. Böylece 4-5 yılın sonunda iki diplomayla mezun olabilir. ‘Üniversiteye yerleştim, artık ben bu bölümdeyim başka bölüm okuyamam’ diye düşünmesinler. Üniversite onlara çok güzel kapılar açacak. Adayların yerleştikten sonra ne yapabileceklerini düşünmelerini lazım” şeklinde konuştu.

Adaylar, kazanıp kayıt yaptırmamayı iyi düşünmeli

Tözeniş, sözlerinin sonunda üniversiteyi kazanıp, kayıt yaptırmayan öğrencilere tavsiyede de bulundu: “Üniversiteyi kazanıp, kayıt yaptırmayan öğrencilerin bunu çok iyi düşünmesi lazım. Puanı istediği gibi gelmediyse değerlendirerek düşünmesi lazım. Adaylar tercihlerini göndermeden önce ‘Yaptığım tercihlerin hepsinden emin miyim, buralarda gerçekten okumak istiyor muyum diye kendilerine sorsun’ Kazanıp da kayıt yaptırmadığı zaman başarı puanları yarı yarıya düşüyor, bunu göz önünde bulundursun. Ama yerleşemezse veya tercih yapmazsa böyle bir durum söz konusu olmuyor. Kazanıp kayıt yaptırmamak önemli ve iyi düşünülerek karar verilmesi gereken bir kriter.”

> Bu yıl başarı sıraları değişir mi?

Üniversite adaylarının tercih süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, tercih döneminde dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekti. Bu yıl başarı sıralamalarında büyük değişiklikler beklemediklerini, adayların puana göre değil, başarı sırasına göre tercih yapması gerektiğini hatırlatan Tözeniş, bu dönemi adayların araştırarak geçirmesi gerektiğini söyledi.

ece_tozenisÜsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uz. Psk. Dan. Ece Tözeniş, 28 Temmuz 2020 tarihinde açıklanması beklenen YKS sınav sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başarı sırası dikkate alınmalı

Sürecin 28 Temmuz itibariyle başlayacağını kaydeden Ece Tözeniş, “Adaylar sınav sonuçlarını öğrenecekler. Başarı sıralarını, puanlarını, eklenmiş puanlarını görecekler. 6-14 Ağustos tarihleri arasında ise resmi tercihler yapılacak. Burada teknik olarak sınav tamamlandı ama şu anda doğru tercih yapmak çok önemli. Burada dikkat edilmesi gereken iki husus var. Birincisi, puana göre değil, başarı sırasına göre tercih yapılıyor. Biz tercih yaparken bir yıl öncesinin verilerine bakıyoruz. Her sene bu verilerde farklılıklar oluyor. Başarı sırası bize daha doğru istatistiği sağladığı için ona bakacağız” dedi.

Tercih yaparken bu noktalara dikkat!

Adayların toplamda 24 tercih yapma hakları bulunduğunu hatırlatan Ece Tözeniş, şunları söyledi:

“Bir aday başarı sırasının yarısında başlayarak bir iki tercih yapabilir, sonra kendi başarı sırasına denk birkaç tercih ve sonrasında kendi sıralamasının altında kalan başarı sıralarındaki bölümleri yazmalarını tavsiye ediyoruz. Yani başarı sırası 120 binde olan bir aday ilk tercihlerine 60 bin sıralamadan başlayarak 120 bine kadar tercih edebileceği yerleri yazabilir. Sondaki birkaç tercihine de 120 bin ve altı olan sıralamalara yer verirse kendini daha çok garantiye almış olur. Bu bir istek sıralaması ve bir takım rakamlardan bahsediyoruz ama öğrencilerin tercih eğilimlerini bilemiyoruz. Bu rakamlar da tercih eğilimlerine göre oluştuğu için gerçekçi ve geniş aralıkta tercih yapmak çok önemli. İkinci dikkat edilmesi gereken husus da adayların profesyonel tercih yardımı almalarıdır. Bu yardım, aday öğrencinin isteği doğrultusunda dışarıdan bakacak farklı bir göz ve doğru yönlendirme için çok önemlidir.”

Başarı sıralamalarında büyük değişiklikler beklemeyiz

Başarı sıralamalarının genel olarak çok fazla değişiklik göstermediğini belirten Tözeniş, “Yine de zaman zaman değişken durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Ama genel olarak bir sayısal öğrencinin tercih eğilimi tıp, diş ve eczacılık fakültesi olarak gider. Mesela Tıp Fakültesi’nin genel olarak sıralaması bellidir. Eşit ağırlık alanında hukuk, psikoloji alanında çok büyük değişikliler beklemeyiz” şeklinde konuştu.

Tercihte son kararı aday öğrenci vermeli

Ece Tözeniş, sözlerinin devamında tercih yapacak adayların yanı sıra ailelerin de bu süreçte önemli rol oynadığına dikkat çekerek “Ailenin talep ve istekleri de önemli ama ailelere önerim aday öğrenciyle birlikte yürümeleri. Burada rehber öğretmen ve ebeveynler yol gösterici olarak rol oynamalı. Anne babalar tabii ki düşünce deneyimlerini paylaşabilirler ama karar mutlaka adayda olmalı”dedi.

Tercih yaparken araştırmak çok önemli

Üniversitelerin tercih dönemlerinde sunduğu imkânlara değinen Tözeniş, “Bu sene adaylar bir taraftan da çok şanslılar. Üniversiteler tercih konusunda hem online hem yüz yüze destek olmaya devam edecekler. Adaylar mutlaka üniversitelerin tercih ve tanıtım günlerine katılsınlar. Durum ve olanaklarına göre ister online ister yüz yüze üniversiteden bilgi alıyor olmak önemli. Adaylar bölüme dair hem akademisyenlerle hem o bölümde okuyan öğrencilerle hem de üniversitenin işleyişine dair bilgi sahibi olabilirler. Tercih konusu araştırma yapılarak üstesinden gelinebilecek bir konu. Araştırma yapmaları ve bu doğrultuda karar vermeleri çok önemli” ifadelerini kaydetti.

Üniversiteler öğrencilere çok fazla imkân sunuyor

Üniversiteyi kazanan öğrencileri bekleyen olanaklara dikkat çeken Ece Tözeniş; “Üniversitelerde çok fazla alternatif var. Aday yerleştikten sonra farklı bir bölümle Yan Dal veya Çift Ana Dal yapabilir. Böylece 4-5 yılın sonunda iki diplomayla mezun olabilir. ‘Üniversiteye yerleştim, artık ben bu bölümdeyim başka bölüm okuyamam’ diye düşünmesinler. Üniversite onlara çok güzel kapılar açacak. Adayların yerleştikten sonra ne yapabileceklerini düşünmelerini lazım” şeklinde konuştu.

Adaylar, kazanıp kayıt yaptırmamayı iyi düşünmeli

Tözeniş, sözlerinin sonunda üniversiteyi kazanıp, kayıt yaptırmayan öğrencilere tavsiyede de bulundu: “Üniversiteyi kazanıp, kayıt yaptırmayan öğrencilerin bunu çok iyi düşünmesi lazım. Puanı istediği gibi gelmediyse değerlendirerek düşünmesi lazım. Adaylar tercihlerini göndermeden önce ‘Yaptığım tercihlerin hepsinden emin miyim, buralarda gerçekten okumak istiyor muyum diye kendilerine sorsun’ Kazanıp da kayıt yaptırmadığı zaman başarı puanları yarı yarıya düşüyor, bunu göz önünde bulundursun. Ama yerleşemezse veya tercih yapmazsa böyle bir durum söz konusu olmuyor. Kazanıp kayıt yaptırmamak önemli ve iyi düşünülerek karar verilmesi gereken bir kriter.”

Son Güncelleme: Cuma, 24 Temmuz 2020 15:25

Gösterim: 4726

Ulusal ve uluslararası pek çok projeye destek veren Bilfen Liseleri öğrencileri içinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde görme engelli kardeşleri için harekete geçti ve onlar için LGS sorularını seslendirdi. Akademik eğitimin yanı sıra kültürel ve sosyal çalışmalarıyla da adından söz ettirmeye devam eden Bilfen, önümüzdeki dönem bu projeyi daha da genişletmeyi ve daha fazla görme engelli öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.

bilfen_lgsÇamlıca Bilfen Liseleri öğrencileri içinde bulundukları pandemi döneminde, yeni bir sosyal sorumluluk projesine adım atarak İstanbul ve çevresindeki ‘Görme Engelliler Okulları’nda eğitim gören 55 görme engelli 8. sınıf öğrencisi için LGS sorularını okudu. Sınavlara hazırlık sürecinde engelli kardeşlerine destek olmak isteyen ve sınav sorularını okuyan liseli öğrenciler, önümüzdeki dönem bu projeyi daha da geliştirerek daha fazla görme engelli kardeşlerine ulaşmayı hedefliyor.

Projenin başlangıcında görme engelliler okuluyla iletişime geçen ve onların ihtiyaçlarını belirleyen Bilfen Liseleri, özellikle LGS hazırlık sürecinde 8. Sınıf öğrencilerinin desteğe ihtiyaçları olduğunu öğrendi. LGS hazırlık sürecinde engelli arkadaşlarına en büyük yardımın LGS soru ve cevaplarının okunması olacağını düşünen Bilfen Liseleri öğrencileri kendilerine Bilfen Yayıncılık tarafından gönderilen kitapları LGS’ye hazırlanan görme engelli öğrenciler için seslendirmeye başladı. Bu kayıtlar daha sonra görme engelliler öğretmenleri aracılığıyla tüm Türkiye’deki görme engelli öğrencilerin okullarına ulaşacak.

Bilfen Lisesi öğrencileri, değerler eğitimi projesi kapsamında görme engelli kardeşlerinin LGS’ye hazırlanabilmeleri için deneme sınavlarını seslendirirken Bilfen Lisesi 10. sınıflardan iki öğrenci de çaldıkları piyano eserlerinin kayıtlarını göndererek görme engelli öğrencilere moral desteği verdi.

 

> Bilfen öğrencileri görme engelliler için LGS Hazırlık Sorularını seslendirdi

Ulusal ve uluslararası pek çok projeye destek veren Bilfen Liseleri öğrencileri içinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde görme engelli kardeşleri için harekete geçti ve onlar için LGS sorularını seslendirdi. Akademik eğitimin yanı sıra kültürel ve sosyal çalışmalarıyla da adından söz ettirmeye devam eden Bilfen, önümüzdeki dönem bu projeyi daha da genişletmeyi ve daha fazla görme engelli öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.

bilfen_lgsÇamlıca Bilfen Liseleri öğrencileri içinde bulundukları pandemi döneminde, yeni bir sosyal sorumluluk projesine adım atarak İstanbul ve çevresindeki ‘Görme Engelliler Okulları’nda eğitim gören 55 görme engelli 8. sınıf öğrencisi için LGS sorularını okudu. Sınavlara hazırlık sürecinde engelli kardeşlerine destek olmak isteyen ve sınav sorularını okuyan liseli öğrenciler, önümüzdeki dönem bu projeyi daha da geliştirerek daha fazla görme engelli kardeşlerine ulaşmayı hedefliyor.

Projenin başlangıcında görme engelliler okuluyla iletişime geçen ve onların ihtiyaçlarını belirleyen Bilfen Liseleri, özellikle LGS hazırlık sürecinde 8. Sınıf öğrencilerinin desteğe ihtiyaçları olduğunu öğrendi. LGS hazırlık sürecinde engelli arkadaşlarına en büyük yardımın LGS soru ve cevaplarının okunması olacağını düşünen Bilfen Liseleri öğrencileri kendilerine Bilfen Yayıncılık tarafından gönderilen kitapları LGS’ye hazırlanan görme engelli öğrenciler için seslendirmeye başladı. Bu kayıtlar daha sonra görme engelliler öğretmenleri aracılığıyla tüm Türkiye’deki görme engelli öğrencilerin okullarına ulaşacak.

Bilfen Lisesi öğrencileri, değerler eğitimi projesi kapsamında görme engelli kardeşlerinin LGS’ye hazırlanabilmeleri için deneme sınavlarını seslendirirken Bilfen Lisesi 10. sınıflardan iki öğrenci de çaldıkları piyano eserlerinin kayıtlarını göndererek görme engelli öğrencilere moral desteği verdi.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 18 May 2020 13:03

Gösterim: 5269


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.