banner
banner
banner

Pandemi Döneminde okullar, öğrenciler ve veliler




Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı

alpaslan_dartanToplumun hemen her kesiminin eğitim ve eğitim sistemi ile ilgili kendine özgü bir görüşü bulunuyor, 83 Milyon nüfuslu ülkemizde eğitim ile ilgili görüşü olmayan tek bir aile ve birey bulamazsınız. Doğal olarak eğitim hem eğitim bilimi ile ilgili uzmanların hem de toplumun birer üyesi olarak bizlerin günlük hayatında önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle günümüzün eğitim anlayışını toplumların geleneksel kültüründen bağımsız ele alamadığımız gibi küreselleşen bir dünya düzeninde gelişen ve değişen dinamiklerden de bağımsız düşünemiyoruz.

Özellikle ülkemizde her kademede okullar arasında eğitimin kalitesi açısından niteliksel farklılıkların olduğunu artık hepimiz kabul ediyoruz. Zaman zaman Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un dile getirdiği “sınav gerçeğinin ortadan kaldırılabilmesi için okullar arasındaki nitelik farkının azaltılması/daraltılması gerekir” sözü de bu pandemi döneminde içimizi çokça acıtan bir gerçek olarak ortada duruyor.

Pandemi döneminin tüm dünyadaki etkisiyle birlikte ülkemizde zaten kırsal bölgelerde var olan eğitime erişim sorununun giderek daha fazla artmasına, büyük şehirlerde de eğitimin nitelik sorunun çözümüne yönelik adımlar atılmasını olabildiğince zorlaşmıştır. Eğitim sisteminin bütününe ve geneline ilişkin sorunlara çözüm üretebilmek için eğitimi bütünsel bir bakış açısı ile ele almak, eğitimin tüm toplumun tüm paydaşlarının ortak bir anlayışa sahip olmalarıyla mümkün olabilir ancak ülkemiz gerçeklerinde bunu görebilmek de mümkün görünmüyor.

Başarı kavramı, öğrencilerin okulda uygulanan müfredat kapsamında ele alınan konuları ne dereceye kadar öğrendikleriyle ilgili değildir. Gerçek hayatta karşılaşabilecekleri durumlarda sahip oldukları bilgi ve becerileri kullanabilme yetenekleriyle ilgilidir. Biz de bugüne kadar yetiştirdiğimiz öğrencilerin niteliğini sorguluyor, okul öncesinden üniversiteye birbirini izleyen tamamlayan eğitim politikaları geliştiremediğimiz için de öğrencilerimizi ezberci anlayışla hazırlanan müfredata mahkûm ediyor, okul-öğretmen ve veli işbirliğinin kalitesini artıramıyorduk. Bugün ise geldiğimiz noktaya baktığımızda küresel salgının öğrencilerin eğitime erişim ve eğitimde fırsat eşitliği açısından ülkemiz tüm dünya ülkeleri içerisinde en fazla olumsuz etkilenen ülkeler arasında gösteriliyoruz.

Okullar açısından bakıldığında bu pandemi sürecinde velilerle güven ilişkisine dayalı iletişim kurulabilmesi, öğrencilerin duygusal süreçlerinin anlaşılmasına ve akademik başarılarının doğru yorumlanmasına katkı sağlayabilir. Veliler açısından da tüm dünyayı etkileyen bir sıkıntının giderilmesinde özellikle de çocukların ruh sağlıklarının korunabilmesi için okul ve öğretmenlerle daha sık iletişim kurulmasını gerekli kılmakta ve onların ilgileri, yetenekleri ve duygusal süreçleri hakkında daha bir farkındalık edinmeleri anlamına gelir.

Okullarımızda uzaktan ve çevrim içi yapılan öğretimin başarılı olması ve amaçlarına ulaşabilmesinde öğrencinin ailesinin ilgi ve desteği oldukça önemlidir. Veli ile doğru şekilde ve doğru zamanda kurulan iletişim ve işbirliği becerisi bir okulun önemli artılarındandır. Sınırlarını ve sorumluluklarını bilerek gerçekleştirilen bilgi alışverişleri öğrenci başarısını artırmakta, sosyal ve duygusal güven ortamını pekiştirmektedir. Gerektiği kadar açık ve şeffaf eğitim kurumu sorumlulukların eşit paylaşımını da önemser ve gerektiği ölçülerde yerine getirir.

Öğrenci başarısında, okulların yapısı veya sosyo-ekonomik koşulların yanında aile-okul işbirliği ile arttığı yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir. Ülkemizde yapılan pek çok sosyo-ekonomik araştırma maddi durumu yerinde olan ailelerin çocuklarının, diğer öğrencilere oranla akademik olarak daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini gösteriyor. Türkiye’nin OECD ülkeleri içerisinde kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) düşük olduğu ülkeler arasında yer aldığını biliyoruz.

Okul-aile işbirliği öğrencilerin başarısında oldukça önemli bir yer tutuyor bunu biliyoruz. Yapılan tüm araştırmalar çocukları ile ilgilenen, sorunlarını çözmeye çalışan, okulla iş birliğini geliştiren ailelerin çocuklarının başarısının ilgilenmeyen ailelere göre çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Yine ülkemizde okul öncesi ve ilkokul düzeyinde okul veli ilişkisinin velilerce daha fazla önemsendiği, yaş düzeyi arttıkça özellikle ortaokul ve lise düzeyinde velilerin okula uğrama ve öğretmenlerle temas etme sıklıklarının azaldığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
Okul aile işbirliğinin güçlü olması öğrencide önemsendiği ve değer verildiği duygusunu geliştirirken bütünsel olarak gelişiminin takibi yine öğrencinin hem okul başarısını ve hayat başarısını desteklemektedir. Okulun çocuğun tüm özellikleriyle tanınması ve bilinmesine yönelik izlediği yol, yöntem ve gerçekleştirdiği bilgi paylaşım toplantıları da okulun güvenilir ve geliştirici özelliğinin bilinmesine yol açacaktır. Bu koşullarda bu nasıl mümkün olabilir tartışılır elbet ama nasıl sorusu kadar bunu gerçekleştirme arzusu da önemlidir.
Bunu sağlayabilmenin temelinde de eğitim kurumlarına, kurumun yönetici ve öğretmenlerine, çocuklarını geliştirecek bir program ve yapı bütünlüğüne inanarak güven duygusu geliştirmekten geçiyor. Her çocuğun kişilik özellikleri, karakteristik yapıları, ilgi ve yetenekleri, sosyal duygusal özellikleri birbirinden farklıdır. Salgın dönemlerinde veli olarak okuldan beklentilerimizi çocuğumuzun özelliklerini de düşünerek doğru bir şekilde konumlandırabilmek gerekir.

Okul ve veli işbirliğinde karşılıklı olarak sınırlarını ve sorumluluklarını bilerek gerçekleştirilen bilgi alışverişleri gerekir. Bu zor dönemde veli çocuğuna destek olurken, okulun eğitim uygulamalarına, öğretmen ve yöneticilerinin alan uzmanı olarak yetkinliklerine değer vermeli ve önemsemelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı bir İzleme Ve Değerlendirme Raporu 2020 kapsamında geçtiğimiz aylarda bir anket çalışması gerçekleştirdi. “Küresel Salgın Döneminde Uzaktan Eğitim” başlığı ile yapılan bu çalışmanın sonuçları da yakın zamanda açıklandı.
Bakanlığın yürüttüğü bu çalışmaya 41.430 öğrenci, 25.667 öğretmen, 2.197 okul yöneticisi ve 24.489 veli olmak üzere toplamda 93.783 kişi katılım sağlamış. Çalışma kapsamında TRT-EBA TV Lise kanalında yayınlanan ders videolarının takip edilme durumu incelendiğinde; öğrencilerin yaklaşık %20’sinin dersleri takip edemediğini ve yoksunluk yaşadığını göstermektedir.
Ders anlatım videoları ile ilgili görüşler genel olarak dikkate alındığında içeriklerin ders özelinde tekrar gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi ihtiyacı olduğu, araştırmaya katılan öğrencilerin %1,5’i televizyon veya internet erişimi olmadığı için ders anlatım videolarını takip etmediklerini, diğer yandan internete erişimi olmadığı için canlı derslere katılamadığını belirten öğrenci oranın da %7,1 düzeyinde olduğu görülmüş. Öğrencilerin, %31’i ders anlatım videolarını televizyondan, %18’i telefondan, %11’i bilgisayardan, %1’i tabletten ve %39’u da birden çok kaynaktan takip ettiklerini belirtmişlerdir.
Salgın süreciyle ilgili olarak, uzaktan eğitim sürecinin devam etmesi durumunda televizyona veya internete erişim imkânı olmayan çocuklara bu imkânların sunulması, içerik zenginleştirilmesine ihtiyaç olduğu çok açık olarak ortaya konmuş görünüyor.
Öğrencilerin akademik başarılarını, sosyal ve duygusal gelişimlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu üzerine yapılan pek çok farklı araştırma sonuçları da en çok eğitim ve öğretim kurumları ile aile çevresinin etkili olduğunu gösteriyor. İki önemli yapı okul ve aile çocukların gelişimi üzerinde bu kadar etkili iken birbirlerini destekleyen ilişki geliştirmelidirler.

Okul ve veli işbirliğinde her iki taraf da öğrencinin yararına ve gelişimine katkı anlamında birbirlerine yeterince ve gerektiği kadar açık ve şeffaf olmalıdırlar. Karşılıklı geri bildirim verme daha sık yapılmalı, çocuğun bireyselliği ve ruh sağlığı korunduğu kadar toplumun, okulun ve ailenin tutum, davranış ve değer yargıları da göz önünde bulundurulmalıdır. Girdisi ve çıktısı insan olan ve bir hizmet alanı olarak görülen okul, temel bir yapı taşı rolü üstlenirken bu yapı taşına değer veren destekleyen unsur olarak da aile çocukların her alanda gelişimine destek olmalıdır.

Velilerin örgün eğitimin daha çok tercih ettiği bu araştırma sonuçları tüm dünyada olduğu gibi uzaktan eğitimin de bir an önce yerini yüz yüze eğitime bırakması gerektiğini bize gösteriyor. Ama bu gerçekleşene kadar okul veli ve öğrenci arasında mümkün olan en doğru iletişim ağı çalışmalı bişrbirini çocuklar üzerinden destekleyen ve koruyan bir anlayışa bırakmalıdır. Yapıcı ve destekleyici eleştirinin herkesi geliştireceğini bilen MEB yetkilileri de kendi yaptıkları araştırma sonuçlarına uygun toplumu hazırlayıcı ve yönlendirici bir rol üstlenmelidir, en az öğrenci ve velileri kadar.
Kaynak. http://covid19.meb.gov.tr/assets/files/02-rapor-yayin-bilgilendirme/04-raporlar/01.pdf

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.


Alparslan Dartan İstanbul PDR Şube Başkanı

18.Haz.2021

Telafide ben de varım! Ama nasıl?

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Siz Telafide var mısınız? Türkiye’nin eğitimde telafide yol haritası var mı? Bence hem var hem de yok, telafi...

25.May.2021

Ruh sağlığını korumak mı? Sınav başarısını kovalamak mı?

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Bir eğitimci, okul yöneticisi, psikolojik danışman ve bir baba olarak bu sorunun bana özel kişiselleştirilmiş cevabı olarak önceliğim...

17.Mar.2021

“Salgın Sınıfı” ve Eğitimde Fırsat Eşitliği

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Covid 19 pandemisi nedeniyle zorlu bir yılı geride bırakmaya hazırlanan eğitim dünyası, geleceğe umutla bakabilmeyi istiyor. Bu hastalığın...

19.Şub.2021

Pandemi Döneminde okullar, öğrenciler ve veliler

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Toplumun hemen her kesiminin eğitim ve eğitim sistemi ile ilgili kendine özgü bir görüşü bulunuyor, 83 Milyon nüfuslu...

23.Oca.2021

2021'de eğitimde ne yaşadık ne öğrendik?

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı "Umut tuz gibidir, insanı doyurmaz ama ekmeğe tat verir..." Hayat = okuldur derken inandığımız bu gerçeğin altını doldurmak gerekiyor....

23.Ara.2020

2019 ve 2020 MEB İdare Faaliyet Raporu

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı * Öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsü güçlendirilecektir. * Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılacaktır.  Belirli tarihler, zaman dilimleri vardır sizi üzen ya da...

06.Eki.2020

Özel Okulların Dünü, Bugünü; Mevcut Durum

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı YOK… YOK... YOK… YOK … YOK... YOK!!! Okul yok, bina yok, sınıf yok, kantin yok, yemekhane yok, oyun yok,...

22.Ağu.2020

MAHALLE BASKISI!

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Okulun taşıdığı anlam, ifade ettiği değer tanımından çok daha büyüktür.  Artı Eğitimin Temmuz sayısında yer alan “okulların açılmasını hem...

04.Ağu.2020

Okulların açılmasını hem isterim hem istemem

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı Okulların açılması kararı sonrası “Hem İsterim Hem İstemem”, yaklaşımına örnek olan yaklaşma-kaçınma duygusunu yaşıyoruz toplum olarak. Bir yandan...

24.Haz.2020

Eğitimin Sıcak Gündemi

Alpaslan Dartan - Eğitim Yöneticisi / PDR Uzmanı İçinde bulunduğumuz Haziran ayı toplumun çok büyük bir kesimini doğrudan ilgilendiren gelişmelerle dolu bir ay olma özelliğini taşıyor....

27.May.2020

“Yeni Normal”de Eğitim

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı Yüz Yüze Eğitim, Okullar Arasındaki Nitelik Farkının Azaltılması, Okul Öncesi Eğitimin Zorunlu Olması, Sınavların kaldırılması, Lise Eğitimi, Müfredat,...

24.Nis.2020

Okulu eve taşıyan veliyi de öğretmen yapan zorunluluk; KoRoNa ViRüS

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 11 Mart 2020 Çarşamba günü koronavirüsü pandemik bir hastalık olarak ilan ettiğinde aynı gün...

18.Mar.2020

Kadınların “hane/ev”e itilmişlikleri ve varoluş mücadeleleri

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı   Ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan, ''Üç Maymun'' isimli filmiyle 61'inci Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü aldığında yaptığı teşekkür...

20.Şub.2020

Okullarda Veli İlişkileri Yönetimi nasıl uygulanmalı?

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı  Toplumun hemen her kesiminin eğitim ve eğitim sistemi ile ilgili kendine özgü bir görüşü bulunuyor, 82 milyon nüfuslu...

16.Ara.2019

Görmeyen, duymayan, konuşmayan kalmadı, MEB hariç

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı  Perşembenin Gelişi Çarşambadan Bellidir; Kriz Kendisi de özel okul sahibi olan Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk’un...

04.Ara.2019

Dünden Bugüne Öğretmen Yetiştirme ve Toplumsal Algı

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı  Bugün üniversiteye öğrenci yerleştirme sistemine göre adayların yaptıkları tercih sıralamaları taşıdıkları anlam bakımından oldukça önemlidir. Bir yükseköğretim programı...

21.Eki.2019

AKP’nin eğitim yolculuğunda dönüm noktaları

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı  15 yıla sığan gözlemler; 7 Milli Eğitim Bakanı, bugün bakanlık koltuğunda oturan Prof. Dr. Ziya Selçuk’un da aralarında...

18.Eyl.2019

Alpaslan Dartan: Eğitim yılı başlarken öğretmenlerimiz

Alpaslan Dartan / Eğitim Danışmanı – PDR uzmanı Türkiye’de 18 milyonu aşkın öğrenci ve 1 milyon 70 bin civarında öğretmen hazırlıklarını tamamlayarak heyecanla okullar açılsın diye...

31.May.2019

Sayılarla Türkiye’de Çocuk ve Okul Öncesi Eğitim

Alpaslan Dartan / Terakki Vakfı Okulları/Yönetici., PDR Uzmanı., Eğitim Danışmanı / Eğitim Gazetecileri Derneği YK üyesi, PDR İst. Şb. Bşk. (2012-2017)  Milli Eğitim Bakanlığının 2017-2018 Örgün Eğitim İstatistikleri...

09.Nis.2019

Okul seçiminde bir kısır döngü

Alpaslan Dartan / Terakki Vakfı Okulları/Yönetici., PDR Uzmanı., Eğitim Danışmanı / Eğitim Gazetecileri Derneği YK üyesi, PDR İst. Şb. Bşk. (2012-2017) Okul Seçiminde Bir Kısır Döngü. Gönlüme göre...

Alparslan Dartan Rehberlik Koor.

Alparslan Dartan İstanbul PDR Şube Başkanı


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.