Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Suriye'deki iç savaşta okulları yıkılan öğrenciler, sığındıkları Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yarım kalan eğitimlerini tamamlayarak lise diplomalarını aldı.
Suriye'deki iç savaşta okulları yıkılan öğrenciler, aileleriyle sığındıkları Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yarım kalan eğitimlerini tamamlayarak, lise diplomalarını aldı.
Reyhanlı'da kendileri için açılan 4 okulda eğitim gören Suriyeli 300 lise öğrencisi, 2 yıllık eğitimin ardından diploma almaya hak kazandı.
Ailesiyle Halep'ten Reyhanlı'ya gelerek, El Selam Okulunda eğitim gören İbrahim Diko (19), AA muhabirine yaptığı açıklamada, liseden mezun olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Ülkesindeki olaylar nedeniyle 2 yıl önce Türkiye'ye sığındıklarını ifade eden Diko, "Suriye'de can güvenliğimiz kalmamıştı. Savaş okulumuzu da yerle bir etti. Ailemle sığındığım Türkiye'de, çok şükür, yarım kalan eğitimimi tamamladım. Artık hayallerime biraz daha yakınım. Doktor olmak için daha çok çalışıp, hayalime kavuşacağım" diye konuştu.
Kimya mühendisi olmak istiyorum
El Betül Kassum (19) ise 2 yıl önce İdlib'ten ailesiyle geldiğini ve eğitimini burada sürdürdüğünü kaydetti.
Kimya mühendisi olmak istediğini belirten Kassum, "Savaştan kaçtık ve evimiz, akrabalarımız, okulumuz orada kaldı. Eğitimime devam edemeyeceğimi düşünürken, Türkiye'de bizler için açılan okulu duydum ve hemen kayıt yaptırdım. Çok şükür, bugün mezun oldum ve eğitimimi tamamladım" dedi.
Suriyeli çocuklara şifa olacağım
Humus'tan ailesiyle gelen lise öğrencisi Dünya Al Milham (18) da doktor olmak istediğini kaydetti.
Ülkesindeki iç savaştan en çok çocukların mağdur olduğunu bildiren Milham, "Ben de onlar gibi çok acı çektim. 3 yıldır Reyhanlı'dayım. Bizim için açılan Suriye okuluna devam edip, mezun oldum. Bundan sonraki hedefim doktor olmak. Eğitimimi tamamlayıp ülkeme dönerek Suriyeli kardeşlerime şifa dağıtmak istiyorum" diye konuştu.
El Selam Okulu sayesinde hayallerine kavuşan Mustafa Abdullah (18) ise Suriye'nin tekrar eski haline dönmesini sağlamak istediğini söyledi. Lise eğitimini Reyhanlı'da tamamladığını anlatan Abdullah, üniversitede tarih bölümünü okumayı hedeflediğini kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Suriye'deki iç savaşta okulları yıkılan öğrenciler, sığındıkları Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yarım kalan eğitimlerini tamamlayarak lise diplomalarını aldı.
Suriye'deki iç savaşta okulları yıkılan öğrenciler, aileleriyle sığındıkları Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yarım kalan eğitimlerini tamamlayarak, lise diplomalarını aldı.
Reyhanlı'da kendileri için açılan 4 okulda eğitim gören Suriyeli 300 lise öğrencisi, 2 yıllık eğitimin ardından diploma almaya hak kazandı.
Ailesiyle Halep'ten Reyhanlı'ya gelerek, El Selam Okulunda eğitim gören İbrahim Diko (19), AA muhabirine yaptığı açıklamada, liseden mezun olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Ülkesindeki olaylar nedeniyle 2 yıl önce Türkiye'ye sığındıklarını ifade eden Diko, "Suriye'de can güvenliğimiz kalmamıştı. Savaş okulumuzu da yerle bir etti. Ailemle sığındığım Türkiye'de, çok şükür, yarım kalan eğitimimi tamamladım. Artık hayallerime biraz daha yakınım. Doktor olmak için daha çok çalışıp, hayalime kavuşacağım" diye konuştu.
Kimya mühendisi olmak istiyorum
El Betül Kassum (19) ise 2 yıl önce İdlib'ten ailesiyle geldiğini ve eğitimini burada sürdürdüğünü kaydetti.
Kimya mühendisi olmak istediğini belirten Kassum, "Savaştan kaçtık ve evimiz, akrabalarımız, okulumuz orada kaldı. Eğitimime devam edemeyeceğimi düşünürken, Türkiye'de bizler için açılan okulu duydum ve hemen kayıt yaptırdım. Çok şükür, bugün mezun oldum ve eğitimimi tamamladım" dedi.
Suriyeli çocuklara şifa olacağım
Humus'tan ailesiyle gelen lise öğrencisi Dünya Al Milham (18) da doktor olmak istediğini kaydetti.
Ülkesindeki iç savaştan en çok çocukların mağdur olduğunu bildiren Milham, "Ben de onlar gibi çok acı çektim. 3 yıldır Reyhanlı'dayım. Bizim için açılan Suriye okuluna devam edip, mezun oldum. Bundan sonraki hedefim doktor olmak. Eğitimimi tamamlayıp ülkeme dönerek Suriyeli kardeşlerime şifa dağıtmak istiyorum" diye konuştu.
El Selam Okulu sayesinde hayallerine kavuşan Mustafa Abdullah (18) ise Suriye'nin tekrar eski haline dönmesini sağlamak istediğini söyledi. Lise eğitimini Reyhanlı'da tamamladığını anlatan Abdullah, üniversitede tarih bölümünü okumayı hedeflediğini kaydetti.
Son Güncelleme: Salı, 13 Ekim 2015 16:21
Gösterim: 1902
“Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu”na sahip işadamı Akın Gökyay, 40 yıllık satranç yolculuğunu müzeye dönüştürdü. Müze açılışını Ankara’da hain bir terör saldırısında hayatını kaybeden yurttaşlara adayan Gökyay, “Satranç barışın oyunudur. Bir satranç masası, dünyanın dört bir yanından insanları bir masanın etrafında buluşturur ve iletişim kurmalarını, birbirlerini anlamalarını sağlar. Gençler satranç öğrenin” çağrısında bulundu.
“Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu”na sahip, Türkiye’nin lider mobilya üreticilerinden Nurus’un ortaklarından olan işadamı Akın Gökyay’ın Ankara'nın başkent oluşunun yıldönümünde, Ankara’ya armağanı olan "Gökyay Vakfı Satranç Müzesi" başkentlilerle buluştu. Gökyay’ın 40 yıldır biriktirdiği 540 özel satranç takımı, başkentin tarihi semtlerinden Hamamönü'nde, satranç severleri "dünya yolculuğuna çıkarmak” için bekliyor.
Ankara’da gerçekleşen terör saldırında hayatını kaybedenleri saygı duruşu ile anarak başlayan açılışta Gökyay Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Akın Gökyay, “Satranç barışın simgesidir. Barış için buradayız. Barış için umudumuz var” diye söze başladı. Gökyay, satrancın dünya barışı ve anlayışında önemli bir enstrüman olduğunu vurgulayarak “Hain terör saldırısı hepimizin yüreğine ateş düşürdü. Terörü lanetliyoruz. İnsanlık onuruna yakışmayan bu vahşeti yaşatanları lanetliyoruz. Bu açılışı yapıp yapmamakta tereddüt ettik. Ancak terörün asıl amacı hepimizde korku, yılgınlık yaratmak. O yüzden Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da, onun başkent oluşunun 92. yıldönümünde, barışa ve cumhuriyetimize sahip çıktığımızı göstermek için gençlerimizle, milli sporcularımızla barışın simgesi olan satranç simgesinde birleşmek ve müzemizde duruşumuzu göstermek istedik. Dünya barış ve anlayışının tesisinde çok önemli bir enstruman olan satrancın tanıtılması amacını güden satrançlardan oluşan koleksiyonun yer aldığı müzenin açılışını ertelememeye karar verdik ” şeklinde konuştu.
Doğudan batıya gençlerimiz bu simgede birleşmeli
Gökyay, yaptığı konuşmada, “Bu müzeye gelenleri dünya yolculuğuna çıkaracağız. Başka başka ülkelerin tarihlerini, kültürlerini, ilginç özelliklerini satranç takımlarında görebilecekler. Tacikistan’dan Endonezya’ya, Kenya’dan Yeni Zelanda’ya, Mısır’dan Fransa’ya, İtalya’dan Azerbaycan’a tam 103 ülke 540 satranç takımında canlanıyor. Satranç strateji oyunudur, analitik düşünebilmektir. Analitik düşünebilen, iyi bir stratejiye sahip olanlar bugünü ve geleceği doğru planlayabilir.Özellikle politikacılara, iş adamlarına ve herkese satranç öğrenmeyi tavsiye ediyorum. Çünkü satranç başarının anahtarıdır. Gençlerimizi doğudan batıya mutlaka satrançla tanıştırmalı, onları barışın simgesinde birleştirmeliyiz.Satranç barışın oyunudur. Bir satranç masası, dünyanın dört bir yanından insanları bir masanın etrafında buluşturur ve iletişim kurmalarını, birbirlerini anlamalarını sağlar. Gençler, satranç öğrenin” dedi.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay’ın katıldığı açılış töreninde, milli satranç sporcularının, gençlerin yanısıra yerli ve yabancı çok sayıda davetli yer aldı. Olimpiyat, Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları olan “Büyük Usta (Grand Master-GM) ünvanına sahip Alexander Ipatov, Dragan Solak, Betül Cemre Yıldız ile Avrupa, Türkiye şampiyonluklarına sahip Kübra Öztürk, Cemil Can’ın “Barış İçin Satranç” diyerek gerçekleştirdikleri simultane satranç gösterisi de davetliler tarafından ilgiyle izlendi.
Guinness rekorunu kimseye bırakmamak niyetindeyim
Guinness 2012 edisyonunda 412 satranç takımı ile yer aldığını ve halen “dünyanın en büyük satranç koleksiyonu”nun sahibi olduğunu belirten Gökyay, “Koleksiyonum şu anda 540’a ulaştı ve her geçen gün artmaya devam ediyor. Guinness’e tekrar başvuracağım. Bu rekoru kimseye bırakmama niyetindeyim” diyen Gökyay şöyle devam etti:
“Gökyay Satranç Spor ve Kültür Vakfı’nı, bu nitelikli oyunun daha çok insana ulaşması için kurduk. Hedefimiz, çok yönlü düşünmeyi sağlayan bu sporun gençler arasında yayılmasını, ülkelerin kültür ve tarihini yansıtan bir enstrüman olduğunun anlatılmasını sağlamak. Satranç, milletlerin birbirlerini daha yakından tanıması, kültürel kaynaşmayı sağlaması açısından dünya barışına katkı sağlar. Satranç, savaşı simgeleyen bir spordan çok barışın ifadesidir. Şu dönemde ülkemizde ve dünyada en çok barışa ihtiyaç duyulmaktadır.”
Bambaşka bir dünyaya yolculuk
Gökyay'ın satranç severlerle buluşmaya başlayan koleksiyonunda, 40 yıl içinde 6 kıtadan ve 103 ülkeden toplanan 540 parça bulunuyor. 2012 yılında en büyük satranç koleksiyonuna sahip koleksiyoner olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na da girme başarısı gösteren Gökyay, halen satranç takımı toplamaya devam ediyor. Hazine niteliğindeki koleksiyonda, dünyaya yön veren olaylar, kişiler ve hayal dünyasının kahramanları da yer alıyor. Satranç takımları arasında Kurtuluş Savaşı’nı anlatan; Atatürk, İsmet İnönü ve silah arkadaşlarının yer aldığı satranç takımı, 11 Eylül’ü tasvir eden; bir tarafta Saddam’ın piyon olarak tasvir edildiği Ahmedinecad, Beşer Esad, Bin Ladin’li takıma karşı Bush’un da piyon olarak tasvir edildiği Blair, Rumsfield, Condelaza Rice’ın takımının yer aldığı satranç takımı, Türklerin Ergenekon’dan çıkışını anlatan Kazakistan’dan alınmış satranç takımı, Harry Potter, Şirinler, Red Kit, Yüzüklerin Efendisi karakterlerinden oluşan satranç takımları da bulunuyor.Şili’den Madagaskar’a, Amerika’dan Endonezya’ya, Tanzanya’dan Türkmenistan’a, Kırgızistan’dan Tacikistan’a, İtalya’dan Çek Cumhuriyeti’ne, Fransa’dan Yeni Zelanda’ya kadar 103 ülkedentoplanan satranç takımları, müzeyi gezenleri adeta dünya turuna çıkaracak.
Müzeye girişler yılbaşına kadar ücretsiz
Bir ömrü kaplayan tutkunun eseri olan Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, Türkiye'de ilk, dünyada ise az sayıdaki örneklerden biri olacak. Ankara’da Hamamönü’nde müzeler bölgesinde geleneksel “Ankara Evi” mimarisinde inşa edilen müze,Rotterdam, Amsterdam, Moskova, Stolberg'deki satranç müzelerinden daha kapsamlı içeriğiyle satranç severlerle buluşacak. Engelli dostu bir mimariyle tasarlanan müzeye girişler 1 Ocak 2016 tarihine kadar ücretsiz olacak ve pazartesi günleri dışında hafta sonları da dahil gezilebilecek. Bünyesinde bir eğitim merkezi de yer alan müzede, satranç turnuvaları, konserler, çeşitli renkli etkinlikler de sık sık yer alacak. Çocukların kendi satranç takımlarını oluşturabilmeleri için bünyesinde bir atölye de bulunan müzenin mağazasındaki hediyelik eşyalar ise, 7’den 70’e herkese satranç sevgisini aşılamaya yönelik olacak. Gökyay Satranç Kulübü kurulması da planlar arasında yer alıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
“Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu”na sahip işadamı Akın Gökyay, 40 yıllık satranç yolculuğunu müzeye dönüştürdü. Müze açılışını Ankara’da hain bir terör saldırısında hayatını kaybeden yurttaşlara adayan Gökyay, “Satranç barışın oyunudur. Bir satranç masası, dünyanın dört bir yanından insanları bir masanın etrafında buluşturur ve iletişim kurmalarını, birbirlerini anlamalarını sağlar. Gençler satranç öğrenin” çağrısında bulundu.
“Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu”na sahip, Türkiye’nin lider mobilya üreticilerinden Nurus’un ortaklarından olan işadamı Akın Gökyay’ın Ankara'nın başkent oluşunun yıldönümünde, Ankara’ya armağanı olan "Gökyay Vakfı Satranç Müzesi" başkentlilerle buluştu. Gökyay’ın 40 yıldır biriktirdiği 540 özel satranç takımı, başkentin tarihi semtlerinden Hamamönü'nde, satranç severleri "dünya yolculuğuna çıkarmak” için bekliyor.
Ankara’da gerçekleşen terör saldırında hayatını kaybedenleri saygı duruşu ile anarak başlayan açılışta Gökyay Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Akın Gökyay, “Satranç barışın simgesidir. Barış için buradayız. Barış için umudumuz var” diye söze başladı. Gökyay, satrancın dünya barışı ve anlayışında önemli bir enstrüman olduğunu vurgulayarak “Hain terör saldırısı hepimizin yüreğine ateş düşürdü. Terörü lanetliyoruz. İnsanlık onuruna yakışmayan bu vahşeti yaşatanları lanetliyoruz. Bu açılışı yapıp yapmamakta tereddüt ettik. Ancak terörün asıl amacı hepimizde korku, yılgınlık yaratmak. O yüzden Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da, onun başkent oluşunun 92. yıldönümünde, barışa ve cumhuriyetimize sahip çıktığımızı göstermek için gençlerimizle, milli sporcularımızla barışın simgesi olan satranç simgesinde birleşmek ve müzemizde duruşumuzu göstermek istedik. Dünya barış ve anlayışının tesisinde çok önemli bir enstruman olan satrancın tanıtılması amacını güden satrançlardan oluşan koleksiyonun yer aldığı müzenin açılışını ertelememeye karar verdik ” şeklinde konuştu.
Doğudan batıya gençlerimiz bu simgede birleşmeli
Gökyay, yaptığı konuşmada, “Bu müzeye gelenleri dünya yolculuğuna çıkaracağız. Başka başka ülkelerin tarihlerini, kültürlerini, ilginç özelliklerini satranç takımlarında görebilecekler. Tacikistan’dan Endonezya’ya, Kenya’dan Yeni Zelanda’ya, Mısır’dan Fransa’ya, İtalya’dan Azerbaycan’a tam 103 ülke 540 satranç takımında canlanıyor. Satranç strateji oyunudur, analitik düşünebilmektir. Analitik düşünebilen, iyi bir stratejiye sahip olanlar bugünü ve geleceği doğru planlayabilir.Özellikle politikacılara, iş adamlarına ve herkese satranç öğrenmeyi tavsiye ediyorum. Çünkü satranç başarının anahtarıdır. Gençlerimizi doğudan batıya mutlaka satrançla tanıştırmalı, onları barışın simgesinde birleştirmeliyiz.Satranç barışın oyunudur. Bir satranç masası, dünyanın dört bir yanından insanları bir masanın etrafında buluşturur ve iletişim kurmalarını, birbirlerini anlamalarını sağlar. Gençler, satranç öğrenin” dedi.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay’ın katıldığı açılış töreninde, milli satranç sporcularının, gençlerin yanısıra yerli ve yabancı çok sayıda davetli yer aldı. Olimpiyat, Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları olan “Büyük Usta (Grand Master-GM) ünvanına sahip Alexander Ipatov, Dragan Solak, Betül Cemre Yıldız ile Avrupa, Türkiye şampiyonluklarına sahip Kübra Öztürk, Cemil Can’ın “Barış İçin Satranç” diyerek gerçekleştirdikleri simultane satranç gösterisi de davetliler tarafından ilgiyle izlendi.
Guinness rekorunu kimseye bırakmamak niyetindeyim
Guinness 2012 edisyonunda 412 satranç takımı ile yer aldığını ve halen “dünyanın en büyük satranç koleksiyonu”nun sahibi olduğunu belirten Gökyay, “Koleksiyonum şu anda 540’a ulaştı ve her geçen gün artmaya devam ediyor. Guinness’e tekrar başvuracağım. Bu rekoru kimseye bırakmama niyetindeyim” diyen Gökyay şöyle devam etti:
“Gökyay Satranç Spor ve Kültür Vakfı’nı, bu nitelikli oyunun daha çok insana ulaşması için kurduk. Hedefimiz, çok yönlü düşünmeyi sağlayan bu sporun gençler arasında yayılmasını, ülkelerin kültür ve tarihini yansıtan bir enstrüman olduğunun anlatılmasını sağlamak. Satranç, milletlerin birbirlerini daha yakından tanıması, kültürel kaynaşmayı sağlaması açısından dünya barışına katkı sağlar. Satranç, savaşı simgeleyen bir spordan çok barışın ifadesidir. Şu dönemde ülkemizde ve dünyada en çok barışa ihtiyaç duyulmaktadır.”
Bambaşka bir dünyaya yolculuk
Gökyay'ın satranç severlerle buluşmaya başlayan koleksiyonunda, 40 yıl içinde 6 kıtadan ve 103 ülkeden toplanan 540 parça bulunuyor. 2012 yılında en büyük satranç koleksiyonuna sahip koleksiyoner olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na da girme başarısı gösteren Gökyay, halen satranç takımı toplamaya devam ediyor. Hazine niteliğindeki koleksiyonda, dünyaya yön veren olaylar, kişiler ve hayal dünyasının kahramanları da yer alıyor. Satranç takımları arasında Kurtuluş Savaşı’nı anlatan; Atatürk, İsmet İnönü ve silah arkadaşlarının yer aldığı satranç takımı, 11 Eylül’ü tasvir eden; bir tarafta Saddam’ın piyon olarak tasvir edildiği Ahmedinecad, Beşer Esad, Bin Ladin’li takıma karşı Bush’un da piyon olarak tasvir edildiği Blair, Rumsfield, Condelaza Rice’ın takımının yer aldığı satranç takımı, Türklerin Ergenekon’dan çıkışını anlatan Kazakistan’dan alınmış satranç takımı, Harry Potter, Şirinler, Red Kit, Yüzüklerin Efendisi karakterlerinden oluşan satranç takımları da bulunuyor.Şili’den Madagaskar’a, Amerika’dan Endonezya’ya, Tanzanya’dan Türkmenistan’a, Kırgızistan’dan Tacikistan’a, İtalya’dan Çek Cumhuriyeti’ne, Fransa’dan Yeni Zelanda’ya kadar 103 ülkedentoplanan satranç takımları, müzeyi gezenleri adeta dünya turuna çıkaracak.
Müzeye girişler yılbaşına kadar ücretsiz
Bir ömrü kaplayan tutkunun eseri olan Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, Türkiye'de ilk, dünyada ise az sayıdaki örneklerden biri olacak. Ankara’da Hamamönü’nde müzeler bölgesinde geleneksel “Ankara Evi” mimarisinde inşa edilen müze,Rotterdam, Amsterdam, Moskova, Stolberg'deki satranç müzelerinden daha kapsamlı içeriğiyle satranç severlerle buluşacak. Engelli dostu bir mimariyle tasarlanan müzeye girişler 1 Ocak 2016 tarihine kadar ücretsiz olacak ve pazartesi günleri dışında hafta sonları da dahil gezilebilecek. Bünyesinde bir eğitim merkezi de yer alan müzede, satranç turnuvaları, konserler, çeşitli renkli etkinlikler de sık sık yer alacak. Çocukların kendi satranç takımlarını oluşturabilmeleri için bünyesinde bir atölye de bulunan müzenin mağazasındaki hediyelik eşyalar ise, 7’den 70’e herkese satranç sevgisini aşılamaya yönelik olacak. Gökyay Satranç Kulübü kurulması da planlar arasında yer alıyor.
Son Güncelleme: Salı, 13 Ekim 2015 15:24
Gösterim: 1221
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında Samsun'a yapılan 2 bin öğrenci kapasiteli yurt kampüsünün inşası tamamlandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, 2 bin öğrenci kapasiteli yurt kampüsünün Atakum ilçesi Büyükoyumcu köyü 19 Mayıs Üniversitesi Kurupelit Kampüsünde yer aldığı belirtildi.
Toplam 58 bin 67 metrekare kapalı alana sahip yurt kampüsünde 10 katlı 4 yurt bloku, 5 katlı sosyal tesis ve 1 trafo binası bulunduğu, projenin 75 milyon 221 bin liraya mal olduğu belirtildi.
Yurtlarda ikişer kişilik 20 engelli öğrenci odası, 652 üç kişilik ve 52 tek kişilik öğrenci odasının bulunduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne teslim edilen yurdun her odasında banyo, çalışma masası, giysi dolapları ve buzdolabı yerleri bulunuyor. Her yurt blokunda okuma ve etüt odaları, çamaşır yıkama-kurutma odaları, tv odaları ve mescit, ayrıca ortak kullanıma açık yemekhane, kafeterya, çok amaçlı salon yer alıyor. Yurt bloklarında ve sosyal tesiste engelli öğrenciler için TS 9111'e uygun düzenleme yapıldı. Yurt blokları içerisindeki banyo, duş ve lavabolardan gelen atık sular (gri su), çeşitli arıtma sistemlerinden geçirilerek tuvalet rezervuarlarında kullanıldı. Ayrıca güneş panelleri ile yenilenebilir enerji sistemlerinden, güneş enerjisi kullanılarak yurt bloklarının sıcak su ihtiyacı karşılandı. Sosyal tesis bünyesinde kişi sayısına göre hizmet verebilecek yemek salonu, kantin, kafeterya, kişi sayısına göre sinema düzeneğinde çok maksatlı salon yer aldı."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında Samsun'a yapılan 2 bin öğrenci kapasiteli yurt kampüsünün inşası tamamlandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, 2 bin öğrenci kapasiteli yurt kampüsünün Atakum ilçesi Büyükoyumcu köyü 19 Mayıs Üniversitesi Kurupelit Kampüsünde yer aldığı belirtildi.
Toplam 58 bin 67 metrekare kapalı alana sahip yurt kampüsünde 10 katlı 4 yurt bloku, 5 katlı sosyal tesis ve 1 trafo binası bulunduğu, projenin 75 milyon 221 bin liraya mal olduğu belirtildi.
Yurtlarda ikişer kişilik 20 engelli öğrenci odası, 652 üç kişilik ve 52 tek kişilik öğrenci odasının bulunduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne teslim edilen yurdun her odasında banyo, çalışma masası, giysi dolapları ve buzdolabı yerleri bulunuyor. Her yurt blokunda okuma ve etüt odaları, çamaşır yıkama-kurutma odaları, tv odaları ve mescit, ayrıca ortak kullanıma açık yemekhane, kafeterya, çok amaçlı salon yer alıyor. Yurt bloklarında ve sosyal tesiste engelli öğrenciler için TS 9111'e uygun düzenleme yapıldı. Yurt blokları içerisindeki banyo, duş ve lavabolardan gelen atık sular (gri su), çeşitli arıtma sistemlerinden geçirilerek tuvalet rezervuarlarında kullanıldı. Ayrıca güneş panelleri ile yenilenebilir enerji sistemlerinden, güneş enerjisi kullanılarak yurt bloklarının sıcak su ihtiyacı karşılandı. Sosyal tesis bünyesinde kişi sayısına göre hizmet verebilecek yemek salonu, kantin, kafeterya, kişi sayısına göre sinema düzeneğinde çok maksatlı salon yer aldı."
Son Güncelleme: Salı, 13 Ekim 2015 10:41
Gösterim: 1026
Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Ankara'daki terör saldırısına ilişkin "Terör, amacı, ideolojisi, dini ya da stratejik hedefi ne olursa olsun lanetlenecek bir insanlık suçudur. Ülkemizin birliğine, dirliğine ve istikrarına yönelen her saldırıyı kınıyoruz" açıklamasında bulunuldu.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Ankara'da meydana gelen insanlık dışı terör olayından dolayı derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Milletçe yaşanılan acının çok büyük olduğunun altı çizilen açıklamada, "Terör, amacı, ideolojisi, dini ya da stratejik hedefi ne olursa olsun lanetlenecek bir insanlık suçudur. Ülkemizin birliğine, dirliğine ve istikrarına yönelen her saldırıyı kınıyoruz. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü parçalamayı hedef alan bu tür menfur olaylar, milletimizin sağduyusu sayesinde hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır" değerlendirmesinde bulunuldu.
Milletçe, bütün tahriklere karşı metanetin korunarak sağduyuyla hareket edilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, bir arada olunduğunda hiçbir gücün milleti ayrıştıramayacağına işaret edildi.
Açıklamada, "Aziz milletimizin, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde, sabır ve metanet içinde, milletimizin ve insanlığın ortak temel değerleri etrafında birleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizde yaşanan terör olaylarında hayatlarını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli aileleri ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileriz. Milletçe başımız sağ olsun" ifadeleri kullanıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Ankara'daki terör saldırısına ilişkin "Terör, amacı, ideolojisi, dini ya da stratejik hedefi ne olursa olsun lanetlenecek bir insanlık suçudur. Ülkemizin birliğine, dirliğine ve istikrarına yönelen her saldırıyı kınıyoruz" açıklamasında bulunuldu.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Ankara'da meydana gelen insanlık dışı terör olayından dolayı derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Milletçe yaşanılan acının çok büyük olduğunun altı çizilen açıklamada, "Terör, amacı, ideolojisi, dini ya da stratejik hedefi ne olursa olsun lanetlenecek bir insanlık suçudur. Ülkemizin birliğine, dirliğine ve istikrarına yönelen her saldırıyı kınıyoruz. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü parçalamayı hedef alan bu tür menfur olaylar, milletimizin sağduyusu sayesinde hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır" değerlendirmesinde bulunuldu.
Milletçe, bütün tahriklere karşı metanetin korunarak sağduyuyla hareket edilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, bir arada olunduğunda hiçbir gücün milleti ayrıştıramayacağına işaret edildi.
Açıklamada, "Aziz milletimizin, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde, sabır ve metanet içinde, milletimizin ve insanlığın ortak temel değerleri etrafında birleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizde yaşanan terör olaylarında hayatlarını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli aileleri ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileriz. Milletçe başımız sağ olsun" ifadeleri kullanıldı.
Son Güncelleme: Salı, 13 Ekim 2015 12:18
Gösterim: 1141
Tiyatro sanatçısı Levent Kırca tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Kırca’nın cenazesi yarın defnedilecek.
Bir süredir karaciğer kanseri için tedavi gören tiyatro sanatçısı Kırca, 67 yaşında hayatını kaybetti.
Levent Kırca'nın vefat haberini alan ailesi ile yakınları ve sevenleri, sanatçının tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldi.
Durumu 10 gündür kötüydü
Levent Kırca'nın oğlu Umut Kırca, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Kırca'nın yaz başından bu yana kanser tedavisi gördüğünü belirterek, "Durumu 10 gündür kötüydü. Hepimiz buradaydık, yanındaydık. Çok üzgünüz, hepimizin başı sağ olsun. Büyük bir sanatçıydı. Türkiye'de 50 yıldır büyük işler yapmıştı" dedi.
Kırca'nın cenazesinin, 13 Ekim Salı günü defnedileceği bildirildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Tiyatro sanatçısı Levent Kırca tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Kırca’nın cenazesi yarın defnedilecek.
Bir süredir karaciğer kanseri için tedavi gören tiyatro sanatçısı Kırca, 67 yaşında hayatını kaybetti.
Levent Kırca'nın vefat haberini alan ailesi ile yakınları ve sevenleri, sanatçının tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldi.
Durumu 10 gündür kötüydü
Levent Kırca'nın oğlu Umut Kırca, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Kırca'nın yaz başından bu yana kanser tedavisi gördüğünü belirterek, "Durumu 10 gündür kötüydü. Hepimiz buradaydık, yanındaydık. Çok üzgünüz, hepimizin başı sağ olsun. Büyük bir sanatçıydı. Türkiye'de 50 yıldır büyük işler yapmıştı" dedi.
Kırca'nın cenazesinin, 13 Ekim Salı günü defnedileceği bildirildi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Ekim 2015 15:10
Gösterim: 1051

