Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Sosyal Bilgiler dersi için öğretmenlere rehber olmak üzere hazırlanan Pasifik Yayınlarına ait Öğretmen Kılavuz Kitabında, 5.sınıf kız çocuklarına nasıl 'iyi gelin' olacaklarının öğretildiği ortaya çıktı.

5.sınıf kız çocuklarına nasıl 'iyi gelin' olacaklarının öğretildiği ortaya çıktı. Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre, Sosyal Bilgiler dersi için öğretmenlere rehber olmak üzere hazırlanan Pasifik Yayınlarına ait Öğretmen Kılavuz Kitabında, "Kınanın gelin olacak kızın yeni evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz" deniliyor.

4+4+4 Eğitim Yasasının ardından kamuoyunda 'küçük gelin' tartışması yaşanmış, yeni sistemin 'küçük gelinler' yaratacağı iddiaları uzun süre gündemi meşgul etmişti.  Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun 2011 tarihli kararıyla 2012-2013 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle 'ders kitabı' olarak kabul edilen ve Pasifik Yayınlarına ait olan Sosyal Bilgiler Öğretmen Kılavuz Kitabı'nın "Adım Adım Türkiye" başlıklı ünitesi öğretmenlerin tepkisini çekti.

Öğretmenler, bu etkinlikle küçücük kız çocukları gelin olmaya özendirilirken, bir yandan da evinin ve kocasının yoluna ölmeleri gerektiği mesajı verildiğini söylediler.   

Gelin provası

2. ünitede 'Kültürümüz Zenginliğimizdir' konu başlığı altında öğrencilere Anadolu'da Gelin Kına Gecesi etkinliği yaptırılması isteniyor. Okula 6 yaşında başladığı varsayılan bir kız çocuğu, 11 yaşında 5.sınıf öğrencisi oluyor. İşte kitapta 11 yaşındaki kız çocuğuna bu etkinliğin şu şekilde yaptırılması öneriliyor:

- Kız öğrencilerinizden birine gelin  rolü veriniz.

- Diğer kız öğrencileriniz, bölgenize ait ya da ders kitabındaki (s.40) kına türküsünü seslendirsinler.

- Gelin olan öğrencinizin başına kırmızı yazma örtünüz. Öğrencilerinizden kına türküsü söylenirken gelinin eline kına yakılmasını canlandırılmasını isteyiniz.

- Kına gecelerinin genellikle gelin olacak kızın evinde kaldığı son gece yapıldığını, bu gecelerde yöresel kıyafetler giyildiğini belirtiniz.

- Erkek evinde de erkek kınası yakıldığını söyleyiniz.

Gelin, evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olur!

- Öğrencilerinize, kınanın gelin olacak kızın yeni evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz.

- Öğrencilerinizden katıldıkları kına geceleri hakkında bilgi vermelerini isteyiniz.

- Etkinliği yöresel kıyafetler, gerçek kına vb. kullanarak da gerçekleştirebilirsiniz.

> 5. sınıf kız öğrencilere nasıl iyi gelinir olunur eğitimi

Sosyal Bilgiler dersi için öğretmenlere rehber olmak üzere hazırlanan Pasifik Yayınlarına ait Öğretmen Kılavuz Kitabında, 5.sınıf kız çocuklarına nasıl 'iyi gelin' olacaklarının öğretildiği ortaya çıktı.

5.sınıf kız çocuklarına nasıl 'iyi gelin' olacaklarının öğretildiği ortaya çıktı. Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre, Sosyal Bilgiler dersi için öğretmenlere rehber olmak üzere hazırlanan Pasifik Yayınlarına ait Öğretmen Kılavuz Kitabında, "Kınanın gelin olacak kızın yeni evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz" deniliyor.

4+4+4 Eğitim Yasasının ardından kamuoyunda 'küçük gelin' tartışması yaşanmış, yeni sistemin 'küçük gelinler' yaratacağı iddiaları uzun süre gündemi meşgul etmişti.  Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun 2011 tarihli kararıyla 2012-2013 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle 'ders kitabı' olarak kabul edilen ve Pasifik Yayınlarına ait olan Sosyal Bilgiler Öğretmen Kılavuz Kitabı'nın "Adım Adım Türkiye" başlıklı ünitesi öğretmenlerin tepkisini çekti.

Öğretmenler, bu etkinlikle küçücük kız çocukları gelin olmaya özendirilirken, bir yandan da evinin ve kocasının yoluna ölmeleri gerektiği mesajı verildiğini söylediler.   

Gelin provası

2. ünitede 'Kültürümüz Zenginliğimizdir' konu başlığı altında öğrencilere Anadolu'da Gelin Kına Gecesi etkinliği yaptırılması isteniyor. Okula 6 yaşında başladığı varsayılan bir kız çocuğu, 11 yaşında 5.sınıf öğrencisi oluyor. İşte kitapta 11 yaşındaki kız çocuğuna bu etkinliğin şu şekilde yaptırılması öneriliyor:

- Kız öğrencilerinizden birine gelin  rolü veriniz.

- Diğer kız öğrencileriniz, bölgenize ait ya da ders kitabındaki (s.40) kına türküsünü seslendirsinler.

- Gelin olan öğrencinizin başına kırmızı yazma örtünüz. Öğrencilerinizden kına türküsü söylenirken gelinin eline kına yakılmasını canlandırılmasını isteyiniz.

- Kına gecelerinin genellikle gelin olacak kızın evinde kaldığı son gece yapıldığını, bu gecelerde yöresel kıyafetler giyildiğini belirtiniz.

- Erkek evinde de erkek kınası yakıldığını söyleyiniz.

Gelin, evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olur!

- Öğrencilerinize, kınanın gelin olacak kızın yeni evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz.

- Öğrencilerinizden katıldıkları kına geceleri hakkında bilgi vermelerini isteyiniz.

- Etkinliği yöresel kıyafetler, gerçek kına vb. kullanarak da gerçekleştirebilirsiniz.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2014 16:12

Gösterim: 2311

Başbakan istedi, YÖK harekete geçti! YÖK Kanunu'na eklenmesi planlanan maddeyle lisans öğrencileri en fazla 7 yıl, önlisans öğrencileri ise 4 yılda okulu bitirmek zorunda kalacak.

Milliyet'ten Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üniversiteden atılma”nın geri getirileceği yönündeki açıklamasının ardından gözler yeni yapılacak yasal düzenlemeye çevrildi. Halen üzerinde çalışılan yeni YÖK Kanunu’na eklenmesi planlanan bir madde ile yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta ise en fazla 7 yıl süre tanınacak. Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan eczacılık, diş hekimliği gibi programları 8 yılda, 6 yıl olan tıp eğitimini ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak.

2011'de kaldırılmıştı

Hükümetin 2 yıl önce çıkardığı yasa ile öğrencilerin eğitimde başarısız olmaları gerekçesiyle üniversiteyle ilişkilerinin kesilmesi uygulamasına son verilmişti. 2011’de çıkan yasa ile terör suçlarından hüküm giyenler hariç, üniversite ile çeşitli sebeplerden ilişiği kesilen tüm öğrencilere af gelmişti. YÖK’ün yeni çalışmasına göre ise “üniversiteden atılma” düzenlemesi, halen üzerinde çalışılan 2547 sayılı yeni YÖK Yasası ile yeniden yürürlüğe girecek. Buna göre, yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta 7 yıl süre tanınacak.

Sınırsız sınav hakkı

Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan programları 8 yılda, 6 yıl olan programları ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak. Bu süreler sonunda, üniversiteden mezun olabilmek için son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları bütün dersler için biri bütünleme olmak üzere iki ek sınav hakkı verilecek. Sınavlar sonunda başarısız ders sayısını 5 derse indirenlere, 3 yarı yıl boyunca başarısız oldukları derslerden açılacak sınavlara girme hakkı tanınacak. Mezun olabilmek için tüm derslerden geçer not alan ama başarılı sayılabilmeleri için öngörülen not ortalamasını sağlayamayan son dönem öğrencilerine ise ortalamalarını yükseltmek için diledikleri son iki sınıf dersinden sınırsız sınav hakkı verilecek.

Düzenlemeyle derslere devam ettikleri halde sınav yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve bu nedenle üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilerin de sınav hakkı olacak. Sınav hakkı verilenler başvurmaları halinde üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerinin her eğitim-öğretim yılı başında açacakları sınavlara alınabilecek. Sınavların sonunda tüm dersleri başaranlar, öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.

Aftan yararlananlar

Ancak aftan yararlanarak üniversiteye dönmüş ama yeni belirlenen süre sınırına göre okuldan atılması gerekecek öğrencilerin durumunun ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.

> Üniversiteyi uzatanlara kötü haber

Başbakan istedi, YÖK harekete geçti! YÖK Kanunu'na eklenmesi planlanan maddeyle lisans öğrencileri en fazla 7 yıl, önlisans öğrencileri ise 4 yılda okulu bitirmek zorunda kalacak.

Milliyet'ten Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üniversiteden atılma”nın geri getirileceği yönündeki açıklamasının ardından gözler yeni yapılacak yasal düzenlemeye çevrildi. Halen üzerinde çalışılan yeni YÖK Kanunu’na eklenmesi planlanan bir madde ile yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta ise en fazla 7 yıl süre tanınacak. Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan eczacılık, diş hekimliği gibi programları 8 yılda, 6 yıl olan tıp eğitimini ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak.

2011'de kaldırılmıştı

Hükümetin 2 yıl önce çıkardığı yasa ile öğrencilerin eğitimde başarısız olmaları gerekçesiyle üniversiteyle ilişkilerinin kesilmesi uygulamasına son verilmişti. 2011’de çıkan yasa ile terör suçlarından hüküm giyenler hariç, üniversite ile çeşitli sebeplerden ilişiği kesilen tüm öğrencilere af gelmişti. YÖK’ün yeni çalışmasına göre ise “üniversiteden atılma” düzenlemesi, halen üzerinde çalışılan 2547 sayılı yeni YÖK Yasası ile yeniden yürürlüğe girecek. Buna göre, yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilere öğrenimlerini tamamlamak için önlisansta en fazla 4, lisansta 7 yıl süre tanınacak.

Sınırsız sınav hakkı

Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi 5 yıl olan programları 8 yılda, 6 yıl olan programları ise 9 yılda tamamlamak zorunda olacak. Bu süreler sonunda, üniversiteden mezun olabilmek için son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları bütün dersler için biri bütünleme olmak üzere iki ek sınav hakkı verilecek. Sınavlar sonunda başarısız ders sayısını 5 derse indirenlere, 3 yarı yıl boyunca başarısız oldukları derslerden açılacak sınavlara girme hakkı tanınacak. Mezun olabilmek için tüm derslerden geçer not alan ama başarılı sayılabilmeleri için öngörülen not ortalamasını sağlayamayan son dönem öğrencilerine ise ortalamalarını yükseltmek için diledikleri son iki sınıf dersinden sınırsız sınav hakkı verilecek.

Düzenlemeyle derslere devam ettikleri halde sınav yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve bu nedenle üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilerin de sınav hakkı olacak. Sınav hakkı verilenler başvurmaları halinde üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerinin her eğitim-öğretim yılı başında açacakları sınavlara alınabilecek. Sınavların sonunda tüm dersleri başaranlar, öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.

Aftan yararlananlar

Ancak aftan yararlanarak üniversiteye dönmüş ama yeni belirlenen süre sınırına göre okuldan atılması gerekecek öğrencilerin durumunun ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2014 15:55

Gösterim: 1787

İstanbul'da toplu taşıma ücretlerine zam. Yeni tarife, 15 Haziran'da uygulanmaya başlanacak. İşte zamlı tarifeler;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararına göre, 15 Haziran'da uygulanacak yeni tarifede, İstanbulkart ilk biniş ücretleri tam 1,95 liradan 2,15 liraya, öğrenci 1 liradan 1,10 liraya, Sosyal Kart 1,35 liradan 1,50 liraya yükseldi. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, İstanbul'da 1 Eylül 2012'den bu yana değişmeyen toplu taşım ücretlerinde yeni düzenlemeye gidildi. 

UKOME kararına göre, İETT otobüsleri, Tünel, Nostaljik Tramvay, özel halk otobüsleri, Otobüs AŞ ve raylı sistemler, İDO Sirkeci-Harem Araba Vapuru, Şehir Hatları vapurları, özel deniz motorları ve Marmaray'da geçerli yeni fiyat tarifesi, 14 Haziran Cumartesi günü saat 00.00 itibariyle uygulanacak.

Yeni tarifeye göre; İstanbulkart ilk biniş ücretleri, tam 1,95 liradan 2,15 liraya, öğrenci 1 liradan 1,10 liraya, Sosyal Kart 1,35 liradan 1,50 liraya, aktarmalı biniş ücretleri tam 1,25 liradan 1,45 liraya, öğrenci 0,40 liradan 0,45 liraya, Sosyal Kart 0,75 liradan 0,85 liraya yükseldi. Aktarmalar ise kategorisine göre, vatandaş lehine azalan bir şekilde düzenlendi.

Aylık Mavi Kart; tam 155 liradan 170 liraya, öğrenci 70 liradan 77 liraya, Sosyal Kart 90 liradan 100 liraya yükseltildi.

Düzenleme ile tam için 180, öğrenci indirimli ve sosyal indirimli gruplar için 200 biniş hakkının tamamıyla kullanılması neticesinde, birim yolculuklar ve kontörlü yolculuklara göre, Aylık Mavi Kart fiyat avantajları sağlanacak.

Elektronik Bilet (sınırlı kullanımlı) ve jeton (Adalar hariç) kullanımında; jeton ücreti 3 liradan 4 liraya çıkarken, tek geçişlik, 2 geçişlik ve 5 geçişlik bilet ücretlerinde değişikliğe gidilmedi. Sadece 3 geçişlik bilet 9 liradan 10 liraya, 10 geçişlik bilet 28 liradan 30 liraya yükseltildi. İskelelerde sabit turnikelerin veya deniz araçları üzerinde sabit validatörlerin bulunmaması halinde, bu sistemlerin hizmete alınmasına kadar, jeton ücreti 2 lira olarak uygulanacak.

Kadıköy-Kartal hattında yüzde 50 indirime devam 

Şehir Hatları ve özel deniz motorlarının Adalar seferlerinde kullanılan jeton ücretinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Tam, öğrenci ve Sosyal Kart'ta (indirimli gruplar) yüzde 10'luk artış oldu. İskelelerde sabit turnikelerin veya deniz araçları üzerinde sabit validatörlerin bulunmaması halinde, bu sistemlerin hizmete alınmasına kadar jeton ücreti 3 lira olarak uygulanacak.

Bu kategoriler dışında; Şehir Hatları vapurları, İDO deniz otobüsleri ve feribotları ile özel deniz motorlarında 50 litre veya 30 kilogram üzeri yük ücrete tabi olacak.  

Metrobüslerde, mevcut aktarma almaz-verir uygulamasının devam etmesine, aktarma uygulanan bilet türleriyle yapılan yolculuklarda; 2 saatlik aktarma süresinin devam etmesine, arabalı vapurların saat 06.00-24.00 arasında çalışmasına karar verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, Kadıköy-Kartal Metro Hattı'nın açılışından bu yana yüzde 50 indirimli yolculuk yapılmasının devam etmesi için her ay 3 milyon 500 bin lira, öğrenci geçişleri için de tüm toplu ulaşım otoritelerine her ay 6-7 milyon lira destek sağladığı belirtildi.

Kadıköy-Kartal Metro Hattı'nda yüzde 50 indirimli yolculuk yıl sonuna kadar devam edecek.

> İstanbul’da toplu taşıma ücretlerine zam

İstanbul'da toplu taşıma ücretlerine zam. Yeni tarife, 15 Haziran'da uygulanmaya başlanacak. İşte zamlı tarifeler;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararına göre, 15 Haziran'da uygulanacak yeni tarifede, İstanbulkart ilk biniş ücretleri tam 1,95 liradan 2,15 liraya, öğrenci 1 liradan 1,10 liraya, Sosyal Kart 1,35 liradan 1,50 liraya yükseldi. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, İstanbul'da 1 Eylül 2012'den bu yana değişmeyen toplu taşım ücretlerinde yeni düzenlemeye gidildi. 

UKOME kararına göre, İETT otobüsleri, Tünel, Nostaljik Tramvay, özel halk otobüsleri, Otobüs AŞ ve raylı sistemler, İDO Sirkeci-Harem Araba Vapuru, Şehir Hatları vapurları, özel deniz motorları ve Marmaray'da geçerli yeni fiyat tarifesi, 14 Haziran Cumartesi günü saat 00.00 itibariyle uygulanacak.

Yeni tarifeye göre; İstanbulkart ilk biniş ücretleri, tam 1,95 liradan 2,15 liraya, öğrenci 1 liradan 1,10 liraya, Sosyal Kart 1,35 liradan 1,50 liraya, aktarmalı biniş ücretleri tam 1,25 liradan 1,45 liraya, öğrenci 0,40 liradan 0,45 liraya, Sosyal Kart 0,75 liradan 0,85 liraya yükseldi. Aktarmalar ise kategorisine göre, vatandaş lehine azalan bir şekilde düzenlendi.

Aylık Mavi Kart; tam 155 liradan 170 liraya, öğrenci 70 liradan 77 liraya, Sosyal Kart 90 liradan 100 liraya yükseltildi.

Düzenleme ile tam için 180, öğrenci indirimli ve sosyal indirimli gruplar için 200 biniş hakkının tamamıyla kullanılması neticesinde, birim yolculuklar ve kontörlü yolculuklara göre, Aylık Mavi Kart fiyat avantajları sağlanacak.

Elektronik Bilet (sınırlı kullanımlı) ve jeton (Adalar hariç) kullanımında; jeton ücreti 3 liradan 4 liraya çıkarken, tek geçişlik, 2 geçişlik ve 5 geçişlik bilet ücretlerinde değişikliğe gidilmedi. Sadece 3 geçişlik bilet 9 liradan 10 liraya, 10 geçişlik bilet 28 liradan 30 liraya yükseltildi. İskelelerde sabit turnikelerin veya deniz araçları üzerinde sabit validatörlerin bulunmaması halinde, bu sistemlerin hizmete alınmasına kadar, jeton ücreti 2 lira olarak uygulanacak.

Kadıköy-Kartal hattında yüzde 50 indirime devam 

Şehir Hatları ve özel deniz motorlarının Adalar seferlerinde kullanılan jeton ücretinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Tam, öğrenci ve Sosyal Kart'ta (indirimli gruplar) yüzde 10'luk artış oldu. İskelelerde sabit turnikelerin veya deniz araçları üzerinde sabit validatörlerin bulunmaması halinde, bu sistemlerin hizmete alınmasına kadar jeton ücreti 3 lira olarak uygulanacak.

Bu kategoriler dışında; Şehir Hatları vapurları, İDO deniz otobüsleri ve feribotları ile özel deniz motorlarında 50 litre veya 30 kilogram üzeri yük ücrete tabi olacak.  

Metrobüslerde, mevcut aktarma almaz-verir uygulamasının devam etmesine, aktarma uygulanan bilet türleriyle yapılan yolculuklarda; 2 saatlik aktarma süresinin devam etmesine, arabalı vapurların saat 06.00-24.00 arasında çalışmasına karar verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, Kadıköy-Kartal Metro Hattı'nın açılışından bu yana yüzde 50 indirimli yolculuk yapılmasının devam etmesi için her ay 3 milyon 500 bin lira, öğrenci geçişleri için de tüm toplu ulaşım otoritelerine her ay 6-7 milyon lira destek sağladığı belirtildi.

Kadıköy-Kartal Metro Hattı'nda yüzde 50 indirimli yolculuk yıl sonuna kadar devam edecek.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2014 09:28

Gösterim: 1705

Aşırı motivasyon, sınav sırasında kaygıya, heyecana, anksiyeteye bağlı dikkat eksikliğine, hatırlama problemlerine neden oluyor, muhakeme hataları ve yanlış görme gibi sorunlara yol açıyor

Human Psikolojik Araştırma ve Gelişim Enstitüsü Bilim Kurulu Başkanı Zafer Akıncı, aşırı motivasyonun olumsuz etkilerine dikkati çekerek, "Sınav beklendiği gibi geçmezse o insanda sağladığınız motivasyon tersine yıkıcı bir etkiye dönüşür. Bir insanın sınav enerjisini, motivasyonunu artırayım derken, depresyon enerjisini artırıyorusunuz ve sonucu çok daha kötü noktalara gidiyor" dedi. 

Akıncı,  2014 Lisans Yerleştirme Sınavları  (LYS) öncesinde AA muhabirine, aşırı motivasyonun öğrencide yaratacağı olumsuz etkilere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

"Motivasyon zehirlenmesi"ni, motivasyonun dozajının aşması halinde vücuda zarar vermesi olarak değerlendiren Akıncı, "Mesela bir çocuk sınavda yeterinden fazla motive olursa, bu çocuk dikkat eksikliği, sınav kaygısı yaşar. Beklediği soruları ilk aşamada bulamadığında hayal kırıklığına bağlı sınav sırasında yapamama hali yaşar. Sınav sonrasında depresyon yaşar" diye konuştu.

Bazı psikolog ve rehberlik öğretmenlerinin çocuğu sınavın çok iyi geçeceğine dair motive edip inandırdığını, ancak bunun bir garantisi olmadığını kaydeden Akıncı, yan etkilerin ortaya çıkabileceğine işaret etti. 

Akıncı, "Eğer sınav beklendiği gibi geçmezse o insanda sağladığınız motivasyon tersine yıkıcı bir etkiye dönüşür. Bir insanın sınav enerjisini, motivasyonunu artırayım derken, depresyon enerjisini artırıyorusunuz ve çok daha kötü noktalara gidiyor" ifadelerini kullandı. 

"Mesela sınav sonucu kötü geldiği için intihar edenler, hayattan soğuyanlar... Bunlar yüksek motivasyonlu çocuklardır" diyen Akıncı, şöyle konuştu:

"Öğrenciyi son bir hafta hiç motive etmemek lazım. Çocuk ilk sınava girerken kaygıya, heyecana, anksiyeteye bağlı dikkat eksikliği, hatırlama problemleri yaşar. Beynin hafıza kısmı bloke olur, muhakeme hataları yapar, yanlış görme gibi sorunların çoğunlukla nedeni motivasyondur. O yüzden sınavdan bir hafta önce çocukları motive etmek, zehirlemeye yol açar. 

Aşırı motivasyon, bir öğrencinin sınava çok iyi hazırlanmış olmasına rağmen sınavı kaybetmesi anlamına gelir. Bir çocuk çok iyi hazırlandıysa motivasyona ihtiyaç duymaz. Ailelerin motive etmek için kullandığı yöntemler var. 'Biz sana güveniyoruz, biz senin yanındayız' gibi. Bu, durduk yere kaygıyı yükselten bir ifadedir. 'Sonuç önemli değil, önemli olan gayretti, sen de çalıştın'. Bu da gizli, olumsuz telkin anlamına gelir. Çocuk çalıştıysa da çalışmadıysa da son 1-2 haftada daha fazla yapılacak bir şey yok.  Bu çocuğu motive etmek daha da kötüye götürür."

Zafer Akıncı, çalışan ve ne yaptığını bilen öğrencinin doğal iç motivasyonu olduğunu belirterek, dışarıdan motivasyon takviyesinin, kaygı, heyecan ve dikkat eksikliği gibi başka olumsuzluklara neden olabildiğini dile getirdi.

"İçinde 'sınav' ve 'başarı' kelimesi olan cümleler kurmayın"

Motivasyonla bir işe başlanılmaması gerektiğini, bunun motivasyon bağımlılığına yol açabileceğine dikkati çeken  Akıncı, "İşe böyle başlayan öğrencilerin tamamı başarısız olur. Ara ara motivasyon bitiyor, bittiğinde tekrardan motive olmaya ihtiyaç duyuyor. Bu da çok kötü olur" şeklinde konuştu:

Akıncı, sınav öncesi ailelerin yapması gerekenlerle ilgili şu bilgileri verdi:

"Aileler, çocuklara asla 'sana güveniyoruz, senin yanındayız, sana destek oluyoruz' gibi güven içerikli destek vermesinler. 'Sınav her şey değil, hayatın anlamı değil, kafaya takmana  gerek yok' gibi içinde sınav ve başarı kelimesi geçen cümleler kurmasınlar.

 Son bir hafta sınavla ilgili hiçbir şey yapmasınlar, yokmuş gibi farz etsinler. Mümkün olduğu kadar son bir hafta sınavla ilgili şeylerden uzak dursunlar.

Motivasyonun en büyük zehirleme noktası, kişiyi beklentiye sokmasıdır. Olumlu geçerse karşılaşacağı iyi durumlarla ilgili beklenti. Fakat biz sonuç garantili çalışamayız. Sonuç, birçok şarta bağlı olarak gelişen bir şey. Bir sınavın sonucu çocuğun çalışmışlığına, ailenin tutumuna, çocuğun fizyolojik durumu gibi konulara bağlıdır.

Sınav sonucunu aşırı motive etmek, herhangi bir olumsuzlukta aşırı yıkımı getiriyor. Motivasyon beklenti gücünü yükselttiği için o beklentiye ulaşamadığı zaman yıkım gücünü de artırıyor. Sınav kaygısı bir çocuğun dikkat eksikliğine, okuduğunu anlamama, yanlış okuma gibi sorunlara yol açar. Veliler ve çocuklar kendi kendilerini motive etmesinler, bunu bıraksınlar. Sınavın çok iyi geçeceğine dair de motive etmesinler. Konuşmasınlar bunu." 

Akıncı, motivasyon zehirlenmesinin, çocuğun sınavla, sınav sonucuyla ve sınavdan sonraki hayatıyla ilgili pozitif beklentiye sokulması olduğunu sözlerine ekledi.

> Sınavda aşırı motivasyonun olumsuz etkilerine dikkat

Aşırı motivasyon, sınav sırasında kaygıya, heyecana, anksiyeteye bağlı dikkat eksikliğine, hatırlama problemlerine neden oluyor, muhakeme hataları ve yanlış görme gibi sorunlara yol açıyor

Human Psikolojik Araştırma ve Gelişim Enstitüsü Bilim Kurulu Başkanı Zafer Akıncı, aşırı motivasyonun olumsuz etkilerine dikkati çekerek, "Sınav beklendiği gibi geçmezse o insanda sağladığınız motivasyon tersine yıkıcı bir etkiye dönüşür. Bir insanın sınav enerjisini, motivasyonunu artırayım derken, depresyon enerjisini artırıyorusunuz ve sonucu çok daha kötü noktalara gidiyor" dedi. 

Akıncı,  2014 Lisans Yerleştirme Sınavları  (LYS) öncesinde AA muhabirine, aşırı motivasyonun öğrencide yaratacağı olumsuz etkilere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

"Motivasyon zehirlenmesi"ni, motivasyonun dozajının aşması halinde vücuda zarar vermesi olarak değerlendiren Akıncı, "Mesela bir çocuk sınavda yeterinden fazla motive olursa, bu çocuk dikkat eksikliği, sınav kaygısı yaşar. Beklediği soruları ilk aşamada bulamadığında hayal kırıklığına bağlı sınav sırasında yapamama hali yaşar. Sınav sonrasında depresyon yaşar" diye konuştu.

Bazı psikolog ve rehberlik öğretmenlerinin çocuğu sınavın çok iyi geçeceğine dair motive edip inandırdığını, ancak bunun bir garantisi olmadığını kaydeden Akıncı, yan etkilerin ortaya çıkabileceğine işaret etti. 

Akıncı, "Eğer sınav beklendiği gibi geçmezse o insanda sağladığınız motivasyon tersine yıkıcı bir etkiye dönüşür. Bir insanın sınav enerjisini, motivasyonunu artırayım derken, depresyon enerjisini artırıyorusunuz ve çok daha kötü noktalara gidiyor" ifadelerini kullandı. 

"Mesela sınav sonucu kötü geldiği için intihar edenler, hayattan soğuyanlar... Bunlar yüksek motivasyonlu çocuklardır" diyen Akıncı, şöyle konuştu:

"Öğrenciyi son bir hafta hiç motive etmemek lazım. Çocuk ilk sınava girerken kaygıya, heyecana, anksiyeteye bağlı dikkat eksikliği, hatırlama problemleri yaşar. Beynin hafıza kısmı bloke olur, muhakeme hataları yapar, yanlış görme gibi sorunların çoğunlukla nedeni motivasyondur. O yüzden sınavdan bir hafta önce çocukları motive etmek, zehirlemeye yol açar. 

Aşırı motivasyon, bir öğrencinin sınava çok iyi hazırlanmış olmasına rağmen sınavı kaybetmesi anlamına gelir. Bir çocuk çok iyi hazırlandıysa motivasyona ihtiyaç duymaz. Ailelerin motive etmek için kullandığı yöntemler var. 'Biz sana güveniyoruz, biz senin yanındayız' gibi. Bu, durduk yere kaygıyı yükselten bir ifadedir. 'Sonuç önemli değil, önemli olan gayretti, sen de çalıştın'. Bu da gizli, olumsuz telkin anlamına gelir. Çocuk çalıştıysa da çalışmadıysa da son 1-2 haftada daha fazla yapılacak bir şey yok.  Bu çocuğu motive etmek daha da kötüye götürür."

Zafer Akıncı, çalışan ve ne yaptığını bilen öğrencinin doğal iç motivasyonu olduğunu belirterek, dışarıdan motivasyon takviyesinin, kaygı, heyecan ve dikkat eksikliği gibi başka olumsuzluklara neden olabildiğini dile getirdi.

"İçinde 'sınav' ve 'başarı' kelimesi olan cümleler kurmayın"

Motivasyonla bir işe başlanılmaması gerektiğini, bunun motivasyon bağımlılığına yol açabileceğine dikkati çeken  Akıncı, "İşe böyle başlayan öğrencilerin tamamı başarısız olur. Ara ara motivasyon bitiyor, bittiğinde tekrardan motive olmaya ihtiyaç duyuyor. Bu da çok kötü olur" şeklinde konuştu:

Akıncı, sınav öncesi ailelerin yapması gerekenlerle ilgili şu bilgileri verdi:

"Aileler, çocuklara asla 'sana güveniyoruz, senin yanındayız, sana destek oluyoruz' gibi güven içerikli destek vermesinler. 'Sınav her şey değil, hayatın anlamı değil, kafaya takmana  gerek yok' gibi içinde sınav ve başarı kelimesi geçen cümleler kurmasınlar.

 Son bir hafta sınavla ilgili hiçbir şey yapmasınlar, yokmuş gibi farz etsinler. Mümkün olduğu kadar son bir hafta sınavla ilgili şeylerden uzak dursunlar.

Motivasyonun en büyük zehirleme noktası, kişiyi beklentiye sokmasıdır. Olumlu geçerse karşılaşacağı iyi durumlarla ilgili beklenti. Fakat biz sonuç garantili çalışamayız. Sonuç, birçok şarta bağlı olarak gelişen bir şey. Bir sınavın sonucu çocuğun çalışmışlığına, ailenin tutumuna, çocuğun fizyolojik durumu gibi konulara bağlıdır.

Sınav sonucunu aşırı motive etmek, herhangi bir olumsuzlukta aşırı yıkımı getiriyor. Motivasyon beklenti gücünü yükselttiği için o beklentiye ulaşamadığı zaman yıkım gücünü de artırıyor. Sınav kaygısı bir çocuğun dikkat eksikliğine, okuduğunu anlamama, yanlış okuma gibi sorunlara yol açar. Veliler ve çocuklar kendi kendilerini motive etmesinler, bunu bıraksınlar. Sınavın çok iyi geçeceğine dair de motive etmesinler. Konuşmasınlar bunu." 

Akıncı, motivasyon zehirlenmesinin, çocuğun sınavla, sınav sonucuyla ve sınavdan sonraki hayatıyla ilgili pozitif beklentiye sokulması olduğunu sözlerine ekledi.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2014 11:50

Gösterim: 1866

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) başvuru süresince herhangi bir sistem değişikliği yapmadığını bildirdi.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, kurumun gerçekleştirdiği tüm sınavlarda güven ve hukukun gözetildiği, sınavların bu çerçevede sağlıklı bir biçimde tamamlanması için azami gayretin sarfedildiği belirtildi.

Tüm sınavlarda kuralların kılavuzlarda ve resmi internet sitesinde en küçük ayrıntısına kadar adaylara iletildiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

 "Sınavlara ilişkin internet sitemizden yapılan açıklama ve duyuruların, adaylara tebligat hükmünde olduğu 6114 sayılı kanunumuzun amir hükmüdür. Gerek sınav kılavuzunda, gerekse yaptığımız 16 ve 24 Nisan 2014 tarihli duyurularımızda başvurulara ilişkin uyarılar yer almıştır. 2014-LYS'lere başvuruların son günü olan 30 Nisan 2014 günü ÖSYM'nin internet sitesinden yaptığı bir duyuru ile LYS'ler için sınav ücreti yatıran ve hangi LYS'ye gireceğini ve nerede sınava girmek istediğini belirten, başvurusunu tamamlayan aday sayıları verilerek sınav ücretini yatırdığı halde başvurusunu yapmayan aday sayısının 63 bin 495 aday olduğu bildirilmiş ve bu duyurumuzdan sonra 30 Nisan 2014 tarihinde başvuru bitimi saatine kadar bahsi geçen adayların da içinde bulunduğu 100 binden fazla başvuru ile pek çok aday başvurusunu tamamlamıştır.

Bu duyuruda, sınav ücretini yatırmış olduğu halde başvurusunu henüz tamamlamayan adayların başvurularını, başvuru süresi bitmeden tamamlamaları önemle hatırlatılmış; sınav ücretini yatırdığı halde 2014-LYS başvuru işlemini kılavuzda/duyurularda belirtildiği şekilde tamamlamayanların, 2014-LYS’lere girmelerinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır."

Titiz ve uzun bir süreç

ÖSYM'nin bu açıklamasını kullanarak, sistem değişikliği veya sistem hatası nedeniyle sanki hala 63 bin aday başvurusunu tamamlayamamış gibi "asılsız iddialarla" kamuoyu ve adayların yanıltıldığı belirtilen açıklamada, ÖSYM'nin LYS başvuru süresince herhangi bir sistem değişikliği yapmadığı kaydedildi.

Açıklamada, başvurusunu tamamlayamayan adaylardan hiçbirinin sistem hatası nedeniyle bu durumla karşı karşıya kalmadığı, bu yılki başvuru sürecinde 946 bin 244 adayın, 21-30 Nisan 2014 tarihlerinde başvurularını sorunsuz tamamladığı belirtildi.

Açıklamada, şöyle denildi:

"LYS başvurularından sonra 10 binden fazla adayın ÖSYM’ye yazılı olarak başvurduğu da iddia edildi. Bu iddia da asılsızdır. 2014-LYS için sınav ücreti yatırdığı halde başvuru yapmayan aday sayısı tam olarak 9 bin 473'tür ve bunlardan bir kısmının 2014-YGS'de LYS için gerekli olan puan barajını aşamadıkları için başvuru hakları olmadığı tespit edilmiş ve diğer bir kısmının da başvuru süresince ÖSYM'nin başvuru sistemi olan ais.osym.gov.tr’ye hiç giriş yapmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bunların yanında, adaylara, başvuru işlemini tamamladıktan sonra ÖSYM'nin ais.gov.tr internet adresinden başvuru bilgilerini başvuru süresi içinde kontrol etmeleri gerektiği sıklıkla ifade edilmiştir. Yazılı ve görsel medya da ÖSYM duyurularına destek vererek sınava ilişkin ÖSYM’nin uyarılarını adaylara tekrar tekrar haber yaparak hatırlatmış, LYS başvurularına ilişkin bir çok bilgilendirme yapmıştır."

Sınav hazırlığının titiz ve uzun bir süreç olduğu belirtilen açıklamada, 2014-LYS başvurularının sona erdiği 30 Nisan 2014 günü saat 23.59'dan itibaren başvuran aday verisi üzerinde, sınav salonu belirleme, sınav görevlisi belirleme, cevap kağıdı basımı, sınav salon evrakı basımı ve soru kitapçığı basımı gibi işlemlerin peş peşe sorunsuz olarak devam ettirildiği ve bugün itibariyle LYS-4, LYS-1 ve LYS-5'e ait tüm baskı paketleme işlemlerinin tamamlanarak, sınav merkezlerine sevk işlemlerine başlandığı bildirildi.

> LYS’ye başvuru süresince sistem değişikliği yapılmadı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) başvuru süresince herhangi bir sistem değişikliği yapmadığını bildirdi.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, kurumun gerçekleştirdiği tüm sınavlarda güven ve hukukun gözetildiği, sınavların bu çerçevede sağlıklı bir biçimde tamamlanması için azami gayretin sarfedildiği belirtildi.

Tüm sınavlarda kuralların kılavuzlarda ve resmi internet sitesinde en küçük ayrıntısına kadar adaylara iletildiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

 "Sınavlara ilişkin internet sitemizden yapılan açıklama ve duyuruların, adaylara tebligat hükmünde olduğu 6114 sayılı kanunumuzun amir hükmüdür. Gerek sınav kılavuzunda, gerekse yaptığımız 16 ve 24 Nisan 2014 tarihli duyurularımızda başvurulara ilişkin uyarılar yer almıştır. 2014-LYS'lere başvuruların son günü olan 30 Nisan 2014 günü ÖSYM'nin internet sitesinden yaptığı bir duyuru ile LYS'ler için sınav ücreti yatıran ve hangi LYS'ye gireceğini ve nerede sınava girmek istediğini belirten, başvurusunu tamamlayan aday sayıları verilerek sınav ücretini yatırdığı halde başvurusunu yapmayan aday sayısının 63 bin 495 aday olduğu bildirilmiş ve bu duyurumuzdan sonra 30 Nisan 2014 tarihinde başvuru bitimi saatine kadar bahsi geçen adayların da içinde bulunduğu 100 binden fazla başvuru ile pek çok aday başvurusunu tamamlamıştır.

Bu duyuruda, sınav ücretini yatırmış olduğu halde başvurusunu henüz tamamlamayan adayların başvurularını, başvuru süresi bitmeden tamamlamaları önemle hatırlatılmış; sınav ücretini yatırdığı halde 2014-LYS başvuru işlemini kılavuzda/duyurularda belirtildiği şekilde tamamlamayanların, 2014-LYS’lere girmelerinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır."

Titiz ve uzun bir süreç

ÖSYM'nin bu açıklamasını kullanarak, sistem değişikliği veya sistem hatası nedeniyle sanki hala 63 bin aday başvurusunu tamamlayamamış gibi "asılsız iddialarla" kamuoyu ve adayların yanıltıldığı belirtilen açıklamada, ÖSYM'nin LYS başvuru süresince herhangi bir sistem değişikliği yapmadığı kaydedildi.

Açıklamada, başvurusunu tamamlayamayan adaylardan hiçbirinin sistem hatası nedeniyle bu durumla karşı karşıya kalmadığı, bu yılki başvuru sürecinde 946 bin 244 adayın, 21-30 Nisan 2014 tarihlerinde başvurularını sorunsuz tamamladığı belirtildi.

Açıklamada, şöyle denildi:

"LYS başvurularından sonra 10 binden fazla adayın ÖSYM’ye yazılı olarak başvurduğu da iddia edildi. Bu iddia da asılsızdır. 2014-LYS için sınav ücreti yatırdığı halde başvuru yapmayan aday sayısı tam olarak 9 bin 473'tür ve bunlardan bir kısmının 2014-YGS'de LYS için gerekli olan puan barajını aşamadıkları için başvuru hakları olmadığı tespit edilmiş ve diğer bir kısmının da başvuru süresince ÖSYM'nin başvuru sistemi olan ais.osym.gov.tr’ye hiç giriş yapmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bunların yanında, adaylara, başvuru işlemini tamamladıktan sonra ÖSYM'nin ais.gov.tr internet adresinden başvuru bilgilerini başvuru süresi içinde kontrol etmeleri gerektiği sıklıkla ifade edilmiştir. Yazılı ve görsel medya da ÖSYM duyurularına destek vererek sınava ilişkin ÖSYM’nin uyarılarını adaylara tekrar tekrar haber yaparak hatırlatmış, LYS başvurularına ilişkin bir çok bilgilendirme yapmıştır."

Sınav hazırlığının titiz ve uzun bir süreç olduğu belirtilen açıklamada, 2014-LYS başvurularının sona erdiği 30 Nisan 2014 günü saat 23.59'dan itibaren başvuran aday verisi üzerinde, sınav salonu belirleme, sınav görevlisi belirleme, cevap kağıdı basımı, sınav salon evrakı basımı ve soru kitapçığı basımı gibi işlemlerin peş peşe sorunsuz olarak devam ettirildiği ve bugün itibariyle LYS-4, LYS-1 ve LYS-5'e ait tüm baskı paketleme işlemlerinin tamamlanarak, sınav merkezlerine sevk işlemlerine başlandığı bildirildi.

Son Güncelleme: Perşembe, 12 Haziran 2014 20:13

Gösterim: 1470


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.