Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurslarının standartlarını belirledi. Kurslar için sınıflardaki öğrenci sayısı en fazla 16 olacak.

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), özel öğretim kurslarının standartlarını belirledi. Buna göre, özel öğretim kurslarında ve temel liselerin hafta sonu mezun öğrencilere vereceği kurslar için sınıflardaki öğrenci sayısı en fazla 16 olacak.

MEB'in, Anayasa Mahkemesinin dershanelere ilişkin iptal kararları sonrası Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklik, 8 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda geçen yıl yapılan düzenlemede olduğu gibi yeni yönetmelikte de dershane ibaresi yer almamıştı. Ancak Bakanlık, bireylerin tercihleri doğrultusunda okul dışı eğitim alma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik farklı çözüm yollarının üretilmesi için özel öğretim kursu, kişisel gelişim kursu, meslek edindirme ve mesleki gelişim kursu ve yetenek kursu başlıklarında yeni kurs tanımları getirmişti.

Bakanlık, yönetmelik değişikliğinin ardından Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'ni de yeniden düzenledi. Yönergede, MEB'in Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe (felsefe, sosyoloji, psikoloji, mantık) bilim gruplarında açılabilecek özel öğretim kursları için belirlediği yeni standartlar yer alıyor.

Kontenjan 16 kursiyerle sınırlandı

Yönergede, eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığı derslik tanımının yanına, bilim dersliği tanımı eklendi. Buna göre, bilim dersliği özel öğretim kurslarında her bir bilim grubu için ayrı ayrı oluşturulan, bilim grubunun öğrenim seviyesine uygun programın amaçlarının gerçekleşebilmesi için dersin işlenişinde gerekli araç gereçlerin bulunduğu mekanlar olarak yer alıyor.

Yönergeye göre, lise ve dengi okul mezunlarına yönelik özel öğretim kursları bilim grubu programlarını uygulayan temel liselerin hafta sonu kontenjanları, okulun derslik, laboratuvar ve bilişim teknolojileri derslikleri dikkate alınarak belirlenecek. Bu dersliklere en fazla 16 kontenjan verilebilecek.

Yeni yönergeyle, kişisel gelişim kursları, meslek edindirme ve mesleki gelişim kursları, yetenek kursları ile kategorisi belirlenmemiş diğer çeşitli kurslarda bulunması gereken bölümler de yeniden düzenlendi. Buna göre, özel öğretim kursları, bağımsız girişi bulunan binalarda açılacak.

Bu kurslarda en az 10 metrekare müdür odası, müdür yardımcısı odası, 5 öğretmene kadar en az 8 metrekarelik, 5’ten fazla her öğretmen için 1,5 metrekare yer ilave edilecek şekilde öğretmenler odası olacak.

Bilim dersliğinin standartları

Özel öğretim kurslarında, bilim dersliklerinin en az 15 metrekare olması gerekecek. Bir dersliğe 16 kursiyerden fazla kontenjan verilmeyecek.

Her bir bilim grubu için en az 2 bilim dersliği oluşturulacak. Lise ve dengi okul öğrencilerinin öğrenim gördüğü bilim derslikleri ile mezun kursiyerlerin öğrenim gördüğü bilim derslikleri kursun ayrı katlarında oluşturulacak. Bilim dersliklerinde, ilgili bilim grubuna yönelik kitap, süreli yayın gibi bulundurulan, ihtiyaca cevap verebilecek büyüklükte kitaplık yer alacak. Ayrıca isteğe bağlı olarak internet erişimi sağlanabilecek, sanal kütüphane oluşturulabilecek.

Özel öğretim kursunun fizik, kimya veya biyoloji bilim gruplarından en az birinde eğitim verilmesi halinde en az bir laboratuvar düzenlenecek. Bu bilim grupları için ortak bir laboratuvar oluşturulabileceği gibi her biri için ayrı ayrı laboratuvar da oluşturulabilecek.

Laboratuvarda her bir öğrenci için ayrılacak kullanım alanı en az 1,5 metrekare olarak belirlendi. Laboratuvarda ayrıca ihtiyaç duyulan ölçüde laboratuvarın içinde veya bitişiğinde hazırlık odası bulunacak. Birbirine bitişik laboratuvarlarda hazırlık odası ortak kullanılabilecek. Laboratuvarlarda insan sağlığını korumaya yönelik her türlü önlem alınacak.

Kütüphanede, kitapların konulduğu kısım ve okuma bölümü birlikte veya ayrı ayrı düzenlenebilecek. Okuma bölümü kitapların konulduğu bölümden küçük olmamak üzere kütüphanenin toplam alanı en az 20 metrekare olacak. Binanın farklı alanlarında aynı özelliklerde iki kütüphane düzenlenebilecek. Aynı alanda internet üzerinden bilgi iletişim imkanı verilecek şekilde düzenleme yapılabilecek. Kütüphane, binanın kolay ulaşılabilen bölümünde oluşturulacak.

Ölçme değerlendirme odası isteğe bağlı olarak en az 10 metrekare olmak üzere düzenlenecek. Lise ve dengi okul öğrencileri ile mezunlar için ayrı katlarda olmak kaydıyla, her 30 kursiyer için bir tuvalet ve lavabo, 30 öğretmene kadar bir tuvalet ve lavabo ayrılacak. 30'dan fazla öğretmeni olan kurslarda, her 30 öğretmen için bir tuvalet ve lavabo daha ayrılması gerekecek. Tuvalet ve lavabolar, kurumda öğrenim gören kız ve erkek kursiyerler ile kadın ve erkek öğretmenler için ayrı ayrı düzenlenecek.

Kız ve erkek kursiyerler için kurumda düzenlenen lavabo ve tuvaletlerden birer tanesi engelli bireylerin kullanımına uygun şekilde düzenlenecek.

Teneffüshane bina içinde bağımsız bir bölüm halinde olabileceği gibi ayrı ayrı bölümlerden de meydana gelebilecek. Toplam teneffüshane alanı olarak derslik, yönetim, eğitim ve öğretime ayrılan diğer alanlar dışındaki yerler kabul edilecek.

> MEB özel öğretim kurslarının standartlarını belirledi

Milli Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurslarının standartlarını belirledi. Kurslar için sınıflardaki öğrenci sayısı en fazla 16 olacak.

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), özel öğretim kurslarının standartlarını belirledi. Buna göre, özel öğretim kurslarında ve temel liselerin hafta sonu mezun öğrencilere vereceği kurslar için sınıflardaki öğrenci sayısı en fazla 16 olacak.

MEB'in, Anayasa Mahkemesinin dershanelere ilişkin iptal kararları sonrası Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklik, 8 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda geçen yıl yapılan düzenlemede olduğu gibi yeni yönetmelikte de dershane ibaresi yer almamıştı. Ancak Bakanlık, bireylerin tercihleri doğrultusunda okul dışı eğitim alma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik farklı çözüm yollarının üretilmesi için özel öğretim kursu, kişisel gelişim kursu, meslek edindirme ve mesleki gelişim kursu ve yetenek kursu başlıklarında yeni kurs tanımları getirmişti.

Bakanlık, yönetmelik değişikliğinin ardından Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'ni de yeniden düzenledi. Yönergede, MEB'in Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe (felsefe, sosyoloji, psikoloji, mantık) bilim gruplarında açılabilecek özel öğretim kursları için belirlediği yeni standartlar yer alıyor.

Kontenjan 16 kursiyerle sınırlandı

Yönergede, eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığı derslik tanımının yanına, bilim dersliği tanımı eklendi. Buna göre, bilim dersliği özel öğretim kurslarında her bir bilim grubu için ayrı ayrı oluşturulan, bilim grubunun öğrenim seviyesine uygun programın amaçlarının gerçekleşebilmesi için dersin işlenişinde gerekli araç gereçlerin bulunduğu mekanlar olarak yer alıyor.

Yönergeye göre, lise ve dengi okul mezunlarına yönelik özel öğretim kursları bilim grubu programlarını uygulayan temel liselerin hafta sonu kontenjanları, okulun derslik, laboratuvar ve bilişim teknolojileri derslikleri dikkate alınarak belirlenecek. Bu dersliklere en fazla 16 kontenjan verilebilecek.

Yeni yönergeyle, kişisel gelişim kursları, meslek edindirme ve mesleki gelişim kursları, yetenek kursları ile kategorisi belirlenmemiş diğer çeşitli kurslarda bulunması gereken bölümler de yeniden düzenlendi. Buna göre, özel öğretim kursları, bağımsız girişi bulunan binalarda açılacak.

Bu kurslarda en az 10 metrekare müdür odası, müdür yardımcısı odası, 5 öğretmene kadar en az 8 metrekarelik, 5’ten fazla her öğretmen için 1,5 metrekare yer ilave edilecek şekilde öğretmenler odası olacak.

Bilim dersliğinin standartları

Özel öğretim kurslarında, bilim dersliklerinin en az 15 metrekare olması gerekecek. Bir dersliğe 16 kursiyerden fazla kontenjan verilmeyecek.

Her bir bilim grubu için en az 2 bilim dersliği oluşturulacak. Lise ve dengi okul öğrencilerinin öğrenim gördüğü bilim derslikleri ile mezun kursiyerlerin öğrenim gördüğü bilim derslikleri kursun ayrı katlarında oluşturulacak. Bilim dersliklerinde, ilgili bilim grubuna yönelik kitap, süreli yayın gibi bulundurulan, ihtiyaca cevap verebilecek büyüklükte kitaplık yer alacak. Ayrıca isteğe bağlı olarak internet erişimi sağlanabilecek, sanal kütüphane oluşturulabilecek.

Özel öğretim kursunun fizik, kimya veya biyoloji bilim gruplarından en az birinde eğitim verilmesi halinde en az bir laboratuvar düzenlenecek. Bu bilim grupları için ortak bir laboratuvar oluşturulabileceği gibi her biri için ayrı ayrı laboratuvar da oluşturulabilecek.

Laboratuvarda her bir öğrenci için ayrılacak kullanım alanı en az 1,5 metrekare olarak belirlendi. Laboratuvarda ayrıca ihtiyaç duyulan ölçüde laboratuvarın içinde veya bitişiğinde hazırlık odası bulunacak. Birbirine bitişik laboratuvarlarda hazırlık odası ortak kullanılabilecek. Laboratuvarlarda insan sağlığını korumaya yönelik her türlü önlem alınacak.

Kütüphanede, kitapların konulduğu kısım ve okuma bölümü birlikte veya ayrı ayrı düzenlenebilecek. Okuma bölümü kitapların konulduğu bölümden küçük olmamak üzere kütüphanenin toplam alanı en az 20 metrekare olacak. Binanın farklı alanlarında aynı özelliklerde iki kütüphane düzenlenebilecek. Aynı alanda internet üzerinden bilgi iletişim imkanı verilecek şekilde düzenleme yapılabilecek. Kütüphane, binanın kolay ulaşılabilen bölümünde oluşturulacak.

Ölçme değerlendirme odası isteğe bağlı olarak en az 10 metrekare olmak üzere düzenlenecek. Lise ve dengi okul öğrencileri ile mezunlar için ayrı katlarda olmak kaydıyla, her 30 kursiyer için bir tuvalet ve lavabo, 30 öğretmene kadar bir tuvalet ve lavabo ayrılacak. 30'dan fazla öğretmeni olan kurslarda, her 30 öğretmen için bir tuvalet ve lavabo daha ayrılması gerekecek. Tuvalet ve lavabolar, kurumda öğrenim gören kız ve erkek kursiyerler ile kadın ve erkek öğretmenler için ayrı ayrı düzenlenecek.

Kız ve erkek kursiyerler için kurumda düzenlenen lavabo ve tuvaletlerden birer tanesi engelli bireylerin kullanımına uygun şekilde düzenlenecek.

Teneffüshane bina içinde bağımsız bir bölüm halinde olabileceği gibi ayrı ayrı bölümlerden de meydana gelebilecek. Toplam teneffüshane alanı olarak derslik, yönetim, eğitim ve öğretime ayrılan diğer alanlar dışındaki yerler kabul edilecek.

Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Ağustos 2015 10:00

Gösterim: 1453

MEB Müsteşar Yardımcısı Kurt, TEOG kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarını değerlendirirken, boş kontenjan sayısının 300 bini bulacağını söyledi.

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, liselere yerleştirme sonucunda 71 bin 373 öğrencinin yerleşemediğini, ancak okullarda 248 bin 908 kontenjan boşluğunun olduğunu belirterek, "Yani yaklaşık 3-4 katı kontenjan boşluğu var. Bir de bu yerleştirmelerin bir kısmının özel öğretim okullarına geçeceğini düşündüğünüzde 30-40 bin civarında, bu kontenjan artarak 300 binleri bulacak" dedi.

AA muhabirine açıklama yapan Kurt, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kurt, "1 milyon 288 bin 315 öğrencimizin, Yerleştirmeye Esas Puanları (YEP) hesaplanmıştı. Bunlardan 1 milyon 108 bin 182'si tercihte bulundu. Öğrencilerimizden yüzde 94'ünü yaptıkları tercihlere yerleştirdik. Öğrencilerimize biz 25 tercih hakkı vermiştik, 25 tercihinden birine yerleşen öğrencilerin oranı yüzde 94" diye konuştu.

960 bin 136 öğrencinin ilk 10 tercihinden birine yerleştiğini, bu öğrencilerin de toplam tercih yapan öğrencilerin yüzde 87'sini oluşturduğunu belirten Kurt, "Başarılı bir tercih ve başarılı bir yerleştirmeden söz edebiliriz" dedi.

Daha iyi okullara yerleşmek için neler gerekiyor?

Yerleştirmelerin devam ettiğini ve  boş kontenjanlar için sürecin işlediğini belirten Kurt, şöyle devam etti:

"Öğrencilerin tercihleri dışında bir yere yerleştirme yapmıyoruz. Ancak, tercih yapıp da bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrencilerimiz var. Bunların sayısı da 71 bin 373, yaklaşık yüzde 6 gibi, bu öğrencilerimizi açık lise kurumlarına yerleştiriyoruz. 17 Ağustos itibarıyla yerleştirmeye esas nakillerimiz başlıyor, 3 hafta boyunca 7 Eylül'e kadar devam eden yerleştirme nakillerimiz var.

Öğrencilerimiz daha iyi yerlere yerleşmek, boşalan kontenjanları değerlendirmek için 17 Ağustos'tan itibaren yerleştirme nakillerine başvurabilecekler. Bu arada her hafta 3 tercih yapacaklar, bir ortaokuldan bu tercihlerini onaylatacaklar, dolayısıyla 3 hafta boyunca devam eden süreç 7 Eylül'de bitmiş olacak. Yerleştirmeler okullar açılmadan bir hafta önce tamamen gerçekleşmiş olacak."

"248 bin 908 kontenjan boşluğu var"

Kurt, "71 bin 373 öğrencimiz yerleşememiş ancak bizim okullarımızda 248 bin 908 kontenjan boşluğu var. Yani yaklaşık olarak 3-4 katı kontenjan boşluğu var. Bir de bu yerleştirmelerin bir kısmının özel öğretim okullarına geçeceğini düşündüğünüz de 30-40 bin civarında bu kontenjan artarak 300 binleri bulacak. Dolayısıyla biz her öğrencimize bir örgün eğitim kurumunda yer açmış bulunuyoruz. Öğrencilerimiz dilerlerse, nakiller boyunca tercihlerini yaparak bir orta öğretim kurumuna yerleşmeleri sağlanacak" dedi.

 

> MEB açıkladı: TEOG’da boş kontenjan 300 bini bulacak

MEB Müsteşar Yardımcısı Kurt, TEOG kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarını değerlendirirken, boş kontenjan sayısının 300 bini bulacağını söyledi.

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, liselere yerleştirme sonucunda 71 bin 373 öğrencinin yerleşemediğini, ancak okullarda 248 bin 908 kontenjan boşluğunun olduğunu belirterek, "Yani yaklaşık 3-4 katı kontenjan boşluğu var. Bir de bu yerleştirmelerin bir kısmının özel öğretim okullarına geçeceğini düşündüğünüzde 30-40 bin civarında, bu kontenjan artarak 300 binleri bulacak" dedi.

AA muhabirine açıklama yapan Kurt, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kurt, "1 milyon 288 bin 315 öğrencimizin, Yerleştirmeye Esas Puanları (YEP) hesaplanmıştı. Bunlardan 1 milyon 108 bin 182'si tercihte bulundu. Öğrencilerimizden yüzde 94'ünü yaptıkları tercihlere yerleştirdik. Öğrencilerimize biz 25 tercih hakkı vermiştik, 25 tercihinden birine yerleşen öğrencilerin oranı yüzde 94" diye konuştu.

960 bin 136 öğrencinin ilk 10 tercihinden birine yerleştiğini, bu öğrencilerin de toplam tercih yapan öğrencilerin yüzde 87'sini oluşturduğunu belirten Kurt, "Başarılı bir tercih ve başarılı bir yerleştirmeden söz edebiliriz" dedi.

Daha iyi okullara yerleşmek için neler gerekiyor?

Yerleştirmelerin devam ettiğini ve  boş kontenjanlar için sürecin işlediğini belirten Kurt, şöyle devam etti:

"Öğrencilerin tercihleri dışında bir yere yerleştirme yapmıyoruz. Ancak, tercih yapıp da bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrencilerimiz var. Bunların sayısı da 71 bin 373, yaklaşık yüzde 6 gibi, bu öğrencilerimizi açık lise kurumlarına yerleştiriyoruz. 17 Ağustos itibarıyla yerleştirmeye esas nakillerimiz başlıyor, 3 hafta boyunca 7 Eylül'e kadar devam eden yerleştirme nakillerimiz var.

Öğrencilerimiz daha iyi yerlere yerleşmek, boşalan kontenjanları değerlendirmek için 17 Ağustos'tan itibaren yerleştirme nakillerine başvurabilecekler. Bu arada her hafta 3 tercih yapacaklar, bir ortaokuldan bu tercihlerini onaylatacaklar, dolayısıyla 3 hafta boyunca devam eden süreç 7 Eylül'de bitmiş olacak. Yerleştirmeler okullar açılmadan bir hafta önce tamamen gerçekleşmiş olacak."

"248 bin 908 kontenjan boşluğu var"

Kurt, "71 bin 373 öğrencimiz yerleşememiş ancak bizim okullarımızda 248 bin 908 kontenjan boşluğu var. Yani yaklaşık olarak 3-4 katı kontenjan boşluğu var. Bir de bu yerleştirmelerin bir kısmının özel öğretim okullarına geçeceğini düşündüğünüz de 30-40 bin civarında bu kontenjan artarak 300 binleri bulacak. Dolayısıyla biz her öğrencimize bir örgün eğitim kurumunda yer açmış bulunuyoruz. Öğrencilerimiz dilerlerse, nakiller boyunca tercihlerini yaparak bir orta öğretim kurumuna yerleşmeleri sağlanacak" dedi.

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Ağustos 2015 11:44

Gösterim: 2075

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü teşvikten yararlanacak okulların listesini yayınladı. Listeye linkten ulaşabilirsiniz. http://ookgm.meb.gov.tr/

meb

> İşte teşvik listesine giren okullar

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü teşvikten yararlanacak okulların listesini yayınladı. Listeye linkten ulaşabilirsiniz. http://ookgm.meb.gov.tr/

meb

Son Güncelleme: Salı, 11 Ağustos 2015 17:56

Gösterim: 1790

Alpaslan Dartan / Terakki Vakfı Okulları Rehberlik Uzmanı ve Türk PDR Derneği İstanbul Şube Başkanı

alpaslan dartanDeğişen ve gelişen dünyada birey davranışlarındaki değişiklikleri kalıcı hale getirebilmek, gelişmelere ayak uydurabilen, çağın beklentilerine cevap verebilen, araştıran, sorgulayan ve kendini gerçekleştirmiş, özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmek, ancak eğitimle mümkün olabilmektedir.

Yaşam boyu süren öğrenmelerin ve eğitimlerin resmi boyutu da eğitim kurumlarında yani okullarda gerçekleşir. Okul yaşamı aynı zamanda çocuğun ve gencin edindiği deneyimlerin geliştirilmesine fırsat tanıyan bir alan olarak tanımlanabilir. Okul, her ne kadar akademik öğrenmelerin asıl hedef olarak konduğu bir yaşamsal alan olsa da onu var eden öğretmen, öğrenci ve veliler olmadan düşünülemez.

Okulu, okul yapan, bir yandan kapsayan ve çevreleyen kendi fiziksel alanı iken (okul binası, bahçesi, sınıfları vs), bu fiziksel alanın canlı, işler ve işlevsel kılan ise öğrencinin ve öğretmenin varlığıdır. Öğretmenlerle öğrenciler arasındaki bu ilişki kuşaklar arası bir alışverişi simgeler, okulları da dünden bugüne, bugünden geleceğe taşıyan bu alışverişe tanıklık eden öğrencileri ve öğretmenleridir.

Devlet ya da özel hangi okul olursa olsun çocuğun okul yaşamı sırasında ailelerin beklentilerinin tümünün karşılanması mümkün değildir. Anne babanın yetiştiği çevre, eğitim seviyesi, iş hayatı ve edindiği yaşam tecrübesi bu beklentileri büyütür ve çoğaltır. Bu nedenle de her ailenin “Başarı” Kavramı ile “Başarılı Okul” kavramı birbirinden farklılık gösterir.

Başarı Kavramı = Sınavlar

Okullarda öğrenci başarısını ölçmek ve değerlendirmek amacıyla kullanılan yöntemlerin belki de en etkili olanı ve en çok kullanılanı sınavlardır. Sınav kavramı, ders programlarında öğrencilere kazandırılması planlanan davranışların ne ölçüde kazanıldığını saptamaya yarayan işlemler dizisi olarak tanımlanmaktadır. Sınavların öğrencilerin dersten geçer not alıp alamayacağı, bir üst sınıfa gidip gidemeyeceği, diploma alıp alamayacağı, sınavla öğrenci alan üst eğitim kurumlarına girmeye hak kazanıp kazanamayacağı gibi durumları belirleyici özellikleri yanında, başarı konusunda öğretmenlere ve okullara da önemli bir geri bildirim sağlama özelliği taşımaktadır.

Milli Eğitim Bakanımızın kendi ağzından da dile getirdiği gibi ülkemizde öğrencilerimizin girdikleri ulusal ve uluslararası sınavlarda elde ettikleri başarı ya da başarısızlıklar eğitim sistemini sorgulamak (değerlendirmek) için iyi fırsat olarak görülmektedir. Özellikle TEOG ile başlatılan yeni sınav sistemi bu amaçla da kullanılacağı açıklanan önemli bir adım oldu.

Sınavlar elbette bir başarı/performans göstergesidir ancak başarı kavramının da tek bileşeni olmadığı çoğu zaman unutulmaktadır. Yapılan araştırmaların pek çoğunda okul başarısı ile sınav başarısı arasında pozitif yönde yakın bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Okul başarısının, tek başına sınav başarısının belirleyicisi olmadığına ilişkin araştırma bulguları da oldukça fazladır.

Başarı Kavramı - Eğitimin Yönü Değişiyor

Uluslararası sınavlarda başarı kavramının belirleyicisi ve ölçülmeye çalışılan nitelikler, öğrencilerin okulda uygulanan müfredat kapsamında ele alınan konuları ne dereceye kadar öğrendikleri değil, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri durumlarda sahip oldukları bilgi ve becerileri kullanabilme yeteneği, akıl yürütme ve fen ve matematik kavramlarını kullanarak etkin bir iletişim kurma becerisine sahip olup olmadıklarıdır.

Bugün ülkemizde giderek bozulan eğitim sistemi ile özellikle büyük şehirlerde artan kaliteli eğitim sorunu, eğitim sistemine bütünsel bir gözle bakılmasını ve dönüşümü zorunlu kılıyor. İyi okul – başarılı okul kavramı içerisinde de pek çok değişkenin girdiğini biliyoruz. Özellikle öğretmen faktörünün bu değişkenler içerisinde önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.

PISA sonuçlarıyla ilk sıralarda yer alan ülkelerin başında yer alan Finlandiya’nın bu başarının nedenleri araştırdığında;

• Öğretmen yetiştirme programı,

• Geleneksel okul yaşamı,

• Kültürel olarak öğretmenlik mesleğine bakış ve

• Hizmet içi öğretmen eğitimi gibi faktörlerin belirleyici olduğu görülmüş.

Bu çerçevede bizlerde eğitim sistemimizin ve eğitim kalitesinin sorgulanmasını sadece sınav sonuçlarına bakarak yapmaktan vazgeçmeli ve değerlendirmelerimizi sağlıklı verilerin analizi çerçevesinde gerçekleştirebilmeliyiz.

Milli Eğitim Bakanlığın ulusal sınavlarda sayısal verileri açıklamama kararı bu yıla özgü bir karar. Ancak bakanlık önceki yıllarda ulusal sınavlarda (TEOG, YGS-LYS v.b ) öğrencilerin ve okulların başarılarını tüm kamuoyu ile paylaşırdı.

Sayısal verilere bakıldığında Türkiye’de eski adıyla SBS yeni adıyla TEOG sınavlarında ilk 50 ya da ilk100 okul arasında devlet okulundan öğrenci bulmak zordu, belki bir iki öğrenci ancak burada yer alabiliyordu.  Ortaöğretimden üniversiteye geçiş sınavlarında ise (YGS/LYS) bu durumun tersi yaşanıyor, daha çok devlet okullarından mezun olan adayların başarı sıralamalarında üst basamaklarda yer aldığını görebiliyoruz.

Gerek Ortaokul gerekse de Lise düzeyinde öğrenci başarısı yüksek olan okulların ortak kriterlerine bakıldığında öncelikle öğretmen yeterliliği ve eğitim kurumunun geçmişten getirdiği sistemli çalışma koşullarının ön plana çıktığını görebiliyoruz.

Özel ya da devlet okulu fark etmez tümü  “Başarılı Okul” kavramını öğretmen, öğrenci ve veli üçgeninde kurulan işbirliği neticesinde hayata dönüştürebiliyorlar. Okulların bu başarılarının içerisinde ağırlıklı nedenler arasında aşağıda yer alan özelliklerin ön planda olduğunu söylemek yanlış olmaz;

• Öğretmen kalitesi,

• Öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri,

• Az sayıda öğrencili okullar olmaları –sınıf mevcutları,

• Program içerikleri zenginleştirilmiş müfredat uygulamaları,

• Veli, öğretmen ilişkileri,

• Sosyal olanaklar,

• Yurt dışı işbirlikleri, öğrenci değişim programları

• Üst öğrenime hazırlık, mesleki rehberlik

• Uygun rehberlik hizmetleri,

• Ölçme ve değerlendirme birimlerinin veri analizleri,

• Özel öğrencilerle çalışma/(üstünler ve öğrenme sorunu yaşayanlar)

• Yabancı Dil Eğitimi

• Veli okul işbirliği

Ortaokul seviyesinde özel okulların, lise seviyesinde de devlete ait okulların başarı grafiğinin yüksekliği önemli bir veridir. Türkiye'de özel okullara getirilecek standartlar yönergesiyle ilgili hazırlanan yeni akreditasyon sisteminin, özel okulculuğun gelişmesi ve kalite standartlarının yükselmesi açısından önemli bir çalışma olduğu söylenebilir. TEOG sonuçlarıyla ilgili verilerin kullanımı ile bu sistemin devlet okullarına da yansıtılmasını ve belirli kriterlerin getirilmesi anlamlı olacaktır.

Dershanelerin kapatılması, özel okulların verdikleri eğitimin yanında hafta içi akşam ve hafta sonu takviye kursları açarak sınav başarısına yönelik tedbirler almaları yine de rekabetin ağırlıkla sınav başarısına endeksli olacağını göstermektedir. Özel liselerin öğrenci sayılarında azalmalar nedeniyle devlet liseleriyle rekabet edebilmeleri için daha fazla yaratıcı ve öğrenci ihtiyaçlarına dönük uygulamaları geliştirmeleri gerekmektedir.

> Başarılı Okul’un kıstasları neler?

Alpaslan Dartan / Terakki Vakfı Okulları Rehberlik Uzmanı ve Türk PDR Derneği İstanbul Şube Başkanı

alpaslan dartanDeğişen ve gelişen dünyada birey davranışlarındaki değişiklikleri kalıcı hale getirebilmek, gelişmelere ayak uydurabilen, çağın beklentilerine cevap verebilen, araştıran, sorgulayan ve kendini gerçekleştirmiş, özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmek, ancak eğitimle mümkün olabilmektedir.

Yaşam boyu süren öğrenmelerin ve eğitimlerin resmi boyutu da eğitim kurumlarında yani okullarda gerçekleşir. Okul yaşamı aynı zamanda çocuğun ve gencin edindiği deneyimlerin geliştirilmesine fırsat tanıyan bir alan olarak tanımlanabilir. Okul, her ne kadar akademik öğrenmelerin asıl hedef olarak konduğu bir yaşamsal alan olsa da onu var eden öğretmen, öğrenci ve veliler olmadan düşünülemez.

Okulu, okul yapan, bir yandan kapsayan ve çevreleyen kendi fiziksel alanı iken (okul binası, bahçesi, sınıfları vs), bu fiziksel alanın canlı, işler ve işlevsel kılan ise öğrencinin ve öğretmenin varlığıdır. Öğretmenlerle öğrenciler arasındaki bu ilişki kuşaklar arası bir alışverişi simgeler, okulları da dünden bugüne, bugünden geleceğe taşıyan bu alışverişe tanıklık eden öğrencileri ve öğretmenleridir.

Devlet ya da özel hangi okul olursa olsun çocuğun okul yaşamı sırasında ailelerin beklentilerinin tümünün karşılanması mümkün değildir. Anne babanın yetiştiği çevre, eğitim seviyesi, iş hayatı ve edindiği yaşam tecrübesi bu beklentileri büyütür ve çoğaltır. Bu nedenle de her ailenin “Başarı” Kavramı ile “Başarılı Okul” kavramı birbirinden farklılık gösterir.

Başarı Kavramı = Sınavlar

Okullarda öğrenci başarısını ölçmek ve değerlendirmek amacıyla kullanılan yöntemlerin belki de en etkili olanı ve en çok kullanılanı sınavlardır. Sınav kavramı, ders programlarında öğrencilere kazandırılması planlanan davranışların ne ölçüde kazanıldığını saptamaya yarayan işlemler dizisi olarak tanımlanmaktadır. Sınavların öğrencilerin dersten geçer not alıp alamayacağı, bir üst sınıfa gidip gidemeyeceği, diploma alıp alamayacağı, sınavla öğrenci alan üst eğitim kurumlarına girmeye hak kazanıp kazanamayacağı gibi durumları belirleyici özellikleri yanında, başarı konusunda öğretmenlere ve okullara da önemli bir geri bildirim sağlama özelliği taşımaktadır.

Milli Eğitim Bakanımızın kendi ağzından da dile getirdiği gibi ülkemizde öğrencilerimizin girdikleri ulusal ve uluslararası sınavlarda elde ettikleri başarı ya da başarısızlıklar eğitim sistemini sorgulamak (değerlendirmek) için iyi fırsat olarak görülmektedir. Özellikle TEOG ile başlatılan yeni sınav sistemi bu amaçla da kullanılacağı açıklanan önemli bir adım oldu.

Sınavlar elbette bir başarı/performans göstergesidir ancak başarı kavramının da tek bileşeni olmadığı çoğu zaman unutulmaktadır. Yapılan araştırmaların pek çoğunda okul başarısı ile sınav başarısı arasında pozitif yönde yakın bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Okul başarısının, tek başına sınav başarısının belirleyicisi olmadığına ilişkin araştırma bulguları da oldukça fazladır.

Başarı Kavramı - Eğitimin Yönü Değişiyor

Uluslararası sınavlarda başarı kavramının belirleyicisi ve ölçülmeye çalışılan nitelikler, öğrencilerin okulda uygulanan müfredat kapsamında ele alınan konuları ne dereceye kadar öğrendikleri değil, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri durumlarda sahip oldukları bilgi ve becerileri kullanabilme yeteneği, akıl yürütme ve fen ve matematik kavramlarını kullanarak etkin bir iletişim kurma becerisine sahip olup olmadıklarıdır.

Bugün ülkemizde giderek bozulan eğitim sistemi ile özellikle büyük şehirlerde artan kaliteli eğitim sorunu, eğitim sistemine bütünsel bir gözle bakılmasını ve dönüşümü zorunlu kılıyor. İyi okul – başarılı okul kavramı içerisinde de pek çok değişkenin girdiğini biliyoruz. Özellikle öğretmen faktörünün bu değişkenler içerisinde önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.

PISA sonuçlarıyla ilk sıralarda yer alan ülkelerin başında yer alan Finlandiya’nın bu başarının nedenleri araştırdığında;

• Öğretmen yetiştirme programı,

• Geleneksel okul yaşamı,

• Kültürel olarak öğretmenlik mesleğine bakış ve

• Hizmet içi öğretmen eğitimi gibi faktörlerin belirleyici olduğu görülmüş.

Bu çerçevede bizlerde eğitim sistemimizin ve eğitim kalitesinin sorgulanmasını sadece sınav sonuçlarına bakarak yapmaktan vazgeçmeli ve değerlendirmelerimizi sağlıklı verilerin analizi çerçevesinde gerçekleştirebilmeliyiz.

Milli Eğitim Bakanlığın ulusal sınavlarda sayısal verileri açıklamama kararı bu yıla özgü bir karar. Ancak bakanlık önceki yıllarda ulusal sınavlarda (TEOG, YGS-LYS v.b ) öğrencilerin ve okulların başarılarını tüm kamuoyu ile paylaşırdı.

Sayısal verilere bakıldığında Türkiye’de eski adıyla SBS yeni adıyla TEOG sınavlarında ilk 50 ya da ilk100 okul arasında devlet okulundan öğrenci bulmak zordu, belki bir iki öğrenci ancak burada yer alabiliyordu.  Ortaöğretimden üniversiteye geçiş sınavlarında ise (YGS/LYS) bu durumun tersi yaşanıyor, daha çok devlet okullarından mezun olan adayların başarı sıralamalarında üst basamaklarda yer aldığını görebiliyoruz.

Gerek Ortaokul gerekse de Lise düzeyinde öğrenci başarısı yüksek olan okulların ortak kriterlerine bakıldığında öncelikle öğretmen yeterliliği ve eğitim kurumunun geçmişten getirdiği sistemli çalışma koşullarının ön plana çıktığını görebiliyoruz.

Özel ya da devlet okulu fark etmez tümü  “Başarılı Okul” kavramını öğretmen, öğrenci ve veli üçgeninde kurulan işbirliği neticesinde hayata dönüştürebiliyorlar. Okulların bu başarılarının içerisinde ağırlıklı nedenler arasında aşağıda yer alan özelliklerin ön planda olduğunu söylemek yanlış olmaz;

• Öğretmen kalitesi,

• Öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri,

• Az sayıda öğrencili okullar olmaları –sınıf mevcutları,

• Program içerikleri zenginleştirilmiş müfredat uygulamaları,

• Veli, öğretmen ilişkileri,

• Sosyal olanaklar,

• Yurt dışı işbirlikleri, öğrenci değişim programları

• Üst öğrenime hazırlık, mesleki rehberlik

• Uygun rehberlik hizmetleri,

• Ölçme ve değerlendirme birimlerinin veri analizleri,

• Özel öğrencilerle çalışma/(üstünler ve öğrenme sorunu yaşayanlar)

• Yabancı Dil Eğitimi

• Veli okul işbirliği

Ortaokul seviyesinde özel okulların, lise seviyesinde de devlete ait okulların başarı grafiğinin yüksekliği önemli bir veridir. Türkiye'de özel okullara getirilecek standartlar yönergesiyle ilgili hazırlanan yeni akreditasyon sisteminin, özel okulculuğun gelişmesi ve kalite standartlarının yükselmesi açısından önemli bir çalışma olduğu söylenebilir. TEOG sonuçlarıyla ilgili verilerin kullanımı ile bu sistemin devlet okullarına da yansıtılmasını ve belirli kriterlerin getirilmesi anlamlı olacaktır.

Dershanelerin kapatılması, özel okulların verdikleri eğitimin yanında hafta içi akşam ve hafta sonu takviye kursları açarak sınav başarısına yönelik tedbirler almaları yine de rekabetin ağırlıkla sınav başarısına endeksli olacağını göstermektedir. Özel liselerin öğrenci sayılarında azalmalar nedeniyle devlet liseleriyle rekabet edebilmeleri için daha fazla yaratıcı ve öğrenci ihtiyaçlarına dönük uygulamaları geliştirmeleri gerekmektedir.

Son Güncelleme: Çarşamba, 12 Ağustos 2015 15:04

Gösterim: 1452

Milli Eğitim Bakanlığı 10 Ağustaots başlayacak eğitim öğretim desteği başvuruları için yol haritası hazırladı.

tesvik

> MEB'den eğitim desteği haritası

Milli Eğitim Bakanlığı 10 Ağustaots başlayacak eğitim öğretim desteği başvuruları için yol haritası hazırladı.

tesvik

Son Güncelleme: Cumartesi, 08 Ağustos 2015 12:12

Gösterim: 1799


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.