Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras Yunanistan'a vizesiz seyahatin başlayacağı müjdesini Twitter'dan verdi.

yunanistan vize uygulamasını kaldırıyorKerim Uras Twittar'da attığı mesajlarda; Yunanistan'a 15 günlük ziyaretler için yakında vizesiz seyahat müjdesi vermeyi ümid ediyorum. Tüm izleyicilere sevgi ve saygılar sunuyorum.Vizesiz seyahat Şimdilik 5-6 Ada ile sınırlı olacak. Başarılı olursa genişleyeceğini ümit ediyorum" dedi.

> Komşu Türkiye’ye vizeyi kaldırıyor

Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras Yunanistan'a vizesiz seyahatin başlayacağı müjdesini Twitter'dan verdi.

yunanistan vize uygulamasını kaldırıyorKerim Uras Twittar'da attığı mesajlarda; Yunanistan'a 15 günlük ziyaretler için yakında vizesiz seyahat müjdesi vermeyi ümid ediyorum. Tüm izleyicilere sevgi ve saygılar sunuyorum.Vizesiz seyahat Şimdilik 5-6 Ada ile sınırlı olacak. Başarılı olursa genişleyeceğini ümit ediyorum" dedi.

Son Güncelleme: Perşembe, 24 May 2012 08:55

Gösterim: 1657

12 eylül darbecilerinden Kenan Evren’in adı ilköğretim okulundan tamamen kaldırıldı.

kenan evren ilköğretim okuluGiresun Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün önerisi, İl Milli Eğitim Komisyonu'nun kararı ve Vali Dursun Ali Şahin'in onayı ile Giresun'un Teyyaredüzü Mahallesi'nde bulunan Kenan Evren İlköğretim Okulu'nun adının, Teyyaredüzü İlköğretim Okulu olarak değiştirildiği belirtildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Kenan Evren İlköğretim Okulu'nun adının değiştirilmesi için dilekçe veren Eğitim Sen Giresun Şube Başkanı Hayri Şenel, "Ne yazık ki darbecilerin adları eğitim kurumlarına verilerek Türkiye'de eğitim emekçilerinin sürdürdükleri mücadelenin üstü örtülmeye ve yok sayılmaya çalışılmıştır. Darbelerden en çok mağdur olan ve ciddi sorunlar yaşayan eğitim emekçilerinin çalıştığı kurumlarda darbeci generallerin isimlerinin olması bizim açımızdan çok inciticiydi. Biz okullarda öğrencilere demokrasi dersleri veriyoruz, demokrasinin önemini anlatıyoruz ama ülkemizde darbenin simgesi olan bir generalin adı okullarda ve eğitim kurumlarında yaşatılıyordu" diye konuştu.

> Adı okuldan resmen silindi

12 eylül darbecilerinden Kenan Evren’in adı ilköğretim okulundan tamamen kaldırıldı.

kenan evren ilköğretim okuluGiresun Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün önerisi, İl Milli Eğitim Komisyonu'nun kararı ve Vali Dursun Ali Şahin'in onayı ile Giresun'un Teyyaredüzü Mahallesi'nde bulunan Kenan Evren İlköğretim Okulu'nun adının, Teyyaredüzü İlköğretim Okulu olarak değiştirildiği belirtildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Kenan Evren İlköğretim Okulu'nun adının değiştirilmesi için dilekçe veren Eğitim Sen Giresun Şube Başkanı Hayri Şenel, "Ne yazık ki darbecilerin adları eğitim kurumlarına verilerek Türkiye'de eğitim emekçilerinin sürdürdükleri mücadelenin üstü örtülmeye ve yok sayılmaya çalışılmıştır. Darbelerden en çok mağdur olan ve ciddi sorunlar yaşayan eğitim emekçilerinin çalıştığı kurumlarda darbeci generallerin isimlerinin olması bizim açımızdan çok inciticiydi. Biz okullarda öğrencilere demokrasi dersleri veriyoruz, demokrasinin önemini anlatıyoruz ama ülkemizde darbenin simgesi olan bir generalin adı okullarda ve eğitim kurumlarında yaşatılıyordu" diye konuştu.

Son Güncelleme: Perşembe, 24 May 2012 08:45

Gösterim: 2291

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, memurun iş bırakmasıyla ilgili olarak, "Basalım parayı dağıtalım memura. Ne olacak? O zaman enflasyon yüzde 6.5 değil yüzde 16.5 olur. Kaşıkla verdiğimizi enflasyon yoluyla kepçeyle alırız. Kandırmayalım kendimizi" dedi.

hüseyin çelik memur zammı açıklamasıAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, gündemdeki konuları değerlendirmek üzere bir basın toplantısı düzenledi. Uludere tartışmaları üzerinden CHP ve BDP'ye yüklenen Çelik, AK Parti'nin olayla ilgili olarak insani olan neyse, bunu yapmaya çalıştıklarını ve yapmaya da devam ettiklerini söyledi. Uludere'de hayatını kaybedenlerin ailelerine verilen paraların bu aileleri maddeten de olsa rahatlatmak amacıyla olduğunu söyleyen Çelik, Kılıçdaroğlu'nun ise bunu kan parası olarak gördüğünü ve böylece hükümetin aileleri susturmaya çalıştığını iddia ettiğini belirtti. Çelik, Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla ilgili olarak, "Biz bu vatandaşlara tazminat öngörürken, en üst düzeye tutmaya çalışırken siz buna kan parası diyorsanız, CHP de BDP de bu evlatlarımızın kanı üzerinde ideolojik hesap ve siyasi manevra yapmaya çalıyor. Bu ülkenin çocuklarının acıları, kanı üzerinden kimse ideolojik hesap yapmasın, kimse siyasi rant elde etmeye çalışmasın" dedi.

"Bu sosyal devletin, şefkat devletinin yapması gerekendir. Ölen öldü ama hayatını sürdürenler var. Ölenlerin de kanı yerde kalsın, hesap sorulmasın diyen yok" diyen Çelik, şehit yakınlarına da yardımlar da bulunulduğunu hatırlattı. Çelik, muhalefetin tavrıyla ilgili olarak, "Sanki hükümet o ailelere demiş ki 'alın size bu tazminatları 120 küsur bin size para ödüyoruz', sanki 'davalardan vazgeçin' demişiz gibi bir algı oluşturmak. Bu insanların acısıyla adeta alay edercesine bunları istismar etmek siyasi ahlakla hiçbir şekilde bağdaşmaz" diye konuştu.

Çelik, Uludere olayıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamayı ve Kılıçdaroğlu'nun eleştirilerini de değerlendirdi. Çelik, Genelkurmay'ın halkı bilgilendirmek, aydınlatmak amacıyla açıklama yapabileceğini, muhtıra, tehdit niteliğinde açıklama yapamayacağını belirterek, "Genelkurmay, vatandaş bir konuda tereddüt yaşıyorsa ve bu konu doğrudan Genelkurmay Başkanlığını ilgilendiriyorsa tabii ki açıklama yapabilir. Bizim sözünü ettiğimiz muhtıra" şeklinde konuştu.

Uludere olayında BDP'nin devletin ödediği paraları almamaları için ailelere baskı yaptığını, Kılıçdaroğlu'nun da BDP'nin peşine takıldığını ifade eden Çelik, "Ben CHP Genel Başkanı'nın tavrını halkımıza şikayet ediyorum" dedi.

MEMURUN İŞ BIRAKMASI

Sendikalarla hükümetin zam konusunda anlaşamaması üzerine bugün yurt genelinde memurun iş bırakmasını da değerlendiren Çelik, "Memur arkadaşlarımız demokratik bir hak kullanıyorlarsa buna saygı duyarım ancak haklı mı haksız mı meselesine gelince... Hükmet yüzde 3.5-4 teklifinde bulundu. Bu yıllık ortalaması yüzde 7.1’e denk geliyor. Ek enflasyon beklentisi ne, yüzde 6.5. Tutmazsa ne olacak? Enflasyon farkı ödenecek. Memura verilen yüzde 7.1. Enflasyon yüzde 6.5. Aradaki fark iyileştirme farkıdır. Memur arkadaşlarımız bunu az buluyorlarsa saygı duyarım. 3+3’ün bütçede karşılığı var, geride kalan 1.1’lik artışın bütçeye getireceği yük 1.5 milyar TL’dir. 5+5 verirseniz 3 milyar TL getirecektir" diye konuştu.

"Basalım parayı dağıtalım memurlara. Birileri böyle diyorlarsa, bu memur kesimi hepsi hesap kitap bilen, büyük yüzdesi yüksek öğretim mezunu arkadaşlarımızdır" diyen Çelik, "Basalım parayı dağıtalım memura. Ne olacak? O zaman enflasyon yüzde 6.5 değil yüzde 16.5 olur. Kaşıkla verdiğimizi enflasyon yoluyla kepçeyle alırız. Kandırmayalım kendimizi" dedi.

Çelik, memurların iş bırakmasıyla ilgili olarak, "Biz ilk günden itibaren dedik ki, popülizm yapmayacağız. Popülizm bize göre değil, bütün istekte bulunan memur arkadaşlar haklıdır. Biz onların ihtiyaçlarıyla bu ülkenin imkanlarını örtüştürmek durumundayız. Çalışma Bakanımız gayetli iyi niyetli yaklaşarak götürüyor" diyerek, "Adalet, sağlık, güvenlik eğitimde çalışan kamu personeli yüzde 85’i oluşturuyor. Pasatanın ebadı bu. Biz bunu 10 kişi arasında bölüştüreceğiz. Birine fazla verirseniz, diğerinden kısmak zorundasınız; Çözüm pastanın ebadını büyüteceğiz. Yapmaya çalıştığımız budur" diye konuştu.

> Hüseyin Çelik’ten memur zammına ilginç açıklama

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, memurun iş bırakmasıyla ilgili olarak, "Basalım parayı dağıtalım memura. Ne olacak? O zaman enflasyon yüzde 6.5 değil yüzde 16.5 olur. Kaşıkla verdiğimizi enflasyon yoluyla kepçeyle alırız. Kandırmayalım kendimizi" dedi.

hüseyin çelik memur zammı açıklamasıAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, gündemdeki konuları değerlendirmek üzere bir basın toplantısı düzenledi. Uludere tartışmaları üzerinden CHP ve BDP'ye yüklenen Çelik, AK Parti'nin olayla ilgili olarak insani olan neyse, bunu yapmaya çalıştıklarını ve yapmaya da devam ettiklerini söyledi. Uludere'de hayatını kaybedenlerin ailelerine verilen paraların bu aileleri maddeten de olsa rahatlatmak amacıyla olduğunu söyleyen Çelik, Kılıçdaroğlu'nun ise bunu kan parası olarak gördüğünü ve böylece hükümetin aileleri susturmaya çalıştığını iddia ettiğini belirtti. Çelik, Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla ilgili olarak, "Biz bu vatandaşlara tazminat öngörürken, en üst düzeye tutmaya çalışırken siz buna kan parası diyorsanız, CHP de BDP de bu evlatlarımızın kanı üzerinde ideolojik hesap ve siyasi manevra yapmaya çalıyor. Bu ülkenin çocuklarının acıları, kanı üzerinden kimse ideolojik hesap yapmasın, kimse siyasi rant elde etmeye çalışmasın" dedi.

"Bu sosyal devletin, şefkat devletinin yapması gerekendir. Ölen öldü ama hayatını sürdürenler var. Ölenlerin de kanı yerde kalsın, hesap sorulmasın diyen yok" diyen Çelik, şehit yakınlarına da yardımlar da bulunulduğunu hatırlattı. Çelik, muhalefetin tavrıyla ilgili olarak, "Sanki hükümet o ailelere demiş ki 'alın size bu tazminatları 120 küsur bin size para ödüyoruz', sanki 'davalardan vazgeçin' demişiz gibi bir algı oluşturmak. Bu insanların acısıyla adeta alay edercesine bunları istismar etmek siyasi ahlakla hiçbir şekilde bağdaşmaz" diye konuştu.

Çelik, Uludere olayıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamayı ve Kılıçdaroğlu'nun eleştirilerini de değerlendirdi. Çelik, Genelkurmay'ın halkı bilgilendirmek, aydınlatmak amacıyla açıklama yapabileceğini, muhtıra, tehdit niteliğinde açıklama yapamayacağını belirterek, "Genelkurmay, vatandaş bir konuda tereddüt yaşıyorsa ve bu konu doğrudan Genelkurmay Başkanlığını ilgilendiriyorsa tabii ki açıklama yapabilir. Bizim sözünü ettiğimiz muhtıra" şeklinde konuştu.

Uludere olayında BDP'nin devletin ödediği paraları almamaları için ailelere baskı yaptığını, Kılıçdaroğlu'nun da BDP'nin peşine takıldığını ifade eden Çelik, "Ben CHP Genel Başkanı'nın tavrını halkımıza şikayet ediyorum" dedi.

MEMURUN İŞ BIRAKMASI

Sendikalarla hükümetin zam konusunda anlaşamaması üzerine bugün yurt genelinde memurun iş bırakmasını da değerlendiren Çelik, "Memur arkadaşlarımız demokratik bir hak kullanıyorlarsa buna saygı duyarım ancak haklı mı haksız mı meselesine gelince... Hükmet yüzde 3.5-4 teklifinde bulundu. Bu yıllık ortalaması yüzde 7.1’e denk geliyor. Ek enflasyon beklentisi ne, yüzde 6.5. Tutmazsa ne olacak? Enflasyon farkı ödenecek. Memura verilen yüzde 7.1. Enflasyon yüzde 6.5. Aradaki fark iyileştirme farkıdır. Memur arkadaşlarımız bunu az buluyorlarsa saygı duyarım. 3+3’ün bütçede karşılığı var, geride kalan 1.1’lik artışın bütçeye getireceği yük 1.5 milyar TL’dir. 5+5 verirseniz 3 milyar TL getirecektir" diye konuştu.

"Basalım parayı dağıtalım memurlara. Birileri böyle diyorlarsa, bu memur kesimi hepsi hesap kitap bilen, büyük yüzdesi yüksek öğretim mezunu arkadaşlarımızdır" diyen Çelik, "Basalım parayı dağıtalım memura. Ne olacak? O zaman enflasyon yüzde 6.5 değil yüzde 16.5 olur. Kaşıkla verdiğimizi enflasyon yoluyla kepçeyle alırız. Kandırmayalım kendimizi" dedi.

Çelik, memurların iş bırakmasıyla ilgili olarak, "Biz ilk günden itibaren dedik ki, popülizm yapmayacağız. Popülizm bize göre değil, bütün istekte bulunan memur arkadaşlar haklıdır. Biz onların ihtiyaçlarıyla bu ülkenin imkanlarını örtüştürmek durumundayız. Çalışma Bakanımız gayetli iyi niyetli yaklaşarak götürüyor" diyerek, "Adalet, sağlık, güvenlik eğitimde çalışan kamu personeli yüzde 85’i oluşturuyor. Pasatanın ebadı bu. Biz bunu 10 kişi arasında bölüştüreceğiz. Birine fazla verirseniz, diğerinden kısmak zorundasınız; Çözüm pastanın ebadını büyüteceğiz. Yapmaya çalıştığımız budur" diye konuştu.

Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 18:02

Gösterim: 1763

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, bir programa katılmak için geldiği Konya'da üniversite öğrencilerine yumurta görünümündeki çikolataları attı.

burhan kuzuGazeteci yazar Abbas Güçlü, bu haftaki programının çekimini yapacağı Selçuk Üniversitesi'nde (SÜ) konuğu TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu'ya bir sepet içinde yumurta görünümündeki çikolataları verdi.

Kuzu, Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde çok sayıda üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, çikolataları öğrencilere attı.

Her tarafa yumurta yemesi pahasına gittiğini söyleyen Kuzu, Samsun'da kendisine bir devekuşu yumurtası verildiğini anımsattı. Kuzu, şunları kaydetti:

''Sonra Çanakkale'ye gittim. Biga ilçesinde. Önce dedim ki 'ben Ankara'dan geldim çocuklar. Başka elbise yok. Burada garibim. Tekrar Ankara'ya döneceğim, gömlek de getirmedim. Yumurta varsa bugün atmayın. Başka bir gelişte atın, o zaman yedek elbiseyle gelirim' dedim. 45 dakika bekledi, huyu kurusun sonunda yumurtayı dayanamadı attı yine. Ama bu sefer isabet etmedi. Davacı olup olmadığımı soran jandarma ekiplerine davacı olmadığımı söyledim. 30 yıl üniversitede hocalık yaptım hiçbir zaman öğrencimden davacı olmadım. Burası Mevlana şehri. Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım. Mevlana'nın hoşgörü şehrinde yumurta atmak hoş karşılanmaz. Ben de size çikolatalı yumurta atıyorum.'' 

bu kez de kuzu yumurta attı

Öğrenciler de çikolatalar için Kuzu'ya çiçek atarak teşekkür etti.

(haber7)

 

> Bu kez de Kuzu öğrencilere yumurta attı!

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, bir programa katılmak için geldiği Konya'da üniversite öğrencilerine yumurta görünümündeki çikolataları attı.

burhan kuzuGazeteci yazar Abbas Güçlü, bu haftaki programının çekimini yapacağı Selçuk Üniversitesi'nde (SÜ) konuğu TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu'ya bir sepet içinde yumurta görünümündeki çikolataları verdi.

Kuzu, Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde çok sayıda üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, çikolataları öğrencilere attı.

Her tarafa yumurta yemesi pahasına gittiğini söyleyen Kuzu, Samsun'da kendisine bir devekuşu yumurtası verildiğini anımsattı. Kuzu, şunları kaydetti:

''Sonra Çanakkale'ye gittim. Biga ilçesinde. Önce dedim ki 'ben Ankara'dan geldim çocuklar. Başka elbise yok. Burada garibim. Tekrar Ankara'ya döneceğim, gömlek de getirmedim. Yumurta varsa bugün atmayın. Başka bir gelişte atın, o zaman yedek elbiseyle gelirim' dedim. 45 dakika bekledi, huyu kurusun sonunda yumurtayı dayanamadı attı yine. Ama bu sefer isabet etmedi. Davacı olup olmadığımı soran jandarma ekiplerine davacı olmadığımı söyledim. 30 yıl üniversitede hocalık yaptım hiçbir zaman öğrencimden davacı olmadım. Burası Mevlana şehri. Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım. Mevlana'nın hoşgörü şehrinde yumurta atmak hoş karşılanmaz. Ben de size çikolatalı yumurta atıyorum.'' 

bu kez de kuzu yumurta attı

Öğrenciler de çikolatalar için Kuzu'ya çiçek atarak teşekkür etti.

(haber7)

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 21:31

Gösterim: 1798

Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçen yıl mart ayında yapılan kariyer hukukçusu alım sınavında usulsüzlük yapıldığına hükmetti.

aihmKonsey’in İdari Mahkemesi, testte elenen beşi Türk dokuz adayın başvurusu üzerine başlattığı soruşturma sonucunda çok sayıda Türk hukukçuyu da ilgilendiren sınavda usulsüzlükler tesbit ederek AİHM’yi mahkum etti.

Mahkeme, AİHM’nin Mart 2011’de kariyer hukukçusu almak amacıyla yaptığı sınav öncesi açıklanan talimatnamede duyurulmayan ve usüle uygun olmayan bir test aşaması eklendiğine ve bunun sınavın tümünü lekeler nitelikte olduğuna karar verdi.

Strasbourg’da bulunan AİHM, 2010 yılında kariyer hukukçusu alınması amacıyla üç aşamalı bir sınav takvimi açıklamıştı. Sözkonusu üç aşama, adayların dosya üzerinden ön seçimi, yazılı sınav ve mülakatı içeriyordu. Ancak ön seçimi geçen adaylara iş ilanında belirtilmeyen bir yetenek testi uygulandı. Bu testin sonucunda da önemli bir kısmı Türklerden oluşan adayların yüzde 90’dan fazlası elendi.

Bu testle elenen adaylardan bazılarının şikayeti üzerine sınavı incelemeye alan Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi, 20 Nisan 2012 tarihli kararı ile AİHM’nin, son anda eklediği yetenek testi ile sınav sürecini usule aykırı olarak değiştirdiğine hükmetti.

İdari Mahkeme’nin kararında, sınav sürecine sonradan eklenen test aşaması, sınav güvenliği açısından da eleştirildi, mahkeme adayların teste istedikleri yerden bilgisayar ortamında katılabilmiş olmaları nedeniyle de kopyaya müsait olduğuna da dikkat çekti.

Avrupa Konseyi İdare Mahkemesinin bu kararıyla sınavın yalnızca usulsüz olarak yapıldığı kabul edilen yetenek testi bölümünün iptali isteniyor. Buna göre testle elenen adaylara da yazılı sınava giriş kapısı açılmış oluyor.

(euronews)

> AİHM’de sınav yolsuzluğu

Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçen yıl mart ayında yapılan kariyer hukukçusu alım sınavında usulsüzlük yapıldığına hükmetti.

aihmKonsey’in İdari Mahkemesi, testte elenen beşi Türk dokuz adayın başvurusu üzerine başlattığı soruşturma sonucunda çok sayıda Türk hukukçuyu da ilgilendiren sınavda usulsüzlükler tesbit ederek AİHM’yi mahkum etti.

Mahkeme, AİHM’nin Mart 2011’de kariyer hukukçusu almak amacıyla yaptığı sınav öncesi açıklanan talimatnamede duyurulmayan ve usüle uygun olmayan bir test aşaması eklendiğine ve bunun sınavın tümünü lekeler nitelikte olduğuna karar verdi.

Strasbourg’da bulunan AİHM, 2010 yılında kariyer hukukçusu alınması amacıyla üç aşamalı bir sınav takvimi açıklamıştı. Sözkonusu üç aşama, adayların dosya üzerinden ön seçimi, yazılı sınav ve mülakatı içeriyordu. Ancak ön seçimi geçen adaylara iş ilanında belirtilmeyen bir yetenek testi uygulandı. Bu testin sonucunda da önemli bir kısmı Türklerden oluşan adayların yüzde 90’dan fazlası elendi.

Bu testle elenen adaylardan bazılarının şikayeti üzerine sınavı incelemeye alan Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi, 20 Nisan 2012 tarihli kararı ile AİHM’nin, son anda eklediği yetenek testi ile sınav sürecini usule aykırı olarak değiştirdiğine hükmetti.

İdari Mahkeme’nin kararında, sınav sürecine sonradan eklenen test aşaması, sınav güvenliği açısından da eleştirildi, mahkeme adayların teste istedikleri yerden bilgisayar ortamında katılabilmiş olmaları nedeniyle de kopyaya müsait olduğuna da dikkat çekti.

Avrupa Konseyi İdare Mahkemesinin bu kararıyla sınavın yalnızca usulsüz olarak yapıldığı kabul edilen yetenek testi bölümünün iptali isteniyor. Buna göre testle elenen adaylara da yazılı sınava giriş kapısı açılmış oluyor.

(euronews)

Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 17:41

Gösterim: 1915


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.