Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Devr-i Alem Kolejleri sosyal sorumluluk projelerini okul öncesi dönemden itibaren eğitim müfredatına entegre ettiği Toplumsal Kalkınma Programı çerçevesinde hayata geçiriyor. Proje konularının, eğitim kazanımları, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve ilgi alanları çerçevesinde planlandığını belirten Devr-i Alem Kolejleri Genel Müdürü Mesut Taşköprü ile kurumun sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımını ve hedeflenen kazanımları konuştuk.
“Başkalarına yardım ederek yükseliriz” der, Robert Ingersoll… Tarihsel olarak oldukça eski dönemlere dayanan sosyal sorumluluk kavramı, değişen koşullara uygun olarak yeniden tanımlanıyor. Eğitim kurumları için sosyal sorumluluk hem proje katılımcısı olan öğrencilere kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik duyarlı ve etik davranış kazandırmak hem de toplumsal bir fayda üretmektir. Sosyal sorumluluk projelerinin, eğitimden ve eğitim kurumunun vizyonundan bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğine inandıklarını dile getiren Devr-i Alem Kolejleri Genel Müdürü Mesut Taşköprü, “Bireyin dünyaya ve yaşadığı çevreye karşı sorumlu olduğu anlayışı akşamdan sabaha kazanılacak bir bilinç değildir. Eğitim müfredatının içinde yer alması ve erken dönem eğitimde üzerinde durulması gereken, en az akademik eğitim kadar önemli bir konudur” diyor.
Eğitim kurumları sosyal sorumluluk projelerini belirlerken neleri ön planda tutuyorlar?
Birçok konuda olduğu gibi, Türkiye’de ‘sosyal sorumluluk’ tanımı ve kurumsal uygulamalarına yönelik bir kavram kargaşası yaşanıyor. Ülkemizde pek çok marka hatta orta ölçekli işletmeler bile kurumsal sosyal sorumluluk ya da toplumsal sorumluluk adı altında çok sayıda proje yürütüyor. Tarihsel olarak oldukça eski dönemlere dayanan sosyal sorumluluk kavramı, değişen koşullara uygun olarak yeniden tanımlanıyor. Toplumbilimcilerden iktisatçılara, marka uzmanlarından yöneticilere birçok profesyonelin ele aldığı kavram bazen “kurumların vizyonlarından başlayarak tüm süreçlerine hakim olması gereken bir yönetim anlayışı”, “kurumsal itibarın anahtarı” ya da “kurumsal imajlarındaki olumsuzlukları giderebilecek” bir leke temizleyicisi olarak görülebiliyor. Biz eğitim kurumları için ise konu, hem proje katılımcısı olan öğrencilerimize kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik duyarlı ve etik davranış kazandırmak hem de toplumsal bir fayda üretmektir. Sosyal sorumluluk projelerinin, eğitimden ve eğitim kurumunun vizyonundan bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü ülkemizde hala en temel problemlerin eğitim eksikliğinden kaynaklandığına inanıyoruz.
SOSYAL SORUMLULUK MÜFREDATTA YER ALMALI
Sosyal sorumluluk projeleri öğrencilere ve eğitim kurumlarına ne kazandırıyor?
Bir eğitim kurumunun temel hedefi, kurulduğu bölge halkına ve sosyal yapıya katkı sağlamak, hizmet sunduğu öğrencilerini gelecek yaşamlarında ihtiyaç duyacakları becerileri kazandırarak bir üst eğitim kurumuna ya da profesyonel hayata hazırlamak. Dünyanın çok kadar hızlı değiştiği, sınırların ortadan kalktığı bir ortamda, yurtdışındaki yaşıtları özellikle lise yıllarından itibaren projelerde yer alıp dünyanın farklı ülkelerinde gönüllü çalışmalara katılırken henüz bu bilinç ülkemizde yeteri kadar yaygınlaşamamıştır. Çünkü bireyin dünyaya ve yaşadığı çevreye karşı sorumlu olduğu anlayışı akşamdan sabaha kazanılacak bir bilinç değildir. Eğitim müfredatının içinde yer alması ve erken dönem eğitimde üzerinde durulması gereken, en az akademik eğitim kadar önemli bir konu. Çünkü öğrenciler sosyal projeleri sayesinde empati, fedakarlık, hayırseverlik, yaşam felsefesi, bir gruba ait hissetme ve toplumsal değerleri anlama gibi birçok konuda farkındalık kazanarak, sosyal ve duygusal becerilerini geliştirebiliyorlar. Sosyal bir projenin parçası olan birey, her şeyden önce iletişim becerilerini geliştiriyor, özgüven kazanıyor, kendini tanıyor ve yardım etmeyi, saygı duymayı öğreniyor. Proje değerlendirme toplantılarımızda, projeyi yürüten öğrencilerimiz sosyal sorumluluk kapsamında, topluma hizmet ederken aslında en çok kendilerinin bu süreçte fayda sağladıklarını, kendilerini tanıdığını, yeteneklerini fark ettiğini, güçlü ve zayıf yönleri ile ilgili fikir sahibi olduğunu ve yeni şeyler öğrendiğini dile getirdiler. İlk toplantıdan sonra, süreç öğrencilerimiz için gerçekten bir gönüllülük olarak görülmeye başlıyor.
NOTLANDIRMA KORKUSU OLMADAN KALICI ÖĞRENME SAĞLANIYOR
Sosyal sorumluluk projelerine nasıl karar veriliyor ve hangi süreçler işletiliyor?
Öğrencilerimizin bilgi ve birikimlerini kullanacakları bir toplumsal projede yer almalarını sosyal sorumluluk bilincini ve duygusunu geliştirecek Toplumsal Kalkınma Programı, okul öncesi dönemden itibaren eğitim müfredatımızın içerisinde yer alıyor. Okullarımızın dünya vizyonu içerisinde ‘Sınırları Aşmak’ kavramı bütünsel çerçevesinde, evrensel değerler ve insan hakları, yerel/bölgesel/ulusal ve uluslararası ihtiyaçlar gözetilerek, eğitim, sağlık, çevre, sosyal hizmet, ekonomi, teknoloji, girişimcilik gibi alanlarda öğrencilerimiz oluşturuluyor ve Toplumsal Kalkınma Komitesi onayı ile planlaması yapılıyor.
Proje konuları, eğitim kazanımları, öğrencilerimizin gelişim düzeyleri ve ilgi alanları çerçevesinde planlanıyor. Aylık ve 3 aylık değerlendirmelerle gelişimleri izleniyor ve yıl sonundaki proje sunumu ile değerlendiriliyor. Projeler yürütülürken kademeler arası işbirliği, akran öğretimi ile disiplinler arası bir yaklaşım uygulanıyor. Her bir öğrencimizin tamamlamaması gereken bir toplum hizmeti saati vardır ve bu çalışmalardan sonra hem bireysel değerlendirme hem de proje danışmanı değerlendirmesi yapılır. Öğrencilerimiz projeye başlamadan önce bu projede kimlerle çalışmalıyım, nasıl planlamalıyım, katılımı ve sürekliliği nasıl sağlayabilirim, hangi sivil toplum kuruluşları ile iletişime geçmeliyim, sponsor bulabilir miyim gibi soruların cevaplarını ararlar. Değerlendirmeler proje danışmanı koordinatörlüğünde, öğrencilerimizin operasyon sürecinde karşılaştıkları; fizibiliteden bütçeye, zaman yönetiminden kaynak değerlendirmeye kadar birçok konuda fikir alışverişi yaparak geçiyor. Yılsonunda ise, bireysel olarak projenin sunumu, karşılaştıkları zorlukları, bunlarla nasıl başa çıktıkları ya da çıkamadıklarını değerlendirdikleri ve yazılı olarak da hazırladıkları dokümanlara dönüşerek kütüphanemizdeki yerini alıyor. Her bir öğrencimizin bir projenin tüm süreçleri hakkında fikir sahibi olması, sahiplenmesi ve sunum yapması temel beklentimizdir.
Toplumsal Kalkınma Programı çerçevesinde bir sosyal projede çalışmış öğrencimiz bu süreçte neyi yapamadığını, hangi yönlerinin güçlü olduğunu ya da hangi yönlerini geliştirmesi gerektiğini öğreniyor. İş hayatında ihtiyaç duyacağı iletişim, zaman yönetimi, takım çalışması gibi becerileri deneyimleme fırsatı buluyor ve deneyimlerinden öğreniyor. Özgüvenleri artan öğrencilerimiz birbirleriyle ve çevreleriyle daha iyi iletişim kuruyor, olumsuz davranışlar azalıyor. Her şeyden önemlisi plan yapmak nedir, projelendirme nedir, iş takibi nedir, neden sonuç ilişkileri nasıl olur gibi birçok konuda farkındalık geliştirerek süreç yönetimini öğreniyor. Üstelik bütün bunlar, notlandırma korkusu olmadan çok doğal olarak gelişiyor ve kalıcı öğrenme sağlanarak bir yaşam biçimine dönüşüyor. Birine yardım etmenin hazzını, toplumsal bir soruna çözüm üretmiş olmanın mutluluğunu ise belirtmemize bile gerek yok sanırım.
8 AYDA DEVR-İ ALEM PROGRAMI
Kültürel, çevresel ve evrensel bilinci geliştirebilmek için gerçekleştirilen ve devam eden sosyal sorumluluk projeleriniz var mı, nelerdir bilgi verebilir misiniz?
Öncelikle her bir kampüsümüzün, giriş katında tam donanımlı, halka açık bir kütüphanemiz var. Hem kendi öğrencilerimiz hem de bölgedeki diğer öğrencilerin katılımına açık olan aktiviteler gerçekleştiriliyor. Yazarların imza günleri, ünlü ve başarılı isimlerin konferansları, öğrenci ve velilere yönelik konferans ve seminerler, kendi öğrencilerimizin de görev aldığı aktiviteler planlanıyor. Çünkü öncelikli etki alanlarımız çerçevesinde daha hızlı sonuç alabileceğimize inanıyoruz. Ayrıca önümüzdeki yıl itibari ile uygulamaya girecek olan “8 Ayda Devr-i Alem Programı” kapsamında Türkiye dahil 9 ülkeyi, aylık temalarla derinlemesine analiz etme ve kültürel öğrenme deneyimini de öğrencilerimize yaşatacağız. Maalesef ki eğitim kurumlarında dünyada olanlar ve bunların bizim hayatımıza, başkalarının hayatına, ülkemize ve gezegenimize etkileri hakkında yeterli bilgilendirme yapılmıyor. Çocuklarımız ne yakın tarihten ne de yanı başımızda bizim sosyal hayatımızı da derinden etkileyen savaştan haberdar değiller, göçten bilgisi ise medya organları ile sınırlı kalıyor. Bu yüzden önce farkındalığı oluşturmak, dünyada artık sınırların olmadığını öğrencilerimize günlük eğitim hayatları içinde göstermek için ‘Sınırları Aşmak’ temasını seçtik. İnsan hakları, yenilenebilir enerji, engelliler, çevre, çocuklar, kadınlar ve birçok konuda sınırları aşan projeler planlanıyor.
Günümüzde gerek sosyal hayatta gerekse iş hayatında en gündemde olan konulardan biri networking. Bunun farkında olan bir eğitim kurumu olarak, “8 Ayda Devr-i Alem Programı” çerçevesinde gerek yurtiçinde gerekse program kapsamındaki 8 ülkedeki okullarla iletişim halinde olarak, öğrencilerimiz farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlar tanıyabilecek, benzer sosyal sorumluluk projelerinde yer alan yaşıtları ile işbirliği yapabilecekleri projeler geliştirdik. Farklı projeler, değişik altyapılı insanlara ulaşma şansı tanıyacağından, gençlerin network ağları da bir o kadar zenginleşecektir. Tüm bu nedenlerden dolayı öğrencilerimizin sosyal projelerde yer almalarını teşvik etmek konusunda hem biz eğitimcilere hem de ailelere büyük görevler düşüyor. Yönlendirerek, daha da önemlisi örnek olarak! Bu yüzden bu program sadece öğrencilerimiz için değil, öğretmenlerimiz açısında da büyük önem taşıyor.
“Günümüzde gerek sosyal hayatta gerekse iş hayatında en gündemde olan konulardan biri networking. Bunun farkında olan bir eğitim kurumu olarak, “8 Ayda Devr-i Alem Programı” çerçevesinde gerek yurtiçinde gerekse program kapsamındaki 8 ülkedeki okullarla iletişim halinde olarak, öğrencilerimiz farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlar tanıyabilecek, benzer sosyal sorumluluk projelerinde yer alan yaşıtları ile işbirliği yapabilecekleri projeler geliştirdik.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Devr-i Alem Kolejleri sosyal sorumluluk projelerini okul öncesi dönemden itibaren eğitim müfredatına entegre ettiği Toplumsal Kalkınma Programı çerçevesinde hayata geçiriyor. Proje konularının, eğitim kazanımları, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve ilgi alanları çerçevesinde planlandığını belirten Devr-i Alem Kolejleri Genel Müdürü Mesut Taşköprü ile kurumun sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımını ve hedeflenen kazanımları konuştuk.
“Başkalarına yardım ederek yükseliriz” der, Robert Ingersoll… Tarihsel olarak oldukça eski dönemlere dayanan sosyal sorumluluk kavramı, değişen koşullara uygun olarak yeniden tanımlanıyor. Eğitim kurumları için sosyal sorumluluk hem proje katılımcısı olan öğrencilere kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik duyarlı ve etik davranış kazandırmak hem de toplumsal bir fayda üretmektir. Sosyal sorumluluk projelerinin, eğitimden ve eğitim kurumunun vizyonundan bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğine inandıklarını dile getiren Devr-i Alem Kolejleri Genel Müdürü Mesut Taşköprü, “Bireyin dünyaya ve yaşadığı çevreye karşı sorumlu olduğu anlayışı akşamdan sabaha kazanılacak bir bilinç değildir. Eğitim müfredatının içinde yer alması ve erken dönem eğitimde üzerinde durulması gereken, en az akademik eğitim kadar önemli bir konudur” diyor.
Eğitim kurumları sosyal sorumluluk projelerini belirlerken neleri ön planda tutuyorlar?
Birçok konuda olduğu gibi, Türkiye’de ‘sosyal sorumluluk’ tanımı ve kurumsal uygulamalarına yönelik bir kavram kargaşası yaşanıyor. Ülkemizde pek çok marka hatta orta ölçekli işletmeler bile kurumsal sosyal sorumluluk ya da toplumsal sorumluluk adı altında çok sayıda proje yürütüyor. Tarihsel olarak oldukça eski dönemlere dayanan sosyal sorumluluk kavramı, değişen koşullara uygun olarak yeniden tanımlanıyor. Toplumbilimcilerden iktisatçılara, marka uzmanlarından yöneticilere birçok profesyonelin ele aldığı kavram bazen “kurumların vizyonlarından başlayarak tüm süreçlerine hakim olması gereken bir yönetim anlayışı”, “kurumsal itibarın anahtarı” ya da “kurumsal imajlarındaki olumsuzlukları giderebilecek” bir leke temizleyicisi olarak görülebiliyor. Biz eğitim kurumları için ise konu, hem proje katılımcısı olan öğrencilerimize kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik duyarlı ve etik davranış kazandırmak hem de toplumsal bir fayda üretmektir. Sosyal sorumluluk projelerinin, eğitimden ve eğitim kurumunun vizyonundan bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü ülkemizde hala en temel problemlerin eğitim eksikliğinden kaynaklandığına inanıyoruz.
SOSYAL SORUMLULUK MÜFREDATTA YER ALMALI
Sosyal sorumluluk projeleri öğrencilere ve eğitim kurumlarına ne kazandırıyor?
Bir eğitim kurumunun temel hedefi, kurulduğu bölge halkına ve sosyal yapıya katkı sağlamak, hizmet sunduğu öğrencilerini gelecek yaşamlarında ihtiyaç duyacakları becerileri kazandırarak bir üst eğitim kurumuna ya da profesyonel hayata hazırlamak. Dünyanın çok kadar hızlı değiştiği, sınırların ortadan kalktığı bir ortamda, yurtdışındaki yaşıtları özellikle lise yıllarından itibaren projelerde yer alıp dünyanın farklı ülkelerinde gönüllü çalışmalara katılırken henüz bu bilinç ülkemizde yeteri kadar yaygınlaşamamıştır. Çünkü bireyin dünyaya ve yaşadığı çevreye karşı sorumlu olduğu anlayışı akşamdan sabaha kazanılacak bir bilinç değildir. Eğitim müfredatının içinde yer alması ve erken dönem eğitimde üzerinde durulması gereken, en az akademik eğitim kadar önemli bir konu. Çünkü öğrenciler sosyal projeleri sayesinde empati, fedakarlık, hayırseverlik, yaşam felsefesi, bir gruba ait hissetme ve toplumsal değerleri anlama gibi birçok konuda farkındalık kazanarak, sosyal ve duygusal becerilerini geliştirebiliyorlar. Sosyal bir projenin parçası olan birey, her şeyden önce iletişim becerilerini geliştiriyor, özgüven kazanıyor, kendini tanıyor ve yardım etmeyi, saygı duymayı öğreniyor. Proje değerlendirme toplantılarımızda, projeyi yürüten öğrencilerimiz sosyal sorumluluk kapsamında, topluma hizmet ederken aslında en çok kendilerinin bu süreçte fayda sağladıklarını, kendilerini tanıdığını, yeteneklerini fark ettiğini, güçlü ve zayıf yönleri ile ilgili fikir sahibi olduğunu ve yeni şeyler öğrendiğini dile getirdiler. İlk toplantıdan sonra, süreç öğrencilerimiz için gerçekten bir gönüllülük olarak görülmeye başlıyor.
NOTLANDIRMA KORKUSU OLMADAN KALICI ÖĞRENME SAĞLANIYOR
Sosyal sorumluluk projelerine nasıl karar veriliyor ve hangi süreçler işletiliyor?
Öğrencilerimizin bilgi ve birikimlerini kullanacakları bir toplumsal projede yer almalarını sosyal sorumluluk bilincini ve duygusunu geliştirecek Toplumsal Kalkınma Programı, okul öncesi dönemden itibaren eğitim müfredatımızın içerisinde yer alıyor. Okullarımızın dünya vizyonu içerisinde ‘Sınırları Aşmak’ kavramı bütünsel çerçevesinde, evrensel değerler ve insan hakları, yerel/bölgesel/ulusal ve uluslararası ihtiyaçlar gözetilerek, eğitim, sağlık, çevre, sosyal hizmet, ekonomi, teknoloji, girişimcilik gibi alanlarda öğrencilerimiz oluşturuluyor ve Toplumsal Kalkınma Komitesi onayı ile planlaması yapılıyor.
Proje konuları, eğitim kazanımları, öğrencilerimizin gelişim düzeyleri ve ilgi alanları çerçevesinde planlanıyor. Aylık ve 3 aylık değerlendirmelerle gelişimleri izleniyor ve yıl sonundaki proje sunumu ile değerlendiriliyor. Projeler yürütülürken kademeler arası işbirliği, akran öğretimi ile disiplinler arası bir yaklaşım uygulanıyor. Her bir öğrencimizin tamamlamaması gereken bir toplum hizmeti saati vardır ve bu çalışmalardan sonra hem bireysel değerlendirme hem de proje danışmanı değerlendirmesi yapılır. Öğrencilerimiz projeye başlamadan önce bu projede kimlerle çalışmalıyım, nasıl planlamalıyım, katılımı ve sürekliliği nasıl sağlayabilirim, hangi sivil toplum kuruluşları ile iletişime geçmeliyim, sponsor bulabilir miyim gibi soruların cevaplarını ararlar. Değerlendirmeler proje danışmanı koordinatörlüğünde, öğrencilerimizin operasyon sürecinde karşılaştıkları; fizibiliteden bütçeye, zaman yönetiminden kaynak değerlendirmeye kadar birçok konuda fikir alışverişi yaparak geçiyor. Yılsonunda ise, bireysel olarak projenin sunumu, karşılaştıkları zorlukları, bunlarla nasıl başa çıktıkları ya da çıkamadıklarını değerlendirdikleri ve yazılı olarak da hazırladıkları dokümanlara dönüşerek kütüphanemizdeki yerini alıyor. Her bir öğrencimizin bir projenin tüm süreçleri hakkında fikir sahibi olması, sahiplenmesi ve sunum yapması temel beklentimizdir.
Toplumsal Kalkınma Programı çerçevesinde bir sosyal projede çalışmış öğrencimiz bu süreçte neyi yapamadığını, hangi yönlerinin güçlü olduğunu ya da hangi yönlerini geliştirmesi gerektiğini öğreniyor. İş hayatında ihtiyaç duyacağı iletişim, zaman yönetimi, takım çalışması gibi becerileri deneyimleme fırsatı buluyor ve deneyimlerinden öğreniyor. Özgüvenleri artan öğrencilerimiz birbirleriyle ve çevreleriyle daha iyi iletişim kuruyor, olumsuz davranışlar azalıyor. Her şeyden önemlisi plan yapmak nedir, projelendirme nedir, iş takibi nedir, neden sonuç ilişkileri nasıl olur gibi birçok konuda farkındalık geliştirerek süreç yönetimini öğreniyor. Üstelik bütün bunlar, notlandırma korkusu olmadan çok doğal olarak gelişiyor ve kalıcı öğrenme sağlanarak bir yaşam biçimine dönüşüyor. Birine yardım etmenin hazzını, toplumsal bir soruna çözüm üretmiş olmanın mutluluğunu ise belirtmemize bile gerek yok sanırım.
8 AYDA DEVR-İ ALEM PROGRAMI
Kültürel, çevresel ve evrensel bilinci geliştirebilmek için gerçekleştirilen ve devam eden sosyal sorumluluk projeleriniz var mı, nelerdir bilgi verebilir misiniz?
Öncelikle her bir kampüsümüzün, giriş katında tam donanımlı, halka açık bir kütüphanemiz var. Hem kendi öğrencilerimiz hem de bölgedeki diğer öğrencilerin katılımına açık olan aktiviteler gerçekleştiriliyor. Yazarların imza günleri, ünlü ve başarılı isimlerin konferansları, öğrenci ve velilere yönelik konferans ve seminerler, kendi öğrencilerimizin de görev aldığı aktiviteler planlanıyor. Çünkü öncelikli etki alanlarımız çerçevesinde daha hızlı sonuç alabileceğimize inanıyoruz. Ayrıca önümüzdeki yıl itibari ile uygulamaya girecek olan “8 Ayda Devr-i Alem Programı” kapsamında Türkiye dahil 9 ülkeyi, aylık temalarla derinlemesine analiz etme ve kültürel öğrenme deneyimini de öğrencilerimize yaşatacağız. Maalesef ki eğitim kurumlarında dünyada olanlar ve bunların bizim hayatımıza, başkalarının hayatına, ülkemize ve gezegenimize etkileri hakkında yeterli bilgilendirme yapılmıyor. Çocuklarımız ne yakın tarihten ne de yanı başımızda bizim sosyal hayatımızı da derinden etkileyen savaştan haberdar değiller, göçten bilgisi ise medya organları ile sınırlı kalıyor. Bu yüzden önce farkındalığı oluşturmak, dünyada artık sınırların olmadığını öğrencilerimize günlük eğitim hayatları içinde göstermek için ‘Sınırları Aşmak’ temasını seçtik. İnsan hakları, yenilenebilir enerji, engelliler, çevre, çocuklar, kadınlar ve birçok konuda sınırları aşan projeler planlanıyor.
Günümüzde gerek sosyal hayatta gerekse iş hayatında en gündemde olan konulardan biri networking. Bunun farkında olan bir eğitim kurumu olarak, “8 Ayda Devr-i Alem Programı” çerçevesinde gerek yurtiçinde gerekse program kapsamındaki 8 ülkedeki okullarla iletişim halinde olarak, öğrencilerimiz farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlar tanıyabilecek, benzer sosyal sorumluluk projelerinde yer alan yaşıtları ile işbirliği yapabilecekleri projeler geliştirdik. Farklı projeler, değişik altyapılı insanlara ulaşma şansı tanıyacağından, gençlerin network ağları da bir o kadar zenginleşecektir. Tüm bu nedenlerden dolayı öğrencilerimizin sosyal projelerde yer almalarını teşvik etmek konusunda hem biz eğitimcilere hem de ailelere büyük görevler düşüyor. Yönlendirerek, daha da önemlisi örnek olarak! Bu yüzden bu program sadece öğrencilerimiz için değil, öğretmenlerimiz açısında da büyük önem taşıyor.
“Günümüzde gerek sosyal hayatta gerekse iş hayatında en gündemde olan konulardan biri networking. Bunun farkında olan bir eğitim kurumu olarak, “8 Ayda Devr-i Alem Programı” çerçevesinde gerek yurtiçinde gerekse program kapsamındaki 8 ülkedeki okullarla iletişim halinde olarak, öğrencilerimiz farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlar tanıyabilecek, benzer sosyal sorumluluk projelerinde yer alan yaşıtları ile işbirliği yapabilecekleri projeler geliştirdik.”
Son Güncelleme: Perşembe, 28 Haziran 2018 12:43
Gösterim: 2051
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Özel Arı Okullarında gerçekleştirilen projeleri, projelerin yürütülme süreçlerini, öğrencilerin kazanımlarını ve sosyal sorumluluk bilinci ile ilgili yapılan çalışmaları Özel Arı İlköğretim Kurumları Müdürü Nermin Güney’e yönelttik.
Köklü bir eğitim kurumu olarak sosyal sorumluluk projelerinizi belirlerken neleri ön planda tutuyorsunuz?
Topluma hizmet uygulamaları kapsamında okulumuzda uzun yıllardır farklı sınıf düzeyinde “Yürekli Gençler” adı altında toplumsal sorumluluk projeleri yürütülüyor.
Gerçekleştirdiğiniz ve devam eden sosyal sorumluluk projeleriniz nelerdir? Projelerden elde edilen sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
ARGE Merkezimizin koordinasyonu ve ilgili zümrelerin ortak çalışmalarıyla 5-6. sınıf öğrencilerimiz ile yürütülen “Yürekli Gençler” toplumsal sorumluluk projesi kapsamındaki tüm etkinliklerde öğrencilerimizin; sorumluluk bilincine sahip, yaşadığı topluma karşı duyarlı ve bu konuda farkındalığı artmış, aydın bireyler olarak olmaları yönünde çalışmalar yürütülüyor.
Geçtiğimiz yıl yürütülen “Tüketim projesi”; sosyal bilgiler, Türkçe, fen bilimleri, bilişim teknolojileri ve yazılım ile görsel sanatlar dersi öğretmenlerimiz rehberliğindeki 390 öğrencimiz ile gerçekleştirildi. Öğrencilerimize toplumsal sorumluluk anlayışı kazandırıp bu anlayışı, davranış hâline getirmelerini sağlamak hedefi doğrultusunda proje üç adımda gerçekleştirildi.
İlk adımda, öğrencilerimizin farkındalık kazanmaları; ikinci adımda, çevresindekileri bilinçlendirme çalışmaları içerisinde yer almaları; son adımda da kazandıkları toplumsal sorumluluk bilinciyle harekete geçmeleri amaçlandı. Proje kapsamında, “tüketim çılgınlığı, reklamların ve pazarlama sektörünün etkisiyle değişen tüketim alışkanlıkları, marka tutkusu, gereksinim fazlası da olsa artan tüketme arzusu ve zaman tüketimi” gibi konular üzerinde çalışıldı. Sürecin sonunda öğrencilerimizin sahip oldukları farkındalıkla harekete geçerek eğitim olanakları sınırlı öğrencileri, okullarından temin edemedikleri kitaplarla buluşturup onların eğitimlerine katkı sağlamak ve zengin içerikli çeşitli kitaplarla tanıştırarak ufuklarının genişlemesine katkıda bulunmak amacıyla bir okul kütüphanesinin kurulmasına destek vermeleri sağlandı.
Bu yıl ki sosyal sorumluluk projesi kapsamında ki çalışma ise “Tasarruf” konusunda yapıldı. Sosyal bilgiler dersinde tasarruf ile ilgili düşüncelerini paylaşarak süreci başlatan öğrencilerimiz hem karşılıklı fikir alış-verişinde bulundular hem de tasarrufun önemini kavradılar. Bu konuda farkındalık yaratmak için de öğrencilerimiz tarafından okulumuzda bir ağaç oluşturuldu.
Proje kapsamında yaptıkları tasarruflarla ağaçlarını yeşillendirerek konu ile ilgili dikkat çeken öğrencilerimiz; sürdürülebilir enerji kaynaklarının, zamanın ve maddi kaynakların tüketiminde tasarruf etmek için neler yapılabileceği konusunda araştırmalar yaptılar. Araştırmalar sonucunda ise ilkokul öğrencilerimize yönelik bilgilendirici sunular hazırladılar.
YOL HARİTASINI ARGE MERKEZİ ÇİZİYOR
Sosyal sorumluluk projelerine nasıl karar veriyor ve süreci nasıl yürütüyorsunuz?
Sosyal sorumluluk projelerine karar verme sürecinde ARGE Merkezimiz ve ARGE Merkezi Akademik Danışmanımız ve Çankaya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Buket Akkoyunlu’nun çalışmaları ve araştırmaları etkin rol oynuyor. Sosyal sorumluluk projesinin yürütülmesi için uygun yol haritası çizen ARGE Merkezimiz öğrencilerimizin bu haritaya uygun biçimde projeye katkı sağlamalarına rehberlik ediyor.
TÜKETİM ÇILGINLIĞINA DUR!
Gerçekleştirilen projelerde öğrenciler nasıl yer aldı? Sosyal sorumluluk projelerinin öğrencilere etkileri neler oldu?
Süreçte, disiplinler arası iş birliğine dikkat çekildi. Böylece öğrencilerimiz, üzerinde düşündükleri konuda farklı birçok çalışma içinde yer aldılar. Bu doğrultuda “Tüketim çılgınlığına dur!” diyebilmek amacıyla farkındalık oluşturacak birçok etkinlik gerçekleştirildi.
“Tüketim” konusunda aldıkları eğitimin ardından gözlemler yapma olanağı bulan öğrencilerimizin, öğretmenlerinin rehberliğinde gözlem, anket formu hazırlama, veri analizi yapma, sayısal verileri yorumlama gibi aşamalarda deneyim kazanmalarına dikkat edildi.
Öğrencilerimiz tarafından değişen tüketim alışkanlıkları ve toplumda gözlenen tüketim çılgınlığı konusunda gözlem yapıldı ve görüş toplandı. Öğrencilerimizin tüketim çılgınlığının önüne geçmek için aldıkları önlemleri, önerileri, konuyla ilgili görselleri ve kendi sloganlarını yazarak hazırladıkları bilinçli tüketim alışkanlığına teşvik eden bu posterler; okulda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz ile okul koridorlarında paylaşıldı. Ayrıca öğrencilerimizin sloganlarını seslendirdikleri bir toplu video hazırlandı.
Tüketim konusunda farkındalık kazanma ve farkındalık oluşturma çalışmalarına devam edilirken bir kütüphanesi olmayan Van ilinin Çaldıran ilçesindeki Kuskunkıran İlköğretim Okuluna bir kütüphane kazandırmak için sınıf kermesleri düzenlendi. Kermesten elde edilen gelir, “Kuskunkıran Kütüphanesi”nin kurulması için gerekli gereksinimleri karşılamak üzere okul ile paylaşıldı. Öğrencilerimiz; keyif alarak okudukları bazı kitapları, kitabın arasına ekledikleri mektupla bu okulun öğrencileriyle paylaştılar. Aynı kararlılıkla bu yıl tasarruf konusunda okulumuzda sürdürülen çalışmalar, öğrencilerimizin bilinçli, farkındalığı yüksek ve aynı oranda gelecekte enerji kaynaklarının azalmasının önüne geçecek, geleceği biçimlendirmeleri yönünde gerçekleştirildi.
Öğrencilerinizi sosyal sorumluluk projelerine teşvik etmek ve farkındalık yaratmak için ne gibi çalışmalar yapılıyor?
ARGE Merkezimizin rehberliğinde yürütülen ve öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilincine katkı yapmak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar sürecinde bilgilendirme toplantıları ile birlikte sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle öğrenciler sürece dahil ediliyor. Projelerimizle, toplum yaşamında sağlık yönünden özellikle otizme ve hepimiz birer engelli adayıyız düşüncesiyle engelli bireylere farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve maddi ve manevi yönden birçok şeye gereksinim duyan, yaşlı ve bakıma muhtaç olan bireylere karşı bilinçli olmanın gereklerini öğrencilerimiz ile yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerine yansıtıyoruz.
“Öğrencilerimizin duyarlı, saygılı, farklılıkları fark eden ve onlara saygı duyan, yardımlaşma duygularını artıran bireyler olmaları yönünde sosyal sorumluluk projelerinde yer almalarını önemsiyoruz. Sosyal sorumluluk bilinci taşıyan ve bu yönde eğitilen bireylerin hem kendilerine hem de topluma yararlı olacakları bilinciyle okulumuzda projeler bu yönde yapılandırıyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Özel Arı Okullarında gerçekleştirilen projeleri, projelerin yürütülme süreçlerini, öğrencilerin kazanımlarını ve sosyal sorumluluk bilinci ile ilgili yapılan çalışmaları Özel Arı İlköğretim Kurumları Müdürü Nermin Güney’e yönelttik.
Köklü bir eğitim kurumu olarak sosyal sorumluluk projelerinizi belirlerken neleri ön planda tutuyorsunuz?
Topluma hizmet uygulamaları kapsamında okulumuzda uzun yıllardır farklı sınıf düzeyinde “Yürekli Gençler” adı altında toplumsal sorumluluk projeleri yürütülüyor.
Gerçekleştirdiğiniz ve devam eden sosyal sorumluluk projeleriniz nelerdir? Projelerden elde edilen sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
ARGE Merkezimizin koordinasyonu ve ilgili zümrelerin ortak çalışmalarıyla 5-6. sınıf öğrencilerimiz ile yürütülen “Yürekli Gençler” toplumsal sorumluluk projesi kapsamındaki tüm etkinliklerde öğrencilerimizin; sorumluluk bilincine sahip, yaşadığı topluma karşı duyarlı ve bu konuda farkındalığı artmış, aydın bireyler olarak olmaları yönünde çalışmalar yürütülüyor.
Geçtiğimiz yıl yürütülen “Tüketim projesi”; sosyal bilgiler, Türkçe, fen bilimleri, bilişim teknolojileri ve yazılım ile görsel sanatlar dersi öğretmenlerimiz rehberliğindeki 390 öğrencimiz ile gerçekleştirildi. Öğrencilerimize toplumsal sorumluluk anlayışı kazandırıp bu anlayışı, davranış hâline getirmelerini sağlamak hedefi doğrultusunda proje üç adımda gerçekleştirildi.
İlk adımda, öğrencilerimizin farkındalık kazanmaları; ikinci adımda, çevresindekileri bilinçlendirme çalışmaları içerisinde yer almaları; son adımda da kazandıkları toplumsal sorumluluk bilinciyle harekete geçmeleri amaçlandı. Proje kapsamında, “tüketim çılgınlığı, reklamların ve pazarlama sektörünün etkisiyle değişen tüketim alışkanlıkları, marka tutkusu, gereksinim fazlası da olsa artan tüketme arzusu ve zaman tüketimi” gibi konular üzerinde çalışıldı. Sürecin sonunda öğrencilerimizin sahip oldukları farkındalıkla harekete geçerek eğitim olanakları sınırlı öğrencileri, okullarından temin edemedikleri kitaplarla buluşturup onların eğitimlerine katkı sağlamak ve zengin içerikli çeşitli kitaplarla tanıştırarak ufuklarının genişlemesine katkıda bulunmak amacıyla bir okul kütüphanesinin kurulmasına destek vermeleri sağlandı.
Bu yıl ki sosyal sorumluluk projesi kapsamında ki çalışma ise “Tasarruf” konusunda yapıldı. Sosyal bilgiler dersinde tasarruf ile ilgili düşüncelerini paylaşarak süreci başlatan öğrencilerimiz hem karşılıklı fikir alış-verişinde bulundular hem de tasarrufun önemini kavradılar. Bu konuda farkındalık yaratmak için de öğrencilerimiz tarafından okulumuzda bir ağaç oluşturuldu.
Proje kapsamında yaptıkları tasarruflarla ağaçlarını yeşillendirerek konu ile ilgili dikkat çeken öğrencilerimiz; sürdürülebilir enerji kaynaklarının, zamanın ve maddi kaynakların tüketiminde tasarruf etmek için neler yapılabileceği konusunda araştırmalar yaptılar. Araştırmalar sonucunda ise ilkokul öğrencilerimize yönelik bilgilendirici sunular hazırladılar.
YOL HARİTASINI ARGE MERKEZİ ÇİZİYOR
Sosyal sorumluluk projelerine nasıl karar veriyor ve süreci nasıl yürütüyorsunuz?
Sosyal sorumluluk projelerine karar verme sürecinde ARGE Merkezimiz ve ARGE Merkezi Akademik Danışmanımız ve Çankaya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Buket Akkoyunlu’nun çalışmaları ve araştırmaları etkin rol oynuyor. Sosyal sorumluluk projesinin yürütülmesi için uygun yol haritası çizen ARGE Merkezimiz öğrencilerimizin bu haritaya uygun biçimde projeye katkı sağlamalarına rehberlik ediyor.
TÜKETİM ÇILGINLIĞINA DUR!
Gerçekleştirilen projelerde öğrenciler nasıl yer aldı? Sosyal sorumluluk projelerinin öğrencilere etkileri neler oldu?
Süreçte, disiplinler arası iş birliğine dikkat çekildi. Böylece öğrencilerimiz, üzerinde düşündükleri konuda farklı birçok çalışma içinde yer aldılar. Bu doğrultuda “Tüketim çılgınlığına dur!” diyebilmek amacıyla farkındalık oluşturacak birçok etkinlik gerçekleştirildi.
“Tüketim” konusunda aldıkları eğitimin ardından gözlemler yapma olanağı bulan öğrencilerimizin, öğretmenlerinin rehberliğinde gözlem, anket formu hazırlama, veri analizi yapma, sayısal verileri yorumlama gibi aşamalarda deneyim kazanmalarına dikkat edildi.
Öğrencilerimiz tarafından değişen tüketim alışkanlıkları ve toplumda gözlenen tüketim çılgınlığı konusunda gözlem yapıldı ve görüş toplandı. Öğrencilerimizin tüketim çılgınlığının önüne geçmek için aldıkları önlemleri, önerileri, konuyla ilgili görselleri ve kendi sloganlarını yazarak hazırladıkları bilinçli tüketim alışkanlığına teşvik eden bu posterler; okulda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz ile okul koridorlarında paylaşıldı. Ayrıca öğrencilerimizin sloganlarını seslendirdikleri bir toplu video hazırlandı.
Tüketim konusunda farkındalık kazanma ve farkındalık oluşturma çalışmalarına devam edilirken bir kütüphanesi olmayan Van ilinin Çaldıran ilçesindeki Kuskunkıran İlköğretim Okuluna bir kütüphane kazandırmak için sınıf kermesleri düzenlendi. Kermesten elde edilen gelir, “Kuskunkıran Kütüphanesi”nin kurulması için gerekli gereksinimleri karşılamak üzere okul ile paylaşıldı. Öğrencilerimiz; keyif alarak okudukları bazı kitapları, kitabın arasına ekledikleri mektupla bu okulun öğrencileriyle paylaştılar. Aynı kararlılıkla bu yıl tasarruf konusunda okulumuzda sürdürülen çalışmalar, öğrencilerimizin bilinçli, farkındalığı yüksek ve aynı oranda gelecekte enerji kaynaklarının azalmasının önüne geçecek, geleceği biçimlendirmeleri yönünde gerçekleştirildi.
Öğrencilerinizi sosyal sorumluluk projelerine teşvik etmek ve farkındalık yaratmak için ne gibi çalışmalar yapılıyor?
ARGE Merkezimizin rehberliğinde yürütülen ve öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilincine katkı yapmak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar sürecinde bilgilendirme toplantıları ile birlikte sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle öğrenciler sürece dahil ediliyor. Projelerimizle, toplum yaşamında sağlık yönünden özellikle otizme ve hepimiz birer engelli adayıyız düşüncesiyle engelli bireylere farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve maddi ve manevi yönden birçok şeye gereksinim duyan, yaşlı ve bakıma muhtaç olan bireylere karşı bilinçli olmanın gereklerini öğrencilerimiz ile yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerine yansıtıyoruz.
“Öğrencilerimizin duyarlı, saygılı, farklılıkları fark eden ve onlara saygı duyan, yardımlaşma duygularını artıran bireyler olmaları yönünde sosyal sorumluluk projelerinde yer almalarını önemsiyoruz. Sosyal sorumluluk bilinci taşıyan ve bu yönde eğitilen bireylerin hem kendilerine hem de topluma yararlı olacakları bilinciyle okulumuzda projeler bu yönde yapılandırıyor.”
Son Güncelleme: Perşembe, 28 Haziran 2018 11:59
Gösterim: 2342
Kurulduğu günden itibaren eğitim sektöründe gerçekleştirdiği teknoloji yatırımları ve eğitim yaklaşımlarıyla dikkat çeken Mektebim, bir ilki gerçekleştirerek AR-GE Merkezi kurdu.
4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan Endüstri 4.0’ın gerekliliklerini ve 21. yy becerilerini eğitim sistemine dahil eden Mektebim, kurduğu AR-GE Merkezi ile eğitim öğretim faaliyetlerini araştırma konularıyla destekleyecek. Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan ve gerçekleştirilecek projelerin Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görevlendirdiği hakem heyetlerinden tam not aldığı AR-GE Merkezi, geleceğe yönelik inovatif çözümler üreterek eğitim sektöründe daha önce yapılmamış ürünler ortaya koyacak.
AR-GE Merkezi ile ülkemizde ve tüm dünyada özellikle eğitim alanında kullanılabilecek yerli ve milli ürün oluşturmayı hedefleyen Mektebim, uluslararası projelerle de çalışmalarını sürdürecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Kurulduğu günden itibaren eğitim sektöründe gerçekleştirdiği teknoloji yatırımları ve eğitim yaklaşımlarıyla dikkat çeken Mektebim, bir ilki gerçekleştirerek AR-GE Merkezi kurdu.
4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan Endüstri 4.0’ın gerekliliklerini ve 21. yy becerilerini eğitim sistemine dahil eden Mektebim, kurduğu AR-GE Merkezi ile eğitim öğretim faaliyetlerini araştırma konularıyla destekleyecek. Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan ve gerçekleştirilecek projelerin Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görevlendirdiği hakem heyetlerinden tam not aldığı AR-GE Merkezi, geleceğe yönelik inovatif çözümler üreterek eğitim sektöründe daha önce yapılmamış ürünler ortaya koyacak.
AR-GE Merkezi ile ülkemizde ve tüm dünyada özellikle eğitim alanında kullanılabilecek yerli ve milli ürün oluşturmayı hedefleyen Mektebim, uluslararası projelerle de çalışmalarını sürdürecek.
Son Güncelleme: Salı, 19 Haziran 2018 17:17
Gösterim: 1235
Elektriği olmayan bir köyde eğitim hayatına başlayan ÇİZGİ Kolejleri Kurucusu Ulaş Velioğlu, çocukluk hayalini GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ PROJESİ ile hayata geçiriyor. Köy çocuklarını STEM eğitimiyle buluşturan Velioğlu, “2 Aylık bir süreçte yaklaşık 1000 öğrencimize ulaştık. Gittiğimiz her okulda çocukların muhteşem heyecanını merakını ve gözlerindeki ışıltıyı görüyoruz. Öğrencilerle beraber bu okullardaki değerli yönetici ve öğretmen arkadaşlarımızla da aynı heyecanı paylaşıyoruz.” diye konuşuyor.
ÇİZGİ KOLEJİ GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ PROJESİ nasıl ortaya çıktı? Projenin oluşum süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ben ilkokulu aynı zamanda memleketim olan Bitlis ili Adilcevaz İlçesi Harmantepe köyü ilkokulunda rahmetli babam, öğretmenim Yahya Velioğlu’nun okuttuğu birleştirilmiş sınıfta okudum. O dönemde köyümüzde henüz elektrik yoktu. Dolayısıyla bilgisayar ya da başka bir elektronik cihazla tanışma şansım olmadı. İlkokuldan sonra babamın tayini Hatay’a çıktığında görev yaptığı köyde ortaokul olmadığı için ortaokul eğitimimi Yayladağı YİBO (Yatılı İlköğretim Bölge Okulu) da tamamladıktan sonra, liseyi Diyarbakır’da okudum ve ardından Üniversite eğitimi için İstanbul’a geldiğimde bilgisayarla tanıştım. Üniversite yıllarının ardından iş hayatına başladığımda bir gün bir imkân yaratıp köy okulu çocukları için bir şey yapabilmenin hayalini kurdum.
ÇİZGİ Koleji’nin eğitim modelini Beceri Temelli Eğitim olarak kurguladık. Bu modelin en önemli enstrümanları ATÖLYELER oldu. 21. Yüzyıl becerilerini öğrencilerine kazandırdığımız bu atölyelerden TEKNO MÜHENDİSLİK ATÖLYESİ bünyesinde öğrencilerime STEM Eğitimi ve uygulamaları yaptırıyoruz. Benim yıllardır hayalini kurduğum köy okullarına bir fayda sağlayacak proje arayışım tam da burada ÇİZGİ KOLEJİ GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ olarak ortaya çıktı. Altı aylık bir hazırlığın ardın ilk defa Silivri’nin Sayalar Köyünde hizmet vermeye başladı ve çalışmalarımıza başka okullarda devam ediyoruz.
STEM OTOBÜSÜ EĞİTİM 4.0 PROJESİNE DÖNÜŞTÜ
STEM uygulamalarının son dönemde giderek arttığını görüyoruz. STEM hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Dördüncü sanayi devrimine geçiş tartışmalarının yaşandığı günümüzde, iş yapış biçimlerinden ekonomik ilişkilere kadar her şeyin değişmekte olduğunu görüyoruz. Geleceğin dünyasında yer alabilecek yetişmiş insan gücünün yetiştirilmesi konusunda esas sorumluluk eğitim kurumlarında. Eğitim kurumlarımızın geleceğin mesleklerine uygun donanımda insan yetiştirmek için öncelikle gelecekte ihtiyaç duyulan beceri alanlarını dikkate alması gerekiyor. İşte bu noktada öne çıkan bir kavram olarak STEM’i görüyoruz. STEM yaklaşımı bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiğin bütünlüklü öğretilmesi gereğine işaret ediyor. Biz STEM otobüsümüz ile çoklu yetenekler konusunda okullarımızda çalışan yetenek ve beceri atölyelerinin birer örneğini Trakya bölgesindeki köy okulu öğrencilerine taşımak için yola çıktık. Bu yolculukta edu4ware yaklaşımıyla Eğitim 4.0 konusunda ufuk açıcı çalışmaları bulunan sayın Prof. Dr. Sinan Alçın da bize içtenlikle destek sundu. Neticede projemiz köy okulu çocuklarının hayallerini de topladığımız daha bütünlüklü bir Eğitim 4.0 projesine dönüşmüş oldu.
2 AYDA 1000 ÖĞRENCİYE EĞİTİM
Bugüne dek ne kadar öğrenciye ulaşıldı? Projenin öğrenciler üzerindeki etkileri ve gözlemlerinizi alabilir miyiz?
2 Aylık bir süreçte yaklaşık 1000 öğrencimize ulaştık. Gittiğimiz her okulda çocukların muhteşem heyecanını merakını ve gözlerindeki ışıltıyı görüyoruz. Öğrencilerle beraber bu okullardaki değerli yönetici ve öğretmen arkadaşlarımızla da aynı heyecanı paylaşıyoruz. Otobüsümüzde bir HAYAL KUTUSU var. Bu kutuya öğrenciler hayallerini yazıp atıyorlar. Proje tamamlandığında bu kutudaki mektuplardan bir kitap oluşturmayı hedefliyoruz.
Projede öğrencileriniz ve kurum çalışanlarınız nasıl yer alıyor?
ÇİZGİ Koleji öğretmen ve öğrencileri projeyi beraber yürütüyor. Öğrencilerimiz öğretmenlerinin gözetiminde okulda öğrendikleri STEM uygulamalarını gittiğimiz okullardaki kardeşleriyle paylaşıyorlar.
Projenin ÇİZGİ Kolejleri öğrencileri ve öğretmenleri üzerindeki yansımaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
ÇİZGİ Kolejlerinin öğretmen, öğrenci, yönetici ve velilerimizin desteği ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun en somut göstergesi.
Sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımınız, bu alanda ÇİZGİ Kolejlerinin vizyon ve hedeflerinden bahsedebilir misiniz?
Toplumdan aldığımızı topluma geri verme sorumluluğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor. Ben ilkokulu rahmetli babam Yahya Velioğlu’nun öğretmenliğinde birleştirilmiş sınıfta okudum. Eğer ben Bitlis ili Adilcevaz ilçesinin Harmantepe köy okulunda bu tür bir eğitim alarak bugün ÇİZGİ Kolejlerinin Kurucusu olabiliyorsam, çocuklarımıza daha fazla imkân sağlandığında yapabileceklerini bir düşünün. İşte ÇİZGİ Koleji olarak bizi bu sosyal sorumluluk projesine tutkuyla bağlayan şey budur.
YENİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILINDA 8 KAMPÜS 18 OKUL
Biraz da ÇİZGİ KOLEJLERİNDEN bahsedebilir misiniz? Bugün kaç okula ulaştınız ve kaç öğrenciye eğitim ortamı sağlıyorsunuz?
‘Eğitime yapılan yatırım, insana yapılan yatırımdır’ felsefesiyle yola çıkan ÇİZGİ Koleji, başarılı bireyi sadece çözdüğü testteki doğru net sayısıyla belirlemez. Bize göre BAŞARILI birey hayatını kolaylaştıracak pratik kazanımları edinmiş ve YAŞAM BAŞARISI yüksek kişidir. Cumhuriyet tarihimizin en büyük kazanımı olan KÖY ENSTİTÜLERİ’Nİ kendisine kılavuz edinen ÇİZGİ Koleji, kurduğu ATÖLYELERLE 21. Yüzyıl becerilerine uygun davranışları çocuklarımıza kazandırıyor. Örneğin; Anaokulu öğrencimiz yoğurda maya çalmak, elbisesini katlamak gibi günlük becerileri başarırken bunun yanında okul öncesi STEM uygulamalarını da öğreniyor. İlkokul öğrencimiz YAŞAM BECERİLERİ ATÖLYESİNDE şarjlı matkapla vida sıkmayı, lehim yapmayı öğreniyor. TEKNO MÜHENDİSLİK ATÖLYEMİZDE elektrik akımının devrelerle ilişkisini öğreniyor. Ortaokul öğrencilerimiz ütü yapmayı öğrenirken, kodlamayla kendi oyunlarını yazmaktalar. Lise öğrencilerimiz YAŞAM BECERİLERİ derslerinde sakal tıraşı yapmayı ve kahve pişirmeyi öğrenirken, diğer taraftan fabrika simülatörü tasarlayabiliyorlar. Yaparak ve yaşayarak öğrenme modeli diye tanımladığımız bu süreç, çocuklarımızı hem HAYATA hem de SINAVLARA keyifle hazırlıyor. Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş bir nesil yetiştirme misyonuyla çıktığımız bu yolda, en değerli varlıklarını -çocuklarını- güvenip bize teslim eden velilerimizin desteği, okullarımızın kalite çıtasını yükselten muhteşem eğitim kadromuzun fedakâr çabası ve yöneticilerimizin üstün performansı sonucunda, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına 8 kampüste 18 okulla başlayacak olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. ÇİZGİ Koleji sunduğu hizmet anlayışıyla BUTİK, uyguladığı eğitim metotları ile ALTERNATİF bir eğitim kurumu vizyonunu taşıyarak Türkiye’nin En iyi BUTİK OKULU olma yolunda emin adımlarla yürüyor.
DAHA FAZLA ÇOCUĞA ULAŞMAK İÇİN PROJEYE DESTEK BEKLİYORUZ
STEM Otobüsü Projesinin hedefleri nelerdir? Projenin paydaşları ve iş birliği yapılan kurumlar var mı?
Biz bu sosyal sorumluluk projemizle, geleceğin donanımlarıyla sadece imkânı olan değil imkânı olmayan çocuklarımızın da tanışmasını hedefliyoruz. ÇİZGİ Kolejilerinin ağırlıklı olarak kurulu bulunduğu batı Marmara bölgesinde bu hedefe doğru yol alıyoruz. Türkiye’nin birçok yerinden çok yoğun talep geliyor. Bir otobüsle talebin tümüne cevap vermemiz imkânsız. İmkânı olan eğitim gönüllüsü iş adamları eğitim kurumları ve bu alanda adım atmak isteyen herkesle projemizi paylaşmaya hazırız. Hedefimiz bizim dışımızdaki eğitim kurumlarının da bu sosyal sorumluluk projesinin bir yanında bulunmaları ve hep birlikte bütün ülkeye geleceğin prototipini taşımamızdır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Elektriği olmayan bir köyde eğitim hayatına başlayan ÇİZGİ Kolejleri Kurucusu Ulaş Velioğlu, çocukluk hayalini GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ PROJESİ ile hayata geçiriyor. Köy çocuklarını STEM eğitimiyle buluşturan Velioğlu, “2 Aylık bir süreçte yaklaşık 1000 öğrencimize ulaştık. Gittiğimiz her okulda çocukların muhteşem heyecanını merakını ve gözlerindeki ışıltıyı görüyoruz. Öğrencilerle beraber bu okullardaki değerli yönetici ve öğretmen arkadaşlarımızla da aynı heyecanı paylaşıyoruz.” diye konuşuyor.
ÇİZGİ KOLEJİ GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ PROJESİ nasıl ortaya çıktı? Projenin oluşum süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ben ilkokulu aynı zamanda memleketim olan Bitlis ili Adilcevaz İlçesi Harmantepe köyü ilkokulunda rahmetli babam, öğretmenim Yahya Velioğlu’nun okuttuğu birleştirilmiş sınıfta okudum. O dönemde köyümüzde henüz elektrik yoktu. Dolayısıyla bilgisayar ya da başka bir elektronik cihazla tanışma şansım olmadı. İlkokuldan sonra babamın tayini Hatay’a çıktığında görev yaptığı köyde ortaokul olmadığı için ortaokul eğitimimi Yayladağı YİBO (Yatılı İlköğretim Bölge Okulu) da tamamladıktan sonra, liseyi Diyarbakır’da okudum ve ardından Üniversite eğitimi için İstanbul’a geldiğimde bilgisayarla tanıştım. Üniversite yıllarının ardından iş hayatına başladığımda bir gün bir imkân yaratıp köy okulu çocukları için bir şey yapabilmenin hayalini kurdum.
ÇİZGİ Koleji’nin eğitim modelini Beceri Temelli Eğitim olarak kurguladık. Bu modelin en önemli enstrümanları ATÖLYELER oldu. 21. Yüzyıl becerilerini öğrencilerine kazandırdığımız bu atölyelerden TEKNO MÜHENDİSLİK ATÖLYESİ bünyesinde öğrencilerime STEM Eğitimi ve uygulamaları yaptırıyoruz. Benim yıllardır hayalini kurduğum köy okullarına bir fayda sağlayacak proje arayışım tam da burada ÇİZGİ KOLEJİ GEZİCİ STEM OTOBÜSÜ olarak ortaya çıktı. Altı aylık bir hazırlığın ardın ilk defa Silivri’nin Sayalar Köyünde hizmet vermeye başladı ve çalışmalarımıza başka okullarda devam ediyoruz.
STEM OTOBÜSÜ EĞİTİM 4.0 PROJESİNE DÖNÜŞTÜ
STEM uygulamalarının son dönemde giderek arttığını görüyoruz. STEM hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Dördüncü sanayi devrimine geçiş tartışmalarının yaşandığı günümüzde, iş yapış biçimlerinden ekonomik ilişkilere kadar her şeyin değişmekte olduğunu görüyoruz. Geleceğin dünyasında yer alabilecek yetişmiş insan gücünün yetiştirilmesi konusunda esas sorumluluk eğitim kurumlarında. Eğitim kurumlarımızın geleceğin mesleklerine uygun donanımda insan yetiştirmek için öncelikle gelecekte ihtiyaç duyulan beceri alanlarını dikkate alması gerekiyor. İşte bu noktada öne çıkan bir kavram olarak STEM’i görüyoruz. STEM yaklaşımı bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiğin bütünlüklü öğretilmesi gereğine işaret ediyor. Biz STEM otobüsümüz ile çoklu yetenekler konusunda okullarımızda çalışan yetenek ve beceri atölyelerinin birer örneğini Trakya bölgesindeki köy okulu öğrencilerine taşımak için yola çıktık. Bu yolculukta edu4ware yaklaşımıyla Eğitim 4.0 konusunda ufuk açıcı çalışmaları bulunan sayın Prof. Dr. Sinan Alçın da bize içtenlikle destek sundu. Neticede projemiz köy okulu çocuklarının hayallerini de topladığımız daha bütünlüklü bir Eğitim 4.0 projesine dönüşmüş oldu.
2 AYDA 1000 ÖĞRENCİYE EĞİTİM
Bugüne dek ne kadar öğrenciye ulaşıldı? Projenin öğrenciler üzerindeki etkileri ve gözlemlerinizi alabilir miyiz?
2 Aylık bir süreçte yaklaşık 1000 öğrencimize ulaştık. Gittiğimiz her okulda çocukların muhteşem heyecanını merakını ve gözlerindeki ışıltıyı görüyoruz. Öğrencilerle beraber bu okullardaki değerli yönetici ve öğretmen arkadaşlarımızla da aynı heyecanı paylaşıyoruz. Otobüsümüzde bir HAYAL KUTUSU var. Bu kutuya öğrenciler hayallerini yazıp atıyorlar. Proje tamamlandığında bu kutudaki mektuplardan bir kitap oluşturmayı hedefliyoruz.
Projede öğrencileriniz ve kurum çalışanlarınız nasıl yer alıyor?
ÇİZGİ Koleji öğretmen ve öğrencileri projeyi beraber yürütüyor. Öğrencilerimiz öğretmenlerinin gözetiminde okulda öğrendikleri STEM uygulamalarını gittiğimiz okullardaki kardeşleriyle paylaşıyorlar.
Projenin ÇİZGİ Kolejleri öğrencileri ve öğretmenleri üzerindeki yansımaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
ÇİZGİ Kolejlerinin öğretmen, öğrenci, yönetici ve velilerimizin desteği ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun en somut göstergesi.
Sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımınız, bu alanda ÇİZGİ Kolejlerinin vizyon ve hedeflerinden bahsedebilir misiniz?
Toplumdan aldığımızı topluma geri verme sorumluluğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor. Ben ilkokulu rahmetli babam Yahya Velioğlu’nun öğretmenliğinde birleştirilmiş sınıfta okudum. Eğer ben Bitlis ili Adilcevaz ilçesinin Harmantepe köy okulunda bu tür bir eğitim alarak bugün ÇİZGİ Kolejlerinin Kurucusu olabiliyorsam, çocuklarımıza daha fazla imkân sağlandığında yapabileceklerini bir düşünün. İşte ÇİZGİ Koleji olarak bizi bu sosyal sorumluluk projesine tutkuyla bağlayan şey budur.
YENİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILINDA 8 KAMPÜS 18 OKUL
Biraz da ÇİZGİ KOLEJLERİNDEN bahsedebilir misiniz? Bugün kaç okula ulaştınız ve kaç öğrenciye eğitim ortamı sağlıyorsunuz?
‘Eğitime yapılan yatırım, insana yapılan yatırımdır’ felsefesiyle yola çıkan ÇİZGİ Koleji, başarılı bireyi sadece çözdüğü testteki doğru net sayısıyla belirlemez. Bize göre BAŞARILI birey hayatını kolaylaştıracak pratik kazanımları edinmiş ve YAŞAM BAŞARISI yüksek kişidir. Cumhuriyet tarihimizin en büyük kazanımı olan KÖY ENSTİTÜLERİ’Nİ kendisine kılavuz edinen ÇİZGİ Koleji, kurduğu ATÖLYELERLE 21. Yüzyıl becerilerine uygun davranışları çocuklarımıza kazandırıyor. Örneğin; Anaokulu öğrencimiz yoğurda maya çalmak, elbisesini katlamak gibi günlük becerileri başarırken bunun yanında okul öncesi STEM uygulamalarını da öğreniyor. İlkokul öğrencimiz YAŞAM BECERİLERİ ATÖLYESİNDE şarjlı matkapla vida sıkmayı, lehim yapmayı öğreniyor. TEKNO MÜHENDİSLİK ATÖLYEMİZDE elektrik akımının devrelerle ilişkisini öğreniyor. Ortaokul öğrencilerimiz ütü yapmayı öğrenirken, kodlamayla kendi oyunlarını yazmaktalar. Lise öğrencilerimiz YAŞAM BECERİLERİ derslerinde sakal tıraşı yapmayı ve kahve pişirmeyi öğrenirken, diğer taraftan fabrika simülatörü tasarlayabiliyorlar. Yaparak ve yaşayarak öğrenme modeli diye tanımladığımız bu süreç, çocuklarımızı hem HAYATA hem de SINAVLARA keyifle hazırlıyor. Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş bir nesil yetiştirme misyonuyla çıktığımız bu yolda, en değerli varlıklarını -çocuklarını- güvenip bize teslim eden velilerimizin desteği, okullarımızın kalite çıtasını yükselten muhteşem eğitim kadromuzun fedakâr çabası ve yöneticilerimizin üstün performansı sonucunda, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına 8 kampüste 18 okulla başlayacak olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. ÇİZGİ Koleji sunduğu hizmet anlayışıyla BUTİK, uyguladığı eğitim metotları ile ALTERNATİF bir eğitim kurumu vizyonunu taşıyarak Türkiye’nin En iyi BUTİK OKULU olma yolunda emin adımlarla yürüyor.
DAHA FAZLA ÇOCUĞA ULAŞMAK İÇİN PROJEYE DESTEK BEKLİYORUZ
STEM Otobüsü Projesinin hedefleri nelerdir? Projenin paydaşları ve iş birliği yapılan kurumlar var mı?
Biz bu sosyal sorumluluk projemizle, geleceğin donanımlarıyla sadece imkânı olan değil imkânı olmayan çocuklarımızın da tanışmasını hedefliyoruz. ÇİZGİ Kolejilerinin ağırlıklı olarak kurulu bulunduğu batı Marmara bölgesinde bu hedefe doğru yol alıyoruz. Türkiye’nin birçok yerinden çok yoğun talep geliyor. Bir otobüsle talebin tümüne cevap vermemiz imkânsız. İmkânı olan eğitim gönüllüsü iş adamları eğitim kurumları ve bu alanda adım atmak isteyen herkesle projemizi paylaşmaya hazırız. Hedefimiz bizim dışımızdaki eğitim kurumlarının da bu sosyal sorumluluk projesinin bir yanında bulunmaları ve hep birlikte bütün ülkeye geleceğin prototipini taşımamızdır.
Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Haziran 2018 16:21
Gösterim: 5022
Okan Koleji, öğrencilerin yaz tatillerini verimli bir şekilde değerlendirmelerine, eğlenirken öğrenmelerine ve gelişimlerini desteklemelerine imkân sağlamak amacıyla iki farklı yaz okulu programı hazırladı: Anaokulu Yaz Okulu ve Çin Kültürü Yaz Kampı.
Okan Koleji, kültürel ve sportif beceri gelişimlerine destek olmak amaçlı hazırlanan yaz okulu programları kapsamında, 3-6 yaş grubundaki çocuklar için Anaokulu Yaz Okulu, 6-12 yaş grubu çocuklar için ise Çin Yaz Kampı düzenliyor.
Yoğun geçen bir eğitim öğretim yılının ardından 18 Haziran-10 Ağustos 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Okan Anaokulu Yaz Okulu’nda İngilizce, Yüzme, Akıl Oyunları, Bilim Atölyesi, Bahçe Oyunları ve Sürpriz Partilerin yer aldığı eğitici ve eğlendirici aktiviteler eşliğinde branşlarında uzman öğretmen kadrosuyla hafta içi her gün 08:00-18:00 saatleri arasında eğitim verecek. Yaz Okulu’na kayıtlar 13 Haziran 2018 Çarşamba güne kadar devam edecek.
Okan Koleji’nin gücünü aldığı İstanbul Okan Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Yaz Okulu programlarında da koleje destek veriyor.
Çocuklar Çin’i Türkiye’de Yaşayacak
Öğrencilerine anaokulundan itibaren İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil olarak Çince öğrenme imkanı sunan Okan Koleji, İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü işbirliği ile açılan İstanbul’daki ilk ve tek Çin Yaz Okulu 6- 12 yaş grubu için eğitimini 1. Hafta 18-22 Haziran 2018, 2. Hafta 25-29 Haziran 2018’de gerçekleştirmeyi planladı.
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Çin Kültürü Yaz Kampı’nda çocuklar Çince dil eğitiminin yanı sıra, Çin kültürü, Çin kültürünün parçası olan sporlarla tanışacak. Kağıt kesme sanatı, Çin örgü sanatı, kaligrafi, Çince şarkı öğrenme, “Tai chi quan” sporu ve Çin topu “jianzi” ile oynama gibi pek çok faaliyete katılacak.
Okan Koleji Çince öğretmeni ve Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü Çinli öğretmenleri tarafından eğitim verilen kampa katılan öğrenciler Çin mutfağına ait yemeklerin ikramı eşliğinde İstanbul Okan Üniversitesi’nde yapılacak olan törenle sertifika almaya hak kazanacaklar.
Kampüs Olanakları
Uluslararası akademik birikim ve yüksek donanımlı standartlarda kampüs olanaklarıyla öğrenciler birbirinden etkili ve farklı aktivitelerle dolu bir yaz okulu geçirme fırsatına sahip olacaklar. Yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, tenis kortları, basketbol-futbol sahaları, çok amaçlı kapalı spor salonu, golf sahaları, gerçek çim bahçe ve tamamı ahşap oyun gruplu 1000 metrekarelik oyun parkı, kütüphane, güzel sanatlar uygulama atölyeleri ve sosyal faaliyet stüdyolarıyla 27 bin metrekarelik alana kurulu doğa içinde eşsiz bir kampüs ortamına sahip Okan Koleji’nde öğrenciler yaz tatillerini öğrenerek, araştırma yaparak, yaşayarak kendilerini sosyal ve sportif alanda geliştirebilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Okan Koleji, öğrencilerin yaz tatillerini verimli bir şekilde değerlendirmelerine, eğlenirken öğrenmelerine ve gelişimlerini desteklemelerine imkân sağlamak amacıyla iki farklı yaz okulu programı hazırladı: Anaokulu Yaz Okulu ve Çin Kültürü Yaz Kampı.
Okan Koleji, kültürel ve sportif beceri gelişimlerine destek olmak amaçlı hazırlanan yaz okulu programları kapsamında, 3-6 yaş grubundaki çocuklar için Anaokulu Yaz Okulu, 6-12 yaş grubu çocuklar için ise Çin Yaz Kampı düzenliyor.
Yoğun geçen bir eğitim öğretim yılının ardından 18 Haziran-10 Ağustos 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Okan Anaokulu Yaz Okulu’nda İngilizce, Yüzme, Akıl Oyunları, Bilim Atölyesi, Bahçe Oyunları ve Sürpriz Partilerin yer aldığı eğitici ve eğlendirici aktiviteler eşliğinde branşlarında uzman öğretmen kadrosuyla hafta içi her gün 08:00-18:00 saatleri arasında eğitim verecek. Yaz Okulu’na kayıtlar 13 Haziran 2018 Çarşamba güne kadar devam edecek.
Okan Koleji’nin gücünü aldığı İstanbul Okan Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Yaz Okulu programlarında da koleje destek veriyor.
Çocuklar Çin’i Türkiye’de Yaşayacak
Öğrencilerine anaokulundan itibaren İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil olarak Çince öğrenme imkanı sunan Okan Koleji, İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü işbirliği ile açılan İstanbul’daki ilk ve tek Çin Yaz Okulu 6- 12 yaş grubu için eğitimini 1. Hafta 18-22 Haziran 2018, 2. Hafta 25-29 Haziran 2018’de gerçekleştirmeyi planladı.
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Çin Kültürü Yaz Kampı’nda çocuklar Çince dil eğitiminin yanı sıra, Çin kültürü, Çin kültürünün parçası olan sporlarla tanışacak. Kağıt kesme sanatı, Çin örgü sanatı, kaligrafi, Çince şarkı öğrenme, “Tai chi quan” sporu ve Çin topu “jianzi” ile oynama gibi pek çok faaliyete katılacak.
Okan Koleji Çince öğretmeni ve Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü Çinli öğretmenleri tarafından eğitim verilen kampa katılan öğrenciler Çin mutfağına ait yemeklerin ikramı eşliğinde İstanbul Okan Üniversitesi’nde yapılacak olan törenle sertifika almaya hak kazanacaklar.
Kampüs Olanakları
Uluslararası akademik birikim ve yüksek donanımlı standartlarda kampüs olanaklarıyla öğrenciler birbirinden etkili ve farklı aktivitelerle dolu bir yaz okulu geçirme fırsatına sahip olacaklar. Yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, tenis kortları, basketbol-futbol sahaları, çok amaçlı kapalı spor salonu, golf sahaları, gerçek çim bahçe ve tamamı ahşap oyun gruplu 1000 metrekarelik oyun parkı, kütüphane, güzel sanatlar uygulama atölyeleri ve sosyal faaliyet stüdyolarıyla 27 bin metrekarelik alana kurulu doğa içinde eşsiz bir kampüs ortamına sahip Okan Koleji’nde öğrenciler yaz tatillerini öğrenerek, araştırma yaparak, yaşayarak kendilerini sosyal ve sportif alanda geliştirebilecek.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2018 13:51
Gösterim: 1200

