Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Öğrencilerin yaratıcılık yeteneklerini ve bilimsel araştırmalara ilgilerini ortaya çıkarmayı ve geliştirmeyi hedefleyen, kültürler arası iletişimi geliştirme ve zenginleştirme amacını taşıyan Uluslararası XIII. URFODU Bilim Temelleri Matematik Final Yarışması’nda, Irmak Ortaokulu öğrencileri 4 altın madalya alarak büyük bir başarıya imza attı.

irmak_urfoduÖğrencilerin bilim araştırma faaliyetlerine olan ilgisini ve yeteneğini ortaya çıkarmak ve artırmak amacıyla organize edilen Uluslararası XIII. URFODU Bilim Temelleri Matematik Final Yarışması sonuçları açıklandı.
Yarışma sonuçlarına göre, Özel Irmak Ortaokulu öğrencisi Bade Pekuysal, 100 tam puan alarak en yüksek skoru elde etti. 90 – 100 aralığındaki öğrenciler, “madalya” ve birinci derece diploma; 73 – 89 aralığındaki öğrenciler, ikinci derece diploma; 55 – 72 aralığındaki öğrenciler de üçüncü derece diploma ile ödüllendirildiler.
8. sınıf öğrencilerinden Bade Pekuysal, Ayşe Ela Yılmaz, Ali ihsan Kuzucuoğlu ve 7. sınıf öğrencilerinden Bilge Doğa Bacınoğlu, 1. derece diploma ve madalya, 8. sınıf öğrencilerinden Lara Çınar ve 7. sınıf öğrencilerinden Serpil Rana Özhekim, Ece Karaca, ve Zeynep Tezcan, 2. derece diploma, 7. sınıf öğrencilerinden Güneş Özen, Billur Gülge, Onur Yılmaz, Alper Karakurt ve 6. sınıf öğrencilerinden Can Uca, 3. derece diploma almaya hak kazandılar.
Özel Irmak Okulları, öğrencilerinin tüm alanlarda olduğu gibi uluslararası alanda da gösterdiği bu başarılardan dolayı haklı bir gurur yaşıyor.

> Irmak Ortaokulu öğrencilerinden dört altın madalya

Öğrencilerin yaratıcılık yeteneklerini ve bilimsel araştırmalara ilgilerini ortaya çıkarmayı ve geliştirmeyi hedefleyen, kültürler arası iletişimi geliştirme ve zenginleştirme amacını taşıyan Uluslararası XIII. URFODU Bilim Temelleri Matematik Final Yarışması’nda, Irmak Ortaokulu öğrencileri 4 altın madalya alarak büyük bir başarıya imza attı.

irmak_urfoduÖğrencilerin bilim araştırma faaliyetlerine olan ilgisini ve yeteneğini ortaya çıkarmak ve artırmak amacıyla organize edilen Uluslararası XIII. URFODU Bilim Temelleri Matematik Final Yarışması sonuçları açıklandı.
Yarışma sonuçlarına göre, Özel Irmak Ortaokulu öğrencisi Bade Pekuysal, 100 tam puan alarak en yüksek skoru elde etti. 90 – 100 aralığındaki öğrenciler, “madalya” ve birinci derece diploma; 73 – 89 aralığındaki öğrenciler, ikinci derece diploma; 55 – 72 aralığındaki öğrenciler de üçüncü derece diploma ile ödüllendirildiler.
8. sınıf öğrencilerinden Bade Pekuysal, Ayşe Ela Yılmaz, Ali ihsan Kuzucuoğlu ve 7. sınıf öğrencilerinden Bilge Doğa Bacınoğlu, 1. derece diploma ve madalya, 8. sınıf öğrencilerinden Lara Çınar ve 7. sınıf öğrencilerinden Serpil Rana Özhekim, Ece Karaca, ve Zeynep Tezcan, 2. derece diploma, 7. sınıf öğrencilerinden Güneş Özen, Billur Gülge, Onur Yılmaz, Alper Karakurt ve 6. sınıf öğrencilerinden Can Uca, 3. derece diploma almaya hak kazandılar.
Özel Irmak Okulları, öğrencilerinin tüm alanlarda olduğu gibi uluslararası alanda da gösterdiği bu başarılardan dolayı haklı bir gurur yaşıyor.

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Haziran 2017 11:41

Gösterim: 1967

Anaokulunda, “Her çocuk özeldir!” yaklaşımından yola çıkarak öğrenci merkezli bir anlayış benimsediklerini belirten AREL Koleji Anaokulu Koordinatörü Ayça Benice, “Sorgulayıcı Öğrenme” ilkesine dayalı İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme: PYP) çerçevesinde eğitim verdiklerini söyledi.

arel_okul_oncesiAREL Eğitim Kurumları okul öncesi eğitimde hangi yöntemleri uyguluyor?
Anaokulumuzda, “Her çocuk özeldir!” yaklaşımından yola çıkılarak öğrenci merkezli bir anlayış benimsiyoruz. “Sorgulayıcı Öğrenme” ilkesine dayalı İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme: PYP) çerçevesinde eğitim veriliyor. Bu program çerçevesinde öğrencilerimize sadece bilgi vermek değil aynı zamanda bir takım tutum ve becerileri de kazandırmayı amaçlıyoruz. Öğrencinin öğrenme sürecinde aktif ve merkezde olduğu bu sistemle araştıran, sorgulayan, meraklı, hayat boyu öğrenmeye açık bireyler yetiştiriyoruz.
Ayrıca 4, 5 ve 6 yaş grubunda, anadil eğitimiyle birlikte haftada 10 saat yoğun İngilizce eğitimi veriyoruz. İngilizce, gün içerisinde çocukların doğal eğitim ve oyun ortamında, sınıf öğretmeni ve bu yaş gurubunda deneyimli branş öğretmeni işbirliğiyle öğretiliyor. Öğrenciler, el becerilerini ve algılamayı geliştiren çeşitli oyunlar, aktiviteler, şarkılar, masallar, kuklalar ve oyuncaklar yoluyla İngilizce ile eğlenceli bir ortamda öğreniyorlar.
Öğrencilerimizin çok yönlü gelişimlerini destekleyici çok sayıda fiziksel ve sosyal etkinlik yapmaktayız. Öğrencilere günlük uygulanan eğitsel program ile ilk ve orta öğretimde alacakları eğitimin temelini oluşturuyoruz. Bu programda, alanlarında uzman branş öğretmenleri tarafından; Bilgisayar, Müzik, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi, Halk Oyunları, Bale, Satranç ve Yüzme eğitimi veriyoruz.
Aktivite olarak Yaratıcı Sanat Çalışmaları, Fen ve Doğa Çalışmaları, Çevre İnceleme Gezileri, Portfolyo Sunumları, Kulüp Çalışmaları yapıyoruz.

ayca_benice_arelÇOCUKLAR YAŞAYARAK ÖĞRENİYOR
Okul Öncesinde sınıf dışı etkinliklerin önemi nedir? Uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Okul öncesi dönemde sınıf içi çalışmalar kadar sınıf dışı etkinliklerin de öğrencilerin gelişiminde önemli etkisi olduğunu düşünüyoruz. Konularımızı destekleyen, öğrencilerimizin kazandıkları bilgi ve becerileri destekleyici gezilerle onlara yaşayarak, görerek, dokunarak öğrenme fırsatı sunuyoruz. Bilim merkezleri, seralar, müzeler, tiyatrolar gibi gezilerle konularımızı pekiştiriyoruz. Bunun yanısıra çeşitli branş ve etkinliklerle kendilerini farklı şekilde ifade etmelerine de olanak sağlıyoruz. Kimi öğrencimiz resim yaparak kendini gösterirken kimisi dans yeteneğiyle öne çıkıyor.
Okul dönemi süresince farklı yaş grupları ile yürüttüğümüz projelerle de çocuklarımız hem hayal güçlerini, yaratıcılıklarını ortaya koyuyorlar hem de projelerini sunarken özgüvenlerini sergiliyorlar.

OKUL ÖNCESİ OKULA BAĞLANMAYI SAĞLAR
Okul öncesi eğitim neden önemlidir? Okul öncesi eğitime en uygun başlama yaşı kaçtır?
İçinde bulunduğumuz dönemde artık okul öncesi eğitimin gerekliliği tartışılmaz hale gelmiştir. Şu anda çocuklarımız bilgiye her zamankinden çok daha açık ve hatta aç. 3 yaşını bitirdikten sonra ev ortamında elde edebilecekleri kazanımların tamamını almış, sosyal öğrenme ihtiyacı duymaya başlamış oluyorlar. Bunu okulumuza gelen öğrencilerin heyecanlarından, meraklı bakışlarından, mutluluklarından anlayabiliyoruz. Yeni şeyler görme, yaşama ihtiyacı okul öncesi dönemde oldukça yoğun. Öğrenme de ihtiyaçtan doğar. Dolayısıyla çocukların bu ihtiyaçlarına erken cevap verilmeye başlanması potansiyellerini sonuna kadar kullanmalarını sağlayacaktır. Anne-babaların bu konudaki önemli sorularından bir tanesi okul öncesi dönemde bir seneden fazla okula gitmenin çocuğun sıkılmasına sebep olup olmayacağıdır. İyi planlanmış, doğru kurum ve öğretmenler tarafından uygulanan okul öncesi program çocukların okuldan sıkılmasına ya da soğumasına değil aksine okula bağlanmasına sebep olacaktır.

arel_okul_oncesi_2Okul öncesi eğitimde son dönemde öne çıkan yaklaşımlar ve bu konuda değerlendirmeleriniz nelerdir?
Eğitim öğretimde çocuklar arasındaki bireysel farklılıklara hitap edebilmek, onların ihtiyaçlarını fark edebilmek çok önemlidir. Çoklu zeka yaklaşımına göre çocuklar farklı şekilde öğrenirler. Kimi görerek kimi duyarak kimi dokunarak kimi de hareketle öğrenir. Yaparak yaşayarak öğrenme ve sorgulayarak öğrenme esasına dayanan PYP ve High Scope adlı programlarda çocuklar etkinlikleri planlayarak ve değerlendirerek yaparlar. Montessori, Gems, Reggio Emilia ve Waldorf da diğer yaklaşımlar arasındadır. Bu programlardan en etkili ve geçerli olanın IB’nin ilk yıllar programı (PYP) olduğunu düşünüyoruz ve eğitimimizi bu çerçevede gerçekleştiriyoruz. Öğrenciye bilgiyi doğrudan sunmak yerine önce onun ne bildiğine ardından da ne öğrenmek istediğine odaklanıyoruz. Bu şekilde çocuklarımızın eğitimin içinde aktif şekilde yer almasını sağlıyoruz. Ayrıca bu yaklaşım sadece akademik kazanımları değil aynı zamanda farklı beceri, tutum ve davranışların geliştirilmesini de sağlıyor. İlkokulda da devam eden PYP eğitimimizle çocuklar araştıran sorgulayan bireyler olarak eğitim hayatlarına devam ediyorlar. Okul öncesi söz konusu olduğunda tüm yaklaşımlarda en önemli şey çocuğun yaratıcılığına önem verilmesidir. Çocukların oyun aracılığıyla öğrendiğini de unutmamak gerekir.

ÖĞRENCİLER İKİ DİLİ AYNI ANDA ÖĞRENİYOR
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır? Yabancı dil konusunda öğretmenlerinizi nasıl seçiyorsunuz?
Anaokulumuzda 3 yaş grubundan itibaren İngilizce derslerimiz haftada 10 saat olarak yapılmaktadır. 5 saat native speaker, 5 saat Türk öğretmen tarafından yapılan derslerimizde İngilizce etkinliklerinde çeşitli gramer çalışmalarının yanı sıra İlk Yıllar Programı (PYP) üniteleri doğrultusunda hedeflenen tüm kavramlar; hikâyeler, drama çalışmaları, parmak oyunları, şarkı, rond ve farklı aktivitelerle öğrencilere kazandırılır.
Bunun yanı sıra hazırlık sınıfımızda uyguladığımız çift öğretmenli, yabancı dil ağırlıklı sınıfımızda İngilizce derslerinin tamamını sınıf öğretmeni olan native speaker öğretmenimiz işlemekte, ortak dersleri yine yabancı öğretmenimiz ağırlıklı olarak işlemekte Türk öğretmenimiz de ona destek olmaktadır. Yabancı dile karşı ilgi uyandırarak öğrencilerin iki dili aynı anda öğrenmeleri sağlanır. Öğrenciler İngilizceyi resimle, oyunla, dansla, dramayla, şarkılarla ve fen-doğa çalışmalarıyla öğrenirler.
Okul öncesi dönem çocukların öğrenmeye en açık oldukları, en doğal öğrendikleri dönemdir. Anaokulumuzda İngilizce ile ilk kez tanışan öğrenciler, yeni bir dil öğrendiklerini fark etmeden, ana dil etkinliklerine paralel eğlenceli, iletişime dayalı pek çok aktiviteyle eğitilirler.

Öğretmenin niteliği okul öncesi eğitimde kaliteyi belirleyen temel öğelerden biri. Öğretmen kadronuzu oluştururken hangi kriterleri gözetiyorsunuz? Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Öğretmenlerinize hizmet içi eğitimler düzenliyor musunuz? Burada ne gibi eğitimler veriliyor?
Her meslekte olduğu gibi okul öncesi öğretmenliğinde de başarıya giden yollardan en önemlisi işini sevmektir. İşini seven, çocuklarla olmaktan keyif alan, öğrenmeye açık ve öğretmeye istekli öğretmenlerle çalışıyoruz. Öğretmenlerimizin hepsi üniversitelerin ilgili lisans bölümünden mezundur. Okurken kazandıkları beceriler, daha sonra aldıkları ekstra eğitim ve programlar, drama yeteneği, yaratıcı düşünme becerisi gibi beceriler birlikte çalışacağımız öğretmenlerimizi belirlerken elbette önemlidir. Ayrıca bilişim teknolojilerini kullanabilmeleri ve alanlarındaki yenilikleri takip edebilmeleri de önem verdiğimiz özelliklerden. Öğretmenlerimizin iletişim güçlerinin yüksek olması da programımızı takip ederken, planlamalarımızı yaparken, etkinliklerimizi oluştururken grup çalışmasını kolaylaştırıp bilgi paylaşımının etkili şekilde yapılabilmesine olanak vermektedir. Kurumumuzda uyguladığımız IB İlk Yıllar Programı ile ilgili öğretmenlerimiz düzenli olarak hizmet içi eğitim almaktadır. Rehberlik servisimiz tarafından öğretmenlerimize farklı konularda eğitim hizmeti sunulmaktadır. Bunların yanısıra belirli zamanlarda yerli veya yabancı konuklarımız tarafından öğretmenliğe ve öğrenmeye farklı bakış açıları katacak seminer ve eğitimleri de öğretmenlerimize sağlamaktayız.

Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu alanda önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde okul öncesi eğitimin önemine dikkat çekilmesi, yeni anaokullarının açılması, çocukların, ailelerin yönlendirilmesi sevindirici bir durum. İçinde bulunduğumuz devirde ilkokula başlayana kadar çocukların evde kalması, eğitimden yoksun bırakılması çocukların gerçek potansiyellerinin ortaya çıkmasının önünde önemli bir engel. Eğitim hayatına erken başlamak sadece bilişsel gelişim için değil aynı zamanda sosyal duygusal gelişim için de çok önemlidir. Okul öncesi eğitimin ilk ve en önemli hedeflerinden biri de çocukların bir sosyal gruba dâhil olması, sosyalleşmesi, toplumsal yaşantının gereklerini öğrenmeye başlamasıdır. Okulu sevmesi, öğrenmeyi sevmesi, ihtiyaç duyması en önemli hedeflerimizdendir.

OKUL ÖNCESİ KURUMU SEÇERKEN AİLELER BEKLENTİLERİNİ DOĞRU BELİRLEMELİ
Veliler, okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat etmeliler?
Okul öncesi eğitim ne kadar önemliyse bu konuda seçilecek, güvenilecek kurum da o kadar önemlidir. Aileler öncelikle okul öncesi eğitimden beklentilerini doğru bir şekilde belirlemelidir. Öncelikle verilen eğitimin kalitesine bakılmalıdır. Eskiden olduğu gibi sadece bakım verme üzerine çalışan anaokulları yerine çocuklarını bilişsel, sosyal, duygusal olarak da destekleyecek kurum arayışına girmelidirler. Bu dönem çocuğunun hassas duygusal yapısına hitap edebilecek doğru öğretmenlerle ve doğru bir sistemle çalışan kurumlara yönelmeliler. Sahip olunan olanakları iyi bir kadro ile ve çağdaş uygulamalarla destekleyen okul tercih edilirken öncelikli olmalıdır. Çocukların ilgi ve becerilerini ortaya çıkaracak farklı branş dersleri ve etkinliklerin yeterli sayıda olması önemlidir. Çocukların rahat hareket edebilecekleri ferah, güvenli bir ortamın ve tabi ki sağlık koşullarının sağlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Kurumda öğretmen değişikliklerinin sıklığı da kurumun ve uygulanan programın güvenilirliği hakkında fikir verecektir.

> AREL’de IB İlk Yıllar Programı ile çocuklar yaratıcılıklarını geliştiriyor

Anaokulunda, “Her çocuk özeldir!” yaklaşımından yola çıkarak öğrenci merkezli bir anlayış benimsediklerini belirten AREL Koleji Anaokulu Koordinatörü Ayça Benice, “Sorgulayıcı Öğrenme” ilkesine dayalı İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme: PYP) çerçevesinde eğitim verdiklerini söyledi.

arel_okul_oncesiAREL Eğitim Kurumları okul öncesi eğitimde hangi yöntemleri uyguluyor?
Anaokulumuzda, “Her çocuk özeldir!” yaklaşımından yola çıkılarak öğrenci merkezli bir anlayış benimsiyoruz. “Sorgulayıcı Öğrenme” ilkesine dayalı İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme: PYP) çerçevesinde eğitim veriliyor. Bu program çerçevesinde öğrencilerimize sadece bilgi vermek değil aynı zamanda bir takım tutum ve becerileri de kazandırmayı amaçlıyoruz. Öğrencinin öğrenme sürecinde aktif ve merkezde olduğu bu sistemle araştıran, sorgulayan, meraklı, hayat boyu öğrenmeye açık bireyler yetiştiriyoruz.
Ayrıca 4, 5 ve 6 yaş grubunda, anadil eğitimiyle birlikte haftada 10 saat yoğun İngilizce eğitimi veriyoruz. İngilizce, gün içerisinde çocukların doğal eğitim ve oyun ortamında, sınıf öğretmeni ve bu yaş gurubunda deneyimli branş öğretmeni işbirliğiyle öğretiliyor. Öğrenciler, el becerilerini ve algılamayı geliştiren çeşitli oyunlar, aktiviteler, şarkılar, masallar, kuklalar ve oyuncaklar yoluyla İngilizce ile eğlenceli bir ortamda öğreniyorlar.
Öğrencilerimizin çok yönlü gelişimlerini destekleyici çok sayıda fiziksel ve sosyal etkinlik yapmaktayız. Öğrencilere günlük uygulanan eğitsel program ile ilk ve orta öğretimde alacakları eğitimin temelini oluşturuyoruz. Bu programda, alanlarında uzman branş öğretmenleri tarafından; Bilgisayar, Müzik, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi, Halk Oyunları, Bale, Satranç ve Yüzme eğitimi veriyoruz.
Aktivite olarak Yaratıcı Sanat Çalışmaları, Fen ve Doğa Çalışmaları, Çevre İnceleme Gezileri, Portfolyo Sunumları, Kulüp Çalışmaları yapıyoruz.

ayca_benice_arelÇOCUKLAR YAŞAYARAK ÖĞRENİYOR
Okul Öncesinde sınıf dışı etkinliklerin önemi nedir? Uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Okul öncesi dönemde sınıf içi çalışmalar kadar sınıf dışı etkinliklerin de öğrencilerin gelişiminde önemli etkisi olduğunu düşünüyoruz. Konularımızı destekleyen, öğrencilerimizin kazandıkları bilgi ve becerileri destekleyici gezilerle onlara yaşayarak, görerek, dokunarak öğrenme fırsatı sunuyoruz. Bilim merkezleri, seralar, müzeler, tiyatrolar gibi gezilerle konularımızı pekiştiriyoruz. Bunun yanısıra çeşitli branş ve etkinliklerle kendilerini farklı şekilde ifade etmelerine de olanak sağlıyoruz. Kimi öğrencimiz resim yaparak kendini gösterirken kimisi dans yeteneğiyle öne çıkıyor.
Okul dönemi süresince farklı yaş grupları ile yürüttüğümüz projelerle de çocuklarımız hem hayal güçlerini, yaratıcılıklarını ortaya koyuyorlar hem de projelerini sunarken özgüvenlerini sergiliyorlar.

OKUL ÖNCESİ OKULA BAĞLANMAYI SAĞLAR
Okul öncesi eğitim neden önemlidir? Okul öncesi eğitime en uygun başlama yaşı kaçtır?
İçinde bulunduğumuz dönemde artık okul öncesi eğitimin gerekliliği tartışılmaz hale gelmiştir. Şu anda çocuklarımız bilgiye her zamankinden çok daha açık ve hatta aç. 3 yaşını bitirdikten sonra ev ortamında elde edebilecekleri kazanımların tamamını almış, sosyal öğrenme ihtiyacı duymaya başlamış oluyorlar. Bunu okulumuza gelen öğrencilerin heyecanlarından, meraklı bakışlarından, mutluluklarından anlayabiliyoruz. Yeni şeyler görme, yaşama ihtiyacı okul öncesi dönemde oldukça yoğun. Öğrenme de ihtiyaçtan doğar. Dolayısıyla çocukların bu ihtiyaçlarına erken cevap verilmeye başlanması potansiyellerini sonuna kadar kullanmalarını sağlayacaktır. Anne-babaların bu konudaki önemli sorularından bir tanesi okul öncesi dönemde bir seneden fazla okula gitmenin çocuğun sıkılmasına sebep olup olmayacağıdır. İyi planlanmış, doğru kurum ve öğretmenler tarafından uygulanan okul öncesi program çocukların okuldan sıkılmasına ya da soğumasına değil aksine okula bağlanmasına sebep olacaktır.

arel_okul_oncesi_2Okul öncesi eğitimde son dönemde öne çıkan yaklaşımlar ve bu konuda değerlendirmeleriniz nelerdir?
Eğitim öğretimde çocuklar arasındaki bireysel farklılıklara hitap edebilmek, onların ihtiyaçlarını fark edebilmek çok önemlidir. Çoklu zeka yaklaşımına göre çocuklar farklı şekilde öğrenirler. Kimi görerek kimi duyarak kimi dokunarak kimi de hareketle öğrenir. Yaparak yaşayarak öğrenme ve sorgulayarak öğrenme esasına dayanan PYP ve High Scope adlı programlarda çocuklar etkinlikleri planlayarak ve değerlendirerek yaparlar. Montessori, Gems, Reggio Emilia ve Waldorf da diğer yaklaşımlar arasındadır. Bu programlardan en etkili ve geçerli olanın IB’nin ilk yıllar programı (PYP) olduğunu düşünüyoruz ve eğitimimizi bu çerçevede gerçekleştiriyoruz. Öğrenciye bilgiyi doğrudan sunmak yerine önce onun ne bildiğine ardından da ne öğrenmek istediğine odaklanıyoruz. Bu şekilde çocuklarımızın eğitimin içinde aktif şekilde yer almasını sağlıyoruz. Ayrıca bu yaklaşım sadece akademik kazanımları değil aynı zamanda farklı beceri, tutum ve davranışların geliştirilmesini de sağlıyor. İlkokulda da devam eden PYP eğitimimizle çocuklar araştıran sorgulayan bireyler olarak eğitim hayatlarına devam ediyorlar. Okul öncesi söz konusu olduğunda tüm yaklaşımlarda en önemli şey çocuğun yaratıcılığına önem verilmesidir. Çocukların oyun aracılığıyla öğrendiğini de unutmamak gerekir.

ÖĞRENCİLER İKİ DİLİ AYNI ANDA ÖĞRENİYOR
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır? Yabancı dil konusunda öğretmenlerinizi nasıl seçiyorsunuz?
Anaokulumuzda 3 yaş grubundan itibaren İngilizce derslerimiz haftada 10 saat olarak yapılmaktadır. 5 saat native speaker, 5 saat Türk öğretmen tarafından yapılan derslerimizde İngilizce etkinliklerinde çeşitli gramer çalışmalarının yanı sıra İlk Yıllar Programı (PYP) üniteleri doğrultusunda hedeflenen tüm kavramlar; hikâyeler, drama çalışmaları, parmak oyunları, şarkı, rond ve farklı aktivitelerle öğrencilere kazandırılır.
Bunun yanı sıra hazırlık sınıfımızda uyguladığımız çift öğretmenli, yabancı dil ağırlıklı sınıfımızda İngilizce derslerinin tamamını sınıf öğretmeni olan native speaker öğretmenimiz işlemekte, ortak dersleri yine yabancı öğretmenimiz ağırlıklı olarak işlemekte Türk öğretmenimiz de ona destek olmaktadır. Yabancı dile karşı ilgi uyandırarak öğrencilerin iki dili aynı anda öğrenmeleri sağlanır. Öğrenciler İngilizceyi resimle, oyunla, dansla, dramayla, şarkılarla ve fen-doğa çalışmalarıyla öğrenirler.
Okul öncesi dönem çocukların öğrenmeye en açık oldukları, en doğal öğrendikleri dönemdir. Anaokulumuzda İngilizce ile ilk kez tanışan öğrenciler, yeni bir dil öğrendiklerini fark etmeden, ana dil etkinliklerine paralel eğlenceli, iletişime dayalı pek çok aktiviteyle eğitilirler.

Öğretmenin niteliği okul öncesi eğitimde kaliteyi belirleyen temel öğelerden biri. Öğretmen kadronuzu oluştururken hangi kriterleri gözetiyorsunuz? Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Öğretmenlerinize hizmet içi eğitimler düzenliyor musunuz? Burada ne gibi eğitimler veriliyor?
Her meslekte olduğu gibi okul öncesi öğretmenliğinde de başarıya giden yollardan en önemlisi işini sevmektir. İşini seven, çocuklarla olmaktan keyif alan, öğrenmeye açık ve öğretmeye istekli öğretmenlerle çalışıyoruz. Öğretmenlerimizin hepsi üniversitelerin ilgili lisans bölümünden mezundur. Okurken kazandıkları beceriler, daha sonra aldıkları ekstra eğitim ve programlar, drama yeteneği, yaratıcı düşünme becerisi gibi beceriler birlikte çalışacağımız öğretmenlerimizi belirlerken elbette önemlidir. Ayrıca bilişim teknolojilerini kullanabilmeleri ve alanlarındaki yenilikleri takip edebilmeleri de önem verdiğimiz özelliklerden. Öğretmenlerimizin iletişim güçlerinin yüksek olması da programımızı takip ederken, planlamalarımızı yaparken, etkinliklerimizi oluştururken grup çalışmasını kolaylaştırıp bilgi paylaşımının etkili şekilde yapılabilmesine olanak vermektedir. Kurumumuzda uyguladığımız IB İlk Yıllar Programı ile ilgili öğretmenlerimiz düzenli olarak hizmet içi eğitim almaktadır. Rehberlik servisimiz tarafından öğretmenlerimize farklı konularda eğitim hizmeti sunulmaktadır. Bunların yanısıra belirli zamanlarda yerli veya yabancı konuklarımız tarafından öğretmenliğe ve öğrenmeye farklı bakış açıları katacak seminer ve eğitimleri de öğretmenlerimize sağlamaktayız.

Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu alanda önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde okul öncesi eğitimin önemine dikkat çekilmesi, yeni anaokullarının açılması, çocukların, ailelerin yönlendirilmesi sevindirici bir durum. İçinde bulunduğumuz devirde ilkokula başlayana kadar çocukların evde kalması, eğitimden yoksun bırakılması çocukların gerçek potansiyellerinin ortaya çıkmasının önünde önemli bir engel. Eğitim hayatına erken başlamak sadece bilişsel gelişim için değil aynı zamanda sosyal duygusal gelişim için de çok önemlidir. Okul öncesi eğitimin ilk ve en önemli hedeflerinden biri de çocukların bir sosyal gruba dâhil olması, sosyalleşmesi, toplumsal yaşantının gereklerini öğrenmeye başlamasıdır. Okulu sevmesi, öğrenmeyi sevmesi, ihtiyaç duyması en önemli hedeflerimizdendir.

OKUL ÖNCESİ KURUMU SEÇERKEN AİLELER BEKLENTİLERİNİ DOĞRU BELİRLEMELİ
Veliler, okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat etmeliler?
Okul öncesi eğitim ne kadar önemliyse bu konuda seçilecek, güvenilecek kurum da o kadar önemlidir. Aileler öncelikle okul öncesi eğitimden beklentilerini doğru bir şekilde belirlemelidir. Öncelikle verilen eğitimin kalitesine bakılmalıdır. Eskiden olduğu gibi sadece bakım verme üzerine çalışan anaokulları yerine çocuklarını bilişsel, sosyal, duygusal olarak da destekleyecek kurum arayışına girmelidirler. Bu dönem çocuğunun hassas duygusal yapısına hitap edebilecek doğru öğretmenlerle ve doğru bir sistemle çalışan kurumlara yönelmeliler. Sahip olunan olanakları iyi bir kadro ile ve çağdaş uygulamalarla destekleyen okul tercih edilirken öncelikli olmalıdır. Çocukların ilgi ve becerilerini ortaya çıkaracak farklı branş dersleri ve etkinliklerin yeterli sayıda olması önemlidir. Çocukların rahat hareket edebilecekleri ferah, güvenli bir ortamın ve tabi ki sağlık koşullarının sağlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Kurumda öğretmen değişikliklerinin sıklığı da kurumun ve uygulanan programın güvenilirliği hakkında fikir verecektir.

Son Güncelleme: Salı, 16 May 2017 16:30

Gösterim: 2333

Özel okulların, aynı çatı altında tüm ihtiyaçlara cevap vermesi gerektiğini belirten Sınav Eğitim Kurumları Anadolu ve Fen Lisesi Koordinatörü Caner Koç, Sınav Eğitim Kurumları’nda okuyan öğrencilere bu imkanların en iyi şekilde sağlandığını söylüyor. Yeniliklere açık olan ve uygulayan bir kurum olduklarına dikkat çeken Koç, “velilere çocuğunuzun mutlu olacağı ve koşarak okula gideceği bir eğitim kurumu seçiniz” tavsiyesinde bulunuyor.

caner_koc_sinav_kolejiSınav Eğitim Kurumları, diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu bağlamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
20 yılı aşkın bir süredir, yoğun bir emek ve çabanın sonucunda yayın ve dershanecilik geçmişiyle herkesin bildiği Sınav; kolejlerini, anaokullarını, ilkokullarını, ortaokullarını, Anadolu ve fen liselerini, kurslarını ve etüt merkezlerini kurarak günümüzde Türkiye’nin en büyük eğitim zinciri olan Sınav Eğitim Kurumları haline gelmiştir.
Sınav Eğitim Kurumları, her bir eğitim kurumunu özenle olgunlaştırıp ilmek ilmek dokuyarak şu anki çizgisine ulaşmıştır. Yenilikleri, gelişime açık tavrıyla daima kucaklamaktadır. Okullarımızda en üst düzeyde teknoloji kullanılmakta olup eğitimde yaparak ve yaşayarak öğrenme anlayışı esas alınmaktadır. Kütüphaneleri, bilgi erişim merkezleri, 3D teknolojisi, fizik, kimya, genetik laboratuvarları, bilim merkezleri hatta gözlemevleri ile eğitime katkı sunmakta ve bu imkânları sayesinde öğrencilerimize yeterli donanımı sağlamaktadır.
Akademik eğitimi önemseme, sosyal aktiviteye yer verme ve etkin yabancı dil öğretimi ilkeleriyle yola çıkan eğitimin amiral gemisi Sınav Eğitim Kurumları, bu üç temel unsuru tam manasıyla hayata geçirmiştir. Kurumlarımızda tam öğrenme metodu uygulanmaktadır.
Aynı zamanda öğrencilerimiz; TEOG, YGS, LYS gibi ulusal sınavlara, yılların getirdiği geleneksel yayıncılık ve dershanecilik birikimimizle ve dışardan hiçbir ek desteğe ihtiyaç duymaksızın okullarımızda hazırlanır.

Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Çağa ayak uydurmak ve gelişmek tüm kurumların olmazsa olmazıdır. Okullarımız zaten yıllar öncesinden bu altyapı bilinciyle kurgulanmıştır. Teknolojinin ön planda olduğu okullarımızda; laboratuvarlar, internet erişimi, stüdyolar, teleskoplar ve her sınıfımızda yer alan akıllı tahtalar kurumlarımızda daima var olmuş, eğitime dâhil edilerek akıllı okul konsepti oluşturulmuştur.

ÖĞRETMEN MUTLU İSE EĞİTİM HARİKA OLUR
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi ölçütlere öncelik veriyorsunuz?
Okullarımızda öğretmen seçimine ayrı bir özen gösterilir. Sınav öğretmeni yeniliklere açık, kendini eğitime adamış, üst düzeyde alan bilgisine sahip, genel kültürü yüksek, sorumluluk sahibi ve hakkaniyetli eğitimcilerdir. Kurumlarımızda öğretmenlerimizin özlük haklarına, mutlu ve huzurlu olmalarına çok dikkat edilir. Öğretmen seçiminde de şöyle bir de sloganımız vardır. “Öğretmen mutlu ise eğitim harika olur.”

Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullarımız özellikle 8 ve 12. sınıflarımızda tamamen TEOG ve üniversite sınavına odaklanırlar. Öğrencilerimiz, çok donanımlı Sınav yayınlarıyla özel derse veya çeşitli kurslara ihtiyaç duymaksızın sınavlara hazırlanırlar. Sınav yayınları; her hafta cuma günü dağıtılan Tödevler, her ay tüm dersleri içeren soru bankası ve konu anlatım modülleri ile ilgili ders denemeleri ve deneme sınavlarından oluşur. Okullarımız bu geniş yelpazeye sahip olan güncellenmiş yayınlarıyla öğrencisini destekler. Okullarımızda okuyan 12. sınıf öğrencileri hem 12. sınıf müfredatını hem de YGS’yi kapsayan 9 ve 10. sınıf konuları ile LYS sürecinde ihtiyaç duyacağı 11 ve 12. sınıf konularını bir kez daha ve kapsamlı olarak görürler.

AFTER SCHOOL İLE ÖĞRENCİLER SOSYALLEŞİYOR
Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
Spor, sanat ve kültürel çalışmalar Sınav’ın üstünde önemle durduğu vazgeçilmez alanlardandır. Sırf çocuklarımız bu konularda aktif olsunlar diye “After School” adı altında ayrı zaman aralığında çalışmalar yürütülür ve bu kapsamda her kademede onlarca sanat, spor, kültür ve beceri kulüpleri çocuklarımıza sunulur. Aikidodan basketbola, baleden kemana, akıl oyunlarından kamp ve doğaya kadar daha adını sayamayacağım onlarca kulüp vardır.
Sınav okullarında her yıl mart ayında bursluluk ve okula kabul sınavları yapılır. Her sınıf düzeyi için 10 ila 20 arasında değişen çeşitli kategorilerde yüzde 100, 75, 25 ve 15 miktarlarında olmak üzere başarılı öğrencilere burs indirimleri verilir ve bu burslar kademe boyunca devam eder. Ayrıca sınav kurumlarında şehit ve gazi çocuklarımıza kontenjana veya doluluk oranlarına bakılmaksızın özel kontenjanlar açılarak burslar verilir ve eğitim hayatı boyunca bu çocuklarımıza destek olunur.

SINAV EĞİTİM KURUMLARININ SAYISI 400’E ULAŞTI
Sınav Eğitim Kurumları olarak gelecek döneme yönelik yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Evet, bu güzel bir soru, gülümsüyorum. Çünkü ben 7 yıldır Sınavda yöneticilik yapıyorum; hep ileriye koşan, yenilikler yapan ve sürekli yeni kurum açan bir yerdir Sınav... Sınav Eğitim Kurumları adı altında şu anda 400’e yakın kurumumuz bulunmaktadır. Kampüs kolejlerimiz, bağımsız anaokullarımız ve temel liselerimizin dönüşme zorunluluğu dolayısıyla hatırı sayılır bir sayıda Anadolu ve fen liseleri açılacaktır. Büyümeyi çok iyi hesaplayan ve kontrol eden ciddi bir genel merkez yapısına sahip olan Sınav, görünen o ki eğitim sektörünün öncüsü olmayı sürdürecektir.

Ülkemizdeki özel okul sektörünün durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde özel öğretim kurumlarının yapısı ben sektörde olduğum günden bu yana çok fazla değişti. Okullarımızdan önce dershaneler vardı. Okul olmamız gerekiyordu temel liselere dönüştük. Tekrar etüt eğitim merkezleri ve özel öğretim kurslarının önü açıldı ve hızla bu kurumlar oluşturuldu. Gerçek şu ki özel okullar, aynı çatı altında tüm ihtiyaçlara cevap vermeli. Öğrenci yabancı dili okulda öğrenmeli, sporunu yapabilmeli, ulusal ve uluslararası sınavlara yine okulunda hazırlanmalı. Veli oradan oraya koşuşturmamalı. Umarım tüm bu sıkıntılar en kısa zamanda çözülerek gelişmekte olan özel sektör hem devlete hem de velilerimize çok daha etkin ve geniş çerçevede katkıda bulunur, diyor sizlere de teşekkür ediyorum.

ÖZEL OKUL SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?
Özel okul seçerken öncelikle çocuğunuzun mutlu olacağı ve koşarak okula gideceği bir eğitim kurumu seçiniz. Mutlaka okulları çocuklarınızla beraber görünüz. Okul çok yönlü olmalı, öğrencinin İngilizce yabancı dilinin yanında ikinci bir yabancı dili de öğrenebileceği bir okul olmalı. Okul bu konuda ne kadar yatırım yapmış, bakılmalı. Aynı zamanda okul sizi bir üst eğitim kurumu sınavlarına hazırlayabilecek yayın, doküman ve kadroya sahip mi ona bakılmalı. Okulun donanımı, tarihçesi, kaç kurumu olduğu, büyük bir marka mı, zincir mi olduğuna bakılmalı. Çünkü büyük markalar çok daha titiz ve itinalı davranmak zorundadır. Okul her ilde ve ilçede temsil edildiği için baştan aşağı bir sisteme ve kurumsallığa sahip olmalıdır. Ayrıca okullar çocukların yaşamının büyük bir kısmını kapsar. Dolayısıyla okulların iyi de bir yaşam alanı olup olmadığına bakılmalıdır. Spor alanları, çok amaçlı derslikleri, laboratuvarları, geniş sınıfları, yüksek tavanları olan ferah ve ışık alan okullar tercih edilmelidir.


KÜNYE BİLGİLERİ
ANKARA SINAV KOLEJİ
Kuruluş Tarihi: 2011
Öğrenci Sayısı: 1500
Öğretmen Sayısı: 200
Kulüpler: 45
İletişim Bilgileri: Mustafa Kemal Mah. 2080 Sok. No:4
ÇANKAYA / ANKARA
0(312) 285 99 77

> Sınav’da Tam Öğrenme modeli uygulanıyor

Özel okulların, aynı çatı altında tüm ihtiyaçlara cevap vermesi gerektiğini belirten Sınav Eğitim Kurumları Anadolu ve Fen Lisesi Koordinatörü Caner Koç, Sınav Eğitim Kurumları’nda okuyan öğrencilere bu imkanların en iyi şekilde sağlandığını söylüyor. Yeniliklere açık olan ve uygulayan bir kurum olduklarına dikkat çeken Koç, “velilere çocuğunuzun mutlu olacağı ve koşarak okula gideceği bir eğitim kurumu seçiniz” tavsiyesinde bulunuyor.

caner_koc_sinav_kolejiSınav Eğitim Kurumları, diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu bağlamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
20 yılı aşkın bir süredir, yoğun bir emek ve çabanın sonucunda yayın ve dershanecilik geçmişiyle herkesin bildiği Sınav; kolejlerini, anaokullarını, ilkokullarını, ortaokullarını, Anadolu ve fen liselerini, kurslarını ve etüt merkezlerini kurarak günümüzde Türkiye’nin en büyük eğitim zinciri olan Sınav Eğitim Kurumları haline gelmiştir.
Sınav Eğitim Kurumları, her bir eğitim kurumunu özenle olgunlaştırıp ilmek ilmek dokuyarak şu anki çizgisine ulaşmıştır. Yenilikleri, gelişime açık tavrıyla daima kucaklamaktadır. Okullarımızda en üst düzeyde teknoloji kullanılmakta olup eğitimde yaparak ve yaşayarak öğrenme anlayışı esas alınmaktadır. Kütüphaneleri, bilgi erişim merkezleri, 3D teknolojisi, fizik, kimya, genetik laboratuvarları, bilim merkezleri hatta gözlemevleri ile eğitime katkı sunmakta ve bu imkânları sayesinde öğrencilerimize yeterli donanımı sağlamaktadır.
Akademik eğitimi önemseme, sosyal aktiviteye yer verme ve etkin yabancı dil öğretimi ilkeleriyle yola çıkan eğitimin amiral gemisi Sınav Eğitim Kurumları, bu üç temel unsuru tam manasıyla hayata geçirmiştir. Kurumlarımızda tam öğrenme metodu uygulanmaktadır.
Aynı zamanda öğrencilerimiz; TEOG, YGS, LYS gibi ulusal sınavlara, yılların getirdiği geleneksel yayıncılık ve dershanecilik birikimimizle ve dışardan hiçbir ek desteğe ihtiyaç duymaksızın okullarımızda hazırlanır.

Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Çağa ayak uydurmak ve gelişmek tüm kurumların olmazsa olmazıdır. Okullarımız zaten yıllar öncesinden bu altyapı bilinciyle kurgulanmıştır. Teknolojinin ön planda olduğu okullarımızda; laboratuvarlar, internet erişimi, stüdyolar, teleskoplar ve her sınıfımızda yer alan akıllı tahtalar kurumlarımızda daima var olmuş, eğitime dâhil edilerek akıllı okul konsepti oluşturulmuştur.

ÖĞRETMEN MUTLU İSE EĞİTİM HARİKA OLUR
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi ölçütlere öncelik veriyorsunuz?
Okullarımızda öğretmen seçimine ayrı bir özen gösterilir. Sınav öğretmeni yeniliklere açık, kendini eğitime adamış, üst düzeyde alan bilgisine sahip, genel kültürü yüksek, sorumluluk sahibi ve hakkaniyetli eğitimcilerdir. Kurumlarımızda öğretmenlerimizin özlük haklarına, mutlu ve huzurlu olmalarına çok dikkat edilir. Öğretmen seçiminde de şöyle bir de sloganımız vardır. “Öğretmen mutlu ise eğitim harika olur.”

Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullarımız özellikle 8 ve 12. sınıflarımızda tamamen TEOG ve üniversite sınavına odaklanırlar. Öğrencilerimiz, çok donanımlı Sınav yayınlarıyla özel derse veya çeşitli kurslara ihtiyaç duymaksızın sınavlara hazırlanırlar. Sınav yayınları; her hafta cuma günü dağıtılan Tödevler, her ay tüm dersleri içeren soru bankası ve konu anlatım modülleri ile ilgili ders denemeleri ve deneme sınavlarından oluşur. Okullarımız bu geniş yelpazeye sahip olan güncellenmiş yayınlarıyla öğrencisini destekler. Okullarımızda okuyan 12. sınıf öğrencileri hem 12. sınıf müfredatını hem de YGS’yi kapsayan 9 ve 10. sınıf konuları ile LYS sürecinde ihtiyaç duyacağı 11 ve 12. sınıf konularını bir kez daha ve kapsamlı olarak görürler.

AFTER SCHOOL İLE ÖĞRENCİLER SOSYALLEŞİYOR
Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
Spor, sanat ve kültürel çalışmalar Sınav’ın üstünde önemle durduğu vazgeçilmez alanlardandır. Sırf çocuklarımız bu konularda aktif olsunlar diye “After School” adı altında ayrı zaman aralığında çalışmalar yürütülür ve bu kapsamda her kademede onlarca sanat, spor, kültür ve beceri kulüpleri çocuklarımıza sunulur. Aikidodan basketbola, baleden kemana, akıl oyunlarından kamp ve doğaya kadar daha adını sayamayacağım onlarca kulüp vardır.
Sınav okullarında her yıl mart ayında bursluluk ve okula kabul sınavları yapılır. Her sınıf düzeyi için 10 ila 20 arasında değişen çeşitli kategorilerde yüzde 100, 75, 25 ve 15 miktarlarında olmak üzere başarılı öğrencilere burs indirimleri verilir ve bu burslar kademe boyunca devam eder. Ayrıca sınav kurumlarında şehit ve gazi çocuklarımıza kontenjana veya doluluk oranlarına bakılmaksızın özel kontenjanlar açılarak burslar verilir ve eğitim hayatı boyunca bu çocuklarımıza destek olunur.

SINAV EĞİTİM KURUMLARININ SAYISI 400’E ULAŞTI
Sınav Eğitim Kurumları olarak gelecek döneme yönelik yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Evet, bu güzel bir soru, gülümsüyorum. Çünkü ben 7 yıldır Sınavda yöneticilik yapıyorum; hep ileriye koşan, yenilikler yapan ve sürekli yeni kurum açan bir yerdir Sınav... Sınav Eğitim Kurumları adı altında şu anda 400’e yakın kurumumuz bulunmaktadır. Kampüs kolejlerimiz, bağımsız anaokullarımız ve temel liselerimizin dönüşme zorunluluğu dolayısıyla hatırı sayılır bir sayıda Anadolu ve fen liseleri açılacaktır. Büyümeyi çok iyi hesaplayan ve kontrol eden ciddi bir genel merkez yapısına sahip olan Sınav, görünen o ki eğitim sektörünün öncüsü olmayı sürdürecektir.

Ülkemizdeki özel okul sektörünün durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde özel öğretim kurumlarının yapısı ben sektörde olduğum günden bu yana çok fazla değişti. Okullarımızdan önce dershaneler vardı. Okul olmamız gerekiyordu temel liselere dönüştük. Tekrar etüt eğitim merkezleri ve özel öğretim kurslarının önü açıldı ve hızla bu kurumlar oluşturuldu. Gerçek şu ki özel okullar, aynı çatı altında tüm ihtiyaçlara cevap vermeli. Öğrenci yabancı dili okulda öğrenmeli, sporunu yapabilmeli, ulusal ve uluslararası sınavlara yine okulunda hazırlanmalı. Veli oradan oraya koşuşturmamalı. Umarım tüm bu sıkıntılar en kısa zamanda çözülerek gelişmekte olan özel sektör hem devlete hem de velilerimize çok daha etkin ve geniş çerçevede katkıda bulunur, diyor sizlere de teşekkür ediyorum.

ÖZEL OKUL SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?
Özel okul seçerken öncelikle çocuğunuzun mutlu olacağı ve koşarak okula gideceği bir eğitim kurumu seçiniz. Mutlaka okulları çocuklarınızla beraber görünüz. Okul çok yönlü olmalı, öğrencinin İngilizce yabancı dilinin yanında ikinci bir yabancı dili de öğrenebileceği bir okul olmalı. Okul bu konuda ne kadar yatırım yapmış, bakılmalı. Aynı zamanda okul sizi bir üst eğitim kurumu sınavlarına hazırlayabilecek yayın, doküman ve kadroya sahip mi ona bakılmalı. Okulun donanımı, tarihçesi, kaç kurumu olduğu, büyük bir marka mı, zincir mi olduğuna bakılmalı. Çünkü büyük markalar çok daha titiz ve itinalı davranmak zorundadır. Okul her ilde ve ilçede temsil edildiği için baştan aşağı bir sisteme ve kurumsallığa sahip olmalıdır. Ayrıca okullar çocukların yaşamının büyük bir kısmını kapsar. Dolayısıyla okulların iyi de bir yaşam alanı olup olmadığına bakılmalıdır. Spor alanları, çok amaçlı derslikleri, laboratuvarları, geniş sınıfları, yüksek tavanları olan ferah ve ışık alan okullar tercih edilmelidir.


KÜNYE BİLGİLERİ
ANKARA SINAV KOLEJİ
Kuruluş Tarihi: 2011
Öğrenci Sayısı: 1500
Öğretmen Sayısı: 200
Kulüpler: 45
İletişim Bilgileri: Mustafa Kemal Mah. 2080 Sok. No:4
ÇANKAYA / ANKARA
0(312) 285 99 77

Son Güncelleme: Cuma, 28 Nisan 2017 09:34

Gösterim: 2479

Eğitimde 38 yıllık bir geleneği temsil eden Kültür Eğitim Kurumları, bu deneyimini 2 yıldır özel okulculuk alanında sergiliyor. Kısa sürede özel okul sektöründe önemli bir konuma gelen Kültür Eğitim Kurumları’nın uzun yıllara dayanan başarısını şifrelerini Genel Müdür Ahmet Sait Yurtseven ile değerlendirdik.

ahmet_saitKültür Eğitim Kurumları diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
Kültür Eğitim Kurumlarının geçmişten bu güne taşıdığı en önemli misyonu verdiği eğitim hizmeti ve sunduğu eğitim olanaklarıyla en iyiyi yakalama ve sektörün lider kurumu olarak her geçen gün nitelikli hizmet üretme konusunda daha iyi bir noktaya gelmedir. Hangi bilgi ve birikim düzeyinde olursa olsun öğrenciyi kurumlarımızda eğitim hizmetine aldığımızda onun gerçekliğine uygun öğretim ortamı sunabilme becerimizdir. Günümüz eğitim bilimlerinin pek çok model ve doktrini vardır. Salt bunlardan birini alıp ilerlemek yerine toplumsal, sosyal, kültürel ve kişisel beklentilere cevap verebilecek esneklikteki eğitim anlayışımızla birey odaklı bir hizmet üretmeye çalışıyoruz. Türk Milli Eğitim Sisteminin belirlemiş olduğu temel becerileri kazandırmanın yanında öğrencilerimizin kişisel gelişim ve kariyer planlarını da göz ardı etmiyor, sistemin temel gereksinimlerini karşılayacak nitelikte bir eğitim hizmetini de sunuyoruz.
Bir diğer önemli farklılığımız uygulanan müfredat değişimine, psikoloji ve pedagojideki yeniliklere, eğitimini verdiğimiz bilim dallarındaki içerik ve yöntem değişikliklerine hemen adapte olabilen ve bunu rahatlıkla uygulamalarımıza yansıtan dinamik bir ekip ile çalışıyoruz. Lokal farklılıkları da dikkate alarak tüm okullarımızda aynı damak lezzetini bırakan bir konsept bütünlüğü ile hizmetlerimizi devam ettiriyoruz. Bunları da ulaşılabilir, erişilebilir bir ücret politikası ile çok da kar amacı gütmeden yapma gayretindeyiz.

EN BELİRLEYİCİ YANIMIZ AKILLI EĞİTİM KONSEPTİ
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Kültür Eğitim Kurumlarının geçmişten bu güne en belirleyici yanlarından birisi zaten eğitim teknolojileriyle barışık olmamız. Akıllı eğitim teknolojilerinin ülke gündemine girmediği dönemlerde dahi biz bu zorunluluğu görmüş, 1996 yılından itibaren dersliklerimizi bu konsepte uygun hale getirmiştik. Sadece bu teknolojiyi kurmayla da kalmamış, çok kapsamlı içerikler hazırlamış, bunun için önemli bütçeler ayırarak büyük yatırımlar yapmıştık. Bugün de en belirleyici yanlarımızdan birisi akıllı eğitim konsepti… Burada şu gerçekliğin de farkındayız; Sadece teknolojik donanım ile bu etkinliği sürdüremezsiniz. Güncel ve doğru bilgiyle hazırlanmış bir içeriğe ve bunu verimli ve etkili kullanabilecek bir insan kaynağına da ihtiyacınız var. Bu üç unsuru senkronize kullandığınız ölçüde başarıyı yakalıyor, öğrencinin daha hızlı ve daha kalıcı öğrenmesini sağlıyorsunuz. Şu an okullarımızdaki tüm dersliklerimiz bu teknoloji ile donatılmış ve bu içerikler kullanılır vaziyette. Öğrenci artık pek çok bilgiye daha az zaman kaybıyla erişebiliyor. Öğretmen kendini daha iyi bir takım lideri olarak hissediyor. Genç ve dinamik öğretmen ekibimiz zaten kafa yapısı olarak bu teknolojiye uzak değil. Çeşitli hizmetiçi eğitim programlarımızla da pedagojik olarak nasıl kullanacaklarını daha net kavramış oluyorlar. Bu aynı zamanda öğretmenimizin de kişisel gelişimine yaptığımız bir yatırım.

ÖĞRETMEN NİTELİĞİNDEN ÖDÜN VERMEYİZ
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
Bir kere çok geniş bir öğrenci yelpazesine hitap ediyoruz. Kültür Eğitim Kurumları ana sınıfından liseye kadar her yaş grubundan öğrenciyi bünyesinde barındıran bir kurum. Ülkenin farklı lokasyonlarındaki okullarımızla aynı zamanda sosyal ve kültürel olarak da çok geniş bir spektrumda hizmet üretmeye çalışıyoruz. Hizmet sektörleri arasındaki eğitimde en son sığınacağınız şey öğretmen niteliğinden ödün vermektir. Bu, doğrudan verdiğiniz hizmete yansır. Bu nedenle biz öncelikle akademik yeterliliğe bakıyoruz. Tabi ki bu tek başına yeterli değil. Pedagojik yeterliliklerini ölçmeye ve eğer bu konuda kazandırmamız gereken deneyimler varsa henüz göreve başlamadan bunu kazandırmaya çalışıyoruz. Ekibimiz uzun yıllardan beri beraber olduğumuz öğretmenlerden ve her yıl aramıza yeni katılan öğretmenlerden oluşuyor. Bu iki grup arasında işbirliği ve deneyim paylaşımını güçlü tutmaya özen gösteriyoruz. Öte yandan sürekli yerinde gözlemlerle öğretmenimizi canlı ve diri tutmaya çalışıyoruz. Amacımız onlara rahat çalışıp işlerini yapabilecekleri bir öğrenme ve öğretme ortamı hazırlamak. Bunu yaparken de zihnen rahat olacakları bir özlük hizmeti sunmak. Vatanını, milletini, insanını seven, evrensel ahlaki değerlere sahip ve bunlar ile öğrencisine örnek olabilecek öğretmenlerle çalışmak çok keyifli.

100 ÖĞRENİDEN 64’Ü ÜNİVERSİTEYE YERLEŞTİ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullaşma sürecimiz çok yeni. İki yıldır okul olarak hizmet sunuyoruz. Ancak 38 yıllık bir gelenekten geliyoruz ki bu zaten en öncü belirleyicimiz. Her ne kadar genç bir okul olarak tanımlasak da Kültür Eğitim Kurumları bugün ülke gündeminde haklı bir yere gelmiş pek çok okul zincirinin de amiral gemisi. Biz öğrencilerimize sınıf düzeylerine uygun temel kazanımları vermenin yanında ayrıca bir üst okula geçişe yönelik çok kapsamlı bir eğitimi de sunuyoruz. Programlarımızı oluştururken bu vasfımızı geri plana itmedik. 38 Yıllık deneyimi bir çırpıda silip atamazsınız hakeza bunu atmak değil, tam tersine kullanmak en vazgeçilmez unsurumuz. Geçen yıl liselerimizin son sınıfındaki her 100 öğrenciden 64’ü lisans eğitimini kazanarak bir üniversiteye yerleşti. Bunlar da öyle eften püften, düşük puanlı bölümler değil. Okullarımızda her hafta deneme sınavları uygulayarak çocukları girecekleri merkezi sınavlara alışık hale getiriyoruz. Bu sınavlardaki zaafları hakkında sürekli geri bildirimler alarak onları giderecek eğitim uygulamalarını yapıyoruz. Sınıflarımızdaki öğrenci sayıları bu yoğun ilgiyi sunabilecek boyutlarda. Tam gün eğitimin bir kısmını doğrudan merkezi sınavlara teknik hazırlık ile yürütüyor, hatta cumartesi günleri de bu konuda uygulamalar yaparak çocukların zamanı verimli kullanabilmelerine olanak sunuyoruz.

Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
Kolejlerimiz fiziki mekan olarak bu etkinliklere çok elverişli. Temel Liselerimiz dönüşüm süreci tamamlanıncaya değin mevcut binalarında hizmet üretiyorlar. Bu binalarda bizi en zorlayan etkinlik sportif etkinlikler. Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Onun dışında her okulumuzda kulüplerimiz aktif bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Gerek okul içinde gerekse okul dışında pek çok kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Okul sadece teknik anlamda öğrenciyi bir üst okula hazırlayan bir yer değildir. Çocukların yaşama da hazırlanması gerekiyor. En basit yaşamsal becerileri kazandırmanın yanında en grift becerileri kazandırma konusunda da programlarımız oluyor. Aynı zamanda değerler eğitimi gibi bir derse müfredatında yer veren belki de ilk eğitim kurumlarından biriyiz. Müzik grupları, tiyatro grupları, resim ve plastik sanat etkinlikleri, edebiyat ve kitap kulüpleri gibi pek çok etkinlik gruplarımız var. Öğrencilerimizin okullarımıza aidiyet duygusu ile bağlanmasına önem veriyor ve bu tür etkinliklerle bunu desteklemeye çalışıyoruz.
Dil eğitimi konusunda da belki bu konsepte göre kurgulanmış okullar değiliz ama biz bunu da önemsiyoruz. Özellikle kolejlerimizin en belirleyici özelliklerinden biri dil eğitimi. Temel liselerimizin de 9 ve 10. Sınıflarında matematik ve Türkçe kadar önemsediğimiz bir ders İngilizce. Diğer sınıf düzeylerinde ise filoloji dallarına girecek öğrenciler için ayrıca programlar düzenliyor onları dil alanında da iyi bir geleceğe hazırlıyoruz.

YATAY DEĞİL DİKEY BÜYÜMEYE ÖNEM VERİYORUZ
Kültür Eğitim Kurumları olarak gelecek döneme yönelik yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Kültür Eğitim Kurumları sağlıksız yatay büyüme yerine sağlıklı dikey büyümeye önem veriyor. Mantar gibi çoğalmak hiçbir zaman bizim temel ilkemiz olmadı. Bu konuda farklı beklentilerimiz olsaydı ülke genelindeki hemen her yere okul açardık ama bu da bizim kalitemize olumsuz yansırdı. Böyle yapmadık. İnce eleyip sık dokuduk. İstanbul ve Ankara gibi büyük illerde yönetişim bakımından tüm yönleriyle kendimize bağlı okullar kurduk. Diğer illerde de okul açma izni verdiğimiz isim hakkı kuruluşları ise çok ince eleyip sık dokuduk. Konsept bütünlüğünü sağlamadığınız anda hizmet birlikteliğini de yakalamakta zorlanıyorsunuz. Kurumsal kimliğimizi bu açıdan çok önemsiyoruz. Bu kimliği zedeleyecek standart dışı yapılanmaya hiç sıcak bakmadık. Bir dönüşüm sürecinin içindeyiz. Öncelikle bu süreç tamamlanıncaya kadar hizmeti en yüksek standartta sunabilmek en temel amacımız. İyi ve nitelikli hizmet üretebildiğimiz ölçüde dönüşüme tabi kurumların Türk Eğitim Sistemine yeni bir soluk getireceğini de düşünüyoruz. Devletimiz süreç tamamlandı ve yeni yerlerinizde sizleri görmek istiyoruz diyeceği an için de teknik hazırlıklarımız devam ediyor. Verdiğimiz hizmetin kalitesine artı katabilecek yerlerle konsept değişikliğine uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz kurumlarımızı.

Burs fırsatlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Başarıyı ödüllendiririz biz her yıl. Kültür Giriş Sınavları adı altında yaptığımız sınavlara her yıl binlerce öğrenci iştirak eder ve bu sınav sonuçlarını bu amaçla kullanırız. Hemen her öğrencimiz az veya çok bir burs ya da teşvikten yararlanır. Öte yandan şehit ve gazi çocuklarını da unutmuyor, onların da eğitim hizmeti ücretlerini çeşitli oranlarda burslarla destekliyoruz. Burada tek tek hangi tür öğrenciye hangi koşullarda ve ne oranda burslar verdiğimizi dile getirmek yerine bursların sosyal bir sorumluluk anlayışımız olduğunu bilmenizi isterim.

DEVLETLE HEM REKABET HEM İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ
Ülkemizdeki özel okul sektörünün durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini gösteren pek çok kriter vardır. Kişi başına düşen milli gelirden, toplumsal refah düzeyine kadar… Özel okullaşma da bu göstergelerden birisi. Bir kere eğitim zor ve meşekkatli bir iş. Aynı zamanda yüksek düzeyde sorumluluk gerektiren bir iş… Yatırımcı ve işletmeci olarak da kar marjları düşük bir iş. Buna rağmen ısrarla bu sektörde faaliyet icra etmeyi teşvik eden de bir cazibe merkezi. Saygınlığı çok yüksek… Yıllardan beri özel okullaşma oranında beklediğimiz istediğimiz düzeye gelemedik. Bunda ülkenin içinden geçtiği ekonomik, siyasal ve sosyal sistemin de payı büyük. En önemli zorluklarımızdan bir tanesi devlet ile rekabet ediyor olmak. Bir yandan da ürettiğimiz değer ile devletimizin yükünü hafifletmek arzusundayız. Yani hem rekabet ediyor hem de işbirliği içinde taşın altına elimizi koymaya çalışıyoruz. Son yıllarda bazı kentlerimizde oranların yükselmesi ve Avrupa birliği normlarına yaklaşmaya başlaması özel okullaşma bakımından sevindirici. Süreç içinde bunun daha yaygınlaşmasını bekliyoruz. Ürettiğimiz hizmetin kalitesi ölçüsünde kurumsal varlığımızı sürdürmeye, geliştirmeye devam edeceğiz. Bu konuda büyük beklentiler içinde değiliz. Bu kurumlar bir şekilde büyük kar amacı gütmeyen, kendi yağı ile kavrulan kurumlar. Şimdiye kadar en büyük zorluğu öğretmen atamalarında yaşadık. Siz ne kadar güvence verirseniz verin, kamu güvencesi elde etmeyi kafasına koymuş bir öğretmenle de zorla çalışamıyorsunuz. Ancak bunların kamu okullarına alım süreçlerinin daha senkronize ve daha koordineli yapılmasını istiyoruz. Turizm gibi, tarım gibi, madencilik gibi pek çok özel sektör kuruluşuna sürekli teşvikler verilip önleri açılıyorken, eğitim sektörüne de bazen üvey evlat muamelesi gösterilmesini de üzüntüyle karşılıyoruz. İlla bir yer, kredi, teşvik beklentimiz de yok. Bu kurumlar ülke gençliğine hizmet eden kurumlar. Daha yaygın ve erişilebilir hale getirilecek bir takım yasal mevzuatlar, kolaylaştırmalar yapılırsa devletin üzerindeki ağır yükü de bir miktar hafifletmiş olacağız.

VELİLER ÇÖZÜM ODAKLI OKULLARI TERCİH ETMELİ
Özel okul seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor? Bu kapsamda velilere neler önerirsiniz?
Öğrenci ve veli odaklı yaklaşım sergileyen okul olmasını çok önemsiyorum. İyi bir eğitim programı sunabilen, güler yüzlü, deneyimli ve dinamik bir ekiple çalışan, çözüm odaklı okullar olması gerekiyor. Bilimsel yeniliklere ve teknolojiye ayak uydurması, aynı zamanda bunu içselleştirerek uygulayabilmesini dikkate almalılar. Bütün önyargılarını bir kenara bırakıp, başarı öyküsü olan okulları tercih etmelerini öneriyorum. Hemen her okul iyi eğitim verdiğini iddia ediyor mutlaka. Önemli olan bunun somut verilerle ölçülebilir, gözlenebilir kılmak. Veli ve okul işbirliğinin güçlü olduğu kurumlar daha nitelikli bir hizmet üretebiliyorlar. Aynı zamanda çocuğun algı ve yeteneklerini dinamize edebilen okullar olmalı. Büyük kentlerde lokasyon yakınlığı ve erişilebilirlik de son derece önemli. Okul öğrenciyi de veliyi de yormamalı, çocuğum enerjisini doğru yöne kanalize edebilmeli, velinin belini incitmemeli…

KÜNYE BİLGİLERİ

Kuruluş Yılı : 1979
Öğrenci Sayısı : 12.500
Öğretmen Sayısı : 1.350
Kulüpler : Kitap, Edebiyat, Felsefe, Bilim ve Teknik, Tiyatro, Görsel Sanatlar, Müzik, İnsan hakları ve Vatandaşlık, Çevre ve Doğal Yaşam
İletişim Bilgileri : Kültür Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü
İncirli Cad. No:27 Bakırköy/İSTANBUL
Tel : (212) 572 17 77 Fax: (212) 571 62 79
Kurumsal Web : www.kulturegitimkurumlari.com
E-Posta Adresi : Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

> Yurtseven: Öğrenci odaklı hizmet üretiyoruz

Eğitimde 38 yıllık bir geleneği temsil eden Kültür Eğitim Kurumları, bu deneyimini 2 yıldır özel okulculuk alanında sergiliyor. Kısa sürede özel okul sektöründe önemli bir konuma gelen Kültür Eğitim Kurumları’nın uzun yıllara dayanan başarısını şifrelerini Genel Müdür Ahmet Sait Yurtseven ile değerlendirdik.

ahmet_saitKültür Eğitim Kurumları diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
Kültür Eğitim Kurumlarının geçmişten bu güne taşıdığı en önemli misyonu verdiği eğitim hizmeti ve sunduğu eğitim olanaklarıyla en iyiyi yakalama ve sektörün lider kurumu olarak her geçen gün nitelikli hizmet üretme konusunda daha iyi bir noktaya gelmedir. Hangi bilgi ve birikim düzeyinde olursa olsun öğrenciyi kurumlarımızda eğitim hizmetine aldığımızda onun gerçekliğine uygun öğretim ortamı sunabilme becerimizdir. Günümüz eğitim bilimlerinin pek çok model ve doktrini vardır. Salt bunlardan birini alıp ilerlemek yerine toplumsal, sosyal, kültürel ve kişisel beklentilere cevap verebilecek esneklikteki eğitim anlayışımızla birey odaklı bir hizmet üretmeye çalışıyoruz. Türk Milli Eğitim Sisteminin belirlemiş olduğu temel becerileri kazandırmanın yanında öğrencilerimizin kişisel gelişim ve kariyer planlarını da göz ardı etmiyor, sistemin temel gereksinimlerini karşılayacak nitelikte bir eğitim hizmetini de sunuyoruz.
Bir diğer önemli farklılığımız uygulanan müfredat değişimine, psikoloji ve pedagojideki yeniliklere, eğitimini verdiğimiz bilim dallarındaki içerik ve yöntem değişikliklerine hemen adapte olabilen ve bunu rahatlıkla uygulamalarımıza yansıtan dinamik bir ekip ile çalışıyoruz. Lokal farklılıkları da dikkate alarak tüm okullarımızda aynı damak lezzetini bırakan bir konsept bütünlüğü ile hizmetlerimizi devam ettiriyoruz. Bunları da ulaşılabilir, erişilebilir bir ücret politikası ile çok da kar amacı gütmeden yapma gayretindeyiz.

EN BELİRLEYİCİ YANIMIZ AKILLI EĞİTİM KONSEPTİ
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Kültür Eğitim Kurumlarının geçmişten bu güne en belirleyici yanlarından birisi zaten eğitim teknolojileriyle barışık olmamız. Akıllı eğitim teknolojilerinin ülke gündemine girmediği dönemlerde dahi biz bu zorunluluğu görmüş, 1996 yılından itibaren dersliklerimizi bu konsepte uygun hale getirmiştik. Sadece bu teknolojiyi kurmayla da kalmamış, çok kapsamlı içerikler hazırlamış, bunun için önemli bütçeler ayırarak büyük yatırımlar yapmıştık. Bugün de en belirleyici yanlarımızdan birisi akıllı eğitim konsepti… Burada şu gerçekliğin de farkındayız; Sadece teknolojik donanım ile bu etkinliği sürdüremezsiniz. Güncel ve doğru bilgiyle hazırlanmış bir içeriğe ve bunu verimli ve etkili kullanabilecek bir insan kaynağına da ihtiyacınız var. Bu üç unsuru senkronize kullandığınız ölçüde başarıyı yakalıyor, öğrencinin daha hızlı ve daha kalıcı öğrenmesini sağlıyorsunuz. Şu an okullarımızdaki tüm dersliklerimiz bu teknoloji ile donatılmış ve bu içerikler kullanılır vaziyette. Öğrenci artık pek çok bilgiye daha az zaman kaybıyla erişebiliyor. Öğretmen kendini daha iyi bir takım lideri olarak hissediyor. Genç ve dinamik öğretmen ekibimiz zaten kafa yapısı olarak bu teknolojiye uzak değil. Çeşitli hizmetiçi eğitim programlarımızla da pedagojik olarak nasıl kullanacaklarını daha net kavramış oluyorlar. Bu aynı zamanda öğretmenimizin de kişisel gelişimine yaptığımız bir yatırım.

ÖĞRETMEN NİTELİĞİNDEN ÖDÜN VERMEYİZ
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
Bir kere çok geniş bir öğrenci yelpazesine hitap ediyoruz. Kültür Eğitim Kurumları ana sınıfından liseye kadar her yaş grubundan öğrenciyi bünyesinde barındıran bir kurum. Ülkenin farklı lokasyonlarındaki okullarımızla aynı zamanda sosyal ve kültürel olarak da çok geniş bir spektrumda hizmet üretmeye çalışıyoruz. Hizmet sektörleri arasındaki eğitimde en son sığınacağınız şey öğretmen niteliğinden ödün vermektir. Bu, doğrudan verdiğiniz hizmete yansır. Bu nedenle biz öncelikle akademik yeterliliğe bakıyoruz. Tabi ki bu tek başına yeterli değil. Pedagojik yeterliliklerini ölçmeye ve eğer bu konuda kazandırmamız gereken deneyimler varsa henüz göreve başlamadan bunu kazandırmaya çalışıyoruz. Ekibimiz uzun yıllardan beri beraber olduğumuz öğretmenlerden ve her yıl aramıza yeni katılan öğretmenlerden oluşuyor. Bu iki grup arasında işbirliği ve deneyim paylaşımını güçlü tutmaya özen gösteriyoruz. Öte yandan sürekli yerinde gözlemlerle öğretmenimizi canlı ve diri tutmaya çalışıyoruz. Amacımız onlara rahat çalışıp işlerini yapabilecekleri bir öğrenme ve öğretme ortamı hazırlamak. Bunu yaparken de zihnen rahat olacakları bir özlük hizmeti sunmak. Vatanını, milletini, insanını seven, evrensel ahlaki değerlere sahip ve bunlar ile öğrencisine örnek olabilecek öğretmenlerle çalışmak çok keyifli.

100 ÖĞRENİDEN 64’Ü ÜNİVERSİTEYE YERLEŞTİ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullaşma sürecimiz çok yeni. İki yıldır okul olarak hizmet sunuyoruz. Ancak 38 yıllık bir gelenekten geliyoruz ki bu zaten en öncü belirleyicimiz. Her ne kadar genç bir okul olarak tanımlasak da Kültür Eğitim Kurumları bugün ülke gündeminde haklı bir yere gelmiş pek çok okul zincirinin de amiral gemisi. Biz öğrencilerimize sınıf düzeylerine uygun temel kazanımları vermenin yanında ayrıca bir üst okula geçişe yönelik çok kapsamlı bir eğitimi de sunuyoruz. Programlarımızı oluştururken bu vasfımızı geri plana itmedik. 38 Yıllık deneyimi bir çırpıda silip atamazsınız hakeza bunu atmak değil, tam tersine kullanmak en vazgeçilmez unsurumuz. Geçen yıl liselerimizin son sınıfındaki her 100 öğrenciden 64’ü lisans eğitimini kazanarak bir üniversiteye yerleşti. Bunlar da öyle eften püften, düşük puanlı bölümler değil. Okullarımızda her hafta deneme sınavları uygulayarak çocukları girecekleri merkezi sınavlara alışık hale getiriyoruz. Bu sınavlardaki zaafları hakkında sürekli geri bildirimler alarak onları giderecek eğitim uygulamalarını yapıyoruz. Sınıflarımızdaki öğrenci sayıları bu yoğun ilgiyi sunabilecek boyutlarda. Tam gün eğitimin bir kısmını doğrudan merkezi sınavlara teknik hazırlık ile yürütüyor, hatta cumartesi günleri de bu konuda uygulamalar yaparak çocukların zamanı verimli kullanabilmelerine olanak sunuyoruz.

Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
Kolejlerimiz fiziki mekan olarak bu etkinliklere çok elverişli. Temel Liselerimiz dönüşüm süreci tamamlanıncaya değin mevcut binalarında hizmet üretiyorlar. Bu binalarda bizi en zorlayan etkinlik sportif etkinlikler. Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Onun dışında her okulumuzda kulüplerimiz aktif bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Gerek okul içinde gerekse okul dışında pek çok kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Okul sadece teknik anlamda öğrenciyi bir üst okula hazırlayan bir yer değildir. Çocukların yaşama da hazırlanması gerekiyor. En basit yaşamsal becerileri kazandırmanın yanında en grift becerileri kazandırma konusunda da programlarımız oluyor. Aynı zamanda değerler eğitimi gibi bir derse müfredatında yer veren belki de ilk eğitim kurumlarından biriyiz. Müzik grupları, tiyatro grupları, resim ve plastik sanat etkinlikleri, edebiyat ve kitap kulüpleri gibi pek çok etkinlik gruplarımız var. Öğrencilerimizin okullarımıza aidiyet duygusu ile bağlanmasına önem veriyor ve bu tür etkinliklerle bunu desteklemeye çalışıyoruz.
Dil eğitimi konusunda da belki bu konsepte göre kurgulanmış okullar değiliz ama biz bunu da önemsiyoruz. Özellikle kolejlerimizin en belirleyici özelliklerinden biri dil eğitimi. Temel liselerimizin de 9 ve 10. Sınıflarında matematik ve Türkçe kadar önemsediğimiz bir ders İngilizce. Diğer sınıf düzeylerinde ise filoloji dallarına girecek öğrenciler için ayrıca programlar düzenliyor onları dil alanında da iyi bir geleceğe hazırlıyoruz.

YATAY DEĞİL DİKEY BÜYÜMEYE ÖNEM VERİYORUZ
Kültür Eğitim Kurumları olarak gelecek döneme yönelik yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Kültür Eğitim Kurumları sağlıksız yatay büyüme yerine sağlıklı dikey büyümeye önem veriyor. Mantar gibi çoğalmak hiçbir zaman bizim temel ilkemiz olmadı. Bu konuda farklı beklentilerimiz olsaydı ülke genelindeki hemen her yere okul açardık ama bu da bizim kalitemize olumsuz yansırdı. Böyle yapmadık. İnce eleyip sık dokuduk. İstanbul ve Ankara gibi büyük illerde yönetişim bakımından tüm yönleriyle kendimize bağlı okullar kurduk. Diğer illerde de okul açma izni verdiğimiz isim hakkı kuruluşları ise çok ince eleyip sık dokuduk. Konsept bütünlüğünü sağlamadığınız anda hizmet birlikteliğini de yakalamakta zorlanıyorsunuz. Kurumsal kimliğimizi bu açıdan çok önemsiyoruz. Bu kimliği zedeleyecek standart dışı yapılanmaya hiç sıcak bakmadık. Bir dönüşüm sürecinin içindeyiz. Öncelikle bu süreç tamamlanıncaya kadar hizmeti en yüksek standartta sunabilmek en temel amacımız. İyi ve nitelikli hizmet üretebildiğimiz ölçüde dönüşüme tabi kurumların Türk Eğitim Sistemine yeni bir soluk getireceğini de düşünüyoruz. Devletimiz süreç tamamlandı ve yeni yerlerinizde sizleri görmek istiyoruz diyeceği an için de teknik hazırlıklarımız devam ediyor. Verdiğimiz hizmetin kalitesine artı katabilecek yerlerle konsept değişikliğine uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz kurumlarımızı.

Burs fırsatlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Başarıyı ödüllendiririz biz her yıl. Kültür Giriş Sınavları adı altında yaptığımız sınavlara her yıl binlerce öğrenci iştirak eder ve bu sınav sonuçlarını bu amaçla kullanırız. Hemen her öğrencimiz az veya çok bir burs ya da teşvikten yararlanır. Öte yandan şehit ve gazi çocuklarını da unutmuyor, onların da eğitim hizmeti ücretlerini çeşitli oranlarda burslarla destekliyoruz. Burada tek tek hangi tür öğrenciye hangi koşullarda ve ne oranda burslar verdiğimizi dile getirmek yerine bursların sosyal bir sorumluluk anlayışımız olduğunu bilmenizi isterim.

DEVLETLE HEM REKABET HEM İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ
Ülkemizdeki özel okul sektörünün durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini gösteren pek çok kriter vardır. Kişi başına düşen milli gelirden, toplumsal refah düzeyine kadar… Özel okullaşma da bu göstergelerden birisi. Bir kere eğitim zor ve meşekkatli bir iş. Aynı zamanda yüksek düzeyde sorumluluk gerektiren bir iş… Yatırımcı ve işletmeci olarak da kar marjları düşük bir iş. Buna rağmen ısrarla bu sektörde faaliyet icra etmeyi teşvik eden de bir cazibe merkezi. Saygınlığı çok yüksek… Yıllardan beri özel okullaşma oranında beklediğimiz istediğimiz düzeye gelemedik. Bunda ülkenin içinden geçtiği ekonomik, siyasal ve sosyal sistemin de payı büyük. En önemli zorluklarımızdan bir tanesi devlet ile rekabet ediyor olmak. Bir yandan da ürettiğimiz değer ile devletimizin yükünü hafifletmek arzusundayız. Yani hem rekabet ediyor hem de işbirliği içinde taşın altına elimizi koymaya çalışıyoruz. Son yıllarda bazı kentlerimizde oranların yükselmesi ve Avrupa birliği normlarına yaklaşmaya başlaması özel okullaşma bakımından sevindirici. Süreç içinde bunun daha yaygınlaşmasını bekliyoruz. Ürettiğimiz hizmetin kalitesi ölçüsünde kurumsal varlığımızı sürdürmeye, geliştirmeye devam edeceğiz. Bu konuda büyük beklentiler içinde değiliz. Bu kurumlar bir şekilde büyük kar amacı gütmeyen, kendi yağı ile kavrulan kurumlar. Şimdiye kadar en büyük zorluğu öğretmen atamalarında yaşadık. Siz ne kadar güvence verirseniz verin, kamu güvencesi elde etmeyi kafasına koymuş bir öğretmenle de zorla çalışamıyorsunuz. Ancak bunların kamu okullarına alım süreçlerinin daha senkronize ve daha koordineli yapılmasını istiyoruz. Turizm gibi, tarım gibi, madencilik gibi pek çok özel sektör kuruluşuna sürekli teşvikler verilip önleri açılıyorken, eğitim sektörüne de bazen üvey evlat muamelesi gösterilmesini de üzüntüyle karşılıyoruz. İlla bir yer, kredi, teşvik beklentimiz de yok. Bu kurumlar ülke gençliğine hizmet eden kurumlar. Daha yaygın ve erişilebilir hale getirilecek bir takım yasal mevzuatlar, kolaylaştırmalar yapılırsa devletin üzerindeki ağır yükü de bir miktar hafifletmiş olacağız.

VELİLER ÇÖZÜM ODAKLI OKULLARI TERCİH ETMELİ
Özel okul seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor? Bu kapsamda velilere neler önerirsiniz?
Öğrenci ve veli odaklı yaklaşım sergileyen okul olmasını çok önemsiyorum. İyi bir eğitim programı sunabilen, güler yüzlü, deneyimli ve dinamik bir ekiple çalışan, çözüm odaklı okullar olması gerekiyor. Bilimsel yeniliklere ve teknolojiye ayak uydurması, aynı zamanda bunu içselleştirerek uygulayabilmesini dikkate almalılar. Bütün önyargılarını bir kenara bırakıp, başarı öyküsü olan okulları tercih etmelerini öneriyorum. Hemen her okul iyi eğitim verdiğini iddia ediyor mutlaka. Önemli olan bunun somut verilerle ölçülebilir, gözlenebilir kılmak. Veli ve okul işbirliğinin güçlü olduğu kurumlar daha nitelikli bir hizmet üretebiliyorlar. Aynı zamanda çocuğun algı ve yeteneklerini dinamize edebilen okullar olmalı. Büyük kentlerde lokasyon yakınlığı ve erişilebilirlik de son derece önemli. Okul öğrenciyi de veliyi de yormamalı, çocuğum enerjisini doğru yöne kanalize edebilmeli, velinin belini incitmemeli…

KÜNYE BİLGİLERİ

Kuruluş Yılı : 1979
Öğrenci Sayısı : 12.500
Öğretmen Sayısı : 1.350
Kulüpler : Kitap, Edebiyat, Felsefe, Bilim ve Teknik, Tiyatro, Görsel Sanatlar, Müzik, İnsan hakları ve Vatandaşlık, Çevre ve Doğal Yaşam
İletişim Bilgileri : Kültür Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü
İncirli Cad. No:27 Bakırköy/İSTANBUL
Tel : (212) 572 17 77 Fax: (212) 571 62 79
Kurumsal Web : www.kulturegitimkurumlari.com
E-Posta Adresi : Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Nisan 2017 14:23

Gösterim: 1654

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, kolej-üniversite işbirliği üzerine kurduğu eğitim modeliyle başarı çıtasını yükseltiyor. Sinerji Modeli adını verdikleri sistemi tamamen öğrenci-öğretmen yararına göre kurduklarını belirten İKEK Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Ulusal, evrensel ve çağdaş değerler doğrultusunda ve uluslararası ölçütlerde eğitim-öğretim yapan okullarımızda her zaman ‘çocuğa hizmet’ ilkesiyle hareket ediyoruz.” diye konuşuyor.

biriz_kutoglu_kultur_5Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji olarak 57 yıllık geçmişimiz, sektördeki öncü uygulamalarımız, yeniliklerimiz ve kalitemiz ile Türkiye’nin önde gelen başarılı eğitim kurumlarından biriyiz. Ulusal, evrensel ve çağdaş değerler doğrultusunda ve uluslararası ölçütlerde eğitim-öğretim yapan okullarımızda her zaman ‘çocuğa hizmet’ ilkesiyle hareket ediyoruz. Bütün eğitim programlarımızı, 21. yüzyıl becerileri dediğimiz eleştirel düşünme, problem çözme ve girişimcilik üzerine kurgulamakta ve bu doğrultuda çeşitli yatırımlar yapmaktayız. Öğrencilerin zeka ve öğrenme özelliklerine ve yeteneklerine; bireysel ve toplumsal gereksinimlerine göre, eğitimin çok yönlü ve esnek bir süreç olarak yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Okullarımızda, tamamen öğrenci ve öğretmenlerin yararı gözetilerek kurgulanmış kolej-üniversite Sinerji Modelini uygulamaktayız. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde okul öncesi öğretim programları, İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü akademisyenleri desteği ile hazırlanmakta. Fen Lisesi ve Anadolu Lisesi öğrencilerimiz TÜBİTAK başta olmak üzere proje üretme ve geliştirme sürecinde İstanbul Kültür Üniversitesi laboratuvarlarında çalışmalarını yürütmekte. 21. yüzyılın evrensel değerleriyle donanmış, ulusal değerlere saygılı, uluslararası kültürlere ve çok dilliliğe duyarlı, sosyal sorumluluk projelerine gönüllü olarak katılan, sanata ve spora ilgi duyan, çağın bilimsel hedefleri doğrultusunda yetişen çocuklarımızın eğitim öğretim yaşantılarına tanıklık etmekten gurur duyuyoruz.

İKEK’İN TEKNOLOJİ MODELİ: CATS
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Öğrencinin akademik ve sosyal gelişim hedeflerinin yanında çağın gereklerini ve teknolojilerini de öğrenciye aktarmayı kendine görev edinen Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji, eğitim sisteminde teknoloji kullanımı alanında dinamik bir yapıya sahiptir. Anaokulundan itibaren tüm sınıflarımızda Akıllı Tahta, tüm öğrencilerimizin kullanımına uygun son teknoloji ile donatılmış bilgisayar laboratuvarlarımız ile derslere yardımcı interaktif eğitim programları gibi çağın gerektirdiği tüm imkânları kullanmakta ve sunmaktayız.
Sadece İstanbul Kültür Eğitim Kurumları öğrencilerinin ve velilerinin faydalanabildiği “CATS” programı ile öğrencilerin eğitim öğretim süreçlerine tam ve etkin katılımını sağlamayı hedefleyen, bilgisayar destekli eğitim sistemi uygulaması kullanmaktayız. 2011-2012 eğitim öğretim yılından beri başarı ile uygulanmakta olduğumuz CATS programı aracılığı ile verilen e-çalışmaları yapan öğrenciler, çalışma sonuçlarını puan ya da öğretmen yorumu olarak anında öğrenebilmekte. Böylece öğrencilerin akademik alandaki durumu hem kendileri hem aileleri hem de öğretmenleri tarafından takip edilebilmektedir. Akademik açıdan birçok yararı olmasının yanında online işlemler içermesi, geri dönüşleri hemen alabilmeleri ve bunları telefon, tablet, bilgisayar gibi günlük hayatta severek kullandıkları araçlar yardımıyla yapabilmeleri CATS’i öğrenciler arasında daha eğlenceli hale getiriyor.
Geçmişten günümüze veli ve öğrencilerimizin daima hizmetinde olan kütüphanemiz, son yeniliği “Kültür Online Kütüphane” ile kaynaklarına her an her yerden ve kolaylıkla ulaşabilme imkanı sağlıyor. Okullarımızda kurmuş olduğumuz inovasyon merkezlerimiz ile öğrencilere tamamen üst düzey zihinsel beceri kazandırılması, inovatif bakış açısı, üretme becerisi ve girişimcilik ruhunun oluşmasını hedefliyoruz. Bu merkezlerin içinde sanal geçeklikten 3D yazıcıya, tasarıma, kodlama ve robotik laboratuvarına kadar tamamen ileri teknolojiyle hazırladığımız mekanlar var. Bunun yanında internet üzerinden kurduğumuz okul radyosu ile öğrencilerimiz canlı yayın yaparak seslerini duyurma ve radyoculuğun teknik bilgilerini öğrenme fırsatı yakalıyor.

Okulunuzda çalışan öğretmenlere ne gibi hizmet içi eğitimler veriyor, olanaklar sağlıyorsunuz?
Biz, uzun zamandır başarısını öğretmenlerine yaptığı yatırımla sağlamış bir kurumuz. KÜGEM (Kültür Koleji Eğitim ve Geliştirme Merkezi) de 1989 yılı itibari ile bu çatı altında her yıl belirlediğimiz hedeflere ulaşmakla ilgili olarak, öğretmenlerimizin değişen çevre koşullarına hızla uyum göstermelerini sağlamak ve kişisel yetkinliklerini artırmak amacıyla kurulmuş bir birimdir. Bizler çocuklara eğitim verirken dünyadaki gelişmeleri de öğretmek zorundayız. Ama bunu önce öğretmenimizle paylaşmak durumundayız. Bilim ve teknolojideki gelişmeler, her meslekte olduğu gibi eğitim sektöründe de yeni bilgi ve teknolojilerin öğrenilmesi ve öğretmenlerin de bu konularda yetiştirilmesini zorunlu kılıyor. Bunun için yine üniversite-kolej işbirliği ile hareket ederek, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji okullarındaki yönetsel ve operasyonel süreçlerin geliştirilmesine katkı sağlayacak hizmet-içi eğitimler, paneller, söyleşiler, konferanslar ve etkinlikler hazırlamaktayız. Öğretmenlerimiz; KÜGEM programında; kodlama ve mobil uygulamalardan yaratıcı dramaya, STEM’den toplumsal cinsiyet eğitimlerine kadar pek çok farklı alanda eğitimlere ve atölye çalışmalarına katılmaktadırlar.

ULUSAL SINAVLARA HAZIRLIK PROGRAMI
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Geleceğinin kontrolünü eline almış güçlü bireyler yetiştirme amacı ile bir üst eğitim kurumuna nitelikli öğrenci yetiştirmeyi amaçladığımız okullarımızda Ulusal Sınavlara Hazırlık Programımız ile öğrencilerimize destek vermekteyiz. Ulusal Sınavlara Hazırlık Programı; Ortaöğretime geçişte yer alan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) ile Yükseköğretime geçişte yer alan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) öğrencilerin doğru ve gerçekçi hazırlanmalarına yardımcı olmaktadır. Programın amacı; öğrencilerin; okulda bilgiyi üst düzey öğrenme becerisini geliştirerek edinmeleri, bilgiyi tekrar etmeleri, bilgiler ile ilişkilendirilmiş çoktan seçmeli ve açık uçlu soruları çözmeleri, hedef belirlerken bunları kendi bilgi ve becerileri, yetenekleri, ilgi alanları ve en önemlisi yaşamda mutlu olabilecekleri meslekleri seçmeleri konusunda liderlik ederek amaçlarına ulaşmalarını sağlamaktır. TEOG hazırlık çalışmalarımız; akademik çalışmalar, ölçme değerlendirme uygulamaları ve rehberlik hizmetleriyle zenginleştirilmiş eylem planları ve programlarımızla sürekli, düzenli ve etkin bir şekilde yürütülür. 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden konu bazında kazanım değerlendirme sınavları uygulanarak tam öğrenme sağlanır. Öğrencilerin konu eksiklerini tamamlamak amacıyla belirlenen seviyelerde bireysel çalışmalar yapılır. 7. ve 8. sınıf öğrencilerimiz cumartesi yarım gün TEOG hazırlık çalışmalarına katılırlar. Anadolu ve Fen Lisesi öğrencilerimizin üniversiteye giriş sınavlarına daha iyi hazırlanmalarını sağlamak amacıyla “YGS/LYS hazırlık programı” 4 yıllık bir sürece yayılarak uygulanır. Okul müfredatıyla LYS/YGS Hazırlık Programı birleştirilerek; deneme sınavları, cumartesi özel kursları, eğitim kampları ve özel seçilmiş basılı yayınlarla eğitim programı sistematik bir döngü çerçevesinde uygulanır. Tüm sene boyunca devam eden Ulusal Sınavlara Hazırlık Programı kapsamında elde ettiğimiz başarılı sonuçlar, her akademik yılda artarak devam etmektedir. Öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu; ülkemizdeki köklü ve saygın yerli-yabancı liselere ve üniversitelere yerleşmektedir.

Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz?
Fiziksel, sosyal, psikolojik ve zihinsel gelişimi destekleyen eğitim uygulamaları eğitim sistemimizin vazgeçilmezleridir. Akademik gelişimin yanında öğrencilerimizin sosyal ve bireysel gelişimleri de bizim için çok önemlidir. Öğrencilerin fiziksel, sosyal gelişimlerinin ve ihtiyaçlarının ön planda tutulduğu, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda onları desteklemek amacıyla hazırlanmış Afterschool programımız okullarımızın zengin sosyal yaşamının bir bölümünü oluşturmaktadır. Öğrencilerimize yaş düzeylerine göre bilim, kültür/sanat ve spor kategorilerinde sosyal aktivite kulübü seçme imkanı sunmaktayız. Öğrencilere sunulan kulüpler ilgi ve yetenekleri ortaya çıkaran, öğrenme merakını tetikleyen, bireyin kendini gerçekleştirme sürecinde ona unutamadığı deneyimler yaşatan bir kurgu çerçevesinde planlanır. Okul kulüplerimiz fiziksel gelişim kadar psikolojik nitelikleri de güçlendirir ve sosyal becerileri yükseltir. Bu amaçla robot programlamadan futbola, Drone’dan ritim atölyesine kadar oldukça geniş bir yelpazede sunulan öğrenci kulüpleri eğitimimizin vazgeçilmez bir parçasıdır.

10 SORUDA ÖZEL OKUL SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
1- En önemlisi okulların yabancı dil konusuna verdikleri önem. Özellikle yabancı dilde eğitimlerini sürdürmek isteyen öğrenci ve aileler açısından önemli bir farktır.
2- Eğitimin tam gün olması ve çocukların etüde kalma imkânları, çalışan veliler için önemli bir avantaj sağlar.
3- Sınıf mevcudu sayısı. Bu, öğretmenin sınıftaki öğrencilerine, ders içi ve ders dışında, daha fazla vakit ayırmasını sağlar.
4- Sosyal etkinlikler. Bu tür etkinlikler, öğrencilerin grup çalışması yaparak farklı disiplinlerle bir arada olmasını sağlar, sosyalliği artırır.
5- Derslik ve laboratuvar imkânları. Teknoloji donanımlı yabancı dil, müzik, bilgisayar, satranç derslikleri; fen bilimleri laboratuvarları; görsel sanatlar atölyeleri; dans ve spor salonları bunlara örnek olarak verilebilir.
6- Öğrenci yaklaşımı, sağlık hizmetleri, psikolojik danışmanlık ve güvenlik hizmetleri önemli farklardan bazılarıdır.
7- Lise ve üniversite sınavlarındaki başarılar.
8- Mezunların başarısı: Mezunların iş hayatında çeşitli alanlarda başarıya ulaşmaları, aidiyet duygusuyla mezun oldukları okullarından bahsetmeleri o eğitim kurumunun başarısı olarak kabul edilebilecek özelliklerinden biridir
9- Okul Kütüphanesi: Kitaplar, süreli yayınlar, dergiler, kaynaklar ve bunların ulaştığı kitle o okulun eğitime verdiği önemi gösteren bir başka özelliğidir.
10- İletişim: Okulun, paydaşlarıyla ve velileriyle kurduğu doğru zamanda ve doğru şekilde işbirliğine yönelik kurduğu iletişim de özel okul seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan bir diğeridir.

> İKEK'in başarısı kolej-üniversite Sinerji Modeli’nde yatıyor

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, kolej-üniversite işbirliği üzerine kurduğu eğitim modeliyle başarı çıtasını yükseltiyor. Sinerji Modeli adını verdikleri sistemi tamamen öğrenci-öğretmen yararına göre kurduklarını belirten İKEK Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Ulusal, evrensel ve çağdaş değerler doğrultusunda ve uluslararası ölçütlerde eğitim-öğretim yapan okullarımızda her zaman ‘çocuğa hizmet’ ilkesiyle hareket ediyoruz.” diye konuşuyor.

biriz_kutoglu_kultur_5Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji olarak 57 yıllık geçmişimiz, sektördeki öncü uygulamalarımız, yeniliklerimiz ve kalitemiz ile Türkiye’nin önde gelen başarılı eğitim kurumlarından biriyiz. Ulusal, evrensel ve çağdaş değerler doğrultusunda ve uluslararası ölçütlerde eğitim-öğretim yapan okullarımızda her zaman ‘çocuğa hizmet’ ilkesiyle hareket ediyoruz. Bütün eğitim programlarımızı, 21. yüzyıl becerileri dediğimiz eleştirel düşünme, problem çözme ve girişimcilik üzerine kurgulamakta ve bu doğrultuda çeşitli yatırımlar yapmaktayız. Öğrencilerin zeka ve öğrenme özelliklerine ve yeteneklerine; bireysel ve toplumsal gereksinimlerine göre, eğitimin çok yönlü ve esnek bir süreç olarak yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Okullarımızda, tamamen öğrenci ve öğretmenlerin yararı gözetilerek kurgulanmış kolej-üniversite Sinerji Modelini uygulamaktayız. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde okul öncesi öğretim programları, İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü akademisyenleri desteği ile hazırlanmakta. Fen Lisesi ve Anadolu Lisesi öğrencilerimiz TÜBİTAK başta olmak üzere proje üretme ve geliştirme sürecinde İstanbul Kültür Üniversitesi laboratuvarlarında çalışmalarını yürütmekte. 21. yüzyılın evrensel değerleriyle donanmış, ulusal değerlere saygılı, uluslararası kültürlere ve çok dilliliğe duyarlı, sosyal sorumluluk projelerine gönüllü olarak katılan, sanata ve spora ilgi duyan, çağın bilimsel hedefleri doğrultusunda yetişen çocuklarımızın eğitim öğretim yaşantılarına tanıklık etmekten gurur duyuyoruz.

İKEK’İN TEKNOLOJİ MODELİ: CATS
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Öğrencinin akademik ve sosyal gelişim hedeflerinin yanında çağın gereklerini ve teknolojilerini de öğrenciye aktarmayı kendine görev edinen Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji, eğitim sisteminde teknoloji kullanımı alanında dinamik bir yapıya sahiptir. Anaokulundan itibaren tüm sınıflarımızda Akıllı Tahta, tüm öğrencilerimizin kullanımına uygun son teknoloji ile donatılmış bilgisayar laboratuvarlarımız ile derslere yardımcı interaktif eğitim programları gibi çağın gerektirdiği tüm imkânları kullanmakta ve sunmaktayız.
Sadece İstanbul Kültür Eğitim Kurumları öğrencilerinin ve velilerinin faydalanabildiği “CATS” programı ile öğrencilerin eğitim öğretim süreçlerine tam ve etkin katılımını sağlamayı hedefleyen, bilgisayar destekli eğitim sistemi uygulaması kullanmaktayız. 2011-2012 eğitim öğretim yılından beri başarı ile uygulanmakta olduğumuz CATS programı aracılığı ile verilen e-çalışmaları yapan öğrenciler, çalışma sonuçlarını puan ya da öğretmen yorumu olarak anında öğrenebilmekte. Böylece öğrencilerin akademik alandaki durumu hem kendileri hem aileleri hem de öğretmenleri tarafından takip edilebilmektedir. Akademik açıdan birçok yararı olmasının yanında online işlemler içermesi, geri dönüşleri hemen alabilmeleri ve bunları telefon, tablet, bilgisayar gibi günlük hayatta severek kullandıkları araçlar yardımıyla yapabilmeleri CATS’i öğrenciler arasında daha eğlenceli hale getiriyor.
Geçmişten günümüze veli ve öğrencilerimizin daima hizmetinde olan kütüphanemiz, son yeniliği “Kültür Online Kütüphane” ile kaynaklarına her an her yerden ve kolaylıkla ulaşabilme imkanı sağlıyor. Okullarımızda kurmuş olduğumuz inovasyon merkezlerimiz ile öğrencilere tamamen üst düzey zihinsel beceri kazandırılması, inovatif bakış açısı, üretme becerisi ve girişimcilik ruhunun oluşmasını hedefliyoruz. Bu merkezlerin içinde sanal geçeklikten 3D yazıcıya, tasarıma, kodlama ve robotik laboratuvarına kadar tamamen ileri teknolojiyle hazırladığımız mekanlar var. Bunun yanında internet üzerinden kurduğumuz okul radyosu ile öğrencilerimiz canlı yayın yaparak seslerini duyurma ve radyoculuğun teknik bilgilerini öğrenme fırsatı yakalıyor.

Okulunuzda çalışan öğretmenlere ne gibi hizmet içi eğitimler veriyor, olanaklar sağlıyorsunuz?
Biz, uzun zamandır başarısını öğretmenlerine yaptığı yatırımla sağlamış bir kurumuz. KÜGEM (Kültür Koleji Eğitim ve Geliştirme Merkezi) de 1989 yılı itibari ile bu çatı altında her yıl belirlediğimiz hedeflere ulaşmakla ilgili olarak, öğretmenlerimizin değişen çevre koşullarına hızla uyum göstermelerini sağlamak ve kişisel yetkinliklerini artırmak amacıyla kurulmuş bir birimdir. Bizler çocuklara eğitim verirken dünyadaki gelişmeleri de öğretmek zorundayız. Ama bunu önce öğretmenimizle paylaşmak durumundayız. Bilim ve teknolojideki gelişmeler, her meslekte olduğu gibi eğitim sektöründe de yeni bilgi ve teknolojilerin öğrenilmesi ve öğretmenlerin de bu konularda yetiştirilmesini zorunlu kılıyor. Bunun için yine üniversite-kolej işbirliği ile hareket ederek, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji okullarındaki yönetsel ve operasyonel süreçlerin geliştirilmesine katkı sağlayacak hizmet-içi eğitimler, paneller, söyleşiler, konferanslar ve etkinlikler hazırlamaktayız. Öğretmenlerimiz; KÜGEM programında; kodlama ve mobil uygulamalardan yaratıcı dramaya, STEM’den toplumsal cinsiyet eğitimlerine kadar pek çok farklı alanda eğitimlere ve atölye çalışmalarına katılmaktadırlar.

ULUSAL SINAVLARA HAZIRLIK PROGRAMI
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Geleceğinin kontrolünü eline almış güçlü bireyler yetiştirme amacı ile bir üst eğitim kurumuna nitelikli öğrenci yetiştirmeyi amaçladığımız okullarımızda Ulusal Sınavlara Hazırlık Programımız ile öğrencilerimize destek vermekteyiz. Ulusal Sınavlara Hazırlık Programı; Ortaöğretime geçişte yer alan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) ile Yükseköğretime geçişte yer alan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) öğrencilerin doğru ve gerçekçi hazırlanmalarına yardımcı olmaktadır. Programın amacı; öğrencilerin; okulda bilgiyi üst düzey öğrenme becerisini geliştirerek edinmeleri, bilgiyi tekrar etmeleri, bilgiler ile ilişkilendirilmiş çoktan seçmeli ve açık uçlu soruları çözmeleri, hedef belirlerken bunları kendi bilgi ve becerileri, yetenekleri, ilgi alanları ve en önemlisi yaşamda mutlu olabilecekleri meslekleri seçmeleri konusunda liderlik ederek amaçlarına ulaşmalarını sağlamaktır. TEOG hazırlık çalışmalarımız; akademik çalışmalar, ölçme değerlendirme uygulamaları ve rehberlik hizmetleriyle zenginleştirilmiş eylem planları ve programlarımızla sürekli, düzenli ve etkin bir şekilde yürütülür. 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden konu bazında kazanım değerlendirme sınavları uygulanarak tam öğrenme sağlanır. Öğrencilerin konu eksiklerini tamamlamak amacıyla belirlenen seviyelerde bireysel çalışmalar yapılır. 7. ve 8. sınıf öğrencilerimiz cumartesi yarım gün TEOG hazırlık çalışmalarına katılırlar. Anadolu ve Fen Lisesi öğrencilerimizin üniversiteye giriş sınavlarına daha iyi hazırlanmalarını sağlamak amacıyla “YGS/LYS hazırlık programı” 4 yıllık bir sürece yayılarak uygulanır. Okul müfredatıyla LYS/YGS Hazırlık Programı birleştirilerek; deneme sınavları, cumartesi özel kursları, eğitim kampları ve özel seçilmiş basılı yayınlarla eğitim programı sistematik bir döngü çerçevesinde uygulanır. Tüm sene boyunca devam eden Ulusal Sınavlara Hazırlık Programı kapsamında elde ettiğimiz başarılı sonuçlar, her akademik yılda artarak devam etmektedir. Öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu; ülkemizdeki köklü ve saygın yerli-yabancı liselere ve üniversitelere yerleşmektedir.

Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel, yabancı dil alanında ne gibi imkânlar sunuyorsunuz?
Fiziksel, sosyal, psikolojik ve zihinsel gelişimi destekleyen eğitim uygulamaları eğitim sistemimizin vazgeçilmezleridir. Akademik gelişimin yanında öğrencilerimizin sosyal ve bireysel gelişimleri de bizim için çok önemlidir. Öğrencilerin fiziksel, sosyal gelişimlerinin ve ihtiyaçlarının ön planda tutulduğu, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda onları desteklemek amacıyla hazırlanmış Afterschool programımız okullarımızın zengin sosyal yaşamının bir bölümünü oluşturmaktadır. Öğrencilerimize yaş düzeylerine göre bilim, kültür/sanat ve spor kategorilerinde sosyal aktivite kulübü seçme imkanı sunmaktayız. Öğrencilere sunulan kulüpler ilgi ve yetenekleri ortaya çıkaran, öğrenme merakını tetikleyen, bireyin kendini gerçekleştirme sürecinde ona unutamadığı deneyimler yaşatan bir kurgu çerçevesinde planlanır. Okul kulüplerimiz fiziksel gelişim kadar psikolojik nitelikleri de güçlendirir ve sosyal becerileri yükseltir. Bu amaçla robot programlamadan futbola, Drone’dan ritim atölyesine kadar oldukça geniş bir yelpazede sunulan öğrenci kulüpleri eğitimimizin vazgeçilmez bir parçasıdır.

10 SORUDA ÖZEL OKUL SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
1- En önemlisi okulların yabancı dil konusuna verdikleri önem. Özellikle yabancı dilde eğitimlerini sürdürmek isteyen öğrenci ve aileler açısından önemli bir farktır.
2- Eğitimin tam gün olması ve çocukların etüde kalma imkânları, çalışan veliler için önemli bir avantaj sağlar.
3- Sınıf mevcudu sayısı. Bu, öğretmenin sınıftaki öğrencilerine, ders içi ve ders dışında, daha fazla vakit ayırmasını sağlar.
4- Sosyal etkinlikler. Bu tür etkinlikler, öğrencilerin grup çalışması yaparak farklı disiplinlerle bir arada olmasını sağlar, sosyalliği artırır.
5- Derslik ve laboratuvar imkânları. Teknoloji donanımlı yabancı dil, müzik, bilgisayar, satranç derslikleri; fen bilimleri laboratuvarları; görsel sanatlar atölyeleri; dans ve spor salonları bunlara örnek olarak verilebilir.
6- Öğrenci yaklaşımı, sağlık hizmetleri, psikolojik danışmanlık ve güvenlik hizmetleri önemli farklardan bazılarıdır.
7- Lise ve üniversite sınavlarındaki başarılar.
8- Mezunların başarısı: Mezunların iş hayatında çeşitli alanlarda başarıya ulaşmaları, aidiyet duygusuyla mezun oldukları okullarından bahsetmeleri o eğitim kurumunun başarısı olarak kabul edilebilecek özelliklerinden biridir
9- Okul Kütüphanesi: Kitaplar, süreli yayınlar, dergiler, kaynaklar ve bunların ulaştığı kitle o okulun eğitime verdiği önemi gösteren bir başka özelliğidir.
10- İletişim: Okulun, paydaşlarıyla ve velileriyle kurduğu doğru zamanda ve doğru şekilde işbirliğine yönelik kurduğu iletişim de özel okul seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan bir diğeridir.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Nisan 2017 09:28

Gösterim: 1742


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.